Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2016/7629 E. 2018/1541 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
kredi tahsis komisyonu↗ genel işlem şartları↗ kesin hükümsüzlük↗ genel işlem koşulları↗ erken kapama komisyonu↗ genel işlem koşulu↗ virman↗ emredici hüküm↗ sözleşmeye aykırılık↗ 818 sayılı borçlar kanunu↗ dürüstlük kuralı↗ genel kredi sözleşmesi↗ tbk 99↗ komisyon↗ işlemiş faiz↗ vade↗ istirdat↗ temerrüt faizi↗ kredi sözleşmesi↗ eksik inceleme↗ vekalet ücreti↗ avans faizi↗ temerrüt↗ kesin hüküm↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalı bankanın uyguladığı temerrüt faizi oranlarının ödeme planında imzalanan sözleşmelere aykırılık teşkil etmediği, davalı bankaca davacıdan Kredi Açılışı ve Tahsis Komisyonu adı altında tahsil edilen toplam 31.983,50 TL’nin iadesinin gerektiği, bankacılık uygulamasında kredinin vadesi uzatılmak istendiğinde yeni bir kredi açılıp, eski krediye virman yapılabildiği, bu durumda da eski kredi kapanmış gözükse de aslında yapılanın kapama işlemi değil sadece vade uzatımı ya da krediyi yeniden yapılandırma adı altında muhasebesel bir işlem olduğu, dava konusu olayın erken kapama olarak değerlendirilmediği, taraflar arasındaki bu ilişkinin erken kapama komisyonu gerektirecek mahiyette ve davalı bankaya ciddi bir külfet oluşturmadığı, davacıdan kredi erken kapama cezası adı altında tahsil edilen ve kredi açılış ve tahsis komisyonu olarak toplam 112.283,50 TL’nin dava tarihine kadar işlemiş faizi olan 30.709,32 TL olmak üzere toplam 142.992,82 TL'nin davalıdan istirdatına, asıl alacağa dava tarihinden itibaren değişen oranlarda TCMB avans faizinin uygulanmasına, diğer davacıların davasının reddine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacılar vekilinin tüm, davalı vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Dava, genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan erken kapama komisyonunun, kredi tahsis ve fazladan tahsil edilen temerrüt faizinden doğan alacağın tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece, temerrüt faizi oranlarının imzalanan sözleşmelere aykırılık teşkil etmediği, kredi tahsis komisyonu yönünden sözleşmede açık bir hüküm bulunmaması nedeniyle genel işlem şartları uyarınca geri alınabileceği, kredi erken kapama komisyonu bakımından da yapılan işlemin erken kapama işlemi değil yeniden yapılandırma niteliğinde olması nedeniyle iade edilebileceği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Dava dosyası içerisinde davacılarla davalı banka arasında imzalanan kredi sözleşmeleri mevcut olmamakla birlikte, dosya kapsamında alınan bilirkişi raporundan davacıların her biri ile davalı banka arasında iki adet kredi sözleşmesinin imzalandığı ve bunlardan birinin 818 sayılı Borçlar Kanunu dönemine, diğerinin 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu dönemine ilişkin olduğu anlaşılmaktadır. Ayrıca bilirkişi raporunda kredi sözleşmelerinin yeniden yapılandırılması için davacılardan Sutaş A.Ş. ile 16.08.2012 tarihli yeni bir sözleşmenin imzalandığı ve kredi erken kapama komisyonu ile kredi tahsis komisyonunun bu davacının kredi hesabından tahsil edildiği belirtilmiştir. Bu durumda taraflar arasında imzalanan 16.08.2012 tarihli kredi sözleşmesinin 01.07.2012 tarihinden sonra düzenlendiği ve bu sözleşmeye 6098 sayılı TBK hükümlerinin uygulanacağı gözetilmelidir. Ayrıca bir sözleşme hükmünün genel işlem koşulu sayılması için, o sözleşmenin çok sayıda benzer sözleşmelerde de kullanımı için düzenleyen tarafından önceden hazırlanmış olması gerekir. Sözleşme metninde kullanılan ifadelerin özdeş olmaması, o sözleşme hükümlerinin genel işlem koşulu sayılmasına engel değildir. O halde davacı Sutaş A.Ş. ile davalı arasında imzalanan 16.08.2012 tarihli kredi sözleşmesi dosyaya getirilerek, genel işlem koşulu taşıdığının kabulü halinde genel işlem koşulları bakımından yürürlük (kapsam), yorum ve içerik denetimine tabi tutulması gerekir.
Yürürlük denetiminde, genel işlem koşulunun karşı tarafın bilgisi dahilinde sözleşmeye konulup konulmadığına bakılmalı, müşterinin sözleşmeye genel işlem koşulu konulduğunu açıkça biliyor olması halinde diğer denetim aşamalarına geçilmelidir. Aksi halde diğer aşamalara geçilmeksizin genel işlem koşulu niteliğindeki hükmün sözleşmeden çıkarılması gerekmektedir. TBK m. 21 uyarınca, bir müşterinin önceden sözleşmedeki genel işlem koşulundan açıkça haberdar edilmesi, tek başına o hükmün geçerli hale geldiğini göstermez. Önceden müşteriye bildirilmemiş ve müzakere imkanı sağlanmamış olan hükümler, diğer denetim aşamalarına gerek kalmaksızın, yazılmamış sayılmamalıdır.
Şayet sözleşme, o sözleşmenin niteliğine ve işin özelliğine yabancı bir genel işlem koşulu taşıyorsa, yani şaşırtıcı hüküm içeriyorsa, bu nitelikteki hükümler yönünden, müşterinin önceden ve açıkça bilgilendirilmiş olup olmadığı, bu hükmün müzakere edilip edilmediği önem taşımaksızın, o sözleşme hükmü TBK m. 21/2 uyarınca sözleşmeye yazılmamış sayılmalıdır.
Yürürlük denetiminin aşılması halinde yapılması gerekli denetim aşaması “yorum” denetimidir. Belirsizlik ilkesi de denilen bu denetim modelinde, sözleşmede yer alan genel işlem koşulu niteliğindeki hüküm içeriğinin ne olduğu konusunda bir anlaşmazlık bulunuyorsa, bu hükmün düzenleyen taraf aleyhine yorumlanması gerekir.
Sözleşmede, yürürlük denetiminin aşılması ve yorumu gerektirecek bir belirsizliğin bulunmaması veya bulunsa bile düzenleyen aleyhine yorum yapılmış olmasından sonra, sözleşmenin bir de “içerik” denetimine tabi tutulması gerekmektedir. İçerik denetimi yapılırken, genel işlem koşulu olduğu ileri sürülen hükmün “dürüstlük kuralı” na aykırı olup olmadığı, karşı tarafın aleyhine ve onun şartlarını ağırlaştırıcı nitelikte olup olmadığına bakılacaktır. Hangi tür sözleşme hükümlerinin dürüstlük kuralına aykırı ve diğer tarafın şartlarını ağırlaştırıcı nitelikte olduğu hususu Kanunda düzenlenmemiş olup, mahkemece her somut olayda bu durumun tartışılması ve değerlendirilmesi gerekir.
İçerik denetimi aşamasında, sözleşme hükmünün dürüstlük kuralına aykırı olduğu ve karşı tarafın şartlarını ağırlaştırdığının tespiti halinde, genel işlem koşulu niteliğindeki bu hükmün, yürürlük denetiminden farklı olarak, Kanunun emredici hükmüne açık aykırılık sebebiyle kesin hükümsüz sayılması gerekir.
Genel işlem koşulu nedeniyle yazılmamış veya kesin hükümsüz sayılan sözleşme hükmünün, sözleşmenin uygulanmasında boşluk doğurması halinde, ortaya çıkan sözleşme içi boşluğun, hakim tarafından öncelikle yedek hukuk, bu yoksa TMK m. 1 uyarınca örf ve adet hukukuyla, bu da yoksa hakimin hukuk yaratması yöntemiyle doldurulması gerekir.
Somut olaya gelindiğinde, davacı Sutaş Ev İhtiyaç Maddeleri Tic. ve San. A.Ş. ile davalı banka arasında 16/08/2012 tarihli sözleşmenin imzalandığı, bu sözleşmeden sağlanan kredi ile kredi tahsis komisyonunun tahsil edildiği anlaşılmakla öncelikle, kredi tahsis komisyonu bakımından yukarıda belirlenen koşullar bakımından TBK m. 20. 25. uyarınca inceleme yaparak hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken eksik incelemeye dayalı olarak yazılı şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmesi doğru olmamış, kararın davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
3- Bozma sebep ve şekline göre, davalı vekilinin vekalet ücretine ilişkin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/12093 E. 2018/4272 K.
Ortak:genel işlem koşulları · kesin hükümsüzlük · erken kapama komisyonu · genel işlem koşulu · emredici hüküm · dürüstlük kuralı · genel kredi sözleşmesi · komisyon · dava şartı · Alacak
İncelediğiniz karardaİçerik denetimi aşamasında, sözleşme hükmünün «dürüstlük kuralına» aykırı olduğu ve karşı tarafın şartlarını ağırlaştırdığının tespiti halinde, «genel işlem koşulu» niteliğindeki bu hükmün, yürürlük denetiminden farklı olarak, Kanunun «emredici» hükmüne açık aykırılık sebebiyle «kesin hükümsüz» sayılması gerekir.
2- Dava, «genel kredi sözleşmesinden» kaynaklanan «erken kapama komisyonunun», kredi tahsis ve fazladan tahsil edilen «temerrüt» faizinden doğan alacağın tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalı bankanın uyguladığı «temerrüt faizi» oranlarının ödeme planında imzalanan «sözleşmelere aykırılık» teşkil etmediği, davalı bankaca davacıdan Kredi Açılışı ve Tahsis Komisyonu adı altında tahsil edilen toplam 31.983,50 TL’nin iadesinin gerektiği, bankacılık uygulamasında kredinin «vadesi» uzatılmak istendiğinde yeni bir kredi açılıp, eski krediye «virman» yapılabildiği, bu durumda da eski kredi kapanmış gözükse de aslında yapılanın kapama işlemi değil sadece vade uzatımı ya da krediyi yeniden yapılandırma adı altında muhasebesel bir işlem olduğu, dava konusu olayın erken kapama olarak değerlendirilmediği, taraflar arasındaki bu ilişkinin «erken kapama komisyonu» gerektirecek mahiyette ve davalı bankaya ciddi bir külfet oluşturmadığı, davacıdan kredi erken kapama cezası adı altında tahsil edilen ve kredi açılış ve tahsis komisyonu olarak toplam 112.283,50 TL’nin dava tarihine kadar «işlemiş faizi» olan 30.709,32 TL olmak üzere toplam 142.992,82 TL'nin davalıdan «istirdatına», asıl alacağa dava tarihinden itibaren değişen oranlarda TCMB «avans faizinin» uygulanmasına, diğer davacıların davasının reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaİçerik denetimi aşamasında, sözleşme hükmünün «dürüstlük kuralına» aykırı olduğu ve karşı tarafın şartlarını ağırlaştırdığının tespiti halinde, «genel işlem koşulu» niteliğindeki bu hükmün, yürürlük denetiminden farklı olarak, Kanunun «emredici» hükmüne açık aykırılık sebebiyle «kesin hükümsüz» sayılması gerekir.
2- Dava, «genel kredi sözleşmesi» kapsamında tahsil edilen «erken kapama komisyonunun» iadesi istemine ilişkindir.
… ddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasındaki sözleşmenin tip sözleşme olduğu, bu sözleşmede davacı yan aleyhine konulan muhtelif «masraflar», «erken kapama komisyonu» ücreti ve «ipotek» fek ücretinin yazılmamış sayılması gerektiği ve sayılan kalemlerin davalı bankaca tahsil edilmiş olmasının «genel işlem şartına» açıkça aykırı kabul edilerek iadesi gerektiği gerekçesiyle, davanın kabulüne, 14.000,00 TL’nin «haksız fiil» tarihinden, bakiye 1.594,64 TL’nin «ıslah» tarihinden itibaren işleyecek en yüksek reeskont faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:genel işlem şartı · ipotek · haksız fiil · ıslah · dosya masrafı
Benzer bu kararda… ddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasındaki sözleşmenin tip sözleşme olduğu, bu sözleşmede davacı yan aleyhine konulan muhtelif «masraflar», «erken kapama komisyonu» ücreti ve «ipotek» fek ücretinin yazılmamış sayılması gerektiği ve sayılan kalemlerin davalı bankaca tahsil edilmiş olmasının «genel işlem şartına» açıkça aykırı kabul edilerek iadesi gerektiği gerekçesiyle, davanın kabulüne, 14.000,00 TL’nin «haksız fiil» tarihinden, bakiye 1.594,64 TL’nin «ıslah» tarihinden itibaren işleyecek en yüksek reeskont faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/9857 E. 2018/2589 K.
Ortak:genel işlem koşulları · kesin hükümsüzlük · genel işlem koşulu · emredici hüküm · dürüstlük kuralı · genel kredi sözleşmesi · komisyon · kredi sözleşmesi · dava şartı · Alacak
İncelediğiniz karardaİçerik denetimi aşamasında, sözleşme hükmünün «dürüstlük kuralına» aykırı olduğu ve karşı tarafın şartlarını ağırlaştırdığının tespiti halinde, «genel işlem koşulu» niteliğindeki bu hükmün, yürürlük denetiminden farklı olarak, Kanunun «emredici» hükmüne açık aykırılık sebebiyle «kesin hükümsüz» sayılması gerekir.
2- Dava, «genel kredi sözleşmesinden» kaynaklanan «erken kapama komisyonunun», kredi tahsis ve fazladan tahsil edilen «temerrüt» faizinden doğan alacağın tahsili istemine ilişkindir.
O halde davacı Sutaş A.Ş. ile davalı arasında imzalanan 16.08.2012 tarihli «kredi sözleşmesi» dosyaya getirilerek, «genel işlem koşulu» taşıdığının kabulü halinde «genel işlem koşulları» bakımından yürürlük (kapsam), yorum ve içerik denetimine tabi tutulması gerekir.
Benzer bu karardaİçerik denetimi aşamasında, sözleşme hükmünün «dürüstlük kuralına» aykırı olduğu ve karşı tarafın şartlarını ağırlaştırdığının tespiti halinde, «genel işlem koşulu» niteliğindeki bu hükmün, yürürlük denetiminden farklı olarak, Kanunun «emredici» hükmüne açık aykırılık sebebiyle «kesin hükümsüz» sayılması gerekir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya göre; taraflar arasında imzalanan 01/10/2013 tarihli «genel kredi sözleşmesinin» davalı tarafça önceden düzenlendiği ve aynı mahiyette birçok sözleşme ile aynı olup genel ve soyut nitelikte olduğu, sözleşmenin «genel işlem şartlarının» tartışılarak kabul edilmesinin onları «genel işlem koşulu» olmaktan çıkarmayacağı, davacıdan alınan «ekspertiz ücreti» ve «ipotek» tesis ücretinin gereği olarak hizmet alındığı ve ödeme yapıldığına ilişkin bir delil sunulmadığı, bu durumda genel kredi sözleşmesinin içerisinde yer alan genel işlem koşulu niteliğinde olan ekpertiz ücreti ve ipotek tesis ücreti alınmasına ilişkin hükümler yazılmamış sayılacağı gerekçesiyle davanın kabulü ile 2.800,00 TL «masrafın» dava tarihinden itibaren işleyen «avans faizi» ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Dava, taraflar arasında akdedilen «genel kredi sözleşmesi» nedeniyle «komisyon», ekspertiz «masrafı» ve «ipotek» tesis ücreti adı altında yapılan kesintilerin iadesi istemine ilişkin olup, mahkemece masraf alınmasına ilişkin sözleşme maddelerinin yazılmamış sayılması nedeniyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:genel işlem koşulu denetimi · kredi tahsis ücreti · ekspertiz ücreti · genel işlem şartı · ba formu · ipotek · dosya masrafı
Benzer bu karardaMahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya göre; taraflar arasında imzalanan 01/10/2013 tarihli «genel kredi sözleşmesinin» davalı tarafça önceden düzenlendiği ve aynı mahiyette birçok sözleşme ile aynı olup genel ve soyut nitelikte olduğu, sözleşmenin «genel işlem şartlarının» tartışılarak kabul edilmesinin onları «genel işlem koşulu» olmaktan çıkarmayacağı, davacıdan alınan «ekspertiz ücreti» ve «ipotek» tesis ücretinin gereği olarak hizmet alındığı ve ödeme yapıldığına ilişkin bir delil sunulmadığı, bu durumda genel kredi sözleşmesinin içerisinde yer alan genel işlem koşulu niteliğinde olan ekpertiz ücreti ve ipotek tesis ücreti alınmasına ilişkin hükümler yazılmamış sayılacağı gerekçesiyle davanın kabulü ile 2.800,00 TL «masrafın» dava tarihinden itibaren işleyen «avans faizi» ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
… desi uyarınca yapılacak içerik denetimi yönünden de davacının davalı bankadan çektiği kredinin özellikleri değerlendirildiğinde, 175.000 TL kredi yönünden, 2.500 TL «kredi tahsis ücreti», 135 TL ekspertiz ve 165 TL «ipotek» tesis ücreti olmak üzere 2.800 TL «masraf» ve «komisyon» oranı üzerinden anlaşılmasında «dürüstlük kuralına» aykırı bir sözleşme hükmünün varlığından söz edilemeyeceğinden mahkemece davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçeyle davanın karar verilmesi doğr …
Dava, taraflar arasında akdedilen «genel kredi sözleşmesi» nedeniyle «komisyon», ekspertiz «masrafı» ve «ipotek» tesis ücreti adı altında yapılan kesintilerin iadesi istemine ilişkin olup, mahkemece masraf alınmasına ilişkin sözleşme maddelerinin yazılmamış sayılması nedeniyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Somut olaya baktığımızda, taraflar arasında öncelikle 27.09.2013 tarihli kredi bilgilendirme formunun, akabinde ise 01.10.2013 tarihli «genel kredi sözleşmesinin» imzalandığı, bu «formda» müşteriden alınacak olan «masraf» ve «komisyon» miktarlarının gösterildiği anlaşılmıştır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/8375 E. 2018/509 K.
Ortak:kesin hükümsüzlük · genel işlem koşulu · emredici hüküm · dürüstlük kuralı · komisyon · kredi sözleşmesi · eksik inceleme · kesin hüküm · dava şartı · Alacak
İncelediğiniz karardaİçerik denetimi aşamasında, sözleşme hükmünün «dürüstlük kuralına» aykırı olduğu ve karşı tarafın şartlarını ağırlaştırdığının tespiti halinde, «genel işlem koşulu» niteliğindeki bu hükmün, yürürlük denetiminden farklı olarak, Kanunun «emredici» hükmüne açık aykırılık sebebiyle «kesin hükümsüz» sayılması gerekir.
2- Dava, «genel kredi sözleşmesinden» kaynaklanan «erken kapama komisyonunun», kredi tahsis ve fazladan tahsil edilen «temerrüt» faizinden doğan alacağın tahsili istemine ilişkindir.
Ayrıca bilirkişi raporunda «kredi sözleşmelerinin» yeniden yapılandırılması için davacılardan Sutaş A.Ş. ile 16.08.2012 tarihli yeni bir sözleşmenin imzalandığı ve kredi «erken kapama komisyonu» ile «kredi tahsis komisyonunun» bu davacının kredi hesabından tahsil edildiği belirtilmiştir.
Benzer bu karardaİçerik denetimi aşamasında, sözleşme hükmünün «dürüstlük kuralına» aykırı olduğu ve karşı tarafın şartlarını ağırlaştırdığının tespiti halinde, «genel işlem koşulu» niteliğindeki bu hükmün, yürürlük denetiminden farklı olarak, Kanunun «emredici» hükmüne açık aykırılık sebebiyle «kesin hükümsüz» sayılması gerekir.
Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre;taraflar arasındaki «kredi sözleşmesinin» «ticari nitelikte» olduğu, davalı bankanın 12/08/2013 tarihinde 1.034,25 TL, 10/08/2012 tarihinde 2.205,00 TL «masraf» ve «komisyon» adı altında davacıdan kesinti yaptığı, davalı bankanın davacıdan toplamda 6.239,25 TL tahsil ettiği, davalı bankanın davacıdan aldığı masraf bedellerine yönelik sunulan herhangi bir dayanak kayıt, «fatura», belge vs. sunamadığı, taraflar arasındaki sözleşmede genel ifadeler kullanılarak davacıdan kesilecek masraf kalemleri ayrıca ve net bir rakam olarak belirlenmediği, karşılıklı müzakere edilmediğinin anlaşıldığı, «genel işlem şartlarının» açık ve anlaşılır olmaması durumunda ilke olarak ekonomik açıdan güçsüz taraf aleyhine «haksız şart» olarak kabul edilmesinin gerektiği, davacıdan alınan masraf bedelinin «genel işlem koşulu» olduğu, kredi sözleşme tarihi itibariyle BK'nın yürürlükte bulunduğu ve davacının talebinin haklı ve yerinde olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile 3.085,00 TL'nin …
Dava, taraflar arasında akdedilen «ticari kredi sözleşmesi» nedeniyle davalı banka tarafından tahsil edilen haksız kesintilerin iadesi istemine ilişkin olup, mahkemece yapılan kesintilerin «genel işlem koşulu» olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:genel işlem koşulu denetimi · haksız şart · genel işlem şartı · ticari kredi sözleşmesi · ticari kredi · ticari dava niteliği · geçersizlik · fatura
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre;taraflar arasındaki «kredi sözleşmesinin» «ticari nitelikte» olduğu, davalı bankanın 12/08/2013 tarihinde 1.034,25 TL, 10/08/2012 tarihinde 2.205,00 TL «masraf» ve «komisyon» adı altında davacıdan kesinti yaptığı, davalı bankanın davacıdan toplamda 6.239,25 TL tahsil ettiği, davalı bankanın davacıdan aldığı masraf bedellerine yönelik sunulan herhangi bir dayanak kayıt, «fatura», belge vs. sunamadığı, taraflar arasındaki sözleşmede genel ifadeler kullanılarak davacıdan kesilecek masraf kalemleri ayrıca ve net bir rakam olarak belirlenmediği, karşılıklı müzakere edilmediğinin anlaşıldığı, «genel işlem şartlarının» açık ve anlaşılır olmaması durumunda ilke olarak ekonomik açıdan güçsüz taraf aleyhine «haksız şart» olarak kabul edilmesinin gerektiği, davacıdan alınan masraf bedelinin «genel işlem koşulu» olduğu, kredi sözleşme tarihi itibariyle BK'nın yürürlükte bulunduğu ve davacının talebinin haklı ve yerinde olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile 3.085,00 TL'nin …
Dava, taraflar arasında akdedilen «ticari kredi sözleşmesi» nedeniyle davalı banka tarafından tahsil edilen haksız kesintilerin iadesi istemine ilişkin olup, mahkemece yapılan kesintilerin «genel işlem koşulu» olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Önceden müşteriye bildirilmemiş ve müşterilerinin bilgilendirilmediği hükümler, diğer «genel işlem koşulu denetimine» gerek kalmaksızın, sözleşmenin bir hükmü dahi sayılmamalıdır.
Böyle bir durumda, sözleşmeyi düzenleyen taraf, sözleşmede yer alan «genel işlem koşulu» niteliğindeki hükümler olmasaydı, o sözleşmeyi yapmayacak olduğunu söyleyerek, sözleşmenin «geçersiz» olduğunu ileri süremez.
4 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/13015 E. 2018/4858 K.
Ortak:kesin hükümsüzlük · genel işlem koşulları · genel işlem koşulu · emredici hüküm · dürüstlük kuralı · istirdat · kredi sözleşmesi · eksik inceleme · dava şartı
İncelediğiniz karardaİçerik denetimi aşamasında, sözleşme hükmünün «dürüstlük kuralına» aykırı olduğu ve karşı tarafın şartlarını ağırlaştırdığının tespiti halinde, «genel işlem koşulu» niteliğindeki bu hükmün, yürürlük denetiminden farklı olarak, Kanunun «emredici» hükmüne açık aykırılık sebebiyle «kesin hükümsüz» sayılması gerekir.
O halde davacı Sutaş A.Ş. ile davalı arasında imzalanan 16.08.2012 tarihli «kredi sözleşmesi» dosyaya getirilerek, «genel işlem koşulu» taşıdığının kabulü halinde «genel işlem koşulları» bakımından yürürlük (kapsam), yorum ve içerik denetimine tabi tutulması gerekir.
İçerik denetimi yapılırken, «genel işlem koşulu» olduğu ileri sürülen hükmün “«dürüstlük kuralı»” na aykırı olup olmadığı, karşı tarafın aleyhine ve onun şartlarını ağırlaştırıcı nitelikte olup olmadığına bakılacaktır.
Benzer bu karardaİçerik denetimi aşamasında, sözleşme hükmünün «dürüstlük kuralına» aykırı olduğu ve karşı tarafın şartlarını ağırlaştırdığının tespiti halinde, «genel işlem koşulu» niteliğindeki bu hükmün, yürürlük denetiminden farklı olarak, kanunun «emredici» hükmüne açık aykırılık sebebiyle «kesin hükümsüz» sayılması gerekir.
Bir sözleşme hükmünün «genel işlem koşulları» nedeniyle yazılmamış sayılabilmesi için öncelikle, o hükmün «genel işlem koşulu» niteliğinde olup olmadığı tespit edilmelidir.
İçerik denetimi yapılırken, «genel işlem koşulu» olduğu ileri sürülen hükmün “«dürüstlük kuralı»” na aykırı olup olmadığı, karşı tarafın aleyhine ve onun şartlarını ağırlaştırıcı nitelikte olup olmadığına bakılacaktır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:genel işlem koşulu denetimi · hesap işletim ücreti · sözleşme özgürlüğü · sözleşme serbestisi · çerçeve sözleşme · hizmet bedeli · olumsuz oy · geçersizlik
Benzer bu karardaGenel işlem koşulu niteliğindeki bir hüküm, sözleşmenin taraflar arasında müzakere ve pazarlık sonucu imzalanmış ise, artık ortada hukuka aykırı bir sözleşme hükmünden değil, «sözleşme özgürlüğü» «çerçevesinde, sözleşmede» yer alan bireysel bir anlaşma hükmünden söz etmek gerekir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamı uyarınca «tacir» olan bankanın yapmış olduğu iş ile vermiş olduğu hizmetler nedeniyle bir takım «masraflar» talep etme hak ve «yetkisinin» bulunduğu, taraflar arasındaki sözleşmenin 7, 11 ve 15. maddelerinde «hesap işletim ücreti», üye işyeri ücreti vb tutarlarının alınacağı ve bunun müşteriye ait olacağının düzenlendiği, ancak tutarların açıkça ve ayrıca yazılı olmadığı, bu durumda emsal bankaların bu yöndeki uygulamalarının esas alınması gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 2.441,25 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
Dava, taraflar arasında 20.07.2012 tarihinde imzalanan ticari müşteri sözleşmesi uyarınca davalı yanca kredi tahsis ve değerlendirme ücreti, işyeri «hizmet bedeli» ve sair adlar altında yapılan kesintilerin «istirdadı» talebine ilişkindir.
Mahkemece, yukarıda özetlendiği üzere davalı yanca “üye işyeri «hizmet bedeli»” ve “kredi tahsis ve değerlendirme ücreti” adı altında yapılan kesintiler bakımından davanın kısmen kabulüne sair taleplerin reddine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/11123 E. 2018/3743 K.
Ortak:kesin hükümsüzlük · genel işlem koşulları · erken kapama komisyonu · genel işlem koşulu · emredici hüküm · dürüstlük kuralı · genel kredi sözleşmesi · komisyon · dava şartı · Alacak
İncelediğiniz karardaİçerik denetimi aşamasında, sözleşme hükmünün «dürüstlük kuralına» aykırı olduğu ve karşı tarafın şartlarını ağırlaştırdığının tespiti halinde, «genel işlem koşulu» niteliğindeki bu hükmün, yürürlük denetiminden farklı olarak, Kanunun «emredici» hükmüne açık aykırılık sebebiyle «kesin hükümsüz» sayılması gerekir.
2- Dava, «genel kredi sözleşmesinden» kaynaklanan «erken kapama komisyonunun», kredi tahsis ve fazladan tahsil edilen «temerrüt» faizinden doğan alacağın tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalı bankanın uyguladığı «temerrüt faizi» oranlarının ödeme planında imzalanan «sözleşmelere aykırılık» teşkil etmediği, davalı bankaca davacıdan Kredi Açılışı ve Tahsis Komisyonu adı altında tahsil edilen toplam 31.983,50 TL’nin iadesinin gerektiği, bankacılık uygulamasında kredinin «vadesi» uzatılmak istendiğinde yeni bir kredi açılıp, eski krediye «virman» yapılabildiği, bu durumda da eski kredi kapanmış gözükse de aslında yapılanın kapama işlemi değil sadece vade uzatımı ya da krediyi yeniden yapılandırma adı altında muhasebesel bir işlem olduğu, dava konusu olayın erken kapama olarak değerlendirilmediği, taraflar arasındaki bu ilişkinin «erken kapama komisyonu» gerektirecek mahiyette ve davalı bankaya ciddi bir külfet oluşturmadığı, davacıdan kredi erken kapama cezası adı altında tahsil edilen ve kredi açılış ve tahsis komisyonu olarak toplam 112.283,50 TL’nin dava tarihine kadar «işlemiş faizi» olan 30.709,32 TL olmak üzere toplam 142.992,82 TL'nin davalıdan «istirdatına», asıl alacağa dava tarihinden itibaren değişen oranlarda TCMB «avans faizinin» uygulanmasına, diğer davacıların davasının reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaİçerik denetimi aşamasında, sözleşme hükmünün «dürüstlük kuralına» aykırı olduğu ve karşı tarafın şartlarını ağırlaştırdığının tespiti halinde, «genel işlem koşulu» niteliğindeki bu hükmün, yürürlük denetiminden farklı olarak, Kanunun «emredici» hükmüne açık aykırılık sebebiyle «kesin hükümsüz» sayılması gerekir.
… ankanın maliyetlerini artıracağı, yargı içtihatları ve diğer bankaların da taksitli ticari kredilerin erken kapatılması durumunda ana para üzerinden %4- %5 oranında «erken kapama komisyonu» tahsil ettikleri dikkate alındığında davalı banka tarafından %4 oranı üzerinden erken kapama komisyonu tahsil edilmiş olmasının uygun olduğu, «genel kredi sözleşmesinin» 2.09 maddesindeki düzenlemenin «haksız şart» olarak değerlendirilemeyeceği, davacının basiretli bir «tacir» gibi hareket ederek öncelikle bir çok bankadan faiz oranı ve dosya «masrafı» gibi tüm masraflara ilişkin fiyat alıp sonra en avantajlı fiyatlama yapan bankadan kredi kullanmaya karar vereceğinin kabul edilmesi karşısında 7.000 TL dosya masr …
Davacı vekili müvekkilinden «komisyon» alınacağına dair sözleşme hükümlerinin TBK'nın 20 vd. maddeleri uyarınca «genel işlem koşullarına» aykırılık taşıdığını ileri sürmüş, mahkemece yukarıda anılan gerekçe ile davanın reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:genel işlem koşulu denetimi · hesap işletim ücreti · sözleşme özgürlüğü · haksız şart · sözleşme serbestisi · çerçeve sözleşme · olumsuz oy · geçersizlik
Benzer bu karardaGenel işlem koşulu niteliğindeki bir hüküm, sözleşmenin taraflar arasında müzakere ve pazarlık sonucu imzalanmış ise, artık ortada hukuka aykırı bir sözleşme hükmünden değil, «sözleşme özgürlüğü» «çerçevesinde, sözleşmede» yer alan bireysel bir anlaşma hükmünden söz etmek gerekir.
… ankanın maliyetlerini artıracağı, yargı içtihatları ve diğer bankaların da taksitli ticari kredilerin erken kapatılması durumunda ana para üzerinden %4- %5 oranında «erken kapama komisyonu» tahsil ettikleri dikkate alındığında davalı banka tarafından %4 oranı üzerinden erken kapama komisyonu tahsil edilmiş olmasının uygun olduğu, «genel kredi sözleşmesinin» 2.09 maddesindeki düzenlemenin «haksız şart» olarak değerlendirilemeyeceği, davacının basiretli bir «tacir» gibi hareket ederek öncelikle bir çok bankadan faiz oranı ve dosya «masrafı» gibi tüm masraflara ilişkin fiyat alıp sonra en avantajlı fiyatlama yapan bankadan kredi kullanmaya karar vereceğinin kabul edilmesi karşısında 7.000 TL dosya masr …
1- Dava, Genel Kredi Sözleşmesine istinaden davacıdan alınan erken ödeme ücreti, dosya «masrafı», «hesap işletim ücretinin» iadesi istemine ilişkindir.
818 sayılı BK.' da olduğu gibi 6098 sayılı TBK’da da «sözleşme serbestisi» ana kural olmakla birlikte, sözleşmelerin geçerliliği için 6098 sayılı TBK’na, sözleşmenin hukuka aykırı «genel işlem koşulları» içermemesi unsuru getirilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/4676 E. 2017/3160 K.
Ortak:kesin hükümsüzlük · genel işlem koşulları · genel işlem koşulu · emredici hüküm · dürüstlük kuralı · komisyon · kredi sözleşmesi · eksik inceleme · dava şartı · Alacak
İncelediğiniz karardaİçerik denetimi aşamasında, sözleşme hükmünün «dürüstlük kuralına» aykırı olduğu ve karşı tarafın şartlarını ağırlaştırdığının tespiti halinde, «genel işlem koşulu» niteliğindeki bu hükmün, yürürlük denetiminden farklı olarak, Kanunun «emredici» hükmüne açık aykırılık sebebiyle «kesin hükümsüz» sayılması gerekir.
O halde davacı Sutaş A.Ş. ile davalı arasında imzalanan 16.08.2012 tarihli «kredi sözleşmesi» dosyaya getirilerek, «genel işlem koşulu» taşıdığının kabulü halinde «genel işlem koşulları» bakımından yürürlük (kapsam), yorum ve içerik denetimine tabi tutulması gerekir.
2- Dava, «genel kredi sözleşmesinden» kaynaklanan «erken kapama komisyonunun», kredi tahsis ve fazladan tahsil edilen «temerrüt» faizinden doğan alacağın tahsili istemine ilişkindir.
Benzer bu karardaİçerik denetimi aşamasında, sözleşme hükmünün «dürüstlük kuralına» aykırı olduğu ve karşı tarafın şartlarını ağırlaştırdığının tespiti halinde, «genel işlem koşulu» niteliğindeki bu hükmün, yürürlük denetiminden farklı olarak, Kanunun «emredici» hükmüne açık aykırılık sebebiyle «kesin hükümsüz» sayılması gerekir.
1- Dava, taraflar arasında akdedilen «ticari kredi sözleşmesi» nedeniyle «komisyon» ve dosya «masrafı» adı altında yapılan kesintilerin iadesi istemine ilişkin olup, mahkemece masraf alınmasına ilişkin sözleşme maddelerinin yazılmamış sayılması nedeniyle davanın kabulüne karar verilmiş ise de, taraflar arasında birden fazla ticari taşıt kredisi ve «rehin sözleşmesi» imzalandığı, kesintilerin bir kısmının 818 sayılı BK’nın yürürlükte olduğu dönemde, bir kısmının da 6098 sayılı TBK döneminde yapıldığı anlaşılmaktadır.
Bir sözleşme hükmünün «genel işlem koşulları» nedeniyle yazılmamış sayılabilmesi için öncelikle, o hükmün «genel işlem koşulu» niteliğinde olup olmadığı tespit edilmelidir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:genel işlem koşulu denetimi · sözleşme özgürlüğü · emsal banka uygulaması · rehin sözleşmesi · sözleşme serbestisi · genel işlem şartı · ticari kredi sözleşmesi · çerçeve sözleşme
Benzer bu kararda1- Dava, taraflar arasında akdedilen «ticari kredi sözleşmesi» nedeniyle «komisyon» ve dosya «masrafı» adı altında yapılan kesintilerin iadesi istemine ilişkin olup, mahkemece masraf alınmasına ilişkin sözleşme maddelerinin yazılmamış sayılması nedeniyle davanın kabulüne karar verilmiş ise de, taraflar arasında birden fazla ticari taşıt kredisi ve «rehin sözleşmesi» imzalandığı, kesintilerin bir kısmının 818 sayılı BK’nın yürürlükte olduğu dönemde, bir kısmının da 6098 sayılı TBK döneminde yapıldığı anlaşılmaktadır.
Genel işlem koşulu niteliğindeki bir hüküm, sözleşmenin taraflar arasında müzakere ve pazarlık sonucu imzalanmış ise, artık ortada hukuka aykırı bir sözleşme hükmünden değil, «sözleşme özgürlüğü» «çerçevesinde, sözleşmede» yer alan bireysel bir anlaşma hükmünden söz etmek gerekir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, taraflar arasındaki sözleşmenin olup, bu sözleşmede dosya «masrafı» ve «komisyon» ücreti olarak yazılan hükümlerin yazılmamış sayılacağı, yazılmamış sayılan kalemlerin davalı bankaca tahsil edilmiş olmasının «genel işlem şartına» açıkça aykırı olduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne, davacıdan alınan 3455,00 TL’nin 30/04/2014 tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
… belirlenerek, sözleşme 01/07/2012 tarihinden önce imzalanmış ise, somut olaya uygulanacak 818 sayılı BK hükümleri çerçevesinde ve ayrıca davaya konu kredi yönünden «emsal banka uygulamaları» araştırılıp «uyuşmazlık konusu» bedelin kredi müşterilerinden tahsiline dair «teamül» bulunup bulunmadığı ve varsa diğer bankalarca hangi oranda tahakkuk ettirildiği ve buna göre davalı Banka uygulamasının yerinde olup olmadığı hususunda bankacılık …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/12618 E. 2018/4080 K.
Ortak:kesin hükümsüzlük · genel işlem koşulları · genel işlem koşulu · emredici hüküm · dürüstlük kuralı · komisyon · kredi sözleşmesi · eksik inceleme · dava şartı · Alacak
İncelediğiniz karardaİçerik denetimi aşamasında, sözleşme hükmünün «dürüstlük kuralına» aykırı olduğu ve karşı tarafın şartlarını ağırlaştırdığının tespiti halinde, «genel işlem koşulu» niteliğindeki bu hükmün, yürürlük denetiminden farklı olarak, Kanunun «emredici» hükmüne açık aykırılık sebebiyle «kesin hükümsüz» sayılması gerekir.
O halde davacı Sutaş A.Ş. ile davalı arasında imzalanan 16.08.2012 tarihli «kredi sözleşmesi» dosyaya getirilerek, «genel işlem koşulu» taşıdığının kabulü halinde «genel işlem koşulları» bakımından yürürlük (kapsam), yorum ve içerik denetimine tabi tutulması gerekir.
2- Dava, «genel kredi sözleşmesinden» kaynaklanan «erken kapama komisyonunun», kredi tahsis ve fazladan tahsil edilen «temerrüt» faizinden doğan alacağın tahsili istemine ilişkindir.
Benzer bu karardaİçerik denetimi aşamasında, sözleşme hükmünün «dürüstlük kuralına» aykırı olduğu ve karşı tarafın şartlarını ağırlaştırdığının tespiti halinde, «genel işlem koşulu» niteliğindeki bu hükmün, yürürlük denetiminden farklı olarak, kanunun «emredici» hükmüne açık aykırılık sebebiyle «kesin hükümsüz» sayılması gerekir.
Bir sözleşme hükmünün «genel işlem koşulları» nedeniyle yazılmamış sayılabilmesi için öncelikle, o hükmün «genel işlem koşulu» niteliğinde olup olmadığı tespit edilmelidir.
İçerik denetimi yapılırken, «genel işlem koşulu» olduğu ileri sürülen hükmün “«dürüstlük kuralı»” na aykırı olup olmadığı, karşı tarafın aleyhine ve onun şartlarını ağırlaştırıcı nitelikte olup olmadığına bakılacaktır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:genel işlem koşulu denetimi · sözleşme özgürlüğü · sözleşme serbestisi · ticari kredi sözleşmesi · çerçeve sözleşme · ticari kredi · ba formu · olumsuz oy
Benzer bu kararda1- Dava, taraflar arasında akdedilen «ticari kredi sözleşmesi» nedeniyle farklı adlar altında yapılan kesintilerin iadesi istemine ilişkin olup, Mahkemece, banka tarafından alınan «masrafların» verilen bir hizmet karşılığı olmadığı, bu nedenle iadesi gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Genel işlem koşulu niteliğindeki bir hüküm, sözleşmenin taraflar arasında müzakere ve pazarlık sonucu imzalanmış ise, artık ortada hukuka aykırı bir sözleşme hükmünden değil, «sözleşme özgürlüğü» «çerçevesinde, sözleşmede» yer alan bireysel bir anlaşma hükmünden söz etmek gerekir.
818 sayılı BK.' da olduğu gibi 6098 sayılı TBK’da da «sözleşme serbestisi» ana kural olmakla birlikte, sözleşmelerin geçerliliği için 6098 sayılı TBK’na, sözleşmenin hukuka aykırı «genel işlem koşulları» içermemesi unsuru getirilmiştir.
Hem tüketiciler hem de «tacirler» için geçerli olan «genel işlem koşulları» denetimi, sözleşmelerin imzalanması aşamasında daha «olumsuz» durumda bulunan sözleşmenin tarafını dürüstlük kuralları kapsamında korumaktadır.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2016/7629 E. , 2018/1541 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 18/02/2016 tarih ve 2014/1340-2016/135 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosyanın incelenmesinde duruşma için gerekli tebligat giderinin yatırılmamış olması nedeniyle 6100 sayılı Kanun'un geçici 3/2. maddesi delaletiyle uygulanması gereken HUMK 3156 sayılı Kanun ile değişik 438/1. maddesi gereğince duruşma isteğinin reddiyle incelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, müvekkillerinin davalı bankadan kredi kullandığını, kullanmış oldukları bu kredilere ilişkin taksitlerini ödeyemediklerini, davalı bankanın müvekkilinin zor durumundan faydalanarak yasaya, ahlaka ve Yargıtay uygulamalarına aykırı olarak fahiş temerrüt faizi uyguladığını, kredileri yeniden yapılandırmak zorunda kaldıklarını, fiili ticari faiz oranının % 100 fazlası kadar temerrüt faizi uygulaması gerekirken yasaya aykırı olarak yaklaşık %300 fazlasını uyguladığını, kredi borçlarını yapılandırmak zorunda kaldığını, müvekkili Sutaş A.Ş. üzerinden yeni bir sözleşme imzalandığını, müvekkili Sutaş A.Ş'den haksız olarak 118.647,69 TL komisyon adı altında tahsilat yapıldığı, ayrıca müvekkili Sutaş A.Ş.
yönünden 55.000,00 TL, PE-RE-JA AŞ. yönünden 58.000,00 TL, SUSESİ A.Ş. yönünden 37.000,00 TL olmak üzere toplam 268.000,00 TL fazla temerrüt faizi tahsil edildiğini ileri sürerek müvekkil yönünden her bir haksız olarak tahsil edilen temerrüt faizi ve komisyonun tahsil tarihinden itibaren işleyecek en yüksek ticari faizi ile birlikte davalı bankadan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı banka vekili, kredi sözleşmelerinin tarafların serbest iradeleri ile yapıldığını, sözleşme hükümlerine uygun davranıldığını, müvekkil bankanın yaptığı işlemlerin kanuna aykırı bir yönünün bulunmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalı bankanın uyguladığı temerrüt faizi oranlarının ödeme planında imzalanan sözleşmelere aykırılık teşkil etmediği, davalı bankaca davacıdan Kredi Açılışı ve Tahsis Komisyonu adı altında tahsil edilen toplam 31.983,50 TL’nin iadesinin gerektiği, bankacılık uygulamasında kredinin vadesi uzatılmak istendiğinde yeni bir kredi açılıp, eski krediye virman yapılabildiği, bu durumda da eski kredi kapanmış gözükse de aslında yapılanın kapama işlemi değil sadece vade uzatımı ya da krediyi yeniden yapılandırma adı altında muhasebesel bir işlem olduğu, dava konusu olayın erken kapama olarak değerlendirilmediği, taraflar arasındaki bu ilişkinin erken kapama komisyonu gerektirecek mahiyette ve davalı bankaya ciddi bir külfet oluşturmadığı, davacıdan kredi erken kapama cezası adı altında tahsil edilen ve kredi açılış ve tahsis komisyonu olarak toplam 112.283,50 TL’nin dava tarihine kadar işlemiş faizi olan 30.709,32 TL olmak üzere toplam 142.992,82 TL'nin davalıdan istirdatına, asıl alacağa dava tarihinden itibaren değişen oranlarda TCMB avans faizinin uygulanmasına, diğer davacıların davasının reddine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacılar vekilinin tüm, davalı vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Dava, genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan erken kapama komisyonunun, kredi tahsis ve fazladan tahsil edilen temerrüt faizinden doğan alacağın tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece, temerrüt faizi oranlarının imzalanan sözleşmelere aykırılık teşkil etmediği, kredi tahsis komisyonu yönünden sözleşmede açık bir hüküm bulunmaması nedeniyle genel işlem şartları uyarınca geri alınabileceği, kredi erken kapama komisyonu bakımından da yapılan işlemin erken kapama işlemi değil yeniden yapılandırma niteliğinde olması nedeniyle iade edilebileceği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Dava dosyası içerisinde davacılarla davalı banka arasında imzalanan kredi sözleşmeleri mevcut olmamakla birlikte, dosya kapsamında alınan bilirkişi raporundan davacıların her biri ile davalı banka arasında iki adet kredi sözleşmesinin imzalandığı ve bunlardan birinin 818 sayılı Borçlar Kanunu dönemine, diğerinin 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu dönemine ilişkin olduğu anlaşılmaktadır. Ayrıca bilirkişi raporunda kredi sözleşmelerinin yeniden yapılandırılması için davacılardan Sutaş A.Ş. ile 16.08.2012 tarihli yeni bir sözleşmenin imzalandığı ve kredi erken kapama komisyonu ile kredi tahsis komisyonunun bu davacının kredi hesabından tahsil edildiği belirtilmiştir. Bu durumda taraflar arasında imzalanan 16.08.2012 tarihli kredi sözleşmesinin 01.07.2012 tarihinden sonra düzenlendiği ve bu sözleşmeye 6098 sayılı TBK hükümlerinin uygulanacağı gözetilmelidir.
Ayrıca bir sözleşme hükmünün genel işlem koşulu sayılması için, o sözleşmenin çok sayıda benzer sözleşmelerde de kullanımı için düzenleyen tarafından önceden hazırlanmış olması gerekir. Sözleşme metninde kullanılan ifadelerin özdeş olmaması, o sözleşme hükümlerinin genel işlem koşulu sayılmasına engel değildir. O halde davacı Sutaş A.Ş. ile davalı arasında imzalanan 16.08.2012 tarihli kredi sözleşmesi dosyaya getirilerek, genel işlem koşulu taşıdığının kabulü halinde genel işlem koşulları bakımından yürürlük (kapsam), yorum ve içerik denetimine tabi tutulması gerekir.
Yürürlük denetiminde, genel işlem koşulunun karşı tarafın bilgisi dahilinde sözleşmeye konulup konulmadığına bakılmalı, müşterinin sözleşmeye genel işlem koşulu konulduğunu açıkça biliyor olması halinde diğer denetim aşamalarına geçilmelidir. Aksi halde diğer aşamalara geçilmeksizin genel işlem koşulu niteliğindeki hükmün sözleşmeden çıkarılması gerekmektedir. TBK m. 21 uyarınca, bir müşterinin önceden sözleşmedeki genel işlem koşulundan açıkça haberdar edilmesi, tek başına o hükmün geçerli hale geldiğini göstermez. Önceden müşteriye bildirilmemiş ve müzakere imkanı sağlanmamış olan hükümler, diğer denetim aşamalarına gerek kalmaksızın, yazılmamış sayılmamalıdır.
Şayet sözleşme, o sözleşmenin niteliğine ve işin özelliğine yabancı bir genel işlem koşulu taşıyorsa, yani şaşırtıcı hüküm içeriyorsa, bu nitelikteki hükümler yönünden, müşterinin önceden ve açıkça bilgilendirilmiş olup olmadığı, bu hükmün müzakere edilip edilmediği önem taşımaksızın, o sözleşme hükmü TBK m. 21/2 uyarınca sözleşmeye yazılmamış sayılmalıdır.
Yürürlük denetiminin aşılması halinde yapılması gerekli denetim aşaması “yorum” denetimidir. Belirsizlik ilkesi de denilen bu denetim modelinde, sözleşmede yer alan genel işlem koşulu niteliğindeki hüküm içeriğinin ne olduğu konusunda bir anlaşmazlık bulunuyorsa, bu hükmün düzenleyen taraf aleyhine yorumlanması gerekir.
Sözleşmede, yürürlük denetiminin aşılması ve yorumu gerektirecek bir belirsizliğin bulunmaması veya bulunsa bile düzenleyen aleyhine yorum yapılmış olmasından sonra, sözleşmenin bir de “içerik” denetimine tabi tutulması gerekmektedir. İçerik denetimi yapılırken, genel işlem koşulu olduğu ileri sürülen hükmün “dürüstlük kuralı” na aykırı olup olmadığı, karşı tarafın aleyhine ve onun şartlarını ağırlaştırıcı nitelikte olup olmadığına bakılacaktır. Hangi tür sözleşme hükümlerinin dürüstlük kuralına aykırı ve diğer tarafın şartlarını ağırlaştırıcı nitelikte olduğu hususu Kanunda düzenlenmemiş olup, mahkemece her somut olayda bu durumun tartışılması ve değerlendirilmesi gerekir.
İçerik denetimi aşamasında, sözleşme hükmünün dürüstlük kuralına aykırı olduğu ve karşı tarafın şartlarını ağırlaştırdığının tespiti halinde, genel işlem koşulu niteliğindeki bu hükmün, yürürlük denetiminden farklı olarak, Kanunun emredici hükmüne açık aykırılık sebebiyle kesin hükümsüz sayılması gerekir.
Genel işlem koşulu nedeniyle yazılmamış veya kesin hükümsüz sayılan sözleşme hükmünün, sözleşmenin uygulanmasında boşluk doğurması halinde, ortaya çıkan sözleşme içi boşluğun, hakim tarafından öncelikle yedek hukuk, bu yoksa TMK m. 1 uyarınca örf ve adet hukukuyla, bu da yoksa hakimin hukuk yaratması yöntemiyle doldurulması gerekir.
Somut olaya gelindiğinde, davacı Sutaş Ev İhtiyaç Maddeleri Tic. ve San. A.Ş. ile davalı banka arasında 16/08/2012 tarihli sözleşmenin imzalandığı, bu sözleşmeden sağlanan kredi ile kredi tahsis komisyonunun tahsil edildiği anlaşılmakla öncelikle, kredi tahsis komisyonu bakımından yukarıda belirlenen koşullar bakımından TBK m.
20. 25. uyarınca inceleme yaparak hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken eksik incelemeye dayalı olarak yazılı şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmesi doğru olmamış, kararın davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
3- Bozma sebep ve şekline göre, davalı vekilinin vekalet ücretine ilişkin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin tüm, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, (3) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin vekalet ücretine ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, aşağıda yazılı bakiye 6,70 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacılardan alınmasına, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, 28/02/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/467021200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz