İtirazın iptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2015/14589 E. 2016/1793 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Yetkili mahkeme
- yetki/yetkisizlik
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
yetkili icra dairesi↗ sözleşmenin ifa yeri↗ geçerli icra takibi↗ ödeme yeri↗ icra dairesinin yetkisine itiraz↗ ifa yeri↗ yetkisizlik itirazı↗ yerleşim yeri↗ ödeme emri↗ yetki itirazı↗ dava şartı yokluğu↗ ifa↗ yetki↗ yetkisizlik kararı↗ teminat↗ kesin hüküm↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalı tarafından taraflar arasındaki ticari ilişkinin kabul edilmediği, davalının icra müdürlüğünün yetkisine de itirazda bulunduğu, itirazın iptali davasının ön şartı olarak yetkili icra dairesinde başlatılmış geçerli bir takibin bulunması gerektiği, davalının yetkili icra dairesinin yerleşim yeri olan... İcra Müdürlüğü olduğunu ileri sürdüğü, icra takibinin dayanağı faturalarda ifa yerinin... olarak belirtildiği, dolayısıyla ödeme yerinin de burası olarak kabulünün gerektiği, bu nedenle somut olay bakımından yetkili icra dairesinde başlatılmış geçerli bir takibin bulunmadığı gerekçesiyle dava şartı yokluğundan davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, davalı aleyhine başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
İİK'nın 50. maddesine göre, "Para veya teminat borcu için takip hususunda Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun yetkiye dair hükümleri kıyas yolu ile tatbik olunur. Şu kadar ki, takibe esas olan akdin yapıldığı icra dairesi de takibe salahiyetlidir." Bu hüküm uyarınca yetkili icra dairesinin belirlenmesi açısından mülga HUMK'ya atıfta bulunulmuştur. 6100 sayılı HMK'nın 447/2. maddesi uyarınca "Mevzuatta, yürürlükten kaldırılan 18/6/1927 tarihli ve 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'na yapılan yollamalar, Hukuk Muhakemeleri Kanununun bu hükümlerin karşılığını oluşturan maddelerine yapılmış sayılır." İİK 50. maddesinde uyarınca yapılan atıf doğrultusunda yetkili icra dairesinin HMK'nın bu husustaki hükümleri uyarınca belirleyeceği sonucuna varılmaktadır. HMK 19. maddesinde "Yetkinin kesin olduğu davalarda, mahkeme yetkili olup olmadığını, davanın sonuna kadar kendiliğinden araştırmak zorundadır; taraflar da mahkemenin yetkisiz olduğunu her zaman ileri sürebilir.Yetkinin kesin olmadığı davalarda, yetki itirazının, cevap dilekçesinde ileri sürülmesi gerekir. Yetki itirazında bulunan taraf, yetkili mahkemeyi birden fazla yetkili mahkeme varsa seçtiği mahkemeyi bildirir. Aksi takdirde yetki itirazı dikkate alınmaz. Mahkeme, yetkisizlik kararında yetkili mahkemeyi de gösterir.Yetkinin kesin olmadığı davalarda, davalı, süresi içinde ve usulüne uygun olarak yetki itirazında bulunmazsa, davanın açıldığı mahkeme yetkili hâle gelir" hükmü düzenlenmek suretiyle yetki itirazının şekli ve zamanı ile usule uygun yetki itirazının bulunmaması halinde ne yapılması gerektiği düzenlemiştir.
Somut olayda, taraflar arasında var olduğu iddia edilen ticari ilişki nedeniyle düzenlenen faturalara dayanılarak davalı aleyhine ... 1. İcra Müdürlüğü'nün 2014/1961 esas sayılı takip dosyasında icra takibine başlanılmış, davalı vekilince süresinde borca ve icra dairesinin yetkisine itiraz edilmesi nedeniyle takip durmuştur. Davalı vekilince takip dosyasına sunulan 17.04.2014 tarihli yetki itirazını içerir dilekçede "...müvekkilimizin adresi... olup yetkili icra müdürlüğü...'dır. Kaldı ki ödeme emri de... adresine tebliğ edilmiştir....kabul ettiğimiz anlamına gelmemek kaydıyla alacaklı tarafından sözleşme yapıldığının ispatlanması halinde dahi sözleşmenin yapıldığı yer ve sözleşmenin ifa yeri İskenderun'dur" denilerek dosyanın yetkili İskenderun İcra Dairesi'ne gönderilmesi talep edilmiştir. Mahkemece, davalının taraflar arasındaki ticari ilişkiyi inkar ettiği gözetilerek HMK'nın 6. maddesi uyarınca borçlunun ikametinin bulunduğu... İcra Dairesi'nin yetkili olduğu kabul edilmiş, yetkili icra dairesinde yapılmış geçerli bir icra takibi bulunmadığından bahisle dava şartı yokluğundan davanın reddine karar verilmiştir. Mahkemenin kabulünde olduğu üzere yetkili icra dairesi HMK 6. maddesi uyarınca... İcra Müdürlüğü olup, davalı tarafından yetkili icra dairesinin İskenderun olarak belirtilmesi karşısında usule uygun bir yetki itirazının varlığından söz edilemez. O halde, mahkemece usule uygun yetki itirazında bulunulmadığı, takibin yapıldığı icra dairesinin bu nedenle yetkili hale geldiği gözetilmeksizin yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün temyiz eden davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
İtirazın iptali | İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/7688 E. 2018/1371 K.
Ortak:yetkili icra dairesi · sözleşmenin ifa yeri · icra dairesinin yetkisine itiraz · ifa yeri · yetkisizlik itirazı · yerleşim yeri · ödeme emri · yetki itirazı · dava şartı · yetki/yetkisizlik
İncelediğiniz karardaKaldı ki «ödeme emri» de... adresine tebliğ edilmiştir....kabul ettiğimiz anlamına gelmemek kaydıyla alacaklı tarafından sözleşme yapıldığının ispatlanması halinde dahi sözleşmenin yapıldığı yer ve «sözleşmenin ifa yeri» İskenderun'dur" denilerek dosyanın yetkili İskenderun İcra Dairesi'ne gönderilmesi talep edilmiştir.
İcra Müdürlüğü'nün 2014/1961 esas sayılı takip dosyasında icra takibine başlanılmış, davalı vekilince süresinde borca ve «icra dairesinin yetkisine itiraz» edilmesi nedeniyle takip durmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalı tarafından taraflar arasındaki ticari ilişkinin kabul edilmediği, davalının icra müdürlüğünün «yetkisine» de itirazda bulunduğu, itirazın iptali davasının ön şartı olarak yetkili icra dairesinde başlatılmış geçerli bir takibin bulunması gerektiği, davalının yetkili icra dairesinin «yerleşim yeri» olan...
Benzer bu karardaDavalı vekilince takip dosyasına sunulan 03.03.2014 tarihli «yetki itirazını» içerir dilekçede “...müvekkilimizin adresi ...... olup yetkili icra müdürlüğü İskenderun'dur...kabul ettiğimiz anlamına gelmemek kaydıyla alacaklı tarafından sözleşme yapıldığının ispatlanması halinde dahi sözleşmenin yapıldığı yer ve «sözleşmenin ifa yeri» İskenderun'dur” denilerek dosyanın yetkili .....
Kaldı ki «ödeme emri» dahi ..... adresine tebliğ edilmiştir...kabul ettiğimiz anlamına gelmemek kaydıyla alacaklı tarafça iddia edilen motorin satışı ile ilgili bir sözleşme yapılıp-yapılmadığının ispatlanması halinde dahi sözleşmenin yapıldığı yer ve «sözleşmenin ifa yeri» ...’dur...İskenderun Mahkeme ve İcra daireleri yetkilidir....” denilerek, dosyanın yetkili olan İskenderun Mahkemelerine gönderilmesine karar verilmesini istenmiştir.
İcra Müdürlüğünün 2014/1937 esas sayılı takip dosyasında icra takibine başlanılmış, davalı vekilince süresinde borca ve «icra dairesinin yetkisine itiraz» edilmesi nedeniyle takip durmuştur.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:takip talebi · usulden reddi
Benzer bu karardaMahkemece, davanın dava «şartı yokluğundan» «usulden reddine» dair verilen kararın davacı vekilince temyizi üzerine karar Dairemizce onanmıştır.
İcra «takip talebi» ve ödeme emrinde, yine dava ve cevap dilekçesinde davalının adresi “.....” olarak gösterilmiş, «ödeme emri» ve dava dilekçesi davalıya bu adreste tebliğ edilmiş; davalının mernis adresinin de “.....” adresinde olduğu anlaşılmıştır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/7645 E. 2015/9155 K.
Ortak:yerleşim yeri · yetki · yetkisizlik kararı · yetki/yetkisizlik
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalı tarafından taraflar arasındaki ticari ilişkinin kabul edilmediği, davalının icra müdürlüğünün «yetkisine» de itirazda bulunduğu, itirazın iptali davasının ön şartı olarak yetkili icra dairesinde başlatılmış geçerli bir takibin bulunması gerektiği, davalının yetkili icra dairesinin «yerleşim yeri» olan...
HMK 19. maddesinde "Yetkinin «kesin» olduğu davalarda, mahkeme yetkili olup olmadığını, davanın sonuna kadar kendiliğinden araştırmak zorundadır; taraflar da mahkemenin «yetkisiz» olduğunu her zaman ileri sürebilir.Yetkinin kesin olmadığı davalarda, «yetki itirazının», cevap dilekçesinde ileri sürülmesi gerekir.
Mahkeme, «yetkisizlik» kararında yetkili mahkemeyi de gösterir.Yetkinin «kesin» olmadığı davalarda, davalı, süresi içinde ve usulüne uygun olarak «yetki itirazında» bulunmazsa, davanın açıldığı mahkeme yetkili hâle gelir" hükmü düzenlenmek suretiyle yetki itirazının şekli ve zamanı ile usule uygun yetki itirazının bulunmaması halinde ne yapılması gerektiği düzenlemiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre; İİK'nın «258». maddesi yollamasıyla aynı kanunun 50. maddesinde belirtilen yetkili mahkemece «ihtiyati haciz» kararı verilebileceği, bu maddede de HMK hükümlerine atıfta bulunulduğu, somut olayda ihtiyati haczin dayanağının borçlu tarafından keşide edilen çekler olduğu, söz konusu çeklerde «keşide yerinin» veya muhatap bankanın veya «keşidecinin» «yerleşim yerinin» Sandıklı'da olmadığı, çekler ve borçlunun yerleşim yeri itibarıyla Adana Mahkemeleri'nin yetkili bulunduğu gerekçesiyle mahkemece verilen 2014/137 D.iş esas sayılı kararın «yetkisizlik» nedeniyle kaldırılmasına karar verilmiştir.
A..'ün «yerleşim yerinin» «ihtiyati haciz» kararı veren mahkemenin «yetki» alanı dahilindeki Sandıklı ilçesi olduğu anlaşılmaktadır.
A..'ün «yerleşim yerinin» de Sandıklı'da bulunduğu gözetilmeksizin yazılı gerekçeyle «yetkisizlik» kararı verilmesi doğru görülmemiş, kararın temyiz eden isteyen alacaklı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:uyuşmazlığın giderilmesi kararı · genel yetkili mahkeme · keşide yeri · i̇i̇k 258 · ciranta · ciro · ihtiyati haciz · keşideci
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre; İİK'nın «258». maddesi yollamasıyla aynı kanunun 50. maddesinde belirtilen yetkili mahkemece «ihtiyati haciz» kararı verilebileceği, bu maddede de HMK hükümlerine atıfta bulunulduğu, somut olayda ihtiyati haczin dayanağının borçlu tarafından keşide edilen çekler olduğu, söz konusu çeklerde «keşide yerinin» veya muhatap bankanın veya «keşidecinin» «yerleşim yerinin» Sandıklı'da olmadığı, çekler ve borçlunun yerleşim yeri itibarıyla Adana Mahkemeleri'nin yetkili bulunduğu gerekçesiyle mahkemece verilen 2014/137 D.iş esas sayılı kararın «yetkisizlik» nedeniyle kaldırılmasına karar verilmiştir.
A.. tarafından «ciro» edilip alacaklıya tevdi edilen üç adet «çek» nedeniyle «keşideci» ve «ciranta» aleyhine «ihtiyati haciz» isteminde bulunmuştur.
Kararı, «ihtiyati haciz» isteyen (alacaklı) vekili temyiz etmiştir.
Talep, «ihtiyati haciz» kararının kaldırılması istemine ilişkindir.
-
Markaya tecavüz | Haksız rekabet | Marka hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/14859 E. 2011/7548 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ziya · üçüncü kişi · marka hakkına tecavüz · haksız rekabet · iltibas
Benzer bu kararda2- Dava, davalıya ait markanın davacılara ait “İSKENDER” ibareli tanınmış marka ile «iltibasa» neden olacak şekilde benzer olduğu iddiasına dayalı, «marka hakkına tecavüz» ve «haksız rekabetin» tesbit ile meni ve davalı markasının hükümsüzlüğü istemlerine ilişkindir.
… bul edildiği biçimde söz konusu “İSKENDER” ibaresinin yaygın bir ad (jenerik)hale gelmesi halinde 556 sayılı KHK'nin 12. maddesi uyarınca koşulların varlığı halinde «üçüncü kişiler» tarafından kullanılmaları marka sahibince engellenemeyecek olmakla birlikte; somut uyuşmazlıkta dava konusu 2006/38556 sayılı markada yer alan “MEŞHUR İSKENDER” ibaresinin markanın yardımcı unsuru olmaktan «ziyade» davacının tanınmış “İSKENDER” markasıyla «iltibas» tehlikesi yaratacak şekilde kullanıldığı anlaşıldığından 556 sayılı KHK'nin 12.maddesine uygun bir kullanımdan söz edilmesi de mümkün değildir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalıya ait marka ile davacılara ait markalar arasında «iltibasa» neden olacak şekilde benzerlik bulunmadığı, davacıya ait "İSKENDER" markasının uzun yıllardır kullanılmasına karşın, zaman içerisinde sunulan hizmetin konusu olan …
O halde, davacılar adına tescilli ve “İSKENDER” asıl unsurlu markalar ile dava konusu markada yer alan “İSKENDER” ibaresinin 556 sayılı KHK'nin 8/1- (b) bendi anlamında «iltibas» tehlikesi oluşturacağı dikkate alınarak hükümsüzlük davasının kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçelerle davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/5894 E. 2022/2251 K.
Ortak:dava şartı
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:sıfat yokluğu · münfesihlik · resen terkin · yasal hasım · tasfiye memuru atanması · ihya · tasfiye memuru · ek tasfiye
Benzer bu karardaBölge Adliye Mahkemesi'nce; «ihyası» istenen şirketin İskenderun Asliye Ticaret Mahkemesinin 2015/267 Esas sayılı dosyasından davası devam ederken 09.10.2015 tarihinde TTK geçici 7. md uyarınca «resen terkin» edildiği, bu haliyle terkin işleminin usule uygun olmadığı, TTK geçici 7. md kapsamında resen terkin nedeniyle açılan davalarda «husumetin» sadece Ticaret Sicil Müdürlüğüne yöneltilmesinin gerekli ve yeterli olduğu, mahkemece davacıya şirketin «son» ortaklarını davaya «dahil» etmesi için süre verilmesi doğru olmadığı gibi, davacının bu hususta dilekçe vermesine rağmen karar başlığında gösterilmemesi ve bu kişi hakkında karar verilmemesinin de doğru olmadığı, ayrıca ihya kararı verildiği halde «tasfiye memuru atanmamasının» da usule uygun olmadığı gerekçesiyle HMK 353/1-b-2 md gereğince dahili davalının istinafının kabulüne, mahkeme kararının kaldırılmasına, dahili davalı hakkındaki davanın pasif «sıfat yokluğundan» reddine, diğer davalı ...
İlk derece mahkemesince, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre; «resen terkin» edilen şirketin İskenderun Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2015/267 Esas sayılı dosyası sonuçlanmadan «tasfiye» işleminin tamamlanmış sayılamayacağı, söz konusu şirketin TTK Geçici 7.maddeye göre «münfesih» olarak Ticaret Sicilinden silindiğinden «yasal hasımın» sadece Ticaret Sicil Müdürlüğü olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile, Mm Marka Mağazacılık Turizm İnş.
Tic.Sicil Müdürlüğü hakkında açılan davanın kabulüne, şirketin İskenderun Asliye Ticaret Mahkemesinin 2015/267 E. sayılı dosyası ile sınırlı olarak ihyasına, ...'un «tasfiye memuru» olarak atanmasına karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2015/14589 E. , 2016/1793 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada .. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 11/11/2014 tarih ve 2014/580-2014/378 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili tarafından davalı adına kayıtlı "...." isimli balıkçı teknesine ihrakiye kapsamında 12.9.2012 tarih 11.512,15 TL, 24.9.2012 tarih 10.512,16 TL, 22.10.2012 tarih 15.417,02 TL, 12.11.2012 tarih 15.067,02 TL tutarlı faturalara istinaden motorin satışı yapıldığını, satış bedelinin davalı tarafından ödenmemesi üzerine satışlara ilişkin faturalar uyarınca alacağın tahsili için ...
1. İcra Müdürlüğü'nün 2014/1961 esas sayılı takip dosyasında davalı aleyhine ilamsız icra takibine başlanıldığını, davalının yetkiye ve borca itirazı nedeniyle takibin durduğunu, dava konusu alacağın para borcu olması nedeniyle alacaklının ikametgahında ödenmesi gerektiğini, bu nedenle takibin yapıldığı icra müdürlüğünün yetkili olduğunu ileri sürerek davalının haksız ve kötü niyetle icra takibine yaptığı itirazın iptaline ve takibin devamına, alacağın % 20'sinden az olmamak üzere davalının icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davalının yerleşim yerinin... olduğunu, davacı tarafından motorin satışının ispat edilmesi halinde sözleşmenin yapıldığı ve ifa edildiği yerin İskenderun olduğunu, bu nedenle öncelikle yetkiye dair itirazların incelenerek dosyanın yetki itirazı uyarınca ..İcra Daireleri ve Mahkemelerine gönderilmesine karar verilmesi gerektiğini, müvekkili ile davacı arasında ticari ilişki bulunmadığını, davacının fatura karşılığı hizmet sunduğunu ispat etmesinin gerektiğini, savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalı tarafından taraflar arasındaki ticari ilişkinin kabul edilmediği, davalının icra müdürlüğünün yetkisine de itirazda bulunduğu, itirazın iptali davasının ön şartı olarak yetkili icra dairesinde başlatılmış geçerli bir takibin bulunması gerektiği, davalının yetkili icra dairesinin yerleşim yeri olan... İcra Müdürlüğü olduğunu ileri sürdüğü, icra takibinin dayanağı faturalarda ifa yerinin... olarak belirtildiği, dolayısıyla ödeme yerinin de burası olarak kabulünün gerektiği, bu nedenle somut olay bakımından yetkili icra dairesinde başlatılmış geçerli bir takibin bulunmadığı gerekçesiyle dava şartı yokluğundan davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, davalı aleyhine başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
İİK'nın 50. maddesine göre, "Para veya teminat borcu için takip hususunda Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun yetkiye dair hükümleri kıyas yolu ile tatbik olunur. Şu kadar ki, takibe esas olan akdin yapıldığı icra dairesi de takibe salahiyetlidir." Bu hüküm uyarınca yetkili icra dairesinin belirlenmesi açısından mülga HUMK'ya atıfta bulunulmuştur. 6100 sayılı HMK'nın 447/2. maddesi uyarınca "Mevzuatta, yürürlükten kaldırılan 18/6/1927 tarihli ve 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'na yapılan yollamalar, Hukuk Muhakemeleri Kanununun bu hükümlerin karşılığını oluşturan maddelerine yapılmış sayılır." İİK 50. maddesinde uyarınca yapılan atıf doğrultusunda yetkili icra dairesinin HMK'nın bu husustaki hükümleri uyarınca belirleyeceği sonucuna varılmaktadır.
HMK 19. maddesinde "Yetkinin kesin olduğu davalarda, mahkeme yetkili olup olmadığını, davanın sonuna kadar kendiliğinden araştırmak zorundadır; taraflar da mahkemenin yetkisiz olduğunu her zaman ileri sürebilir.Yetkinin kesin olmadığı davalarda, yetki itirazının, cevap dilekçesinde ileri sürülmesi gerekir. Yetki itirazında bulunan taraf, yetkili mahkemeyi birden fazla yetkili mahkeme varsa seçtiği mahkemeyi bildirir. Aksi takdirde yetki itirazı dikkate alınmaz. Mahkeme, yetkisizlik kararında yetkili mahkemeyi de gösterir.Yetkinin kesin olmadığı davalarda, davalı, süresi içinde ve usulüne uygun olarak yetki itirazında bulunmazsa, davanın açıldığı mahkeme yetkili hâle gelir" hükmü düzenlenmek suretiyle yetki itirazının şekli ve zamanı ile usule uygun yetki itirazının bulunmaması halinde ne yapılması gerektiği düzenlemiştir.
Somut olayda, taraflar arasında var olduğu iddia edilen ticari ilişki nedeniyle düzenlenen faturalara dayanılarak davalı aleyhine ...
1. İcra Müdürlüğü'nün 2014/1961 esas sayılı takip dosyasında icra takibine başlanılmış, davalı vekilince süresinde borca ve icra dairesinin yetkisine itiraz edilmesi nedeniyle takip durmuştur. Davalı vekilince takip dosyasına sunulan 17.04.2014 tarihli yetki itirazını içerir dilekçede "...müvekkilimizin adresi... olup yetkili icra müdürlüğü...'dır. Kaldı ki ödeme emri de... adresine tebliğ edilmiştir....kabul ettiğimiz anlamına gelmemek kaydıyla alacaklı tarafından sözleşme yapıldığının ispatlanması halinde dahi sözleşmenin yapıldığı yer ve sözleşmenin ifa yeri İskenderun'dur" denilerek dosyanın yetkili İskenderun İcra Dairesi'ne gönderilmesi talep edilmiştir. Mahkemece, davalının taraflar arasındaki ticari ilişkiyi inkar ettiği gözetilerek HMK'nın 6.
maddesi uyarınca borçlunun ikametinin bulunduğu... İcra Dairesi'nin yetkili olduğu kabul edilmiş, yetkili icra dairesinde yapılmış geçerli bir icra takibi bulunmadığından bahisle dava şartı yokluğundan davanın reddine karar verilmiştir. Mahkemenin kabulünde olduğu üzere yetkili icra dairesi HMK 6. maddesi uyarınca... İcra Müdürlüğü olup, davalı tarafından yetkili icra dairesinin İskenderun olarak belirtilmesi karşısında usule uygun bir yetki itirazının varlığından söz edilemez. O halde, mahkemece usule uygun yetki itirazında bulunulmadığı, takibin yapıldığı icra dairesinin bu nedenle yetkili hale geldiği gözetilmeksizin yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün temyiz eden davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 22/02/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/236592000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz