Markaya tecavüz | Haksız rekabet | Marka hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2009/14859 E. 2011/7548 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ziya↗ üçüncü kişi↗ marka hakkına tecavüz↗ uyuşmazlık konusu↗ haksız rekabet↗ iltibas↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalıya ait marka ile davacılara ait markalar arasında iltibasa neden olacak şekilde benzerlik bulunmadığı, davacıya ait "İSKENDER" markasının uzun yıllardır kullanılmasına karşın, zaman içerisinde sunulan hizmetin konusu olan döner kebap ürününün çeşidini tanımlamaya yönelik bir sözcüğe dönüştüğünü bu nedenle de "İSKENDER" ibaresinin vasıf bildirici biçimde dava konusu markada, yardımcı unsur olarak kullanılmasına mümkün olduğu, davalıya ait markada yer alan ... ibaresinin asıl unsur olduğu ve iltibas tehlikesini ortadan kaldırdığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacılar vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacılar vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Dava, davalıya ait markanın davacılara ait “İSKENDER” ibareli tanınmış marka ile iltibasa neden olacak şekilde benzer olduğu iddiasına dayalı, marka hakkına tecavüz ve haksız rekabetin tesbit ile meni ve davalı markasının hükümsüzlüğü istemlerine ilişkindir.
Mahkemece, yukarıda yazılı olduğu üzere davalıya ait markanın davacılara ait marka ile benzer olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de, davacılara ait markaların tek esaslı unsuru “İSKENDER” ibaresi olup, davalıya ait marka ise “... MEŞHUR İSKENDER + şekil” ibaresinden oluşmaktadır.
Davacılar adına tescilli markaların kapsadığı 43. sınıf hizmetin konusu olan döner kebap emtiası bakımından 556 sayılı KHK'nin 42/1- (d) bendi uyarınca markanın yaygın bir ad haline geldiğinden bahisle kesinleşmiş bir mahkeme kararı bulunmadığı gibi, mahkemece kabul edildiği biçimde söz konusu “İSKENDER” ibaresinin yaygın bir ad (jenerik)hale gelmesi halinde 556 sayılı KHK'nin 12. maddesi uyarınca koşulların varlığı halinde üçüncü kişiler tarafından kullanılmaları marka sahibince engellenemeyecek olmakla birlikte; somut uyuşmazlıkta dava konusu 2006/38556 sayılı markada yer alan “MEŞHUR İSKENDER” ibaresinin markanın yardımcı unsuru olmaktan ziyade davacının tanınmış “İSKENDER” markasıyla iltibas tehlikesi yaratacak şekilde kullanıldığı anlaşıldığından 556 sayılı KHK'nin 12.maddesine uygun bir kullanımdan söz edilmesi de mümkün değildir.
O halde, davacılar adına tescilli ve “İSKENDER” asıl unsurlu markalar ile dava konusu markada yer alan “İSKENDER” ibaresinin 556 sayılı KHK'nin 8/1- (b) bendi anlamında iltibas tehlikesi oluşturacağı dikkate alınarak hükümsüzlük davasının kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçelerle davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Markaya tecavüz | Haksız rekabet | Marka hükümsüzlüğü 🔁 aynen tekrar
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/13398 E. 2011/16883 K.
Ortak:iltibas · Markaya tecavüz | Haksız rekabet | Marka hükümsüzlüğü
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalıya ait marka ile davacılara ait markalar arasında «iltibasa» neden olacak şekilde benzerlik bulunmadığı, davacıya ait "İSKENDER" markasının uzun yıllardır kullanılmasına karşın, zaman içerisinde sunulan hizmetin konusu olan …
2- Dava, davalıya ait markanın davacılara ait “İSKENDER” ibareli tanınmış marka ile «iltibasa» neden olacak şekilde benzer olduğu iddiasına dayalı, «marka hakkına tecavüz» ve «haksız rekabetin» tesbit ile meni ve davalı markasının hükümsüzlüğü istemlerine ilişkindir.
… bul edildiği biçimde söz konusu “İSKENDER” ibaresinin yaygın bir ad (jenerik)hale gelmesi halinde 556 sayılı KHK'nin 12. maddesi uyarınca koşulların varlığı halinde «üçüncü kişiler» tarafından kullanılmaları marka sahibince engellenemeyecek olmakla birlikte; somut uyuşmazlıkta dava konusu 2006/38556 sayılı markada yer alan “MEŞHUR İSKENDER” ibaresinin markanın yardımcı unsuru olmaktan «ziyade» davacının tanınmış “İSKENDER” markasıyla «iltibas» tehlikesi yaratacak şekilde kullanıldığı anlaşıldığından 556 sayılı KHK'nin 12.maddesine uygun bir kullanımdan söz edilmesi de mümkün değildir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalıya ait marka ile davacılara ait markalar arasında «iltibasa» neden olacak şekilde benzerlik bulunmadığı, davacıya ait "İSKENDER" markasının uzun yıllardır kullanılmasına karşın, zaman içerisinde sunulan hizmetin konusu olan …
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/5894 E. 2022/2251 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:sıfat yokluğu · münfesihlik · resen terkin · yasal hasım · tasfiye memuru atanması · ihya · tasfiye memuru · ek tasfiye
Benzer bu karardaBölge Adliye Mahkemesi'nce; «ihyası» istenen şirketin İskenderun Asliye Ticaret Mahkemesinin 2015/267 Esas sayılı dosyasından davası devam ederken 09.10.2015 tarihinde TTK geçici 7. md uyarınca «resen terkin» edildiği, bu haliyle terkin işleminin usule uygun olmadığı, TTK geçici 7. md kapsamında resen terkin nedeniyle açılan davalarda «husumetin» sadece Ticaret Sicil Müdürlüğüne yöneltilmesinin gerekli ve yeterli olduğu, mahkemece davacıya şirketin «son» ortaklarını davaya «dahil» etmesi için süre verilmesi doğru olmadığı gibi, davacının bu hususta dilekçe vermesine rağmen karar başlığında gösterilmemesi ve bu kişi hakkında karar verilmemesinin de doğru olmadığı, ayrıca ihya kararı verildiği halde «tasfiye memuru atanmamasının» da usule uygun olmadığı gerekçesiyle HMK 353/1-b-2 md gereğince dahili davalının istinafının kabulüne, mahkeme kararının kaldırılmasına, dahili davalı hakkındaki davanın pasif «sıfat yokluğundan» reddine, diğer davalı ...
İlk derece mahkemesince, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre; «resen terkin» edilen şirketin İskenderun Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2015/267 Esas sayılı dosyası sonuçlanmadan «tasfiye» işleminin tamamlanmış sayılamayacağı, söz konusu şirketin TTK Geçici 7.maddeye göre «münfesih» olarak Ticaret Sicilinden silindiğinden «yasal hasımın» sadece Ticaret Sicil Müdürlüğü olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile, Mm Marka Mağazacılık Turizm İnş.
Tic.Sicil Müdürlüğü hakkında açılan davanın kabulüne, şirketin İskenderun Asliye Ticaret Mahkemesinin 2015/267 E. sayılı dosyası ile sınırlı olarak ihyasına, ...'un «tasfiye memuru» olarak atanmasına karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2009/14859 E. , 2011/7548 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 10/09/2009 tarih ve 2008/262-2009/222 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, müvekkillerinin “İSKENDER” asıl unsurlu çok sayıda tanınmış markaların sahibi olduklarını, davalının ise müvekkillerinin bu tanınmışlığından yararlanmak için “... MEŞHUR İSKENDER + şekil” ibareli markayı kendi adına tescil ettirdiğini, bu durumun müvekkilinin marka hakkına tecavüz ve haksız rekabete neden olduğunu ileri sürerek, davalıya ait anılan markanın hükümsüzlüğünü, markaya tecavüz ve haksız rekabetin men’ini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalıya ait marka ile davacılara ait markalar arasında iltibasa neden olacak şekilde benzerlik bulunmadığı, davacıya ait "İSKENDER" markasının uzun yıllardır kullanılmasına karşın, zaman içerisinde sunulan hizmetin konusu olan döner kebap ürününün çeşidini tanımlamaya yönelik bir sözcüğe dönüştüğünü bu nedenle de "İSKENDER" ibaresinin vasıf bildirici biçimde dava konusu markada, yardımcı unsur olarak kullanılmasına mümkün olduğu, davalıya ait markada yer alan ... ibaresinin asıl unsur olduğu ve iltibas tehlikesini ortadan kaldırdığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacılar vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacılar vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Dava, davalıya ait markanın davacılara ait “İSKENDER” ibareli tanınmış marka ile iltibasa neden olacak şekilde benzer olduğu iddiasına dayalı, marka hakkına tecavüz ve haksız rekabetin tesbit ile meni ve davalı markasının hükümsüzlüğü istemlerine ilişkindir.
Mahkemece, yukarıda yazılı olduğu üzere davalıya ait markanın davacılara ait marka ile benzer olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de, davacılara ait markaların tek esaslı unsuru “İSKENDER” ibaresi olup, davalıya ait marka ise “... MEŞHUR İSKENDER + şekil” ibaresinden oluşmaktadır.
Davacılar adına tescilli markaların kapsadığı 43. sınıf hizmetin konusu olan döner kebap emtiası bakımından 556 sayılı KHK'nin 42/1- (d) bendi uyarınca markanın yaygın bir ad haline geldiğinden bahisle kesinleşmiş bir mahkeme kararı bulunmadığı gibi, mahkemece kabul edildiği biçimde söz konusu “İSKENDER” ibaresinin yaygın bir ad (jenerik)hale gelmesi halinde 556 sayılı KHK'nin 12. maddesi uyarınca koşulların varlığı halinde üçüncü kişiler tarafından kullanılmaları marka sahibince engellenemeyecek olmakla birlikte; somut uyuşmazlıkta dava konusu 2006/38556 sayılı markada yer alan “MEŞHUR İSKENDER” ibaresinin markanın yardımcı unsuru olmaktan ziyade davacının tanınmış “İSKENDER” markasıyla iltibas tehlikesi yaratacak şekilde kullanıldığı anlaşıldığından 556 sayılı KHK'nin 12.maddesine uygun bir kullanımdan söz edilmesi de mümkün değildir.
O halde, davacılar adına tescilli ve “İSKENDER” asıl unsurlu markalar ile dava konusu markada yer alan “İSKENDER” ibaresinin 556 sayılı KHK'nin 8/1- (b) bendi anlamında iltibas tehlikesi oluşturacağı dikkate alınarak hükümsüzlük davasının kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçelerle davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulüyle kararın davacılar yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 21.06.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1028534000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz