6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Tespit

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2015/14923 E. 2016/3479 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Usul tespitleri

Dava şartı
dava şartı

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
hmk 125 husumet itirazı borçlu olunmadığının tespiti sözleşmeden doğan dava genel kredi sözleşmesi temlik kredi sözleşmesi asıl alacak husumet

Atıf yapılan mevzuat: HMK — HMK 125 · HUMK — HUMK 186

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, 7418249 nolu kredi sözleşmesi nedeniyle davacının, davalı bankaya 41.900 TL borçlu olduğu, davalının bu kredi sözleşmesine istinaden icraya koyduğu asıl alacak miktarının ise 72.753,94 TL olduğu, buna göre davacının, davalı bankaya 34.215,53 TL borçlu olmadığı, bilirkişi raporunda, davacının, davalıya bankaya 7418249/2 nolu kredi sözleşmesinden kaynaklanan borçları da hesap edilmiş ise de; icra takibine konulan alacak 7418249 nolu kredi sözleşmesinden kaynaklandığından raporun bu kısmına itibar edilmediği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davacının 7418249 numaralı kredi sözleşmesinden dolayı davalı tarafa 34.215,53 TL borçlu olmadığının tespitine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.

Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.

1- Dava, genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacak nedeniyle borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkin olup, mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Ancak; dosya kapsamından yargılama sırasında davalının dava konusu kredi sözleşmesinden doğan alacağını dava dışı....'ye devrettiği anlaşılmaktadır. HUMK'nun 186.maddesi (HMK 125.madde) hükmü gereğince dava açıldıktan sonra iki taraftan biri dava konusunu 3.kişiye

devrederse diğer tarafın seçimlik hakkı vardır. Dilerse temlik eden taraf ile olan davasından vazgeçip,dava konusunu devralan kişiye karşı davaya devam edebileceği gibi,dilerse dava konusunu 3. kişiye devreden taraf hakkında tazminat davasına dönüştürebilir. Dava konusunun davalı banka tarafından dava dışı şirkete devredilmesi ve husumet itirazının yargılamanın her aşamasında ileri sürülebilecek olması karşısında mahkemece HMK'nın 125. maddesi (HUMK 186.md) hükmü uyarınca işlem yapılması gerekirken, bu hususun gözden kaçırılması doğru görülmemiş, kararın bu nedenle re'sen bozulması gerekmiştir.

2- Bozma sebep ve şekline göre davalı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Haksız Rekabetin Tespiti ve Tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/11751 E. 2014/16948 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Marka hükümsüzlüğü

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/15422 E. 2013/1613 K.

    Ortak: · dava şartı

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Haksız Rekabetin Tespiti ve Meni

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/269 E. 2013/1825 K.

    Ortak: · dava şartı

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

3 benzer karar daha
  • Marka hükümsüzlüğü

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/8356 E. 2014/15552 K.

    Ortak: · dava şartı

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Cezai Şart

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/257 E. 2018/7925 K.

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/14270 E. 2013/20415 K.

    Sonuç: 🔶 iki emsal

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2015/14923 E.  ,  2016/3479 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada..... Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 03/03/2015 tarih ve 2014/719-2015/283 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkilinin davalı bankadan 7418249 sayılı kredi sözleşmesine istinaden müşteri çeki karşılığı 70.000 TL kredi kullandığını, bu borçların bir kısmının ödendiğini; ancak borcun muaccel olduğu safahatta müvekkili şirket ekonomik kriz nedeniyle yönetilemez halde olduğundan ödeme evraklarının şirket nezdinde bulunamadığını ve davalı bankanın ödeme miktarının tespitinde müvekkiline yardımcı olmadığını, davalının.... İcra Dairesi marifeti ile borcun hiç ödenmediği faraziyesine istinaden takip yaptığını belirterek takip miktarı kadar borçlu olmadığının tespitini dava etmiştir.

Davalı vekili, kredi sözleşmesi nedeniyle borçlu olan davacıya borç miktarının hesabın katı ile birlikte icra takibinden evvel ihtar edildiğini, icra takibine itiraz edilmediğini, kredi borçlarının ödenip ödenmediğinin kredinin çekildiği şube vasıtasıyla araştırılması gerektiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.

Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, 7418249 nolu kredi sözleşmesi nedeniyle davacının, davalı bankaya 41.900 TL borçlu olduğu, davalının bu kredi sözleşmesine istinaden icraya koyduğu asıl alacak miktarının ise 72.753,94 TL olduğu, buna göre davacının, davalı bankaya 34.215,53 TL borçlu olmadığı, bilirkişi raporunda, davacının, davalıya bankaya 7418249/2 nolu kredi sözleşmesinden kaynaklanan borçları da hesap edilmiş ise de; icra takibine konulan alacak 7418249 nolu kredi sözleşmesinden kaynaklandığından raporun bu kısmına itibar edilmediği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davacının 7418249 numaralı kredi sözleşmesinden dolayı davalı tarafa 34.215,53 TL borçlu olmadığının tespitine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.

Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.

1- Dava, genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacak nedeniyle borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkin olup, mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Ancak; dosya kapsamından yargılama sırasında davalının dava konusu kredi sözleşmesinden doğan alacağını dava dışı....'ye devrettiği anlaşılmaktadır. HUMK'nun 186.maddesi (HMK 125.madde) hükmü gereğince dava açıldıktan sonra iki taraftan biri dava konusunu 3.kişiye

devrederse diğer tarafın seçimlik hakkı vardır. Dilerse temlik eden taraf ile olan davasından vazgeçip,dava konusunu devralan kişiye karşı davaya devam edebileceği gibi,dilerse dava konusunu 3. kişiye devreden taraf hakkında tazminat davasına dönüştürebilir. Dava konusunun davalı banka tarafından dava dışı şirkete devredilmesi ve husumet itirazının yargılamanın her aşamasında ileri sürülebilecek olması karşısında mahkemece HMK'nın 125. maddesi (HUMK 186.md) hükmü uyarınca işlem yapılması gerekirken, bu hususun gözden kaçırılması doğru görülmemiş, kararın bu nedenle re'sen bozulması gerekmiştir.

2- Bozma sebep ve şekline göre davalı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.

SONUÇ

Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle kararın re'sen BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı banka vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 30/03/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/220754300 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.