Genel kurul kararının iptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2012/3629 E. 2013/8809 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Görevli mahkeme
- görev/görevsizlik
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
hazirun cetveli↗ peşin karar harcı↗ yokluk↗ işbölümü↗ davanın açılmamış sayılması↗ pay defteri↗ açılmamış sayılma↗ hamil↗ anonim şirket↗ görevsizlik kararı↗ tebligat↗ ibraz↗ e-defter↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, toplanan kanıtlara dayanılarak, yapılan ceza yargılaması sonucunda davalı şirket genel kurul toplantısında esas alınan hazirun cetveli ile pay defterinin uyumlu olduğunun açıklığa kavuştuğu, TTK'nın 360. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, hamile yazılı bir hisse senetleri sahiplerinin, rey haklarını umumi heyette kullanabilmeleri için, hisse senetlerini veya bunlara mutasarrıf olduklarını gösteren belgeleri, toplantı gününden bir hafta önce şirkete tevdie mecbur bulundukları, davacının elindeki hamile yazılı hisse senetlerini şirket yönetim kuruluna ibraz ederek giriş kartı almadığı ya da bu konuda mahkemeden alınmış herhangi bir kararı hükumet komiserine sunmadığı, kaldı ki davacının nama yazılı hisse senetleri yönünden toplantıya kabul edilmiş olduğu, davacının alınan kararlara TTK'nın 381. maddesi uyarınca muhalif kalarak keyfiyeti zapta geçirtmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava, davalı anonim şirketin 08.07.2010 tarihli genel kurul toplantısında alınan kararların iptali istemine ilişkindir. Davanın açıldığı ...Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 30.12.2010 tarih ve 2010/154 Esas, 262 Karar sayılı ilamı ile davalının süresinde yaptığı işbölümü itirazının kabulüne karar verilmiş, taraf vekillerinin yüzüne karşı verilen bu karar üzerine, dosya kendiliğinden ... Asliye Ticaret Mahkemesi’ne gönderilmiştir.Oysa işbölümü itirazının kabulü nedeniyle verilen gönderme kararı üzerine yapılacak işlemlerin, görevsizlik kararı üzerine yapılacak işlemlerden bir farkı bulunmayıp, işbölümü itirazının kabulüne karar veren mahkemenin, HUMK’nın 193. maddesine göre dosyayı kendiliğinden o mahkemeye gönderme yetkisi yoktur. Bu durumda davacının işbölümü itirazının kabulü nedeniyle verilen gönderme kararının verildiği tarihten itibaren on gün içinde gönderen veya gönderilen mahkemeye başvurarak davalıya tebligat yaptırması gerekmektedir. Aksi halde davanın açılmamış sayılmasına karar verilir. Bu on günlük süre, gönderme kararı yüze karşı verilmiş ise kararın verildiği (tefhim edildiği) tarihten, yoklukta verilmişse tebliğ edildiği tarihten itibaren işlemeye başlar.
Somut uyuşmazlıkta ise ... Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 30.12.2010 tarihli gönderme kararının taraf vekillerinin yüzüne karşı verildiği halde, davacı tarafından yasal süresi içinde tahrik dilekçesi verilmediği veya karşı tarafa tebligat yaptırılmadığı anlaşılmaktadır.Bu durum karşısında mahkemece, anılan husus üzerinde durulup, süresinde verilen bir tahrik dilekçesi yok ise davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi gerekirken, işin esasının incelenmesine girişilip yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
2-Yukarıda açıklanan bozma neden ve şekline göre, davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 02.05.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/11728 E. 2012/2213 K.
Ortak:işbölümü · davanın açılmamış sayılması · açılmamış sayılma · görevsizlik kararı · görev/görevsizlik
İncelediğiniz karardaAsliye Ticaret Mahkemesi’ne gönderilmiştir.Oysa «işbölümü» itirazının kabulü nedeniyle verilen gönderme kararı üzerine yapılacak işlemlerin, «görevsizlik» kararı üzerine yapılacak işlemlerden bir farkı bulunmayıp, işbölümü itirazının kabulüne karar veren mahkemenin, HUMK’nın 193. maddesine göre dosyayı kendiliğinden o mahkemeye gönderme yetkisi yoktur.
Aksi halde «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilir.
… 010 tarihli gönderme kararının taraf vekillerinin yüzüne karşı verildiği halde, davacı tarafından yasal süresi içinde tahrik dilekçesi verilmediği veya karşı tarafa «tebligat» yaptırılmadığı anlaşılmaktadır.Bu durum karşısında mahkemece, anılan husus üzerinde durulup, süresinde verilen bir tahrik dilekçesi yok ise «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmesi gerekirken, işin esasının incelenmesine girişilip yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Benzer bu karardaİş Mahkemesinin 03/02/2010 tarihli duruşmasında taraf vekillerinin yüzüne karşı «görevsizlik» kararı verildiği, HUMK’nun 193. maddesi gereğince yüze karşı tefhim edilen görevsizlik kararını takiben 10 günlük süresi içinde verilmesi gereken tahrik dilekçesinin bu süre geçtikten sonra 16/02/2010 tarihinde verildiği gerekçesiyle «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmiştir.
Davacı tarafta «görevsizlik» kararının kesinleştiği 12/02/2010 tarihinden itibaren 10 günlük süresi içinde tahrik dilekçesi vermiş bulunduğundan, mahkemece tahrik dilekçesinin süresinde verildiği kabul edilerek buna göre hareket edilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmesi doğru olmamış kararın bozulması gerekmiştir.
İş Mahkemesince verilen karar «işbölümü» itirazına dayalı olmayıp, «görevsizlik» kararı niteliğinde olduğundan, tahrik dilekçesi verme süresi görevsizlik kararının kesinleşmesi ile başlar.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Haksız Rekabetin Tespiti ve Men'i
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/2508 E. 2012/9221 K.
Ortak:işbölümü · davanın açılmamış sayılması · açılmamış sayılma · görevsizlik kararı · görev/görevsizlik
İncelediğiniz karardaAsliye Ticaret Mahkemesi’ne gönderilmiştir.Oysa «işbölümü» itirazının kabulü nedeniyle verilen gönderme kararı üzerine yapılacak işlemlerin, «görevsizlik» kararı üzerine yapılacak işlemlerden bir farkı bulunmayıp, işbölümü itirazının kabulüne karar veren mahkemenin, HUMK’nın 193. maddesine göre dosyayı kendiliğinden o mahkemeye gönderme yetkisi yoktur.
Aksi halde «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilir.
… 010 tarihli gönderme kararının taraf vekillerinin yüzüne karşı verildiği halde, davacı tarafından yasal süresi içinde tahrik dilekçesi verilmediği veya karşı tarafa «tebligat» yaptırılmadığı anlaşılmaktadır.Bu durum karşısında mahkemece, anılan husus üzerinde durulup, süresinde verilen bir tahrik dilekçesi yok ise «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmesi gerekirken, işin esasının incelenmesine girişilip yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Benzer bu karardaAsliye Ticaret Mahkemesi'nin 10.11.2004 tarihli «görevsizlik» kararı ile gönderildiği, görevsizlik kararının davacı vekilinin yüzüne karşı verildiği, davacı vekilinin 10 günlük yasal süre geçtikten sonra 03.01.2005 tarihinde gönderme dilekçesi verdiği, 11.10.1976 gün 5/5 sayılı İBK uyarınca «yüze karşı verilen» kararlarda 10 günlük sürenin tefhimden itibaren başlayacağı gerekçesiyle HUMK 193/«son» maddesi gereğince «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmiştir.
Asliye Ticaret Mahkemesince davanın Fikri ve Sinai Haklar Mahkemesinde görülmesi gerektiği gerekçesiyle verilen karar nitelik olarak «işbölümü» itirazına dayalı gönderme kararı olmayıp, «görevsizlik» kararı niteliğindedir.
Bu kapsamda, mahkemece tahrik dilekçesinin süresinde verildiği kabul edilerek buna göre karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmesi doğru olmamış kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:yüze karşı verilen karar · havale · i̇i̇k 72/son
Benzer bu karardaAsliye Ticaret Mahkemesi'nin 10.11.2004 tarihli «görevsizlik» kararı ile gönderildiği, görevsizlik kararının davacı vekilinin yüzüne karşı verildiği, davacı vekilinin 10 günlük yasal süre geçtikten sonra 03.01.2005 tarihinde gönderme dilekçesi verdiği, 11.10.1976 gün 5/5 sayılı İBK uyarınca «yüze karşı verilen» kararlarda 10 günlük sürenin tefhimden itibaren başlayacağı gerekçesiyle HUMK 193/«son» maddesi gereğince «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmiştir.
Davacı taraf «görevsizlik» kararının kesinleştiği 13.01.2005 tarihinden önce, 03.01.2005 «havale» tarihli tahrik dilekçesi vermiş olmakla, 10 günlük yasal süreyi geçirmeksizin talepte bulunduğu anlaşılmaktadır.
-
Haksız rekabetin tespiti, men’i ve tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/9044 E. 2011/1968 K.
Ortak:işbölümü · davanın açılmamış sayılması · açılmamış sayılma · görevsizlik kararı · görev/görevsizlik
İncelediğiniz karardaAsliye Ticaret Mahkemesi’ne gönderilmiştir.Oysa «işbölümü» itirazının kabulü nedeniyle verilen gönderme kararı üzerine yapılacak işlemlerin, «görevsizlik» kararı üzerine yapılacak işlemlerden bir farkı bulunmayıp, işbölümü itirazının kabulüne karar veren mahkemenin, HUMK’nın 193. maddesine göre dosyayı kendiliğinden o mahkemeye gönderme yetkisi yoktur.
Aksi halde «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilir.
… 010 tarihli gönderme kararının taraf vekillerinin yüzüne karşı verildiği halde, davacı tarafından yasal süresi içinde tahrik dilekçesi verilmediği veya karşı tarafa «tebligat» yaptırılmadığı anlaşılmaktadır.Bu durum karşısında mahkemece, anılan husus üzerinde durulup, süresinde verilen bir tahrik dilekçesi yok ise «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmesi gerekirken, işin esasının incelenmesine girişilip yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Benzer bu karardaDava, «haksız rekabetin» tespiti, men'i ve tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece, yazılı gerekçelerle, asıl ve birleşen «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmiştir.
Oysa, «ihtisas» mahkemeleri ile diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki görev ilişkisi olup, bu bağlamda mahkemenin kabulünün aksine kararı temyiz edilen «dosyanın gönderildiği» mahkeme ile dosyayı gönderen Konya 1.Asliye Ticaret Mahkemesi arasındaki ilişki «işbölümü» ilişkisi değil bir görev ilişkisidir.Konya 1.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin «görevsizlik» kararının 3.12.2008 tarihinde kesinleştiği davacı vekilinin ise 28.11.2008 tarihinde tahrik dilekçesini verdiği dosya kapsamından anlaşılmaktadır.
Mahkemece, dosya kapsamına göre, asıl ve birleşen davanın HUMK'nun 193. maddesi gereğince «açılmamış sayılmasına» karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:dosyanın gönderilmesi · ihtisas mahkemesi · haksız rekabet
Benzer bu karardaOysa, «ihtisas» mahkemeleri ile diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki görev ilişkisi olup, bu bağlamda mahkemenin kabulünün aksine kararı temyiz edilen «dosyanın gönderildiği» mahkeme ile dosyayı gönderen Konya 1.Asliye Ticaret Mahkemesi arasındaki ilişki «işbölümü» ilişkisi değil bir görev ilişkisidir.Konya 1.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin «görevsizlik» kararının 3.12.2008 tarihinde kesinleştiği davacı vekilinin ise 28.11.2008 tarihinde tahrik dilekçesini verdiği dosya kapsamından anlaşılmaktadır.
Dava, «haksız rekabetin» tespiti, men'i ve tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece, yazılı gerekçelerle, asıl ve birleşen «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2012/3629 E. , 2013/8809 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 02.11.2011 tarih ve 2011/32-2011/338 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 30.04.2013 günü hazır bulunan davacı vekili Av. ... ile davalı vekili Av. ... ve Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin ortağı olduğu davalı şirketin 08.07.2010 tarihli genel kurul toplantısında, bilanço kâr /zarar cetvelinin oylanması ve kabulü hakkındaki 5. gündem maddesi, yönetim kurulu ve denetim kurulunun oybirliği ile ibra edildiğine dair 6. gündem maddesi, yönetim kurulu seçimine dair 7. gündem maddesi ve murakıp seçimine dair 8. gündem maddesi ile alınan kararların yasaya ve iyiniyet kurallarına aykırı olduğunu ileri sürerek, iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan kanıtlara dayanılarak, yapılan ceza yargılaması sonucunda davalı şirket genel kurul toplantısında esas alınan hazirun cetveli ile pay defterinin uyumlu olduğunun açıklığa kavuştuğu, TTK'nın 360. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, hamile yazılı bir hisse senetleri sahiplerinin, rey haklarını umumi heyette kullanabilmeleri için, hisse senetlerini veya bunlara mutasarrıf olduklarını gösteren belgeleri, toplantı gününden bir hafta önce şirkete tevdie mecbur bulundukları, davacının elindeki hamile yazılı hisse senetlerini şirket yönetim kuruluna ibraz ederek giriş kartı almadığı ya da bu konuda mahkemeden alınmış herhangi bir kararı hükumet komiserine sunmadığı, kaldı ki davacının nama yazılı hisse senetleri yönünden toplantıya kabul edilmiş olduğu, davacının alınan kararlara TTK'nın 381.
maddesi uyarınca muhalif kalarak keyfiyeti zapta geçirtmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava, davalı anonim şirketin 08.07.2010 tarihli genel kurul toplantısında alınan kararların iptali istemine ilişkindir. Davanın açıldığı ...Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 30.12.2010 tarih ve 2010/154 Esas, 262 Karar sayılı ilamı ile davalının süresinde yaptığı işbölümü itirazının kabulüne karar verilmiş, taraf vekillerinin yüzüne karşı verilen bu karar üzerine, dosya kendiliğinden ... Asliye Ticaret Mahkemesi’ne gönderilmiştir.Oysa işbölümü itirazının kabulü nedeniyle verilen gönderme kararı üzerine yapılacak işlemlerin, görevsizlik kararı üzerine yapılacak işlemlerden bir farkı bulunmayıp, işbölümü itirazının kabulüne karar veren mahkemenin, HUMK’nın 193. maddesine göre dosyayı kendiliğinden o mahkemeye gönderme yetkisi yoktur.
Bu durumda davacının işbölümü itirazının kabulü nedeniyle verilen gönderme kararının verildiği tarihten itibaren on gün içinde gönderen veya gönderilen mahkemeye başvurarak davalıya tebligat yaptırması gerekmektedir. Aksi halde davanın açılmamış sayılmasına karar verilir. Bu on günlük süre, gönderme kararı yüze karşı verilmiş ise kararın verildiği (tefhim edildiği) tarihten, yoklukta verilmişse tebliğ edildiği tarihten itibaren işlemeye başlar.
Somut uyuşmazlıkta ise ... Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 30.12.2010 tarihli gönderme kararının taraf vekillerinin yüzüne karşı verildiği halde, davacı tarafından yasal süresi içinde tahrik dilekçesi verilmediği veya karşı tarafa tebligat yaptırılmadığı anlaşılmaktadır.Bu durum karşısında mahkemece, anılan husus üzerinde durulup, süresinde verilen bir tahrik dilekçesi yok ise davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi gerekirken, işin esasının incelenmesine girişilip yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
2-Yukarıda açıklanan bozma neden ve şekline göre, davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 02.05.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/448516400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz