6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Haksız rekabetin tespiti

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2014/11131 E. 2014/18910 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
gereksiz yere incitici açıklama kötüleme şikayet eksik inceleme haksız rekabet

Atıf yapılan mevzuat: TTK

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davacının, davalının müşteriler üzerinde baskı kurduğu onları kendisi ile sözleşme yapmaya zorladığı yönünde hiçbir delil ve belge sunmadığı, davalının araç takip sistemi ile ilgili cihazları imal veya temin ederek davacı firma gibi başkaca aracı firmalar ile de anlaşarak tüketicilere sunduğu, davacının davalının tek aracı firması olmadığı, davalının yeni müşteriler için

davacıyı devreden çıkararak araçların satış ve montajını kendisinin yapacağını internet üzerinden duyurmasının haksız rekabet sayılmayacağı, davalının davacı şirket müşterilerini tehdit etmediği, müşteriler üzerinde baskı kurmadığı, kısacası davalı tarafından yayınlanan internet duyurusunun, davalının bayisi durumunda olan davacı şirketle rekabet ettiği veya rekabet ortamı yarattığı şeklinde algılanamayacağı gerekçesiyle; davanın reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

Dava, haksız rekabetin tespiti ve önlenmesi istemine ilişkindir. Dava konusu “Değerli Mobility SVTS Akıllı Araç Takip Sistemi Kullanıcıları;” başlıklı duyurunun ikinci paragrafında araç takip cihazlarını ve internet üzerinden araç takip hizmetlerini Teknoline aracılığı ile alan pek çok müşteriden alınan muhtelif konulardaki şikayetlerin davalı tarafından verilmekte olan uydu takip hizmetlerini sürdürülemez hale getirdiği belirtilmiştir. Açıklamada yer verilen müşterilerden alınan şikayetlerin ne olduğu belirlenmediği gibi, bu açıklamanın 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanununun 55/a-1 bendi kapsamında, başkalarını veya onların mallarını, iş ürünlerini, fiyatlarını, faaliyetlerini veya ticari işlerini yanlış, yanıltıcı veya gereksiz yere incitici açıklamalarla kötülemek mahiyetinde olup olmadığı tespit edilmemiştir. Bu bakımdan, mahkemece eksik incelemeyle davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Gereksiz yere incitici açıklama

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/10735 E. 2018/1343 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Haksız Rekabetin Tespiti ve Tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/3114 E. 2020/475 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Haksız Rekabetin Tespiti

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/2201 E. 2020/526 K.

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

1 benzer karar daha
  • Haksız rekabete dayalı maddi ve manevi tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/8562 E. 2018/1963 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2014/11131 E.  ,  2014/18910 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ İSTANBUL (KAPATILAN) ANADOLU 15. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 13/03/2014

NUMARASI 2013/535-2014/62

Taraflar arasında görülen davada İstanbul (Kapatılan) Anadolu 15. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 13/03/2014 tarih ve 2013/535-2014/62 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, taraflar arasındaki sözleşme uyarınca davacı tarafından davalıdan satın alınan araç takip cihazlarının araçlara davacı tarafından montajının sağlandığını, davalıya hangi araca cihazın yerleştirildiğinin bildirilmesi ve sistemdeki şifrelerin belirlenmesinin ardından davalı tarafından ilgili araçlara takip sistemi hizmetinin verildiğini, ancak 30 Ekim 2012 tarihinde sistemi kullanmaya başlayan müşterilerin bir yazı ile karşılaştıklarını, davalı tarafından sisteme yüklenen bu yazıda taraflar arasındaki sözleşmenin feshedildiğinin, müvekkilinin işini iyi yapmadığının, müşterilerin doğrudan davalı ile çalışabileceklerinin, davacı ile yaptıkları anlaşmaları 09/11/2012 tarihine kadar mail veya faks yoluyla kendilerine intikal ettiren müşteriler ile yeni sözleşme imzalayacaklarının, anlaşma yapmayan müşterilerin bu araçları kullanamayacağının bildirildiğini ileri sürerek;

davalının eylemlerinin haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitine, haksız rekabetin önlenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, davacı firmanın davalının bayisi gibi çalıştığını, davacının araç takip hizmeti alan müşterilerin sayısını doğru bildirmediğini, tahsil etmiş olduğu ücretleri de davalıya ödemediğini, müvekkili firmanın üzerinden satılarak hizmet verilip de bedeli alınamayan araçlar için verilen hizmetin aniden durdurulması halinde iki firma arasındaki problemlerden hiç haberi olmayan müşterilerin mağdur edileceği düşüncesi ile mevcut duyurunun yayınlanmak zorunda kalındığını, dolayısıyla yapılan duyurunun davacı ile haksız rekabet amacı gütmediğini savunarak, davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davacının, davalının müşteriler üzerinde baskı kurduğu onları kendisi ile sözleşme yapmaya zorladığı yönünde hiçbir delil ve belge sunmadığı, davalının araç takip sistemi ile ilgili cihazları imal veya temin ederek davacı firma gibi başkaca aracı firmalar ile de anlaşarak tüketicilere sunduğu, davacının davalının tek aracı firması olmadığı, davalının yeni müşteriler için

davacıyı devreden çıkararak araçların satış ve montajını kendisinin yapacağını internet üzerinden duyurmasının haksız rekabet sayılmayacağı, davalının davacı şirket müşterilerini tehdit etmediği, müşteriler üzerinde baskı kurmadığı, kısacası davalı tarafından yayınlanan internet duyurusunun, davalının bayisi durumunda olan davacı şirketle rekabet ettiği veya rekabet ortamı yarattığı şeklinde algılanamayacağı gerekçesiyle; davanın reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

Dava, haksız rekabetin tespiti ve önlenmesi istemine ilişkindir. Dava konusu “Değerli Mobility SVTS Akıllı Araç Takip Sistemi Kullanıcıları;” başlıklı duyurunun ikinci paragrafında araç takip cihazlarını ve internet üzerinden araç takip hizmetlerini Teknoline aracılığı ile alan pek çok müşteriden alınan muhtelif konulardaki şikayetlerin davalı tarafından verilmekte olan uydu takip hizmetlerini sürdürülemez hale getirdiği belirtilmiştir. Açıklamada yer verilen müşterilerden alınan şikayetlerin ne olduğu belirlenmediği gibi, bu açıklamanın 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanununun 55/a-1 bendi kapsamında, başkalarını veya onların mallarını, iş ürünlerini, fiyatlarını, faaliyetlerini veya ticari işlerini yanlış, yanıltıcı veya gereksiz yere incitici açıklamalarla kötülemek mahiyetinde olup olmadığı tespit edilmemiştir.

Bu bakımdan, mahkemece eksik incelemeyle davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 03/12/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/102033900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.