Menfi Tespit
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2016/1130 E. 2017/3968 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
bloke↗ haciz↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda İİK'nın 83. maddesi uyarınca maaşların kısmen haczi mümkün olup haczedilecek kısımın, maaşın ¼'ünden aşağı olamayacağı, anılan maddede sayılan mal ve hakların haciz olunabileceğine dair önceden yapılan anlaşmaların da geçerli olmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, kredi borcu nedeniyle davacının maaşından bloke ve icra yoluyla yapılan tahsilatın iadesi istemine ilişkindir.
Davacının maaşından icra müdürlüğünce yapılan kesinti ve bakiye maaş üzerine konulan, bloke sonucu, davalı bankanın tahsilatının 32.636,92 TL'ye ulaştığı, oysa davalı bankanın ancak bu miktarın 1/4'ü olan 8.159,97 TL'yi tahsil edebileceği, bu durum karşısında davacının iadesini isteyebileceği kısmın 24.479, 94 TL olması gerekirken fazla miktarın iadesine karar verilmesi doğru olmamış bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/5840 E. 2013/236 K.
Ortak:bloke · haciz
İncelediğiniz karardaMahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda İİK'nın 83. maddesi uyarınca maaşların kısmen haczi mümkün olup haczedilecek kısımın, maaşın ¼'ünden aşağı olamayacağı, anılan maddede sayılan mal ve hakların «haciz» olunabileceğine dair önceden yapılan anlaşmaların da geçerli olmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dava, kredi borcu nedeniyle davacının maaşından «bloke» ve icra yoluyla yapılan tahsilatın iadesi istemine ilişkindir.
Davacının maaşından icra müdürlüğünce yapılan kesinti ve bakiye maaş üzerine konulan, «bloke» sonucu, davalı bankanın tahsilatının 32.636,92 TL'ye ulaştığı, oysa davalı bankanın ancak bu miktarın 1/4'ü olan 8.159,97 TL'yi tahsil edebileceği, bu durum karşısında davacının iadesini isteyebileceği kısmın 24.479, 94 TL olması gerekirken fazla miktarın iadesine karar verilmesi doğru olmamış bozmayı gerektirmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacı tarafın «kefili» olduğu kredi borcunun ödenmemesi nedeniyle davalı bankanın davacıya yönelme hakkının bulunduğu, «kredi sözleşmesinde» davacının bankada bulunan hesaplarına «bloke» konulmasına ilişkin hüküm bulunmakta ise de bu hükme dayalı olarak davacının tek geçim kaynağı olan maaşının tamamının bloke edilerek geçim kaynağının yok edilmesinin kabul edilemeyeceği, İİK hükümleri uyarınca maaşların ancak kısmen haczedilebileceği ve bu kısmın da 1/4 den az olamayacağı, davacının gelir durumu ve sosyo ekonomik durumu dikkate alındığında yapılan bloke işleminin maaşın 1/4'ünü geçmeyecek şekilde uygulanmasının uygun görüldüğü, fazlaya ilişkin bloke işleminin yerinde olmadığı, «istirdat» istemi yönünden ise yapılan kesinti işlemlerinin icraya yönelik bir işlem olmaları, kredi alacağının halen tamamının tahsil edilmemiş olması, hukuka uygun olmayan …
Öte yandan, anılan maddede sayılan mal ve hakların «haciz» olunabileceğine dair önceden yapılan anlaşmalar da geçerli değildir.
O halde, açıklanan hükümler gözetildiğinde davacının maaşının yalnız ¼'ü oranında kesinti yapılabileceği halde, davalının davacıya ait maaş hesabının tamamını «bloke» etmesi hukuki dayanaktan yoksundur.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kefil · istirdat · kredi sözleşmesi
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacı tarafın «kefili» olduğu kredi borcunun ödenmemesi nedeniyle davalı bankanın davacıya yönelme hakkının bulunduğu, «kredi sözleşmesinde» davacının bankada bulunan hesaplarına «bloke» konulmasına ilişkin hüküm bulunmakta ise de bu hükme dayalı olarak davacının tek geçim kaynağı olan maaşının tamamının bloke edilerek geçim kaynağının yok edilmesinin kabul edilemeyeceği, İİK hükümleri uyarınca maaşların ancak kısmen haczedilebileceği ve bu kısmın da 1/4 den az olamayacağı, davacının gelir durumu ve sosyo ekonomik durumu dikkate alındığında yapılan bloke işleminin maaşın 1/4'ünü geçmeyecek şekilde uygulanmasının uygun görüldüğü, fazlaya ilişkin bloke işleminin yerinde olmadığı, «istirdat» istemi yönünden ise yapılan kesinti işlemlerinin icraya yönelik bir işlem olmaları, kredi alacağının halen tamamının tahsil edilmemiş olması, hukuka uygun olmayan …
Ancak, mahkemece davalının yaptığı kesintinin icraya yönelik olması, kredi alacağının tamamının tahsil edilmemiş bulunması, kesinti miktarını düzenleyen mahkeme kararının ancak karar tarihinden sonra uygulanabileceği gerekçesiyle «istirdat» istemi reddedilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/8675 E. 2017/6707 K.
Ortak:bloke · haciz
İncelediğiniz karardaMahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda İİK'nın 83. maddesi uyarınca maaşların kısmen haczi mümkün olup haczedilecek kısımın, maaşın ¼'ünden aşağı olamayacağı, anılan maddede sayılan mal ve hakların «haciz» olunabileceğine dair önceden yapılan anlaşmaların da geçerli olmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dava, kredi borcu nedeniyle davacının maaşından «bloke» ve icra yoluyla yapılan tahsilatın iadesi istemine ilişkindir.
Davacının maaşından icra müdürlüğünce yapılan kesinti ve bakiye maaş üzerine konulan, «bloke» sonucu, davalı bankanın tahsilatının 32.636,92 TL'ye ulaştığı, oysa davalı bankanın ancak bu miktarın 1/4'ü olan 8.159,97 TL'yi tahsil edebileceği, bu durum karşısında davacının iadesini isteyebileceği kısmın 24.479, 94 TL olması gerekirken fazla miktarın iadesine karar verilmesi doğru olmamış bozmayı gerektirmiştir.
Benzer bu kararda… ile değişik 5510 sayılı SGK'nın 93/1 maddesinde yer alan "bu fıkraya göre haczi yasaklanan gelir, aylık ve ödeneklerin haczedilmesine ilişkin taleplerin, borçlunun «muvafakati» yok ise, icra müdürü tarafından reddedileceği" hükmünün İİK'nın 83/a maddesine göre daha özel düzenleme içerdiği, borçlunun haczedilmesi mümkün olmayan mal ve hakları ile ilgili olarak, bu hakkından vazgeçebilmesi sebebiyle sözleşme hukukuna göre İİK. madde 83'teki «yasağın» «kesin» olmadığının ve bu şekilde sözleşme ile borcun başka «teminatlara» başvurulmadan ödenmesine imkan sağlandığı, «takas» ve mahsuba ilişkin sözleşme hükmünün «haksız şart» olmadığı, yapılan işlemin «haciz» yoluyla maaş kesinti işlemi değil, taraflar arasında akdedilen bir sözleşme ile verilen hesaptan tahsilat işlemi olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş …
Öte yandan, anılan maddede sayılan mal ve hakların «haciz» olunabileceğine dair önceden yapılan anlaşmalar da geçerli değildir.
O halde, açıklanan hükümler gözetildiğinde davacının maaşının yalnız ¼'ü oranında kesinti yapılabileceği halde, davalının davacıya ait maaş hesabının tamamını «bloke» etmesi hukuki dayanaktan yoksundur.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:haksız şart · takas · oy yasağı · muvafakat · bilirkişi incelemesi · teminat · kesin hüküm
Benzer bu kararda… ile değişik 5510 sayılı SGK'nın 93/1 maddesinde yer alan "bu fıkraya göre haczi yasaklanan gelir, aylık ve ödeneklerin haczedilmesine ilişkin taleplerin, borçlunun «muvafakati» yok ise, icra müdürü tarafından reddedileceği" hükmünün İİK'nın 83/a maddesine göre daha özel düzenleme içerdiği, borçlunun haczedilmesi mümkün olmayan mal ve hakları ile ilgili olarak, bu hakkından vazgeçebilmesi sebebiyle sözleşme hukukuna göre İİK. madde 83'teki «yasağın» «kesin» olmadığının ve bu şekilde sözleşme ile borcun başka «teminatlara» başvurulmadan ödenmesine imkan sağlandığı, «takas» ve mahsuba ilişkin sözleşme hükmünün «haksız şart» olmadığı, yapılan işlemin «haciz» yoluyla maaş kesinti işlemi değil, taraflar arasında akdedilen bir sözleşme ile verilen hesaptan tahsilat işlemi olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş …
Bu durumda, davalı tarafın davacının maaşının tamamını «bloke» etmesinin yasal dayanağı olmadığına göre mahkemece yapılan açıklamalar çerçevesinde değerlendirme yapılarak, gerekirse yeniden «bilirkişi incelemesi» yaptırılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir. (Bkz HGK 2013/11-1842 Esas, 2015/1101 Karar)
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/15030 E. 2018/4558 K.
Ortak:bloke · haciz
İncelediğiniz karardaMahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda İİK'nın 83. maddesi uyarınca maaşların kısmen haczi mümkün olup haczedilecek kısımın, maaşın ¼'ünden aşağı olamayacağı, anılan maddede sayılan mal ve hakların «haciz» olunabileceğine dair önceden yapılan anlaşmaların da geçerli olmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dava, kredi borcu nedeniyle davacının maaşından «bloke» ve icra yoluyla yapılan tahsilatın iadesi istemine ilişkindir.
Davacının maaşından icra müdürlüğünce yapılan kesinti ve bakiye maaş üzerine konulan, «bloke» sonucu, davalı bankanın tahsilatının 32.636,92 TL'ye ulaştığı, oysa davalı bankanın ancak bu miktarın 1/4'ü olan 8.159,97 TL'yi tahsil edebileceği, bu durum karşısında davacının iadesini isteyebileceği kısmın 24.479, 94 TL olması gerekirken fazla miktarın iadesine karar verilmesi doğru olmamış bozmayı gerektirmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında imzalanan bireysel «bankacılık hizmetleri sözleşmesinin» ortak hükümler başlıklı 14/1 maddesi, bankacılık hizmetleri sözleşme öncesi bilgilendirme formunun 3. maddesi, «kredi kartı üyelik sözleşmesinin» hapis, «takas» ve «rehin» başlıklı 15. maddesindeki düzenlemelere göre davalı bankanın işbu sözleşmelerden veya herhangi bir sebepten dolayı doğmuş ya da doğacak alacaklar için işbu hesaplar üzerinde «rehin, hapis hakkına» sahip olduğu, banka üzerinde «rehin hakkı» bulanan her türlü alacak ve değerlerin bir bölümünü veya tamamını «bloke» hesaba alıp almamakta serbest olduğu, davacının davalı ile yapmış olduğu sözleşmeler uyarınca borcun ödenmemesi halinde borcun banka nezdinde bulunan ve maaşının yatmakta olduğu hesabından tahsil edilmesine «muvafakat» ettiği, bankanın yaptığı işlemin «sözleşemeden doğan» hak ve yükümlülüklerin «dürüstlük kuralına» aykırı düşecek şekilde tüketici aleyhine dengesizliğe neden olduğunun kabul edilemeyeceği, çünkü davacının kredi kartı ve kredili mevduat hesabından kaynaklanan bo …
Öte yandan, anılan maddede sayılan mal ve hakların «haciz» olunabileceğine dair önceden yapılan anlaşmalar da geçerli değildir.
O halde, açıklanan hükümler gözetildiğinde davacının maaşının yalnız ¼'ü oranında kesinti yapılabileceği halde, davalının davacıya ait maaş hesabının tamamını «bloke» etmesi hukuki dayanaktan yoksundur.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:rehin ve hapis hakkı · kredi kartı üyelik sözleşmesi · bankacılık hizmetleri sözleşmesi · hapis hakkı · rehin hakkı · takas · sözleşmeden doğan dava · rehin
Benzer bu karardaMahkemece tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında imzalanan bireysel «bankacılık hizmetleri sözleşmesinin» ortak hükümler başlıklı 14/1 maddesi, bankacılık hizmetleri sözleşme öncesi bilgilendirme formunun 3. maddesi, «kredi kartı üyelik sözleşmesinin» hapis, «takas» ve «rehin» başlıklı 15. maddesindeki düzenlemelere göre davalı bankanın işbu sözleşmelerden veya herhangi bir sebepten dolayı doğmuş ya da doğacak alacaklar için işbu hesaplar üzerinde «rehin, hapis hakkına» sahip olduğu, banka üzerinde «rehin hakkı» bulanan her türlü alacak ve değerlerin bir bölümünü veya tamamını «bloke» hesaba alıp almamakta serbest olduğu, davacının davalı ile yapmış olduğu sözleşmeler uyarınca borcun ödenmemesi halinde borcun banka nezdinde bulunan ve maaşının yatmakta olduğu hesabından tahsil edilmesine «muvafakat» ettiği, bankanın yaptığı işlemin «sözleşemeden doğan» hak ve yükümlülüklerin «dürüstlük kuralına» aykırı düşecek şekilde tüketici aleyhine dengesizliğe neden olduğunun kabul edilemeyeceği, çünkü davacının kredi kartı ve kredili mevduat hesabından kaynaklanan bo …
Mahkemece, taraflar arasındaki «bankacılık hizmet sözleşmesi» uyarınca davacı tarafça hesaba «bloke» konulmasına ve doğmuş olan borçlar için hesaptan kesinti yapılmasına «muvafakat» verildiği ve davalının yaptığı kesintinin kredi kartı alacağının tahsiline yönelik olması gerekçesiyle «istirdat» istemi reddedilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2016/1130 E. , 2017/3968 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ...
3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 17/09/2015 tarih ve 2015/392-2015/673 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili kredi borcu nedeniyle davalı bankanın müvekkili aleyhine icra takibine başladığını, icra müdürlüğünce verilmiş herhangi bir karar olmadan maaş hesabının tamamına İİK'nın 83/2 maddesine aykırı olarak borca mahsuben bloke koyduğunu, bu nedenle 2009 yılı Ocak ayından itibaren maaş alamadığını ileri sürerek müvekkilinin davalı banka nezdindeki maaş hesabına uygulanan bloke işleminin kaldırılarak borca karşılık el konulan 28.889,00.-TL'nin işlem tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili davacının imzalamış olduğu genel kredi sözleşmesine göre müşterinin bankadaki alacakları, mevduatları ve bunlar üzerinde bankanın rehin, hapis ve mahsup hakkı olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda İİK'nın 83. maddesi uyarınca maaşların kısmen haczi mümkün olup haczedilecek kısımın, maaşın ¼'ünden aşağı olamayacağı, anılan maddede sayılan mal ve hakların haciz olunabileceğine dair önceden yapılan anlaşmaların da geçerli olmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, kredi borcu nedeniyle davacının maaşından bloke ve icra yoluyla yapılan tahsilatın iadesi istemine ilişkindir.
Davacının maaşından icra müdürlüğünce yapılan kesinti ve bakiye maaş üzerine konulan, bloke sonucu, davalı bankanın tahsilatının 32.636,92 TL'ye ulaştığı, oysa davalı bankanın ancak bu miktarın 1/4'ü olan 8.159,97 TL'yi tahsil edebileceği, bu durum karşısında davacının iadesini isteyebileceği kısmın 24.479, 94 TL olması gerekirken fazla miktarın iadesine karar verilmesi doğru olmamış bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, 21/06/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/354213100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz