Haksız rekabetin tespiti
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2014/11131 E. 2014/18910 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
gereksiz yere incitici açıklama↗ kötüleme↗ şikayet↗ eksik inceleme↗ haksız rekabet↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davacının, davalının müşteriler üzerinde baskı kurduğu onları kendisi ile sözleşme yapmaya zorladığı yönünde hiçbir delil ve belge sunmadığı, davalının araç takip sistemi ile ilgili cihazları imal veya temin ederek davacı firma gibi başkaca aracı firmalar ile de anlaşarak tüketicilere sunduğu, davacının davalının tek aracı firması olmadığı, davalının yeni müşteriler için
davacıyı devreden çıkararak araçların satış ve montajını kendisinin yapacağını internet üzerinden duyurmasının haksız rekabet sayılmayacağı, davalının davacı şirket müşterilerini tehdit etmediği, müşteriler üzerinde baskı kurmadığı, kısacası davalı tarafından yayınlanan internet duyurusunun, davalının bayisi durumunda olan davacı şirketle rekabet ettiği veya rekabet ortamı yarattığı şeklinde algılanamayacağı gerekçesiyle; davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, haksız rekabetin tespiti ve önlenmesi istemine ilişkindir. Dava konusu “Değerli Mobility SVTS Akıllı Araç Takip Sistemi Kullanıcıları;” başlıklı duyurunun ikinci paragrafında araç takip cihazlarını ve internet üzerinden araç takip hizmetlerini Teknoline aracılığı ile alan pek çok müşteriden alınan muhtelif konulardaki şikayetlerin davalı tarafından verilmekte olan uydu takip hizmetlerini sürdürülemez hale getirdiği belirtilmiştir. Açıklamada yer verilen müşterilerden alınan şikayetlerin ne olduğu belirlenmediği gibi, bu açıklamanın 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanununun 55/a-1 bendi kapsamında, başkalarını veya onların mallarını, iş ürünlerini, fiyatlarını, faaliyetlerini veya ticari işlerini yanlış, yanıltıcı veya gereksiz yere incitici açıklamalarla kötülemek mahiyetinde olup olmadığı tespit edilmemiştir. Bu bakımdan, mahkemece eksik incelemeyle davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Gereksiz yere incitici açıklama
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/10735 E. 2018/1343 K.
Ortak:gereksiz yere incitici açıklama · kötüleme · şikayet · haksız rekabet
İncelediğiniz karardaAçıklamada yer verilen müşterilerden alınan «şikayetlerin» ne olduğu belirlenmediği gibi, bu açıklamanın 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanununun 55/a-1 bendi kapsamında, başkalarını veya onların mallarını, iş ürünlerini, fiyatlarını, faaliyetlerini veya ticari işlerini yanlış, yanıltıcı veya «gereksiz yere incitici açıklamalarla» «kötülemek» mahiyetinde olup olmadığı tespit edilmemiştir.
… racı firması olmadığı, davalının yeni müşteriler için davacıyı devreden çıkararak araçların satış ve montajını kendisinin yapacağını internet üzerinden duyurmasının «haksız rekabet» sayılmayacağı, davalının davacı şirket müşterilerini tehdit etmediği, müşteriler üzerinde baskı kurmadığı, kısacası davalı tarafından yayınlanan internet duyurusun …
Dava, «haksız rekabetin» tespiti ve önlenmesi istemine ilişkindir.
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma, toplanılan deliller, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalının hem davacı hem de sigorta şirketlerine benzer mahiyette «ihtarnameler» çektiği, davacıya ait malları ve iş ürünlerini, faaliyetlerini veya ticari işlemlerini yanlış, yanıltıcı veya «gereksiz yere incitici açıklamalarla» «kötülediği», bu suretle üçüncü şahıslarla davacı arasında olan sözleşmeleri sona erdirmeye ve kendisi sözleşme imzalamaya çalıştığı, davalının bu eylemlerinin «haksız rekabet» oluşturduğu, maddi zararın miktarı tespit edilemediğinden ve davacı tarafça talep edilen «maddi tazminat» olayın oluş şekli, zarar görenin zararı gidermek için yapabileceği ve alabileceği önlemler nazara alındığında makul olduğu, davalının eylemleri nedeniyle davacının imajının bozulduğu ve manevi zarara uğradığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile, davalının davacıyı, davacıya ait ürünlerini, mallarını faaliyetlerini veya ticari işlerini yanlış, yanıltıcı ve gereksiz yere incitici açıklamalarla, kötülemek ve «üçüncü kişiler» üzerinde sözleşmeleri sona erdirmeye yönelik eylemlerde bulunmak suretiyle, haksız rekabette bulunduğunun tespiti ile men’ine, 5.000,00 TL maddi tazminat ile 5.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren avans faiziyle davalıdan tahsiline ve hükmün «ilanına» karar verilmiştir.
6102 sayılı TTK'nin 55. maddesinde «haksız rekabet» teşkil eden haller sayılmış olup, 55/1.a.1. maddesinde ''Başkalarını veya onların mallarını, iş ürünlerini, fiyatlarını, faaliyetlerini veya ticari işlerini yanlış, yanıltıcı veya «gereksiz yere incitici açıklamalarla» «kötülemek»'', 55/1.b.1 maddesinde de ''Müşterilerle kendisinin bizzat sözleşme yapabilmesi için, onları başkalarıyla yapmış oldukları sözleşmelere aykırı davranmaya yöneltmek …
Davacı tarafça, davalının kendisini, hakim durumu yıllardır kötüye kullanarak ilgili hukuk ve yasa normlarını çiğnediği gibi gerçeğe aykırı ifadelerle «kötülediği», müşterilerini yanıltmaya çalıştığı, sigorta şirketlerini akdedilen sözleşmeleri sona erdirerek kendisi ile sözleşme yapmaya zorladığı, çeşitli kurumlara «şikayetlerde» bulunduğu, sektörde faaliyette bulunan tüm sigorta şirketlerine yazılar göndererek kendisi ve sigorta şirketlerinin rekabete aykırı hareket ettikleri ve bunun yargı kararıyla sabit olduğu yönünde gerçeğe aykırı beyanlarda bulunduğu, tazminat davaları açılacağına dair tehditkar ifadeler kullandığı iddiası ile açılan işbu davada, mahkemece benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda, davalının hem davacı şirkete hem de sigorta şirketlerine benzer mahiyette «ihtarnameler» çektiği, bu suretle davacıya ait malları ve iş ürünlerini kötülediği, üçüncü şahıslarla davacı arasındaki sözleşmeleri sona erdirerek kendisinin üçüncü şahıslarla sözleşme imzalamaya çalıştığı, davalının işbu eylemlerinin «haksız rekabet» teşkil ettiği kabul edilerek hüküm tesisi cihetine gidilmiş ise de, şikayet ve başvuru haklarını kullanan davalının iddia edilen beyan ve eylemleri, TTK'nin 55.1.a …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:üçüncü kişi · ihtarname · maddi tazminat · ilan · ibraz
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma, toplanılan deliller, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalının hem davacı hem de sigorta şirketlerine benzer mahiyette «ihtarnameler» çektiği, davacıya ait malları ve iş ürünlerini, faaliyetlerini veya ticari işlemlerini yanlış, yanıltıcı veya «gereksiz yere incitici açıklamalarla» «kötülediği», bu suretle üçüncü şahıslarla davacı arasında olan sözleşmeleri sona erdirmeye ve kendisi sözleşme imzalamaya çalıştığı, davalının bu eylemlerinin «haksız rekabet» oluşturduğu, maddi zararın miktarı tespit edilemediğinden ve davacı tarafça talep edilen «maddi tazminat» olayın oluş şekli, zarar görenin zararı gidermek için yapabileceği ve alabileceği önlemler nazara alındığında makul olduğu, davalının eylemleri nedeniyle davacının imajının bozulduğu ve manevi zarara uğradığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile, davalının davacıyı, davacıya ait ürünlerini, mallarını faaliyetlerini veya ticari işlerini yanlış, yanıltıcı ve gereksiz yere incitici açıklamalarla, kötülemek ve «üçüncü kişiler» üzerinde sözleşmeleri sona erdirmeye yönelik eylemlerde bulunmak suretiyle, haksız rekabette bulunduğunun tespiti ile men’ine, 5.000,00 TL maddi tazminat ile 5.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren avans faiziyle davalıdan tahsiline ve hükmün «ilanına» karar verilmiştir.
1- Davalı vekilinin temyiz dilekçesinin davacı vekiline 18/04/2016 tarihinde tebliğ edildiği, davacı vekili tarafından 29.4.2016 tarihli katılma yoluyla temyiz dilekçesi «ibraz» edildiği, temyiz harcının da aynı tarihte yatırıldığı anlaşılmıştır.
Davacı tarafça, davalının kendisini, hakim durumu yıllardır kötüye kullanarak ilgili hukuk ve yasa normlarını çiğnediği gibi gerçeğe aykırı ifadelerle «kötülediği», müşterilerini yanıltmaya çalıştığı, sigorta şirketlerini akdedilen sözleşmeleri sona erdirerek kendisi ile sözleşme yapmaya zorladığı, çeşitli kurumlara «şikayetlerde» bulunduğu, sektörde faaliyette bulunan tüm sigorta şirketlerine yazılar göndererek kendisi ve sigorta şirketlerinin rekabete aykırı hareket ettikleri ve bunun yargı kararıyla sabit olduğu yönünde gerçeğe aykırı beyanlarda bulunduğu, tazminat davaları açılacağına dair tehditkar ifadeler kullandığı iddiası ile açılan işbu davada, mahkemece benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda, davalının hem davacı şirkete hem de sigorta şirketlerine benzer mahiyette «ihtarnameler» çektiği, bu suretle davacıya ait malları ve iş ürünlerini kötülediği, üçüncü şahıslarla davacı arasındaki sözleşmeleri sona erdirerek kendisinin üçüncü şahıslarla sözleşme imzalamaya çalıştığı, davalının işbu eylemlerinin «haksız rekabet» teşkil ettiği kabul edilerek hüküm tesisi cihetine gidilmiş ise de, şikayet ve başvuru haklarını kullanan davalının iddia edilen beyan ve eylemleri, TTK'nin 55.1.a …
-
Haksız Rekabetin Tespiti ve Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/3114 E. 2020/475 K.
Ortak:gereksiz yere incitici açıklama · kötüleme · haksız rekabet
İncelediğiniz karardaAçıklamada yer verilen müşterilerden alınan «şikayetlerin» ne olduğu belirlenmediği gibi, bu açıklamanın 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanununun 55/a-1 bendi kapsamında, başkalarını veya onların mallarını, iş ürünlerini, fiyatlarını, faaliyetlerini veya ticari işlerini yanlış, yanıltıcı veya «gereksiz yere incitici açıklamalarla» «kötülemek» mahiyetinde olup olmadığı tespit edilmemiştir.
… racı firması olmadığı, davalının yeni müşteriler için davacıyı devreden çıkararak araçların satış ve montajını kendisinin yapacağını internet üzerinden duyurmasının «haksız rekabet» sayılmayacağı, davalının davacı şirket müşterilerini tehdit etmediği, müşteriler üzerinde baskı kurmadığı, kısacası davalı tarafından yayınlanan internet duyurusun …
Dava, «haksız rekabetin» tespiti ve önlenmesi istemine ilişkindir.
Benzer bu kararda… tüm dosya kapsamına göre, davanın kısmen kabulü ile, davalının davacıyı, davacıya ait ürünlerini, mallarını faaliyetlerini veya ticari işlerini yanlış, yanıltıcı ve «gereksiz yere incitici açıklamalarla», «kötülemek» ve «üçüncü kişiler» üzerinde sözleşmeleri sona erdirmeye yönelik eylemlerde bulunmak suretiyle, «haksız rekabette» bulunduğunun tespiti ile men’ine, 5.000,00 TL «maddi tazminat» ile 5.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren avans faiziyle davalıdan tahsiline ve hükmün «ilanına» dair verilen kararın taraf vekillerince temyizi üzerine karar Dairemizce davalı yararına bozulmuştur.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:üçüncü kişi · maddi tazminat · ilan
Benzer bu kararda… tüm dosya kapsamına göre, davanın kısmen kabulü ile, davalının davacıyı, davacıya ait ürünlerini, mallarını faaliyetlerini veya ticari işlerini yanlış, yanıltıcı ve «gereksiz yere incitici açıklamalarla», «kötülemek» ve «üçüncü kişiler» üzerinde sözleşmeleri sona erdirmeye yönelik eylemlerde bulunmak suretiyle, «haksız rekabette» bulunduğunun tespiti ile men’ine, 5.000,00 TL «maddi tazminat» ile 5.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren avans faiziyle davalıdan tahsiline ve hükmün «ilanına» dair verilen kararın taraf vekillerince temyizi üzerine karar Dairemizce davalı yararına bozulmuştur.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/2201 E. 2020/526 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:istinaf incelemesi · ortalama tüketici · ayırt edicilik · iltibas · i̇i̇k 72/son
Benzer bu karardaBölge Adliye Mahkemesince, dosya üzerinden yapılan «istinaf incelemesinde»; mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 08.06.2016 gün ve E.2014/11-696, K.2016/778 sayılı kararı uyarınca «iltibas» değerlendirmesinin hakimlik mesleğinin gerektirdiği genel hukuki bilgi ile çözümlenmesinin mümkün olduğu, bu kapsamda yapılan değerlendirme sonucunda davalının "şekil+moBiLimo mobilya alışveriş merkezi" ibareli başvuru markasıyla davacının "mobiliyum" ibareli markaları arasında görsel ve sescil olarak «ortalama tüketicileri» iltibasa düşürecek derecede, 556 sayılı KHK'nın 8/1-b maddesindeki iltibasın oluştuğunun belirlenmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, davalı şirket v …
… amına göre; davalının "şekil+moBiLimo mobilya alışveriş merkezi" ibareli başvuru markasıyla davacının "mobiliyum" ibareli markaları arasında görsel ve sescil olarak «ortalama tüketicileri» «iltibasa» düşürecek derecede bir benzerlik bulunduğu, 556 sayılı KHK'nın 8/1 maddesindeki koşulların oluştuğu, bu nedenle bilirkişi raporunun iltibas yoktur değerlendirmesin …
Markalar arasında 556 sayılı KHK'nın 8/1-b. maddesi uyarınca karıştırılma ihtimalinin varlığı değerlendirilirken, markaların birbirlerine olan görsel, sescil ve kavramsal benzerlikleri yanında, markaya konu unsurların «ayırt edicilik» gücü de dikkate alınmalıdır.
Esasen tanımlayıcı olmakla birlikte, KHK'nın 7/«son» maddesi uyarınca kullanım sonucu ayırt edici kılınmakla marka olarak tescili sağlanan ibarelerin, sadece tescilin sağlandığı gerekçesiyle, kullanım tekeli kimseye bırakılamaz.
1 benzer karar daha
-
Haksız rekabete dayalı maddi ve manevi tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/8562 E. 2018/1963 K.
Ortak:gereksiz yere incitici açıklama · kötüleme · şikayet · haksız rekabet
İncelediğiniz karardaAçıklamada yer verilen müşterilerden alınan «şikayetlerin» ne olduğu belirlenmediği gibi, bu açıklamanın 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanununun 55/a-1 bendi kapsamında, başkalarını veya onların mallarını, iş ürünlerini, fiyatlarını, faaliyetlerini veya ticari işlerini yanlış, yanıltıcı veya «gereksiz yere incitici açıklamalarla» «kötülemek» mahiyetinde olup olmadığı tespit edilmemiştir.
… racı firması olmadığı, davalının yeni müşteriler için davacıyı devreden çıkararak araçların satış ve montajını kendisinin yapacağını internet üzerinden duyurmasının «haksız rekabet» sayılmayacağı, davalının davacı şirket müşterilerini tehdit etmediği, müşteriler üzerinde baskı kurmadığı, kısacası davalı tarafından yayınlanan internet duyurusun …
Dava, «haksız rekabetin» tespiti ve önlenmesi istemine ilişkindir.
Benzer bu kararda55. maddesinde sayılmış olup, 55.maddesinin 1/a.1. bendinden ifade edildiği üzere, başkalarını veya onların mallarını, iş ürünlerini, fiyatlarını, faaliyetlerini veya ticari işlerini yanlış, yanıltıcı veya «gereksiz yere incitici açıklamalarla» «kötülemek» «haksız rekabet» yaratır.
İhtarnamelerin içeriği dikkate alındığında, davacının malları, iş ürünleri, fiyatları, faaliyetleri veya ticari işleri hakkında yanlış, yanıltıcı veya «gereksiz yere incitici açıklamalarda» bulunulmadığı, «ihtarnamelerin» yasal «şikayet» sonrası yapılan bir uyarı niteliğinde olduğu ve «haksız rekabet» yaratmadığı gözetilerek davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçelerle davanın kısmen kabulüne karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmişti …
… ürün satışının durdurulmasının istenildiği, bunun üzerine bazı marketlerin ürünleri raftan indirdiği, davalının bu eyleminin ...'nin 54. ve devamı maddeleri gereği «haksız rekabet» oluşturulduğu, davalının bu eylemi sonucu davacının itibarının zedelendiği, piyasada küçük düşürüldüğü, davacının «ticari defterlerine» göre zararının 126,86TL olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 126,86TL maddi 5.000,00TL manevi tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davacını …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ticari defter · ihtarname · e-defter · i̇i̇k 72/son
Benzer bu kararda… ürün satışının durdurulmasının istenildiği, bunun üzerine bazı marketlerin ürünleri raftan indirdiği, davalının bu eyleminin ...'nin 54. ve devamı maddeleri gereği «haksız rekabet» oluşturulduğu, davalının bu eylemi sonucu davacının itibarının zedelendiği, piyasada küçük düşürüldüğü, davacının «ticari defterlerine» göre zararının 126,86TL olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 126,86TL maddi 5.000,00TL manevi tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davacını …
Davalı, davacıya "..." markalı ürünlerinin ambalajı ile tescilli "...+şekil" ibareli markası arasında benzerlik bulunduğu ve buna «son» vermesi gerektiği gerekçesiyle «ihtarname» göndermiş, sonrasında davacı hakkında suç duyurusunda bulunmuş ve davacının müşterilerine de aralarındaki yasal süreçten bahsederek bir ihtarname göndermiştir.
İhtarnamelerin içeriği dikkate alındığında, davacının malları, iş ürünleri, fiyatları, faaliyetleri veya ticari işleri hakkında yanlış, yanıltıcı veya «gereksiz yere incitici açıklamalarda» bulunulmadığı, «ihtarnamelerin» yasal «şikayet» sonrası yapılan bir uyarı niteliğinde olduğu ve «haksız rekabet» yaratmadığı gözetilerek davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçelerle davanın kısmen kabulüne karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmişti …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2014/11131 E. , 2014/18910 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İSTANBUL (KAPATILAN) ANADOLU 15. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 13/03/2014
NUMARASI 2013/535-2014/62
Taraflar arasında görülen davada İstanbul (Kapatılan) Anadolu 15. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 13/03/2014 tarih ve 2013/535-2014/62 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, taraflar arasındaki sözleşme uyarınca davacı tarafından davalıdan satın alınan araç takip cihazlarının araçlara davacı tarafından montajının sağlandığını, davalıya hangi araca cihazın yerleştirildiğinin bildirilmesi ve sistemdeki şifrelerin belirlenmesinin ardından davalı tarafından ilgili araçlara takip sistemi hizmetinin verildiğini, ancak 30 Ekim 2012 tarihinde sistemi kullanmaya başlayan müşterilerin bir yazı ile karşılaştıklarını, davalı tarafından sisteme yüklenen bu yazıda taraflar arasındaki sözleşmenin feshedildiğinin, müvekkilinin işini iyi yapmadığının, müşterilerin doğrudan davalı ile çalışabileceklerinin, davacı ile yaptıkları anlaşmaları 09/11/2012 tarihine kadar mail veya faks yoluyla kendilerine intikal ettiren müşteriler ile yeni sözleşme imzalayacaklarının, anlaşma yapmayan müşterilerin bu araçları kullanamayacağının bildirildiğini ileri sürerek;
davalının eylemlerinin haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitine, haksız rekabetin önlenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacı firmanın davalının bayisi gibi çalıştığını, davacının araç takip hizmeti alan müşterilerin sayısını doğru bildirmediğini, tahsil etmiş olduğu ücretleri de davalıya ödemediğini, müvekkili firmanın üzerinden satılarak hizmet verilip de bedeli alınamayan araçlar için verilen hizmetin aniden durdurulması halinde iki firma arasındaki problemlerden hiç haberi olmayan müşterilerin mağdur edileceği düşüncesi ile mevcut duyurunun yayınlanmak zorunda kalındığını, dolayısıyla yapılan duyurunun davacı ile haksız rekabet amacı gütmediğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davacının, davalının müşteriler üzerinde baskı kurduğu onları kendisi ile sözleşme yapmaya zorladığı yönünde hiçbir delil ve belge sunmadığı, davalının araç takip sistemi ile ilgili cihazları imal veya temin ederek davacı firma gibi başkaca aracı firmalar ile de anlaşarak tüketicilere sunduğu, davacının davalının tek aracı firması olmadığı, davalının yeni müşteriler için
davacıyı devreden çıkararak araçların satış ve montajını kendisinin yapacağını internet üzerinden duyurmasının haksız rekabet sayılmayacağı, davalının davacı şirket müşterilerini tehdit etmediği, müşteriler üzerinde baskı kurmadığı, kısacası davalı tarafından yayınlanan internet duyurusunun, davalının bayisi durumunda olan davacı şirketle rekabet ettiği veya rekabet ortamı yarattığı şeklinde algılanamayacağı gerekçesiyle; davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, haksız rekabetin tespiti ve önlenmesi istemine ilişkindir. Dava konusu “Değerli Mobility SVTS Akıllı Araç Takip Sistemi Kullanıcıları;” başlıklı duyurunun ikinci paragrafında araç takip cihazlarını ve internet üzerinden araç takip hizmetlerini Teknoline aracılığı ile alan pek çok müşteriden alınan muhtelif konulardaki şikayetlerin davalı tarafından verilmekte olan uydu takip hizmetlerini sürdürülemez hale getirdiği belirtilmiştir. Açıklamada yer verilen müşterilerden alınan şikayetlerin ne olduğu belirlenmediği gibi, bu açıklamanın 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanununun 55/a-1 bendi kapsamında, başkalarını veya onların mallarını, iş ürünlerini, fiyatlarını, faaliyetlerini veya ticari işlerini yanlış, yanıltıcı veya gereksiz yere incitici açıklamalarla kötülemek mahiyetinde olup olmadığı tespit edilmemiştir.
Bu bakımdan, mahkemece eksik incelemeyle davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 03/12/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/102033900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz