Haksız Rekabetin Tespiti ve Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2014/11751 E. 2014/16948 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
hmk 125↗ müddeabih↗ temlik↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, davanın kabulüne dair verilen karar, davalı vekilinin temyiz istemi üzerine Dairemizce düzeltilerek onanmıştır.
Bu kez davalı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
1- Davalı vekili karar düzeltme dilekçesinde, müvekkiline ait davaya konu “...” markasını yargılama sırasında 02.05.2013 tarihli sözleşme ile dava dışı ...Ltd. Şti.'ne devir ettiğini, devrin sicile kaydedildiğinin de 02.10.2013 tarihli yazı ile TPE'nce müvekkiline bildirildiğini savunmuş bulunmaktadır.
HMK.'nın 125. (HUMK’nun 186.) maddesi hükmü gereğince, dava açıldıktan sonra iki taraftan biri müddeabihi 3. bir kişiye temlik ederse diğer tarafın seçimlik hakkı vardır. Dilerse temlik eden taraf ile olan davasından vazgeçip, müddebihi temlik alan kimseye karşı davaya devam edebileceği gibi, dilerse davasını müddeabihi 3. kişiye temlik eden taraf hakkında zarar ve ziyan davasına dönüştürebilir.
Bu durum karşısında mahkemece, öncelikle TPE sicil kayıtlarının getirtilerek davalı adına tescilli dava konusu markanın dava dışı 3. kişiye devredilip devredilmediğinin tespit edilmesi, daha sonra gerekirse anılan Yasa hükmü uyarınca davacı tarafın beyanının alınması ve sonucuna göre bir karar verilmesi için Dairemizin 24.03.2014 tarihli ve 2013/17652 E.-2014/5715 K. sayılı düzelterek onama kararının kaldırılarak, yerel mahkeme kararının yukarıda açıklanan gerekçe ile bozulmasına karar verilmesi gerekmiştir.
2- Bozma neden ve kapsamına göre, davalı vekilinin diğer karar düzeltme itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Haksız Rekabetin Tespiti ve Meni
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/269 E. 2013/1825 K.
Ortak:müddeabih · temlik
İncelediğiniz karardaHMK.'nın 125. (HUMK’nun 186.) maddesi hükmü gereğince, dava açıldıktan sonra iki taraftan biri «müddeabihi» 3. bir kişiye «temlik» ederse diğer tarafın seçimlik hakkı vardır.
Dilerse «temlik» eden taraf ile olan davasından vazgeçip, müddebihi temlik alan kimseye karşı davaya devam edebileceği gibi, dilerse davasını «müddeabihi» 3. kişiye temlik eden taraf hakkında zarar ve ziyan davasına dönüştürebilir.
Benzer bu karardaYargılama sırasında yürürlükte bulunan HUMK'nın 186. maddesi hükmü gereğince dava açıldıktan sonra iki taraftan biri «müddeabihi» 3. kişiye «temlik» ederse, diğer tarafın seçimlik hakkı vardır.
Dilerse «temlik» eden taraf ile olan davasından vazgeçip, «müddeabihi» temlik alan kimseye karşı davaya devam edebileceği gibi, dilerse davasını müddeabihi 3. kişiye temlik eden taraf hakkında zarar ve ziyan davasına dönüştürebilir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:seçimlik hak · husumet itirazı · havale · ayırt edicilik · ilan · haksız rekabet · dahili dava · ibraz
Benzer bu karardaSomut uyuşmazlıkta dava konusu markanın davalı şirket tarafından devredildiği «husumet itirazı» olarak ileri sürülmüş olup, davacı şirket vekilince dosyaya «ibraz» edilen 02.02.2009 «havale» tarihli dilekçede, söz konusu «seçimlik hak» uyarınca davaya markayı devralan şirkete karşı devam edileceği belirtilmiş ve bu şirketin davaya «dahil» edilmesi talep edilmiş olması karşısında mahkemece, HUMK'nın 186. maddesi hükmü gereğince işlem yapıldıktan sonra işin esasına girilmesi gerekirken bu hususun göze …
Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, markalar arasındaki tek harf farkının «ayırt edicilik» sağlamadığı ve «iltibası» önlemediği, markaların tescil edildikleri sınıfların aynı olduğu, davalı markasının hükümsüzlüğüne ilişkin talebin haklı olduğu, hükümsüzlüğüne karar verilinceye kadar kullanımının tecavüz oluşturmayacağı, "AKRAY" ibaresinin davalının ticaret unvanında kullanımı da iltibas yarattığından ibarenin ticaret sicilinden terkininin gerektiği gerekçesiyle, asıl davanın kabulü ile davalı markasının hükümsüzlüğüne; birleşen davanın kısmen kabulü ile davalıların 06. ve 07. sınıflarda yer alan hizmet ve ürünlerde "AKRAY" markasını kullanmalarının yasaklanmalarına, «haksız rekabet» konusundaki talebin reddine, davalının ticaret unvanındaki "AKRAY" sözcüğünün terkinine, karar kesinleştiğinde hükmün «ilanına» karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/14923 E. 2016/3479 K.
Ortak:temlik
İncelediğiniz karardaHMK.'nın 125. (HUMK’nun 186.) maddesi hükmü gereğince, dava açıldıktan sonra iki taraftan biri «müddeabihi» 3. bir kişiye «temlik» ederse diğer tarafın seçimlik hakkı vardır.
Dilerse «temlik» eden taraf ile olan davasından vazgeçip, müddebihi temlik alan kimseye karşı davaya devam edebileceği gibi, dilerse davasını «müddeabihi» 3. kişiye temlik eden taraf hakkında zarar ve ziyan davasına dönüştürebilir.
Benzer bu karardaDilerse «temlik» eden taraf ile olan davasından vazgeçip,dava konusunu devralan kişiye karşı davaya devam edebileceği gibi,dilerse dava konusunu 3. kişiye devreden taraf hakkında tazminat davasına dönüştürebilir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:husumet itirazı · borçlu olunmadığının tespiti · sözleşmeden doğan dava · genel kredi sözleşmesi · kredi sözleşmesi · asıl alacak · husumet
Benzer bu kararda1- Dava, «genel kredi sözleşmesinden» kaynaklanan alacak nedeniyle «borçlu olunmadığının tespiti» istemine ilişkin olup, mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, 7418249 nolu «kredi sözleşmesi» nedeniyle davacının, davalı bankaya 41.900 TL borçlu olduğu, davalının bu kredi sözleşmesine istinaden icraya koyduğu «asıl alacak» miktarının ise 72.753,94 TL olduğu, buna göre davacının, davalı bankaya 34.215,53 TL borçlu olmadığı, bilirkişi raporunda, davacının, davalıya bankaya 7418249/2 no …
Ancak; dosya kapsamından yargılama sırasında davalının dava konusu «kredi sözleşmesinden doğan» alacağını dava dışı....'ye devrettiği anlaşılmaktadır.
Dava konusunun davalı banka tarafından dava dışı şirkete devredilmesi ve «husumet itirazının» yargılamanın her aşamasında ileri sürülebilecek olması karşısında mahkemece HMK'nın 125. maddesi (HUMK 186.md) hükmü uyarınca işlem yapılması gerekirken, bu hususun gözden kaçırılması doğru görülmemiş, kararın bu nedenle re'sen bozulması gerekmiştir.
-
Markanın hükümsüzlüğü | Sicilden çıkarma
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/9441 E. 2012/1722 K.
Ortak:müddeabih · temlik
İncelediğiniz karardaHMK.'nın 125. (HUMK’nun 186.) maddesi hükmü gereğince, dava açıldıktan sonra iki taraftan biri «müddeabihi» 3. bir kişiye «temlik» ederse diğer tarafın seçimlik hakkı vardır.
Dilerse «temlik» eden taraf ile olan davasından vazgeçip, müddebihi temlik alan kimseye karşı davaya devam edebileceği gibi, dilerse davasını «müddeabihi» 3. kişiye temlik eden taraf hakkında zarar ve ziyan davasına dönüştürebilir.
Benzer bu karardaBu durumda HMK'nun 125. maddesine göre, (HUMK'nun 186.maddesi) «müddeabihin» «temliki» sözkonusu olup, uygulanacak prosedür anılan maddede gösterilmiştir.
Buna göre, davalının dava sırasında «müddeabihi» bir başkasına «temlik» etmesi halinde, davacı, müddeabihi davalıdan devralmış olan «üçüncü kişiye» karşı aynı davaya devam edilmesini veya müddeabihi temlik eden davalıya karşı zarar ve ziyan davası olarak devam edilmesini isteyebilir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:hükümsüzlüğün tespiti · cy/cy şerhi · tazminat davası · üçüncü kişi · ıslah · dahili dava
Benzer bu kararda… edilen davacı tarafın 09.04.2010 tarihli bayanında devir alan şirket hakkında hükümsüzlük davasına devam etmek istediğini ifade ettiği ancak dava dışı bir firmanın «ıslah» yoluyla dahi davaya «dahil» edilerek yargılamaya devam edilemeyeceği, markayı devralan şirket aleyhine bir dava bulunmadığı ve davacının da davaya «tazminat davası» olarak devam etmek istemediğini belirttiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dava, davalı adına tescilli markaların «hükümsüzlüğünün tespiti» istemine ilişkindir.
Dava, 20.06.2008 tarihinde açılmış olup, yargılamanın devamı sırasında 06.02.2009 tarihinde Marka Devir Sözleşmesi ile davalı tarafından davaya konu markaların dava dışı şirkete devredildiği ve Türk Patent Enstitüsü tarafından «şerh» işleminin gerçekleştirildiği dosya arasındaki belgelerin incelenmesinden anlaşılmıştır.
Buna göre, davalının dava sırasında «müddeabihi» bir başkasına «temlik» etmesi halinde, davacı, müddeabihi davalıdan devralmış olan «üçüncü kişiye» karşı aynı davaya devam edilmesini veya müddeabihi temlik eden davalıya karşı zarar ve ziyan davası olarak devam edilmesini isteyebilir.
2 benzer karar daha
-
Marka hükümsüzlüğü | Markanın hükümsüzlüğü | Sicilden terkini | Hükmün ilanı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/11478 E. 2011/3783 K.
Ortak:müddeabih · temlik
İncelediğiniz karardaHMK.'nın 125. (HUMK’nun 186.) maddesi hükmü gereğince, dava açıldıktan sonra iki taraftan biri «müddeabihi» 3. bir kişiye «temlik» ederse diğer tarafın seçimlik hakkı vardır.
Dilerse «temlik» eden taraf ile olan davasından vazgeçip, müddebihi temlik alan kimseye karşı davaya devam edebileceği gibi, dilerse davasını «müddeabihi» 3. kişiye temlik eden taraf hakkında zarar ve ziyan davasına dönüştürebilir.
Benzer bu karardaBu durumda .......nun 186.maddesine göre «müddeabihin» «temliki» sözkonusu olup, uygulanacak prosedür anılan maddede gösterilmiştir.
Buna göre, davalının dava sırasında «müddeabihi» bir başkasına «temlik» etmesi halinde, davacı, müddeabihi davalıdan devralmış olan «üçüncü kişiye» karşı aynı davaya devam edilmesini veya müddeabihi temlik eden davalıya karşı zarar ve ziyan davası olarak devam edilmesini isteyebilir.
Mahkemece, dava açıldıktan sonra «müddeabihin» dava dışı ...’a devredilmesi nedeniyle, HUMK.nun 186.maddesi gereğince davacı tarafa tercih hakkının hatırlatılması gerekirken, açıklanan hususlar dikkate alınmadan yargılamaya devam edilerek, karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:üçüncü kişi · ilan · ibraz · iltibas
Benzer bu kararda… ndaki ve 35/03, 04, 06 ve 08 alt gruplardaki ürünler yönünden orta düzeyde bilince sahip tüketici nezdinde 556 sayılı KHK’nin 8/1-b maddesine göre davacı markasıyla «iltibasa» sebep olacak şekilde benzer olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüyle davalı adına tescilli markanın anılan alt sınıflar yönünden hükümsüzlüğüne, kullanımının önlenmesine ve hükmün «ilanına», fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
Dava, sırasında davaya konu markanın dava dışı ...’a devredildiği ve devrin dava dışı kişi adına gerçekleştirildiği, buna ilişkin Türk Patent Enstitüsü’nün 23.12.2008 tarihli yazısının davalı vekilince dosyaya «ibraz» edildiği, mahkemece davalı vekiline, devir alan kişinin vekaletnamesini ibraz etmesi için süre verildiği ve sonraki oturumda davanın kabulüne karar verildiği dosya arasındaki belgelerin incelenmesi ile anlaşılmıştır.
Buna göre, davalının dava sırasında «müddeabihi» bir başkasına «temlik» etmesi halinde, davacı, müddeabihi davalıdan devralmış olan «üçüncü kişiye» karşı aynı davaya devam edilmesini veya müddeabihi temlik eden davalıya karşı zarar ve ziyan davası olarak devam edilmesini isteyebilir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/2386 E. 2010/2825 K.
Ortak:müddeabih · temlik
İncelediğiniz karardaHMK.'nın 125. (HUMK’nun 186.) maddesi hükmü gereğince, dava açıldıktan sonra iki taraftan biri «müddeabihi» 3. bir kişiye «temlik» ederse diğer tarafın seçimlik hakkı vardır.
Dilerse «temlik» eden taraf ile olan davasından vazgeçip, müddebihi temlik alan kimseye karşı davaya devam edebileceği gibi, dilerse davasını «müddeabihi» 3. kişiye temlik eden taraf hakkında zarar ve ziyan davasına dönüştürebilir.
Benzer bu kararda3- Ancak, HUMK.’nun 186. maddesi hükmü gereğince dava açıldıktan sonra iki taraftan birisi «müddeabihi» 3. kişiyi «temlik» ederse diğer tarafın seçimlik hakkı vardır.
Dilerse «temlik» eden taraf ile olan davasından vazgeçip, «müddeabihi» temlik alan kimseye karşı davaya devam edebileceği gibi, dilerse davasını müddeabihi 3. kişiye temlik eden taraf hakkında zarar ve ziyan davasına dönüştürebilir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:itiraz süresi · genel kurul kararının iptali · taraf ehliyeti · ihbar · görevsizlik kararı · iş mahkemesi görev alanı · yönetim kurulu kararı
Benzer bu karardaMahkemece, toplanan kanıtlara dayanılarak, dava konusu para cezası hakkında Bozdoğan Sulh Ceza Mahkemesi' ne ve Aydın 1.İdare Mahkemesi' ne yapılan «itirazların süre» yönünden reddedildiği, 24.04.2003 tarihli «genel kurul kararlarının iptali» için açılan davanın da reddedilip kesinleştiği, davalının toplam 5 ortaklık payını 20.07.2007 ve 23.11.2007 tarihlerinde 3.kişilere devrederek ortaklığının sona erdiği, 3194 sayılı İmar Kanunu' nun 32.maddesi uyarınca davacı inşaatında tespit edilen imara aykırılğın sadece yıkım yoluyla giderilebiceği, ancak salt imara aykırılık iddiasının idari yargı yerini ilgilendireceği ve bu iddiayla açılan davanın görev yönünden reddinin gerektiği, para cezasının uygulandığı tarihte davalının «yönetim kurulu» başkanı olduğu ve bu cezaya karşı gerekli yasal yollara başvuru süresini kaçırarak kooperatifi zarara uğrattığı, dolayısıyla Kooperatifler Kanunu' nun 62 ve anasözleşmenin 48.maddesi uyarınca kendi kusuruyla neden olduğu zarardan sorumlu bulunduğu, anılan cezanın davacı kooperatif tarafından 17.11.2003 tarihinde belediyeye ödendiği gerekçesiyle davacının yıkım talebi yönünden davanın idari yargı «görev alanına» girdiğinden mahkemenin «görevsizliğine», tazminat talebi yönünden davanın kabulü ile (5.000) YTL.'nın 17.11.2003 tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
1- Dava, davacı kooperatifin ortağı bulunan davalı tarafından yapılan inşaatın yıkılması ve kooperatifçe ödenen idari para cezasının, bu cezanın sorumlusu olan davalıdan tahsili istemine ilişkin olup, mahkemece yıkım istemi yönünden davanın idari yargı yerinde görülmesi gerektiği kabul edilerek «görevsizlik» kararı verilmiştir.
Nitekim mahkemece de bu yönde işlemlere girişilip davanın devralan 3. kişilere «ihbarı» yoluna gidilmişse de davacının anılan yasa hükmüne uygun şekilde beyanı alınmamıştır.
O halde mahkemece, “kal istemi yönünden” davacının anılan maddede açıklanan şekilde beyanının alınması ve böylece re’sen pasif dava «ehliyeti» açıklığa kavuşturulduktan sonra, işin esası hakkında hüküm kurulması gerekirken, bu husus gözden kaçırılarak yazılı şekilde karar verilmesi dahi doğru olmamıştır.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2014/11751 E. , 2014/16948 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İSTANBUL ANADOLU 1. FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
ÜRÜNLERİ SAN. VE DIŞ TİC. A.Ş.
Taraflar arasında görülen davada ... Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 25/06/2013 gün ve 2012/153-2013/164 sayılı kararı onayan Daire’nin 24.03.2014 gün ve 2013/17652-2014/5715 sayılı kararı aleyhinde davalı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, davalının 19.04.2004 başvuru 06.06.2006 tescil tarihli “...” ibareli markayı 04. sınıf emtialarda kullanılmak üzere adına tescil ettirdiğini, müvekkilinin 1998 yılında kurulduğunu, “...” ibareli tescilsiz markasını kömür ticaretinde kullandığını, bir çok yerde bayilik verdiğini, markayı tanıtarak ticari itibar elde ettiğini, 556 sayılı KHK'nin 8/3. maddesi uyarınca marka üzerinde hak sahibi olduğunu, davalının markasını tescil edildiği şekil dışında aralarında nokta olmaksızın “...” küçük puntolarla “...” şeklinde kullandığını, ayrıca yıkanmış kömür satmamasına rağmen kömür torbaları üzerine ‘yıkanmış kömür’ açıklamasına yer vererek haksız rekabette bulunduğunu ileri sürerek, davalı adına tescili markanın 04.
sınıfın 02. alt grubunda yer alan katı yakıtlar yönünden kısmen hükümsüzlüğüne, davalının eylemlerinin haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitine ve 100.000 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının müvekkilinin tescilli markasına tecavüz ettiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davanın kabulüne dair verilen karar, davalı vekilinin temyiz istemi üzerine Dairemizce düzeltilerek onanmıştır.
Bu kez davalı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
1- Davalı vekili karar düzeltme dilekçesinde, müvekkiline ait davaya konu “...” markasını yargılama sırasında 02.05.2013 tarihli sözleşme ile dava dışı ...Ltd. Şti.'ne devir ettiğini, devrin sicile kaydedildiğinin de 02.10.2013 tarihli yazı ile TPE'nce müvekkiline bildirildiğini savunmuş bulunmaktadır.
HMK.'nın 125. (HUMK’nun 186.) maddesi hükmü gereğince, dava açıldıktan sonra iki taraftan biri müddeabihi 3. bir kişiye temlik ederse diğer tarafın seçimlik hakkı vardır. Dilerse temlik eden taraf ile olan davasından vazgeçip, müddebihi temlik alan kimseye karşı davaya devam edebileceği gibi, dilerse davasını müddeabihi 3. kişiye temlik eden taraf hakkında zarar ve ziyan davasına dönüştürebilir.
Bu durum karşısında mahkemece, öncelikle TPE sicil kayıtlarının getirtilerek davalı adına tescilli dava konusu markanın dava dışı 3. kişiye devredilip devredilmediğinin tespit edilmesi, daha sonra gerekirse anılan Yasa hükmü uyarınca davacı tarafın beyanının alınması ve sonucuna göre bir karar verilmesi için Dairemizin 24.03.2014 tarihli ve 2013/17652 E.-2014/5715 K. sayılı düzelterek onama kararının kaldırılarak, yerel mahkeme kararının yukarıda açıklanan gerekçe ile bozulmasına karar verilmesi gerekmiştir.
2- Bozma neden ve kapsamına göre, davalı vekilinin diğer karar düzeltme itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin karar düzeltme itirazlarının kabulü ile Dairemizin 24.03.2014 tarihli ve 2013/17652 E.-2014/5715 K. sayılı düzelterek onama kararının kaldırılarak, yerel mahkeme kararının yukarıda açıklanan gerekçe ile BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer karar düzeltme itirazlarının incelenmesine şimdilik YER OLMADIĞINA, ödediği karar düzeltme harcının isteği halinde karar düzeltme isteyene iadesine, 06.11.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/352827700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz