6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Sicilden terkin edilen şirketin ek tasfiye için ihyası

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2025/879 E. 2025/1018 K. · · İlk derece: İSTANBUL ANADOLU 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Şirketin ihyasıistinaf başvurusunun esastan reddiKesin

★ EmsalDava şartı (hukuki yarar / ehliyet / kesin hüküm)

Gerekçe özeti

Tasfiyesi tamamlanarak sicilden terkin edilen bir şirket hakkında, terkin tarihinde derdest olan ve sonuçlandırılması şirketin taraf sıfatına bağlı bulunan bir dava mevcutsa, davacının bu davanın görülebilmesi için şirketin TTK 547. madde uyarınca ihyasını talep etmesinde hukuki yararı bulunur; tasfiyenin muaccel olmayan veya ihtilaflı borçların (TTK 541) usulüne uygun şekilde teminata bağlanmadan sonuçlandırılmış olması, ek tasfiye ihtiyacını ve ihya gerekliliğini doğurur. Bu durumda tasfiyenin eksiksiz yapılmasından sorumlu olan tasfiye memuru, davada haksız çıkan taraf olarak yargı giderinden sorumlu tutulur.

Ele alınan sorunlar

Şirketin ihyasında hukuki yarar bulunup bulunmadığı → ret

İddia: Davalı tasfiye memuru vekili, şirketin hatalı veya eksik tasfiye edilmediğini, ek tasfiyeyi gerektirecek bir malvarlığı bulunmadığını, hukuki yarar bulunmadığını ve tasfiye işlemlerini usulüne uygun yaptığını ileri sürmüştür.

Gerekçe: TTK 547. madde uyarınca tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılırsa, ilgili kişiler mahkemeden şirketin yeniden tescilini isteyebilir. Şirket hakkında hukuki yararı bulunan davacının açtığı işçilik alacağı davası, şirketin sicilden terkin edildiği tarihte derdest olup, davanın karara bağlanabilmesi için şirketin ihyası zorunludur; bu nedenle davacının ihya talebinde hukuki yararı bulunmaktadır. Tasfiye aşamasında muaccel olmayan veya hakkında uyuşmazlık bulunan borçların notere depo edilmesi ya da yeterli teminatla karşılanması gerekir (TTK 541. madde); bu yapılmadan tasfiye süreci sonuçlandırılıp şirket sicilden terkin edilmişse, şirket tüzel kişiliği ihya olunarak tasfiye sürecine yeniden geçilebilir. Şirket hakkında açılmış bir dava varken tasfiyenin sonuçlandırıldığı anlaşıldığından, tasfiye memurunun tasfiye işlemlerinin eksiksiz yapıldığına ilişkin istinaf nedeni yerinde görülmemiştir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Tasfiye memurunun yargı giderinden sorumluluğu → ret

İddia: Davalı tasfiye memuru vekili, kendisi aleyhine vekalet ücreti ve yargı giderine hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğunu ileri sürmüştür.

Gerekçe: HMK 326/1 uyarınca kanunda yazılı haller dışında yargı gideri, davada haksız çıkan taraftan alınır. Tasfiyenin eksiksiz yapılmasından tasfiye memuru sorumlu olduğundan, davada haksız çıkan davalı tasfiye memuru aleyhine yargı giderine hükmedilmesi yerindedir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

Kararda, sicilden terkin edilmiş şirket hakkında derdest bir davanın bulunması halinde ihya talebinde hukuki yararın varlığı ve tasfiyenin eksiksiz tamamlanmamasının (TTK 541 ve 547 kapsamında) ek tasfiye/ihya gerekliliğini doğurduğu yönündeki değerlendirme, benzer ihya davalarında BAM'ın bölgesel ikna edici bir çözüm örneği sunmaktadır.

Usul tespitleri

Dava şartı
Şirketin ihyası talebinde hukuki yarar bulunması

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
şirketin ihyası ek tasfiye tasfiye memuru hukuki yarar tüzel kişiliğin sona ermesi yargı gideri

Atıf yapılan mevzuat: 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK) — TTK 547TTK 541 · 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) — HMK 326-(1)

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2025/879

KARAR NO 2025/1018

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL ANADOLU 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 30/04/2025

NUMARASI 2024/913 Esas 2025/354 Karar

DAVA

Şirketin İhyası

Davanın kabulüne ilişkin kararın davalı tasfiye memuru vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili; İstanbul Ticaret Sicili Müdürlüğü'nde kayıtlı ve son olarak ... Cad. ... Apt. No:... Maltepe/İstanbul adresinde merkezi bulunan ... Tic AŞ (V.N.:...) resen sicilden terkin edilmiş olup terkin işlemi 28/12/2020 tarihinde tescil edildiğini, son tasfiye memurunun ... olduğunu, müvekkilinin 07/10/2015 - 09/10/2017 tarihleri arasında terkin edilen şirkette aralıksız çalışmasına rağmen işçilik alacaklarının ödenmediğini,işçilik alacakları sebebiyle taraflarınca 28.12.2017 tarihinde Bakırköy 32. İş Mahkemesi'nin 2017/1519 esas 2021/6 karar sayılı dosyası ile alacak davası açıldığını, açtıkları bu davada mahkemece verilen kararın istinaf incelemesi sonrası İstanbul BAM 41. HD nin 2021/1531esas 2024/1591 karar sayılı kararında ...

Ambalaj şirketinin terkin edildiği ve taraf ehliyeti nedeniyle kararın kaldırarak dosyanın mahkemesine gönderilmesine karar verdiğini, bu aşamada Bakırköy 32. İş Mahkemesi 2024/285 esas sayılı dosyasıyla yeniden yargılama yapıldığı,mahkemece şirketin ihyası davası açılması için taraflarına kesin süre verildiğini,şirketin tüzel kişiliğinin yeniden canlandırılması gerektiğini ileri sürerek ... Ambalaj şirketinin ihyasına karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP

Davalı ... Sicili Müdürlüğü vekili; müvekkili kurumun, TTK'nın 32. ve Ticaret Sicili Yönetmeliği'nin 34. maddesi hükümleri çerçevesinde işlem yaptığını, tasfiye sürecinde yetki ve sorumluluğun tasfiye memurunda olduğunu, dava konusu şirketin ek tasfiyesine karar verilmesi durumunda tasfiye memuru atanmasının zorunlu olduğunu, müvekkili kurumun davanın açılmasına sebep olmadığını, yargı gideri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulamayacağını ileri sürerek davanın reddini istemiştir.Davalı Tasfiye Memuru ..., davaya cevap vermemiştir.

İLK DERECE MAHKEME KARARI

Mahkemece, tasfiyenin sona erdiği 28/12/2020 tarihinde tescil edildiğinden sicil kaydının terkin edildiği, 28/12/2017 tarihinde şirket aleyhine dava açıldığı, davanın derdest olduğu ve şirket aleyhine açılan davanın sonuçlandırılabilmesi için ihya talebinde hukuki yararın bulunduğu, dava şirketin tasfiyesinden önce dava açıldığından tasfiye memurunun yargı giderlerinden sorumlu olduğunu,TTK'nın 547. maddesi gereğince ek tasfiye gerektiğinden davanın kabulü ile şirketin ihyasına ve son tasfiye memuru ...'nın tasfiye memuru olarak atanmasına karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davalı tasfiye memuru vekili; kabul anlamına gelmemekle birlikte, şirketin hatalı veya eksik bir şekilde ticaret sicilden terkin edilmediği gibi şirketin ek tasfiyesini gerektirecek bir malvarlığı olmadığından hukuki yarar bulunmadığını, müvekkilinin görevini hukuka ve usule uygun şekilde yaptığını, müvekkili aleyhine vekalet ücreti ve yargı giderine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE

Dava; tasfiyesi tamamlanarak sicilden terkin edilen şirketin ihyası talebine ilişkindir. Bakırköy 32. İş Mahkemesi'nin 2017/1519 Esas 2021/6 Karar sayılı alacak davasında verilen kararın istinafı üzerine İstanbul BAM 41.HD'nin 26/09/2024 Tarih 2021/1531 Esas 2024/1591 Karar sayılı karar ile;açılan işçilik alacağı davası nedeniyle şirket tüzel kişiliğinin ihyası gerektiğinden kararın kaldırılarak dosyanın mahkemesine gönderilmesine karar verildiği, Mahkemece davacı vekiline ihya davası açılmak üzere kesin süre verildiği anlaşılmıştır. TTK'nın 547. maddesinde "Tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılırsa, son tasfiye memurlarının,YK üyelerinin, pay sahibi veya alacaklıların, şirket merkezinin bulunduğu yerde ki asliye ticaret mahkemesinden bu ek işlemler tamamlanıncaya kadar şirketin yeniden tescilini isteyebilecekleri, mahkemenin istemin yerinde olduğuna kanaat getirirse ek tasfiye için yeniden tesciline ve bu işlemleri yapmaları için tasfiye memuru atayacağı düzenlenmiştir.

Şirketin tasfiye işlemlerinin eksiksiz yapılması halinde tüzel kişiliğin sona ermesinden söz edilecektir. Ticaret Sicil kayıtlarında tasfiyenin sona erdiği 28/12/2020 tarihinde tescil edilerek sicilden terkin edildiği, şirketin Bakırköy 32. İş Mahkemesi'nin 2017/1519 esas sayılı dosyasında taraf olduğu;davanın karara bağlanabilmesi için davacının ihya talebinde hukuki yararı bulunmaktadır.Tasfiye aşamasında muaccel olmayan veya hakkında uyuşmazlık bulunan borçların Notere depo edilmesi ya da kafi bir teminat ile karşılanması gerekir. (TTK nın 541madde) Bu yapılmadan şirketlerin tasfiye süreci sonuçlandırılıp şirket sicilden terkin edilmiş ise,şirket tüzel kişiliği ihya olunarak tasfiye sürecine yeniden geçilebilir.

Şirket hakkında açılmış bir dava var iken tasfiyenin sonuçlandırıldığı anlaşılmakla davalı tasfiye memuru vekilinin tasfiye işlemlerinin eksiksiz yapıldığına ilişkin istinaf nedeni yerinde bulunmamıştır. HMK'nın 326-(1) maddesi gereğince; kanunda yazılı haller dışında, yargı gideri davada haksız çıkan taraftan alınmasına karar verilir. Tasfiyenin eksiksiz yapılmasından tasfiye memuru sorumlu olup dava da haksız çıkan davalı tasfiye memuru aleyhine yargı giderine hükmedilmesi yerindedir. Açıklanan nedenlerle, karara yönelik istinaf nedenleri yerinde olmayan davalı tasfiye memuru vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davalı tasfiye memuru ... vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Peşin harcın karar harcına mahsubuna başkaca harç alınmasına yer olmadığına, Davalı ... tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, Davacı tarafından yapılan 738‬-TL istinaf yargı giderinin davalı tasfiye memuru ...'dan alınarak davacıya verilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-ç maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.19/06/2025

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/4460 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.