İstirdat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2016/9819 E. 2018/3312 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
zımni onay↗ eksik araştırma↗ ortaklık sıfatı↗ ticari avans faizi↗ pay devri↗ usuli kazanılmış hak↗ hisse senedi↗ pay defteri↗ hisse devir sözleşmesi↗ kazanılmış hak↗ istirdat↗ ortaklık ilişkisi↗ haksız fiil↗ kâr payı↗ geçersizlik↗ cy/cy kaydı↗ avans faizi↗ e-defter↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, davacının davalı ... İht. Paz. ve Tic. A.Ş adlı şirketten 10.08.2000 tarihinde 33.000 DM bedelle ve ... Gıda Sanayi ve Ticaret A.Ş adlı şirketlerden 19.10.1999 tarihinde 4.000 DM bedelle hisse senedi satın aldığı, ancak bilirkişi raporunda açıkça şirket muhasebe kayıtlarında davacının şirkete para ödediğine ilişkin bir kayda rastlanılmadığının belirtilmiş olması karşısında taraflar arasında hukuki sonuç doğuracak biçimde sahih bir ortaklık ilişkisinin mevcut olmadığı, somut olayda para toplama amacının güdüldüğü, davacının zararından davalı şirketlerin ve şirket yöneticisinin haksız fiil hükümleri uyarınca sorumluluklarının bulunduğu, 33.000 DM bedelli hisse devir sözleşmesi yönünden dava tarihindeki kur üzerinden 33.282,95 TL'nin davalılardan tahsili gerektiği, 4.000 DM bedelli hisse devir sözleşmesi yönünden ise davacının dava konusu ... Gıda San.Tic. A.Ş’deki payının bir kısmını dava dışı Ahmet İleri'ye devrettiği, yapılan pay devrinin pay defterine kaydedildiği, davacının söz konusu şirketteki ortaklık durumuna -zımni- onay verdiği, davacının ... Gıda Sanayi Tic. A.Ş'deki paylar yönünden ortaklık sıfatını kazandığından ... Gıda Sanayi Tic. A.Ş. yönünden açılan davanın reddi gerektiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, 10.08.2000 tarihli hisse devir kabul sözleşmesi ile yapılan sözleşmenin geçersizliği nedeniyle
davacıyla davalı .... arasında geçerli bir ortaklık ilişkisi bulunmadığının tespitine, bu nedenle 33.282,95TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalı ...'ye ... İhtiyaç Pazar. Mad. Tic. A.Ş, ve ...'dan müştereken ve müteselsilen tahsiline, fazlaya ilişkin istemlerin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalılar vekili ile katılma yoluyla davacı vekili temyiz etmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalılar vekilinin aşağıdaki 2 numaralı bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Mahkemece verilen ilk kararda davanın kısmen kabulü ile alacağın kanuni faiziyle tahsiline karar verilmiştir. İlk kararı davacı vekili temyiz etmemiş, davalılar vekilinin temyizi üzerine karar, eksik araştırma gerekçesiyle bozulmuştur. Bu durumda, bozma ilamı öncesi verilen tahsil hükmü davacı tarafça temyiz edilmediğinden faiz türü yönünden davalılar lehine usuli kazanılmış hak oluşmuştur. Böylece mahkemece, alacağın kanuni faiziyle tahsiline karar verilmesi gerekirken avans faiziyle tahsil hükmü kurulması doğru olmamış, kararın bu nedenle davalılar yararına bozulması gerekmiştir.
3-Davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; dava, geçerli şekilde ortaklık ilişkisinin kurulmadığının tespiti, hukuka aykırı şekilde kurulan yatırım ilişkisinin hükümsüzlüğü ve davalı tarafından tahsil edilen paranın istirdadı istemine ilişkindir. Davacı, 10.08.2000 tarihli 33.000 DM bedelli ve 19.10.1999 tarihli 4.000 DM bedelli hisse senedi devir ve kabul sözleşmelerine dayalı olarak dava açmış olup, mahkemece, 4.000 DM bedelli hisse devir sözleşmesi yönünden, davacının dava konusu payının bir kısmını dava dışı Ahmet İleri'ye devrettiği, bu nedenle davacının şirketteki ortaklık durumuna -zımni- onay verdiği gerekçesiyle, bu bedele ilişkin talebin reddine karar verilmiştir. Ancak, Dairemizden geçen diğer emsal dosyalardan da anlaşılacağı üzere ... Grubu şirketlerin fiili ve hukuki irtibat halinde oldukları, birlikte hareket ederek para toplama amacıyla yukarıda belirtilen belgeler gibi belgeler karşılığında para tahsil ettikleri, ortağın sermaye olarak verdiğini isteyemeyeceğine dair yasal düzenlemeyi kullanarak para yatıran kişileri grup şirketlerden herhangi birinde veya birkaçında düşük nominal bedellerle şeklen ortak gibi gösterdikleri, tahsil ettikleri parayı ise muhasebe kayıtlarına yansıtmayarak para iade taleplerini reddettikleri böylelikle haksız fiilde bulundukları anlaşılmaktadır. Nitekim mahkemece de taraflar arasında sahih bir ortaklık ilişkisi bulunmadığı, olayın haksız fiil olarak değerlendirilmesi gerektiği belirtilmiş olup, davacıyla ... Gıda A.Ş arasında yapılan 19.10.1999 tarihli 4.000 DM bedelli ... İhtiyaç Mad. Paz. Tic A.Ş. hisse senedi devir ve kabul sözleşmesi adlı belgede davacının hisse devraldığının gösterilmesi karşısında, bu belgede belirtilen hisse devirleri yönünden de davacı ile davalı ... İhtiyaç Mad. Paz. Tic A.Ş. arasında sahih bir ortaklık ilişkisi bulunmadığı kabul edilerek ve davacının ödediği bedeli talep edebileceği ve hisselerin bir kısmını 2000,00 DM karşılığı devrettiği de nazara alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, dosya kapsamına uygun düşmeyen yazılı gerekçeyle 19.10.1999 tarihli 4.000 DM bedelli hisse senedi devir ve kabul sözleşmesi adlı belge yönünden isteminin reddine karar verilmesi doğru olmamış, kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/3207 E. 2016/6447 K.
Ortak:eksik araştırma · usuli kazanılmış hak · kazanılmış hak · ortaklık ilişkisi · haksız fiil
İncelediğiniz karardaGıda Sanayi ve Ticaret A.Ş adlı şirketlerden 19.10.1999 tarihinde 4.000 DM bedelle «hisse senedi» satın aldığı, ancak bilirkişi raporunda açıkça şirket muhasebe kayıtlarında davacının şirkete para ödediğine ilişkin bir «kayda» rastlanılmadığının belirtilmiş olması karşısında taraflar arasında hukuki sonuç doğuracak biçimde sahih bir «ortaklık ilişkisinin» mevcut olmadığı, somut olayda para toplama amacının güdüldüğü, davacının zararından davalı şirketlerin ve şirket yöneticisinin «haksız fiil» hükümleri uyarınca sorumluluklarının bulunduğu, 33.000 DM bedelli «hisse devir sözleşmesi» yönünden dava tarihindeki kur üzerinden 33.282,95 TL'nin davalılardan tahsili gerektiği, 4.000 DM bedelli hisse devir sözleşmesi yönünden ise davacının dava konusu …
Bu durumda, bozma ilamı öncesi verilen tahsil hükmü davacı tarafça temyiz edilmediğinden faiz türü yönünden davalılar lehine «usuli kazanılmış hak» oluşmuştur.
Nitekim mahkemece de taraflar arasında sahih bir «ortaklık ilişkisi» bulunmadığı, olayın «haksız fiil» olarak değerlendirilmesi gerektiği belirtilmiş olup, davacıyla ...
Benzer bu karardaMahkemece, uyulan bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, bozmaya uyulmakla «usulü kazanılmış hak» oluşması karşısında taraflar arasında hukuki sonuç doğuracak biçimde sahih bir «ortaklık ilişkisi» bulunmadığı, somut olayda para toplama amacı güdüldüğü, davalıların bu durumu bilip birlikte hareket ettikleri, davacının zararından davalı şirketin ve şirket yöneticisinin «haksız fiil» hükümleri uyarınca müştereken ve «müteselsilen sorumlu» oldukları gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davalı ... ...
Bu durumda, ikinci bozma öncesi verilen tahsil hükmü davacı tarafça temyiz edilmediğinden faiz türü yönünden davalılar lehine «usuli kazanılmış hak» oluşmuştur.
A.Ş. arasında geçerli bir «ortaklık ilişkisi» bulunmadığının tespiti ile 19.809,50 TL'nin dava tarihinden itibaren avans faiziyle davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:müteselsil sorumluluk · eksik inceleme · karar verilmesine yer olmadığına · husumet
Benzer bu karardaMahkemece, uyulan bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, bozmaya uyulmakla «usulü kazanılmış hak» oluşması karşısında taraflar arasında hukuki sonuç doğuracak biçimde sahih bir «ortaklık ilişkisi» bulunmadığı, somut olayda para toplama amacı güdüldüğü, davalıların bu durumu bilip birlikte hareket ettikleri, davacının zararından davalı şirketin ve şirket yöneticisinin «haksız fiil» hükümleri uyarınca müştereken ve «müteselsilen sorumlu» oldukları gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davalı ... ...
Dairemizin ilk bozma ilamıyla «eksik inceleme» nedeniyle davanın reddi kararı bozulmuş, bozmaya uyularak verilen ikinci kararda davanın kısmen kabulü ile alacağın kanuni faiziyle tahsiline karar verilmiştir.
A.Ş. vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; Dairemizin ilk bozma ilamıyla «eksik inceleme» nedeniyle davanın reddi kararı bozulmuş, bozmaya uyularak verilen ikinci kararda davalı ... ...
A.Ş yönünden davanın «husumet» sebebiyle reddine, diğer davalılar hakkındaki davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/6104 E. 2016/9725 K.
Ortak:eksik araştırma · ticari avans faizi · usuli kazanılmış hak · kazanılmış hak · ortaklık ilişkisi · avans faizi
İncelediğiniz karardaA.Ş. yönünden açılan davanın reddi gerektiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, 10.08.2000 tarihli hisse devir kabul sözleşmesi ile yapılan sözleşmenin «geçersizliği» nedeniyle davacıyla davalı .... arasında geçerli bir «ortaklık ilişkisi» bulunmadığının tespitine, bu nedenle 33.282,95TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek «ticari avans faizi» ile birlikte davalı ...'ye ...
Bu durumda, bozma ilamı öncesi verilen tahsil hükmü davacı tarafça temyiz edilmediğinden faiz türü yönünden davalılar lehine «usuli kazanılmış hak» oluşmuştur.
Gıda Sanayi ve Ticaret A.Ş adlı şirketlerden 19.10.1999 tarihinde 4.000 DM bedelle «hisse senedi» satın aldığı, ancak bilirkişi raporunda açıkça şirket muhasebe kayıtlarında davacının şirkete para ödediğine ilişkin bir «kayda» rastlanılmadığının belirtilmiş olması karşısında taraflar arasında hukuki sonuç doğuracak biçimde sahih bir «ortaklık ilişkisinin» mevcut olmadığı, somut olayda para toplama amacının güdüldüğü, davacının zararından davalı şirketlerin ve şirket yöneticisinin «haksız fiil» hükümleri uyarınca sorumluluklarının bulunduğu, 33.000 DM bedelli «hisse devir sözleşmesi» yönünden dava tarihindeki kur üzerinden 33.282,95 TL'nin davalılardan tahsili gerektiği, 4.000 DM bedelli hisse devir sözleşmesi yönünden ise davacının dava konusu …
Benzer bu karardaMahkemece, Dairemizin bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında hukuki sonuç doğuracak biçimde sahih bir «ortaklık ilişkisinin» mevcut olmadığı, somut olayda para toplama amacının güdüldüğü,davalı şirketler ile şirketin yöneticisinin bu durumu bilip birlikte hareket ettikleri gerekçesi ile davanın kabulüne, davacıyla davalı ...Ş. arasında geçerli bir ortaklık ilişkisi bulunmadığının tespitine, bu nedenle 21.775,93.TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek «ticari avans faizi» ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Bu durumda, ikinci bozma öncesi verilen tahsil hükmü davacı tarafça temyiz edilmediğinden faiz türü yönünden davalılar lehine «usuli kazanılmış hak» oluşmuştur.
Bu kararı davacı vekili temyiz etmemiş, davalılar vekilinin temyizi üzerine karar «eksik araştırma» gerekçesiyle bozulmuştur.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:temerrüt faizi · eksik inceleme · karar verilmesine yer olmadığına · temerrüt · husumet
Benzer bu karardaMahkemece verilen ikinci kararda alacağın «temerrüt faizi» ile tahsiline karar verilmiştir.
Böylece, mahkemece, alacağın «temerrüt faizi» denilmek suretiyle 3095 sayılı Kanun'un 4/A maddesi uyarınca işleyecek faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesi gerekirken ticari faiziyle tahsil hükmü kurulması hatalı olmuş, kararın davalılar ... ve ...
2- Davacı vekili, alacağın «temerrüt» faiziyle tahsilini talep etmiştir.
A.Ş. vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; Dairemizin ilk bozma ilamıyla «eksik inceleme» nedeniyle davanın reddine ilişkin mahkeme kararı bozulmuştur.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/4702 E. 2016/6446 K.
Ortak:eksik araştırma · usuli kazanılmış hak · kazanılmış hak · ortaklık ilişkisi · haksız fiil
İncelediğiniz karardaGıda Sanayi ve Ticaret A.Ş adlı şirketlerden 19.10.1999 tarihinde 4.000 DM bedelle «hisse senedi» satın aldığı, ancak bilirkişi raporunda açıkça şirket muhasebe kayıtlarında davacının şirkete para ödediğine ilişkin bir «kayda» rastlanılmadığının belirtilmiş olması karşısında taraflar arasında hukuki sonuç doğuracak biçimde sahih bir «ortaklık ilişkisinin» mevcut olmadığı, somut olayda para toplama amacının güdüldüğü, davacının zararından davalı şirketlerin ve şirket yöneticisinin «haksız fiil» hükümleri uyarınca sorumluluklarının bulunduğu, 33.000 DM bedelli «hisse devir sözleşmesi» yönünden dava tarihindeki kur üzerinden 33.282,95 TL'nin davalılardan tahsili gerektiği, 4.000 DM bedelli hisse devir sözleşmesi yönünden ise davacının dava konusu …
Bu durumda, bozma ilamı öncesi verilen tahsil hükmü davacı tarafça temyiz edilmediğinden faiz türü yönünden davalılar lehine «usuli kazanılmış hak» oluşmuştur.
Nitekim mahkemece de taraflar arasında sahih bir «ortaklık ilişkisi» bulunmadığı, olayın «haksız fiil» olarak değerlendirilmesi gerektiği belirtilmiş olup, davacıyla ...
Benzer bu karardaMahkemece, uyulan bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, bozmaya uyulmakla «usulü kazanılmış hak» oluşması karşısında taraflar arasında hukuki sonuç doğuracak biçimde sahih bir «ortaklık ilişkisi» bulunmadığı, somut olayda para toplama amacı güdüldüğü, davalıların bu durumu bilip birlikte hareket ettikleri, davacının zararından davalı şirketin ve şirket yöneticisinin «haksız fiil» hükümleri uyarınca müştereken ve «müteselsilen sorumlu» oldukları gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davalı ...
Bu durumda, ikinci bozma öncesi verilen tahsil hükmü davacı tarafça temyiz edilmediğinden faiz türü yönünden davalılar lehine «usuli kazanılmış hak» oluşmuştur.
A.Ş. arasında geçerli bir «ortaklık ilişkisi» bulunmadığının tespiti ile 30.926,52 TL'nin dava tarihinden itibaren avans faiziyle davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:müteselsil sorumluluk · eksik inceleme · karar verilmesine yer olmadığına · husumet
Benzer bu karardaMahkemece, uyulan bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, bozmaya uyulmakla «usulü kazanılmış hak» oluşması karşısında taraflar arasında hukuki sonuç doğuracak biçimde sahih bir «ortaklık ilişkisi» bulunmadığı, somut olayda para toplama amacı güdüldüğü, davalıların bu durumu bilip birlikte hareket ettikleri, davacının zararından davalı şirketin ve şirket yöneticisinin «haksız fiil» hükümleri uyarınca müştereken ve «müteselsilen sorumlu» oldukları gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davalı ...
Dairemizin ilk bozma ilamıyla «eksik inceleme» nedeniyle davanın reddi kararı bozulmuş, bozmaya uyularak verilen ikinci kararda davanın kısmen kabulü ile alacağın kanuni faiziyle tahsiline karar verilmiştir.
A.Ş. vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; Dairemizin ilk bozma ilamıyla «eksik inceleme» nedeniyle davanın reddi kararı bozulmuş, bozmaya uyularak verilen ikinci kararda davalı ...
A.Ş. yönünden davanın «husumet» sebebiyle reddine, diğer davalılar hakkındaki davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
5 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/4716 E. 2016/6449 K.
Ortak:usuli kazanılmış hak · hisse senedi · pay defteri · kazanılmış hak · istirdat · ortaklık ilişkisi · haksız fiil · cy/cy kaydı · İstirdat
İncelediğiniz karardaGıda Sanayi ve Ticaret A.Ş adlı şirketlerden 19.10.1999 tarihinde 4.000 DM bedelle «hisse senedi» satın aldığı, ancak bilirkişi raporunda açıkça şirket muhasebe kayıtlarında davacının şirkete para ödediğine ilişkin bir «kayda» rastlanılmadığının belirtilmiş olması karşısında taraflar arasında hukuki sonuç doğuracak biçimde sahih bir «ortaklık ilişkisinin» mevcut olmadığı, somut olayda para toplama amacının güdüldüğü, davacının zararından davalı şirketlerin ve şirket yöneticisinin «haksız fiil» hükümleri uyarınca sorumluluklarının bulunduğu, 33.000 DM bedelli «hisse devir sözleşmesi» yönünden dava tarihindeki kur üzerinden 33.282,95 TL'nin davalılardan tahsili gerektiği, 4.000 DM bedelli hisse devir sözleşmesi yönünden ise davacının dava konusu …
Bu durumda, bozma ilamı öncesi verilen tahsil hükmü davacı tarafça temyiz edilmediğinden faiz türü yönünden davalılar lehine «usuli kazanılmış hak» oluşmuştur.
3-Davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; dava, geçerli şekilde «ortaklık ilişkisinin» kurulmadığının tespiti, hukuka aykırı şekilde kurulan yatırım ilişkisinin hükümsüzlüğü ve davalı tarafından tahsil edilen paranın «istirdadı» istemine ilişkindir.
Benzer bu karardaA.Ş. adlı şirketteki bir kısım hisselerini satın aldığı, ancak şirket muhasebe kayıtlarında davacının söz konusu şirkete para ödendiğine ilişkin bir «kayda» rastlanılmadığı, bozma ilamına uyulmakla «usuli kazanılmış hak» oluşması karşısında taraflar arasında hukuki sonuç doğuracak biçimde sahih bir «ortaklık ilişkisi» mevcut olmadığı, somut olayda para toplama amacının güdüldüğü, davalıların bu durumu bilip birlikte hareket ettikleri, davacının zararından davalı ...Ş, ... ...
A.Ş. ile şirketlerin yöneticisinin «haksız fiil» hükümleri uyarınca müştereken ve «müteselsilen sorumlu» oldukları, dava konusu «hisse senedi» devir ve kabul sözleşmesi adlı belgenin davalı ...
2- Dava, geçerli şekilde «ortaklık ilişkisi» kurulmadığının tesbiti, hukuka aykırı şekilde kurulan yatırım ilişkisinin hükümüzlüğü ve davalılar tarafından tahsil edilen paranın «istirdadı» istemine ilişkindir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:müteselsil sorumluluk · dahili dava · vekalet ücreti · husumet
Benzer bu karardaA.Ş. ile şirketlerin yöneticisinin «haksız fiil» hükümleri uyarınca müştereken ve «müteselsilen sorumlu» oldukları, dava konusu «hisse senedi» devir ve kabul sözleşmesi adlı belgenin davalı ...
Grubu'na «dahil» bazı şirketlerin fiili ve hukuki irtibat halinde oldukları, birlikte hareket ederek para toplama amacıyla yukarıda belirtilen belgeler gibi belgeler karşılığında para tahsil ettikleri, ortağın sermaye olarak verdiğini isteyemeyeceğine dair yasal düzenlemeyi kullanarak para yatıran kişileri grup şirketlerden herhangi birinde veya birkaçında düşük nominal bedellerle şeklen ortak gibi gösterdikleri, tahsil ettikleri parayı ise muhasebe kayıtlarına yansıtmayarak para iade taleplerini reddettikleri böylelikle «haksız fiilde» bulundukları anlaşılmaktadır.
Gıda Sanayi ve Ticaret A.Ş. yönünden davanın «husumetten» reddine karar verildiği belirtilmesine rağmen gerekçede davanın ispatlanamadığından reddine karar verilmesi de hüküm ile gerekçe arasında çelişkiye sebebiyet vermektedir.
A.Ş. vekilinin «vekalet ücretine» ilişkin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/4706 E. 2016/5296 K.
Ortak:eksik araştırma · usuli kazanılmış hak · kazanılmış hak · ortaklık ilişkisi · haksız fiil
İncelediğiniz karardaGıda Sanayi ve Ticaret A.Ş adlı şirketlerden 19.10.1999 tarihinde 4.000 DM bedelle «hisse senedi» satın aldığı, ancak bilirkişi raporunda açıkça şirket muhasebe kayıtlarında davacının şirkete para ödediğine ilişkin bir «kayda» rastlanılmadığının belirtilmiş olması karşısında taraflar arasında hukuki sonuç doğuracak biçimde sahih bir «ortaklık ilişkisinin» mevcut olmadığı, somut olayda para toplama amacının güdüldüğü, davacının zararından davalı şirketlerin ve şirket yöneticisinin «haksız fiil» hükümleri uyarınca sorumluluklarının bulunduğu, 33.000 DM bedelli «hisse devir sözleşmesi» yönünden dava tarihindeki kur üzerinden 33.282,95 TL'nin davalılardan tahsili gerektiği, 4.000 DM bedelli hisse devir sözleşmesi yönünden ise davacının dava konusu …
Bu durumda, bozma ilamı öncesi verilen tahsil hükmü davacı tarafça temyiz edilmediğinden faiz türü yönünden davalılar lehine «usuli kazanılmış hak» oluşmuştur.
Nitekim mahkemece de taraflar arasında sahih bir «ortaklık ilişkisi» bulunmadığı, olayın «haksız fiil» olarak değerlendirilmesi gerektiği belirtilmiş olup, davacıyla ...
Benzer bu karardaMahkemece, uyulan bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında hukuki sonuç doğuracak biçimde sahih bir «ortaklık ilişkisi» bulunmadığı, somut olayda para toplama amacı güdüldüğü, davalıların bu durumu bilip birlikte hareket ettikleri, davacının zararından davalı şirketin ve şirket yöneticisinin «haksız fiil» hükümleri uyarınca müştereken ve «müteselsilen sorumlu» oldukları gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile taraflar arasında geçerli bir ortaklık ilişkisi bulunmadığının tespiti ile 10.7971,82TL'nin dava tarihinden itibar …
Bu durumda, ikinci bozma öncesi verilen tahsil hükmü davacı tarafça temyiz edilmediğinden faiz türü yönünden davalılar lehine «usuli kazanılmış hak» oluşmuştur.
İkinci kararı davacı vekili temyiz etmemiş, davalılar vekilinin temyizi üzerine karar, yine «eksik araştırma» gerekçesiyle bozulmuştur.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:müteselsil sorumluluk · eksik inceleme · karar verilmesine yer olmadığına · husumet
Benzer bu karardaMahkemece, uyulan bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında hukuki sonuç doğuracak biçimde sahih bir «ortaklık ilişkisi» bulunmadığı, somut olayda para toplama amacı güdüldüğü, davalıların bu durumu bilip birlikte hareket ettikleri, davacının zararından davalı şirketin ve şirket yöneticisinin «haksız fiil» hükümleri uyarınca müştereken ve «müteselsilen sorumlu» oldukları gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile taraflar arasında geçerli bir ortaklık ilişkisi bulunmadığının tespiti ile 10.7971,82TL'nin dava tarihinden itibar …
Dairemizin ilk bozma ilamıyla «eksik inceleme» nedeniyle davanın reddi kararı bozulmuş, bozmaya uyularak verilen ikinci kararda davanın kısmen kabulü ile alacağın davalılar ..... .....
A.Ş. vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; Dairemizin ilk bozma ilamıyla «eksik inceleme» nedeniyle davanın reddi kararı bozulmuş, bozmaya uyularak verilen ikinci kararda davalı ..... ....
A.Ş. yönünden davanın «husumet» sebebiyle reddine, diğer davalılar hakkındaki davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/6928 E. 2018/97 K.
Ortak:eksik araştırma · ticari avans faizi · usuli kazanılmış hak · hisse devir sözleşmesi · kazanılmış hak · istirdat · ortaklık ilişkisi · haksız fiil · İstirdat
İncelediğiniz karardaGıda Sanayi ve Ticaret A.Ş adlı şirketlerden 19.10.1999 tarihinde 4.000 DM bedelle «hisse senedi» satın aldığı, ancak bilirkişi raporunda açıkça şirket muhasebe kayıtlarında davacının şirkete para ödediğine ilişkin bir «kayda» rastlanılmadığının belirtilmiş olması karşısında taraflar arasında hukuki sonuç doğuracak biçimde sahih bir «ortaklık ilişkisinin» mevcut olmadığı, somut olayda para toplama amacının güdüldüğü, davacının zararından davalı şirketlerin ve şirket yöneticisinin «haksız fiil» hükümleri uyarınca sorumluluklarının bulunduğu, 33.000 DM bedelli «hisse devir sözleşmesi» yönünden dava tarihindeki kur üzerinden 33.282,95 TL'nin davalılardan tahsili gerektiği, 4.000 DM bedelli hisse devir sözleşmesi yönünden ise davacının dava konusu …
A.Ş. yönünden açılan davanın reddi gerektiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, 10.08.2000 tarihli hisse devir kabul sözleşmesi ile yapılan sözleşmenin «geçersizliği» nedeniyle davacıyla davalı .... arasında geçerli bir «ortaklık ilişkisi» bulunmadığının tespitine, bu nedenle 33.282,95TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek «ticari avans faizi» ile birlikte davalı ...'ye ...
Bu durumda, bozma ilamı öncesi verilen tahsil hükmü davacı tarafça temyiz edilmediğinden faiz türü yönünden davalılar lehine «usuli kazanılmış hak» oluşmuştur.
Benzer bu kararda… ahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamına göre, şirket muhasebe kayıtlarında davacının söz konusu şirkete para ödediğine ilişkin bir «kayda» rastlanılmadığı, taraflar arasında hukuki sonuç doğuracak biçimde sahih bir «ortaklık ilişkisinin» mevcut olmadığı, somut olayda para toplama amacının güdüldüğü, davalıların bu durumu bilip birlikte hareket ettikleri, davacının zararından davalı şirket ve şirket yöneticisinin de «haksız fiil» hükümleri uyarınca sorumluluklarının bulunduğu, ancak birleşen davaya konu davacının dava dışı ...'den hisse aldığına ilişkin devir belgesinin doğrudan davalı şirketlerden değil dava dışı üçüncü kişilerden alındığından hisse bedelinin davalı şirkete ait mizan kaydında görülmesinin mümkün olmadığı, davalılar tarafından kullanılan hileli davranışlarla davacının yanılgıya düşürülmesi ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan davacı tarafından dava dışı «hisse devir sözleşmesinin» tarafı bulunan şahsa haksız çıkar sağlanması olgusunun da delille ispatlanamaması nedeniyle bu belge yönünden yapılan istemin yerinde olmadığı gerekçesiyle, asıl d …
A.Ş. ile ...'dan dava tarihinden itibaren işleyecek «ticari avans faizi» ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsiline, davalı ...Ş. yönünden açılan davanın reddine; birleşen davada davanın kısmen kabulü ile, davacıyla davalı ...Ş. arasında geçerli bir «ortaklık ilişkisi» bulunmadığının tespitine, 44.676,70 TL'nin davalılardan dava tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsiline, fa …
3-Davacının birleşen davaya ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; dava, geçerli şekilde «ortaklık ilişkisi» kurulmadığının tespiti, hukuka aykırı şekilde kurulan yatırım ilişkisinin hükümsüzlüğü ve davalılar tarafından tahsil edilen paranın «istirdadı» istemine ilişkindir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kesinlik sınırı · husumet yokluğu · taşıyan · eksik inceleme · karar verilmesine yer olmadığına · kesin hüküm · husumet
Benzer bu karardaA.Ş. hakkında açılan davanın «husumet yokluğundan» reddine dair verilen karar davacı tarafça temyiz edilmeksizin kesinleşmiş olup, mahkemece adı geçen davalı hakkında yeniden karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmesi gerekirken bu husus gözetilmeksizin asıl davada davalı ...
1-5219 sayılı Kanun ile yapılan değişiklik sonucu karar tarihinde yürürlükte bulunan HUMK 427. maddesinde öngörülen «kesinlik sınırı», 5236 sayılı Kanun'un 19'uncu maddesiyle HUMK'ya eklenen Ek-Madde 4'te öngörülen yeniden değerleme oranı da dikkate alındığında, 2016 yılı için 2.200,00 TL'dir.
Asıl davada reddedilen kısım bakımından verilen karar, temyiz talebinde bulunan davacı yönünden karar tarihindeki temyiz «kesinlik sınırının» altında kalmaktadır.
Kesin olan kararların temyiz istemleri hakkında mahkemece bir karar verilebileceği gibi, 01.06.1990 gün 3/4 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca Yargıtay tarafından da temyiz isteminin reddine karar verilebileceğinden, davacı vekilinin asıl davaya ilişkin temyiz isteminin mahkemece reddedilen kısmın davacı yönünden «kesin» olması nedeniyle miktardan reddine karar vermek gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/4712 E. 2016/6450 K.
Ortak:eksik araştırma · usuli kazanılmış hak · hisse devir sözleşmesi · kazanılmış hak · ortaklık ilişkisi · haksız fiil · cy/cy kaydı
İncelediğiniz karardaGıda Sanayi ve Ticaret A.Ş adlı şirketlerden 19.10.1999 tarihinde 4.000 DM bedelle «hisse senedi» satın aldığı, ancak bilirkişi raporunda açıkça şirket muhasebe kayıtlarında davacının şirkete para ödediğine ilişkin bir «kayda» rastlanılmadığının belirtilmiş olması karşısında taraflar arasında hukuki sonuç doğuracak biçimde sahih bir «ortaklık ilişkisinin» mevcut olmadığı, somut olayda para toplama amacının güdüldüğü, davacının zararından davalı şirketlerin ve şirket yöneticisinin «haksız fiil» hükümleri uyarınca sorumluluklarının bulunduğu, 33.000 DM bedelli «hisse devir sözleşmesi» yönünden dava tarihindeki kur üzerinden 33.282,95 TL'nin davalılardan tahsili gerektiği, 4.000 DM bedelli hisse devir sözleşmesi yönünden ise davacının dava konusu …
Bu durumda, bozma ilamı öncesi verilen tahsil hükmü davacı tarafça temyiz edilmediğinden faiz türü yönünden davalılar lehine «usuli kazanılmış hak» oluşmuştur.
Nitekim mahkemece de taraflar arasında sahih bir «ortaklık ilişkisi» bulunmadığı, olayın «haksız fiil» olarak değerlendirilmesi gerektiği belirtilmiş olup, davacıyla ...
Benzer bu karardaA.Ş. adlı şirketteki bir kısım hisselerini satın aldığı, ancak şirket muhasebe kayıtlarında davacının söz konusu şirkete para ödendiğine ilişkin bir «kayda» rastlanılmadığı, bozma ilamına uyulmakla «usuli kazanılmış hak» oluşması karşısında taraflar arasında hukuki sonuç doğuracak biçimde sahih bir «ortaklık ilişkisi» mevcut olmadığı, somut olayda para toplama amacının güdüldüğü, davalıların bu durumu bilip birlikte hareket ettikleri, davacının zararından davalı şirket ve şirket yöneticisinin «haksız fiil» hükümleri uyarınca müştereken ve «müteselsilen sorumlu» oldukları, davalılar ... ve ...
A.Ş. ve ... lehine «usuli kazanılmış hak» oluşmuştur.
Holding A.Ş. yönünden ise bu davalılar tarafından kullanılan hileli davranışlarla davacının yanılgıya düşürülmesi ve bu yanıltma sunucu yalanlara inanan davacı tarafından «hisse devir sözleşmesinin» tarafı bulunan şirkete haksız çıkar sağlanması olgusunun ispat edilemediği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile davacıyla davalı ... ...
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:müteselsil sorumluluk · eksik inceleme · vekalet ücreti · karar verilmesine yer olmadığına · husumet
Benzer bu karardaBu durumda, mahkemece, hakkındaki «husumetten» red kararı kesinleşen davalılar yönünden yeniden karar «verilmesine yer olmadığına» dair hüküm kurulması gerekirken bu davalılar hakkında davanın esastan reddine karar verilip davacı aleyhine yeniden «vekalet ücretine» hükmedilmesi yerinde görülmemiş, kararın temyiz eden davacı yararına bozulması gerekmiştir.
2- Dairemizin ilk bozma ilamıyla «eksik inceleme» nedeniyle davanın reddi kararı bozulmuş, bozmaya uyularak verilen ikinci kararda davalı ...Ş. ve davalı ... yönünden davanın «husumet» sebebiyle reddine karar verilmiştir.
Bu durumda, mahkemece, hakkındaki «husumetten» red kararı kesinleşen bu davalı yönünden yeniden karar «verilmesine yer olmadığına» dair hüküm kurulması gerekirken bu davalı hakkında davanın kısmen kabulüne karar verilmesi yerinde görülmemiş, kararın temyiz eden davalı ...
A.Ş. adlı şirketteki bir kısım hisselerini satın aldığı, ancak şirket muhasebe kayıtlarında davacının söz konusu şirkete para ödendiğine ilişkin bir «kayda» rastlanılmadığı, bozma ilamına uyulmakla «usuli kazanılmış hak» oluşması karşısında taraflar arasında hukuki sonuç doğuracak biçimde sahih bir «ortaklık ilişkisi» mevcut olmadığı, somut olayda para toplama amacının güdüldüğü, davalıların bu durumu bilip birlikte hareket ettikleri, davacının zararından davalı şirket ve şirket yöneticisinin «haksız fiil» hükümleri uyarınca müştereken ve «müteselsilen sorumlu» oldukları, davalılar ... ve ...
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/4717 E. 2016/6445 K.
Ortak:eksik araştırma · usuli kazanılmış hak · kazanılmış hak · ortaklık ilişkisi · haksız fiil
İncelediğiniz karardaGıda Sanayi ve Ticaret A.Ş adlı şirketlerden 19.10.1999 tarihinde 4.000 DM bedelle «hisse senedi» satın aldığı, ancak bilirkişi raporunda açıkça şirket muhasebe kayıtlarında davacının şirkete para ödediğine ilişkin bir «kayda» rastlanılmadığının belirtilmiş olması karşısında taraflar arasında hukuki sonuç doğuracak biçimde sahih bir «ortaklık ilişkisinin» mevcut olmadığı, somut olayda para toplama amacının güdüldüğü, davacının zararından davalı şirketlerin ve şirket yöneticisinin «haksız fiil» hükümleri uyarınca sorumluluklarının bulunduğu, 33.000 DM bedelli «hisse devir sözleşmesi» yönünden dava tarihindeki kur üzerinden 33.282,95 TL'nin davalılardan tahsili gerektiği, 4.000 DM bedelli hisse devir sözleşmesi yönünden ise davacının dava konusu …
Bu durumda, bozma ilamı öncesi verilen tahsil hükmü davacı tarafça temyiz edilmediğinden faiz türü yönünden davalılar lehine «usuli kazanılmış hak» oluşmuştur.
Nitekim mahkemece de taraflar arasında sahih bir «ortaklık ilişkisi» bulunmadığı, olayın «haksız fiil» olarak değerlendirilmesi gerektiği belirtilmiş olup, davacıyla ...
Benzer bu karardaMahkemece, uyulan bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, bozmaya uyulmakla «usulü kazanılmış hak» oluşması karşısında taraflar arasında hukuki sonuç doğuracak biçimde sahih bir «ortaklık ilişkisi» bulunmadığı, somut olayda para toplama amacı güdüldüğü, davalıların bu durumu bilip birlikte hareket ettikleri, davacının zararından davalı şirketin ve şirket yöneticisinin «haksız fiil» hükümleri uyarınca müştereken ve «müteselsilen sorumlu» oldukları gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davalı ...
Bu durumda, ikinci bozma öncesi verilen tahsil hükmü davacı tarafça temyiz edilmediğinden faiz türü yönünden davalılar lehine «usuli kazanılmış hak» oluşmuştur.
Holding A.Ş. arasında geçerli bir «ortaklık ilişkisi» bulunmadığının tespiti ile 55.765,64 TL'nin dava tarihinden itibaren avans faiziyle davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:müteselsil sorumluluk · eksik inceleme · karar verilmesine yer olmadığına · husumet
Benzer bu karardaMahkemece, uyulan bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, bozmaya uyulmakla «usulü kazanılmış hak» oluşması karşısında taraflar arasında hukuki sonuç doğuracak biçimde sahih bir «ortaklık ilişkisi» bulunmadığı, somut olayda para toplama amacı güdüldüğü, davalıların bu durumu bilip birlikte hareket ettikleri, davacının zararından davalı şirketin ve şirket yöneticisinin «haksız fiil» hükümleri uyarınca müştereken ve «müteselsilen sorumlu» oldukları gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davalı ...
Dairemizin ilk bozma ilamıyla «eksik inceleme» nedeniyle davanın reddi kararı bozulmuş, bozmaya uyularak verilen ikinci kararda davanın kısmen kabulü ile alacağın kanuni faiziyle tahsiline karar verilmiştir.
Holding A.Ş. vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; Dairemizin ilk bozma ilamıyla «eksik inceleme» nedeniyle davanın reddi kararı bozulmuş, bozmaya uyularak verilen ikinci kararda davalı ...
Holding A.Ş. yönünden davanın «husumet» sebebiyle reddine, diğer davalılar hakkındaki davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2016/9819 E. , 2018/3312 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
(TİCARET MAHKEMESİ SIFATIYLA)
Taraflar arasında görülen davada ... Asliye Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 17/12/2015 tarih ve 2013/10-2015/838 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davalılar vekili ile katılma yoluyla davacı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 08.05.2018 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacı vekili Av.... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı şirket temsilcilerinin yüksek faiz verileceği ve parasını istediği zaman geri alabileceği taahhüdünde bulunmaları üzerine müvekkilinin belge karşılığında davalılara 37.000 DM verdiğini, kısa bir süre sonra müvekkilinin parasını istediğini, ancak bugüne kadar kendisine ödeme yapılmadığını, davalıların izinsiz mevduat topladıklarını, müvekkili ile davalı şirketler arasında ortaklık ilişkisinin bulunmadığını, davalıların müvekkilinin zararından sorumlu olduklarını ileri sürerek, 37.307,79 TL’nin temerrüt faizi ile birlikte müvekkiline ödenmesine ve geçerli bir ortaklık ilişkisinin bulunmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, zamanaşımı defi ile birlikte davacının davalı şirketin ortağı olduğunu, ortağın sermaye olarak koyduğu parayı istemesinin mümkün bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, davacının davalı ... İht. Paz. ve Tic. A.Ş adlı şirketten 10.08.2000 tarihinde 33.000 DM bedelle ve ... Gıda Sanayi ve Ticaret A.Ş adlı şirketlerden 19.10.1999 tarihinde 4.000 DM bedelle hisse senedi satın aldığı, ancak bilirkişi raporunda açıkça şirket muhasebe kayıtlarında davacının şirkete para ödediğine ilişkin bir kayda rastlanılmadığının belirtilmiş olması karşısında taraflar arasında hukuki sonuç doğuracak biçimde sahih bir ortaklık ilişkisinin mevcut olmadığı, somut olayda para toplama amacının güdüldüğü, davacının zararından davalı şirketlerin ve şirket yöneticisinin haksız fiil hükümleri uyarınca sorumluluklarının bulunduğu, 33.000 DM bedelli hisse devir sözleşmesi yönünden dava tarihindeki kur üzerinden 33.282,95 TL'nin davalılardan tahsili gerektiği, 4.000 DM bedelli hisse devir sözleşmesi yönünden ise davacının dava konusu ...
Gıda San.Tic. A.Ş’deki payının bir kısmını dava dışı Ahmet İleri'ye devrettiği, yapılan pay devrinin pay defterine kaydedildiği, davacının söz konusu şirketteki ortaklık durumuna -zımni- onay verdiği, davacının ... Gıda Sanayi Tic. A.Ş'deki paylar yönünden ortaklık sıfatını kazandığından ... Gıda Sanayi Tic. A.Ş. yönünden açılan davanın reddi gerektiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, 10.08.2000 tarihli hisse devir kabul sözleşmesi ile yapılan sözleşmenin geçersizliği nedeniyle
davacıyla davalı .... arasında geçerli bir ortaklık ilişkisi bulunmadığının tespitine, bu nedenle 33.282,95TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalı ...'ye ... İhtiyaç Pazar. Mad. Tic. A.Ş, ve ...'dan müştereken ve müteselsilen tahsiline, fazlaya ilişkin istemlerin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalılar vekili ile katılma yoluyla davacı vekili temyiz etmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalılar vekilinin aşağıdaki 2 numaralı bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Mahkemece verilen ilk kararda davanın kısmen kabulü ile alacağın kanuni faiziyle tahsiline karar verilmiştir. İlk kararı davacı vekili temyiz etmemiş, davalılar vekilinin temyizi üzerine karar, eksik araştırma gerekçesiyle bozulmuştur. Bu durumda, bozma ilamı öncesi verilen tahsil hükmü davacı tarafça temyiz edilmediğinden faiz türü yönünden davalılar lehine usuli kazanılmış hak oluşmuştur. Böylece mahkemece, alacağın kanuni faiziyle tahsiline karar verilmesi gerekirken avans faiziyle tahsil hükmü kurulması doğru olmamış, kararın bu nedenle davalılar yararına bozulması gerekmiştir.
3-Davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; dava, geçerli şekilde ortaklık ilişkisinin kurulmadığının tespiti, hukuka aykırı şekilde kurulan yatırım ilişkisinin hükümsüzlüğü ve davalı tarafından tahsil edilen paranın istirdadı istemine ilişkindir. Davacı, 10.08.2000 tarihli 33.000 DM bedelli ve 19.10.1999 tarihli 4.000 DM bedelli hisse senedi devir ve kabul sözleşmelerine dayalı olarak dava açmış olup, mahkemece, 4.000 DM bedelli hisse devir sözleşmesi yönünden, davacının dava konusu payının bir kısmını dava dışı Ahmet İleri'ye devrettiği, bu nedenle davacının şirketteki ortaklık durumuna -zımni- onay verdiği gerekçesiyle, bu bedele ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
Ancak, Dairemizden geçen diğer emsal dosyalardan da anlaşılacağı üzere ... Grubu şirketlerin fiili ve hukuki irtibat halinde oldukları, birlikte hareket ederek para toplama amacıyla yukarıda belirtilen belgeler gibi belgeler karşılığında para tahsil ettikleri, ortağın sermaye olarak verdiğini isteyemeyeceğine dair yasal düzenlemeyi kullanarak para yatıran kişileri grup şirketlerden herhangi birinde veya birkaçında düşük nominal bedellerle şeklen ortak gibi gösterdikleri, tahsil ettikleri parayı ise muhasebe kayıtlarına yansıtmayarak para iade taleplerini reddettikleri böylelikle haksız fiilde bulundukları anlaşılmaktadır. Nitekim mahkemece de taraflar arasında sahih bir ortaklık ilişkisi bulunmadığı, olayın haksız fiil olarak değerlendirilmesi gerektiği belirtilmiş olup, davacıyla ...
Gıda A.Ş arasında yapılan 19.10.1999 tarihli 4.000 DM bedelli ... İhtiyaç Mad. Paz. Tic A.Ş. hisse senedi devir ve kabul sözleşmesi adlı belgede davacının hisse devraldığının gösterilmesi karşısında, bu belgede belirtilen hisse devirleri yönünden de davacı ile davalı ... İhtiyaç Mad. Paz. Tic A.Ş. arasında sahih bir ortaklık ilişkisi bulunmadığı kabul edilerek ve davacının ödediği bedeli talep edebileceği ve hisselerin bir kısmını 2000,00 DM karşılığı devrettiği de nazara alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, dosya kapsamına uygun düşmeyen yazılı gerekçeyle 19.10.1999 tarihli 4.000 DM bedelli hisse senedi devir ve kabul sözleşmesi adlı belge yönünden isteminin reddine karar verilmesi doğru olmamış, kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalılar vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle hükmün davalılar yararına BOZULMASINA,(3) numaralı bentte açıklanan nedenlerle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, takdir olunan 1.630,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, ödedikleri peşin temyiz harcının istekleri halinde temyiz edenlere iadesine, 08/05/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/423431500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz