İstirdat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2016/6928 E. 2018/97 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
eksik araştırma↗ ticari avans faizi↗ usuli kazanılmış hak↗ kesinlik sınırı↗ hisse devir sözleşmesi↗ kazanılmış hak↗ husumet yokluğu↗ içtihadı birleştirme kararı↗ istirdat↗ ortaklık ilişkisi↗ haksız fiil↗ karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi↗ taşıyan↗ cy/cy kaydı↗ eksik inceleme↗ avans faizi↗ karar verilmesine yer olmadığına↗ kesin hüküm↗ husumet↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamına göre, şirket muhasebe kayıtlarında davacının söz konusu şirkete para ödediğine ilişkin bir kayda rastlanılmadığı, taraflar arasında hukuki sonuç doğuracak biçimde sahih bir ortaklık ilişkisinin mevcut olmadığı, somut olayda para toplama amacının güdüldüğü, davalıların bu durumu bilip birlikte hareket ettikleri, davacının zararından davalı şirket ve şirket yöneticisinin de haksız fiil hükümleri uyarınca sorumluluklarının bulunduğu, ancak birleşen davaya konu davacının dava dışı ...'den hisse aldığına ilişkin devir belgesinin doğrudan davalı şirketlerden değil dava dışı üçüncü kişilerden alındığından hisse bedelinin davalı şirkete ait mizan kaydında görülmesinin mümkün olmadığı, davalılar tarafından kullanılan hileli davranışlarla davacının yanılgıya düşürülmesi ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan davacı tarafından dava dışı hisse devir sözleşmesinin tarafı bulunan şahsa haksız çıkar sağlanması olgusunun da delille ispatlanamaması nedeniyle bu belge yönünden yapılan istemin yerinde olmadığı gerekçesiyle, asıl davanın kısmen kabulü ile, davacıyla davalı şirketlerden ... İht. Mad. Paz. Tic. A.Ş. arasında geçerli bir ortaklık ilişkisi bulunmadığının tespitine, bu nedenle 55.399,10 TL'nin ve 17.870,60 TL'nin davalılar ... İht. Mad. Paz. Tic. A.Ş. ile ... Gıda San. ve Tic. A.Ş. ile ...'dan dava tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsiline, davalı ...Ş. yönünden açılan davanın reddine; birleşen davada davanın kısmen kabulü ile, davacıyla davalı ...Ş. arasında geçerli bir ortaklık ilişkisi bulunmadığının tespitine, 44.676,70 TL'nin davalılardan dava tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1-5219 sayılı Kanun ile yapılan değişiklik sonucu karar tarihinde yürürlükte bulunan HUMK 427. maddesinde öngörülen kesinlik sınırı, 5236 sayılı Kanun'un 19'uncu maddesiyle HUMK'ya eklenen Ek-Madde 4'te öngörülen yeniden değerleme oranı da dikkate alındığında, 2016 yılı için 2.200,00 TL'dir.
Asıl davada dava değeri 75.467,00 TL olup, mahkemece toplam 73.269,70 TL’nin tahsiline karar verilmiştir. Asıl davada reddedilen kısım bakımından verilen karar, temyiz talebinde bulunan davacı yönünden karar tarihindeki temyiz kesinlik sınırının altında kalmaktadır. Kesin olan kararların temyiz istemleri hakkında mahkemece bir karar verilebileceği gibi, 01.06.1990 gün 3/4 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca Yargıtay tarafından da temyiz isteminin reddine karar verilebileceğinden, davacı vekilinin asıl davaya ilişkin temyiz isteminin mahkemece reddedilen kısmın davacı yönünden kesin olması nedeniyle miktardan reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin birleşen davaya ilişkin aşağıdaki 3 numaralı bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları ile davalılar ...İht. Mad. Paz. Tic. A.Ş, ...ve ... vekilinin 4 numaralı bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
3-Davacının birleşen davaya ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; dava, geçerli şekilde ortaklık ilişkisi kurulmadığının tespiti, hukuka aykırı şekilde kurulan yatırım ilişkisinin hükümsüzlüğü ve davalılar tarafından tahsil edilen paranın istirdadı istemine ilişkindir. Mahkemece, birleşen davada davacının dava dışı ...'den hisse aldığına ilişkin devir belgesinin doğrudan davalı şirketten değil dava dışı üçüncü kişilerden alındığından hisse bedelinin davalı şirkete ait mizan kaydında görülmesinin mümkün olmadığı, davalılar tarafından kullanılan hileli davranışlarla davacının yanılgıya düşürülmesi ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan davacı tarafından dava dışı hisse devir sözleşmesinin tarafı bulunan şahsa haksız çıkar sağlanması olgusunun da ispatlanamadığı gerekçesiyle bu bedele ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
Ancak, Dairemizden geçen diğer emsal dosyalardan da anlaşılacağı üzere ... Grubu şirketlerin fiili ve hukuki irtibat halinde oldukları, birlikte hareket ederek para toplama amacıyla yukarıda belirtilen belgeler gibi belgeler karşılığında para tahsil ettikleri, ortağın sermaye olarak verdiğini isteyemeyeceğine dair yasal düzenlemeyi kullanarak para yatıran kişileri grup şirketlerden herhangi birinde veya birkaçında düşük nominal bedellerle şeklen ortak gibi gösterdikleri, tahsil ettikleri parayı ise muhasebe kayıtlarına yansıtmayarak para iade taleplerini reddettikleri böylelikle haksız fiilde bulundukları anlaşılmaktadır. Nitekim uyulan bozma ilamımızda da sahih bir ortaklık ilişkisi bulunmadığı, olayın haksız fiil olarak değerlendirilmesi gerektiği belirtilmiş olup, davalı şirketin ismini taşıyan belgede davacının hisse devraldığının gösterilmesi ve bu bedelin miktarı konusunda davalı tarafın bir itirazının da bulunmaması karşısında davacıyla ...adlı kişi arasında yapılan hisse devir kabul sözleşmesi adlı belge yönünden de davalıların ödenen bedelden sorumlu olduğu kabul edilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, dosya kapsamına uygun düşmeyen yazılı gerekçeyle davacıyla ...adlı kişi arasında yapılan hisse devir kabul sözleşmesi adlı belge yönünden yapılan bedel isteminin reddine karar verilmesi doğru olmamış, birleşen dava yönünden kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.
4- Davacı vekili, alacağın avans faiziyle tahsilini talep etmiştir. Dairemizin ilk bozma ilamıyla eksik inceleme nedeniyle davanın reddi kararı bozulmuş, bozmaya uyularak verilen ikinci kararda davanın kısmen kabulü ile alacağın kanuni faiziyle tahsiline karar verilmiştir. İkinci kararı davacı vekili temyiz etmemiş, bir kısım davalılar vekilinin temyizi üzerine karar, yine eksik araştırma gerekçesiyle bozulmuştur. Bu durumda, ikinci bozma öncesi verilen tahsil hükmü davacı tarafça temyiz edilmediğinden faiz türü yönünden davalılar lehine usuli kazanılmış hak oluşmuştur. Bu nedenle mahkemece, asıl ve birleşen davada alacağın kanuni faiziyle tahsiline karar verilmesi gerekirken talep gibi avans faiziyle tahsil hükmü kurulması hatalı olmuş, kararın davalılar ...İht. Mad. Paz. Tic. A.Ş, ...ve ... yararına bozulması gerekmiştir.
5-Davalı ... Gıda San. ve Tic. A.Ş. vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde; mahkemenin 05/06/2012 tarihli ilamı ile davalı ... Gıda San. ve Tic. A.Ş. hakkında açılan davanın husumet yokluğundan reddine dair verilen karar davacı tarafça temyiz edilmeksizin kesinleşmiş olup, mahkemece adı geçen davalı hakkında yeniden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekirken bu husus gözetilmeksizin asıl davada davalı ... Gıda San. ve Tic. A.Ş’nin de dava konusu alacaktan sorumlu tutulması doğru görülmemiş, kararın bu nedenle anılan davalı şirket yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/4712 E. 2016/6450 K.
Ortak:eksik araştırma · usuli kazanılmış hak · hisse devir sözleşmesi · kazanılmış hak · ortaklık ilişkisi · haksız fiil · cy/cy kaydı · eksik inceleme · dava şartı
İncelediğiniz kararda… ahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamına göre, şirket muhasebe kayıtlarında davacının söz konusu şirkete para ödediğine ilişkin bir «kayda» rastlanılmadığı, taraflar arasında hukuki sonuç doğuracak biçimde sahih bir «ortaklık ilişkisinin» mevcut olmadığı, somut olayda para toplama amacının güdüldüğü, davalıların bu durumu bilip birlikte hareket ettikleri, davacının zararından davalı şirket ve şirket yöneticisinin de «haksız fiil» hükümleri uyarınca sorumluluklarının bulunduğu, ancak birleşen davaya konu davacının dava dışı ...'den hisse aldığına ilişkin devir belgesinin doğrudan davalı şirketlerden değil dava dışı üçüncü kişilerden alındığından hisse bedelinin davalı şirkete ait mizan kaydında görülmesinin mümkün olmadığı, davalılar tarafından kullanılan hileli davranışlarla davacının yanılgıya düşürülmesi ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan davacı tarafından dava dışı «hisse devir sözleşmesinin» tarafı bulunan şahsa haksız çıkar sağlanması olgusunun da delille ispatlanamaması nedeniyle bu belge yönünden yapılan istemin yerinde olmadığı gerekçesiyle, asıl d …
Nitekim uyulan bozma ilamımızda da sahih bir «ortaklık ilişkisi» bulunmadığı, olayın «haksız fiil» olarak değerlendirilmesi gerektiği belirtilmiş olup, davalı şirketin ismini «taşıyan» belgede davacının hisse devraldığının gösterilmesi ve bu bedelin miktarı konusunda davalı tarafın bir itirazının da bulunmaması karşısında davacıyla ...adlı kişi a …
Bu durumda, ikinci bozma öncesi verilen tahsil hükmü davacı tarafça temyiz edilmediğinden faiz türü yönünden davalılar lehine «usuli kazanılmış hak» oluşmuştur.
Benzer bu karardaA.Ş. adlı şirketteki bir kısım hisselerini satın aldığı, ancak şirket muhasebe kayıtlarında davacının söz konusu şirkete para ödendiğine ilişkin bir «kayda» rastlanılmadığı, bozma ilamına uyulmakla «usuli kazanılmış hak» oluşması karşısında taraflar arasında hukuki sonuç doğuracak biçimde sahih bir «ortaklık ilişkisi» mevcut olmadığı, somut olayda para toplama amacının güdüldüğü, davalıların bu durumu bilip birlikte hareket ettikleri, davacının zararından davalı şirket ve şirket yöneticisinin «haksız fiil» hükümleri uyarınca müştereken ve «müteselsilen sorumlu» oldukları, davalılar ... ve ...
A.Ş. ve ... lehine «usuli kazanılmış hak» oluşmuştur.
Holding A.Ş. yönünden ise bu davalılar tarafından kullanılan hileli davranışlarla davacının yanılgıya düşürülmesi ve bu yanıltma sunucu yalanlara inanan davacı tarafından «hisse devir sözleşmesinin» tarafı bulunan şirkete haksız çıkar sağlanması olgusunun ispat edilemediği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile davacıyla davalı ... ...
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:müteselsil sorumluluk · vekalet ücreti
Benzer bu karardaA.Ş. adlı şirketteki bir kısım hisselerini satın aldığı, ancak şirket muhasebe kayıtlarında davacının söz konusu şirkete para ödendiğine ilişkin bir «kayda» rastlanılmadığı, bozma ilamına uyulmakla «usuli kazanılmış hak» oluşması karşısında taraflar arasında hukuki sonuç doğuracak biçimde sahih bir «ortaklık ilişkisi» mevcut olmadığı, somut olayda para toplama amacının güdüldüğü, davalıların bu durumu bilip birlikte hareket ettikleri, davacının zararından davalı şirket ve şirket yöneticisinin «haksız fiil» hükümleri uyarınca müştereken ve «müteselsilen sorumlu» oldukları, davalılar ... ve ...
Bu durumda, mahkemece, hakkındaki «husumetten» red kararı kesinleşen davalılar yönünden yeniden karar «verilmesine yer olmadığına» dair hüküm kurulması gerekirken bu davalılar hakkında davanın esastan reddine karar verilip davacı aleyhine yeniden «vekalet ücretine» hükmedilmesi yerinde görülmemiş, kararın temyiz eden davacı yararına bozulması gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/4724 E. 2016/6466 K.
Ortak:hisse devir sözleşmesi · istirdat · ortaklık ilişkisi · haksız fiil · taşıyan · eksik inceleme · karar verilmesine yer olmadığına · husumet · dava şartı · İstirdat
İncelediğiniz kararda… ahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamına göre, şirket muhasebe kayıtlarında davacının söz konusu şirkete para ödediğine ilişkin bir «kayda» rastlanılmadığı, taraflar arasında hukuki sonuç doğuracak biçimde sahih bir «ortaklık ilişkisinin» mevcut olmadığı, somut olayda para toplama amacının güdüldüğü, davalıların bu durumu bilip birlikte hareket ettikleri, davacının zararından davalı şirket ve şirket yöneticisinin de «haksız fiil» hükümleri uyarınca sorumluluklarının bulunduğu, ancak birleşen davaya konu davacının dava dışı ...'den hisse aldığına ilişkin devir belgesinin doğrudan davalı şirketlerden değil dava dışı üçüncü kişilerden alındığından hisse bedelinin davalı şirkete ait mizan kaydında görülmesinin mümkün olmadığı, davalılar tarafından kullanılan hileli davranışlarla davacının yanılgıya düşürülmesi ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan davacı tarafından dava dışı «hisse devir sözleşmesinin» tarafı bulunan şahsa haksız çıkar sağlanması olgusunun da delille ispatlanamaması nedeniyle bu belge yönünden yapılan istemin yerinde olmadığı gerekçesiyle, asıl d …
Nitekim uyulan bozma ilamımızda da sahih bir «ortaklık ilişkisi» bulunmadığı, olayın «haksız fiil» olarak değerlendirilmesi gerektiği belirtilmiş olup, davalı şirketin ismini «taşıyan» belgede davacının hisse devraldığının gösterilmesi ve bu bedelin miktarı konusunda davalı tarafın bir itirazının da bulunmaması karşısında davacıyla ...adlı kişi a …
3-Davacının birleşen davaya ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; dava, geçerli şekilde «ortaklık ilişkisi» kurulmadığının tespiti, hukuka aykırı şekilde kurulan yatırım ilişkisinin hükümsüzlüğü ve davalılar tarafından tahsil edilen paranın «istirdadı» istemine ilişkindir.
Benzer bu karardaNitekim uyulan bozma ilamımızda da sahih bir «ortaklık ilişkisi» bulunmadığı, olayın «haksız fiil» olarak değerlendirilmesi gerektiği belirtilmiş olup davalı şirketin unvanını «taşıyan» belgede hisse devraldığının belirtilmesi ve bu bedelin miktarı konusunda davalı tarafın bir itirazının da bulunmaması karşısında davalıların ödenen bedelden soruml …
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında hukuki sonuç doğuracak biçimde sahih bir «ortaklık ilişkisinin» mevcut olmadığı anlaşılmış ancak davaya konu devir belgesinin doğrudan davalı şirketlerden değil dava dışı üçüncü kişilerden alındığından hisse bedelinin - davalı şirkete değil şahsa ödenmesi davalı şirketin kendi kasasına yapılan bir ödeme olmaması olgusu gözetildiğinde - davalı şirketlere ait mizan kaydında görülmesinin mümkün olmadığı, davalılar tarafından kullanılan hileli davranışlarla davacının yanılgıya düşürülmesi ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan davacı tarafından dava dışı «hisse devir sözleşemesinin» tarafı bulunan şahsa haksız çıkar sağlanması olgusunun da delille ispatlanması gerektiği ancak bu yönde her hangi bir delil elde edilemediği -«müterafik kusur» durumunun bulunmadığı-,davacı tarafça davalılara ödünç para verildiğinin de kanıtlanamadığı gerekçesi ile davanın kısmen kabulü ile, davacıyla davalı taraflar aras …
2-Dava, geçerli şekilde «ortaklık ilişkisi» kurulmadığının tesbiti, hukuka aykırı şekilde kurulan yatırım ilişkisinin hükümüzlüğü ve davalılar tarafından tahsil edilen paranın «istirdadı» istemine ilişkindir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:müterafik kusur · kusur · dahili dava
Benzer bu karardaMahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında hukuki sonuç doğuracak biçimde sahih bir «ortaklık ilişkisinin» mevcut olmadığı anlaşılmış ancak davaya konu devir belgesinin doğrudan davalı şirketlerden değil dava dışı üçüncü kişilerden alındığından hisse bedelinin - davalı şirkete değil şahsa ödenmesi davalı şirketin kendi kasasına yapılan bir ödeme olmaması olgusu gözetildiğinde - davalı şirketlere ait mizan kaydında görülmesinin mümkün olmadığı, davalılar tarafından kullanılan hileli davranışlarla davacının yanılgıya düşürülmesi ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan davacı tarafından dava dışı «hisse devir sözleşemesinin» tarafı bulunan şahsa haksız çıkar sağlanması olgusunun da delille ispatlanması gerektiği ancak bu yönde her hangi bir delil elde edilemediği -«müterafik kusur» durumunun bulunmadığı-,davacı tarafça davalılara ödünç para verildiğinin de kanıtlanamadığı gerekçesi ile davanın kısmen kabulü ile, davacıyla davalı taraflar aras …
Grubu'na «dahil» bazı şirketlerin fiili ve hukuki irtibat halinde oldukları, birlikte hareket ederek para toplama amacıyla yukarıda belirtilen belgeler gibi belgeler karşılığında para tahsil ettikleri, ortağın sermaye olarak verdiğini isteyemeyeceğine dair yasal düzenlemeyi kulllanarak para yatıran kişileri grup şirketlerden herhangi birinde veya birkaçında düşük nominal bedellerle şeklen ortak gibi gösterdikleri, tahsil ettikleri parayı ise muhasebe kayıtlarına yansıtmayarak para iade taleplerini reddettikleri böylelikle «haksız fiilde» bulundukları anlaşılmaktadır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/4702 E. 2016/6446 K.
Ortak:eksik araştırma · usuli kazanılmış hak · kazanılmış hak · ortaklık ilişkisi · haksız fiil · eksik inceleme · karar verilmesine yer olmadığına · husumet · dava şartı
İncelediğiniz kararda… ahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamına göre, şirket muhasebe kayıtlarında davacının söz konusu şirkete para ödediğine ilişkin bir «kayda» rastlanılmadığı, taraflar arasında hukuki sonuç doğuracak biçimde sahih bir «ortaklık ilişkisinin» mevcut olmadığı, somut olayda para toplama amacının güdüldüğü, davalıların bu durumu bilip birlikte hareket ettikleri, davacının zararından davalı şirket ve şirket yöneticisinin de «haksız fiil» hükümleri uyarınca sorumluluklarının bulunduğu, ancak birleşen davaya konu davacının dava dışı ...'den hisse aldığına ilişkin devir belgesinin doğrudan davalı şirketlerden değil dava dışı üçüncü kişilerden alındığından hisse bedelinin davalı şirkete ait mizan kaydında görülmesinin mümkün olmadığı, davalılar tarafından kullanılan hileli davranışlarla davacının yanılgıya düşürülmesi ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan davacı tarafından dava dışı «hisse devir sözleşmesinin» tarafı bulunan şahsa haksız çıkar sağlanması olgusunun da delille ispatlanamaması nedeniyle bu belge yönünden yapılan istemin yerinde olmadığı gerekçesiyle, asıl d …
Nitekim uyulan bozma ilamımızda da sahih bir «ortaklık ilişkisi» bulunmadığı, olayın «haksız fiil» olarak değerlendirilmesi gerektiği belirtilmiş olup, davalı şirketin ismini «taşıyan» belgede davacının hisse devraldığının gösterilmesi ve bu bedelin miktarı konusunda davalı tarafın bir itirazının da bulunmaması karşısında davacıyla ...adlı kişi a …
Bu durumda, ikinci bozma öncesi verilen tahsil hükmü davacı tarafça temyiz edilmediğinden faiz türü yönünden davalılar lehine «usuli kazanılmış hak» oluşmuştur.
Benzer bu karardaMahkemece, uyulan bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, bozmaya uyulmakla «usulü kazanılmış hak» oluşması karşısında taraflar arasında hukuki sonuç doğuracak biçimde sahih bir «ortaklık ilişkisi» bulunmadığı, somut olayda para toplama amacı güdüldüğü, davalıların bu durumu bilip birlikte hareket ettikleri, davacının zararından davalı şirketin ve şirket yöneticisinin «haksız fiil» hükümleri uyarınca müştereken ve «müteselsilen sorumlu» oldukları gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davalı ...
Bu durumda, ikinci bozma öncesi verilen tahsil hükmü davacı tarafça temyiz edilmediğinden faiz türü yönünden davalılar lehine «usuli kazanılmış hak» oluşmuştur.
A.Ş. arasında geçerli bir «ortaklık ilişkisi» bulunmadığının tespiti ile 30.926,52 TL'nin dava tarihinden itibaren avans faiziyle davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:müteselsil sorumluluk
Benzer bu karardaMahkemece, uyulan bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, bozmaya uyulmakla «usulü kazanılmış hak» oluşması karşısında taraflar arasında hukuki sonuç doğuracak biçimde sahih bir «ortaklık ilişkisi» bulunmadığı, somut olayda para toplama amacı güdüldüğü, davalıların bu durumu bilip birlikte hareket ettikleri, davacının zararından davalı şirketin ve şirket yöneticisinin «haksız fiil» hükümleri uyarınca müştereken ve «müteselsilen sorumlu» oldukları gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davalı ...
5 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/7067 E. 2018/299 K.
Ortak:hisse devir sözleşmesi · husumet yokluğu · istirdat · ortaklık ilişkisi · haksız fiil · taşıyan · cy/cy kaydı · karar verilmesine yer olmadığına · dava şartı · İstirdat
İncelediğiniz kararda… ahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamına göre, şirket muhasebe kayıtlarında davacının söz konusu şirkete para ödediğine ilişkin bir «kayda» rastlanılmadığı, taraflar arasında hukuki sonuç doğuracak biçimde sahih bir «ortaklık ilişkisinin» mevcut olmadığı, somut olayda para toplama amacının güdüldüğü, davalıların bu durumu bilip birlikte hareket ettikleri, davacının zararından davalı şirket ve şirket yöneticisinin de «haksız fiil» hükümleri uyarınca sorumluluklarının bulunduğu, ancak birleşen davaya konu davacının dava dışı ...'den hisse aldığına ilişkin devir belgesinin doğrudan davalı şirketlerden değil dava dışı üçüncü kişilerden alındığından hisse bedelinin davalı şirkete ait mizan kaydında görülmesinin mümkün olmadığı, davalılar tarafından kullanılan hileli davranışlarla davacının yanılgıya düşürülmesi ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan davacı tarafından dava dışı «hisse devir sözleşmesinin» tarafı bulunan şahsa haksız çıkar sağlanması olgusunun da delille ispatlanamaması nedeniyle bu belge yönünden yapılan istemin yerinde olmadığı gerekçesiyle, asıl d …
Nitekim uyulan bozma ilamımızda da sahih bir «ortaklık ilişkisi» bulunmadığı, olayın «haksız fiil» olarak değerlendirilmesi gerektiği belirtilmiş olup, davalı şirketin ismini «taşıyan» belgede davacının hisse devraldığının gösterilmesi ve bu bedelin miktarı konusunda davalı tarafın bir itirazının da bulunmaması karşısında davacıyla ...adlı kişi a …
3-Davacının birleşen davaya ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; dava, geçerli şekilde «ortaklık ilişkisi» kurulmadığının tespiti, hukuka aykırı şekilde kurulan yatırım ilişkisinin hükümsüzlüğü ve davalılar tarafından tahsil edilen paranın «istirdadı» istemine ilişkindir.
Benzer bu karardaGıda Sanayi ve Ticaret A.Ş adlı şirketteki bir kısım hisselerini 30.000,00 DM ve 30.250,00 DM bedelle satın aldığı, «bozma sonrası» aldırılan bilirkişi raporunda açıkça şirket muhasebe kayıtlarında davacının davalı şirketlere para ödediğine ilişkin bir «kayda» rastlanılmadığının belirtilmiş olması karşısında taraflar arasında hukuki sonuç doğuracak biçimde sahih bir «ortaklık ilişkisinin» mevcut olmadığı, ancak davaya konu devir belgesinin doğrudan davalı şirketlerden değil dava dışı üçüncü kişilerden alındığından hisse bedelinin davalı şirkete ait mizan kaydında görülmesinin mümkün olmadığı, davalılar tarafından kullanılan hileli davranışlarla davacının yanılgıya düşürülmesi ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan davacı tarafından dava dışı «hisse devir sözleşmesinin» tarafı bulunan şahsa haksız çıkar sağlanması olgusunun da ispatlanmadığı, davacı tarafça davalılara ödünç para verildiğinin de kanıtlanamadığı gerekçesiyle, davanı …
2-Dava, geçerli şekilde «ortaklık ilişkisi» kurulmadığının tespiti, hukuka aykırı şekilde kurulan yatırım ilişkisinin hükümsüzlüğü ve davalılar tarafından tahsil edilen paranın «istirdadı» istemine ilişkindir.
A.Ş. hakkında açılan davanın «husumet yokluğundan» reddine dair verilen karar davacı tarafça temyiz edilmeksizin kesinlemiş olup mahkemece yeniden karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmesi gerekirken bu husus gözetilmeksizin karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle anılan davalı şirket yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:bozma sonrası karar
Benzer bu karardaGıda Sanayi ve Ticaret A.Ş adlı şirketteki bir kısım hisselerini 30.000,00 DM ve 30.250,00 DM bedelle satın aldığı, «bozma sonrası» aldırılan bilirkişi raporunda açıkça şirket muhasebe kayıtlarında davacının davalı şirketlere para ödediğine ilişkin bir «kayda» rastlanılmadığının belirtilmiş olması karşısında taraflar arasında hukuki sonuç doğuracak biçimde sahih bir «ortaklık ilişkisinin» mevcut olmadığı, ancak davaya konu devir belgesinin doğrudan davalı şirketlerden değil dava dışı üçüncü kişilerden alındığından hisse bedelinin davalı şirkete ait mizan kaydında görülmesinin mümkün olmadığı, davalılar tarafından kullanılan hileli davranışlarla davacının yanılgıya düşürülmesi ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan davacı tarafından dava dışı «hisse devir sözleşmesinin» tarafı bulunan şahsa haksız çıkar sağlanması olgusunun da ispatlanmadığı, davacı tarafça davalılara ödünç para verildiğinin de kanıtlanamadığı gerekçesiyle, davanı …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/11477 E. 2018/5641 K.
Ortak:ortaklık ilişkisi
İncelediğiniz kararda… ahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamına göre, şirket muhasebe kayıtlarında davacının söz konusu şirkete para ödediğine ilişkin bir «kayda» rastlanılmadığı, taraflar arasında hukuki sonuç doğuracak biçimde sahih bir «ortaklık ilişkisinin» mevcut olmadığı, somut olayda para toplama amacının güdüldüğü, davalıların bu durumu bilip birlikte hareket ettikleri, davacının zararından davalı şirket ve şirket yöneticisinin de «haksız fiil» hükümleri uyarınca sorumluluklarının bulunduğu, ancak birleşen davaya konu davacının dava dışı ...'den hisse aldığına ilişkin devir belgesinin doğrudan davalı şirketlerden değil dava dışı üçüncü kişilerden alındığından hisse bedelinin davalı şirkete ait mizan kaydında görülmesinin mümkün olmadığı, davalılar tarafından kullanılan hileli davranışlarla davacının yanılgıya düşürülmesi ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan davacı tarafından dava dışı «hisse devir sözleşmesinin» tarafı bulunan şahsa haksız çıkar sağlanması olgusunun da delille ispatlanamaması nedeniyle bu belge yönünden yapılan istemin yerinde olmadığı gerekçesiyle, asıl d …
A.Ş. arasında geçerli bir «ortaklık ilişkisi» bulunmadığının tespitine, bu nedenle 55.399,10 TL'nin ve 17.870,60 TL'nin davalılar ...
A.Ş. ile ...'dan dava tarihinden itibaren işleyecek «ticari avans faizi» ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsiline, davalı ...Ş. yönünden açılan davanın reddine; birleşen davada davanın kısmen kabulü ile, davacıyla davalı ...Ş. arasında geçerli bir «ortaklık ilişkisi» bulunmadığının tespitine, 44.676,70 TL'nin davalılardan dava tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsiline, fa …
Benzer bu karardaMahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının yazılı «temlik» beyanı ile dava dışı «üçüncü kişiye» ait hisseleri hisse bedelini ona (...'e) ödemek suretiyle devralmak istediği ancak devir sonrası geçerli surette «ortaklık ilişkisi» kurulamadığı, hisse bedelinin davalı şirkete değil şahsa ödenmesi davalı şirketin kendi kasasına yapılan bir ödeme olmaması olgusu gözetildiğinde bu durumun davalıya ait mizan kaydında görülmemesinin doğal olduğu, davalı tarafından kullanılan hileli davranışlarla davacının yanılgıya düşürülmesi ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan davacı tarafından davalı ya da bir başkasına haksız çıkar sağlanması olgusunun da delille ispatlanması gerektiği ancak bu yönde herhangi bir delil elde edilemediği-«müterafik kusur» durumunun bulunmadığı-davacı tarafça davalıya ödünç para verildiğinin de kanıtlanamadığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile davacı ile taraflar arasında geçer …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:müterafik kusur · üçüncü kişi · temlik · kusur
Benzer bu karardaMahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının yazılı «temlik» beyanı ile dava dışı «üçüncü kişiye» ait hisseleri hisse bedelini ona (...'e) ödemek suretiyle devralmak istediği ancak devir sonrası geçerli surette «ortaklık ilişkisi» kurulamadığı, hisse bedelinin davalı şirkete değil şahsa ödenmesi davalı şirketin kendi kasasına yapılan bir ödeme olmaması olgusu gözetildiğinde bu durumun davalıya ait mizan kaydında görülmemesinin doğal olduğu, davalı tarafından kullanılan hileli davranışlarla davacının yanılgıya düşürülmesi ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan davacı tarafından davalı ya da bir başkasına haksız çıkar sağlanması olgusunun da delille ispatlanması gerektiği ancak bu yönde herhangi bir delil elde edilemediği-«müterafik kusur» durumunun bulunmadığı-davacı tarafça davalıya ödünç para verildiğinin de kanıtlanamadığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile davacı ile taraflar arasında geçer …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/3207 E. 2016/6447 K.
Ortak:eksik araştırma · usuli kazanılmış hak · kazanılmış hak · ortaklık ilişkisi · haksız fiil · eksik inceleme · karar verilmesine yer olmadığına · husumet · dava şartı
İncelediğiniz kararda… ahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamına göre, şirket muhasebe kayıtlarında davacının söz konusu şirkete para ödediğine ilişkin bir «kayda» rastlanılmadığı, taraflar arasında hukuki sonuç doğuracak biçimde sahih bir «ortaklık ilişkisinin» mevcut olmadığı, somut olayda para toplama amacının güdüldüğü, davalıların bu durumu bilip birlikte hareket ettikleri, davacının zararından davalı şirket ve şirket yöneticisinin de «haksız fiil» hükümleri uyarınca sorumluluklarının bulunduğu, ancak birleşen davaya konu davacının dava dışı ...'den hisse aldığına ilişkin devir belgesinin doğrudan davalı şirketlerden değil dava dışı üçüncü kişilerden alındığından hisse bedelinin davalı şirkete ait mizan kaydında görülmesinin mümkün olmadığı, davalılar tarafından kullanılan hileli davranışlarla davacının yanılgıya düşürülmesi ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan davacı tarafından dava dışı «hisse devir sözleşmesinin» tarafı bulunan şahsa haksız çıkar sağlanması olgusunun da delille ispatlanamaması nedeniyle bu belge yönünden yapılan istemin yerinde olmadığı gerekçesiyle, asıl d …
Nitekim uyulan bozma ilamımızda da sahih bir «ortaklık ilişkisi» bulunmadığı, olayın «haksız fiil» olarak değerlendirilmesi gerektiği belirtilmiş olup, davalı şirketin ismini «taşıyan» belgede davacının hisse devraldığının gösterilmesi ve bu bedelin miktarı konusunda davalı tarafın bir itirazının da bulunmaması karşısında davacıyla ...adlı kişi a …
Bu durumda, ikinci bozma öncesi verilen tahsil hükmü davacı tarafça temyiz edilmediğinden faiz türü yönünden davalılar lehine «usuli kazanılmış hak» oluşmuştur.
Benzer bu karardaMahkemece, uyulan bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, bozmaya uyulmakla «usulü kazanılmış hak» oluşması karşısında taraflar arasında hukuki sonuç doğuracak biçimde sahih bir «ortaklık ilişkisi» bulunmadığı, somut olayda para toplama amacı güdüldüğü, davalıların bu durumu bilip birlikte hareket ettikleri, davacının zararından davalı şirketin ve şirket yöneticisinin «haksız fiil» hükümleri uyarınca müştereken ve «müteselsilen sorumlu» oldukları gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davalı ... ...
Bu durumda, ikinci bozma öncesi verilen tahsil hükmü davacı tarafça temyiz edilmediğinden faiz türü yönünden davalılar lehine «usuli kazanılmış hak» oluşmuştur.
A.Ş. arasında geçerli bir «ortaklık ilişkisi» bulunmadığının tespiti ile 19.809,50 TL'nin dava tarihinden itibaren avans faiziyle davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:müteselsil sorumluluk
Benzer bu karardaMahkemece, uyulan bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, bozmaya uyulmakla «usulü kazanılmış hak» oluşması karşısında taraflar arasında hukuki sonuç doğuracak biçimde sahih bir «ortaklık ilişkisi» bulunmadığı, somut olayda para toplama amacı güdüldüğü, davalıların bu durumu bilip birlikte hareket ettikleri, davacının zararından davalı şirketin ve şirket yöneticisinin «haksız fiil» hükümleri uyarınca müştereken ve «müteselsilen sorumlu» oldukları gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davalı ... ...
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/10101 E. 2018/2203 K.
Ortak:ortaklık ilişkisi
İncelediğiniz kararda… ahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamına göre, şirket muhasebe kayıtlarında davacının söz konusu şirkete para ödediğine ilişkin bir «kayda» rastlanılmadığı, taraflar arasında hukuki sonuç doğuracak biçimde sahih bir «ortaklık ilişkisinin» mevcut olmadığı, somut olayda para toplama amacının güdüldüğü, davalıların bu durumu bilip birlikte hareket ettikleri, davacının zararından davalı şirket ve şirket yöneticisinin de «haksız fiil» hükümleri uyarınca sorumluluklarının bulunduğu, ancak birleşen davaya konu davacının dava dışı ...'den hisse aldığına ilişkin devir belgesinin doğrudan davalı şirketlerden değil dava dışı üçüncü kişilerden alındığından hisse bedelinin davalı şirkete ait mizan kaydında görülmesinin mümkün olmadığı, davalılar tarafından kullanılan hileli davranışlarla davacının yanılgıya düşürülmesi ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan davacı tarafından dava dışı «hisse devir sözleşmesinin» tarafı bulunan şahsa haksız çıkar sağlanması olgusunun da delille ispatlanamaması nedeniyle bu belge yönünden yapılan istemin yerinde olmadığı gerekçesiyle, asıl d …
A.Ş. arasında geçerli bir «ortaklık ilişkisi» bulunmadığının tespitine, bu nedenle 55.399,10 TL'nin ve 17.870,60 TL'nin davalılar ...
A.Ş. ile ...'dan dava tarihinden itibaren işleyecek «ticari avans faizi» ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsiline, davalı ...Ş. yönünden açılan davanın reddine; birleşen davada davanın kısmen kabulü ile, davacıyla davalı ...Ş. arasında geçerli bir «ortaklık ilişkisi» bulunmadığının tespitine, 44.676,70 TL'nin davalılardan dava tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsiline, fa …
Benzer bu karardaA.Ş arasında geçerli bir «ortaklık ilişkisi» bulunmadığının tespitine, 142.400 TL'nin dava tarihinden itibaren avans faiziyle davalılar ... ...
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/1735 E. 2017/4922 K.
Ortak:hisse devir sözleşmesi · istirdat · ortaklık ilişkisi · haksız fiil · taşıyan · cy/cy kaydı · İstirdat
İncelediğiniz kararda… ahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamına göre, şirket muhasebe kayıtlarında davacının söz konusu şirkete para ödediğine ilişkin bir «kayda» rastlanılmadığı, taraflar arasında hukuki sonuç doğuracak biçimde sahih bir «ortaklık ilişkisinin» mevcut olmadığı, somut olayda para toplama amacının güdüldüğü, davalıların bu durumu bilip birlikte hareket ettikleri, davacının zararından davalı şirket ve şirket yöneticisinin de «haksız fiil» hükümleri uyarınca sorumluluklarının bulunduğu, ancak birleşen davaya konu davacının dava dışı ...'den hisse aldığına ilişkin devir belgesinin doğrudan davalı şirketlerden değil dava dışı üçüncü kişilerden alındığından hisse bedelinin davalı şirkete ait mizan kaydında görülmesinin mümkün olmadığı, davalılar tarafından kullanılan hileli davranışlarla davacının yanılgıya düşürülmesi ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan davacı tarafından dava dışı «hisse devir sözleşmesinin» tarafı bulunan şahsa haksız çıkar sağlanması olgusunun da delille ispatlanamaması nedeniyle bu belge yönünden yapılan istemin yerinde olmadığı gerekçesiyle, asıl d …
Nitekim uyulan bozma ilamımızda da sahih bir «ortaklık ilişkisi» bulunmadığı, olayın «haksız fiil» olarak değerlendirilmesi gerektiği belirtilmiş olup, davalı şirketin ismini «taşıyan» belgede davacının hisse devraldığının gösterilmesi ve bu bedelin miktarı konusunda davalı tarafın bir itirazının da bulunmaması karşısında davacıyla ...adlı kişi a …
3-Davacının birleşen davaya ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; dava, geçerli şekilde «ortaklık ilişkisi» kurulmadığının tespiti, hukuka aykırı şekilde kurulan yatırım ilişkisinin hükümsüzlüğü ve davalılar tarafından tahsil edilen paranın «istirdadı» istemine ilişkindir.
Benzer bu karardaMahkemece, Dairemizin bozma ilamına uyularak, davacının özgür iradesi ve yazılı «temlik» beyanı ile dava dışı Nurgül İnanır'a ait pay bedelini ona ödemek suretiyle devralmak istediği, her ne kadar bozma ilamında davalı şirketin «tacir» olup bir muhasebe «kaydı» olması gerektiği, muhasebe ile ilgili «defterlerinde» «hisse devrinin» muhasebeleştirilmediği, bu suretle davacı ile davalı arasında geçerli bir «ortaklık ilişkisinin» bulunmadığı üzerinde durulmuş ise de, dava konusu olayda hisse bedelinin davalı şirkete değil şahsa ödenmesi ve davalı şirketin kendi kasasına yapılan bir ödeme olmaması hususu gözetildiğinde, bu durumun davalıya ait mizan kaydında görülmemesinin doğal olduğu, davalı tarafından kullanılan hileli davranışlarla davacının yanılgıya düşürülmesi ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan davacı tarafından dava dışı «hisse devir sözleşmesinin» tarafı bulunan şahsa haksız çıkar sağlanması olgusunun da delille ispatlanması gerektiği, ancak bu yönde her hangi bir delil elde edilemediği, davalı şirketçe çifte defter tutulduğunun, «ticari defter» ve kayıtlarda «tahrifat» yapıldığının, yanıltıcı belgeler düzenlendiğinin tespit edilemediği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, davacı ile taraflar arasında geçerli bir ortaklık ilişki …
Nitekim uyulan bozma ilamımızda da sahih bir «ortaklık ilişkisi» bulunmadığı, olayın «haksız fiil» olarak değerlendirilmesi gerektiği belirtilmiş olup davalı şirketin ismini «taşıyan» belgede hisse devraldığının belirtilmesi ve bu bedelin miktarı konusunda davalı tarafın bir itirazının da bulunmaması karşısında davalıların ödenen bedelden soruml …
2-Dava, geçerli şekilde «ortaklık ilişkisi» kurulmadığının tesbiti, hukuka aykırı şekilde kurulan yatırım ilişkisinin hükümsüzlüğü ve davalılar tarafından tahsil edilen paranın «istirdadı» istemine ilişkindir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:tahrifat · hisse devri · yargılama giderleri · temlik · ticari defter · yargılama gideri · tacir · e-defter
Benzer bu karardaMahkemece, Dairemizin bozma ilamına uyularak, davacının özgür iradesi ve yazılı «temlik» beyanı ile dava dışı Nurgül İnanır'a ait pay bedelini ona ödemek suretiyle devralmak istediği, her ne kadar bozma ilamında davalı şirketin «tacir» olup bir muhasebe «kaydı» olması gerektiği, muhasebe ile ilgili «defterlerinde» «hisse devrinin» muhasebeleştirilmediği, bu suretle davacı ile davalı arasında geçerli bir «ortaklık ilişkisinin» bulunmadığı üzerinde durulmuş ise de, dava konusu olayda hisse bedelinin davalı şirkete değil şahsa ödenmesi ve davalı şirketin kendi kasasına yapılan bir ödeme olmaması hususu gözetildiğinde, bu durumun davalıya ait mizan kaydında görülmemesinin doğal olduğu, davalı tarafından kullanılan hileli davranışlarla davacının yanılgıya düşürülmesi ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan davacı tarafından dava dışı «hisse devir sözleşmesinin» tarafı bulunan şahsa haksız çıkar sağlanması olgusunun da delille ispatlanması gerektiği, ancak bu yönde her hangi bir delil elde edilemediği, davalı şirketçe çifte defter tutulduğunun, «ticari defter» ve kayıtlarda «tahrifat» yapıldığının, yanıltıcı belgeler düzenlendiğinin tespit edilemediği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, davacı ile taraflar arasında geçerli bir ortaklık ilişki …
1-Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalılar vekilinin «yargılama giderleri» dışındaki tüm, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
3- Bozma sebep ve şekline göre davalılar vekilinin «yargılama giderlerine» yönelik temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2016/6928 E. , 2018/97 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... Asliye Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 03/03/2016 tarih ve 2015/712-2016/253 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 09/01/2018 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davalılar vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, asıl ve birleşen davada, davalıların her istendiği an geri ödeneceği ve yatırılan paralar karşılığı yüksek faiz verileceği garantisiyle binlerce kişiden para topladıklarını, bu kapsamda müvekkilinden de hisse senedi devir ve kabul sözleşmesi başlıklı belge karşılığında para alındığını, ancak müvekkilince istenmesine rağmen alınan paranın geri ödenmediğini, davalıların eylemlerinin hukuki dayanağının bulunmadığını, ..., Bankalar Kanunu ve SPK hükümlerinin ihlal edildiğini, anılan kanunlar uyarınca müvekkilinin şirket ortağı yapılmasının mümkün bulunmadığını, şirket yönetim kurulu üyelerinin yürütülen bu faaliyetler nedeniyle defalarca yargılandıklarını ve mahkum edildiklerini, yapılan bu yargılamalar neticesinde şirket defterlerinde bulunan kayıtların gerçeği yansıtmadığının tespit edildiğini, ...'nın 336.
maddesi uyarınca davalı ...'ın da ortaya çıkan zarardan sorumlu olduğunu ileri sürerek, geçerli bir ortaklık ilişkisinin bulunmadığının tespitine, kurulan yatırım ilişkisinin hükümsüzlüğüne ve asıl davada 82.000 DM karşılığı 75.467 TL, birleşen davada ise 29.175,84 EURO karşılığı 49.703,96 TL alacağın faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, davacının müvekkili ...İht. Mad. Paz. ve Tic. A.Ş. ile ... Holding A.Ş.'nin ortağı olduğunu, bu ortaklığın mevzuata uygun geçerli bir ortaklık niteliğinde bulunduğunu, müvekkili şirketlerin Sermaye Piyasası Kurulu kaydında olan, bu kurul ve diğer ilgili tüm resmi makamlar ile özel denetçiler tarafından faaliyetleri denetlenen çok ortaklı halka açık anonim şirketler olduklarını, ...'nın 329. ve 405. maddeleri gereğince anonim şirket ortaklarının sermaye olarak şirkete verdiklerini geri isteyemeyeceklerini, müvekkili şirketlerin tasfiye halinde olmadıklarını, zamanaşımı süresinin dolduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamına göre, şirket muhasebe kayıtlarında davacının söz konusu şirkete para ödediğine ilişkin bir kayda rastlanılmadığı, taraflar arasında hukuki sonuç doğuracak biçimde sahih bir ortaklık ilişkisinin mevcut olmadığı, somut olayda para toplama amacının güdüldüğü, davalıların bu durumu bilip birlikte hareket ettikleri, davacının zararından davalı şirket ve şirket yöneticisinin de haksız fiil hükümleri uyarınca sorumluluklarının bulunduğu, ancak birleşen davaya konu davacının dava dışı ...'den hisse aldığına ilişkin devir belgesinin doğrudan davalı şirketlerden değil dava dışı üçüncü kişilerden alındığından hisse bedelinin davalı şirkete ait mizan kaydında görülmesinin mümkün olmadığı, davalılar tarafından kullanılan hileli davranışlarla davacının yanılgıya düşürülmesi ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan davacı tarafından dava dışı hisse devir sözleşmesinin tarafı bulunan şahsa haksız çıkar sağlanması olgusunun da delille ispatlanamaması nedeniyle bu belge yönünden yapılan istemin yerinde olmadığı gerekçesiyle, asıl davanın kısmen kabulü ile, davacıyla davalı şirketlerden ...
İht. Mad. Paz. Tic. A.Ş. arasında geçerli bir ortaklık ilişkisi bulunmadığının tespitine, bu nedenle 55.399,10 TL'nin ve 17.870,60 TL'nin davalılar ... İht. Mad. Paz. Tic. A.Ş. ile ... Gıda San. ve Tic. A.Ş. ile ...'dan dava tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsiline, davalı ...Ş. yönünden açılan davanın reddine; birleşen davada davanın kısmen kabulü ile, davacıyla davalı ...Ş. arasında geçerli bir ortaklık ilişkisi bulunmadığının tespitine, 44.676,70 TL'nin davalılardan dava tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1-5219 sayılı Kanun ile yapılan değişiklik sonucu karar tarihinde yürürlükte bulunan HUMK 427. maddesinde öngörülen kesinlik sınırı, 5236 sayılı Kanun'un 19'uncu maddesiyle HUMK'ya eklenen Ek-Madde 4'te öngörülen yeniden değerleme oranı da dikkate alındığında, 2016 yılı için 2.200,00 TL'dir.
Asıl davada dava değeri 75.467,00 TL olup, mahkemece toplam 73.269,70 TL’nin tahsiline karar verilmiştir. Asıl davada reddedilen kısım bakımından verilen karar, temyiz talebinde bulunan davacı yönünden karar tarihindeki temyiz kesinlik sınırının altında kalmaktadır. Kesin olan kararların temyiz istemleri hakkında mahkemece bir karar verilebileceği gibi, 01.06.1990 gün 3/4 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca Yargıtay tarafından da temyiz isteminin reddine karar verilebileceğinden, davacı vekilinin asıl davaya ilişkin temyiz isteminin mahkemece reddedilen kısmın davacı yönünden kesin olması nedeniyle miktardan reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin birleşen davaya ilişkin aşağıdaki 3 numaralı bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları ile davalılar ...İht. Mad. Paz. Tic. A.Ş, ...ve ... vekilinin 4 numaralı bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
3-Davacının birleşen davaya ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; dava, geçerli şekilde ortaklık ilişkisi kurulmadığının tespiti, hukuka aykırı şekilde kurulan yatırım ilişkisinin hükümsüzlüğü ve davalılar tarafından tahsil edilen paranın istirdadı istemine ilişkindir. Mahkemece, birleşen davada davacının dava dışı ...'den hisse aldığına ilişkin devir belgesinin doğrudan davalı şirketten değil dava dışı üçüncü kişilerden alındığından hisse bedelinin davalı şirkete ait mizan kaydında görülmesinin mümkün olmadığı, davalılar tarafından kullanılan hileli davranışlarla davacının yanılgıya düşürülmesi ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan davacı tarafından dava dışı hisse devir sözleşmesinin tarafı bulunan şahsa haksız çıkar sağlanması olgusunun da ispatlanamadığı gerekçesiyle bu bedele ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
Ancak, Dairemizden geçen diğer emsal dosyalardan da anlaşılacağı üzere ... Grubu şirketlerin fiili ve hukuki irtibat halinde oldukları, birlikte hareket ederek para toplama amacıyla yukarıda belirtilen belgeler gibi belgeler karşılığında para tahsil ettikleri, ortağın sermaye olarak verdiğini isteyemeyeceğine dair yasal düzenlemeyi kullanarak para yatıran kişileri grup şirketlerden herhangi birinde veya birkaçında düşük nominal bedellerle şeklen ortak gibi gösterdikleri, tahsil ettikleri parayı ise muhasebe kayıtlarına yansıtmayarak para iade taleplerini reddettikleri böylelikle haksız fiilde bulundukları anlaşılmaktadır. Nitekim uyulan bozma ilamımızda da sahih bir ortaklık ilişkisi bulunmadığı, olayın haksız fiil olarak değerlendirilmesi gerektiği belirtilmiş olup, davalı şirketin ismini taşıyan belgede davacının hisse devraldığının gösterilmesi ve bu bedelin miktarı konusunda davalı tarafın bir itirazının da bulunmaması karşısında davacıyla ...adlı kişi arasında yapılan hisse devir kabul sözleşmesi adlı belge yönünden de davalıların ödenen bedelden sorumlu olduğu kabul edilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, dosya kapsamına uygun düşmeyen yazılı gerekçeyle davacıyla ...adlı kişi arasında yapılan hisse devir kabul sözleşmesi adlı belge yönünden yapılan bedel isteminin reddine karar verilmesi doğru olmamış, birleşen dava yönünden kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.
4- Davacı vekili, alacağın avans faiziyle tahsilini talep etmiştir. Dairemizin ilk bozma ilamıyla eksik inceleme nedeniyle davanın reddi kararı bozulmuş, bozmaya uyularak verilen ikinci kararda davanın kısmen kabulü ile alacağın kanuni faiziyle tahsiline karar verilmiştir. İkinci kararı davacı vekili temyiz etmemiş, bir kısım davalılar vekilinin temyizi üzerine karar, yine eksik araştırma gerekçesiyle bozulmuştur. Bu durumda, ikinci bozma öncesi verilen tahsil hükmü davacı tarafça temyiz edilmediğinden faiz türü yönünden davalılar lehine usuli kazanılmış hak oluşmuştur. Bu nedenle mahkemece, asıl ve birleşen davada alacağın kanuni faiziyle tahsiline karar verilmesi gerekirken talep gibi avans faiziyle tahsil hükmü kurulması hatalı olmuş, kararın davalılar ...İht.
Mad. Paz. Tic. A.Ş, ...ve ... yararına bozulması gerekmiştir.
5-Davalı ... Gıda San. ve Tic. A.Ş. vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde; mahkemenin 05/06/2012 tarihli ilamı ile davalı ... Gıda San. ve Tic. A.Ş. hakkında açılan davanın husumet yokluğundan reddine dair verilen karar davacı tarafça temyiz edilmeksizin kesinleşmiş olup, mahkemece adı geçen davalı hakkında yeniden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekirken bu husus gözetilmeksizin asıl davada davalı ... Gıda San. ve Tic. A.Ş’nin de dava konusu alacaktan sorumlu tutulması doğru görülmemiş, kararın bu nedenle anılan davalı şirket yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin asıl davaya ilişkin temyiz isteminin REDDİNE,(2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin birleşen davaya ilişkin sair, davalılar ...İht. Mad. Paz. Tic. A.Ş, ...ve ... vekilinin asıl ve birleşen davaya ilişkin sair temyiz isteminin REDDİNE,(3) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, birleşen davaya ilişkin kararın davacı yararına BOZULMASINA,(4) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, kararın davalılar ...İht. Mad. Paz. Tic. A.Ş, ...ve ... yararına BOZULMASINA,(5) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, kararın davalı ... Gıda San. ve Tic. A.Ş. yararına BOZULMASINA, takdir olunan 1.630,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalılara verilmesine, ödedikleri peşin temyiz harcının istekleri halinde temyiz edenlere iadesine, 09/01/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/403847000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz