Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2016/9857 E. 2018/2589 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
genel işlem koşulu denetimi↗ kredi tahsis ücreti↗ ekspertiz ücreti↗ genel işlem koşulları↗ kesin hükümsüzlük↗ genel işlem şartı↗ genel işlem koşulu↗ emredici hüküm↗ ba formu↗ ipotek↗ dürüstlük kuralı↗ genel kredi sözleşmesi↗ tbk 99↗ komisyon↗ kredi sözleşmesi↗ dosya masrafı↗ avans faizi↗ kesin hüküm↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya göre; taraflar arasında imzalanan 01/10/2013 tarihli genel kredi sözleşmesinin davalı tarafça önceden düzenlendiği ve aynı mahiyette birçok sözleşme ile aynı olup genel ve soyut nitelikte olduğu, sözleşmenin genel işlem şartlarının tartışılarak kabul edilmesinin onları genel işlem koşulu olmaktan çıkarmayacağı, davacıdan alınan ekspertiz ücreti ve ipotek tesis ücretinin gereği olarak hizmet alındığı ve ödeme yapıldığına ilişkin bir delil sunulmadığı, bu durumda genel kredi sözleşmesinin içerisinde yer alan genel işlem koşulu niteliğinde olan ekpertiz ücreti ve ipotek tesis ücreti alınmasına ilişkin hükümler yazılmamış sayılacağı gerekçesiyle davanın kabulü ile 2.800,00 TL masrafın dava tarihinden itibaren işleyen avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, taraflar arasında akdedilen genel kredi sözleşmesi nedeniyle komisyon, ekspertiz masrafı ve ipotek tesis ücreti adı altında yapılan kesintilerin iadesi istemine ilişkin olup, mahkemece masraf alınmasına ilişkin sözleşme maddelerinin yazılmamış sayılması nedeniyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Taraflar arasındaki sözleşme 01.10.2013 tarihli olup, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu hükümlerine tabidir. Bir sözleşmenin 6098 sayılı TBK’nin 20. ve devamı maddeleri uyarınca genel işlem koşulları denetimine tabi tutulması için Kanunda belirtilen ölçütlerin uygulanması gerekir.
Bir sözleşme hükmünün genel işlem koşulu niteliğinde olduğunun anlaşılması halinde, genel işlem koşulları üç aşamalı olarak yürürlük (kapsam), yorum ve içerik denetimine tabidir.
Yürürlük denetiminde, genel işlem koşulunun karşı tarafın bilgisi dahilinde sözleşmeye konulup konulmadığına bakılmalı, müşterinin sözleşmeye genel işlem koşulu konulduğunu açıkça biliyor olması halinde diğer denetim aşamalarına geçilmelidir. Aksi halde diğer aşamalara geçilmeksizin genel işlem koşulu niteliğindeki hükmün sözleşmeden çıkarılması gerekmektedir. TBK m. 21 uyarınca, bir müşterinin önceden sözleşmedeki genel işlem koşulundan açıkça haberdar edilmesi, tek başına o hükmün geçerli hale geldiğini göstermez. Önceden müşteriye bildirilmemiş olan hükümler, genel işlem koşulu denetimine gerek kalmaksızın, sözleşmenin bir hükmü dahi sayılmamalıdır.
Şayet sözleşme, o sözleşmenin niteliğine ve işin özelliğine yabancı bir genel işlem koşulu taşıyorsa, yani şaşırtıcı hüküm içeriyorsa, bu nitelikteki hükümler yönünden, müşterinin önceden ve açıkça bilgilendirilmiş olup olmadığı, bu hükmün müzakere edilip edilmediği önem taşımaksızın, o sözleşme hükmü TBK m. 21/2 uyarınca sözleşmeye yazılmamış sayılmalıdır.
Yürürlük denetiminin aşılması halinde yapılması gerekli denetim aşaması “yorum” denetimidir. Belirsizlik ilkesi de denilen bu denetim modelinde, sözleşmede yer alan genel işlem koşulu niteliğindeki hüküm içeriğinin ne olduğu konusunda bir anlaşmazlık bulunuyorsa, bu hükmün düzenleyen taraf aleyhine yorumlanması gerekir.
Sözleşmede, yürürlük denetiminin aşılması ve yorumu gerektirecek bir belirsizliğin bulunmaması veya bulunsa bile düzenleyen aleyhine yorum yapılmış olmasından sonra, sözleşmenin bir de “içerik” denetimine tabi tutulması gerekmektedir. İçerik denetimi yapılırken, genel işlem koşulu olduğu ileri sürülen hükmün “dürüstlük kuralı” na aykırı olup olmadığı, karşı tarafın aleyhine ve onun şartlarını ağırlaştırıcı nitelikte olup olmadığına bakılacaktır. Hangi tür sözleşme hükümlerinin dürüstlük kuralına aykırı ve diğer tarafın şartlarını ağırlaştırıcı nitelikte olduğu hususu Kanunda düzenlenmemiş olup, mahkemece her somut olayda bu durumun tartışılması ve değerlendirilmesi gerekir.
İçerik denetimi aşamasında, sözleşme hükmünün dürüstlük kuralına aykırı olduğu ve karşı tarafın şartlarını ağırlaştırdığının tespiti halinde, genel işlem koşulu niteliğindeki bu hükmün, yürürlük denetiminden farklı olarak, Kanunun emredici hükmüne açık aykırılık sebebiyle kesin hükümsüz sayılması gerekir.
Genel işlem koşulu nedeniyle yazılmamış veya kesin hükümsüz sayılan sözleşme hükmünün, sözleşmenin uygulanmasında boşluk doğurması halinde, ortaya çıkan sözleşme içi boşluğun, hakim tarafından öncelikle yedek hukuk, bu yoksa TMK m. 1 uyarınca örf ve adet hukukuyla, bu da yoksa hakimin hukuk yaratması yöntemiyle doldurulması gerekir.
Somut olaya baktığımızda, taraflar arasında öncelikle 27.09.2013 tarihli kredi bilgilendirme formunun, akabinde ise 01.10.2013 tarihli genel kredi sözleşmesinin imzalandığı, bu formda müşteriden alınacak olan masraf ve komisyon miktarlarının gösterildiği anlaşılmıştır. Bu durumda alınacak masraflar konusunda bilgilendirme ve müzakere yapılarak alınacak ticari krediyle ilgili olarak davalı Bankanın hangi miktarda masraf ve komisyon alacakları konusunda anlaştıklarının kabulü gerekip, söz konusu sözleşme hükümlerinin yazılmamış sayılması mümkün değildir. 6098 sayılı TBK'nin 25. maddesi uyarınca yapılacak içerik denetimi yönünden de davacının davalı bankadan çektiği kredinin özellikleri değerlendirildiğinde, 175.000 TL kredi yönünden, 2.500 TL kredi tahsis ücreti, 135 TL ekspertiz ve 165 TL ipotek tesis ücreti olmak üzere 2.800 TL masraf ve komisyon oranı üzerinden anlaşılmasında dürüstlük kuralına aykırı bir sözleşme hükmünün varlığından söz edilemeyeceğinden mahkemece davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçeyle davanın karar verilmesi doğru görülmeyip hükmün davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/12093 E. 2018/4272 K.
Ortak:genel işlem koşulları · kesin hükümsüzlük · genel işlem şartı · genel işlem koşulu · emredici hüküm · ipotek · dürüstlük kuralı · genel kredi sözleşmesi · dava şartı · Alacak
İncelediğiniz karardaMahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya göre; taraflar arasında imzalanan 01/10/2013 tarihli «genel kredi sözleşmesinin» davalı tarafça önceden düzenlendiği ve aynı mahiyette birçok sözleşme ile aynı olup genel ve soyut nitelikte olduğu, sözleşmenin «genel işlem şartlarının» tartışılarak kabul edilmesinin onları «genel işlem koşulu» olmaktan çıkarmayacağı, davacıdan alınan «ekspertiz ücreti» ve «ipotek» tesis ücretinin gereği olarak hizmet alındığı ve ödeme yapıldığına ilişkin bir delil sunulmadığı, bu durumda genel kredi sözleşmesinin içerisinde yer alan genel işlem koşulu niteliğinde olan ekpertiz ücreti ve ipotek tesis ücreti alınmasına ilişkin hükümler yazılmamış sayılacağı gerekçesiyle davanın kabulü ile 2.800,00 TL «masrafın» dava tarihinden itibaren işleyen «avans faizi» ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
İçerik denetimi aşamasında, sözleşme hükmünün «dürüstlük kuralına» aykırı olduğu ve karşı tarafın şartlarını ağırlaştırdığının tespiti halinde, «genel işlem koşulu» niteliğindeki bu hükmün, yürürlük denetiminden farklı olarak, Kanunun «emredici» hükmüne açık aykırılık sebebiyle «kesin hükümsüz» sayılması gerekir.
Dava, taraflar arasında akdedilen «genel kredi sözleşmesi» nedeniyle «komisyon», ekspertiz «masrafı» ve «ipotek» tesis ücreti adı altında yapılan kesintilerin iadesi istemine ilişkin olup, mahkemece masraf alınmasına ilişkin sözleşme maddelerinin yazılmamış sayılması nedeniyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Benzer bu karardaİçerik denetimi aşamasında, sözleşme hükmünün «dürüstlük kuralına» aykırı olduğu ve karşı tarafın şartlarını ağırlaştırdığının tespiti halinde, «genel işlem koşulu» niteliğindeki bu hükmün, yürürlük denetiminden farklı olarak, Kanunun «emredici» hükmüne açık aykırılık sebebiyle «kesin hükümsüz» sayılması gerekir.
… ddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasındaki sözleşmenin tip sözleşme olduğu, bu sözleşmede davacı yan aleyhine konulan muhtelif «masraflar», «erken kapama komisyonu» ücreti ve «ipotek» fek ücretinin yazılmamış sayılması gerektiği ve sayılan kalemlerin davalı bankaca tahsil edilmiş olmasının «genel işlem şartına» açıkça aykırı kabul edilerek iadesi gerektiği gerekçesiyle, davanın kabulüne, 14.000,00 TL’nin «haksız fiil» tarihinden, bakiye 1.594,64 TL’nin «ıslah» tarihinden itibaren işleyecek en yüksek reeskont faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
O halde, taraflar arasında düzenlenen sözleşmenin «genel işlem koşulu» taşıdığının kabulü halinde «genel işlem koşulları» bakımından yürürlük (kapsam), yorum ve içerik denetimine tabi tutulması gerekir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:erken kapama komisyonu · haksız fiil · ıslah · eksik inceleme
Benzer bu kararda… ddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasındaki sözleşmenin tip sözleşme olduğu, bu sözleşmede davacı yan aleyhine konulan muhtelif «masraflar», «erken kapama komisyonu» ücreti ve «ipotek» fek ücretinin yazılmamış sayılması gerektiği ve sayılan kalemlerin davalı bankaca tahsil edilmiş olmasının «genel işlem şartına» açıkça aykırı kabul edilerek iadesi gerektiği gerekçesiyle, davanın kabulüne, 14.000,00 TL’nin «haksız fiil» tarihinden, bakiye 1.594,64 TL’nin «ıslah» tarihinden itibaren işleyecek en yüksek reeskont faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Somut olaya gelindiğinde, mahkemece taraflar arasındaki sözleşmede öngörülen «erken kapama komisyonu» alınacağına dair hükmün yazılmamış sayılmasına karar verilmesine rağmen yukarda belirtilen hususlar tam olarak değerlendirilmeden «eksik incelemeye» dayalı olarak karar verilmesi doğru olmamış, kararın davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
2- Dava, «genel kredi sözleşmesi» kapsamında tahsil edilen «erken kapama komisyonunun» iadesi istemine ilişkindir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/8375 E. 2018/509 K.
Ortak:genel işlem koşulu denetimi · kesin hükümsüzlük · genel işlem şartı · genel işlem koşulu · emredici hüküm · dürüstlük kuralı · komisyon · kredi sözleşmesi · dava şartı · Alacak
İncelediğiniz karardaİçerik denetimi aşamasında, sözleşme hükmünün «dürüstlük kuralına» aykırı olduğu ve karşı tarafın şartlarını ağırlaştırdığının tespiti halinde, «genel işlem koşulu» niteliğindeki bu hükmün, yürürlük denetiminden farklı olarak, Kanunun «emredici» hükmüne açık aykırılık sebebiyle «kesin hükümsüz» sayılması gerekir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya göre; taraflar arasında imzalanan 01/10/2013 tarihli «genel kredi sözleşmesinin» davalı tarafça önceden düzenlendiği ve aynı mahiyette birçok sözleşme ile aynı olup genel ve soyut nitelikte olduğu, sözleşmenin «genel işlem şartlarının» tartışılarak kabul edilmesinin onları «genel işlem koşulu» olmaktan çıkarmayacağı, davacıdan alınan «ekspertiz ücreti» ve «ipotek» tesis ücretinin gereği olarak hizmet alındığı ve ödeme yapıldığına ilişkin bir delil sunulmadığı, bu durumda genel kredi sözleşmesinin içerisinde yer alan genel işlem koşulu niteliğinde olan ekpertiz ücreti ve ipotek tesis ücreti alınmasına ilişkin hükümler yazılmamış sayılacağı gerekçesiyle davanın kabulü ile 2.800,00 TL «masrafın» dava tarihinden itibaren işleyen «avans faizi» ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Dava, taraflar arasında akdedilen «genel kredi sözleşmesi» nedeniyle «komisyon», ekspertiz «masrafı» ve «ipotek» tesis ücreti adı altında yapılan kesintilerin iadesi istemine ilişkin olup, mahkemece masraf alınmasına ilişkin sözleşme maddelerinin yazılmamış sayılması nedeniyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre;taraflar arasındaki «kredi sözleşmesinin» «ticari nitelikte» olduğu, davalı bankanın 12/08/2013 tarihinde 1.034,25 TL, 10/08/2012 tarihinde 2.205,00 TL «masraf» ve «komisyon» adı altında davacıdan kesinti yaptığı, davalı bankanın davacıdan toplamda 6.239,25 TL tahsil ettiği, davalı bankanın davacıdan aldığı masraf bedellerine yönelik sunulan herhangi bir dayanak kayıt, «fatura», belge vs. sunamadığı, taraflar arasındaki sözleşmede genel ifadeler kullanılarak davacıdan kesilecek masraf kalemleri ayrıca ve net bir rakam olarak belirlenmediği, karşılıklı müzakere edilmediğinin anlaşıldığı, «genel işlem şartlarının» açık ve anlaşılır olmaması durumunda ilke olarak ekonomik açıdan güçsüz taraf aleyhine «haksız şart» olarak kabul edilmesinin gerektiği, davacıdan alınan masraf bedelinin «genel işlem koşulu» olduğu, kredi sözleşme tarihi itibariyle BK'nın yürürlükte bulunduğu ve davacının talebinin haklı ve yerinde olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile 3.085,00 TL'nin …
İçerik denetimi aşamasında, sözleşme hükmünün «dürüstlük kuralına» aykırı olduğu ve karşı tarafın şartlarını ağırlaştırdığının tespiti halinde, «genel işlem koşulu» niteliğindeki bu hükmün, yürürlük denetiminden farklı olarak, Kanunun «emredici» hükmüne açık aykırılık sebebiyle «kesin hükümsüz» sayılması gerekir.
Dava, taraflar arasında akdedilen «ticari kredi sözleşmesi» nedeniyle davalı banka tarafından tahsil edilen haksız kesintilerin iadesi istemine ilişkin olup, mahkemece yapılan kesintilerin «genel işlem koşulu» olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:haksız şart · ticari kredi sözleşmesi · ticari kredi · ticari dava niteliği · geçersizlik · fatura · eksik inceleme
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre;taraflar arasındaki «kredi sözleşmesinin» «ticari nitelikte» olduğu, davalı bankanın 12/08/2013 tarihinde 1.034,25 TL, 10/08/2012 tarihinde 2.205,00 TL «masraf» ve «komisyon» adı altında davacıdan kesinti yaptığı, davalı bankanın davacıdan toplamda 6.239,25 TL tahsil ettiği, davalı bankanın davacıdan aldığı masraf bedellerine yönelik sunulan herhangi bir dayanak kayıt, «fatura», belge vs. sunamadığı, taraflar arasındaki sözleşmede genel ifadeler kullanılarak davacıdan kesilecek masraf kalemleri ayrıca ve net bir rakam olarak belirlenmediği, karşılıklı müzakere edilmediğinin anlaşıldığı, «genel işlem şartlarının» açık ve anlaşılır olmaması durumunda ilke olarak ekonomik açıdan güçsüz taraf aleyhine «haksız şart» olarak kabul edilmesinin gerektiği, davacıdan alınan masraf bedelinin «genel işlem koşulu» olduğu, kredi sözleşme tarihi itibariyle BK'nın yürürlükte bulunduğu ve davacının talebinin haklı ve yerinde olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile 3.085,00 TL'nin …
Dava, taraflar arasında akdedilen «ticari kredi sözleşmesi» nedeniyle davalı banka tarafından tahsil edilen haksız kesintilerin iadesi istemine ilişkin olup, mahkemece yapılan kesintilerin «genel işlem koşulu» olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Böyle bir durumda, sözleşmeyi düzenleyen taraf, sözleşmede yer alan «genel işlem koşulu» niteliğindeki hükümler olmasaydı, o sözleşmeyi yapmayacak olduğunu söyleyerek, sözleşmenin «geçersiz» olduğunu ileri süremez.
20 vd'daki «genel işlem koşullarına» ilişkin hükümlerinin uygulanmasına bir engel olmamakla birlikte, sözleşmenin yukarıdaki ilkeler doğrultusunda «genel işlem koşulu denetimine» tabi tutulması ve sözleşme hükmünün bu nitelikte olduğunun tespiti halinde, bu hükmün yazılmamış sayılması ve ortaya çıkan boşluğun da doldurularak, varsa davacıdan kesilen fazla «masrafların» iadesine karar verilmesi gerekirken, mahkemece «eksik inceleme» ve araştırmaya dayalı olarak yazılı gerekçeyle hüküm tesisi de doğru olmamış, kararın davalı yararına bozulmasını gerektirmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/4676 E. 2017/3160 K.
Ortak:genel işlem koşulu denetimi · kesin hükümsüzlük · genel işlem koşulları · genel işlem şartı · genel işlem koşulu · emredici hüküm · dürüstlük kuralı · komisyon · dava şartı · Alacak
İncelediğiniz karardaİçerik denetimi aşamasında, sözleşme hükmünün «dürüstlük kuralına» aykırı olduğu ve karşı tarafın şartlarını ağırlaştırdığının tespiti halinde, «genel işlem koşulu» niteliğindeki bu hükmün, yürürlük denetiminden farklı olarak, Kanunun «emredici» hükmüne açık aykırılık sebebiyle «kesin hükümsüz» sayılması gerekir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya göre; taraflar arasında imzalanan 01/10/2013 tarihli «genel kredi sözleşmesinin» davalı tarafça önceden düzenlendiği ve aynı mahiyette birçok sözleşme ile aynı olup genel ve soyut nitelikte olduğu, sözleşmenin «genel işlem şartlarının» tartışılarak kabul edilmesinin onları «genel işlem koşulu» olmaktan çıkarmayacağı, davacıdan alınan «ekspertiz ücreti» ve «ipotek» tesis ücretinin gereği olarak hizmet alındığı ve ödeme yapıldığına ilişkin bir delil sunulmadığı, bu durumda genel kredi sözleşmesinin içerisinde yer alan genel işlem koşulu niteliğinde olan ekpertiz ücreti ve ipotek tesis ücreti alınmasına ilişkin hükümler yazılmamış sayılacağı gerekçesiyle davanın kabulü ile 2.800,00 TL «masrafın» dava tarihinden itibaren işleyen «avans faizi» ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Bir sözleşme hükmünün «genel işlem koşulu» niteliğinde olduğunun anlaşılması halinde, «genel işlem koşulları» üç aşamalı olarak yürürlük (kapsam), yorum ve içerik denetimine tabidir.
Benzer bu karardaİçerik denetimi aşamasında, sözleşme hükmünün «dürüstlük kuralına» aykırı olduğu ve karşı tarafın şartlarını ağırlaştırdığının tespiti halinde, «genel işlem koşulu» niteliğindeki bu hükmün, yürürlük denetiminden farklı olarak, Kanunun «emredici» hükmüne açık aykırılık sebebiyle «kesin hükümsüz» sayılması gerekir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, taraflar arasındaki sözleşmenin olup, bu sözleşmede dosya «masrafı» ve «komisyon» ücreti olarak yazılan hükümlerin yazılmamış sayılacağı, yazılmamış sayılan kalemlerin davalı bankaca tahsil edilmiş olmasının «genel işlem şartına» açıkça aykırı olduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne, davacıdan alınan 3455,00 TL’nin 30/04/2014 tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Bir sözleşme hükmünün «genel işlem koşulları» nedeniyle yazılmamış sayılabilmesi için öncelikle, o hükmün «genel işlem koşulu» niteliğinde olup olmadığı tespit edilmelidir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:sözleşme özgürlüğü · emsal banka uygulaması · rehin sözleşmesi · sözleşme serbestisi · ticari kredi sözleşmesi · çerçeve sözleşme · teamül · ticari kredi
Benzer bu kararda1- Dava, taraflar arasında akdedilen «ticari kredi sözleşmesi» nedeniyle «komisyon» ve dosya «masrafı» adı altında yapılan kesintilerin iadesi istemine ilişkin olup, mahkemece masraf alınmasına ilişkin sözleşme maddelerinin yazılmamış sayılması nedeniyle davanın kabulüne karar verilmiş ise de, taraflar arasında birden fazla ticari taşıt kredisi ve «rehin sözleşmesi» imzalandığı, kesintilerin bir kısmının 818 sayılı BK’nın yürürlükte olduğu dönemde, bir kısmının da 6098 sayılı TBK döneminde yapıldığı anlaşılmaktadır.
… belirlenerek, sözleşme 01/07/2012 tarihinden önce imzalanmış ise, somut olaya uygulanacak 818 sayılı BK hükümleri çerçevesinde ve ayrıca davaya konu kredi yönünden «emsal banka uygulamaları» araştırılıp «uyuşmazlık konusu» bedelin kredi müşterilerinden tahsiline dair «teamül» bulunup bulunmadığı ve varsa diğer bankalarca hangi oranda tahakkuk ettirildiği ve buna göre davalı Banka uygulamasının yerinde olup olmadığı hususunda bankacılık …
Genel işlem koşulu niteliğindeki bir hüküm, sözleşmenin taraflar arasında müzakere ve pazarlık sonucu imzalanmış ise, artık ortada hukuka aykırı bir sözleşme hükmünden değil, «sözleşme özgürlüğü» «çerçevesinde, sözleşmede» yer alan bireysel bir anlaşma hükmünden söz etmek gerekir.
818 sayılı BK da olduğu gibi 6098 sayılı TBK’da da «sözleşme serbestisi» ana kural olmakla birlikte, sözleşmelerin geçerliliği için 6098 sayılı TBK’na, sözleşmenin hukuka aykırı «genel işlem koşulları» içermemesi unsuru getirilmiştir.
5 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/8789 E. 2017/7099 K.
Ortak:genel işlem koşulu denetimi · kredi tahsis ücreti · kesin hükümsüzlük · genel işlem koşulları · genel işlem koşulu · emredici hüküm · dürüstlük kuralı · komisyon · dava şartı
İncelediğiniz karardaİçerik denetimi aşamasında, sözleşme hükmünün «dürüstlük kuralına» aykırı olduğu ve karşı tarafın şartlarını ağırlaştırdığının tespiti halinde, «genel işlem koşulu» niteliğindeki bu hükmün, yürürlük denetiminden farklı olarak, Kanunun «emredici» hükmüne açık aykırılık sebebiyle «kesin hükümsüz» sayılması gerekir.
… desi uyarınca yapılacak içerik denetimi yönünden de davacının davalı bankadan çektiği kredinin özellikleri değerlendirildiğinde, 175.000 TL kredi yönünden, 2.500 TL «kredi tahsis ücreti», 135 TL ekspertiz ve 165 TL «ipotek» tesis ücreti olmak üzere 2.800 TL «masraf» ve «komisyon» oranı üzerinden anlaşılmasında «dürüstlük kuralına» aykırı bir sözleşme hükmünün varlığından söz edilemeyeceğinden mahkemece davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçeyle davanın karar verilmesi doğr …
Bir sözleşme hükmünün «genel işlem koşulu» niteliğinde olduğunun anlaşılması halinde, «genel işlem koşulları» üç aşamalı olarak yürürlük (kapsam), yorum ve içerik denetimine tabidir.
Benzer bu kararda… anmış sözleşmeler yönünden mahkemece, davalı banka ile diğer bankaların uygulamasına göre bu tür işlemlere uygulanan kredi kullandırım ücreti vb. ad altında kesilen «masraf» miktar ya da oranları sorularak, sözleşmedeki bu boşluğun «dürüstlük kuralı» ve «hakkaniyet» esaslarına göre doldurularak, davalı tarafından masraf ve «komisyon» adı altında kesinti yapılmasının «bankacılık teamüllerine» uygun olup olmadığı veya kesinti yapılması uygun ise, bu durumda ne miktarda veya oranda olması gerektiği, davacıya iadesi gereken miktar bulunup bulunmadığı hususlarında değerlendirme yapılarak sonucuna göre bir karar vermek gerekirken yazılı gerekçeyle «eksik inceleme» ve araştırmaya dayalı olarak hüküm kurulması doğru olmamış ve hükmün bu sebeple bozulmasını gerektirmiştir.
Bir sözleşme hükmünün «genel işlem koşulları» nedeniyle yazılmamış sayılabilmesi için öncelikle, o hükmün «genel işlem koşulu» niteliğinde olup olmadığı tespit edilmelidir.
Diğer sözleşme metinleriyle özdeş ifadeler içermemesi tek başına, o sözleşmenin «genel işlem koşulu denetimine» tabi tutulmasını engellemez.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:sözleşme özgürlüğü · bankacılık teamülleri · sözleşme serbestisi · ticari kredi sözleşmesi · ödeme planı · çerçeve sözleşme · teamül · ticari kredi
Benzer bu kararda1-Dava, taraflar arasında akdedilen «ticari kredi sözleşmeleri» nedeniyle «kredi tahsis ücreti», «masraflar» vb. ad altında yapılan kesintilerin iadesi istemine ilişkin olup, mahkemece yazılı şekilde davanın reddine karar verilmiştir.
… anmış sözleşmeler yönünden mahkemece, davalı banka ile diğer bankaların uygulamasına göre bu tür işlemlere uygulanan kredi kullandırım ücreti vb. ad altında kesilen «masraf» miktar ya da oranları sorularak, sözleşmedeki bu boşluğun «dürüstlük kuralı» ve «hakkaniyet» esaslarına göre doldurularak, davalı tarafından masraf ve «komisyon» adı altında kesinti yapılmasının «bankacılık teamüllerine» uygun olup olmadığı veya kesinti yapılması uygun ise, bu durumda ne miktarda veya oranda olması gerektiği, davacıya iadesi gereken miktar bulunup bulunmadığı hususlarında değerlendirme yapılarak sonucuna göre bir karar vermek gerekirken yazılı gerekçeyle «eksik inceleme» ve araştırmaya dayalı olarak hüküm kurulması doğru olmamış ve hükmün bu sebeple bozulmasını gerektirmiştir.
Genel işlem koşulu niteliğindeki bir hüküm, sözleşmenin taraflar arasında müzakere ve pazarlık sonucu imzalanmış ise, artık ortada hukuka aykırı bir sözleşme hükmünden değil, «sözleşme özgürlüğü» «çerçevesinde, sözleşmede» yer alan bireysel bir anlaşma hükmünden söz etmek gerekir.
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; TTK'nın 20. maddesi uyarınca davalı bankanın muhatabından münasip bir ücret isteyebileceği, taraflar arasında akdedilen kredinin «ticari nitelikte» olduğu, basiretli bir «tacir» gibi davranmak durumunda olan davacının «ödeme planlarına» ve bu planlara uygun olarak yapılan tahsilatın «istirdadını» talep edemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
-
Haksız tahsil edilen ücretin iadesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/13425 E. 2018/4484 K.
Ortak:genel işlem koşulu denetimi · kesin hükümsüzlük · genel işlem koşulları · genel işlem koşulu · emredici hüküm · ba formu · dürüstlük kuralı · genel kredi sözleşmesi · dava şartı
İncelediğiniz karardaİçerik denetimi aşamasında, sözleşme hükmünün «dürüstlük kuralına» aykırı olduğu ve karşı tarafın şartlarını ağırlaştırdığının tespiti halinde, «genel işlem koşulu» niteliğindeki bu hükmün, yürürlük denetiminden farklı olarak, Kanunun «emredici» hükmüne açık aykırılık sebebiyle «kesin hükümsüz» sayılması gerekir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya göre; taraflar arasında imzalanan 01/10/2013 tarihli «genel kredi sözleşmesinin» davalı tarafça önceden düzenlendiği ve aynı mahiyette birçok sözleşme ile aynı olup genel ve soyut nitelikte olduğu, sözleşmenin «genel işlem şartlarının» tartışılarak kabul edilmesinin onları «genel işlem koşulu» olmaktan çıkarmayacağı, davacıdan alınan «ekspertiz ücreti» ve «ipotek» tesis ücretinin gereği olarak hizmet alındığı ve ödeme yapıldığına ilişkin bir delil sunulmadığı, bu durumda genel kredi sözleşmesinin içerisinde yer alan genel işlem koşulu niteliğinde olan ekpertiz ücreti ve ipotek tesis ücreti alınmasına ilişkin hükümler yazılmamış sayılacağı gerekçesiyle davanın kabulü ile 2.800,00 TL «masrafın» dava tarihinden itibaren işleyen «avans faizi» ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Bir sözleşme hükmünün «genel işlem koşulu» niteliğinde olduğunun anlaşılması halinde, «genel işlem koşulları» üç aşamalı olarak yürürlük (kapsam), yorum ve içerik denetimine tabidir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında «genel kredi sözleşmesinin» imzalandığı, bu sözleşmede tüm «komisyonların» müşteriye ait olacağının belirtildiği, komisyonlara ilişkin Merkez Bankasına bildirilen listede %3 fon kullandırım komisyonu alınacağının yazılı olduğu, bu «forma» göre davalının 18.000 TL komisyon alması gerekirken 6.300 TL tahsil ettiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bir sözleşme hükmünün «genel işlem koşulları» nedeniyle yazılmamış sayılabilmesi için öncelikle, o hükmün «genel işlem koşulu» niteliğinde olup olmadığı tespit edilmelidir.
Diğer sözleşme metinleriyle özdeş ifadeler içermemesi tek başına, o sözleşmenin «genel işlem koşulu denetimine» tabi tutulmasını engellemez.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:sözleşme özgürlüğü · sözleşme serbestisi · ticari kredi sözleşmesi · çerçeve sözleşme · ticari kredi · olumsuz oy · geçersizlik · tacir
Benzer bu karardaMahkemece taraflar arasında imzalanan «kredi sözleşmesinin» «ticari kredi sözleşmesi» niteliğinde olduğu, sözleşmede tüm «komisyonların» müşteriye ait olacağının kararlaştırıldığı, davalı banka tarafından komisyon oranlarının TCMB'na bildirildiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmişse de taraflar arasında aktedilen Genel Kredi Sözleşmesi 6098 sayılı TBK'nın yürürlüğe girdiği 01.07.2012 tarihinde sonra 15.10.2012 tarihinde imzalanmış olup kredi sözleşmesinin ticari kredi sözleşmesi mahiyeti taşıması «genel işlem koşullarının» uygulanmasına engel değildir.
Hem tüketiciler hem de «tacirler» için geçerli olan «genel işlem koşulları» denetimi, sözleşmelerin imzalanması aşamasında daha «olumsuz» durumda bulunan sözleşmenin tarafını dürüstlük kuralları kapsamında korumaktadır.
Genel işlem koşulu niteliğindeki bir hüküm, sözleşmenin taraflar arasında müzakere ve pazarlık sonucu imzalanmış ise, artık ortada hukuka aykırı bir sözleşme hükmünden değil, «sözleşme özgürlüğü» «çerçevesinde, sözleşmede» yer alan bireysel bir anlaşma hükmünden söz etmek gerekir.
818 sayılı BK.' da olduğu gibi 6098 sayılı TBK’da da «sözleşme serbestisi» ana kural olmakla birlikte, sözleşmelerin geçerliliği için 6098 sayılı TBK’na, sözleşmenin hukuka aykırı «genel işlem koşulları» içermemesi unsuru getirilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/6171 E. 2016/7983 K.
Ortak:genel işlem koşulu denetimi · kredi tahsis ücreti · kesin hükümsüzlük · genel işlem koşulları · genel işlem şartı · genel işlem koşulu · emredici hüküm · dürüstlük kuralı · dava şartı · Alacak
İncelediğiniz karardaİçerik denetimi aşamasında, sözleşme hükmünün «dürüstlük kuralına» aykırı olduğu ve karşı tarafın şartlarını ağırlaştırdığının tespiti halinde, «genel işlem koşulu» niteliğindeki bu hükmün, yürürlük denetiminden farklı olarak, Kanunun «emredici» hükmüne açık aykırılık sebebiyle «kesin hükümsüz» sayılması gerekir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya göre; taraflar arasında imzalanan 01/10/2013 tarihli «genel kredi sözleşmesinin» davalı tarafça önceden düzenlendiği ve aynı mahiyette birçok sözleşme ile aynı olup genel ve soyut nitelikte olduğu, sözleşmenin «genel işlem şartlarının» tartışılarak kabul edilmesinin onları «genel işlem koşulu» olmaktan çıkarmayacağı, davacıdan alınan «ekspertiz ücreti» ve «ipotek» tesis ücretinin gereği olarak hizmet alındığı ve ödeme yapıldığına ilişkin bir delil sunulmadığı, bu durumda genel kredi sözleşmesinin içerisinde yer alan genel işlem koşulu niteliğinde olan ekpertiz ücreti ve ipotek tesis ücreti alınmasına ilişkin hükümler yazılmamış sayılacağı gerekçesiyle davanın kabulü ile 2.800,00 TL «masrafın» dava tarihinden itibaren işleyen «avans faizi» ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Bir sözleşme hükmünün «genel işlem koşulu» niteliğinde olduğunun anlaşılması halinde, «genel işlem koşulları» üç aşamalı olarak yürürlük (kapsam), yorum ve içerik denetimine tabidir.
Benzer bu kararda2- Dava, taraflar arasında akdedilen «ticari kredi sözleşmesi» nedeniyle «kredi tahsis ücreti», kobi paket ücreti, üye işyeri «hizmet bedeli» vb. ad altında yapılan kesintilerin iadesi istemine ilişkin olup, mahkemece «masraf» alınmasına ilişkin sözleşme maddelerinin müzakere edilmemiş olması nedeniyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ise de, TBK'nın yürürlüğe girdiği 01/07/2012 tarihinden önce imzalanmış sözleşmeler yönünden, sözleşmede yer alan hükümlerin, TBK 20 vd. uyarınca «genel işlem koşulu» mahiyetinde olduğu ve müzakere edilmemiş olmakla müşterileri bağlamayacağı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmesi doğru olmamıştır.
Bir sözleşme hükmünün «genel işlem koşulları» nedeniyle yazılmamış sayılabilmesi için öncelikle, o hükmün «genel işlem koşulu» niteliğinde olup olmadığı tespit edilmelidir.
Diğer sözleşme metinleriyle özdeş ifadeler içermemesi tek başına, o sözleşmenin «genel işlem koşulu denetimine» tabi tutulmasını engellemez.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:sözleşme özgürlüğü · sözleşme serbestisi · ticari kredi sözleşmesi · çerçeve sözleşme · hizmet bedeli · ticari kredi · hakkaniyet · olumsuz oy
Benzer bu kararda2- Dava, taraflar arasında akdedilen «ticari kredi sözleşmesi» nedeniyle «kredi tahsis ücreti», kobi paket ücreti, üye işyeri «hizmet bedeli» vb. ad altında yapılan kesintilerin iadesi istemine ilişkin olup, mahkemece «masraf» alınmasına ilişkin sözleşme maddelerinin müzakere edilmemiş olması nedeniyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ise de, TBK'nın yürürlüğe girdiği 01/07/2012 tarihinden önce imzalanmış sözleşmeler yönünden, sözleşmede yer alan hükümlerin, TBK 20 vd. uyarınca «genel işlem koşulu» mahiyetinde olduğu ve müzakere edilmemiş olmakla müşterileri bağlamayacağı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmesi doğru olmamıştır.
Genel işlem koşulu niteliğindeki bir hüküm, sözleşmenin taraflar arasında müzakere ve pazarlık sonucu imzalanmış ise, artık ortada hukuka aykırı bir sözleşme hükmünden değil, «sözleşme özgürlüğü» «çerçevesinde, sözleşmede» yer alan bireysel bir anlaşma hükmünden söz etmek gerekir.
1- Davalının «zamanaşımı» itirazı hakkında olumlu «olumsuz» bir karar verilmemesi doğru görülmemiş, kararın davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Mahkemece, davalı banka ile diğer bankaların uygulamasına göre bu tür işlemlere kredi grupları bakımından uygulanan kredi kullandırım ücreti vb. ad altında kesilen «masraf» miktar ya da oranları sorularak, sözleşmedeki bu boşluğun «dürüstlük kuralı» ve «hakkaniyet» esaslarına göre doldurularak, davalı tarafından masraf ve «komisyon» adı altında kesinti yapılmasının bankacılık teammüllerine uygun olup olmadığı veya kesinti yapılması uygun ise, bu durumda ne miktarda veya oranda olması gerektiği, davacıya iadesi gereken miktar bulunup bulunmadığı hususlarında değerlendirme yapılarak sonucuna göre bir karar vermek gerekirken yazılı gerekçeyle «eksik inceleme» ve araştırmaya dayalı olarak hüküm kurulması doğru olmamış ve hükmün bu sebeple bozulmasını gerektirmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/8679 E. 2017/7560 K.
Ortak:genel işlem koşulu denetimi · kesin hükümsüzlük · genel işlem koşulları · genel işlem şartı · genel işlem koşulu · emredici hüküm · dürüstlük kuralı · genel kredi sözleşmesi · dava şartı · Alacak
İncelediğiniz karardaİçerik denetimi aşamasında, sözleşme hükmünün «dürüstlük kuralına» aykırı olduğu ve karşı tarafın şartlarını ağırlaştırdığının tespiti halinde, «genel işlem koşulu» niteliğindeki bu hükmün, yürürlük denetiminden farklı olarak, Kanunun «emredici» hükmüne açık aykırılık sebebiyle «kesin hükümsüz» sayılması gerekir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya göre; taraflar arasında imzalanan 01/10/2013 tarihli «genel kredi sözleşmesinin» davalı tarafça önceden düzenlendiği ve aynı mahiyette birçok sözleşme ile aynı olup genel ve soyut nitelikte olduğu, sözleşmenin «genel işlem şartlarının» tartışılarak kabul edilmesinin onları «genel işlem koşulu» olmaktan çıkarmayacağı, davacıdan alınan «ekspertiz ücreti» ve «ipotek» tesis ücretinin gereği olarak hizmet alındığı ve ödeme yapıldığına ilişkin bir delil sunulmadığı, bu durumda genel kredi sözleşmesinin içerisinde yer alan genel işlem koşulu niteliğinde olan ekpertiz ücreti ve ipotek tesis ücreti alınmasına ilişkin hükümler yazılmamış sayılacağı gerekçesiyle davanın kabulü ile 2.800,00 TL «masrafın» dava tarihinden itibaren işleyen «avans faizi» ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Bir sözleşme hükmünün «genel işlem koşulu» niteliğinde olduğunun anlaşılması halinde, «genel işlem koşulları» üç aşamalı olarak yürürlük (kapsam), yorum ve içerik denetimine tabidir.
Benzer bu karardaBir sözleşme hükmünün «genel işlem koşulları» nedeniyle yazılmamış sayılabilmesi için öncelikle, o hükmün «genel işlem koşulu» niteliğinde olup olmadığı tespit edilmelidir.
Diğer sözleşme metinleriyle özdeş ifadeler içermemesi tek başına, o sözleşmenin «genel işlem koşulu denetimine» tabi tutulmasını engellemez.
Önceden müşteriye bildirilmemiş olan hükümler, «genel işlem koşulu denetimine» gerek kalmaksızın, sözleşmenin bir hükmü dahi sayılmamalıdır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:genel işlem şartları · sözleşme özgürlüğü · haksız şart · sözleşme serbestisi · çerçeve sözleşme · teamül · tefrik · olumsuz oy
Benzer bu kararda… , iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, ticari krediler ve tüketici kredileri içen birlikte dava açılmışsa da ticari krediler ilgili davanın «tefrik» edildiği, davalının, kredi açılırken yapması mutat ve zorunlu «masrafları» isteyebileceği, «sebebi» ve dayanağı açıklanmadan «komisyon» ve dosya masrafı adı altında bir ücret talep edemeyeceği, standart «kredi sözleşmelerinin» tek yanlı kaleme alındığı, TBK'nın 20. maddesinde düzenlenen «genel işlem koşullarına» aykırılık taşıdığı, «haksız şart» niteliğinde bulunduğu, alınan ücretlerin herhangi bir gider karşılığı tahsil edildiğinin ispatlanamadığı, kredi tahsis ve değerlendirme komisyonu alınmasının bankalarda «teamül» haline gelmediği, bu komisyonu almayan bankaların bulunduğu gerekçesiyle ticari krediler yönünden açılan davanın kabulü ile 2.800 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Genel işlem koşulu niteliğindeki bir hüküm, sözleşmenin taraflar arasında müzakere ve pazarlık sonucu imzalanmış ise, artık ortada hukuka aykırı bir sözleşme hükmünden değil, «sözleşme özgürlüğü» «çerçevesinde, sözleşmede» yer alan bireysel bir anlaşma hükmünden söz etmek gerekir.
Mahkemece, «kredi sözleşmelerinin» «genel işlem şartları» içerdiği gerekçesiyle davanın kabulü yönünde karar verilmiş ise de; 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun yürürlük tarihinin 01.07.2012 olduğu, bu durumda 03.02.2011 tarihli kredi sözleşmesinin imza tarihi itibariyle henüz yürürlüğe girmemiş olan 6098 sayılı Kanun'un «genel işlem şartlarına» ilişkin hükümlerinin somut olaya uygulanma kabiliyeti bulunmadığı gözetilmeksizin yazılı gerekçelerle 03.02.2011 tarihli sözleşme kapsamında tahsil edilen «komisyonların» da iadesine dair karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
818 sayılı BK da olduğu gibi 6098 sayılı TBK’da da «sözleşme serbestisi» ana kural olmakla birlikte, sözleşmelerin geçerliliği için 6098 sayılı TBK’na, sözleşmenin hukuka aykırı «genel işlem koşulları» içermemesi unsuru getirilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/12618 E. 2018/4080 K.
Ortak:genel işlem koşulu denetimi · kesin hükümsüzlük · genel işlem koşulları · genel işlem koşulu · emredici hüküm · ba formu · dürüstlük kuralı · komisyon · dava şartı · Alacak
İncelediğiniz karardaİçerik denetimi aşamasında, sözleşme hükmünün «dürüstlük kuralına» aykırı olduğu ve karşı tarafın şartlarını ağırlaştırdığının tespiti halinde, «genel işlem koşulu» niteliğindeki bu hükmün, yürürlük denetiminden farklı olarak, Kanunun «emredici» hükmüne açık aykırılık sebebiyle «kesin hükümsüz» sayılması gerekir.
Bir sözleşme hükmünün «genel işlem koşulu» niteliğinde olduğunun anlaşılması halinde, «genel işlem koşulları» üç aşamalı olarak yürürlük (kapsam), yorum ve içerik denetimine tabidir.
Önceden müşteriye bildirilmemiş olan hükümler, «genel işlem koşulu denetimine» gerek kalmaksızın, sözleşmenin bir hükmü dahi sayılmamalıdır.
Benzer bu karardaİçerik denetimi aşamasında, sözleşme hükmünün «dürüstlük kuralına» aykırı olduğu ve karşı tarafın şartlarını ağırlaştırdığının tespiti halinde, «genel işlem koşulu» niteliğindeki bu hükmün, yürürlük denetiminden farklı olarak, kanunun «emredici» hükmüne açık aykırılık sebebiyle «kesin hükümsüz» sayılması gerekir.
Bir sözleşme hükmünün «genel işlem koşulları» nedeniyle yazılmamış sayılabilmesi için öncelikle, o hükmün «genel işlem koşulu» niteliğinde olup olmadığı tespit edilmelidir.
Diğer sözleşme metinleriyle özdeş ifadeler içermemesi tek başına, o sözleşmenin «genel işlem koşulu denetimine» tabi tutulmasını engellemez.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:sözleşme özgürlüğü · sözleşme serbestisi · ticari kredi sözleşmesi · çerçeve sözleşme · ticari kredi · olumsuz oy · geçersizlik · tacir
Benzer bu kararda1- Dava, taraflar arasında akdedilen «ticari kredi sözleşmesi» nedeniyle farklı adlar altında yapılan kesintilerin iadesi istemine ilişkin olup, Mahkemece, banka tarafından alınan «masrafların» verilen bir hizmet karşılığı olmadığı, bu nedenle iadesi gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hem tüketiciler hem de «tacirler» için geçerli olan «genel işlem koşulları» denetimi, sözleşmelerin imzalanması aşamasında daha «olumsuz» durumda bulunan sözleşmenin tarafını dürüstlük kuralları kapsamında korumaktadır.
Genel işlem koşulu niteliğindeki bir hüküm, sözleşmenin taraflar arasında müzakere ve pazarlık sonucu imzalanmış ise, artık ortada hukuka aykırı bir sözleşme hükmünden değil, «sözleşme özgürlüğü» «çerçevesinde, sözleşmede» yer alan bireysel bir anlaşma hükmünden söz etmek gerekir.
818 sayılı BK.' da olduğu gibi 6098 sayılı TBK’da da «sözleşme serbestisi» ana kural olmakla birlikte, sözleşmelerin geçerliliği için 6098 sayılı TBK’na, sözleşmenin hukuka aykırı «genel işlem koşulları» içermemesi unsuru getirilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2016/9857 E. , 2018/2589 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ...
2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 24/06/2016 tarih ve 2016/169-2016/260 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili; müvekkilinin ... Türk Bankası .... Şubesinden 01/10/2013 tarihinde 175.000,00 TL bedelli kredi kullandığını, bu kredi nedeniyle de 2.500,00 TL komisyon, 135,00 TL ekspertiz masrafı ve 165,00 TL ipotek tesis ücreti olmak üzere toplam 2.800,00 TL kesinti yapıldığını, bu kesintinin haksız ve yersiz olduğunu, açılan davanın kabulü ile haksız kesilen 2.800,00 TL masrafın tahsil tarihinden aksi takdirde dava tarihinden itibaren işleyen avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya göre; taraflar arasında imzalanan 01/10/2013 tarihli genel kredi sözleşmesinin davalı tarafça önceden düzenlendiği ve aynı mahiyette birçok sözleşme ile aynı olup genel ve soyut nitelikte olduğu, sözleşmenin genel işlem şartlarının tartışılarak kabul edilmesinin onları genel işlem koşulu olmaktan çıkarmayacağı, davacıdan alınan ekspertiz ücreti ve ipotek tesis ücretinin gereği olarak hizmet alındığı ve ödeme yapıldığına ilişkin bir delil sunulmadığı, bu durumda genel kredi sözleşmesinin içerisinde yer alan genel işlem koşulu niteliğinde olan ekpertiz ücreti ve ipotek tesis ücreti alınmasına ilişkin hükümler yazılmamış sayılacağı gerekçesiyle davanın kabulü ile 2.800,00 TL masrafın dava tarihinden itibaren işleyen avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, taraflar arasında akdedilen genel kredi sözleşmesi nedeniyle komisyon, ekspertiz masrafı ve ipotek tesis ücreti adı altında yapılan kesintilerin iadesi istemine ilişkin olup, mahkemece masraf alınmasına ilişkin sözleşme maddelerinin yazılmamış sayılması nedeniyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Taraflar arasındaki sözleşme 01.10.2013 tarihli olup, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu hükümlerine tabidir. Bir sözleşmenin 6098 sayılı TBK’nin 20. ve devamı maddeleri uyarınca genel işlem koşulları denetimine tabi tutulması için Kanunda belirtilen ölçütlerin uygulanması gerekir.
Bir sözleşme hükmünün genel işlem koşulu niteliğinde olduğunun anlaşılması halinde, genel işlem koşulları üç aşamalı olarak yürürlük (kapsam), yorum ve içerik denetimine tabidir.
Yürürlük denetiminde, genel işlem koşulunun karşı tarafın bilgisi dahilinde sözleşmeye konulup konulmadığına bakılmalı, müşterinin sözleşmeye genel işlem koşulu konulduğunu açıkça biliyor olması halinde diğer denetim aşamalarına geçilmelidir. Aksi halde diğer aşamalara geçilmeksizin genel işlem koşulu niteliğindeki hükmün sözleşmeden çıkarılması gerekmektedir. TBK m. 21 uyarınca, bir müşterinin önceden sözleşmedeki genel işlem koşulundan açıkça haberdar edilmesi, tek başına o hükmün geçerli hale geldiğini göstermez. Önceden müşteriye bildirilmemiş olan hükümler, genel işlem koşulu denetimine gerek kalmaksızın, sözleşmenin bir hükmü dahi sayılmamalıdır.
Şayet sözleşme, o sözleşmenin niteliğine ve işin özelliğine yabancı bir genel işlem koşulu taşıyorsa, yani şaşırtıcı hüküm içeriyorsa, bu nitelikteki hükümler yönünden, müşterinin önceden ve açıkça bilgilendirilmiş olup olmadığı, bu hükmün müzakere edilip edilmediği önem taşımaksızın, o sözleşme hükmü TBK m. 21/2 uyarınca sözleşmeye yazılmamış sayılmalıdır.
Yürürlük denetiminin aşılması halinde yapılması gerekli denetim aşaması “yorum” denetimidir. Belirsizlik ilkesi de denilen bu denetim modelinde, sözleşmede yer alan genel işlem koşulu niteliğindeki hüküm içeriğinin ne olduğu konusunda bir anlaşmazlık bulunuyorsa, bu hükmün düzenleyen taraf aleyhine yorumlanması gerekir.
Sözleşmede, yürürlük denetiminin aşılması ve yorumu gerektirecek bir belirsizliğin bulunmaması veya bulunsa bile düzenleyen aleyhine yorum yapılmış olmasından sonra, sözleşmenin bir de “içerik” denetimine tabi tutulması gerekmektedir. İçerik denetimi yapılırken, genel işlem koşulu olduğu ileri sürülen hükmün “dürüstlük kuralı” na aykırı olup olmadığı, karşı tarafın aleyhine ve onun şartlarını ağırlaştırıcı nitelikte olup olmadığına bakılacaktır. Hangi tür sözleşme hükümlerinin dürüstlük kuralına aykırı ve diğer tarafın şartlarını ağırlaştırıcı nitelikte olduğu hususu Kanunda düzenlenmemiş olup, mahkemece her somut olayda bu durumun tartışılması ve değerlendirilmesi gerekir.
İçerik denetimi aşamasında, sözleşme hükmünün dürüstlük kuralına aykırı olduğu ve karşı tarafın şartlarını ağırlaştırdığının tespiti halinde, genel işlem koşulu niteliğindeki bu hükmün, yürürlük denetiminden farklı olarak, Kanunun emredici hükmüne açık aykırılık sebebiyle kesin hükümsüz sayılması gerekir.
Genel işlem koşulu nedeniyle yazılmamış veya kesin hükümsüz sayılan sözleşme hükmünün, sözleşmenin uygulanmasında boşluk doğurması halinde, ortaya çıkan sözleşme içi boşluğun, hakim tarafından öncelikle yedek hukuk, bu yoksa TMK m. 1 uyarınca örf ve adet hukukuyla, bu da yoksa hakimin hukuk yaratması yöntemiyle doldurulması gerekir.
Somut olaya baktığımızda, taraflar arasında öncelikle 27.09.2013 tarihli kredi bilgilendirme formunun, akabinde ise 01.10.2013 tarihli genel kredi sözleşmesinin imzalandığı, bu formda müşteriden alınacak olan masraf ve komisyon miktarlarının gösterildiği anlaşılmıştır. Bu durumda alınacak masraflar konusunda bilgilendirme ve müzakere yapılarak alınacak ticari krediyle ilgili olarak davalı Bankanın hangi miktarda masraf ve komisyon alacakları konusunda anlaştıklarının kabulü gerekip, söz konusu sözleşme hükümlerinin yazılmamış sayılması mümkün değildir. 6098 sayılı TBK'nin 25. maddesi uyarınca yapılacak içerik denetimi yönünden de davacının davalı bankadan çektiği kredinin özellikleri değerlendirildiğinde, 175.000 TL kredi yönünden, 2.500 TL kredi tahsis ücreti, 135 TL ekspertiz ve 165 TL ipotek tesis ücreti olmak üzere 2.800 TL masraf ve komisyon oranı üzerinden anlaşılmasında dürüstlük kuralına aykırı bir sözleşme hükmünün varlığından söz edilemeyeceğinden mahkemece davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçeyle davanın karar verilmesi doğru görülmeyip hükmün davalı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, 11/04/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/419579100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz