6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Haksız Rekabetin Tespiti ve Meni

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2012/269 E. 2013/1825 K. ·

Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Usul tespitleri

Dava şartı
dava şartı

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
seçimlik hak müddeabih husumet itirazı uyuşmazlık konusu temlik havale ayırt edicilik ilan haksız rekabet dahili dava ibraz iltibas husumet

Atıf yapılan mevzuat: HUMK — HUMK 186

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, markalar arasındaki tek harf farkının ayırt edicilik sağlamadığı ve iltibası önlemediği, markaların tescil edildikleri sınıfların aynı olduğu, davalı markasının hükümsüzlüğüne ilişkin talebin haklı olduğu, hükümsüzlüğüne karar verilinceye kadar kullanımının tecavüz oluşturmayacağı, "AKRAY" ibaresinin davalının ticaret unvanında kullanımı da iltibas yarattığından ibarenin ticaret sicilinden terkininin gerektiği gerekçesiyle, asıl davanın kabulü ile davalı markasının hükümsüzlüğüne; birleşen davanın kısmen kabulü ile davalıların 06. ve 07. sınıflarda yer alan hizmet ve ürünlerde "AKRAY" markasını kullanmalarının yasaklanmalarına, haksız rekabet konusundaki talebin reddine, davalının ticaret unvanındaki "AKRAY" sözcüğünün terkinine, karar kesinleştiğinde hükmün ilanına karar verilmiştir.

Kararı, davalılar vekili temyiz etmiştir.

1- Asıl davaya konu marka dava açıldıktan sonra 14.08.2008 tarihinde davalı ... . ve Tic. A.Ş. tarafından birleşen davanın davalısı ... . Ltd. Şti'ye devredilmiş, devir işlemi ... tarafından tescil edilmiştir.

Yargılama sırasında yürürlükte bulunan HUMK'nın 186. maddesi hükmü gereğince dava açıldıktan sonra iki taraftan biri müddeabihi 3. kişiye temlik ederse, diğer tarafın seçimlik hakkı vardır. Dilerse temlik eden taraf ile olan davasından vazgeçip, müddeabihi temlik alan kimseye karşı davaya devam edebileceği gibi, dilerse davasını müddeabihi 3. kişiye temlik eden taraf hakkında zarar ve ziyan davasına dönüştürebilir. Somut uyuşmazlıkta dava konusu markanın davalı şirket tarafından devredildiği husumet itirazı olarak ileri sürülmüş olup, davacı şirket vekilince dosyaya ibraz edilen 02.02.2009 havale tarihli dilekçede, söz konusu seçimlik hak uyarınca davaya markayı devralan şirkete karşı devam edileceği belirtilmiş ve bu şirketin davaya dahil edilmesi talep edilmiş olması karşısında mahkemece, HUMK'nın 186. maddesi hükmü gereğince işlem yapıldıktan sonra işin esasına girilmesi gerekirken bu hususun gözetilmemesi ve asıl dava bakımından davalının markayı devrenden ... . Tic. A.Ş. olarak kabulü ile bu davalı aleyhinde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulmasını gerektirmiştir.

2- Bozma sebep ve şekline göre asıl davaya yönelik sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.

3- Birleşen davaya yönelik temyiz itirazlarına gelince, dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, birleşen davada davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Haksız Rekabetin Tespiti ve Tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/11751 E. 2014/16948 K.

    Ortak:

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal

  • Markanın hükümsüzlüğü | Sicilden çıkarma

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/9441 E. 2012/1722 K.

    Ortak:

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Tespit

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/14923 E. 2016/3479 K.

    Ortak: · dava şartı

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

2 benzer karar daha
  • Marka hükümsüzlüğü | Markanın hükümsüzlüğü | Sicilden terkini | Hükmün ilanı

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/11478 E. 2011/3783 K.

    Ortak:

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Tahsil

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/2386 E. 2010/2825 K.

    Ortak:

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2012/269 E.  ,  2013/1825 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ)

Taraflar arasında görülen davada ... ... Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk (Kartal Fikri ve Sınai Haklar Hukuk) Mahkemesi’nce verilen 31/05/2011 tarih ve 2008/89-2011/50 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi asıl davada davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, asıl davada asansör rayı üretimi ve satışı konusunda faaliyet gösteren müvekkilinin 06, 07, 09 ve 37. sınıf mal ve hizmetler yönüden tescilli "ASRAY" ve "ASRAY +Şekil" ibareli markaların sahibi olduğunu, davalının müvekkilinin markasıyla ayırt edilemeyecek derecede benzer olan "AKRAY" markasını 06 ve 07. sınıflarda tescil ettirdiğini, davalı markasının müvekkili markasıyla karışıklık yarattığını ileri sürerek, davalı adına tescili markasının hükümsüzlüğünü; birleşen davada ise müvekkilinin markadan doğan haklarına yönelik tecavüzün ref'i ve men'ini, "AKRAY" ibaresi altında satışı sunulan mallar, bu ibareyi taşıyan iş evrakı, reklam ve tanıtım malzemelerinin imhasını, davalı unvanındaki "AKRAY" ibaresinin ticaret sicilinden terkinini ve kararın ilanını talep ve dava etmiştir.

Asıl ve birleşen davada davalılar vekili, dava konusu markanın ... . Ltd. Şti.'ye devredildiğini, markalar arasında benzerlik bulunmadığını, anılan sektörün alıcı kitlesinin malı almaya uzun zaman ayırdığını savunarak, husumet yönünden ve esastan davanın reddini istemiştir.

Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, markalar arasındaki tek harf farkının ayırt edicilik sağlamadığı ve iltibası önlemediği, markaların tescil edildikleri sınıfların aynı olduğu, davalı markasının hükümsüzlüğüne ilişkin talebin haklı olduğu, hükümsüzlüğüne karar verilinceye kadar kullanımının tecavüz oluşturmayacağı, "AKRAY" ibaresinin davalının ticaret unvanında kullanımı da iltibas yarattığından ibarenin ticaret sicilinden terkininin gerektiği gerekçesiyle, asıl davanın kabulü ile davalı markasının hükümsüzlüğüne; birleşen davanın kısmen kabulü ile davalıların 06. ve 07. sınıflarda yer alan hizmet ve ürünlerde "AKRAY" markasını kullanmalarının yasaklanmalarına, haksız rekabet konusundaki talebin reddine, davalının ticaret unvanındaki "AKRAY" sözcüğünün terkinine, karar kesinleştiğinde hükmün ilanına karar verilmiştir.

Kararı, davalılar vekili temyiz etmiştir.

1- Asıl davaya konu marka dava açıldıktan sonra 14.08.2008 tarihinde davalı ... . ve Tic. A.Ş. tarafından birleşen davanın davalısı ... . Ltd. Şti'ye devredilmiş, devir işlemi ... tarafından tescil edilmiştir.

Yargılama sırasında yürürlükte bulunan HUMK'nın 186. maddesi hükmü gereğince dava açıldıktan sonra iki taraftan biri müddeabihi 3. kişiye temlik ederse, diğer tarafın seçimlik hakkı vardır. Dilerse temlik eden taraf ile olan davasından vazgeçip, müddeabihi temlik alan kimseye karşı davaya devam edebileceği gibi, dilerse davasını müddeabihi 3. kişiye temlik eden taraf hakkında zarar ve ziyan davasına dönüştürebilir. Somut uyuşmazlıkta dava konusu markanın davalı şirket tarafından devredildiği husumet itirazı olarak ileri sürülmüş olup, davacı şirket vekilince dosyaya ibraz edilen 02.02.2009 havale tarihli dilekçede, söz konusu seçimlik hak uyarınca davaya markayı devralan şirkete karşı devam edileceği belirtilmiş ve bu şirketin davaya dahil edilmesi talep edilmiş olması karşısında mahkemece, HUMK'nın 186.

maddesi hükmü gereğince işlem yapıldıktan sonra işin esasına girilmesi gerekirken bu hususun gözetilmemesi ve asıl dava bakımından davalının markayı devrenden ... . Tic. A.Ş. olarak kabulü ile bu davalı aleyhinde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulmasını gerektirmiştir.

2- Bozma sebep ve şekline göre asıl davaya yönelik sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.

3- Birleşen davaya yönelik temyiz itirazlarına gelince, dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, birleşen davada davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.

SONUÇ

Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle asıl dava yönünden kararın mümeyyiz ... . Tic. A.Ş. yararına BOZULMASINA, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı ... . Tic. A.Ş. vekilinin asıl davaya yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, (3) nolu bentte açıklanan nedenlerle birleşen davada davalı vekilinin birleşen davaya yönelik tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan birleşen davaya ilişkin hükmün ONANMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 04.02.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/447204300 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.