Rücuen Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2016/8606 E. 2017/5616 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
icra dairesinin yetkisine itiraz↗ ödeme emrine itiraz↗ yetkisizlik itirazı↗ ödeme emri tebliği↗ nakliyat emtia sigortası↗ borca itiraz↗ rücuan tazminat↗ ödeme emri↗ ilamsız icra takibi↗ icra takibine itiraz↗ asıl alacak↗ icra inkar tazminatı↗ inkar tazminatı↗ yetkisizlik kararı↗ sigorta poliçesi↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalı şirketin ticaret sicilinde iki ayrı adresi olduğundan mahkemenin yetkili olduğu, davalı tarafın davacı tarafa icra takibindeki tutar kadar borcu olduğu, davalı tarafın icra takibine itirazında haksız olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, itirazın iptali ile takibin devamına, asıl alacak üzerinden % 20 oranında icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava, nakliyat emtia sigorta poliçesinden kaynaklı rücuan tazminat alacağının tahsili amacıyla yapılan ilamsız icra takibine yönelik itirazın iptali istemine ilişkindir.
İtirazın iptali davasının görülebilmesinin öncelikli koşulu, başlatılan icra takibinde borçluya ödeme emrinin tebliği ve borçlunun süresinde ve usulüne uygun biçimde ödeme emrine itirazda bulunmasıdır. Bu husus dava şartı niteliğindedir. Diğer yandan, borçlunun icra dairesinin yetkisine ve borca itirazı üzerine açılan davada, mahkemenin de yetkisine itiraz edilmesi halinde, mahkemece, İİK 50. ve 6100 sayılı HMK'nın 117/2. maddesi gereğince, dava şartı niteliğinde bulunan icra dairesinin yetkili olup olmadığı hususu öncelikle incelenmelidir. Somut olayda, davalının icra dairesinin yetkisine ve borca itirazından sonra açılan işbu itirazın iptali davasında, mahkemenin yetkisine de itiraz edilmiştir. Bu durumda, mahkemenin öncelikle icra dairesinin yetkisine ilişkin itirazı incelemek suretiyle yetkili icra dairesinde yapılmış bir icra takibi bulunup bulunmadığını belirlemesi, daha sonra kendisinin yetkili olup olmadığını tespit etmesi gerekirken; icra dairesinin takipte yetkili olup olmadığı değerlendirilmeden mahkemenin yetkisine yönelik itiraz reddedildikten sonra işin esasına girilerek karar verilmesi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
2-Bozma sebep ve şekline göre, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/1448 E. 2017/2569 K.
Ortak:ödeme emrine itiraz · yetkisizlik itirazı · ödeme emri tebliği · ödeme emri · yetkisizlik kararı · sigorta poliçesi · dava şartı
İncelediğiniz karardaİtirazın iptali davasının görülebilmesinin öncelikli koşulu, başlatılan icra takibinde borçluya «ödeme emrinin tebliği» ve borçlunun süresinde ve usulüne uygun biçimde «ödeme emrine itirazda» bulunmasıdır.
Diğer yandan, borçlunun icra dairesinin «yetkisine» ve «borca itirazı» üzerine açılan davada, mahkemenin de «yetkisine itiraz» edilmesi halinde, mahkemece, İİK 50. ve 6100 sayılı HMK'nın 117/2. maddesi gereğince, dava şartı niteliğinde bulunan icra dairesinin yetkili olup olmadığı hususu öncelikle incelenmelidir.
1- Dava, «nakliyat emtia sigorta poliçesinden» kaynaklı «rücuan tazminat» alacağının tahsili amacıyla yapılan «ilamsız icra takibine» yönelik itirazın iptali istemine ilişkindir.
Benzer bu karardaAncak, itirazın iptali davasının görülebilmesinin öncelikli koşulu, başlatılan icra takibinde borçluya «ödeme emrinin tebliği» ve borçlunun süresinde ve usulüne uygun biçimde «ödeme emrine itirazda» bulunmasıdır.
Diğer bir yandan da, borçlu tarafından «icra dairesinin yetkisi» ile birlikte açılan davada mahkemenin de «yetkisine itiraz» edilmesi halinde, mahkemece, HMK'nın 117/2. maddesi gereğince, dava şartı niteliğinde bulunan icra dairesinin yetkili olup olmadığı hususu öncelikle incelenmelidir.
İncelenen takip dosyasında, borçlu şirket vekilinin 16.1.2014 tarihli itiraz dilekçesinde, ödeme emrine "ıttıla" ettiklerinden bahisle borcun esasına ve «zamanaşımına» ilişkin itirazda bulunduğu, 10.9.2014 tarihli itiraz dilekçesinde ise, «ödeme emrinin» ikinci kez kendilerine "tebliğ edildiğinden" söz ederek, hem borcun esasına ve hem de icra dairesinin «yetkisine» yönelik itirazda bulunduğu gözlenmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:icra dairesinin yetkisi · emtia nakliyat sigortası · nakliyat sigortası · halefiyet · rücuen tahsil · yetki itirazı · haksız fiil · tebligat
Benzer bu kararda1- Dava, «emtia nakliyat sigorta poliçesi» kapsamında ödenen tazminatın zarar sorumlusundan «rücuen tahsiline» yönelik icra takibine vaki itirazın iptali isteminden ibarettir.
Mahkemece tüm dosya kapsamına göre; davacı Şirket'in adresinin ... olduğu, davalı Şirket'in adresinin ... ... olduğu, davaya konu «haksız fiilin» de mahkemenin yargı alanı dışında bulunan ... - ...
İcra Daireleri'nin «yetkisiz» olduğu, davalı tarafın hem icra dosyasında hem de dava dosyasında «yetki itirazında» bulunduğu gerekçesiyle dava dilekçesinin reddine karar verilmiştir.
Diğer bir yandan da, borçlu tarafından «icra dairesinin yetkisi» ile birlikte açılan davada mahkemenin de «yetkisine itiraz» edilmesi halinde, mahkemece, HMK'nın 117/2. maddesi gereğince, dava şartı niteliğinde bulunan icra dairesinin yetkili olup olmadığı hususu öncelikle incelenmelidir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/586 E. 2021/3714 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:bankacılık hizmetleri sözleşmesi · ağır kusur · hizmet sözleşmesi · kusur
Benzer bu karardaMahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında imzalanan «bankacılık hizmetleri sözleşmesinin» 41. maddesi gereğince, «ağır kusur» dışında bankanın hiç bir sorumluluğunun bulunmayacağının hüküm altına alındığı, gerçekleştirilen işlemde bankanın icra emrini uyguladığı, bu itibarla bankanın ağır …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/7053 E. 2016/1130 K.
Ortak:ödeme emri · dava şartı
İncelediğiniz karardaİtirazın iptali davasının görülebilmesinin öncelikli koşulu, başlatılan icra takibinde borçluya «ödeme emrinin tebliği» ve borçlunun süresinde ve usulüne uygun biçimde «ödeme emrine itirazda» bulunmasıdır.
Benzer bu karardaMahkemece, davacı tarafından yapılan takipte, birinci takip talebinde davalıya «ödeme emri» gönderildiği halde ikinci takip talebinde «donatan» ile «acentesine» ödeme emri gönderilip davalıya ödeme emrinin gönderilmediği, ikinci takiple takibin «yenilendiği», bu nedenle davalıya yeniden ödeme emrinin gönderilmesi gerektiği gerekçesiyle, davanın «pasif husumet yokluğundan» reddine karar verilmiştir.
İcra takip dosyasında, borçlu olarak adı geçen davalıya da «ödeme emri» gönderilmiş ve davalının itirazı üzerine takip durmuştur.
İlk ödeme emrinde, diğer borçlu olarak gösterilen «donatanın» «acentesinin» davalı ...Nakliyat şirketi olmadığı iddiası üzerine yapılan araştırmada tespit edilen acenteye bu kez davalının da adı zikredilerek «ödeme emri» gönderilmiş, bu ödeme emri davalı adına ikinci bir ödeme emri kabul edilerek, davalı hakkındaki ilk ödeme emrinden vazgeçilip ikinci ödeme emri düzenlendiği ancak …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:navlun alacağı · donatan · rücuen tahsil · navlun · pasif husumet yokluğu · acentelik · pasif husumet · yenileme
Benzer bu karardaMahkemece, davacı tarafından yapılan takipte, birinci takip talebinde davalıya «ödeme emri» gönderildiği halde ikinci takip talebinde «donatan» ile «acentesine» ödeme emri gönderilip davalıya ödeme emrinin gönderilmediği, ikinci takiple takibin «yenilendiği», bu nedenle davalıya yeniden ödeme emrinin gönderilmesi gerektiği gerekçesiyle, davanın «pasif husumet yokluğundan» reddine karar verilmiştir.
Dava, «navlun alacağının» «rücuen tahsili» için yapılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
İlk ödeme emrinde, diğer borçlu olarak gösterilen «donatanın» «acentesinin» davalı ...Nakliyat şirketi olmadığı iddiası üzerine yapılan araştırmada tespit edilen acenteye bu kez davalının da adı zikredilerek «ödeme emri» gönderilmiş, bu ödeme emri davalı adına ikinci bir ödeme emri kabul edilerek, davalı hakkındaki ilk ödeme emrinden vazgeçilip ikinci ödeme emri düzenlendiği ancak …
İcra Müdürlüğünün «acenteye» gönderdiği «ödeme emri», daha önce takibe itiraz eden borçlu davalı hakkında ikinci bir ödeme emri niteliğinde ve ilk ödeme emrini ortadan kaldıracak ve iptali sonucunu doğuran işlem niteliğinde değildir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2016/8606 E. , 2017/5616 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... ...
4. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 03/11/2015 tarih ve 2014/1846-2015/1040 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkiline nakliyat emtia sigortası ile sigortalı özel sehpalı cephe camlarının davalı tarafından ...’dan ...’a taşındığını, taşıma sırasında emtianın hasar gördüğünü, müvekkilinin sigortalısına ödeme yaparak haklarına halef olduğunu, emtiadaki hasardan davalının sorumlu olduğunu, alacağın tahsili için yapılan takibe davalının itiraz ettiğini ileri sürerek, yetkiye ve borca itirazın iptali ile takibin devamını, davalı aleyhine % 40’den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, yetki itirazında bulunmuş, müvekkilinin borcu olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalı şirketin ticaret sicilinde iki ayrı adresi olduğundan mahkemenin yetkili olduğu, davalı tarafın davacı tarafa icra takibindeki tutar kadar borcu olduğu, davalı tarafın icra takibine itirazında haksız olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, itirazın iptali ile takibin devamına, asıl alacak üzerinden % 20 oranında icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava, nakliyat emtia sigorta poliçesinden kaynaklı rücuan tazminat alacağının tahsili amacıyla yapılan ilamsız icra takibine yönelik itirazın iptali istemine ilişkindir.
İtirazın iptali davasının görülebilmesinin öncelikli koşulu, başlatılan icra takibinde borçluya ödeme emrinin tebliği ve borçlunun süresinde ve usulüne uygun biçimde ödeme emrine itirazda bulunmasıdır. Bu husus dava şartı niteliğindedir. Diğer yandan, borçlunun icra dairesinin yetkisine ve borca itirazı üzerine açılan davada, mahkemenin de yetkisine itiraz edilmesi halinde, mahkemece, İİK 50. ve 6100 sayılı HMK'nın 117/2. maddesi gereğince, dava şartı niteliğinde bulunan icra dairesinin yetkili olup olmadığı hususu öncelikle incelenmelidir. Somut olayda, davalının icra dairesinin yetkisine ve borca itirazından sonra açılan işbu itirazın iptali davasında, mahkemenin yetkisine de itiraz edilmiştir.
Bu durumda, mahkemenin öncelikle icra dairesinin yetkisine ilişkin itirazı incelemek suretiyle yetkili icra dairesinde yapılmış bir icra takibi bulunup bulunmadığını belirlemesi, daha sonra kendisinin yetkili olup olmadığını tespit etmesi gerekirken; icra dairesinin takipte yetkili olup olmadığı değerlendirilmeden mahkemenin yetkisine yönelik itiraz reddedildikten sonra işin esasına girilerek karar verilmesi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
2-Bozma sebep ve şekline göre, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle kararın anılan taraf yararına BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, 23/10/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/377750400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz