Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2016/15030 E. 2018/4558 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
rehin ve hapis hakkı↗ kredi kartı üyelik sözleşmesi↗ bankacılık hizmetleri sözleşmesi↗ hapis hakkı↗ rehin hakkı↗ takas↗ bloke↗ sözleşmeden doğan dava↗ rehin↗ hizmet sözleşmesi↗ dürüstlük kuralı↗ muvafakat↗ istirdat↗ haciz↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında imzalanan bireysel bankacılık hizmetleri sözleşmesinin ortak hükümler başlıklı 14/1 maddesi, bankacılık hizmetleri sözleşme öncesi bilgilendirme formunun 3. maddesi, kredi kartı üyelik sözleşmesinin hapis, takas ve rehin başlıklı 15. maddesindeki düzenlemelere göre davalı bankanın işbu sözleşmelerden veya herhangi bir sebepten dolayı doğmuş ya da doğacak alacaklar için işbu hesaplar üzerinde rehin, hapis hakkına sahip olduğu, banka üzerinde rehin hakkı bulanan her türlü alacak ve değerlerin bir bölümünü veya tamamını bloke hesaba alıp almamakta serbest olduğu, davacının davalı ile yapmış olduğu sözleşmeler uyarınca borcun ödenmemesi halinde borcun banka nezdinde bulunan ve maaşının yatmakta olduğu hesabından tahsil edilmesine muvafakat ettiği, bankanın yaptığı işlemin sözleşemeden doğan hak ve yükümlülüklerin dürüstlük kuralına aykırı düşecek şekilde tüketici aleyhine dengesizliğe neden olduğunun kabul edilemeyeceği, çünkü davacının kredi kartı ve kredili mevduat hesabından kaynaklanan borcunu sözleşme şartlarına uygun olarak ödemesi gerektiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, davacının maaş hesabı üzerine konulan blokenin kaldırılması ve bu yolla tahsil edilen paranın istirdadı istemine ilişkindir. İİK'nın 83. maddesi uyarınca maaşların kısmen haczi mümkün olup haczedilecek kısım maaşın ¼'ünden aşağı olamaz. Öte yandan, anılan maddede sayılan mal ve hakların haciz olunabileceğine dair önceden yapılan anlaşmalar da geçerli değildir. O halde, açıklanan hükümler gözetildiğinde davacının maaşının yalnız ¼'ü oranında kesinti yapılabileceği halde, davalının davacıya ait maaş hesabının tamamını bloke etmesi hukuki dayanaktan yoksundur. Mahkemece, taraflar arasındaki bankacılık hizmet sözleşmesi uyarınca
davacı tarafça hesaba bloke konulmasına ve doğmuş olan borçlar için hesaptan kesinti yapılmasına muvafakat verildiği ve davalının yaptığı kesintinin kredi kartı alacağının tahsiline yönelik olması gerekçesiyle istirdat istemi reddedilmiştir. Yapılan bu değerlendirme de yerinde değildir. Zira, davalı tarafın davacının maaşının tamamını bloke etmesinin yasal dayanağı olmadığına göre davalının haksız biçimde tahsil ettiği parayı iade etmesi gerekmektedir. Bu itibarla, mahkemece, yapılan açıklamalar çerçevesinde değerlendirme yapılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/5840 E. 2013/236 K.
Ortak:bloke · istirdat · haciz · Alacak
İncelediğiniz karardaMahkemece, taraflar arasındaki «bankacılık hizmet sözleşmesi» uyarınca davacı tarafça hesaba «bloke» konulmasına ve doğmuş olan borçlar için hesaptan kesinti yapılmasına «muvafakat» verildiği ve davalının yaptığı kesintinin kredi kartı alacağının tahsiline yönelik olması gerekçesiyle «istirdat» istemi reddedilmiştir.
Mahkemece tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında imzalanan bireysel «bankacılık hizmetleri sözleşmesinin» ortak hükümler başlıklı 14/1 maddesi, bankacılık hizmetleri sözleşme öncesi bilgilendirme formunun 3. maddesi, «kredi kartı üyelik sözleşmesinin» hapis, «takas» ve «rehin» başlıklı 15. maddesindeki düzenlemelere göre davalı bankanın işbu sözleşmelerden veya herhangi bir sebepten dolayı doğmuş ya da doğacak alacaklar için işbu hesaplar üzerinde «rehin, hapis hakkına» sahip olduğu, banka üzerinde «rehin hakkı» bulanan her türlü alacak ve değerlerin bir bölümünü veya tamamını «bloke» hesaba alıp almamakta serbest olduğu, davacının davalı ile yapmış olduğu sözleşmeler uyarınca borcun ödenmemesi halinde borcun banka nezdinde bulunan ve maaşının yatmakta olduğu hesabından tahsil edilmesine «muvafakat» ettiği, bankanın yaptığı işlemin «sözleşemeden doğan» hak ve yükümlülüklerin «dürüstlük kuralına» aykırı düşecek şekilde tüketici aleyhine dengesizliğe neden olduğunun kabul edilemeyeceği, çünkü davacının kredi kartı ve kredili mevduat hesabından kaynaklanan bo …
Dava, davacının maaş hesabı üzerine konulan blokenin kaldırılması ve bu yolla tahsil edilen paranın «istirdadı» istemine ilişkindir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacı tarafın «kefili» olduğu kredi borcunun ödenmemesi nedeniyle davalı bankanın davacıya yönelme hakkının bulunduğu, «kredi sözleşmesinde» davacının bankada bulunan hesaplarına «bloke» konulmasına ilişkin hüküm bulunmakta ise de bu hükme dayalı olarak davacının tek geçim kaynağı olan maaşının tamamının bloke edilerek geçim kaynağının yok edilmesinin kabul edilemeyeceği, İİK hükümleri uyarınca maaşların ancak kısmen haczedilebileceği ve bu kısmın da 1/4 den az olamayacağı, davacının gelir durumu ve sosyo ekonomik durumu dikkate alındığında yapılan bloke işleminin maaşın 1/4'ünü geçmeyecek şekilde uygulanmasının uygun görüldüğü, fazlaya ilişkin bloke işleminin yerinde olmadığı, «istirdat» istemi yönünden ise yapılan kesinti işlemlerinin icraya yönelik bir işlem olmaları, kredi alacağının halen tamamının tahsil edilmemiş olması, hukuka uygun olmayan …
Öte yandan, anılan maddede sayılan mal ve hakların «haciz» olunabileceğine dair önceden yapılan anlaşmalar da geçerli değildir.
O halde, açıklanan hükümler gözetildiğinde davacının maaşının yalnız ¼'ü oranında kesinti yapılabileceği halde, davalının davacıya ait maaş hesabının tamamını «bloke» etmesi hukuki dayanaktan yoksundur.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kefil · kredi sözleşmesi
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacı tarafın «kefili» olduğu kredi borcunun ödenmemesi nedeniyle davalı bankanın davacıya yönelme hakkının bulunduğu, «kredi sözleşmesinde» davacının bankada bulunan hesaplarına «bloke» konulmasına ilişkin hüküm bulunmakta ise de bu hükme dayalı olarak davacının tek geçim kaynağı olan maaşının tamamının bloke edilerek geçim kaynağının yok edilmesinin kabul edilemeyeceği, İİK hükümleri uyarınca maaşların ancak kısmen haczedilebileceği ve bu kısmın da 1/4 den az olamayacağı, davacının gelir durumu ve sosyo ekonomik durumu dikkate alındığında yapılan bloke işleminin maaşın 1/4'ünü geçmeyecek şekilde uygulanmasının uygun görüldüğü, fazlaya ilişkin bloke işleminin yerinde olmadığı, «istirdat» istemi yönünden ise yapılan kesinti işlemlerinin icraya yönelik bir işlem olmaları, kredi alacağının halen tamamının tahsil edilmemiş olması, hukuka uygun olmayan …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/8675 E. 2017/6707 K.
Ortak:takas · bloke · muvafakat · haciz
İncelediğiniz karardaMahkemece tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında imzalanan bireysel «bankacılık hizmetleri sözleşmesinin» ortak hükümler başlıklı 14/1 maddesi, bankacılık hizmetleri sözleşme öncesi bilgilendirme formunun 3. maddesi, «kredi kartı üyelik sözleşmesinin» hapis, «takas» ve «rehin» başlıklı 15. maddesindeki düzenlemelere göre davalı bankanın işbu sözleşmelerden veya herhangi bir sebepten dolayı doğmuş ya da doğacak alacaklar için işbu hesaplar üzerinde «rehin, hapis hakkına» sahip olduğu, banka üzerinde «rehin hakkı» bulanan her türlü alacak ve değerlerin bir bölümünü veya tamamını «bloke» hesaba alıp almamakta serbest olduğu, davacının davalı ile yapmış olduğu sözleşmeler uyarınca borcun ödenmemesi halinde borcun banka nezdinde bulunan ve maaşının yatmakta olduğu hesabından tahsil edilmesine «muvafakat» ettiği, bankanın yaptığı işlemin «sözleşemeden doğan» hak ve yükümlülüklerin «dürüstlük kuralına» aykırı düşecek şekilde tüketici aleyhine dengesizliğe neden olduğunun kabul edilemeyeceği, çünkü davacının kredi kartı ve kredili mevduat hesabından kaynaklanan bo …
Mahkemece, taraflar arasındaki «bankacılık hizmet sözleşmesi» uyarınca davacı tarafça hesaba «bloke» konulmasına ve doğmuş olan borçlar için hesaptan kesinti yapılmasına «muvafakat» verildiği ve davalının yaptığı kesintinin kredi kartı alacağının tahsiline yönelik olması gerekçesiyle «istirdat» istemi reddedilmiştir.
Öte yandan, anılan maddede sayılan mal ve hakların «haciz» olunabileceğine dair önceden yapılan anlaşmalar da geçerli değildir.
Benzer bu kararda… ile değişik 5510 sayılı SGK'nın 93/1 maddesinde yer alan "bu fıkraya göre haczi yasaklanan gelir, aylık ve ödeneklerin haczedilmesine ilişkin taleplerin, borçlunun «muvafakati» yok ise, icra müdürü tarafından reddedileceği" hükmünün İİK'nın 83/a maddesine göre daha özel düzenleme içerdiği, borçlunun haczedilmesi mümkün olmayan mal ve hakları ile ilgili olarak, bu hakkından vazgeçebilmesi sebebiyle sözleşme hukukuna göre İİK. madde 83'teki «yasağın» «kesin» olmadığının ve bu şekilde sözleşme ile borcun başka «teminatlara» başvurulmadan ödenmesine imkan sağlandığı, «takas» ve mahsuba ilişkin sözleşme hükmünün «haksız şart» olmadığı, yapılan işlemin «haciz» yoluyla maaş kesinti işlemi değil, taraflar arasında akdedilen bir sözleşme ile verilen hesaptan tahsilat işlemi olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş …
Öte yandan, anılan maddede sayılan mal ve hakların «haciz» olunabileceğine dair önceden yapılan anlaşmalar da geçerli değildir.
O halde, açıklanan hükümler gözetildiğinde davacının maaşının yalnız ¼'ü oranında kesinti yapılabileceği halde, davalının davacıya ait maaş hesabının tamamını «bloke» etmesi hukuki dayanaktan yoksundur.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:haksız şart · oy yasağı · bilirkişi incelemesi · teminat · kesin hüküm
Benzer bu kararda… ile değişik 5510 sayılı SGK'nın 93/1 maddesinde yer alan "bu fıkraya göre haczi yasaklanan gelir, aylık ve ödeneklerin haczedilmesine ilişkin taleplerin, borçlunun «muvafakati» yok ise, icra müdürü tarafından reddedileceği" hükmünün İİK'nın 83/a maddesine göre daha özel düzenleme içerdiği, borçlunun haczedilmesi mümkün olmayan mal ve hakları ile ilgili olarak, bu hakkından vazgeçebilmesi sebebiyle sözleşme hukukuna göre İİK. madde 83'teki «yasağın» «kesin» olmadığının ve bu şekilde sözleşme ile borcun başka «teminatlara» başvurulmadan ödenmesine imkan sağlandığı, «takas» ve mahsuba ilişkin sözleşme hükmünün «haksız şart» olmadığı, yapılan işlemin «haciz» yoluyla maaş kesinti işlemi değil, taraflar arasında akdedilen bir sözleşme ile verilen hesaptan tahsilat işlemi olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş …
Bu durumda, davalı tarafın davacının maaşının tamamını «bloke» etmesinin yasal dayanağı olmadığına göre mahkemece yapılan açıklamalar çerçevesinde değerlendirme yapılarak, gerekirse yeniden «bilirkişi incelemesi» yaptırılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir. (Bkz HGK 2013/11-1842 Esas, 2015/1101 Karar)
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/7706 E. 2022/587 K.
Ortak:bloke · rehin · dürüstlük kuralı · haciz
İncelediğiniz karardaMahkemece tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında imzalanan bireysel «bankacılık hizmetleri sözleşmesinin» ortak hükümler başlıklı 14/1 maddesi, bankacılık hizmetleri sözleşme öncesi bilgilendirme formunun 3. maddesi, «kredi kartı üyelik sözleşmesinin» hapis, «takas» ve «rehin» başlıklı 15. maddesindeki düzenlemelere göre davalı bankanın işbu sözleşmelerden veya herhangi bir sebepten dolayı doğmuş ya da doğacak alacaklar için işbu hesaplar üzerinde «rehin, hapis hakkına» sahip olduğu, banka üzerinde «rehin hakkı» bulanan her türlü alacak ve değerlerin bir bölümünü veya tamamını «bloke» hesaba alıp almamakta serbest olduğu, davacının davalı ile yapmış olduğu sözleşmeler uyarınca borcun ödenmemesi halinde borcun banka nezdinde bulunan ve maaşının yatmakta olduğu hesabından tahsil edilmesine «muvafakat» ettiği, bankanın yaptığı işlemin «sözleşemeden doğan» hak ve yükümlülüklerin «dürüstlük kuralına» aykırı düşecek şekilde tüketici aleyhine dengesizliğe neden olduğunun kabul edilemeyeceği, çünkü davacının kredi kartı ve kredili mevduat hesabından kaynaklanan bo …
Öte yandan, anılan maddede sayılan mal ve hakların «haciz» olunabileceğine dair önceden yapılan anlaşmalar da geçerli değildir.
O halde, açıklanan hükümler gözetildiğinde davacının maaşının yalnız ¼'ü oranında kesinti yapılabileceği halde, davalının davacıya ait maaş hesabının tamamını «bloke» etmesi hukuki dayanaktan yoksundur.
Benzer bu kararda… rini davalı banka nezdinde bulunan maaşının da yattığı hesaptan tahsil edilmesini, kesinti yapılmasını kabul ederek imzalandığı, ilgili sözleşme maddelerine ilişkin «haksız şart» iddiasının dinlenemeyeceği, davalı banka tarafından davacıya yapılmış icra takibinin olmadığı, bilirkişi raporunda yapılan hesap incelemelerine göre davacının kredi geri ödeme kesintilerinden kalan parayı hesabından çekebildiği, davacının taksit tutarını bilerek «kredi sözleşmesini» imzalamış olması, davacı aleyhine icra takibi veya maaşta «haciz» işlemi bulunmaması nedeniyle İİK'nın 83.maddesindeki düzenlemenin işbu uyuşmazlığa uygulanamayacağı, davacının emekli değil aktif çalışan olması nedeniyle de 5510 sayılı Kanun'un 93/1 maddesinin değerlendirilemeyeceği, serbest irade ile imzalanmış hukuken geçerli sözleşmeye rağmen davanın TMK'nın 2. maddesinde düzenlenmiş «dürüstlük kuralı» ilkelerine de aykırı olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Öte yandan, anılan maddede sayılan mal ve hakların «haciz» olunabileceğine dair önceden yapılan anlaşmalar da geçerli değildir.
O halde, açıklanan hükümler gözetildiğinde davacının maaşının yalnız ¼'ü oranında kesinti yapılabileceği halde, davalının davacıya ait maaş hesabının tamamını «bloke» etmesi hukuki dayanaktan yoksundur.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:haksız şart · müktesep hak · direnme kararı · bilirkişi incelemesi · kredi sözleşmesi
Benzer bu karardaBu durumda, davalı tarafın davacının maaşının tamamını «bloke» etmesinin yasal dayanağı olmadığına göre mahkemece yapılan açıklamalar çerçevesinde değerlendirme yapılarak, gerekirse yeniden «bilirkişi incelemesi» yaptırılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış..” gerekçesiyle hükmün davacı yararına bozulmasına karar verilmiş olup mahkemece bozma ilamına uyulduğu halde eylemli «direnme» niteliğinde ve bozma ilamı ile davacı yararına oluşan «müktesep hak» ihlal edilecek şekilde bozma öncesi verilen kararla aynı yönde karar verilmesi doğru olmamış, hükmün bozulmasını gerektirmiştir.
… rini davalı banka nezdinde bulunan maaşının da yattığı hesaptan tahsil edilmesini, kesinti yapılmasını kabul ederek imzalandığı, ilgili sözleşme maddelerine ilişkin «haksız şart» iddiasının dinlenemeyeceği, davalı banka tarafından davacıya yapılmış icra takibinin olmadığı, bilirkişi raporunda yapılan hesap incelemelerine göre davacının kredi geri ödeme kesintilerinden kalan parayı hesabından çekebildiği, davacının taksit tutarını bilerek «kredi sözleşmesini» imzalamış olması, davacı aleyhine icra takibi veya maaşta «haciz» işlemi bulunmaması nedeniyle İİK'nın 83.maddesindeki düzenlemenin işbu uyuşmazlığa uygulanamayacağı, davacının emekli değil aktif çalışan olması nedeniyle de 5510 sayılı Kanun'un 93/1 maddesinin değerlendirilemeyeceği, serbest irade ile imzalanmış hukuken geçerli sözleşmeye rağmen davanın TMK'nın 2. maddesinde düzenlenmiş «dürüstlük kuralı» ilkelerine de aykırı olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
2 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/1130 E. 2017/3968 K.
Ortak:bloke · haciz
İncelediğiniz karardaMahkemece tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında imzalanan bireysel «bankacılık hizmetleri sözleşmesinin» ortak hükümler başlıklı 14/1 maddesi, bankacılık hizmetleri sözleşme öncesi bilgilendirme formunun 3. maddesi, «kredi kartı üyelik sözleşmesinin» hapis, «takas» ve «rehin» başlıklı 15. maddesindeki düzenlemelere göre davalı bankanın işbu sözleşmelerden veya herhangi bir sebepten dolayı doğmuş ya da doğacak alacaklar için işbu hesaplar üzerinde «rehin, hapis hakkına» sahip olduğu, banka üzerinde «rehin hakkı» bulanan her türlü alacak ve değerlerin bir bölümünü veya tamamını «bloke» hesaba alıp almamakta serbest olduğu, davacının davalı ile yapmış olduğu sözleşmeler uyarınca borcun ödenmemesi halinde borcun banka nezdinde bulunan ve maaşının yatmakta olduğu hesabından tahsil edilmesine «muvafakat» ettiği, bankanın yaptığı işlemin «sözleşemeden doğan» hak ve yükümlülüklerin «dürüstlük kuralına» aykırı düşecek şekilde tüketici aleyhine dengesizliğe neden olduğunun kabul edilemeyeceği, çünkü davacının kredi kartı ve kredili mevduat hesabından kaynaklanan bo …
Öte yandan, anılan maddede sayılan mal ve hakların «haciz» olunabileceğine dair önceden yapılan anlaşmalar da geçerli değildir.
O halde, açıklanan hükümler gözetildiğinde davacının maaşının yalnız ¼'ü oranında kesinti yapılabileceği halde, davalının davacıya ait maaş hesabının tamamını «bloke» etmesi hukuki dayanaktan yoksundur.
Benzer bu karardaMahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda İİK'nın 83. maddesi uyarınca maaşların kısmen haczi mümkün olup haczedilecek kısımın, maaşın ¼'ünden aşağı olamayacağı, anılan maddede sayılan mal ve hakların «haciz» olunabileceğine dair önceden yapılan anlaşmaların da geçerli olmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dava, kredi borcu nedeniyle davacının maaşından «bloke» ve icra yoluyla yapılan tahsilatın iadesi istemine ilişkindir.
Davacının maaşından icra müdürlüğünce yapılan kesinti ve bakiye maaş üzerine konulan, «bloke» sonucu, davalı bankanın tahsilatının 32.636,92 TL'ye ulaştığı, oysa davalı bankanın ancak bu miktarın 1/4'ü olan 8.159,97 TL'yi tahsil edebileceği, bu durum karşısında davacının iadesini isteyebileceği kısmın 24.479, 94 TL olması gerekirken fazla miktarın iadesine karar verilmesi doğru olmamış bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/1338 E. 2011/2901 K.
Ortak:bloke · haciz
İncelediğiniz karardaMahkemece tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında imzalanan bireysel «bankacılık hizmetleri sözleşmesinin» ortak hükümler başlıklı 14/1 maddesi, bankacılık hizmetleri sözleşme öncesi bilgilendirme formunun 3. maddesi, «kredi kartı üyelik sözleşmesinin» hapis, «takas» ve «rehin» başlıklı 15. maddesindeki düzenlemelere göre davalı bankanın işbu sözleşmelerden veya herhangi bir sebepten dolayı doğmuş ya da doğacak alacaklar için işbu hesaplar üzerinde «rehin, hapis hakkına» sahip olduğu, banka üzerinde «rehin hakkı» bulanan her türlü alacak ve değerlerin bir bölümünü veya tamamını «bloke» hesaba alıp almamakta serbest olduğu, davacının davalı ile yapmış olduğu sözleşmeler uyarınca borcun ödenmemesi halinde borcun banka nezdinde bulunan ve maaşının yatmakta olduğu hesabından tahsil edilmesine «muvafakat» ettiği, bankanın yaptığı işlemin «sözleşemeden doğan» hak ve yükümlülüklerin «dürüstlük kuralına» aykırı düşecek şekilde tüketici aleyhine dengesizliğe neden olduğunun kabul edilemeyeceği, çünkü davacının kredi kartı ve kredili mevduat hesabından kaynaklanan bo …
Öte yandan, anılan maddede sayılan mal ve hakların «haciz» olunabileceğine dair önceden yapılan anlaşmalar da geçerli değildir.
O halde, açıklanan hükümler gözetildiğinde davacının maaşının yalnız ¼'ü oranında kesinti yapılabileceği halde, davalının davacıya ait maaş hesabının tamamını «bloke» etmesi hukuki dayanaktan yoksundur.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia ve savunmaya, dosya kapsamına göre, davacıların hesaplarında «haciz» ve «bloke» bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkemece, davalı bankanın yargılama aşamasındaki durumu belirten ve hesaplar üzerinde «bloke» veya «haciz» bulunmadığına ilişkin yazısı gerekçe gösterilerek davanın reddine karar verilmiş ise de her dava açıldığı tarihteki şartlara göre incelenip sonuçlandırılmalıdır.
Bu durumda mahkemece, davanın açıldığı tarihte davacıların maaş hesaplarının tamamı üzerinde «haciz» veya «bloke» bulunup bulunmadığı araştırılarak, dava tarihinde maaş hesaplarında bloke veya haciz bulunup sonradan kaldırılmış ise, davalının dava açmaya neden olup olmadığı üzerinde durularak «yargılama gideri» ve «vekalet ücretinin takdiri» gerekirken, davanın açıldığı tarihteki haciz ve blokeye ilişkin bilgi içermeyen, davanın açılmasından sonraki durumunu bildiren yazıya dayalı «eksik incelemeyle» yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş ve kararın bu yönlerden bozulması gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:vekalet ücreti takdiri · yargılama gideri · eksik inceleme · vekalet ücreti
Benzer bu karardaBu durumda mahkemece, davanın açıldığı tarihte davacıların maaş hesaplarının tamamı üzerinde «haciz» veya «bloke» bulunup bulunmadığı araştırılarak, dava tarihinde maaş hesaplarında bloke veya haciz bulunup sonradan kaldırılmış ise, davalının dava açmaya neden olup olmadığı üzerinde durularak «yargılama gideri» ve «vekalet ücretinin takdiri» gerekirken, davanın açıldığı tarihteki haciz ve blokeye ilişkin bilgi içermeyen, davanın açılmasından sonraki durumunu bildiren yazıya dayalı «eksik incelemeyle» yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş ve kararın bu yönlerden bozulması gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2016/15030 E. , 2018/4558 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TÜKETİCİ MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ...
1. Tüketici Mahkemesi’nce verilen 02/06/2016 tarih ve 2015/136-2016/481 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı nezdinde maaş hesabı bulunduğunu, davalının müvekkilinin borçlarına istinaden 2013 Haziran ayından beri kesinti yaptığını, bankanın da alacakları için icra takibi yaparak maaşa haciz koydurması gerektiğini, icra takibi harici maaştan kesinti yapması ve maaş hesabına bloke koymasının yasal dayanağının bulunmadığını, ileri sürerek blokenin kaldırılmasına ve yapılan kesintilerin iadesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, davacı ile yapılan bankacılık sözleşmesinin bu şekilde işlem tesis edilmesine cevaz verdiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında imzalanan bireysel bankacılık hizmetleri sözleşmesinin ortak hükümler başlıklı 14/1 maddesi, bankacılık hizmetleri sözleşme öncesi bilgilendirme formunun 3. maddesi, kredi kartı üyelik sözleşmesinin hapis, takas ve rehin başlıklı 15. maddesindeki düzenlemelere göre davalı bankanın işbu sözleşmelerden veya herhangi bir sebepten dolayı doğmuş ya da doğacak alacaklar için işbu hesaplar üzerinde rehin, hapis hakkına sahip olduğu, banka üzerinde rehin hakkı bulanan her türlü alacak ve değerlerin bir bölümünü veya tamamını bloke hesaba alıp almamakta serbest olduğu, davacının davalı ile yapmış olduğu sözleşmeler uyarınca borcun ödenmemesi halinde borcun banka nezdinde bulunan ve maaşının yatmakta olduğu hesabından tahsil edilmesine muvafakat ettiği, bankanın yaptığı işlemin sözleşemeden doğan hak ve yükümlülüklerin dürüstlük kuralına aykırı düşecek şekilde tüketici aleyhine dengesizliğe neden olduğunun kabul edilemeyeceği, çünkü davacının kredi kartı ve kredili mevduat hesabından kaynaklanan borcunu sözleşme şartlarına uygun olarak ödemesi gerektiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, davacının maaş hesabı üzerine konulan blokenin kaldırılması ve bu yolla tahsil edilen paranın istirdadı istemine ilişkindir. İİK'nın 83. maddesi uyarınca maaşların kısmen haczi mümkün olup haczedilecek kısım maaşın ¼'ünden aşağı olamaz. Öte yandan, anılan maddede sayılan mal ve hakların haciz olunabileceğine dair önceden yapılan anlaşmalar da geçerli değildir. O halde, açıklanan hükümler gözetildiğinde davacının maaşının yalnız ¼'ü oranında kesinti yapılabileceği halde, davalının davacıya ait maaş hesabının tamamını bloke etmesi hukuki dayanaktan yoksundur. Mahkemece, taraflar arasındaki bankacılık hizmet sözleşmesi uyarınca
davacı tarafça hesaba bloke konulmasına ve doğmuş olan borçlar için hesaptan kesinti yapılmasına muvafakat verildiği ve davalının yaptığı kesintinin kredi kartı alacağının tahsiline yönelik olması gerekçesiyle istirdat istemi reddedilmiştir. Yapılan bu değerlendirme de yerinde değildir. Zira, davalı tarafın davacının maaşının tamamını bloke etmesinin yasal dayanağı olmadığına göre davalının haksız biçimde tahsil ettiği parayı iade etmesi gerekmektedir. Bu itibarla, mahkemece, yapılan açıklamalar çerçevesinde değerlendirme yapılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıdaki bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, 19/06/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/429273500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz