Gereksiz yere incitici açıklama
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2016/10735 E. 2018/1343 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
gereksiz yere incitici açıklama↗ kötüleme↗ şikayet↗ üçüncü kişi↗ maddi ve manevi tazminat↗ ihtarname↗ maddi tazminat↗ ilan↗ haksız rekabet↗ ibraz↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece iddia, savunma, toplanılan deliller, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalının hem davacı hem de sigorta şirketlerine benzer mahiyette ihtarnameler çektiği, davacıya ait malları ve iş ürünlerini, faaliyetlerini veya ticari işlemlerini yanlış, yanıltıcı veya gereksiz yere incitici açıklamalarla kötülediği, bu suretle üçüncü şahıslarla davacı arasında olan sözleşmeleri sona erdirmeye ve kendisi sözleşme imzalamaya çalıştığı, davalının bu eylemlerinin haksız rekabet oluşturduğu, maddi zararın miktarı tespit edilemediğinden ve davacı tarafça talep edilen maddi tazminat olayın oluş şekli, zarar görenin zararı gidermek için yapabileceği ve alabileceği önlemler nazara alındığında makul olduğu, davalının eylemleri nedeniyle davacının imajının bozulduğu ve manevi zarara uğradığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile, davalının
davacıyı, davacıya ait ürünlerini, mallarını faaliyetlerini veya ticari işlerini yanlış, yanıltıcı ve gereksiz yere incitici açıklamalarla, kötülemek ve üçüncü kişiler üzerinde sözleşmeleri sona erdirmeye yönelik eylemlerde bulunmak suretiyle, haksız rekabette bulunduğunun tespiti ile men’ine, 5.000,00 TL maddi tazminat ile 5.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren avans faiziyle davalıdan tahsiline ve hükmün ilanına karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili ile katılma yoluyla davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Davalı vekilinin temyiz dilekçesinin davacı vekiline 18/04/2016 tarihinde tebliğ edildiği, davacı vekili tarafından 29.4.2016 tarihli katılma yoluyla temyiz dilekçesi ibraz edildiği, temyiz harcının da aynı tarihte yatırıldığı anlaşılmıştır. HUMK 432/4'ncü maddesine göre, süresinden sonra yapılan temyiz istemleri hakkında mahkemece bir karar verilebileceği gibi, 01.06.1990 gün, 3-4 sayılı İBK uyarınca Yargıtayca da bu konuda bir karar verebileceğinden davacı vekilinin katılma yoluyla temyiz isteminin süre yönünden reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Davalı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince ise; Dava, haksız rekabetin tespiti, men'i ile maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir. Mahkemece yukarıda da özetlendiği şekilde davalının eyleminin hakısız rekabet teşkil ettiğinden bahisle haksız rekabetin tespiti ile maddi ve manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
6102 sayılı TTK'nin 55. maddesinde haksız rekabet teşkil eden haller sayılmış olup, 55/1.a.1. maddesinde ''Başkalarını veya onların mallarını, iş ürünlerini, fiyatlarını, faaliyetlerini veya ticari işlerini yanlış, yanıltıcı veya gereksiz yere incitici açıklamalarla kötülemek'', 55/1.b.1 maddesinde de ''Müşterilerle kendisinin bizzat sözleşme yapabilmesi için, onları başkalarıyla yapmış oldukları sözleşmelere aykırı davranmaya yöneltmek'' eylemleri haksız rekabet olarak kabul edilmiştir. Davacı tarafça, davalının kendisini, hakim durumu yıllardır kötüye kullanarak ilgili hukuk ve yasa normlarını çiğnediği gibi gerçeğe aykırı ifadelerle kötülediği, müşterilerini yanıltmaya çalıştığı, sigorta şirketlerini akdedilen sözleşmeleri sona erdirerek kendisi ile sözleşme yapmaya zorladığı, çeşitli kurumlara şikayetlerde bulunduğu, sektörde faaliyette bulunan tüm sigorta şirketlerine yazılar göndererek kendisi ve sigorta şirketlerinin rekabete aykırı hareket ettikleri ve bunun yargı kararıyla sabit olduğu yönünde gerçeğe aykırı beyanlarda bulunduğu, tazminat davaları açılacağına dair tehditkar ifadeler kullandığı iddiası ile açılan işbu davada, mahkemece benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda, davalının hem davacı şirkete hem de sigorta şirketlerine benzer mahiyette ihtarnameler çektiği, bu suretle davacıya ait malları ve iş ürünlerini kötülediği, üçüncü şahıslarla davacı arasındaki sözleşmeleri sona erdirerek kendisinin üçüncü şahıslarla sözleşme imzalamaya çalıştığı, davalının işbu eylemlerinin haksız rekabet teşkil ettiği kabul edilerek hüküm tesisi cihetine gidilmiş ise de, şikayet ve başvuru haklarını kullanan davalının iddia edilen beyan ve eylemleri, TTK'nin 55.1.a.1 kapsamında yanlış, yanıltıcı veya gereksiz yere incitici mahiyette olmadığı gibi, TTK'nin 55/1.b.1 anlamında da müşterilerle kendisinin bizzat sözleşme yapabilmesi için, onları başkalarıyla yapmış oldukları sözleşmelere aykırı davranmaya yöneltmek mahiyetinde de sayılamayacağı ve bu itibarla haksız rekabet teşkil etmeyeceği nazara alınmaksızın yanılgılı değerlendirmeye dayalı, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Haksız Rekabetin Tespiti ve Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/3114 E. 2020/475 K.
Ortak:gereksiz yere incitici açıklama · kötüleme · üçüncü kişi · maddi tazminat · ilan · haksız rekabet
İncelediğiniz karardaMahkemece iddia, savunma, toplanılan deliller, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalının hem davacı hem de sigorta şirketlerine benzer mahiyette «ihtarnameler» çektiği, davacıya ait malları ve iş ürünlerini, faaliyetlerini veya ticari işlemlerini yanlış, yanıltıcı veya «gereksiz yere incitici açıklamalarla» «kötülediği», bu suretle üçüncü şahıslarla davacı arasında olan sözleşmeleri sona erdirmeye ve kendisi sözleşme imzalamaya çalıştığı, davalının bu eylemlerinin «haksız rekabet» oluşturduğu, maddi zararın miktarı tespit edilemediğinden ve davacı tarafça talep edilen «maddi tazminat» olayın oluş şekli, zarar görenin zararı gidermek için yapabileceği ve alabileceği önlemler nazara alındığında makul olduğu, davalının eylemleri nedeniyle davacının imajının bozulduğu ve manevi zarara uğradığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile, davalının davacıyı, davacıya ait ürünlerini, mallarını faaliyetlerini veya ticari işlerini yanlış, yanıltıcı ve gereksiz yere incitici açıklamalarla, kötülemek ve «üçüncü kişiler» üzerinde sözleşmeleri sona erdirmeye yönelik eylemlerde bulunmak suretiyle, haksız rekabette bulunduğunun tespiti ile men’ine, 5.000,00 TL maddi tazminat ile 5.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren avans faiziyle davalıdan tahsiline ve hükmün «ilanına» karar verilmiştir.
6102 sayılı TTK'nin 55. maddesinde «haksız rekabet» teşkil eden haller sayılmış olup, 55/1.a.1. maddesinde ''Başkalarını veya onların mallarını, iş ürünlerini, fiyatlarını, faaliyetlerini veya ticari işlerini yanlış, yanıltıcı veya «gereksiz yere incitici açıklamalarla» «kötülemek»'', 55/1.b.1 maddesinde de ''Müşterilerle kendisinin bizzat sözleşme yapabilmesi için, onları başkalarıyla yapmış oldukları sözleşmelere aykırı davranmaya yöneltmek …
Davacı tarafça, davalının kendisini, hakim durumu yıllardır kötüye kullanarak ilgili hukuk ve yasa normlarını çiğnediği gibi gerçeğe aykırı ifadelerle «kötülediği», müşterilerini yanıltmaya çalıştığı, sigorta şirketlerini akdedilen sözleşmeleri sona erdirerek kendisi ile sözleşme yapmaya zorladığı, çeşitli kurumlara «şikayetlerde» bulunduğu, sektörde faaliyette bulunan tüm sigorta şirketlerine yazılar göndererek kendisi ve sigorta şirketlerinin rekabete aykırı hareket ettikleri ve bunun yargı kararıyla sabit olduğu yönünde gerçeğe aykırı beyanlarda bulunduğu, tazminat davaları açılacağına dair tehditkar ifadeler kullandığı iddiası ile açılan işbu davada, mahkemece benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda, davalının hem davacı şirkete hem de sigorta şirketlerine benzer mahiyette «ihtarnameler» çektiği, bu suretle davacıya ait malları ve iş ürünlerini kötülediği, üçüncü şahıslarla davacı arasındaki sözleşmeleri sona erdirerek kendisinin üçüncü şahıslarla sözleşme imzalamaya çalıştığı, davalının işbu eylemlerinin «haksız rekabet» teşkil ettiği kabul edilerek hüküm tesisi cihetine gidilmiş ise de, şikayet ve başvuru haklarını kullanan davalının iddia edilen beyan ve eylemleri, TTK'nin 55.1.a …
Benzer bu kararda… tüm dosya kapsamına göre, davanın kısmen kabulü ile, davalının davacıyı, davacıya ait ürünlerini, mallarını faaliyetlerini veya ticari işlerini yanlış, yanıltıcı ve «gereksiz yere incitici açıklamalarla», «kötülemek» ve «üçüncü kişiler» üzerinde sözleşmeleri sona erdirmeye yönelik eylemlerde bulunmak suretiyle, «haksız rekabette» bulunduğunun tespiti ile men’ine, 5.000,00 TL «maddi tazminat» ile 5.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren avans faiziyle davalıdan tahsiline ve hükmün «ilanına» dair verilen kararın taraf vekillerince temyizi üzerine karar Dairemizce davalı yararına bozulmuştur.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Haksız rekabetten doğan tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/2370 E. 2018/8090 K.
Ortak:gereksiz yere incitici açıklama · kötüleme · haksız rekabet
İncelediğiniz karardaMahkemece iddia, savunma, toplanılan deliller, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalının hem davacı hem de sigorta şirketlerine benzer mahiyette «ihtarnameler» çektiği, davacıya ait malları ve iş ürünlerini, faaliyetlerini veya ticari işlemlerini yanlış, yanıltıcı veya «gereksiz yere incitici açıklamalarla» «kötülediği», bu suretle üçüncü şahıslarla davacı arasında olan sözleşmeleri sona erdirmeye ve kendisi sözleşme imzalamaya çalıştığı, davalının bu eylemlerinin «haksız rekabet» oluşturduğu, maddi zararın miktarı tespit edilemediğinden ve davacı tarafça talep edilen «maddi tazminat» olayın oluş şekli, zarar görenin zararı gidermek için yapabileceği ve alabileceği önlemler nazara alındığında makul olduğu, davalının eylemleri nedeniyle davacının imajının bozulduğu ve manevi zarara uğradığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile, davalının davacıyı, davacıya ait ürünlerini, mallarını faaliyetlerini veya ticari işlerini yanlış, yanıltıcı ve gereksiz yere incitici açıklamalarla, kötülemek ve «üçüncü kişiler» üzerinde sözleşmeleri sona erdirmeye yönelik eylemlerde bulunmak suretiyle, haksız rekabette bulunduğunun tespiti ile men’ine, 5.000,00 TL maddi tazminat ile 5.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren avans faiziyle davalıdan tahsiline ve hükmün «ilanına» karar verilmiştir.
6102 sayılı TTK'nin 55. maddesinde «haksız rekabet» teşkil eden haller sayılmış olup, 55/1.a.1. maddesinde ''Başkalarını veya onların mallarını, iş ürünlerini, fiyatlarını, faaliyetlerini veya ticari işlerini yanlış, yanıltıcı veya «gereksiz yere incitici açıklamalarla» «kötülemek»'', 55/1.b.1 maddesinde de ''Müşterilerle kendisinin bizzat sözleşme yapabilmesi için, onları başkalarıyla yapmış oldukları sözleşmelere aykırı davranmaya yöneltmek …
Davacı tarafça, davalının kendisini, hakim durumu yıllardır kötüye kullanarak ilgili hukuk ve yasa normlarını çiğnediği gibi gerçeğe aykırı ifadelerle «kötülediği», müşterilerini yanıltmaya çalıştığı, sigorta şirketlerini akdedilen sözleşmeleri sona erdirerek kendisi ile sözleşme yapmaya zorladığı, çeşitli kurumlara «şikayetlerde» bulunduğu, sektörde faaliyette bulunan tüm sigorta şirketlerine yazılar göndererek kendisi ve sigorta şirketlerinin rekabete aykırı hareket ettikleri ve bunun yargı kararıyla sabit olduğu yönünde gerçeğe aykırı beyanlarda bulunduğu, tazminat davaları açılacağına dair tehditkar ifadeler kullandığı iddiası ile açılan işbu davada, mahkemece benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda, davalının hem davacı şirkete hem de sigorta şirketlerine benzer mahiyette «ihtarnameler» çektiği, bu suretle davacıya ait malları ve iş ürünlerini kötülediği, üçüncü şahıslarla davacı arasındaki sözleşmeleri sona erdirerek kendisinin üçüncü şahıslarla sözleşme imzalamaya çalıştığı, davalının işbu eylemlerinin «haksız rekabet» teşkil ettiği kabul edilerek hüküm tesisi cihetine gidilmiş ise de, şikayet ve başvuru haklarını kullanan davalının iddia edilen beyan ve eylemleri, TTK'nin 55.1.a …
Benzer bu karardaMadde metninden de anlaşılacağı üzere, bu tür «haksız rekabetin» oluşabilmesi için başkalarının faaliyetini «gereksiz yere incitici açıklamalarla» «kötülemek» gerekmektedir.
Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; yazıda kullanılan ifadelerin davacı tarafından sunulan hizmeti ve faaliyetleri «gereksiz yere incitici açıklamalarla» «kötüleme» niteliğinde olması sebebiyle ...
Mahkemece, ... isimli internet sitesinde davalı tarafından yazılan ve yayımlanan ifadelerin davacı tarafından sunulan hizmeti ve faaliyetlerini «gereksiz yere incitici açıklamalarla» «kötüleme» niteliğinde olduğu, davacının «ticari itibar» ve saygınlığını zedelediği ve ...
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ifade özgürlüğü · işçilik alacakları · ticari itibar · acente · muvazaa · dürüstlük kuralı
Benzer bu karardaHukuk Dairesi'nin 2013/15353 E.,2013/15302 K. ve 24.06.2013 tarihli kararında " ...davalı şirket ile şube müdürleri arasında imzalanan «acente» sözleşmesinin «muvazaalı» olduğu, gerçekte şube müdürü olan çalışanlara acente sıfatı verilmek suretiyle davalı işverenin işyerindeki faaliyetini sürdürdüğü ve bu değişikliği kabul etmeyen işçilerin işten çıkarıldığı...." hususu belirlenmiştir.
55/1-a-1 maddesi uyarınca «haksız rekabet» teşkil ettiği, ayrıca yazının davacının «ticari itibarını» ve saygınlığını zedeleyici nitelikte olduğu, dolayısıyla TBK 58. maddesi uyarınca manevi tazminat şartlarının oluştuğu, ...
Mahkemece, ... isimli internet sitesinde davalı tarafından yazılan ve yayımlanan ifadelerin davacı tarafından sunulan hizmeti ve faaliyetlerini «gereksiz yere incitici açıklamalarla» «kötüleme» niteliğinde olduğu, davacının «ticari itibar» ve saygınlığını zedelediği ve ...
6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun «dürüstlük kuralına» aykırı davranışlar, ticari uygulamalar başlıklı 55. maddesi "(1) Aşağıda sayılan hâller «haksız rekabet» hâllerinin başlıcalarıdır: a) Dürüstlük kuralına aykırı reklamlar ve satış yöntemleri ile diğer hukuka aykırı davranışlar ve özellikle; 1.
-
Haksız Rekabetin Tespiti ve Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/16510 E. 2014/10314 K.
Ortak:kötüleme · haksız rekabet
İncelediğiniz karardaMahkemece iddia, savunma, toplanılan deliller, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalının hem davacı hem de sigorta şirketlerine benzer mahiyette «ihtarnameler» çektiği, davacıya ait malları ve iş ürünlerini, faaliyetlerini veya ticari işlemlerini yanlış, yanıltıcı veya «gereksiz yere incitici açıklamalarla» «kötülediği», bu suretle üçüncü şahıslarla davacı arasında olan sözleşmeleri sona erdirmeye ve kendisi sözleşme imzalamaya çalıştığı, davalının bu eylemlerinin «haksız rekabet» oluşturduğu, maddi zararın miktarı tespit edilemediğinden ve davacı tarafça talep edilen «maddi tazminat» olayın oluş şekli, zarar görenin zararı gidermek için yapabileceği ve alabileceği önlemler nazara alındığında makul olduğu, davalının eylemleri nedeniyle davacının imajının bozulduğu ve manevi zarara uğradığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile, davalının davacıyı, davacıya ait ürünlerini, mallarını faaliyetlerini veya ticari işlerini yanlış, yanıltıcı ve gereksiz yere incitici açıklamalarla, kötülemek ve «üçüncü kişiler» üzerinde sözleşmeleri sona erdirmeye yönelik eylemlerde bulunmak suretiyle, haksız rekabette bulunduğunun tespiti ile men’ine, 5.000,00 TL maddi tazminat ile 5.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren avans faiziyle davalıdan tahsiline ve hükmün «ilanına» karar verilmiştir.
6102 sayılı TTK'nin 55. maddesinde «haksız rekabet» teşkil eden haller sayılmış olup, 55/1.a.1. maddesinde ''Başkalarını veya onların mallarını, iş ürünlerini, fiyatlarını, faaliyetlerini veya ticari işlerini yanlış, yanıltıcı veya «gereksiz yere incitici açıklamalarla» «kötülemek»'', 55/1.b.1 maddesinde de ''Müşterilerle kendisinin bizzat sözleşme yapabilmesi için, onları başkalarıyla yapmış oldukları sözleşmelere aykırı davranmaya yöneltmek …
Davacı tarafça, davalının kendisini, hakim durumu yıllardır kötüye kullanarak ilgili hukuk ve yasa normlarını çiğnediği gibi gerçeğe aykırı ifadelerle «kötülediği», müşterilerini yanıltmaya çalıştığı, sigorta şirketlerini akdedilen sözleşmeleri sona erdirerek kendisi ile sözleşme yapmaya zorladığı, çeşitli kurumlara «şikayetlerde» bulunduğu, sektörde faaliyette bulunan tüm sigorta şirketlerine yazılar göndererek kendisi ve sigorta şirketlerinin rekabete aykırı hareket ettikleri ve bunun yargı kararıyla sabit olduğu yönünde gerçeğe aykırı beyanlarda bulunduğu, tazminat davaları açılacağına dair tehditkar ifadeler kullandığı iddiası ile açılan işbu davada, mahkemece benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda, davalının hem davacı şirkete hem de sigorta şirketlerine benzer mahiyette «ihtarnameler» çektiği, bu suretle davacıya ait malları ve iş ürünlerini kötülediği, üçüncü şahıslarla davacı arasındaki sözleşmeleri sona erdirerek kendisinin üçüncü şahıslarla sözleşme imzalamaya çalıştığı, davalının işbu eylemlerinin «haksız rekabet» teşkil ettiği kabul edilerek hüküm tesisi cihetine gidilmiş ise de, şikayet ve başvuru haklarını kullanan davalının iddia edilen beyan ve eylemleri, TTK'nin 55.1.a …
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamı uyarınca esas dava bakımından davalı-karşı davacının aldatıcı ve «kötüleyici» hareketlerle davacı-karşı davalı satışlarını etkilediğine ve «haksız rekabet» yarattığına dair yeterli delil bulunmadığı, karşılık dava bakımından ise davacı-karşı davalının "...." değil "....
Davacı-karşı davalının iddiasını ileri sürüş biçimi, davalının söz ve eylemleri ile ürünleri hakkında gereksiz yere incitici beyanlarla «kötülediği» yönünde olup, dosya kapsamında yaptırılan «bilirkişi incelemelerinde» de «haksız rekabet» unsurunun oluştuğu mütalaa edilmesine rağmen mahkemece bu hususa neden itibar edilmediği açıklanmadığı gibi, esas davanın reddi gerekçesi dahi anlaşılamamaktadır.
2- Asıl dava, «haksız rekabetin» tespiti, sonuçlarının ortadan kaldırılması ile maddi ve manevi tazminat talebine ilişkindir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:bilirkişi incelemesi · eksik inceleme
Benzer bu karardaDavacı-karşı davalının iddiasını ileri sürüş biçimi, davalının söz ve eylemleri ile ürünleri hakkında gereksiz yere incitici beyanlarla «kötülediği» yönünde olup, dosya kapsamında yaptırılan «bilirkişi incelemelerinde» de «haksız rekabet» unsurunun oluştuğu mütalaa edilmesine rağmen mahkemece bu hususa neden itibar edilmediği açıklanmadığı gibi, esas davanın reddi gerekçesi dahi anlaşılamamaktadır.
Bu itibarla mahkemece «eksik inceleme» ile hüküm tesisi doğru olmamış, davacı-karşı davalının temyiz itirazlarının kabulü ile esas dava yönünden hükmün bozulması gerekmiştir.
2 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/11131 E. 2014/18910 K.
Ortak:gereksiz yere incitici açıklama · kötüleme · şikayet · haksız rekabet
İncelediğiniz karardaMahkemece iddia, savunma, toplanılan deliller, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalının hem davacı hem de sigorta şirketlerine benzer mahiyette «ihtarnameler» çektiği, davacıya ait malları ve iş ürünlerini, faaliyetlerini veya ticari işlemlerini yanlış, yanıltıcı veya «gereksiz yere incitici açıklamalarla» «kötülediği», bu suretle üçüncü şahıslarla davacı arasında olan sözleşmeleri sona erdirmeye ve kendisi sözleşme imzalamaya çalıştığı, davalının bu eylemlerinin «haksız rekabet» oluşturduğu, maddi zararın miktarı tespit edilemediğinden ve davacı tarafça talep edilen «maddi tazminat» olayın oluş şekli, zarar görenin zararı gidermek için yapabileceği ve alabileceği önlemler nazara alındığında makul olduğu, davalının eylemleri nedeniyle davacının imajının bozulduğu ve manevi zarara uğradığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile, davalının davacıyı, davacıya ait ürünlerini, mallarını faaliyetlerini veya ticari işlerini yanlış, yanıltıcı ve gereksiz yere incitici açıklamalarla, kötülemek ve «üçüncü kişiler» üzerinde sözleşmeleri sona erdirmeye yönelik eylemlerde bulunmak suretiyle, haksız rekabette bulunduğunun tespiti ile men’ine, 5.000,00 TL maddi tazminat ile 5.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren avans faiziyle davalıdan tahsiline ve hükmün «ilanına» karar verilmiştir.
6102 sayılı TTK'nin 55. maddesinde «haksız rekabet» teşkil eden haller sayılmış olup, 55/1.a.1. maddesinde ''Başkalarını veya onların mallarını, iş ürünlerini, fiyatlarını, faaliyetlerini veya ticari işlerini yanlış, yanıltıcı veya «gereksiz yere incitici açıklamalarla» «kötülemek»'', 55/1.b.1 maddesinde de ''Müşterilerle kendisinin bizzat sözleşme yapabilmesi için, onları başkalarıyla yapmış oldukları sözleşmelere aykırı davranmaya yöneltmek …
Davacı tarafça, davalının kendisini, hakim durumu yıllardır kötüye kullanarak ilgili hukuk ve yasa normlarını çiğnediği gibi gerçeğe aykırı ifadelerle «kötülediği», müşterilerini yanıltmaya çalıştığı, sigorta şirketlerini akdedilen sözleşmeleri sona erdirerek kendisi ile sözleşme yapmaya zorladığı, çeşitli kurumlara «şikayetlerde» bulunduğu, sektörde faaliyette bulunan tüm sigorta şirketlerine yazılar göndererek kendisi ve sigorta şirketlerinin rekabete aykırı hareket ettikleri ve bunun yargı kararıyla sabit olduğu yönünde gerçeğe aykırı beyanlarda bulunduğu, tazminat davaları açılacağına dair tehditkar ifadeler kullandığı iddiası ile açılan işbu davada, mahkemece benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda, davalının hem davacı şirkete hem de sigorta şirketlerine benzer mahiyette «ihtarnameler» çektiği, bu suretle davacıya ait malları ve iş ürünlerini kötülediği, üçüncü şahıslarla davacı arasındaki sözleşmeleri sona erdirerek kendisinin üçüncü şahıslarla sözleşme imzalamaya çalıştığı, davalının işbu eylemlerinin «haksız rekabet» teşkil ettiği kabul edilerek hüküm tesisi cihetine gidilmiş ise de, şikayet ve başvuru haklarını kullanan davalının iddia edilen beyan ve eylemleri, TTK'nin 55.1.a …
Benzer bu karardaAçıklamada yer verilen müşterilerden alınan «şikayetlerin» ne olduğu belirlenmediği gibi, bu açıklamanın 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanununun 55/a-1 bendi kapsamında, başkalarını veya onların mallarını, iş ürünlerini, fiyatlarını, faaliyetlerini veya ticari işlerini yanlış, yanıltıcı veya «gereksiz yere incitici açıklamalarla» «kötülemek» mahiyetinde olup olmadığı tespit edilmemiştir.
… racı firması olmadığı, davalının yeni müşteriler için davacıyı devreden çıkararak araçların satış ve montajını kendisinin yapacağını internet üzerinden duyurmasının «haksız rekabet» sayılmayacağı, davalının davacı şirket müşterilerini tehdit etmediği, müşteriler üzerinde baskı kurmadığı, kısacası davalı tarafından yayınlanan internet duyurusun …
Dava, «haksız rekabetin» tespiti ve önlenmesi istemine ilişkindir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:eksik inceleme
Benzer bu karardaBu bakımdan, mahkemece «eksik incelemeyle» davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/13932 E. 2012/4654 K.
Ortak:kötüleme · haksız rekabet
İncelediğiniz karardaMahkemece iddia, savunma, toplanılan deliller, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalının hem davacı hem de sigorta şirketlerine benzer mahiyette «ihtarnameler» çektiği, davacıya ait malları ve iş ürünlerini, faaliyetlerini veya ticari işlemlerini yanlış, yanıltıcı veya «gereksiz yere incitici açıklamalarla» «kötülediği», bu suretle üçüncü şahıslarla davacı arasında olan sözleşmeleri sona erdirmeye ve kendisi sözleşme imzalamaya çalıştığı, davalının bu eylemlerinin «haksız rekabet» oluşturduğu, maddi zararın miktarı tespit edilemediğinden ve davacı tarafça talep edilen «maddi tazminat» olayın oluş şekli, zarar görenin zararı gidermek için yapabileceği ve alabileceği önlemler nazara alındığında makul olduğu, davalının eylemleri nedeniyle davacının imajının bozulduğu ve manevi zarara uğradığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile, davalının davacıyı, davacıya ait ürünlerini, mallarını faaliyetlerini veya ticari işlerini yanlış, yanıltıcı ve gereksiz yere incitici açıklamalarla, kötülemek ve «üçüncü kişiler» üzerinde sözleşmeleri sona erdirmeye yönelik eylemlerde bulunmak suretiyle, haksız rekabette bulunduğunun tespiti ile men’ine, 5.000,00 TL maddi tazminat ile 5.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren avans faiziyle davalıdan tahsiline ve hükmün «ilanına» karar verilmiştir.
6102 sayılı TTK'nin 55. maddesinde «haksız rekabet» teşkil eden haller sayılmış olup, 55/1.a.1. maddesinde ''Başkalarını veya onların mallarını, iş ürünlerini, fiyatlarını, faaliyetlerini veya ticari işlerini yanlış, yanıltıcı veya «gereksiz yere incitici açıklamalarla» «kötülemek»'', 55/1.b.1 maddesinde de ''Müşterilerle kendisinin bizzat sözleşme yapabilmesi için, onları başkalarıyla yapmış oldukları sözleşmelere aykırı davranmaya yöneltmek …
Davacı tarafça, davalının kendisini, hakim durumu yıllardır kötüye kullanarak ilgili hukuk ve yasa normlarını çiğnediği gibi gerçeğe aykırı ifadelerle «kötülediği», müşterilerini yanıltmaya çalıştığı, sigorta şirketlerini akdedilen sözleşmeleri sona erdirerek kendisi ile sözleşme yapmaya zorladığı, çeşitli kurumlara «şikayetlerde» bulunduğu, sektörde faaliyette bulunan tüm sigorta şirketlerine yazılar göndererek kendisi ve sigorta şirketlerinin rekabete aykırı hareket ettikleri ve bunun yargı kararıyla sabit olduğu yönünde gerçeğe aykırı beyanlarda bulunduğu, tazminat davaları açılacağına dair tehditkar ifadeler kullandığı iddiası ile açılan işbu davada, mahkemece benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda, davalının hem davacı şirkete hem de sigorta şirketlerine benzer mahiyette «ihtarnameler» çektiği, bu suretle davacıya ait malları ve iş ürünlerini kötülediği, üçüncü şahıslarla davacı arasındaki sözleşmeleri sona erdirerek kendisinin üçüncü şahıslarla sözleşme imzalamaya çalıştığı, davalının işbu eylemlerinin «haksız rekabet» teşkil ettiği kabul edilerek hüküm tesisi cihetine gidilmiş ise de, şikayet ve başvuru haklarını kullanan davalının iddia edilen beyan ve eylemleri, TTK'nin 55.1.a …
Benzer bu karardaTTK.nun 57/1 maddesi hükmüne göre ise, başkalarını veya onların emtiasını, iş mahsullerini, faaliyetlerini yahut ticari işlerini yanlış, yanıltıcı veya lüzumsuz yere incitici beyanlarla «kötülemek» «haksız rekabet» oluşturduğu gibi, esasen anılan Yasa'nın 56 ncı maddesi ile hakime, çevreye, zamana ve günün ekonomik koşullarına intibak edebilen geniş ve değişik bir kıstas verilmiş bulunmaktadır.
Somut olayda davacı vekili, davalının internet sitesinde kullandığı ifadelerle müvekkilini «kötülediğini» ileri sürerek işbu davayı açmış, mahkemece yapılan yargılama sonunda, davalı tarafça davacının ürünleri için kullanılan “fason” ibaresinin «haksız rekabete» neden olacak nitelikte olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Davalı gerekmediği halde davacının ürünlerini «kötülediğinden» mahkemece davalının söz konusu eyleminin TTK’nun 56 vd. maddelerinde düzenlenen «haksız rekabet» hallerine temas ettiğinin kabulü ile sonuca gidilmesi gerekirken yukarıda değinilen gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi hatalı olup kararın bozulması gerekmektedir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:objektif iyi niyet kuralı · kötüniyet
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalı tarafça, “orijinal marka by-pass edilerek yaratılan fason ürünler” ibaresinin kullanıldığı ancak buradaki fason kelimesinin sözlük anlamı itibari ile yanıltıcı, «kötüniyetli» ve lüzumsuz yere incitici nitelikte olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
TTK.nun 56 ncı maddesi uyarınca, iktisadi rekabetin «objektif iyi niyet kurallarına» aykırı her türlü suiistimali «haksız rekabettir».
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2016/10735 E. , 2018/1343 K.
"İçtihat Metni"
....
Taraflar arasında görülen davada ....
3. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 08/12/2015 tarih ve 2014/638-2015/753 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davalı vekili ile katılma yoluyla davacı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 20.02.2018 günü hazır bulunan davacı vekili Av. ... ile davalı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalının 2008 yılından itibaren müvekkili hakkında gerçeğe aykırı beyanlarda bulunarak müvekkilini kötülediğini, sigorta şirketlerini müvekkili ile sözleşmelerini sona erdirerek kendisiyle sözleşme yapmaya zorladığını, sigorta şirketlerine ihtarname göndererek kendileri ile sözleşme yapmayan şirketleri rekabet kuruluna şikayet edeceğini beyan ettiğini ve şikayette de bulunduğunu ancak, gerek diğer idari kurumlara gerekse de rekabet kuruluna yapılan şikayetlerin reddedildiğini, karara itiraz edilmesi üzerine kurul kararının sadece ilgili ürün pazarının tespiti yönünden bozulmasına rağmen davalının müvekkilinin çalıştığı ve çalışma ihtimali olan şirketlere yazılar göndererek gerçeğe aykırı beyanlarda bulunarak müvekkilini kötülediğini, sigorta şirketlerini müvekkili ile sözleşmelerini sona erdirerek kendisi ile sözleşme yapmaya zorladığını, davalının eylemlerinin haksız rekabet teşkil ettiğini ve müvekkilini zarara uğrattığını ileri sürerek, haksız rekabetin tespiti, men’i ile fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 5.000,00 TL maddi ve 10.000,00 TL manevi tazminata haksız fiil tarihinden itibaren avans faiziyle davalıdan tahsili ile hükmün ilanını talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, zamanaşımı def’inde bulunmuş, müvekkilinin haksız rekabet teşkil eden bir eyleminin bulunmadığını, yasal haklarını kullandığını, gönderilen ve bilgilendirme amacı taşıyan yazıların hukuka aykırı olmadığını, davacıyı kötüleyen bir yanı da bulunmadığını savunarak, davanın usul ve esastan reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, toplanılan deliller, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalının hem davacı hem de sigorta şirketlerine benzer mahiyette ihtarnameler çektiği, davacıya ait malları ve iş ürünlerini, faaliyetlerini veya ticari işlemlerini yanlış, yanıltıcı veya gereksiz yere incitici açıklamalarla kötülediği, bu suretle üçüncü şahıslarla davacı arasında olan sözleşmeleri sona erdirmeye ve kendisi sözleşme imzalamaya çalıştığı, davalının bu eylemlerinin haksız rekabet oluşturduğu, maddi zararın miktarı tespit edilemediğinden ve davacı tarafça talep edilen maddi tazminat olayın oluş şekli, zarar görenin zararı gidermek için yapabileceği ve alabileceği önlemler nazara alındığında makul olduğu, davalının eylemleri nedeniyle davacının imajının bozulduğu ve manevi zarara uğradığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile, davalının
davacıyı, davacıya ait ürünlerini, mallarını faaliyetlerini veya ticari işlerini yanlış, yanıltıcı ve gereksiz yere incitici açıklamalarla, kötülemek ve üçüncü kişiler üzerinde sözleşmeleri sona erdirmeye yönelik eylemlerde bulunmak suretiyle, haksız rekabette bulunduğunun tespiti ile men’ine, 5.000,00 TL maddi tazminat ile 5.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren avans faiziyle davalıdan tahsiline ve hükmün ilanına karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili ile katılma yoluyla davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Davalı vekilinin temyiz dilekçesinin davacı vekiline 18/04/2016 tarihinde tebliğ edildiği, davacı vekili tarafından 29.4.2016 tarihli katılma yoluyla temyiz dilekçesi ibraz edildiği, temyiz harcının da aynı tarihte yatırıldığı anlaşılmıştır. HUMK 432/4'ncü maddesine göre, süresinden sonra yapılan temyiz istemleri hakkında mahkemece bir karar verilebileceği gibi, 01.06.1990 gün, 3-4 sayılı İBK uyarınca Yargıtayca da bu konuda bir karar verebileceğinden davacı vekilinin katılma yoluyla temyiz isteminin süre yönünden reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Davalı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince ise; Dava, haksız rekabetin tespiti, men'i ile maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir. Mahkemece yukarıda da özetlendiği şekilde davalının eyleminin hakısız rekabet teşkil ettiğinden bahisle haksız rekabetin tespiti ile maddi ve manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
6102 sayılı TTK'nin 55. maddesinde haksız rekabet teşkil eden haller sayılmış olup, 55/1.a.1. maddesinde ''Başkalarını veya onların mallarını, iş ürünlerini, fiyatlarını, faaliyetlerini veya ticari işlerini yanlış, yanıltıcı veya gereksiz yere incitici açıklamalarla kötülemek'', 55/1.b.1 maddesinde de ''Müşterilerle kendisinin bizzat sözleşme yapabilmesi için, onları başkalarıyla yapmış oldukları sözleşmelere aykırı davranmaya yöneltmek'' eylemleri haksız rekabet olarak kabul edilmiştir. Davacı tarafça, davalının kendisini, hakim durumu yıllardır kötüye kullanarak ilgili hukuk ve yasa normlarını çiğnediği gibi gerçeğe aykırı ifadelerle kötülediği, müşterilerini yanıltmaya çalıştığı, sigorta şirketlerini akdedilen sözleşmeleri sona erdirerek kendisi ile sözleşme yapmaya zorladığı, çeşitli kurumlara şikayetlerde bulunduğu, sektörde faaliyette bulunan tüm sigorta şirketlerine yazılar göndererek kendisi ve sigorta şirketlerinin rekabete aykırı hareket ettikleri ve bunun yargı kararıyla sabit olduğu yönünde gerçeğe aykırı beyanlarda bulunduğu, tazminat davaları açılacağına dair tehditkar ifadeler kullandığı iddiası ile açılan işbu davada, mahkemece benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda, davalının hem davacı şirkete hem de sigorta şirketlerine benzer mahiyette ihtarnameler çektiği, bu suretle davacıya ait malları ve iş ürünlerini kötülediği, üçüncü şahıslarla davacı arasındaki sözleşmeleri sona erdirerek kendisinin üçüncü şahıslarla sözleşme imzalamaya çalıştığı, davalının işbu eylemlerinin haksız rekabet teşkil ettiği kabul edilerek hüküm tesisi cihetine gidilmiş ise de, şikayet ve başvuru haklarını kullanan davalının iddia edilen beyan ve eylemleri, TTK'nin 55.1.a.1 kapsamında yanlış, yanıltıcı veya gereksiz yere incitici mahiyette olmadığı gibi, TTK'nin 55/1.b.1 anlamında da müşterilerle kendisinin bizzat sözleşme yapabilmesi için, onları başkalarıyla yapmış oldukları sözleşmelere aykırı davranmaya yöneltmek mahiyetinde de sayılamayacağı ve bu itibarla haksız rekabet teşkil etmeyeceği nazara alınmaksızın yanılgılı değerlendirmeye dayalı, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bette açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin katılma yoluyla temyiz isteminin süreden REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, takdir olunan 1.630,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, ödedikleri peşin temyiz harcının istekleri halinde temyiz edenlere iadesine, 22/02/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
....
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/407566300 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz