Blokonun kaldırılması
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2016/8675 E. 2017/6707 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
haksız şart↗ takas↗ bloke↗ oy yasağı↗ muvafakat↗ bilirkişi incelemesi↗ haciz↗ teminat↗ kesin hüküm↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve hükme esas alınan bilirkişi raporuna göre, taraflar arasında akdedilen sözleşme gereği 28/02/2009 tarihinde yürürlüğe giren 5838 sayılı Kanunu 32. maddesi ile değişik 5510 sayılı SGK'nın 93/1 maddesinde yer alan "bu fıkraya göre haczi yasaklanan gelir, aylık ve ödeneklerin haczedilmesine ilişkin taleplerin, borçlunun muvafakati yok ise, icra müdürü tarafından reddedileceği" hükmünün İİK'nın 83/a maddesine göre daha özel düzenleme içerdiği, borçlunun haczedilmesi mümkün olmayan mal ve hakları ile ilgili olarak, bu hakkından vazgeçebilmesi sebebiyle sözleşme hukukuna göre İİK. madde 83'teki yasağın kesin olmadığının ve bu şekilde sözleşme ile borcun başka teminatlara başvurulmadan ödenmesine imkan sağlandığı, takas ve mahsuba ilişkin sözleşme hükmünün haksız şart olmadığı, yapılan işlemin haciz yoluyla maaş kesinti işlemi değil, taraflar arasında akdedilen bir sözleşme ile verilen hesaptan tahsilat işlemi olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, davacının kredi borcundan dolayı maaş hesabı üzerine konulan blokenin kaldırılması istemine ilişkindir. İİK'nın 83. maddesi uyarınca maaşların kısmen haczi mümkün olup haczedilecek kısım, maaşın ¼'ünden aşağı olamaz. Öte yandan, anılan maddede sayılan mal ve hakların haciz olunabileceğine dair önceden yapılan anlaşmalar da geçerli değildir. O halde, açıklanan hükümler gözetildiğinde davacının maaşının yalnız ¼'ü oranında kesinti yapılabileceği halde, davalının davacıya ait maaş hesabının tamamını bloke etmesi hukuki dayanaktan yoksundur. Bu durumda, davalı tarafın davacının maaşının tamamını bloke etmesinin yasal dayanağı olmadığına göre mahkemece yapılan açıklamalar çerçevesinde değerlendirme yapılarak, gerekirse yeniden bilirkişi incelemesi yaptırılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir. (Bkz HGK 2013/11-1842 Esas, 2015/1101 Karar)
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/5840 E. 2013/236 K.
Ortak:bloke · haciz
İncelediğiniz kararda… ile değişik 5510 sayılı SGK'nın 93/1 maddesinde yer alan "bu fıkraya göre haczi yasaklanan gelir, aylık ve ödeneklerin haczedilmesine ilişkin taleplerin, borçlunun «muvafakati» yok ise, icra müdürü tarafından reddedileceği" hükmünün İİK'nın 83/a maddesine göre daha özel düzenleme içerdiği, borçlunun haczedilmesi mümkün olmayan mal ve hakları ile ilgili olarak, bu hakkından vazgeçebilmesi sebebiyle sözleşme hukukuna göre İİK. madde 83'teki «yasağın» «kesin» olmadığının ve bu şekilde sözleşme ile borcun başka «teminatlara» başvurulmadan ödenmesine imkan sağlandığı, «takas» ve mahsuba ilişkin sözleşme hükmünün «haksız şart» olmadığı, yapılan işlemin «haciz» yoluyla maaş kesinti işlemi değil, taraflar arasında akdedilen bir sözleşme ile verilen hesaptan tahsilat işlemi olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş …
Öte yandan, anılan maddede sayılan mal ve hakların «haciz» olunabileceğine dair önceden yapılan anlaşmalar da geçerli değildir.
O halde, açıklanan hükümler gözetildiğinde davacının maaşının yalnız ¼'ü oranında kesinti yapılabileceği halde, davalının davacıya ait maaş hesabının tamamını «bloke» etmesi hukuki dayanaktan yoksundur.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacı tarafın «kefili» olduğu kredi borcunun ödenmemesi nedeniyle davalı bankanın davacıya yönelme hakkının bulunduğu, «kredi sözleşmesinde» davacının bankada bulunan hesaplarına «bloke» konulmasına ilişkin hüküm bulunmakta ise de bu hükme dayalı olarak davacının tek geçim kaynağı olan maaşının tamamının bloke edilerek geçim kaynağının yok edilmesinin kabul edilemeyeceği, İİK hükümleri uyarınca maaşların ancak kısmen haczedilebileceği ve bu kısmın da 1/4 den az olamayacağı, davacının gelir durumu ve sosyo ekonomik durumu dikkate alındığında yapılan bloke işleminin maaşın 1/4'ünü geçmeyecek şekilde uygulanmasının uygun görüldüğü, fazlaya ilişkin bloke işleminin yerinde olmadığı, «istirdat» istemi yönünden ise yapılan kesinti işlemlerinin icraya yönelik bir işlem olmaları, kredi alacağının halen tamamının tahsil edilmemiş olması, hukuka uygun olmayan …
Öte yandan, anılan maddede sayılan mal ve hakların «haciz» olunabileceğine dair önceden yapılan anlaşmalar da geçerli değildir.
O halde, açıklanan hükümler gözetildiğinde davacının maaşının yalnız ¼'ü oranında kesinti yapılabileceği halde, davalının davacıya ait maaş hesabının tamamını «bloke» etmesi hukuki dayanaktan yoksundur.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:kefil · istirdat · kredi sözleşmesi
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacı tarafın «kefili» olduğu kredi borcunun ödenmemesi nedeniyle davalı bankanın davacıya yönelme hakkının bulunduğu, «kredi sözleşmesinde» davacının bankada bulunan hesaplarına «bloke» konulmasına ilişkin hüküm bulunmakta ise de bu hükme dayalı olarak davacının tek geçim kaynağı olan maaşının tamamının bloke edilerek geçim kaynağının yok edilmesinin kabul edilemeyeceği, İİK hükümleri uyarınca maaşların ancak kısmen haczedilebileceği ve bu kısmın da 1/4 den az olamayacağı, davacının gelir durumu ve sosyo ekonomik durumu dikkate alındığında yapılan bloke işleminin maaşın 1/4'ünü geçmeyecek şekilde uygulanmasının uygun görüldüğü, fazlaya ilişkin bloke işleminin yerinde olmadığı, «istirdat» istemi yönünden ise yapılan kesinti işlemlerinin icraya yönelik bir işlem olmaları, kredi alacağının halen tamamının tahsil edilmemiş olması, hukuka uygun olmayan …
Ancak, mahkemece davalının yaptığı kesintinin icraya yönelik olması, kredi alacağının tamamının tahsil edilmemiş bulunması, kesinti miktarını düzenleyen mahkeme kararının ancak karar tarihinden sonra uygulanabileceği gerekçesiyle «istirdat» istemi reddedilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/15030 E. 2018/4558 K.
Ortak:takas · bloke · muvafakat · haciz
İncelediğiniz kararda… ile değişik 5510 sayılı SGK'nın 93/1 maddesinde yer alan "bu fıkraya göre haczi yasaklanan gelir, aylık ve ödeneklerin haczedilmesine ilişkin taleplerin, borçlunun «muvafakati» yok ise, icra müdürü tarafından reddedileceği" hükmünün İİK'nın 83/a maddesine göre daha özel düzenleme içerdiği, borçlunun haczedilmesi mümkün olmayan mal ve hakları ile ilgili olarak, bu hakkından vazgeçebilmesi sebebiyle sözleşme hukukuna göre İİK. madde 83'teki «yasağın» «kesin» olmadığının ve bu şekilde sözleşme ile borcun başka «teminatlara» başvurulmadan ödenmesine imkan sağlandığı, «takas» ve mahsuba ilişkin sözleşme hükmünün «haksız şart» olmadığı, yapılan işlemin «haciz» yoluyla maaş kesinti işlemi değil, taraflar arasında akdedilen bir sözleşme ile verilen hesaptan tahsilat işlemi olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş …
Öte yandan, anılan maddede sayılan mal ve hakların «haciz» olunabileceğine dair önceden yapılan anlaşmalar da geçerli değildir.
O halde, açıklanan hükümler gözetildiğinde davacının maaşının yalnız ¼'ü oranında kesinti yapılabileceği halde, davalının davacıya ait maaş hesabının tamamını «bloke» etmesi hukuki dayanaktan yoksundur.
Benzer bu karardaMahkemece tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında imzalanan bireysel «bankacılık hizmetleri sözleşmesinin» ortak hükümler başlıklı 14/1 maddesi, bankacılık hizmetleri sözleşme öncesi bilgilendirme formunun 3. maddesi, «kredi kartı üyelik sözleşmesinin» hapis, «takas» ve «rehin» başlıklı 15. maddesindeki düzenlemelere göre davalı bankanın işbu sözleşmelerden veya herhangi bir sebepten dolayı doğmuş ya da doğacak alacaklar için işbu hesaplar üzerinde «rehin, hapis hakkına» sahip olduğu, banka üzerinde «rehin hakkı» bulanan her türlü alacak ve değerlerin bir bölümünü veya tamamını «bloke» hesaba alıp almamakta serbest olduğu, davacının davalı ile yapmış olduğu sözleşmeler uyarınca borcun ödenmemesi halinde borcun banka nezdinde bulunan ve maaşının yatmakta olduğu hesabından tahsil edilmesine «muvafakat» ettiği, bankanın yaptığı işlemin «sözleşemeden doğan» hak ve yükümlülüklerin «dürüstlük kuralına» aykırı düşecek şekilde tüketici aleyhine dengesizliğe neden olduğunun kabul edilemeyeceği, çünkü davacının kredi kartı ve kredili mevduat hesabından kaynaklanan bo …
Mahkemece, taraflar arasındaki «bankacılık hizmet sözleşmesi» uyarınca davacı tarafça hesaba «bloke» konulmasına ve doğmuş olan borçlar için hesaptan kesinti yapılmasına «muvafakat» verildiği ve davalının yaptığı kesintinin kredi kartı alacağının tahsiline yönelik olması gerekçesiyle «istirdat» istemi reddedilmiştir.
Öte yandan, anılan maddede sayılan mal ve hakların «haciz» olunabileceğine dair önceden yapılan anlaşmalar da geçerli değildir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:rehin ve hapis hakkı · kredi kartı üyelik sözleşmesi · bankacılık hizmetleri sözleşmesi · hapis hakkı · rehin hakkı · sözleşmeden doğan dava · rehin · hizmet sözleşmesi
Benzer bu karardaMahkemece tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında imzalanan bireysel «bankacılık hizmetleri sözleşmesinin» ortak hükümler başlıklı 14/1 maddesi, bankacılık hizmetleri sözleşme öncesi bilgilendirme formunun 3. maddesi, «kredi kartı üyelik sözleşmesinin» hapis, «takas» ve «rehin» başlıklı 15. maddesindeki düzenlemelere göre davalı bankanın işbu sözleşmelerden veya herhangi bir sebepten dolayı doğmuş ya da doğacak alacaklar için işbu hesaplar üzerinde «rehin, hapis hakkına» sahip olduğu, banka üzerinde «rehin hakkı» bulanan her türlü alacak ve değerlerin bir bölümünü veya tamamını «bloke» hesaba alıp almamakta serbest olduğu, davacının davalı ile yapmış olduğu sözleşmeler uyarınca borcun ödenmemesi halinde borcun banka nezdinde bulunan ve maaşının yatmakta olduğu hesabından tahsil edilmesine «muvafakat» ettiği, bankanın yaptığı işlemin «sözleşemeden doğan» hak ve yükümlülüklerin «dürüstlük kuralına» aykırı düşecek şekilde tüketici aleyhine dengesizliğe neden olduğunun kabul edilemeyeceği, çünkü davacının kredi kartı ve kredili mevduat hesabından kaynaklanan bo …
Mahkemece, taraflar arasındaki «bankacılık hizmet sözleşmesi» uyarınca davacı tarafça hesaba «bloke» konulmasına ve doğmuş olan borçlar için hesaptan kesinti yapılmasına «muvafakat» verildiği ve davalının yaptığı kesintinin kredi kartı alacağının tahsiline yönelik olması gerekçesiyle «istirdat» istemi reddedilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/7706 E. 2022/587 K.
Ortak:haksız şart · bloke · bilirkişi incelemesi · haciz
İncelediğiniz kararda… ile değişik 5510 sayılı SGK'nın 93/1 maddesinde yer alan "bu fıkraya göre haczi yasaklanan gelir, aylık ve ödeneklerin haczedilmesine ilişkin taleplerin, borçlunun «muvafakati» yok ise, icra müdürü tarafından reddedileceği" hükmünün İİK'nın 83/a maddesine göre daha özel düzenleme içerdiği, borçlunun haczedilmesi mümkün olmayan mal ve hakları ile ilgili olarak, bu hakkından vazgeçebilmesi sebebiyle sözleşme hukukuna göre İİK. madde 83'teki «yasağın» «kesin» olmadığının ve bu şekilde sözleşme ile borcun başka «teminatlara» başvurulmadan ödenmesine imkan sağlandığı, «takas» ve mahsuba ilişkin sözleşme hükmünün «haksız şart» olmadığı, yapılan işlemin «haciz» yoluyla maaş kesinti işlemi değil, taraflar arasında akdedilen bir sözleşme ile verilen hesaptan tahsilat işlemi olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş …
Bu durumda, davalı tarafın davacının maaşının tamamını «bloke» etmesinin yasal dayanağı olmadığına göre mahkemece yapılan açıklamalar çerçevesinde değerlendirme yapılarak, gerekirse yeniden «bilirkişi incelemesi» yaptırılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir. (Bkz HGK 2013/11-1842 Esas, 2015/1101 Karar)
Öte yandan, anılan maddede sayılan mal ve hakların «haciz» olunabileceğine dair önceden yapılan anlaşmalar da geçerli değildir.
Benzer bu kararda… rini davalı banka nezdinde bulunan maaşının da yattığı hesaptan tahsil edilmesini, kesinti yapılmasını kabul ederek imzalandığı, ilgili sözleşme maddelerine ilişkin «haksız şart» iddiasının dinlenemeyeceği, davalı banka tarafından davacıya yapılmış icra takibinin olmadığı, bilirkişi raporunda yapılan hesap incelemelerine göre davacının kredi geri ödeme kesintilerinden kalan parayı hesabından çekebildiği, davacının taksit tutarını bilerek «kredi sözleşmesini» imzalamış olması, davacı aleyhine icra takibi veya maaşta «haciz» işlemi bulunmaması nedeniyle İİK'nın 83.maddesindeki düzenlemenin işbu uyuşmazlığa uygulanamayacağı, davacının emekli değil aktif çalışan olması nedeniyle de 5510 sayılı Kanun'un 93/1 maddesinin değerlendirilemeyeceği, serbest irade ile imzalanmış hukuken geçerli sözleşmeye rağmen davanın TMK'nın 2. maddesinde düzenlenmiş «dürüstlük kuralı» ilkelerine de aykırı olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bu durumda, davalı tarafın davacının maaşının tamamını «bloke» etmesinin yasal dayanağı olmadığına göre mahkemece yapılan açıklamalar çerçevesinde değerlendirme yapılarak, gerekirse yeniden «bilirkişi incelemesi» yaptırılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış..” gerekçesiyle hükmün davacı yararına bozulmasına karar verilmiş olup mahkemece bozma ilamına uyulduğu halde eylemli «direnme» niteliğinde ve bozma ilamı ile davacı yararına oluşan «müktesep hak» ihlal edilecek şekilde bozma öncesi verilen kararla aynı yönde karar verilmesi doğru olmamış, hükmün bozulmasını gerektirmiştir.
Öte yandan, anılan maddede sayılan mal ve hakların «haciz» olunabileceğine dair önceden yapılan anlaşmalar da geçerli değildir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:müktesep hak · direnme kararı · dürüstlük kuralı · kredi sözleşmesi
Benzer bu kararda… rini davalı banka nezdinde bulunan maaşının da yattığı hesaptan tahsil edilmesini, kesinti yapılmasını kabul ederek imzalandığı, ilgili sözleşme maddelerine ilişkin «haksız şart» iddiasının dinlenemeyeceği, davalı banka tarafından davacıya yapılmış icra takibinin olmadığı, bilirkişi raporunda yapılan hesap incelemelerine göre davacının kredi geri ödeme kesintilerinden kalan parayı hesabından çekebildiği, davacının taksit tutarını bilerek «kredi sözleşmesini» imzalamış olması, davacı aleyhine icra takibi veya maaşta «haciz» işlemi bulunmaması nedeniyle İİK'nın 83.maddesindeki düzenlemenin işbu uyuşmazlığa uygulanamayacağı, davacının emekli değil aktif çalışan olması nedeniyle de 5510 sayılı Kanun'un 93/1 maddesinin değerlendirilemeyeceği, serbest irade ile imzalanmış hukuken geçerli sözleşmeye rağmen davanın TMK'nın 2. maddesinde düzenlenmiş «dürüstlük kuralı» ilkelerine de aykırı olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bu durumda, davalı tarafın davacının maaşının tamamını «bloke» etmesinin yasal dayanağı olmadığına göre mahkemece yapılan açıklamalar çerçevesinde değerlendirme yapılarak, gerekirse yeniden «bilirkişi incelemesi» yaptırılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış..” gerekçesiyle hükmün davacı yararına bozulmasına karar verilmiş olup mahkemece bozma ilamına uyulduğu halde eylemli «direnme» niteliğinde ve bozma ilamı ile davacı yararına oluşan «müktesep hak» ihlal edilecek şekilde bozma öncesi verilen kararla aynı yönde karar verilmesi doğru olmamış, hükmün bozulmasını gerektirmiştir.
3 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/1130 E. 2017/3968 K.
Ortak:bloke · haciz
İncelediğiniz kararda… ile değişik 5510 sayılı SGK'nın 93/1 maddesinde yer alan "bu fıkraya göre haczi yasaklanan gelir, aylık ve ödeneklerin haczedilmesine ilişkin taleplerin, borçlunun «muvafakati» yok ise, icra müdürü tarafından reddedileceği" hükmünün İİK'nın 83/a maddesine göre daha özel düzenleme içerdiği, borçlunun haczedilmesi mümkün olmayan mal ve hakları ile ilgili olarak, bu hakkından vazgeçebilmesi sebebiyle sözleşme hukukuna göre İİK. madde 83'teki «yasağın» «kesin» olmadığının ve bu şekilde sözleşme ile borcun başka «teminatlara» başvurulmadan ödenmesine imkan sağlandığı, «takas» ve mahsuba ilişkin sözleşme hükmünün «haksız şart» olmadığı, yapılan işlemin «haciz» yoluyla maaş kesinti işlemi değil, taraflar arasında akdedilen bir sözleşme ile verilen hesaptan tahsilat işlemi olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş …
Öte yandan, anılan maddede sayılan mal ve hakların «haciz» olunabileceğine dair önceden yapılan anlaşmalar da geçerli değildir.
O halde, açıklanan hükümler gözetildiğinde davacının maaşının yalnız ¼'ü oranında kesinti yapılabileceği halde, davalının davacıya ait maaş hesabının tamamını «bloke» etmesi hukuki dayanaktan yoksundur.
Benzer bu karardaMahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda İİK'nın 83. maddesi uyarınca maaşların kısmen haczi mümkün olup haczedilecek kısımın, maaşın ¼'ünden aşağı olamayacağı, anılan maddede sayılan mal ve hakların «haciz» olunabileceğine dair önceden yapılan anlaşmaların da geçerli olmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dava, kredi borcu nedeniyle davacının maaşından «bloke» ve icra yoluyla yapılan tahsilatın iadesi istemine ilişkindir.
Davacının maaşından icra müdürlüğünce yapılan kesinti ve bakiye maaş üzerine konulan, «bloke» sonucu, davalı bankanın tahsilatının 32.636,92 TL'ye ulaştığı, oysa davalı bankanın ancak bu miktarın 1/4'ü olan 8.159,97 TL'yi tahsil edebileceği, bu durum karşısında davacının iadesini isteyebileceği kısmın 24.479, 94 TL olması gerekirken fazla miktarın iadesine karar verilmesi doğru olmamış bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/3082 E. 2018/7873 K.
Ortak:takas · bloke · muvafakat
İncelediğiniz kararda… ile değişik 5510 sayılı SGK'nın 93/1 maddesinde yer alan "bu fıkraya göre haczi yasaklanan gelir, aylık ve ödeneklerin haczedilmesine ilişkin taleplerin, borçlunun «muvafakati» yok ise, icra müdürü tarafından reddedileceği" hükmünün İİK'nın 83/a maddesine göre daha özel düzenleme içerdiği, borçlunun haczedilmesi mümkün olmayan mal ve hakları ile ilgili olarak, bu hakkından vazgeçebilmesi sebebiyle sözleşme hukukuna göre İİK. madde 83'teki «yasağın» «kesin» olmadığının ve bu şekilde sözleşme ile borcun başka «teminatlara» başvurulmadan ödenmesine imkan sağlandığı, «takas» ve mahsuba ilişkin sözleşme hükmünün «haksız şart» olmadığı, yapılan işlemin «haciz» yoluyla maaş kesinti işlemi değil, taraflar arasında akdedilen bir sözleşme ile verilen hesaptan tahsilat işlemi olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş …
O halde, açıklanan hükümler gözetildiğinde davacının maaşının yalnız ¼'ü oranında kesinti yapılabileceği halde, davalının davacıya ait maaş hesabının tamamını «bloke» etmesi hukuki dayanaktan yoksundur.
Bu durumda, davalı tarafın davacının maaşının tamamını «bloke» etmesinin yasal dayanağı olmadığına göre mahkemece yapılan açıklamalar çerçevesinde değerlendirme yapılarak, gerekirse yeniden «bilirkişi incelemesi» yaptırılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir. (Bkz HGK 2013/11-1842 Esas, 2015/1101 Karar)
Benzer bu karardaSomut olayda da davacı, davalı banka ile imzaladığı «kredi sözleşmesi» sırasında «takas, mahsupa» ilişkin «muvafakat» vermiş olup, bu muvafakat İİK'nın 83/a maddesi gereğince «geçersizdir».
… n alacaklar ile nafaka borçları dışında haczedilemeyeceği, bu fıkraya göre haczi yasaklanan gelir, aylık ve ödeneklerin haczedilmesine yönelik taleplerin, borçlunun «muvafakati» bulunmaması halinde, icra müdürü tarafından reddedileceği öngörülmüş, yine İİK 83/a maddesi uyarınca haczi caiz olmayan mallar ve haklar ve kısmen haczi caiz olan …
Bu itibarla, davalı bankanın davacının emekli maaşına koyduğu «bloke» ve yaptığı kesintiler haksız olduğu halde mahkemece yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:takas-mahsup · mahsup · geçersizlik · kredi sözleşmesi
Benzer bu karardaSomut olayda da davacı, davalı banka ile imzaladığı «kredi sözleşmesi» sırasında «takas, mahsupa» ilişkin «muvafakat» vermiş olup, bu muvafakat İİK'nın 83/a maddesi gereğince «geçersizdir».
-
Blokenin kaldırılması | İade | İstirdat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/7284 E. 2015/5586 K.
Ortak:haksız şart · takas · bloke · muvafakat
İncelediğiniz kararda… ile değişik 5510 sayılı SGK'nın 93/1 maddesinde yer alan "bu fıkraya göre haczi yasaklanan gelir, aylık ve ödeneklerin haczedilmesine ilişkin taleplerin, borçlunun «muvafakati» yok ise, icra müdürü tarafından reddedileceği" hükmünün İİK'nın 83/a maddesine göre daha özel düzenleme içerdiği, borçlunun haczedilmesi mümkün olmayan mal ve hakları ile ilgili olarak, bu hakkından vazgeçebilmesi sebebiyle sözleşme hukukuna göre İİK. madde 83'teki «yasağın» «kesin» olmadığının ve bu şekilde sözleşme ile borcun başka «teminatlara» başvurulmadan ödenmesine imkan sağlandığı, «takas» ve mahsuba ilişkin sözleşme hükmünün «haksız şart» olmadığı, yapılan işlemin «haciz» yoluyla maaş kesinti işlemi değil, taraflar arasında akdedilen bir sözleşme ile verilen hesaptan tahsilat işlemi olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş …
O halde, açıklanan hükümler gözetildiğinde davacının maaşının yalnız ¼'ü oranında kesinti yapılabileceği halde, davalının davacıya ait maaş hesabının tamamını «bloke» etmesi hukuki dayanaktan yoksundur.
Bu durumda, davalı tarafın davacının maaşının tamamını «bloke» etmesinin yasal dayanağı olmadığına göre mahkemece yapılan açıklamalar çerçevesinde değerlendirme yapılarak, gerekirse yeniden «bilirkişi incelemesi» yaptırılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir. (Bkz HGK 2013/11-1842 Esas, 2015/1101 Karar)
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, 5510 SK'nun 93. maddesi uyarınca emekli maaşının haczi için borçlunun «muvafakati» gerektiği, «kredi sözleşmesinde» bankanın «takas, mahsup», «virman» «yetkisinin» bulunduğunun kabul edildiği, «tüketici kredisi» taksitlerinin davacı hesabından doğrudan tahsil edildiği, bankanın ...
Şubesi tarafından kredi kartından dolayı konulan «bloke» nedeniyle maaşın tümünün alınmasına engel olunduğu, sözleşmenin 24. maddesinin «haksız şart» niteliğinde bulunduğu, ...
Somut olayda da davacı, davalı banka ile imzaladığı «kredi sözleşmesi» sırasında «takas, mahsupa» ilişkin «muvafakat» vermiş olup, bu muvafakat İİK'nın 83/a maddesi gereğince «geçersizdir».
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:tüketici kredisi · virman · takas-mahsup · mahsup · geçersizlik · kredi sözleşmesi · yetkisizlik kararı
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, 5510 SK'nun 93. maddesi uyarınca emekli maaşının haczi için borçlunun «muvafakati» gerektiği, «kredi sözleşmesinde» bankanın «takas, mahsup», «virman» «yetkisinin» bulunduğunun kabul edildiği, «tüketici kredisi» taksitlerinin davacı hesabından doğrudan tahsil edildiği, bankanın ...
2- Dava, emekli maaşına konulan blokenin kaldırılması ve yapılan kesintilerin iadesi istemine ilişkin olup, mahkemece davacının bankadan «tüketici kredisi» kullandığı, sözleşmede bankanın «takas, mahsup», «virman» «yetkisinin» bulunduğu, davacının da kredi taksitlerinin hesabından kesilmesi için talimat verdiği gerekçesiyle, kredi çekilen ...
Şubesi'nden kullanılan «tüketici kredilerine» ilişkin olarak ise bankaca yapılan kesintilerin sözleşmedeki «takas, mahsup», «virman» talimatına uygun olduğu, maaşın blokesi değil, ödeme talimatı olarak değerlendirilmesi gerektiği gerekçesiyle, davacının maaş hesabına ...
Somut olayda da davacı, davalı banka ile imzaladığı «kredi sözleşmesi» sırasında «takas, mahsupa» ilişkin «muvafakat» vermiş olup, bu muvafakat İİK'nın 83/a maddesi gereğince «geçersizdir».
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2016/8675 E. , 2017/6707 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TÜKETİCİ MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... Tüketici Mahkemesi’nce verilen 23.02.2016 tarih ve 2015/261-2016/129 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı banka şubesinden 2014 yılında 69.000,00 TL bedelli, 36 ay vadeli ihtiyaç kredisi kullandığını, maaşının kredinin kullanıldığı dönemde 2.150,00 TL ve kredi aylık ödeme tutarının ise 2.408,00 TL olduğunu, maaş hesabının yanında, 10.000,00 TL bedelli KMH hesabı ile 750,00 TL tutarında kredi kartı bulunduğunu, yapılandırma ile aylık ödeme tutarının 2.908,66 TL’ye çıktığını, maaşına hukuka aykırı olarak bloke konduğunu, müvekkili hakkında başlatılmış bir icra takibi olmadığını, 2014 yılı Kasım ayından itibaren maaşını alamadığını iddia ederek müvekkilinin maaş hesabına konulan blokenin kaldırılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, kredi kullanımına yönelik talebe istinaden şubece kredi verilmeden önce gelirin belgelerle teyit ve tespit edildiğini, maaşını banka aracılığıyla alan davacının aylık 3.500 TL gelir elde ettiğinin belirlendiğini, sözleşme hükmü gereği, müşterinin banka nezdinde bulunan veya ileride bulunabilecek olan vadeleri dolmuş veya dolmamış tüm hak ve alacaklarının bankaya rehin verilmiş olduğunu, bankanın herhangi bir bildirime gerek olmaksızın virman, hapis hakkı, mahsup etme yetkisine sahip olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve hükme esas alınan bilirkişi raporuna göre, taraflar arasında akdedilen sözleşme gereği 28/02/2009 tarihinde yürürlüğe giren 5838 sayılı Kanunu 32. maddesi ile değişik 5510 sayılı SGK'nın 93/1 maddesinde yer alan "bu fıkraya göre haczi yasaklanan gelir, aylık ve ödeneklerin haczedilmesine ilişkin taleplerin, borçlunun muvafakati yok ise, icra müdürü tarafından reddedileceği" hükmünün İİK'nın 83/a maddesine göre daha özel düzenleme içerdiği, borçlunun haczedilmesi mümkün olmayan mal ve hakları ile ilgili olarak, bu hakkından vazgeçebilmesi sebebiyle sözleşme hukukuna göre İİK. madde 83'teki yasağın kesin olmadığının ve bu şekilde sözleşme ile borcun başka teminatlara başvurulmadan ödenmesine imkan sağlandığı, takas ve mahsuba ilişkin sözleşme hükmünün haksız şart olmadığı, yapılan işlemin haciz yoluyla maaş kesinti işlemi değil, taraflar arasında akdedilen bir sözleşme ile verilen hesaptan tahsilat işlemi olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, davacının kredi borcundan dolayı maaş hesabı üzerine konulan blokenin kaldırılması istemine ilişkindir. İİK'nın 83. maddesi uyarınca maaşların kısmen haczi mümkün olup haczedilecek kısım, maaşın ¼'ünden aşağı olamaz. Öte yandan, anılan maddede sayılan mal ve hakların haciz olunabileceğine dair önceden yapılan anlaşmalar da geçerli değildir. O halde, açıklanan hükümler gözetildiğinde davacının maaşının yalnız ¼'ü oranında kesinti yapılabileceği halde, davalının davacıya ait maaş hesabının tamamını bloke etmesi hukuki dayanaktan yoksundur. Bu durumda, davalı tarafın davacının maaşının tamamını bloke etmesinin yasal dayanağı olmadığına göre mahkemece yapılan açıklamalar çerçevesinde değerlendirme yapılarak, gerekirse yeniden bilirkişi incelemesi yaptırılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
(Bkz HGK 2013/11-1842 Esas, 2015/1101 Karar)
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, 29.11.2017 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, uyuşmazlığın İİK'dan daha sonra yürürlüğe giren ve daha özel nitelikli hükümler içeren 5510 sayılı Yasa'nın 93. maddesi hükümleri kapsamında çözümlenmiş bulunmasına göre usul ve yasaya uygun yerel mahkeme kararının onanması yerine yazılı gerekçe ile bozulmasına ilişkin sayın çoğunluk görüşüne karşıyım.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/387359400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz