Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2016/12093 E. 2018/4272 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
genel işlem koşulları↗ kesin hükümsüzlük↗ genel işlem şartı↗ erken kapama komisyonu↗ genel işlem koşulu↗ emredici hüküm↗ ipotek↗ dürüstlük kuralı↗ genel kredi sözleşmesi↗ tbk 99↗ komisyon↗ haksız fiil↗ ıslah↗ kredi sözleşmesi↗ dosya masrafı↗ eksik inceleme↗ kesin hüküm↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasındaki sözleşmenin tip sözleşme olduğu, bu sözleşmede davacı yan aleyhine konulan muhtelif masraflar, erken kapama komisyonu ücreti ve ipotek fek ücretinin yazılmamış sayılması gerektiği ve sayılan kalemlerin davalı bankaca tahsil edilmiş olmasının genel işlem şartına açıkça aykırı kabul edilerek iadesi gerektiği gerekçesiyle, davanın kabulüne, 14.000,00 TL’nin haksız fiil tarihinden, bakiye 1.594,64 TL’nin ıslah tarihinden itibaren işleyecek en yüksek reeskont faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Dava, genel kredi sözleşmesi kapsamında tahsil edilen erken kapama komisyonunun iadesi istemine ilişkindir. Mahkemece, yukarda özetlendiği gibi davanın kabulüne karar verilmiştir.
Taraflar arasında imzalanan 31.03.2014 tarihli kredi sözleşmesinin 01.07.2012 tarihinden sonra düzenlendiği ve bu sözleşmeye 6098 sayılı TBK hükümlerinin uygulanacağı gözetilmelidir. Ayrıca bir sözleşme hükmünün genel işlem koşulu sayılması için, o sözleşmenin çok sayıda benzer sözleşmelerde de kullanımı için düzenleyen tarafından önceden hazırlanmış olması gerekir. Sözleşme metninde kullanılan ifadelerin özdeş olmaması, o sözleşme hükümlerinin genel işlem koşulu sayılmasına engel değildir. O halde, taraflar arasında düzenlenen sözleşmenin genel işlem koşulu taşıdığının kabulü halinde genel işlem koşulları bakımından yürürlük (kapsam), yorum ve içerik denetimine tabi tutulması gerekir.
Yürürlük denetiminde, genel işlem koşulunu içeren hükümlerin karşı tarafın bilgisi ve aydınlatılması sonucu sözleşmeye konulup konulmadığına bakılmalı, müşterinin sözleşmeye genel işlem koşulu konulduğunu açıkça biliyor olması halinde diğer denetim aşamalarına geçilmelidir. Aksi halde diğer aşamalara geçilmeksizin genel işlem koşulu niteliğindeki hükmün sözleşmeden çıkarılması gerekmektedir. TBK m. 21 uyarınca, bir müşterinin önceden sözleşmedeki genel işlem koşulundan açıkça haberdar edilmesi, tek başına o hükmün geçerli hale geldiğini göstermez. Önceden müşteriye bildirilmemiş ve müzakere imkanı sağlanmamış olan hükümler, diğer denetim aşamalarına gerek kalmaksızın, yazılmamış sayılmamalıdır.
Şayet sözleşme, o sözleşmenin niteliğine ve işin özelliğine yabancı bir genel işlem koşulu taşıyorsa, yani şaşırtıcı hüküm içeriyorsa, bu nitelikteki hükümler yönünden, müşterinin önceden ve açıkça bilgilendirilmiş olup olmadığı, bu hükmün müzakere edilip edilmediği önem taşımaksızın, o sözleşme hükmü TBK m. 21/2 uyarınca sözleşmeye yazılmamış sayılmalıdır.
Yürürlük denetiminin aşılması halinde yapılması gerekli denetim aşaması “yorum” denetimidir. Belirsizlik ilkesi de denilen bu denetim modelinde, sözleşmede yer alan genel işlem koşulu niteliğindeki hüküm içeriğinin ne olduğu konusunda bir anlaşmazlık bulunuyorsa, bu hükmün düzenleyen taraf aleyhine yorumlanması gerekir.
Sözleşmede, yürürlük denetiminin aşılması ve yorumu gerektirecek bir belirsizliğin bulunmaması veya bulunsa bile düzenleyen aleyhine yorum yapılmış olmasından sonra, sözleşmenin bir de “içerik” denetimine tabi tutulması gerekmektedir. İçerik denetimi yapılırken, genel işlem koşulu olduğu ileri sürülen hükmün “dürüstlük kuralı” na aykırı olup olmadığı, karşı tarafın aleyhine ve onun şartlarını ağırlaştırıcı nitelikte olup olmadığına bakılacaktır. Hangi tür sözleşme hükümlerinin dürüstlük kuralına aykırı ve diğer tarafın şartlarını ağırlaştırıcı nitelikte olduğu hususu Kanunda düzenlenmemiş olup, mahkemece her somut olayda bu durumun tartışılması ve değerlendirilmesi gerekir.
İçerik denetimi aşamasında, sözleşme hükmünün dürüstlük kuralına aykırı olduğu ve karşı tarafın şartlarını ağırlaştırdığının tespiti halinde, genel işlem koşulu niteliğindeki bu hükmün, yürürlük denetiminden farklı olarak, Kanunun emredici hükmüne açık aykırılık sebebiyle kesin hükümsüz sayılması gerekir.
Genel işlem koşulu nedeniyle yazılmamış veya kesin hükümsüz sayılan sözleşme hükmünün, sözleşmenin uygulanmasında boşluk doğurması halinde, ortaya çıkan sözleşme içi boşluğun, hakim tarafından öncelikle yedek hukuk, bu yoksa TMK m. 1 uyarınca örf ve adet hukukuyla, bu da yoksa hakimin hukuk yaratması yöntemiyle doldurulması gerekir.
Somut olaya gelindiğinde, mahkemece taraflar arasındaki sözleşmede öngörülen erken kapama komisyonu alınacağına dair hükmün yazılmamış sayılmasına karar verilmesine rağmen yukarda belirtilen hususlar tam olarak değerlendirilmeden eksik incelemeye dayalı olarak karar verilmesi doğru olmamış, kararın davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/7629 E. 2018/1541 K.
Ortak:kesin hükümsüzlük · genel işlem koşulları · erken kapama komisyonu · genel işlem koşulu · emredici hüküm · dürüstlük kuralı · genel kredi sözleşmesi · komisyon · dava şartı · Alacak
İncelediğiniz karardaİçerik denetimi aşamasında, sözleşme hükmünün «dürüstlük kuralına» aykırı olduğu ve karşı tarafın şartlarını ağırlaştırdığının tespiti halinde, «genel işlem koşulu» niteliğindeki bu hükmün, yürürlük denetiminden farklı olarak, Kanunun «emredici» hükmüne açık aykırılık sebebiyle «kesin hükümsüz» sayılması gerekir.
2- Dava, «genel kredi sözleşmesi» kapsamında tahsil edilen «erken kapama komisyonunun» iadesi istemine ilişkindir.
… ddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasındaki sözleşmenin tip sözleşme olduğu, bu sözleşmede davacı yan aleyhine konulan muhtelif «masraflar», «erken kapama komisyonu» ücreti ve «ipotek» fek ücretinin yazılmamış sayılması gerektiği ve sayılan kalemlerin davalı bankaca tahsil edilmiş olmasının «genel işlem şartına» açıkça aykırı kabul edilerek iadesi gerektiği gerekçesiyle, davanın kabulüne, 14.000,00 TL’nin «haksız fiil» tarihinden, bakiye 1.594,64 TL’nin «ıslah» tarihinden itibaren işleyecek en yüksek reeskont faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Benzer bu karardaİçerik denetimi aşamasında, sözleşme hükmünün «dürüstlük kuralına» aykırı olduğu ve karşı tarafın şartlarını ağırlaştırdığının tespiti halinde, «genel işlem koşulu» niteliğindeki bu hükmün, yürürlük denetiminden farklı olarak, Kanunun «emredici» hükmüne açık aykırılık sebebiyle «kesin hükümsüz» sayılması gerekir.
2- Dava, «genel kredi sözleşmesinden» kaynaklanan «erken kapama komisyonunun», kredi tahsis ve fazladan tahsil edilen «temerrüt» faizinden doğan alacağın tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalı bankanın uyguladığı «temerrüt faizi» oranlarının ödeme planında imzalanan «sözleşmelere aykırılık» teşkil etmediği, davalı bankaca davacıdan Kredi Açılışı ve Tahsis Komisyonu adı altında tahsil edilen toplam 31.983,50 TL’nin iadesinin gerektiği, bankacılık uygulamasında kredinin «vadesi» uzatılmak istendiğinde yeni bir kredi açılıp, eski krediye «virman» yapılabildiği, bu durumda da eski kredi kapanmış gözükse de aslında yapılanın kapama işlemi değil sadece vade uzatımı ya da krediyi yeniden yapılandırma adı altında muhasebesel bir işlem olduğu, dava konusu olayın erken kapama olarak değerlendirilmediği, taraflar arasındaki bu ilişkinin «erken kapama komisyonu» gerektirecek mahiyette ve davalı bankaya ciddi bir külfet oluşturmadığı, davacıdan kredi erken kapama cezası adı altında tahsil edilen ve kredi açılış ve tahsis komisyonu olarak toplam 112.283,50 TL’nin dava tarihine kadar «işlemiş faizi» olan 30.709,32 TL olmak üzere toplam 142.992,82 TL'nin davalıdan «istirdatına», asıl alacağa dava tarihinden itibaren değişen oranlarda TCMB «avans faizinin» uygulanmasına, diğer davacıların davasının reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kredi tahsis komisyonu · genel işlem şartları · virman · sözleşmeye aykırılık · işlemiş faiz · vade · istirdat · temerrüt faizi
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalı bankanın uyguladığı «temerrüt faizi» oranlarının ödeme planında imzalanan «sözleşmelere aykırılık» teşkil etmediği, davalı bankaca davacıdan Kredi Açılışı ve Tahsis Komisyonu adı altında tahsil edilen toplam 31.983,50 TL’nin iadesinin gerektiği, bankacılık uygulamasında kredinin «vadesi» uzatılmak istendiğinde yeni bir kredi açılıp, eski krediye «virman» yapılabildiği, bu durumda da eski kredi kapanmış gözükse de aslında yapılanın kapama işlemi değil sadece vade uzatımı ya da krediyi yeniden yapılandırma adı altında muhasebesel bir işlem olduğu, dava konusu olayın erken kapama olarak değerlendirilmediği, taraflar arasındaki bu ilişkinin «erken kapama komisyonu» gerektirecek mahiyette ve davalı bankaya ciddi bir külfet oluşturmadığı, davacıdan kredi erken kapama cezası adı altında tahsil edilen ve kredi açılış ve tahsis komisyonu olarak toplam 112.283,50 TL’nin dava tarihine kadar «işlemiş faizi» olan 30.709,32 TL olmak üzere toplam 142.992,82 TL'nin davalıdan «istirdatına», asıl alacağa dava tarihinden itibaren değişen oranlarda TCMB «avans faizinin» uygulanmasına, diğer davacıların davasının reddine karar verilmiştir.
Mahkemece, «temerrüt faizi» oranlarının imzalanan «sözleşmelere aykırılık» teşkil etmediği, «kredi tahsis komisyonu» yönünden sözleşmede açık bir hüküm bulunmaması nedeniyle «genel işlem şartları» uyarınca geri alınabileceği, kredi «erken kapama komisyonu» bakımından da yapılan işlemin erken kapama işlemi değil yeniden yapılandırma niteliğinde olması nedeniyle iade edilebileceği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Ayrıca bilirkişi raporunda «kredi sözleşmelerinin» yeniden yapılandırılması için davacılardan Sutaş A.Ş. ile 16.08.2012 tarihli yeni bir sözleşmenin imzalandığı ve kredi «erken kapama komisyonu» ile «kredi tahsis komisyonunun» bu davacının kredi hesabından tahsil edildiği belirtilmiştir.
A.Ş. ile davalı banka arasında 16/08/2012 tarihli sözleşmenin imzalandığı, bu sözleşmeden sağlanan kredi ile «kredi tahsis komisyonunun» tahsil edildiği anlaşılmakla öncelikle, kredi tahsis komisyonu bakımından yukarıda belirlenen koşullar bakımından TBK m.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/8375 E. 2018/509 K.
Ortak:kesin hükümsüzlük · genel işlem şartı · genel işlem koşulu · emredici hüküm · dürüstlük kuralı · komisyon · kredi sözleşmesi · dosya masrafı · dava şartı · Alacak
İncelediğiniz karardaİçerik denetimi aşamasında, sözleşme hükmünün «dürüstlük kuralına» aykırı olduğu ve karşı tarafın şartlarını ağırlaştırdığının tespiti halinde, «genel işlem koşulu» niteliğindeki bu hükmün, yürürlük denetiminden farklı olarak, Kanunun «emredici» hükmüne açık aykırılık sebebiyle «kesin hükümsüz» sayılması gerekir.
… ddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasındaki sözleşmenin tip sözleşme olduğu, bu sözleşmede davacı yan aleyhine konulan muhtelif «masraflar», «erken kapama komisyonu» ücreti ve «ipotek» fek ücretinin yazılmamış sayılması gerektiği ve sayılan kalemlerin davalı bankaca tahsil edilmiş olmasının «genel işlem şartına» açıkça aykırı kabul edilerek iadesi gerektiği gerekçesiyle, davanın kabulüne, 14.000,00 TL’nin «haksız fiil» tarihinden, bakiye 1.594,64 TL’nin «ıslah» tarihinden itibaren işleyecek en yüksek reeskont faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
2- Dava, «genel kredi sözleşmesi» kapsamında tahsil edilen «erken kapama komisyonunun» iadesi istemine ilişkindir.
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre;taraflar arasındaki «kredi sözleşmesinin» «ticari nitelikte» olduğu, davalı bankanın 12/08/2013 tarihinde 1.034,25 TL, 10/08/2012 tarihinde 2.205,00 TL «masraf» ve «komisyon» adı altında davacıdan kesinti yaptığı, davalı bankanın davacıdan toplamda 6.239,25 TL tahsil ettiği, davalı bankanın davacıdan aldığı masraf bedellerine yönelik sunulan herhangi bir dayanak kayıt, «fatura», belge vs. sunamadığı, taraflar arasındaki sözleşmede genel ifadeler kullanılarak davacıdan kesilecek masraf kalemleri ayrıca ve net bir rakam olarak belirlenmediği, karşılıklı müzakere edilmediğinin anlaşıldığı, «genel işlem şartlarının» açık ve anlaşılır olmaması durumunda ilke olarak ekonomik açıdan güçsüz taraf aleyhine «haksız şart» olarak kabul edilmesinin gerektiği, davacıdan alınan masraf bedelinin «genel işlem koşulu» olduğu, kredi sözleşme tarihi itibariyle BK'nın yürürlükte bulunduğu ve davacının talebinin haklı ve yerinde olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile 3.085,00 TL'nin …
İçerik denetimi aşamasında, sözleşme hükmünün «dürüstlük kuralına» aykırı olduğu ve karşı tarafın şartlarını ağırlaştırdığının tespiti halinde, «genel işlem koşulu» niteliğindeki bu hükmün, yürürlük denetiminden farklı olarak, Kanunun «emredici» hükmüne açık aykırılık sebebiyle «kesin hükümsüz» sayılması gerekir.
Dava, taraflar arasında akdedilen «ticari kredi sözleşmesi» nedeniyle davalı banka tarafından tahsil edilen haksız kesintilerin iadesi istemine ilişkin olup, mahkemece yapılan kesintilerin «genel işlem koşulu» olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:genel işlem koşulu denetimi · haksız şart · ticari kredi sözleşmesi · ticari kredi · ticari dava niteliği · geçersizlik · fatura
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre;taraflar arasındaki «kredi sözleşmesinin» «ticari nitelikte» olduğu, davalı bankanın 12/08/2013 tarihinde 1.034,25 TL, 10/08/2012 tarihinde 2.205,00 TL «masraf» ve «komisyon» adı altında davacıdan kesinti yaptığı, davalı bankanın davacıdan toplamda 6.239,25 TL tahsil ettiği, davalı bankanın davacıdan aldığı masraf bedellerine yönelik sunulan herhangi bir dayanak kayıt, «fatura», belge vs. sunamadığı, taraflar arasındaki sözleşmede genel ifadeler kullanılarak davacıdan kesilecek masraf kalemleri ayrıca ve net bir rakam olarak belirlenmediği, karşılıklı müzakere edilmediğinin anlaşıldığı, «genel işlem şartlarının» açık ve anlaşılır olmaması durumunda ilke olarak ekonomik açıdan güçsüz taraf aleyhine «haksız şart» olarak kabul edilmesinin gerektiği, davacıdan alınan masraf bedelinin «genel işlem koşulu» olduğu, kredi sözleşme tarihi itibariyle BK'nın yürürlükte bulunduğu ve davacının talebinin haklı ve yerinde olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile 3.085,00 TL'nin …
Dava, taraflar arasında akdedilen «ticari kredi sözleşmesi» nedeniyle davalı banka tarafından tahsil edilen haksız kesintilerin iadesi istemine ilişkin olup, mahkemece yapılan kesintilerin «genel işlem koşulu» olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Önceden müşteriye bildirilmemiş ve müşterilerinin bilgilendirilmediği hükümler, diğer «genel işlem koşulu denetimine» gerek kalmaksızın, sözleşmenin bir hükmü dahi sayılmamalıdır.
Böyle bir durumda, sözleşmeyi düzenleyen taraf, sözleşmede yer alan «genel işlem koşulu» niteliğindeki hükümler olmasaydı, o sözleşmeyi yapmayacak olduğunu söyleyerek, sözleşmenin «geçersiz» olduğunu ileri süremez.
-
Kaynak kullanımı destekleme fonu (kkdf)
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/13006 E. 2018/4273 K.
Ortak:kesin hükümsüzlük · genel işlem koşulları · genel işlem koşulu · emredici hüküm · ipotek · dürüstlük kuralı · genel kredi sözleşmesi · komisyon · dava şartı
İncelediğiniz karardaİçerik denetimi aşamasında, sözleşme hükmünün «dürüstlük kuralına» aykırı olduğu ve karşı tarafın şartlarını ağırlaştırdığının tespiti halinde, «genel işlem koşulu» niteliğindeki bu hükmün, yürürlük denetiminden farklı olarak, Kanunun «emredici» hükmüne açık aykırılık sebebiyle «kesin hükümsüz» sayılması gerekir.
… ddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasındaki sözleşmenin tip sözleşme olduğu, bu sözleşmede davacı yan aleyhine konulan muhtelif «masraflar», «erken kapama komisyonu» ücreti ve «ipotek» fek ücretinin yazılmamış sayılması gerektiği ve sayılan kalemlerin davalı bankaca tahsil edilmiş olmasının «genel işlem şartına» açıkça aykırı kabul edilerek iadesi gerektiği gerekçesiyle, davanın kabulüne, 14.000,00 TL’nin «haksız fiil» tarihinden, bakiye 1.594,64 TL’nin «ıslah» tarihinden itibaren işleyecek en yüksek reeskont faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
2- Dava, «genel kredi sözleşmesi» kapsamında tahsil edilen «erken kapama komisyonunun» iadesi istemine ilişkindir.
Benzer bu karardaİçerik denetimi aşamasında, sözleşme hükmünün «dürüstlük kuralına» aykırı olduğu ve karşı tarafın şartlarını ağırlaştırdığının tespiti halinde, «genel işlem koşulu» niteliğindeki bu hükmün, yürürlük denetiminden farklı olarak, Kanunun «emredici» hükmüne açık aykırılık sebebiyle «kesin hükümsüz» sayılması gerekir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında imzalanan «kredi sözleşmesinde» açıkça «ipotek» fek ücretinin alınacağına dair bir düzenleme yer almadığı, 6098 sayılı TBK 20 ve devamı maddeleri gereğince «genel işlem koşulu» teşkil eden hususlarda itiraz ve defilerde bulunulabileceği, «tacir» de olsa banka müşterisinin kredi çektiği esnada ileride hangi ödeme kalemleri ile karşılaşacağını öngörebilmesi ve sözleşmede bu hususta düzenleme yer alması gerek …
2- Dava, «genel kredi sözleşmesi» kapsamında tahsil edilen «ipotek» fek ücretinin iadesi istemine ilişkindir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ipoteğin fekki · bilirkişi incelemesi · taahhütname · tacir · teminat
Benzer bu karardaYani, davalı tarafından talep edilen ücretlerin işin niteliğine uygun ve makul olup olmadığının mahkemece, diğer bankalardan benzer türdeki «kredi sözleşmelerinden» kaynaklanan «ipotek» fek ücreti oranları sorulmak, kredinin «teminatı» olan «ipoteğin fekki» için banka tarafından yapılması gereken giderler araştırılmak ve 5411 sayılı Bankacılık Kanunu'nun 144. maddesi kapsamında, Bakanlar Kurulu'nun 16.10.2006 tarih ve 2006/11188 sayılı kararına istinaden Merkez Bankası'nın 2006/1 sayılı Tebliği'nin 4. maddesi de göz önünde bulundurulmak suretiyle davalı banka tarafından tahsil edilen ücretin fahiş olup olmadığı hususunda «bilirkişi incelemesi» yaptırılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekmektedir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında imzalanan «kredi sözleşmesinde» açıkça «ipotek» fek ücretinin alınacağına dair bir düzenleme yer almadığı, 6098 sayılı TBK 20 ve devamı maddeleri gereğince «genel işlem koşulu» teşkil eden hususlarda itiraz ve defilerde bulunulabileceği, «tacir» de olsa banka müşterisinin kredi çektiği esnada ileride hangi ödeme kalemleri ile karşılaşacağını öngörebilmesi ve sözleşmede bu hususta düzenleme yer alması gerek …
Taraflar arasında 27.09.2013 tarihli «kredi sözleşmesinin» imzalandığı ve sözleşmenin 12.3 maddesinde ‘‘Müşterinin işbu sözleşme uyarınca kullandığı veya kullanacağı krediler nedeniyle «komisyon», fon, ücret, kaynak kullanımı destekleme fonu gibi sair teferruat ve yasalarca yetkilendirilmiş mercilerce tayin edilen miktar ve oranlarda gider vergisi, sair vergi, resim ve harçları nakden veya hesaben ödemeyi «taahhüt» eder.’’ hükmünün düzenlendiği ve davacıdan 26.050,00 TL «ipotek» fek ücretinin tahsil edildiği anlaşılmaktadır.
5 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/9857 E. 2018/2589 K.
Ortak:genel işlem koşulları · kesin hükümsüzlük · genel işlem şartı · genel işlem koşulu · emredici hüküm · ipotek · dürüstlük kuralı · genel kredi sözleşmesi · dava şartı · Alacak
İncelediğiniz karardaİçerik denetimi aşamasında, sözleşme hükmünün «dürüstlük kuralına» aykırı olduğu ve karşı tarafın şartlarını ağırlaştırdığının tespiti halinde, «genel işlem koşulu» niteliğindeki bu hükmün, yürürlük denetiminden farklı olarak, Kanunun «emredici» hükmüne açık aykırılık sebebiyle «kesin hükümsüz» sayılması gerekir.
… ddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasındaki sözleşmenin tip sözleşme olduğu, bu sözleşmede davacı yan aleyhine konulan muhtelif «masraflar», «erken kapama komisyonu» ücreti ve «ipotek» fek ücretinin yazılmamış sayılması gerektiği ve sayılan kalemlerin davalı bankaca tahsil edilmiş olmasının «genel işlem şartına» açıkça aykırı kabul edilerek iadesi gerektiği gerekçesiyle, davanın kabulüne, 14.000,00 TL’nin «haksız fiil» tarihinden, bakiye 1.594,64 TL’nin «ıslah» tarihinden itibaren işleyecek en yüksek reeskont faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
O halde, taraflar arasında düzenlenen sözleşmenin «genel işlem koşulu» taşıdığının kabulü halinde «genel işlem koşulları» bakımından yürürlük (kapsam), yorum ve içerik denetimine tabi tutulması gerekir.
Benzer bu karardaMahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya göre; taraflar arasında imzalanan 01/10/2013 tarihli «genel kredi sözleşmesinin» davalı tarafça önceden düzenlendiği ve aynı mahiyette birçok sözleşme ile aynı olup genel ve soyut nitelikte olduğu, sözleşmenin «genel işlem şartlarının» tartışılarak kabul edilmesinin onları «genel işlem koşulu» olmaktan çıkarmayacağı, davacıdan alınan «ekspertiz ücreti» ve «ipotek» tesis ücretinin gereği olarak hizmet alındığı ve ödeme yapıldığına ilişkin bir delil sunulmadığı, bu durumda genel kredi sözleşmesinin içerisinde yer alan genel işlem koşulu niteliğinde olan ekpertiz ücreti ve ipotek tesis ücreti alınmasına ilişkin hükümler yazılmamış sayılacağı gerekçesiyle davanın kabulü ile 2.800,00 TL «masrafın» dava tarihinden itibaren işleyen «avans faizi» ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
İçerik denetimi aşamasında, sözleşme hükmünün «dürüstlük kuralına» aykırı olduğu ve karşı tarafın şartlarını ağırlaştırdığının tespiti halinde, «genel işlem koşulu» niteliğindeki bu hükmün, yürürlük denetiminden farklı olarak, Kanunun «emredici» hükmüne açık aykırılık sebebiyle «kesin hükümsüz» sayılması gerekir.
Dava, taraflar arasında akdedilen «genel kredi sözleşmesi» nedeniyle «komisyon», ekspertiz «masrafı» ve «ipotek» tesis ücreti adı altında yapılan kesintilerin iadesi istemine ilişkin olup, mahkemece masraf alınmasına ilişkin sözleşme maddelerinin yazılmamış sayılması nedeniyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:genel işlem koşulu denetimi · kredi tahsis ücreti · ekspertiz ücreti · ba formu · avans faizi
Benzer bu karardaMahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya göre; taraflar arasında imzalanan 01/10/2013 tarihli «genel kredi sözleşmesinin» davalı tarafça önceden düzenlendiği ve aynı mahiyette birçok sözleşme ile aynı olup genel ve soyut nitelikte olduğu, sözleşmenin «genel işlem şartlarının» tartışılarak kabul edilmesinin onları «genel işlem koşulu» olmaktan çıkarmayacağı, davacıdan alınan «ekspertiz ücreti» ve «ipotek» tesis ücretinin gereği olarak hizmet alındığı ve ödeme yapıldığına ilişkin bir delil sunulmadığı, bu durumda genel kredi sözleşmesinin içerisinde yer alan genel işlem koşulu niteliğinde olan ekpertiz ücreti ve ipotek tesis ücreti alınmasına ilişkin hükümler yazılmamış sayılacağı gerekçesiyle davanın kabulü ile 2.800,00 TL «masrafın» dava tarihinden itibaren işleyen «avans faizi» ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Önceden müşteriye bildirilmemiş olan hükümler, «genel işlem koşulu denetimine» gerek kalmaksızın, sözleşmenin bir hükmü dahi sayılmamalıdır.
Somut olaya baktığımızda, taraflar arasında öncelikle 27.09.2013 tarihli kredi bilgilendirme formunun, akabinde ise 01.10.2013 tarihli «genel kredi sözleşmesinin» imzalandığı, bu «formda» müşteriden alınacak olan «masraf» ve «komisyon» miktarlarının gösterildiği anlaşılmıştır.
… desi uyarınca yapılacak içerik denetimi yönünden de davacının davalı bankadan çektiği kredinin özellikleri değerlendirildiğinde, 175.000 TL kredi yönünden, 2.500 TL «kredi tahsis ücreti», 135 TL ekspertiz ve 165 TL «ipotek» tesis ücreti olmak üzere 2.800 TL «masraf» ve «komisyon» oranı üzerinden anlaşılmasında «dürüstlük kuralına» aykırı bir sözleşme hükmünün varlığından söz edilemeyeceğinden mahkemece davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçeyle davanın karar verilmesi doğr …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/4676 E. 2017/3160 K.
Ortak:kesin hükümsüzlük · genel işlem koşulları · genel işlem şartı · genel işlem koşulu · emredici hüküm · dürüstlük kuralı · komisyon · kredi sözleşmesi · dava şartı · Alacak
İncelediğiniz karardaİçerik denetimi aşamasında, sözleşme hükmünün «dürüstlük kuralına» aykırı olduğu ve karşı tarafın şartlarını ağırlaştırdığının tespiti halinde, «genel işlem koşulu» niteliğindeki bu hükmün, yürürlük denetiminden farklı olarak, Kanunun «emredici» hükmüne açık aykırılık sebebiyle «kesin hükümsüz» sayılması gerekir.
… ddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasındaki sözleşmenin tip sözleşme olduğu, bu sözleşmede davacı yan aleyhine konulan muhtelif «masraflar», «erken kapama komisyonu» ücreti ve «ipotek» fek ücretinin yazılmamış sayılması gerektiği ve sayılan kalemlerin davalı bankaca tahsil edilmiş olmasının «genel işlem şartına» açıkça aykırı kabul edilerek iadesi gerektiği gerekçesiyle, davanın kabulüne, 14.000,00 TL’nin «haksız fiil» tarihinden, bakiye 1.594,64 TL’nin «ıslah» tarihinden itibaren işleyecek en yüksek reeskont faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
2- Dava, «genel kredi sözleşmesi» kapsamında tahsil edilen «erken kapama komisyonunun» iadesi istemine ilişkindir.
Benzer bu karardaİçerik denetimi aşamasında, sözleşme hükmünün «dürüstlük kuralına» aykırı olduğu ve karşı tarafın şartlarını ağırlaştırdığının tespiti halinde, «genel işlem koşulu» niteliğindeki bu hükmün, yürürlük denetiminden farklı olarak, Kanunun «emredici» hükmüne açık aykırılık sebebiyle «kesin hükümsüz» sayılması gerekir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, taraflar arasındaki sözleşmenin olup, bu sözleşmede dosya «masrafı» ve «komisyon» ücreti olarak yazılan hükümlerin yazılmamış sayılacağı, yazılmamış sayılan kalemlerin davalı bankaca tahsil edilmiş olmasının «genel işlem şartına» açıkça aykırı olduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne, davacıdan alınan 3455,00 TL’nin 30/04/2014 tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
1- Dava, taraflar arasında akdedilen «ticari kredi sözleşmesi» nedeniyle «komisyon» ve dosya «masrafı» adı altında yapılan kesintilerin iadesi istemine ilişkin olup, mahkemece masraf alınmasına ilişkin sözleşme maddelerinin yazılmamış sayılması nedeniyle davanın kabulüne karar verilmiş ise de, taraflar arasında birden fazla ticari taşıt kredisi ve «rehin sözleşmesi» imzalandığı, kesintilerin bir kısmının 818 sayılı BK’nın yürürlükte olduğu dönemde, bir kısmının da 6098 sayılı TBK döneminde yapıldığı anlaşılmaktadır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:genel işlem koşulu denetimi · sözleşme özgürlüğü · emsal banka uygulaması · rehin sözleşmesi · sözleşme serbestisi · ticari kredi sözleşmesi · çerçeve sözleşme · teamül
Benzer bu kararda1- Dava, taraflar arasında akdedilen «ticari kredi sözleşmesi» nedeniyle «komisyon» ve dosya «masrafı» adı altında yapılan kesintilerin iadesi istemine ilişkin olup, mahkemece masraf alınmasına ilişkin sözleşme maddelerinin yazılmamış sayılması nedeniyle davanın kabulüne karar verilmiş ise de, taraflar arasında birden fazla ticari taşıt kredisi ve «rehin sözleşmesi» imzalandığı, kesintilerin bir kısmının 818 sayılı BK’nın yürürlükte olduğu dönemde, bir kısmının da 6098 sayılı TBK döneminde yapıldığı anlaşılmaktadır.
… belirlenerek, sözleşme 01/07/2012 tarihinden önce imzalanmış ise, somut olaya uygulanacak 818 sayılı BK hükümleri çerçevesinde ve ayrıca davaya konu kredi yönünden «emsal banka uygulamaları» araştırılıp «uyuşmazlık konusu» bedelin kredi müşterilerinden tahsiline dair «teamül» bulunup bulunmadığı ve varsa diğer bankalarca hangi oranda tahakkuk ettirildiği ve buna göre davalı Banka uygulamasının yerinde olup olmadığı hususunda bankacılık …
Genel işlem koşulu niteliğindeki bir hüküm, sözleşmenin taraflar arasında müzakere ve pazarlık sonucu imzalanmış ise, artık ortada hukuka aykırı bir sözleşme hükmünden değil, «sözleşme özgürlüğü» «çerçevesinde, sözleşmede» yer alan bireysel bir anlaşma hükmünden söz etmek gerekir.
818 sayılı BK da olduğu gibi 6098 sayılı TBK’da da «sözleşme serbestisi» ana kural olmakla birlikte, sözleşmelerin geçerliliği için 6098 sayılı TBK’na, sözleşmenin hukuka aykırı «genel işlem koşulları» içermemesi unsuru getirilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/11123 E. 2018/3743 K.
Ortak:kesin hükümsüzlük · genel işlem koşulları · erken kapama komisyonu · genel işlem koşulu · emredici hüküm · dürüstlük kuralı · genel kredi sözleşmesi · komisyon · dava şartı · Alacak
İncelediğiniz karardaİçerik denetimi aşamasında, sözleşme hükmünün «dürüstlük kuralına» aykırı olduğu ve karşı tarafın şartlarını ağırlaştırdığının tespiti halinde, «genel işlem koşulu» niteliğindeki bu hükmün, yürürlük denetiminden farklı olarak, Kanunun «emredici» hükmüne açık aykırılık sebebiyle «kesin hükümsüz» sayılması gerekir.
2- Dava, «genel kredi sözleşmesi» kapsamında tahsil edilen «erken kapama komisyonunun» iadesi istemine ilişkindir.
… ddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasındaki sözleşmenin tip sözleşme olduğu, bu sözleşmede davacı yan aleyhine konulan muhtelif «masraflar», «erken kapama komisyonu» ücreti ve «ipotek» fek ücretinin yazılmamış sayılması gerektiği ve sayılan kalemlerin davalı bankaca tahsil edilmiş olmasının «genel işlem şartına» açıkça aykırı kabul edilerek iadesi gerektiği gerekçesiyle, davanın kabulüne, 14.000,00 TL’nin «haksız fiil» tarihinden, bakiye 1.594,64 TL’nin «ıslah» tarihinden itibaren işleyecek en yüksek reeskont faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Benzer bu karardaİçerik denetimi aşamasında, sözleşme hükmünün «dürüstlük kuralına» aykırı olduğu ve karşı tarafın şartlarını ağırlaştırdığının tespiti halinde, «genel işlem koşulu» niteliğindeki bu hükmün, yürürlük denetiminden farklı olarak, Kanunun «emredici» hükmüne açık aykırılık sebebiyle «kesin hükümsüz» sayılması gerekir.
… ankanın maliyetlerini artıracağı, yargı içtihatları ve diğer bankaların da taksitli ticari kredilerin erken kapatılması durumunda ana para üzerinden %4- %5 oranında «erken kapama komisyonu» tahsil ettikleri dikkate alındığında davalı banka tarafından %4 oranı üzerinden erken kapama komisyonu tahsil edilmiş olmasının uygun olduğu, «genel kredi sözleşmesinin» 2.09 maddesindeki düzenlemenin «haksız şart» olarak değerlendirilemeyeceği, davacının basiretli bir «tacir» gibi hareket ederek öncelikle bir çok bankadan faiz oranı ve dosya «masrafı» gibi tüm masraflara ilişkin fiyat alıp sonra en avantajlı fiyatlama yapan bankadan kredi kullanmaya karar vereceğinin kabul edilmesi karşısında 7.000 TL dosya masr …
Davacı vekili müvekkilinden «komisyon» alınacağına dair sözleşme hükümlerinin TBK'nın 20 vd. maddeleri uyarınca «genel işlem koşullarına» aykırılık taşıdığını ileri sürmüş, mahkemece yukarıda anılan gerekçe ile davanın reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:genel işlem koşulu denetimi · hesap işletim ücreti · sözleşme özgürlüğü · haksız şart · sözleşme serbestisi · çerçeve sözleşme · olumsuz oy · geçersizlik
Benzer bu karardaGenel işlem koşulu niteliğindeki bir hüküm, sözleşmenin taraflar arasında müzakere ve pazarlık sonucu imzalanmış ise, artık ortada hukuka aykırı bir sözleşme hükmünden değil, «sözleşme özgürlüğü» «çerçevesinde, sözleşmede» yer alan bireysel bir anlaşma hükmünden söz etmek gerekir.
… ankanın maliyetlerini artıracağı, yargı içtihatları ve diğer bankaların da taksitli ticari kredilerin erken kapatılması durumunda ana para üzerinden %4- %5 oranında «erken kapama komisyonu» tahsil ettikleri dikkate alındığında davalı banka tarafından %4 oranı üzerinden erken kapama komisyonu tahsil edilmiş olmasının uygun olduğu, «genel kredi sözleşmesinin» 2.09 maddesindeki düzenlemenin «haksız şart» olarak değerlendirilemeyeceği, davacının basiretli bir «tacir» gibi hareket ederek öncelikle bir çok bankadan faiz oranı ve dosya «masrafı» gibi tüm masraflara ilişkin fiyat alıp sonra en avantajlı fiyatlama yapan bankadan kredi kullanmaya karar vereceğinin kabul edilmesi karşısında 7.000 TL dosya masr …
1- Dava, Genel Kredi Sözleşmesine istinaden davacıdan alınan erken ödeme ücreti, dosya «masrafı», «hesap işletim ücretinin» iadesi istemine ilişkindir.
818 sayılı BK.' da olduğu gibi 6098 sayılı TBK’da da «sözleşme serbestisi» ana kural olmakla birlikte, sözleşmelerin geçerliliği için 6098 sayılı TBK’na, sözleşmenin hukuka aykırı «genel işlem koşulları» içermemesi unsuru getirilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/8789 E. 2017/7099 K.
Ortak:kesin hükümsüzlük · genel işlem koşulları · genel işlem koşulu · emredici hüküm · dürüstlük kuralı · komisyon · kredi sözleşmesi · dosya masrafı · dava şartı
İncelediğiniz karardaİçerik denetimi aşamasında, sözleşme hükmünün «dürüstlük kuralına» aykırı olduğu ve karşı tarafın şartlarını ağırlaştırdığının tespiti halinde, «genel işlem koşulu» niteliğindeki bu hükmün, yürürlük denetiminden farklı olarak, Kanunun «emredici» hükmüne açık aykırılık sebebiyle «kesin hükümsüz» sayılması gerekir.
… ddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasındaki sözleşmenin tip sözleşme olduğu, bu sözleşmede davacı yan aleyhine konulan muhtelif «masraflar», «erken kapama komisyonu» ücreti ve «ipotek» fek ücretinin yazılmamış sayılması gerektiği ve sayılan kalemlerin davalı bankaca tahsil edilmiş olmasının «genel işlem şartına» açıkça aykırı kabul edilerek iadesi gerektiği gerekçesiyle, davanın kabulüne, 14.000,00 TL’nin «haksız fiil» tarihinden, bakiye 1.594,64 TL’nin «ıslah» tarihinden itibaren işleyecek en yüksek reeskont faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
2- Dava, «genel kredi sözleşmesi» kapsamında tahsil edilen «erken kapama komisyonunun» iadesi istemine ilişkindir.
Benzer bu kararda… anmış sözleşmeler yönünden mahkemece, davalı banka ile diğer bankaların uygulamasına göre bu tür işlemlere uygulanan kredi kullandırım ücreti vb. ad altında kesilen «masraf» miktar ya da oranları sorularak, sözleşmedeki bu boşluğun «dürüstlük kuralı» ve «hakkaniyet» esaslarına göre doldurularak, davalı tarafından masraf ve «komisyon» adı altında kesinti yapılmasının «bankacılık teamüllerine» uygun olup olmadığı veya kesinti yapılması uygun ise, bu durumda ne miktarda veya oranda olması gerektiği, davacıya iadesi gereken miktar bulunup bulunmadığı hususlarında değerlendirme yapılarak sonucuna göre bir karar vermek gerekirken yazılı gerekçeyle «eksik inceleme» ve araştırmaya dayalı olarak hüküm kurulması doğru olmamış ve hükmün bu sebeple bozulmasını gerektirmiştir.
1-Dava, taraflar arasında akdedilen «ticari kredi sözleşmeleri» nedeniyle «kredi tahsis ücreti», «masraflar» vb. ad altında yapılan kesintilerin iadesi istemine ilişkin olup, mahkemece yazılı şekilde davanın reddine karar verilmiştir.
Bir sözleşme hükmünün «genel işlem koşulları» nedeniyle yazılmamış sayılabilmesi için öncelikle, o hükmün «genel işlem koşulu» niteliğinde olup olmadığı tespit edilmelidir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:genel işlem koşulu denetimi · kredi tahsis ücreti · sözleşme özgürlüğü · bankacılık teamülleri · sözleşme serbestisi · ticari kredi sözleşmesi · ödeme planı · çerçeve sözleşme
Benzer bu kararda1-Dava, taraflar arasında akdedilen «ticari kredi sözleşmeleri» nedeniyle «kredi tahsis ücreti», «masraflar» vb. ad altında yapılan kesintilerin iadesi istemine ilişkin olup, mahkemece yazılı şekilde davanın reddine karar verilmiştir.
Genel işlem koşulu niteliğindeki bir hüküm, sözleşmenin taraflar arasında müzakere ve pazarlık sonucu imzalanmış ise, artık ortada hukuka aykırı bir sözleşme hükmünden değil, «sözleşme özgürlüğü» «çerçevesinde, sözleşmede» yer alan bireysel bir anlaşma hükmünden söz etmek gerekir.
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; TTK'nın 20. maddesi uyarınca davalı bankanın muhatabından münasip bir ücret isteyebileceği, taraflar arasında akdedilen kredinin «ticari nitelikte» olduğu, basiretli bir «tacir» gibi davranmak durumunda olan davacının «ödeme planlarına» ve bu planlara uygun olarak yapılan tahsilatın «istirdadını» talep edemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
… anmış sözleşmeler yönünden mahkemece, davalı banka ile diğer bankaların uygulamasına göre bu tür işlemlere uygulanan kredi kullandırım ücreti vb. ad altında kesilen «masraf» miktar ya da oranları sorularak, sözleşmedeki bu boşluğun «dürüstlük kuralı» ve «hakkaniyet» esaslarına göre doldurularak, davalı tarafından masraf ve «komisyon» adı altında kesinti yapılmasının «bankacılık teamüllerine» uygun olup olmadığı veya kesinti yapılması uygun ise, bu durumda ne miktarda veya oranda olması gerektiği, davacıya iadesi gereken miktar bulunup bulunmadığı hususlarında değerlendirme yapılarak sonucuna göre bir karar vermek gerekirken yazılı gerekçeyle «eksik inceleme» ve araştırmaya dayalı olarak hüküm kurulması doğru olmamış ve hükmün bu sebeple bozulmasını gerektirmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/3907 E. 2017/6149 K.
Ortak:kesin hükümsüzlük · genel işlem koşulları · genel işlem koşulu · emredici hüküm · dürüstlük kuralı · komisyon · ıslah · kredi sözleşmesi · dava şartı · Alacak
İncelediğiniz karardaİçerik denetimi aşamasında, sözleşme hükmünün «dürüstlük kuralına» aykırı olduğu ve karşı tarafın şartlarını ağırlaştırdığının tespiti halinde, «genel işlem koşulu» niteliğindeki bu hükmün, yürürlük denetiminden farklı olarak, Kanunun «emredici» hükmüne açık aykırılık sebebiyle «kesin hükümsüz» sayılması gerekir.
… ddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasındaki sözleşmenin tip sözleşme olduğu, bu sözleşmede davacı yan aleyhine konulan muhtelif «masraflar», «erken kapama komisyonu» ücreti ve «ipotek» fek ücretinin yazılmamış sayılması gerektiği ve sayılan kalemlerin davalı bankaca tahsil edilmiş olmasının «genel işlem şartına» açıkça aykırı kabul edilerek iadesi gerektiği gerekçesiyle, davanın kabulüne, 14.000,00 TL’nin «haksız fiil» tarihinden, bakiye 1.594,64 TL’nin «ıslah» tarihinden itibaren işleyecek en yüksek reeskont faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
2- Dava, «genel kredi sözleşmesi» kapsamında tahsil edilen «erken kapama komisyonunun» iadesi istemine ilişkindir.
Benzer bu karardaBir sözleşme hükmünün «genel işlem koşulları» nedeniyle yazılmamış sayılabilmesi için öncelikle, o hükmün «genel işlem koşulu» niteliğinde olup olmadığı tespit edilmelidir.
İçerik denetimi yapılırken, «genel işlem koşulu» olduğu ileri sürülen hükmün “«dürüstlük kuralı»” na aykırı olup olmadığı, karşı tarafın aleyhine ve onun şartlarını ağırlaştırıcı nitelikte olup olmadığına bakılacaktır.
Mahkemece iddia, savunma, toplanılan deliller, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında akdedilen «kredi sözleşmesinin» 7.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:genel işlem koşulu denetimi · sözleşme özgürlüğü · sözleşme serbestisi · komisyon bedeli · çerçeve sözleşme · ticari kredi · kâr mahrumiyeti · ticari faiz
Benzer bu kararda1. fıkrasının 5. bendi gereği bankanın erken ödeme istediğini kabul etmesi durumunda maruz kalacağı kâr «mahrumiyeti», zarar ve maliyeti, erken ödeme nedeniyle doğabilecek vergi, KKDF gibi mali yükümlülükleri müşteriden talep edebileceğinin düzenlendiği ancak, 27/02/2013 - 28/07/2015 tarihleri arasında hesap ekstrelerinden tespit edilen kesintilerin belirtilen dayanaklardan yoksun bulunduğu, bankanın kredi verirken gerekli değerlendirmeleri yapması gerektiği, bunun dışında değişik isimler altındaki «masraf» tahsilatlarının alınmasının yerinde olmayacağı, hizmet içeriği ile orantılı olmayan miktar ve sayıda yapılan kesintilere ilişkin banka tarafından belirleyici açıklama ve delil ortaya konulamadığı, belirleyici açıklaması bulunmayıp dayanağı belirlenemeyen 14.108,09 TL kesinti toplamının davacıya iadesi gerektiği gerekçesiyle, davanın kabulü ile, 14.108,09 TL‘nin, 2.000,00 TL'sine dava tarihinden, 12.108,09 TL’sine ise «ıslah» tarihinden itibaren «ticari faiz» işletilerek davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Genel işlem koşulu niteliğindeki bir hüküm, sözleşmenin taraflar arasında müzakere ve pazarlık sonucu imzalanmış ise, artık ortada hukuka aykırı bir sözleşme hükmünden değil, «sözleşme özgürlüğü» «çerçevesinde, sözleşmede» yer alan bireysel bir anlaşma hükmünden söz etmek gerekir.
1 «son» bendi gereği bankanın erken ödeme işlem «masrafı» bedeli alabileceği, bu mahiyette krediyi kapatırken 5.440,00 TL erken kapama ücret «komisyon bedeli» ve 272,00 TL BSMV adı altında vergi kesintisi yaptığı, 7.
Dava, davalı bankadan kullanılan «ticari kredi» nedeniyle «masraf», «komisyon» vb. ad altında yapılan kesintilerin iadesi istemine ilişkindir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2016/12093 E. , 2018/4272 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 04/02/2016 tarih ve 2015/151-2016/168 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkillerinin davalı bankayla imzalamış olduğu genel kredi sözleşmesi kapsamında kullandığı 31/03/2014 tarihli 250.000,00 TL bedelli krediyi 04/11/2014 tarihinde kapatmış olması sebebiyle 16.818,30 TL erken ödeme komisyonu adı altında kesinti yapıldığını, sözleşmede erken ödeme komisyonu alınmasına imkan veren 2.8 maddesinin genel işlem şartı teşkil ettiğini ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 14.000,00 TL’nin alındığı tarihten itibaren işleyecek reeskont faiziyle tahsilini talep ve dava etmiş; ıslah dilekçesiyle talep sonucunu 15.494,64 TL olarak ıslah etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin tacir olması nedeniyle ücret istemeye hakkı olduğunu, davacı tarafın kredi sözleşmesinde erken ödeme ücretini ödemeyi kabul ettiğini, tacir olan davacının basiretli bir iş adamı gibi davranmak zorunda olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasındaki sözleşmenin tip sözleşme olduğu, bu sözleşmede davacı yan aleyhine konulan muhtelif masraflar, erken kapama komisyonu ücreti ve ipotek fek ücretinin yazılmamış sayılması gerektiği ve sayılan kalemlerin davalı bankaca tahsil edilmiş olmasının genel işlem şartına açıkça aykırı kabul edilerek iadesi gerektiği gerekçesiyle, davanın kabulüne, 14.000,00 TL’nin haksız fiil tarihinden, bakiye 1.594,64 TL’nin ıslah tarihinden itibaren işleyecek en yüksek reeskont faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Dava, genel kredi sözleşmesi kapsamında tahsil edilen erken kapama komisyonunun iadesi istemine ilişkindir. Mahkemece, yukarda özetlendiği gibi davanın kabulüne karar verilmiştir.
Taraflar arasında imzalanan 31.03.2014 tarihli kredi sözleşmesinin 01.07.2012 tarihinden sonra düzenlendiği ve bu sözleşmeye 6098 sayılı TBK hükümlerinin uygulanacağı gözetilmelidir. Ayrıca bir sözleşme hükmünün genel işlem koşulu sayılması için, o sözleşmenin çok sayıda benzer sözleşmelerde de kullanımı için düzenleyen tarafından önceden hazırlanmış olması gerekir. Sözleşme metninde kullanılan ifadelerin özdeş olmaması, o sözleşme hükümlerinin genel işlem koşulu sayılmasına engel değildir. O halde, taraflar arasında düzenlenen sözleşmenin genel işlem koşulu taşıdığının kabulü halinde genel işlem koşulları bakımından yürürlük (kapsam), yorum ve içerik denetimine tabi tutulması gerekir.
Yürürlük denetiminde, genel işlem koşulunu içeren hükümlerin karşı tarafın bilgisi ve aydınlatılması sonucu sözleşmeye konulup konulmadığına bakılmalı, müşterinin sözleşmeye genel işlem koşulu konulduğunu açıkça biliyor olması halinde diğer denetim aşamalarına geçilmelidir. Aksi halde diğer aşamalara geçilmeksizin genel işlem koşulu niteliğindeki hükmün sözleşmeden çıkarılması gerekmektedir. TBK m. 21 uyarınca, bir müşterinin önceden sözleşmedeki genel işlem koşulundan açıkça haberdar edilmesi, tek başına o hükmün geçerli hale geldiğini göstermez. Önceden müşteriye bildirilmemiş ve müzakere imkanı sağlanmamış olan hükümler, diğer denetim aşamalarına gerek kalmaksızın, yazılmamış sayılmamalıdır.
Şayet sözleşme, o sözleşmenin niteliğine ve işin özelliğine yabancı bir genel işlem koşulu taşıyorsa, yani şaşırtıcı hüküm içeriyorsa, bu nitelikteki hükümler yönünden, müşterinin önceden ve açıkça bilgilendirilmiş olup olmadığı, bu hükmün müzakere edilip edilmediği önem taşımaksızın, o sözleşme hükmü TBK m. 21/2 uyarınca sözleşmeye yazılmamış sayılmalıdır.
Yürürlük denetiminin aşılması halinde yapılması gerekli denetim aşaması “yorum” denetimidir. Belirsizlik ilkesi de denilen bu denetim modelinde, sözleşmede yer alan genel işlem koşulu niteliğindeki hüküm içeriğinin ne olduğu konusunda bir anlaşmazlık bulunuyorsa, bu hükmün düzenleyen taraf aleyhine yorumlanması gerekir.
Sözleşmede, yürürlük denetiminin aşılması ve yorumu gerektirecek bir belirsizliğin bulunmaması veya bulunsa bile düzenleyen aleyhine yorum yapılmış olmasından sonra, sözleşmenin bir de “içerik” denetimine tabi tutulması gerekmektedir. İçerik denetimi yapılırken, genel işlem koşulu olduğu ileri sürülen hükmün “dürüstlük kuralı” na aykırı olup olmadığı, karşı tarafın aleyhine ve onun şartlarını ağırlaştırıcı nitelikte olup olmadığına bakılacaktır. Hangi tür sözleşme hükümlerinin dürüstlük kuralına aykırı ve diğer tarafın şartlarını ağırlaştırıcı nitelikte olduğu hususu Kanunda düzenlenmemiş olup, mahkemece her somut olayda bu durumun tartışılması ve değerlendirilmesi gerekir.
İçerik denetimi aşamasında, sözleşme hükmünün dürüstlük kuralına aykırı olduğu ve karşı tarafın şartlarını ağırlaştırdığının tespiti halinde, genel işlem koşulu niteliğindeki bu hükmün, yürürlük denetiminden farklı olarak, Kanunun emredici hükmüne açık aykırılık sebebiyle kesin hükümsüz sayılması gerekir.
Genel işlem koşulu nedeniyle yazılmamış veya kesin hükümsüz sayılan sözleşme hükmünün, sözleşmenin uygulanmasında boşluk doğurması halinde, ortaya çıkan sözleşme içi boşluğun, hakim tarafından öncelikle yedek hukuk, bu yoksa TMK m. 1 uyarınca örf ve adet hukukuyla, bu da yoksa hakimin hukuk yaratması yöntemiyle doldurulması gerekir.
Somut olaya gelindiğinde, mahkemece taraflar arasındaki sözleşmede öngörülen erken kapama komisyonu alınacağına dair hükmün yazılmamış sayılmasına karar verilmesine rağmen yukarda belirtilen hususlar tam olarak değerlendirilmeden eksik incelemeye dayalı olarak karar verilmesi doğru olmamış, kararın davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, 04/06/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/427761600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz