Çek tevdi bordrosu
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2016/15070 E. 2018/2588 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
çek tevdi bordrosu↗ rehin cirosu↗ ticari defter kayıtları↗ rehin↗ ciro↗ reeskont faizi↗ sebepsiz zenginleşme↗ keşideci↗ ticari defter↗ çek↗ eksik inceleme↗ teminat↗ e-defter↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davalının keşidecisi olduğu dava konusu çek bedelini davadışı şirkete ödediği savunmasını ispat edemediği, davadışı şirket tarafından çekin davacı bankaya ciro edilerek kullanıldığı, davacının çek bedelini talep etmekte haklı olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile 50.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, çek'e dayalı TTK m. 644'de düzenlenen sebepsiz zenginleşme davasıdır.
Poliçeye ait olup, çek hakkında da uygulanması mümkün hükümleri düzenleyen TTK'nin 730 maddesinde rehin cirosu ile ilgili aynı kanunun 601. maddesine yapılmış bir atıf bulunmamaktadır. Dairemizin emsal 2012/11833 E, 2014/2980 K. sayılı kararında da zikrolunduğu üzere çekte rehin cirosu caiz olmayıp, rehin veya bunun sonucunu elde etmeye yönelik teminat amacıyla çekin ciro edilmesi halinde çeki devir alan kişi çeke dayalı hakları kullanamaz.
Bu açıklamalardan sonra somut olaya gelindiğinde; dava dilekçesinde çekin davacı bankaya tahsil cirosuyla devredildiği iddia edilirken, dosyaya sunulan 15.06.2016 tarihli yazıda ise çekin kredi borcunun teminatı olarak alındığı ifade edilmiştir. Bu durumda, öncelikle, davacının ticari defter ve kayıtları ile çek tevdi bordrosu incelenerek çekin davadışı şirketin kredi borcuna teminat olarak verilip verilmediğinin değerlendirilmesi, çekin teminat amacıyla alındığının tespit edilmesi halinde ise çekte rehin cirosu geçerli olmadığından davacı bankanın işbu davayı açamayacağının gözetilmesi gerekirken, eksik incelemeye dayalı olarak yazılı gerekçelerle davanın kabulü doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/4568 E. 2015/11537 K.
Ortak:rehin cirosu · rehin · ciro · sebepsiz zenginleşme · keşideci · çek · teminat
İncelediğiniz karardaDairemizin emsal 2012/11833 E, 2014/2980 K. sayılı kararında da zikrolunduğu üzere çekte «rehin cirosu» caiz olmayıp, rehin veya bunun sonucunu elde etmeye yönelik «teminat» amacıyla çekin «ciro» edilmesi halinde çeki devir alan kişi çeke dayalı hakları kullanamaz.
Bu durumda, öncelikle, davacının «ticari defter» ve kayıtları ile «çek tevdi bordrosu» incelenerek çekin davadışı şirketin kredi borcuna «teminat» olarak verilip verilmediğinin değerlendirilmesi, çekin teminat amacıyla alındığının tespit edilmesi halinde ise çekte «rehin cirosu» geçerli olmadığından davacı bankanın işbu davayı açamayacağının gözetilmesi gerekirken, «eksik incelemeye» dayalı olarak yazılı gerekçelerle davanın kabulü doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davalının «keşidecisi» olduğu dava konusu «çek» bedelini davadışı şirkete ödediği savunmasını ispat edemediği, davadışı şirket tarafından çekin davacı bankaya «ciro» edilerek kullanıldığı, davacının çek bedelini talep etmekte haklı olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile 50.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek «reeskont faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Benzer bu karardaŞubesi çekinin kredi ilişkisi nedeniyle «teminat» olarak «lehtar» tarafından davacı bankaya «ciro» edilmiş olduğu, çekin yasal süresi içerisinde muhatap bankaya «ibraz» edilmediği, bu nedenle senede dayanan hakların kaybedildiği, ancak TTK 644. maddesi gereği «sebepsiz zenginleşme» koşullarının oluştuğu, «zamanaşımına» uğramış «çek» nedeniyle davalı-«keşidecinin» sebepsiz zenginleşmiş olduğu, davacı bankanın çek miktarı olan 20.000,00 TL alacağına 09/05/2011 «temerrüt» tarihinden itibaren 05/03/2012 dava tarihine kadar %15 «ticari faiz»/«avans faizi» isteyebileceği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 20.000,00 TL asıl alacağa dava tarihinden itibaren avans faizi uygulanmak suretiyle 20.000,00 TL «asıl alacak» ve 2.508,33 TL dava tarihine kadar «işlemiş faiz» olmak üzere toplam 22.508,33 TL'nin davalıdan davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya yönelik istemin reddine karar verilmiştir.
Bu durumda çekte «rehin cirosu» caiz olmayıp, rehin veya bunun sonucunu elde etmeye yönelik «teminat» amacıyla çekin «ciro» edilmesi halinde çeki devir alan kişi çeke dayalı hakları kullanamaz ( 11.
Poliçeye ait olup, «çek» hakkında da uygulanması mümkün hükümleri düzenleyen TTK'nın 730 maddesinde «rehin cirosu» ile ilgili aynı kanunun 601 maddesine yapılmış bir atıf bulunmamaktadır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:keşide tarihi · yetkili hamil · lehtar · ticari faiz · hamil · işlemiş faiz · asıl alacak · avans faizi
Benzer bu karardaŞubesi çekinin kredi ilişkisi nedeniyle «teminat» olarak «lehtar» tarafından davacı bankaya «ciro» edilmiş olduğu, çekin yasal süresi içerisinde muhatap bankaya «ibraz» edilmediği, bu nedenle senede dayanan hakların kaybedildiği, ancak TTK 644. maddesi gereği «sebepsiz zenginleşme» koşullarının oluştuğu, «zamanaşımına» uğramış «çek» nedeniyle davalı-«keşidecinin» sebepsiz zenginleşmiş olduğu, davacı bankanın çek miktarı olan 20.000,00 TL alacağına 09/05/2011 «temerrüt» tarihinden itibaren 05/03/2012 dava tarihine kadar %15 «ticari faiz»/«avans faizi» isteyebileceği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 20.000,00 TL asıl alacağa dava tarihinden itibaren avans faizi uygulanmak suretiyle 20.000,00 TL «asıl alacak» ve 2.508,33 TL dava tarihine kadar «işlemiş faiz» olmak üzere toplam 22.508,33 TL'nin davalıdan davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya yönelik istemin reddine karar verilmiştir.
Bu açıklamalardan sonra somut olaya gelindiğinde; davacı bankanın davaya konu çeki «teminat» amacıyla aldığı, dosya kapsamı, bankaca temyiz edilmeyen mahkeme kararı gerekçesinden anlaşılmış olup, yukarıda açıklanan yasa maddesi uyarınca çekin «rehin» amacıyla cirosu geçerli olmadığından davacı banka «yetkili hamil» kabul edilemez.
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; «keşidecisi» davalı, «keşide tarihi» 31/11/2010, meblağı 20.000,00 TL olan, ...
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/6984 E. 2012/14883 K.
Ortak:rehin cirosu · rehin · ciro · keşideci · çek · teminat
İncelediğiniz karardaDairemizin emsal 2012/11833 E, 2014/2980 K. sayılı kararında da zikrolunduğu üzere çekte «rehin cirosu» caiz olmayıp, rehin veya bunun sonucunu elde etmeye yönelik «teminat» amacıyla çekin «ciro» edilmesi halinde çeki devir alan kişi çeke dayalı hakları kullanamaz.
Bu durumda, öncelikle, davacının «ticari defter» ve kayıtları ile «çek tevdi bordrosu» incelenerek çekin davadışı şirketin kredi borcuna «teminat» olarak verilip verilmediğinin değerlendirilmesi, çekin teminat amacıyla alındığının tespit edilmesi halinde ise çekte «rehin cirosu» geçerli olmadığından davacı bankanın işbu davayı açamayacağının gözetilmesi gerekirken, «eksik incelemeye» dayalı olarak yazılı gerekçelerle davanın kabulü doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davalının «keşidecisi» olduğu dava konusu «çek» bedelini davadışı şirkete ödediği savunmasını ispat edemediği, davadışı şirket tarafından çekin davacı bankaya «ciro» edilerek kullanıldığı, davacının çek bedelini talep etmekte haklı olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile 50.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek «reeskont faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Benzer bu karardaSomut olayda her ne kadar dava konusu «çek» üzerinde, çekin «rehin» cirosuyla devredildiği belirtilmemişse de, söz konusu çekin, «lehtarı» tarafından davacı bankadan alınan kredinin «teminatı» olarak davacı bankaya «ciro» edildiği, diğer bir deyişle çekin «rehin cirosu» ile davacıya devredildiği mahkemece kabul edilmiş olup bu hususa ilişkin bir temyiz bulunmamaktadır.
… davalısı şirket arasında yapılan mermer alım sözleşmesi karşılığında davaya konu çekin keşide edildiği, çeki alan şirketin, bu çeki davacı bankadan aldığı kredinin «teminatı» olarak bankaya «ciro» ettiği, daha sonra sipariş edilen malın hazır edilmemesi nedeniyle siparişin iptal edildiği ve «keşideci» tarafından çekin geri istenildiği, ancak davalı şirketin çeki davacı bankaya ciro etmesi nedeniyle iade edemediği, buna karşılık anılan şirketin söz konusu çekten dolayı ...'den alacaklı olmadığına dair belge düzenlediği, davacı bankanın «iyiniyetli» «son hamil» olduğu, çekin süresi içinde bankaya «ibraz» edildiği ve karşılığı olmadığından herhangi bir ödeme yapılmadığı, asıl davanın davalısı tarafından «çek» bedelinin herhangi bir şekilde ödendiğinin ya da davacı bankanın çeki aldığı sırada «çekin bedelsiz» kaldığını bildiğini veya haksız ve «kötüniyetli» olduğunu kanıtlayamadığı gerekçesiyle asıl davanın kısmen kabulü ile 33.914,35 TL'nın dava tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline, birleşen davanın kabulü ile davacının davaya konu çek nedeniyle borçlu olmadığının tespitine karar verilmiştir.
TTK'nun 730. maddesinde «rehin cirosu» ile ilgili aynı Yasa'nın 601. maddesine atıf yapılmadığından çekte rehin cirosu caiz değildir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:çekin bedelsizliği · son hamil · yetkili hamil · lehtar · bedelsizlik · iyiniyet · hamil · kötüniyet
Benzer bu kararda… davalısı şirket arasında yapılan mermer alım sözleşmesi karşılığında davaya konu çekin keşide edildiği, çeki alan şirketin, bu çeki davacı bankadan aldığı kredinin «teminatı» olarak bankaya «ciro» ettiği, daha sonra sipariş edilen malın hazır edilmemesi nedeniyle siparişin iptal edildiği ve «keşideci» tarafından çekin geri istenildiği, ancak davalı şirketin çeki davacı bankaya ciro etmesi nedeniyle iade edemediği, buna karşılık anılan şirketin söz konusu çekten dolayı ...'den alacaklı olmadığına dair belge düzenlediği, davacı bankanın «iyiniyetli» «son hamil» olduğu, çekin süresi içinde bankaya «ibraz» edildiği ve karşılığı olmadığından herhangi bir ödeme yapılmadığı, asıl davanın davalısı tarafından «çek» bedelinin herhangi bir şekilde ödendiğinin ya da davacı bankanın çeki aldığı sırada «çekin bedelsiz» kaldığını bildiğini veya haksız ve «kötüniyetli» olduğunu kanıtlayamadığı gerekçesiyle asıl davanın kısmen kabulü ile 33.914,35 TL'nın dava tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline, birleşen davanın kabulü ile davacının davaya konu çek nedeniyle borçlu olmadığının tespitine karar verilmiştir.
Bu itibarla çeki «rehin cirosu» ile devralan kişinin «yetkili hamil» olarak kabulü mümkün bulunmamaktadır.
O halde, çekte «rehin» cirosunun batıl olduğu, bu durumda davacının «yetkili hamil» olduğunun söylenemeyeceği ve yetkili hamil olmayan kişinin TTK'nun 644. maddesi uyarınca hak sahibi olamayacağı dikkate alınmaksızın hüküm kurulması doğru olmamış, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Somut olayda her ne kadar dava konusu «çek» üzerinde, çekin «rehin» cirosuyla devredildiği belirtilmemişse de, söz konusu çekin, «lehtarı» tarafından davacı bankadan alınan kredinin «teminatı» olarak davacı bankaya «ciro» edildiği, diğer bir deyişle çekin «rehin cirosu» ile davacıya devredildiği mahkemece kabul edilmiş olup bu hususa ilişkin bir temyiz bulunmamaktadır.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2016/15070 E. , 2018/2588 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 07/06/2016 tarih ve 2015/191-2016/465 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili; müvekkili bankanın ... Şubesinden genel kredi sözleşmesi çerçevesinde kredi kullanan dava dışı... Sosyal Hizmetler Telek. Turizm İnş. Ltd. Şti. borcunu ödememesi üzerine hesabın kat edildiğini, kredi borcuna mahsuben keşidecisi davalı olan, 04/09/2013 tarihli, 50.000 TL bedelli çekin müvekkili bankaya temlik cirosuyla verildiğini zamanında ibraz edilmeyen çekin kambiyo senedi özelliğini kaybettiğini, müvekkili banka çek bedelinin ödenmemesi sebebiyle zarar görürken davalının da sebepsiz zenginleştiğini ileri sürerek 50.000 TL'nin reeskont faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; müvekkilinin dava konusu çek bedelini davadışı şirkete ödediğini, aralarında protokol yaptıklarını ve çekin bankadan iade alınması için talimat verildiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davalının keşidecisi olduğu dava konusu çek bedelini davadışı şirkete ödediği savunmasını ispat edemediği, davadışı şirket tarafından çekin davacı bankaya ciro edilerek kullanıldığı, davacının çek bedelini talep etmekte haklı olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile 50.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, çek'e dayalı TTK m. 644'de düzenlenen sebepsiz zenginleşme davasıdır.
Poliçeye ait olup, çek hakkında da uygulanması mümkün hükümleri düzenleyen TTK'nin 730 maddesinde rehin cirosu ile ilgili aynı kanunun 601. maddesine yapılmış bir atıf bulunmamaktadır. Dairemizin emsal 2012/11833 E, 2014/2980 K. sayılı kararında da zikrolunduğu üzere çekte rehin cirosu caiz olmayıp, rehin veya bunun sonucunu elde etmeye yönelik teminat amacıyla çekin ciro edilmesi halinde çeki devir alan kişi çeke dayalı hakları kullanamaz.
Bu açıklamalardan sonra somut olaya gelindiğinde; dava dilekçesinde çekin davacı bankaya tahsil cirosuyla devredildiği iddia edilirken, dosyaya sunulan 15.06.2016 tarihli yazıda ise çekin kredi borcunun teminatı olarak alındığı ifade edilmiştir. Bu durumda, öncelikle, davacının ticari defter ve kayıtları ile çek tevdi bordrosu incelenerek çekin davadışı şirketin kredi borcuna teminat olarak verilip verilmediğinin değerlendirilmesi, çekin teminat amacıyla alındığının tespit edilmesi halinde ise çekte rehin cirosu geçerli olmadığından davacı bankanın işbu davayı açamayacağının gözetilmesi gerekirken, eksik incelemeye dayalı olarak yazılı gerekçelerle davanın kabulü doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, 11/04/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/419578500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz