İtirazın iptali | İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2016/7688 E. 2018/1371 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Yetkili mahkeme
- yetki/yetkisizlik
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
yetkili icra dairesi↗ sözleşmenin ifa yeri↗ geçerli icra takibi↗ icra dairesinin yetkisine itiraz↗ ifa yeri↗ yetkisizlik itirazı↗ takip talebi↗ yerleşim yeri↗ ödeme emri↗ yetki itirazı↗ dava şartı yokluğu↗ ifa↗ usulden reddi↗ yetki↗ yetkisizlik kararı↗ teminat↗ kesin hüküm↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine dair verilen kararın davacı vekilince temyizi üzerine karar Dairemizce onanmıştır.
Davacı vekili bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Dava, davalı aleyhine başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
İİK'nin 50. maddesine göre, “Para veya teminat borcu için takip hususunda Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun yetkiye dair hükümleri kıyas yolu ile tatbik olunur. Şu kadar ki, takibe esas olan akdin yapıldığı icra dairesi de takibe salahiyetlidir.” Bu hüküm uyarınca yetkili icra dairesinin belirlenmesi açısından mülga HUMK'a atıfta bulunulmuştur. 6100 sayılı HMK'nin 447/2. maddesi uyarınca “Mevzuatta, yürürlükten kaldırılan 18/6/1927 tarihli ve 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'na yapılan yollamalar, Hukuk Muhakemeleri Kanununun bu hükümlerin karşılığını oluşturan maddelerine yapılmış sayılır.” İİK 50. maddesinde uyarınca yapılan atıf doğrultusunda yetkili icra dairesinin HMK'nin bu husustaki hükümleri uyarınca belirleyeceği sonucuna varılmaktadır. HMK 19. maddesinde “Yetkinin kesin olduğu davalarda, mahkeme yetkili olup olmadığını, davanın sonuna kadar kendiliğinden araştırmak zorundadır; taraflar da mahkemenin yetkisiz olduğunu her zaman ileri sürebilir. Yetkinin kesin olmadığı davalarda, yetki itirazının, cevap dilekçesinde ileri sürülmesi gerekir. Yetki itirazında bulunan taraf, yetkili mahkemeyi birden fazla yetkili mahkeme varsa seçtiği mahkemeyi bildirir. Aksi takdirde yetki itirazı dikkate alınmaz. Mahkeme, yetkisizlik kararında yetkili mahkemeyi de gösterir. Yetkinin kesin olmadığı davalarda, davalı, süresi içinde ve usulüne uygun olarak yetki itirazında bulunmazsa, davanın açıldığı mahkeme yetkili hâle gelir” hükmü düzenlenmek suretiyle yetki itirazının şekli ve zamanı ile usule uygun yetki itirazının bulunmaması halinde ne yapılması gerektiği düzenlemiştir.
.../...
Somut olayda, taraflar arasında var olduğu iddia edilen ticari ilişki nedeniyle düzenlenen faturalara dayanılarak davalı aleyhine ..... 1. İcra Müdürlüğünün 2014/1937 esas sayılı takip dosyasında icra takibine başlanılmış, davalı vekilince süresinde borca ve icra dairesinin yetkisine itiraz edilmesi nedeniyle takip durmuştur. Davalı vekilince takip dosyasına sunulan 03.03.2014 tarihli yetki itirazını içerir dilekçede “...müvekkilimizin adresi ...... olup yetkili icra müdürlüğü İskenderun'dur...kabul ettiğimiz anlamına gelmemek kaydıyla alacaklı tarafından sözleşme yapıldığının ispatlanması halinde dahi sözleşmenin yapıldığı yer ve sözleşmenin ifa yeri İskenderun'dur” denilerek dosyanın yetkili ..... İcra Dairesi'ne gönderilmesi talep edilmiştir. Davaya cevap dilekçesiyle de, “Borçlunun yerleşim yeri olan ..... Mahkemeleri yetkili yer mahkemesidir. Kaldı ki ödeme emri dahi ..... adresine tebliğ edilmiştir...kabul ettiğimiz anlamına gelmemek kaydıyla alacaklı tarafça iddia edilen motorin satışı ile ilgili bir sözleşme yapılıp-yapılmadığının ispatlanması halinde dahi sözleşmenin yapıldığı yer ve sözleşmenin ifa yeri ...’dur...İskenderun Mahkeme ve İcra daireleri yetkilidir....” denilerek, dosyanın yetkili olan İskenderun Mahkemelerine gönderilmesine karar verilmesini istenmiştir. İcra takip talebi ve ödeme emrinde, yine dava ve cevap dilekçesinde davalının adresi “.....” olarak gösterilmiş, ödeme emri ve dava dilekçesi davalıya bu adreste tebliğ edilmiş; davalının mernis adresinin de “.....” adresinde olduğu anlaşılmıştır. Mahkemece, yetkili icra dairesinde yapılmış geçerli bir icra takibi bulunmadığından bahisle dava şartı yokluğundan davanın reddine karar verilmiştir. Yetkili icra dairesi davalı tarafından ticari ilişki kabul edilmediğinden HMK 6. maddesi uyarınca davalının yerleşim yeri olan ...... İcra Müdürlüğü olup, davalı tarafından yetkili icra dairesinin ...... olarak belirtilmesi karşısında usule uygun bir yetki itirazının varlığından söz edilemez. O halde, mahkemece usule uygun yetki itirazında bulunulmadığı, takibin yapıldığı icra dairesinin bu nedenle yetkili hale geldiği gözetilmeksizin yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir. Bu suretle; davacı vekilinin karar düzeltme itirazlarının kabulüyle Dairemizin 17/02/2016 tarihli 2015/14964 Esas 2016/1643 Karar sayılı onama ilamının kaldırılarak, yukarıda anılan gerekçeyle mahkeme kararının bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/14589 E. 2016/1793 K.
Ortak:yetkili icra dairesi · sözleşmenin ifa yeri · icra dairesinin yetkisine itiraz · ifa yeri · yetkisizlik itirazı · yerleşim yeri · ödeme emri · yetki itirazı · dava şartı · yetki/yetkisizlik
İncelediğiniz karardaDavalı vekilince takip dosyasına sunulan 03.03.2014 tarihli «yetki itirazını» içerir dilekçede “...müvekkilimizin adresi ...... olup yetkili icra müdürlüğü İskenderun'dur...kabul ettiğimiz anlamına gelmemek kaydıyla alacaklı tarafından sözleşme yapıldığının ispatlanması halinde dahi sözleşmenin yapıldığı yer ve «sözleşmenin ifa yeri» İskenderun'dur” denilerek dosyanın yetkili .....
Kaldı ki «ödeme emri» dahi ..... adresine tebliğ edilmiştir...kabul ettiğimiz anlamına gelmemek kaydıyla alacaklı tarafça iddia edilen motorin satışı ile ilgili bir sözleşme yapılıp-yapılmadığının ispatlanması halinde dahi sözleşmenin yapıldığı yer ve «sözleşmenin ifa yeri» ...’dur...İskenderun Mahkeme ve İcra daireleri yetkilidir....” denilerek, dosyanın yetkili olan İskenderun Mahkemelerine gönderilmesine karar verilmesini istenmiştir.
İcra Müdürlüğünün 2014/1937 esas sayılı takip dosyasında icra takibine başlanılmış, davalı vekilince süresinde borca ve «icra dairesinin yetkisine itiraz» edilmesi nedeniyle takip durmuştur.
Benzer bu karardaKaldı ki «ödeme emri» de... adresine tebliğ edilmiştir....kabul ettiğimiz anlamına gelmemek kaydıyla alacaklı tarafından sözleşme yapıldığının ispatlanması halinde dahi sözleşmenin yapıldığı yer ve «sözleşmenin ifa yeri» İskenderun'dur" denilerek dosyanın yetkili İskenderun İcra Dairesi'ne gönderilmesi talep edilmiştir.
İcra Müdürlüğü'nün 2014/1961 esas sayılı takip dosyasında icra takibine başlanılmış, davalı vekilince süresinde borca ve «icra dairesinin yetkisine itiraz» edilmesi nedeniyle takip durmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalı tarafından taraflar arasındaki ticari ilişkinin kabul edilmediği, davalının icra müdürlüğünün «yetkisine» de itirazda bulunduğu, itirazın iptali davasının ön şartı olarak yetkili icra dairesinde başlatılmış geçerli bir takibin bulunması gerektiği, davalının yetkili icra dairesinin «yerleşim yeri» olan...
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ödeme yeri
Benzer bu karardaİcra Müdürlüğü olduğunu ileri sürdüğü, icra takibinin dayanağı faturalarda «ifa yerinin»... olarak belirtildiği, dolayısıyla «ödeme yerinin» de burası olarak kabulünün gerektiği, bu nedenle somut olay bakımından yetkili icra dairesinde başlatılmış geçerli bir takibin bulunmadığı gerekçesiyle dava «şartı yokluğundan» davanın reddine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/1409 E. 2018/2580 K.
Ortak:yetki · yetkisizlik kararı · kesin hüküm · yetki/yetkisizlik
İncelediğiniz karardaHMK 19. maddesinde “Yetkinin «kesin» olduğu davalarda, mahkeme yetkili olup olmadığını, davanın sonuna kadar kendiliğinden araştırmak zorundadır; taraflar da mahkemenin «yetkisiz» olduğunu her zaman ileri sürebilir.
Yetkinin «kesin» olmadığı davalarda, «yetki itirazının», cevap dilekçesinde ileri sürülmesi gerekir.
Yetkinin «kesin» olmadığı davalarda, davalı, süresi içinde ve usulüne uygun olarak «yetki itirazında» bulunmazsa, davanın açıldığı mahkeme yetkili hâle gelir” hükmü düzenlenmek suretiyle yetki itirazının şekli ve zamanı ile usule uygun yetki itirazının bulunmaması halinde ne yapılması gerektiği düzenlemiştir. .../...
Benzer bu karardaAnılan hüküm «kesin yetki kuralı» olduğundan mahkemece re'sen nazara alınması gerekirken bu husus göz önünde bulundurulmaksızın işin esasına girilmek sureti ile yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmadığı gibi, Bölge Adliye Mahkemesi'nce de 6100 sayılı HMK'nın 353/1-3. bendinde yer alan "Mahkemenin «görevli» ve yetkili olmasına rağmen «görevsizlik» veya «yetkisizlik» kararı vermiş olması veya mahkemenin görevli ve yetkili olmamasına rağmen davaya bakmış bulunması" hususu gözetilmeksizin karar verilmiş olması anılan Kanun'un 371 …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kesin yetki kuralı · kesin yetki · şirket merkezi mahkemesi · şirketin ihyası · ihya · istinaf incelemesi · tasfiye memuru · anonim şirket
Benzer bu kararda1- Dava, «anonim şirketin ihyası» istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda özetlendiği şekilde ihya kararı verilmiş, «istinaf incelemesi» yapan Bölge Adliye Mahkemesi'nce de kararın resen düzeltilmesine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi’nce yapılan «istinaf incelemesinde» «ihyanın» hangi işlemlerin yapılması için verildiğinin hüküm kısmında yazılmadığı, bu hususun resen düzeltilmesi gerektiği gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddiyle kararının resen düzeltilerek esas hakkında yeniden hüküm kurulmasına karar verilmiştir.
Ancak, 6102 sayılı TTK'nın 547/1 maddesi gereğince «ihya» davasında yetkili mahkeme «şirket merkezinin» bulunduğu yerdeki Asliye Ticaret Mahkemesidir.
Anılan hüküm «kesin yetki kuralı» olduğundan mahkemece re'sen nazara alınması gerekirken bu husus göz önünde bulundurulmaksızın işin esasına girilmek sureti ile yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmadığı gibi, Bölge Adliye Mahkemesi'nce de 6100 sayılı HMK'nın 353/1-3. bendinde yer alan "Mahkemenin «görevli» ve yetkili olmasına rağmen «görevsizlik» veya «yetkisizlik» kararı vermiş olması veya mahkemenin görevli ve yetkili olmamasına rağmen davaya bakmış bulunması" hususu gözetilmeksizin karar verilmiş olması anılan Kanun'un 371 …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/8606 E. 2017/5616 K.
Ortak:icra dairesinin yetkisine itiraz · yetkisizlik itirazı · ödeme emri · yetkisizlik kararı · dava şartı
İncelediğiniz karardaİcra Müdürlüğünün 2014/1937 esas sayılı takip dosyasında icra takibine başlanılmış, davalı vekilince süresinde borca ve «icra dairesinin yetkisine itiraz» edilmesi nedeniyle takip durmuştur.
HMK 19. maddesinde “Yetkinin «kesin» olduğu davalarda, mahkeme yetkili olup olmadığını, davanın sonuna kadar kendiliğinden araştırmak zorundadır; taraflar da mahkemenin «yetkisiz» olduğunu her zaman ileri sürebilir.
Mahkeme, «yetkisizlik» kararında yetkili mahkemeyi de gösterir.
Benzer bu karardaDiğer yandan, borçlunun icra dairesinin «yetkisine» ve «borca itirazı» üzerine açılan davada, mahkemenin de «yetkisine itiraz» edilmesi halinde, mahkemece, İİK 50. ve 6100 sayılı HMK'nın 117/2. maddesi gereğince, dava şartı niteliğinde bulunan icra dairesinin yetkili olup olmadığı hususu öncelikle incelenmelidir.
İtirazın iptali davasının görülebilmesinin öncelikli koşulu, başlatılan icra takibinde borçluya «ödeme emrinin tebliği» ve borçlunun süresinde ve usulüne uygun biçimde «ödeme emrine itirazda» bulunmasıdır.
Somut olayda, davalının icra dairesinin «yetkisine» ve «borca itirazından» sonra açılan işbu itirazın iptali davasında, mahkemenin yetkisine de itiraz edilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ödeme emrine itiraz · ödeme emri tebliği · nakliyat emtia sigortası · borca itiraz · rücuan tazminat · ilamsız icra takibi · icra takibine itiraz · asıl alacak
Benzer bu kararda1- Dava, «nakliyat emtia sigorta poliçesinden» kaynaklı «rücuan tazminat» alacağının tahsili amacıyla yapılan «ilamsız icra takibine» yönelik itirazın iptali istemine ilişkindir.
… ketin ticaret sicilinde iki ayrı adresi olduğundan mahkemenin yetkili olduğu, davalı tarafın davacı tarafa icra takibindeki tutar kadar borcu olduğu, davalı tarafın «icra takibine itirazında» haksız olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, itirazın iptali ile takibin devamına, «asıl alacak» üzerinden % 20 oranında «icra inkar tazminatının» davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
İtirazın iptali davasının görülebilmesinin öncelikli koşulu, başlatılan icra takibinde borçluya «ödeme emrinin tebliği» ve borçlunun süresinde ve usulüne uygun biçimde «ödeme emrine itirazda» bulunmasıdır.
Diğer yandan, borçlunun icra dairesinin «yetkisine» ve «borca itirazı» üzerine açılan davada, mahkemenin de «yetkisine itiraz» edilmesi halinde, mahkemece, İİK 50. ve 6100 sayılı HMK'nın 117/2. maddesi gereğince, dava şartı niteliğinde bulunan icra dairesinin yetkili olup olmadığı hususu öncelikle incelenmelidir.
2 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/7053 E. 2016/1130 K.
Ortak:ödeme emri · usulden reddi · dava şartı
İncelediğiniz karardaMahkemece, davanın dava «şartı yokluğundan» «usulden reddine» dair verilen kararın davacı vekilince temyizi üzerine karar Dairemizce onanmıştır.
Kaldı ki «ödeme emri» dahi ..... adresine tebliğ edilmiştir...kabul ettiğimiz anlamına gelmemek kaydıyla alacaklı tarafça iddia edilen motorin satışı ile ilgili bir sözleşme yapılıp-yapılmadığının ispatlanması halinde dahi sözleşmenin yapıldığı yer ve «sözleşmenin ifa yeri» ...’dur...İskenderun Mahkeme ve İcra daireleri yetkilidir....” denilerek, dosyanın yetkili olan İskenderun Mahkemelerine gönderilmesine karar verilmesini istenmiştir.
İcra «takip talebi» ve ödeme emrinde, yine dava ve cevap dilekçesinde davalının adresi “.....” olarak gösterilmiş, «ödeme emri» ve dava dilekçesi davalıya bu adreste tebliğ edilmiş; davalının mernis adresinin de “.....” adresinde olduğu anlaşılmıştır.
Benzer bu karardaMahkemece, davacı tarafından yapılan takipte, birinci takip talebinde davalıya «ödeme emri» gönderildiği halde ikinci takip talebinde «donatan» ile «acentesine» ödeme emri gönderilip davalıya ödeme emrinin gönderilmediği, ikinci takiple takibin «yenilendiği», bu nedenle davalıya yeniden ödeme emrinin gönderilmesi gerektiği gerekçesiyle, davanın «pasif husumet yokluğundan» reddine karar verilmiştir.
İcra takip dosyasında, borçlu olarak adı geçen davalıya da «ödeme emri» gönderilmiş ve davalının itirazı üzerine takip durmuştur.
İlk ödeme emrinde, diğer borçlu olarak gösterilen «donatanın» «acentesinin» davalı ...Nakliyat şirketi olmadığı iddiası üzerine yapılan araştırmada tespit edilen acenteye bu kez davalının da adı zikredilerek «ödeme emri» gönderilmiş, bu ödeme emri davalı adına ikinci bir ödeme emri kabul edilerek, davalı hakkındaki ilk ödeme emrinden vazgeçilip ikinci ödeme emri düzenlendiği ancak …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:navlun alacağı · donatan · rücuen tahsil · navlun · pasif husumet yokluğu · acentelik · pasif husumet · yenileme
Benzer bu karardaMahkemece, davacı tarafından yapılan takipte, birinci takip talebinde davalıya «ödeme emri» gönderildiği halde ikinci takip talebinde «donatan» ile «acentesine» ödeme emri gönderilip davalıya ödeme emrinin gönderilmediği, ikinci takiple takibin «yenilendiği», bu nedenle davalıya yeniden ödeme emrinin gönderilmesi gerektiği gerekçesiyle, davanın «pasif husumet yokluğundan» reddine karar verilmiştir.
Dava, «navlun alacağının» «rücuen tahsili» için yapılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
İlk ödeme emrinde, diğer borçlu olarak gösterilen «donatanın» «acentesinin» davalı ...Nakliyat şirketi olmadığı iddiası üzerine yapılan araştırmada tespit edilen acenteye bu kez davalının da adı zikredilerek «ödeme emri» gönderilmiş, bu ödeme emri davalı adına ikinci bir ödeme emri kabul edilerek, davalı hakkındaki ilk ödeme emrinden vazgeçilip ikinci ödeme emri düzenlendiği ancak …
İcra Müdürlüğünün «acenteye» gönderdiği «ödeme emri», daha önce takibe itiraz eden borçlu davalı hakkında ikinci bir ödeme emri niteliğinde ve ilk ödeme emrini ortadan kaldıracak ve iptali sonucunu doğuran işlem niteliğinde değildir.
-
Markaya tecavüz | Haksız rekabet | Marka hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/14859 E. 2011/7548 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ziya · üçüncü kişi · marka hakkına tecavüz · haksız rekabet · iltibas
Benzer bu kararda2- Dava, davalıya ait markanın davacılara ait “İSKENDER” ibareli tanınmış marka ile «iltibasa» neden olacak şekilde benzer olduğu iddiasına dayalı, «marka hakkına tecavüz» ve «haksız rekabetin» tesbit ile meni ve davalı markasının hükümsüzlüğü istemlerine ilişkindir.
… bul edildiği biçimde söz konusu “İSKENDER” ibaresinin yaygın bir ad (jenerik)hale gelmesi halinde 556 sayılı KHK'nin 12. maddesi uyarınca koşulların varlığı halinde «üçüncü kişiler» tarafından kullanılmaları marka sahibince engellenemeyecek olmakla birlikte; somut uyuşmazlıkta dava konusu 2006/38556 sayılı markada yer alan “MEŞHUR İSKENDER” ibaresinin markanın yardımcı unsuru olmaktan «ziyade» davacının tanınmış “İSKENDER” markasıyla «iltibas» tehlikesi yaratacak şekilde kullanıldığı anlaşıldığından 556 sayılı KHK'nin 12.maddesine uygun bir kullanımdan söz edilmesi de mümkün değildir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalıya ait marka ile davacılara ait markalar arasında «iltibasa» neden olacak şekilde benzerlik bulunmadığı, davacıya ait "İSKENDER" markasının uzun yıllardır kullanılmasına karşın, zaman içerisinde sunulan hizmetin konusu olan …
O halde, davacılar adına tescilli ve “İSKENDER” asıl unsurlu markalar ile dava konusu markada yer alan “İSKENDER” ibaresinin 556 sayılı KHK'nin 8/1- (b) bendi anlamında «iltibas» tehlikesi oluşturacağı dikkate alınarak hükümsüzlük davasının kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçelerle davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2016/7688 E. , 2018/1371 K.
"İçtihat Metni"
....
Taraflar arasında görülen davada .....
2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 17/02/2015 gün ve 2014/571-2015/73 sayılı kararı onayan Daire’nin 17/02/2016 gün ve 2015/14964-2016/1643 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili tarafından davalı adına kayıtlı "...." isimli tekneye motorin satışı yapıldığını ve alacağın tahsili amacıyla davalı aleyhine icra takibi başlatıldığını ancak, davalının yetki ve borca itirazda bulunduğunu, itirazın haksız olduğunu zira, müvekkilinin ikametgah adresi .... olup, sözleşmenin ifa yeri de ..... olduğundan takibin yetkili yer icra dairesinde başlatıldığını, motorinin, ...... Ticareti Genel Müdürlüğü nezdinde internet ortamında tutulan yakıt alım defteri verilerek kontrol edilerek, söz konusu teknenin ihrakiye alma hakkı teyit edildikten sonra, sevk irsaliyesi düzenlenmek suretiyle tekneye teslim edildiğini, teslim sırasında teslim tutanağı da düzenlendiğini ileri sürerek, itirazın iptalini ve davalı aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine dair verilen kararın davacı vekilince temyizi üzerine karar Dairemizce onanmıştır.
Davacı vekili bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Dava, davalı aleyhine başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
İİK'nin 50. maddesine göre, “Para veya teminat borcu için takip hususunda Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun yetkiye dair hükümleri kıyas yolu ile tatbik olunur. Şu kadar ki, takibe esas olan akdin yapıldığı icra dairesi de takibe salahiyetlidir.” Bu hüküm uyarınca yetkili icra dairesinin belirlenmesi açısından mülga HUMK'a atıfta bulunulmuştur. 6100 sayılı HMK'nin 447/2. maddesi uyarınca “Mevzuatta, yürürlükten kaldırılan 18/6/1927 tarihli ve 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'na yapılan yollamalar, Hukuk Muhakemeleri Kanununun bu hükümlerin karşılığını oluşturan maddelerine yapılmış sayılır.” İİK 50. maddesinde uyarınca yapılan atıf doğrultusunda yetkili icra dairesinin HMK'nin bu husustaki hükümleri uyarınca belirleyeceği sonucuna varılmaktadır.
HMK 19. maddesinde “Yetkinin kesin olduğu davalarda, mahkeme yetkili olup olmadığını, davanın sonuna kadar kendiliğinden araştırmak zorundadır; taraflar da mahkemenin yetkisiz olduğunu her zaman ileri sürebilir. Yetkinin kesin olmadığı davalarda, yetki itirazının, cevap dilekçesinde ileri sürülmesi gerekir. Yetki itirazında bulunan taraf, yetkili mahkemeyi birden fazla yetkili mahkeme varsa seçtiği mahkemeyi bildirir. Aksi takdirde yetki itirazı dikkate alınmaz. Mahkeme, yetkisizlik kararında yetkili mahkemeyi de gösterir. Yetkinin kesin olmadığı davalarda, davalı, süresi içinde ve usulüne uygun olarak yetki itirazında bulunmazsa, davanın açıldığı mahkeme yetkili hâle gelir” hükmü düzenlenmek suretiyle yetki itirazının şekli ve zamanı ile usule uygun yetki itirazının bulunmaması halinde ne yapılması gerektiği düzenlemiştir.
.../...
Somut olayda, taraflar arasında var olduğu iddia edilen ticari ilişki nedeniyle düzenlenen faturalara dayanılarak davalı aleyhine .....
1. İcra Müdürlüğünün 2014/1937 esas sayılı takip dosyasında icra takibine başlanılmış, davalı vekilince süresinde borca ve icra dairesinin yetkisine itiraz edilmesi nedeniyle takip durmuştur. Davalı vekilince takip dosyasına sunulan 03.03.2014 tarihli yetki itirazını içerir dilekçede “...müvekkilimizin adresi ...... olup yetkili icra müdürlüğü İskenderun'dur...kabul ettiğimiz anlamına gelmemek kaydıyla alacaklı tarafından sözleşme yapıldığının ispatlanması halinde dahi sözleşmenin yapıldığı yer ve sözleşmenin ifa yeri İskenderun'dur” denilerek dosyanın yetkili ..... İcra Dairesi'ne gönderilmesi talep edilmiştir. Davaya cevap dilekçesiyle de, “Borçlunun yerleşim yeri olan ..... Mahkemeleri yetkili yer mahkemesidir.
Kaldı ki ödeme emri dahi ..... adresine tebliğ edilmiştir...kabul ettiğimiz anlamına gelmemek kaydıyla alacaklı tarafça iddia edilen motorin satışı ile ilgili bir sözleşme yapılıp-yapılmadığının ispatlanması halinde dahi sözleşmenin yapıldığı yer ve sözleşmenin ifa yeri ...’dur...İskenderun Mahkeme ve İcra daireleri yetkilidir....” denilerek, dosyanın yetkili olan İskenderun Mahkemelerine gönderilmesine karar verilmesini istenmiştir. İcra takip talebi ve ödeme emrinde, yine dava ve cevap dilekçesinde davalının adresi “.....” olarak gösterilmiş, ödeme emri ve dava dilekçesi davalıya bu adreste tebliğ edilmiş; davalının mernis adresinin de “.....” adresinde olduğu anlaşılmıştır. Mahkemece, yetkili icra dairesinde yapılmış geçerli bir icra takibi bulunmadığından bahisle dava şartı yokluğundan davanın reddine karar verilmiştir.
Yetkili icra dairesi davalı tarafından ticari ilişki kabul edilmediğinden HMK 6. maddesi uyarınca davalının yerleşim yeri olan ...... İcra Müdürlüğü olup, davalı tarafından yetkili icra dairesinin ...... olarak belirtilmesi karşısında usule uygun bir yetki itirazının varlığından söz edilemez. O halde, mahkemece usule uygun yetki itirazında bulunulmadığı, takibin yapıldığı icra dairesinin bu nedenle yetkili hale geldiği gözetilmeksizin yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir. Bu suretle; davacı vekilinin karar düzeltme itirazlarının kabulüyle Dairemizin 17/02/2016 tarihli 2015/14964 Esas 2016/1643 Karar sayılı onama ilamının kaldırılarak, yukarıda anılan gerekçeyle mahkeme kararının bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin 17/02/2016 tarihli 2015/14964 Esas 2016/1643 Karar sayılı onama ilamının kaldırılarak, yerel mahkeme hükmünün BOZULMASINA, ödedikleri temyiz peşin, temyiz ilam ve karar düzeltme harçlarının isteği halinde karar düzeltme isteyene iadesine, 22/02/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildir.
....
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/407929300 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz