Organ azli davasında şirket malvarlığına ihtiyati tedbir talebinin reddi
İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2024/1222 E. 2024/1214 K. · · İlk derece: İSTANBUL 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
İhtiyati tedbiristinaf başvurusunun esastan reddiKesin
★ Emsalİhtiyati tedbir usulü (yaklaşık ispat / teminat / itiraz)
Gerekçe özeti
Organ azli davasında, davanın esasına ilişkin husumetli tarafın (şirket müdürünün) yönetim/temsil yetkisinin sınırlandırılması ve şirket malvarlığına ihtiyati tedbir konulması talebi, HMK 390/3 gereği yaklaşık ispat koşulu yerine getirilmeden, sadece iddia ve dilekçedeki anlatımlara dayanarak kabul edilemez. Şirketin tüm malvarlığına tedbir konulması, şirketin faaliyetini durdurma riski taşıdığından ve kötü yönetimin varlığı ancak esas hakkındaki yargılama ile (tahkikatla) belirlenebileceğinden, davanın henüz başlangıç aşamasında olması ve delillerin toplanmamış olması karşısında, tedbir talebinin reddi isabetlidir.
Ele alınan sorunlar
Şirket malvarlığına ihtiyati tedbir konulması ve yönetim/temsil için kayyım atanması talebi → ret
İddia: Şirket müdürünün şirket malvarlıklarını kötüniyetli olarak tasfiye etmeye çalıştığı, boşanma sürecindeki kişisel menfaatlerini şirketin menfaatlerine üstün tuttuğu, bu eylemlerin şirkete zarar vereceğinin yaklaşık ispat seviyesinde ispatlandığı, bu nedenle müdürün yönetim ve temsil yetkisinin sınırlandırılması ve şirkete kayyım atanması ile taşınmaz ve araçlar üzerine tedbir konulması gerektiği ileri sürülmüştür.
Gerekçe: TTK 625 ve 626. maddelerine göre müdürler görevlerini özenle yerine getirmek ve şirket menfaatlerini dürüstlük kuralı çerçevesinde gözetmekle yükümlüdür. TTK 630'da geçici hukuki koruma konusunda özel bir hüküm bulunmadığından HMK 389 vd. uygulanır. HMK 389 uyarınca mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişiklik nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağı, imkansızlaşacağı ya da gecikme nedeniyle ciddi bir zarar doğacağı endişesi bulunması hâlinde ihtiyati tedbir kararı verilebilir. HMK 390/3 gereği tedbir talep eden, dayandığı tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır. Somut olayda davalı şirket müdürü ile davacının baba-oğul olması ve ebeveynlerin boşanma sürecinde bulunmaları nedeniyle, şirkette payı olan davacının şirket malvarlıkları üzerine tedbir konulmasını ve TTK 426, 427/4 uyarınca müdürün yetkisinin kaldırılarak kayyım atanmasını talep etmesi karşısında; organ azli davasında şirketin tüm malvarlığına ihtiyati tedbir konulması mümkün değildir, kaldı ki somut olayda aile içi geçimsizlik nedeniyle şirketin ticari faaliyetini durdurabilecek şekilde tedbir talebi de yerinde görülmemiştir. Şirketin %95 pay sahibinin şirket yetkilisi olarak faaliyetine devam etmesi ve ticaret şirketlerinin seçilmiş yöneticileri ile yönetilmesinin ticari hayatın gereği olması karşısında, davalı müdürün temsil yetkisinin sınırlandırılması gerektiği sonucuna duraksamadan varacak bir delil dosyada bulunmamaktadır. Kötü yönetimin varlığı ancak yapılacak tahkikatla belirlenebilir; haklı sebeple azil koşullarının mevcut olup olmadığının belirlenmesi delillerin toplanıp değerlendirilmesini ve yargılama yapılmasını gerektirir.
Gerekçe kaynağı: özgün
Emsal değeri
Organ azli davasında, davanın esasına ilişkin sonuçla örtüşen (müdürün yetkisinin sınırlandırılması, kayyım atanması) taleplerin ihtiyati tedbir yoluyla, esas hakkında yargılama yapılmadan ve yaklaşık ispat koşulu somut delillerle karşılanmadan kabul edilemeyeceği yönünde bölgesel ikna edici bir değerlendirme içermektedir.
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ihtiyati tedbir↗ yaklaşık ispat↗ organ azli davası↗ kayyım atanması↗ müdürün yönetim ve temsil yetkisinin sınırlandırılması↗ TTK 625-626 özen ve sadakat borcu↗
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO 2024/1222
KARAR NO 2024/1214
TÜRK MİLLETİ ADINA
İSTİNAF KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ İSTANBUL 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 31/05/2024
NUMARASI 2024/295 Esas
TALEP İhtiyati Tedbir
İSTİNAF KARAR TARİHİ 10/09/2024
İhtiyati tedbir talebinin reddine ilişkin verilen 31/05/2024 tarihli ara kararın ihtiyati tedbir talep eden davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü.
TALEP
İhtiyati tedbir talep eden davacı vekili, müvekkili davacının, babası ile birlikte ortağı olduğu şirkette yüzde 5 (beş) hisse sahibi olduğunu,şirketi temsil yetkisini kullanan ...'ın,hali hazırda gelinen süreçte şahsi menfaatlerini şirketin menfaatlerinden üstün tutmaya ve şirketi bir araç olarak kullanmaya başladığını, hali hazırda müvekkilin annesi ... ile boşanma aşamasında olup, müvekkilin annesi ... tarafından açılan boşanma davasının İstanbul 10. Aile Mahkemesinin 2024/134 E. sayılı dosyası ile görüldüğünü, şirketin müdürü tarafından Bakırköy ... Noterliği ile Kadıköy ... Noterliğinde yapılan 3.bir kişiye taşınmaz satış vekaletnamesi verme işlemi ile bu malvarlıklarını kötüniyetli olarak ve 3.
kişilere devretmek için hazırlık içerisinde bulunduğunu, şirket adına kayıtlı taşınmaz, boşanma davası ile şirket hisselerinin 1/2' sine tedbir konulmasının hemen akabinde şirket müdürü tarafından satılığa çıkarıldığını, şirket adına kayıtlı bulunan ... plakalı aracın müvekkilden teslim alınarak acele bir şekilde satışının gerçekleştirilebilmesi amacı ile İstanbul ... Noterliğinin 01/04/2024 tarihli ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi keşide edilerek aracın şirket yetkilisine teslim edilmesi, aksi durumda hukuki işlem başlatılacağı ihtar olunduğunu,Büyükçekmece İlçesi, ... Köyü ... pafta ... parselde yer alan ... nolu ,Esenler İlçesi ... Mahallesi ... Ada ... parselde yer alan 50 bağımsız bölüm numaralı taşınmazın, ...
plakalı ve ... plakalı araçlar üzerine teminatsız olarak ihtiyati tedbir kaydı konulmasını, şirket müdürü ve temsilcisi olarak görevini kötüye kullanan ve buna yönelik eylemleri sürekli hale dönüşen şirket müdürü davalının yönetim ve temsil yetkisinin sınırlandırılmasını ve şirketin yönetimi ve temsili için tedbiren şirkete kayyım atanmasını talep etmiştir.
ARA KARAR
Mahkemece;halihazırda devam etmekte olan şirketin yöneticisinin varlığı ile bu şirketin faaliyetlerine devam etmesi kolay olan ve normal olan olduğu,ölçüsüz ve orantısız şekilde, en önemlisi şirketin amacını sekteye uğratacak sonuçlara yol açabilecek bir tedbir kararı ile şirketin işleyişine ve yönetimine müdahale edilmesi sonucunu doğurabilecek şekilde talebe konu olan tedbirlerin verilmesi, bilakis telafisi imkansız veya zor durumlara dahi yol açabileceği,açıklanan ölçüler çerçevesinde tedbir kararının verilmesini gerektirir delillerin toplanması, yaklaşık ispat koşulunun oluşması durumunda ise ve talep halinde tedbir talepleri yeniden ele alınabileceğini ,şirketin yöneticisi ve temsilcisi olan kişinin ana sözleşme ve kanun hükümlerine aykırı şekilde temsil, imza ve diğer yetkilerinin kaldırılması anlamına gelecek bu tip tedbir talepleri normal şartlar altında ve ancak şirket yöneticisinin ve temsilcisinin yönetim ve temsil yetkisinin sınırlandırılması noktasında açılmış davada ele alınabilir ise de,davanın henüz tensip aşamasında olduğu ,ihtiyati tedbir talebinde bulunan talep ettiği varlığın hakkı ve bu hakkın varlığının tehlikede olduğu hususunda hakimde kuvvetli bir kanaat oluşturması gerektiği, ihtiyati tedbir talebinde bulunanın hakkını ve tedbir sebeplerini dilekçede belirtmiş olmasının yeterli olmayacağı gerekçesiyle ihtiyati tedbir taleplerinin reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
İhtiyati tedbir talep eden davacı vekili; davalı şirket müdürünün huzurdaki davaya konu edilen eylemleri şirkete önemli ölçüde zarar verici nitelikte olduğunu, müdürün yönetim ve temsil yetkilerininin sınırlandırılması gereğini, şirket müdürünün şirkete ait malvarlıklarını tek taraflı iradesi ile tasfiye etmeye yönelik eylemlerde bulunduğunu, taleplerin hukuken haklı sebeplere dayandığını, huzurdaki davanın yegane amacı şirketin devamlılığını sağlamaya hizmet ettiğini, somut olayda şirket müdürünün şirketin malvarlıklarını diğer ortak olan müvekkilinin bilgi ve rızası olmaksızın kötüniyetli şekilde satmaya çalışması sırf boşanma davasında kendi menfaatlerini koruma yönünde hareket ediyor olduğunu ve şirket müdürünün görevini kötüye kullandığını, kusurlu hareketleri ile şirkete karşı yükümlülüklerini ağır şekilde ihlal ettiğini göstermediğini, şirket malvarlıklarının müdür tarafından bu şekilde tasfiye edilmeye çalışılması güven sarsan ve şirkete önemli zararlar verecek eylemlerden olup, tüm bu eylemlerin müdürün temsil ve yönetim yetkilerinin ivedi olarak sınırlandırılması ve dava süresince buna yönelik tedbirlerin uygulanması için haklı sebep oluşturduğunu, davalı şirket müdürünün, şirket malvarlıklarını tasfiye etmeye yönelik eylemlerinin meydana geliş sırası incelendiğinde, bu eylemlerin şirketin zarara sokulmasına sebep olacağı hususu yaklaşık ispat seviyesinde ispat olduğunu, bu sebeplerden dolayı kararın kaldırılarak taleplerinin kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE
Davacı tarafından, şirket müdürünün şirketi kötü yönettiği, davalının azli talep edilen davada yönetim yetkisinin kısıtlanarak yönetim veya denetim kayyımı atanarak şirketin malvarlığına ihtiyati tedbir konulması talep edilmiştir. TTK 625. ve 626. maddelerine göre, müdürler görevlerini tüm özeni göstererek yerine getirmek ve şirketin menfaatlerini dürüstlük kuralı çerçevesinde gözetmekle yükümlüdürler. TTK 630. maddesinde, geçici hukuki koruma konusunda özel bir hüküm bulunmadığından, genel hüküm olan HMK 389 vd. maddeleri uygulanmalıdır. HMK'nın 389 maddesi gereği,mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme sebebiyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağı ya da imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir.HMK'nın 390/3 maddesi ise, ''Tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır'' düzenlemesini içermektedir.Somut olayda;
davalı şirket müdürü ile davacının baba -oğul olup davacının anne ve babasının boşanma aşamasında bulunması nedeniyle,şirkette payı bulunan davacı tarafından davalı şirket adına kayıtlı malvarlıkları üzerine tedbir konulması ile birlikte şirketin temsilcisinin yetkileri kaldırılarak TTK 426 ve 427/4 maddesi uyarınca şirketin yönetimi ve temsili için kayyım atanmasını talep edilmektedir.Organ azli davasında şirketin malvarlığına ihtiyati tedbir konulması mümkün olmadığı gibi ,somut durumda aile içi geçimsizlik nedeniyle şirketin ticari faaliyetini durdurabilecek şekilde tüm malvarlığına ihtiyati tedbir konulması talebi yerinde görülmemüştür. Şirketin %95 pay sahibinin şirket yetkilisi olarak faaliyetine devam ettiği,ticaret şirketlerinin de mümkün olduğunca seçilmiş yöneticileri ile yönetilmesi ticari hayatın gereğidir.
Dava dilekçesindeki talepler yargılamayı gerektirir nitelikte olup, dosya kapsamında davalı müdürün temsil yetkisinin sınırlandırılması gerektiği sonucuna duraksamadan varacak bir delil bulunmamaktadır. Kötü yönetimin varlığı ancak yapılacak tahkikat ile belirlenebilecektir. Açıklanan nedenlerle ;yargılamanın bulunduğu aşamada haklı sebeple azil koşullarının mevcut olup olmadığı sunulan delillerin toplanıp değerlendirilmesini, yargılama yapılmasını gerektirmektedir. İlk derece mahkemesince, şirket adına kayıtlı malvarlıkları üzerine tedbir konulması talebinin ve tedbiren şirketin yönetimi ve temsili için kayyım atanması noktasındaki talebin yasal koşullarının henüz oluşmadığı gerekçesiyle reddine ilişkin ara kararında ve delillerin takdirinde isabetsizlik görülmediğinden, ihtiyati tedbir talep eden davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM
Yukarıda açıklanan nedenlerle: İhtiyati tedbir talep eden davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Peşin harcın karar harcına mahsubuna başkaca harç alınmasına yer olmadığına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-f maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.10/09/2024
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/40858 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi