Haksız Rekabetin Tespiti ve Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2013/16510 E. 2014/10314 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
kötüleme↗ bilirkişi incelemesi↗ maddi ve manevi tazminat↗ eksik inceleme↗ haksız rekabet↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamı uyarınca esas dava bakımından davalı-karşı davacının aldatıcı ve kötüleyici hareketlerle davacı-karşı davalı satışlarını etkilediğine ve haksız rekabet yarattığına dair yeterli delil bulunmadığı, karşılık dava bakımından ise davacı-karşı davalının "...." değil ".... " markalı dikiş makinasını ithal edip sattığı, davalı-karşı davacının marka hakkı sahibi olmadığı, bu suretle davayı açmaya yetkili bulunmadığı gerekçesiyle her iki davanın da reddine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı-karşı davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Asıl dava, haksız rekabetin tespiti, sonuçlarının ortadan kaldırılması ile maddi ve manevi tazminat talebine ilişkindir. Davacı-karşı davalının iddiasını ileri sürüş biçimi, davalının söz ve eylemleri ile ürünleri hakkında gereksiz yere incitici beyanlarla kötülediği yönünde olup, dosya kapsamında yaptırılan bilirkişi incelemelerinde de haksız rekabet unsurunun oluştuğu mütalaa edilmesine rağmen mahkemece bu hususa neden itibar edilmediği açıklanmadığı gibi, esas davanın reddi gerekçesi dahi anlaşılamamaktadır. Bu itibarla mahkemece eksik inceleme ile hüküm tesisi doğru olmamış, davacı-karşı davalının temyiz itirazlarının kabulü ile esas dava yönünden hükmün bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Haksız Rekabetin Tespiti ve Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/3114 E. 2020/475 K.
Ortak:kötüleme · haksız rekabet · Haksız Rekabetin Tespiti ve Tazminat
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamı uyarınca esas dava bakımından davalı-karşı davacının aldatıcı ve «kötüleyici» hareketlerle davacı-karşı davalı satışlarını etkilediğine ve «haksız rekabet» yarattığına dair yeterli delil bulunmadığı, karşılık dava bakımından ise davacı-karşı davalının "...." değil "....
Davacı-karşı davalının iddiasını ileri sürüş biçimi, davalının söz ve eylemleri ile ürünleri hakkında gereksiz yere incitici beyanlarla «kötülediği» yönünde olup, dosya kapsamında yaptırılan «bilirkişi incelemelerinde» de «haksız rekabet» unsurunun oluştuğu mütalaa edilmesine rağmen mahkemece bu hususa neden itibar edilmediği açıklanmadığı gibi, esas davanın reddi gerekçesi dahi anlaşılamamaktadır.
2- Asıl dava, «haksız rekabetin» tespiti, sonuçlarının ortadan kaldırılması ile maddi ve manevi tazminat talebine ilişkindir.
Benzer bu kararda… tüm dosya kapsamına göre, davanın kısmen kabulü ile, davalının davacıyı, davacıya ait ürünlerini, mallarını faaliyetlerini veya ticari işlerini yanlış, yanıltıcı ve «gereksiz yere incitici açıklamalarla», «kötülemek» ve «üçüncü kişiler» üzerinde sözleşmeleri sona erdirmeye yönelik eylemlerde bulunmak suretiyle, «haksız rekabette» bulunduğunun tespiti ile men’ine, 5.000,00 TL «maddi tazminat» ile 5.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren avans faiziyle davalıdan tahsiline ve hükmün «ilanına» dair verilen kararın taraf vekillerince temyizi üzerine karar Dairemizce davalı yararına bozulmuştur.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:gereksiz yere incitici açıklama · üçüncü kişi · maddi tazminat · ilan
Benzer bu kararda… tüm dosya kapsamına göre, davanın kısmen kabulü ile, davalının davacıyı, davacıya ait ürünlerini, mallarını faaliyetlerini veya ticari işlerini yanlış, yanıltıcı ve «gereksiz yere incitici açıklamalarla», «kötülemek» ve «üçüncü kişiler» üzerinde sözleşmeleri sona erdirmeye yönelik eylemlerde bulunmak suretiyle, «haksız rekabette» bulunduğunun tespiti ile men’ine, 5.000,00 TL «maddi tazminat» ile 5.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren avans faiziyle davalıdan tahsiline ve hükmün «ilanına» dair verilen kararın taraf vekillerince temyizi üzerine karar Dairemizce davalı yararına bozulmuştur.
-
Haksız Rekabetin Tespiti ve Men'i
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2008/11644 E. 2010/6340 K.
Ortak:kötüleme · haksız rekabet
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamı uyarınca esas dava bakımından davalı-karşı davacının aldatıcı ve «kötüleyici» hareketlerle davacı-karşı davalı satışlarını etkilediğine ve «haksız rekabet» yarattığına dair yeterli delil bulunmadığı, karşılık dava bakımından ise davacı-karşı davalının "...." değil "....
Davacı-karşı davalının iddiasını ileri sürüş biçimi, davalının söz ve eylemleri ile ürünleri hakkında gereksiz yere incitici beyanlarla «kötülediği» yönünde olup, dosya kapsamında yaptırılan «bilirkişi incelemelerinde» de «haksız rekabet» unsurunun oluştuğu mütalaa edilmesine rağmen mahkemece bu hususa neden itibar edilmediği açıklanmadığı gibi, esas davanın reddi gerekçesi dahi anlaşılamamaktadır.
2- Asıl dava, «haksız rekabetin» tespiti, sonuçlarının ortadan kaldırılması ile maddi ve manevi tazminat talebine ilişkindir.
Benzer bu karardaMahkemece bozma kararına uyularak ve bilirkişi raporu alınarak davacının piyasaya sunduğu LPG ürünü ile davalının piyasaya sunduğu LPG ürünün farklı olduğu, bu faklılığın reklamlarda mizah ile aktarıldığı, vurgulamanın aldatıcı reklam, «kötüleme» ve sair surette emek ilkesine aykırı olmadığı, reklamda doğrudan davacının hedef alınmadığı,«haksız rekabet» unsurlarının oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
… anan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, somut uyuşmazlıkta tartışma konusunun davalının kendi ürününü pazarlamak için yaptığı reklamlarda davacının ürününü «kötüleme» amacının bulunup bulunmadığının tespiti olduğundan, tarafların ürünlerinin teknik yönden kararlaştırılmasının ikinci planda kaldığı, davalının reklamlarında kullan …
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Gereksiz yere incitici açıklama
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/10735 E. 2018/1343 K.
Ortak:kötüleme · haksız rekabet
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamı uyarınca esas dava bakımından davalı-karşı davacının aldatıcı ve «kötüleyici» hareketlerle davacı-karşı davalı satışlarını etkilediğine ve «haksız rekabet» yarattığına dair yeterli delil bulunmadığı, karşılık dava bakımından ise davacı-karşı davalının "...." değil "....
Davacı-karşı davalının iddiasını ileri sürüş biçimi, davalının söz ve eylemleri ile ürünleri hakkında gereksiz yere incitici beyanlarla «kötülediği» yönünde olup, dosya kapsamında yaptırılan «bilirkişi incelemelerinde» de «haksız rekabet» unsurunun oluştuğu mütalaa edilmesine rağmen mahkemece bu hususa neden itibar edilmediği açıklanmadığı gibi, esas davanın reddi gerekçesi dahi anlaşılamamaktadır.
2- Asıl dava, «haksız rekabetin» tespiti, sonuçlarının ortadan kaldırılması ile maddi ve manevi tazminat talebine ilişkindir.
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma, toplanılan deliller, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalının hem davacı hem de sigorta şirketlerine benzer mahiyette «ihtarnameler» çektiği, davacıya ait malları ve iş ürünlerini, faaliyetlerini veya ticari işlemlerini yanlış, yanıltıcı veya «gereksiz yere incitici açıklamalarla» «kötülediği», bu suretle üçüncü şahıslarla davacı arasında olan sözleşmeleri sona erdirmeye ve kendisi sözleşme imzalamaya çalıştığı, davalının bu eylemlerinin «haksız rekabet» oluşturduğu, maddi zararın miktarı tespit edilemediğinden ve davacı tarafça talep edilen «maddi tazminat» olayın oluş şekli, zarar görenin zararı gidermek için yapabileceği ve alabileceği önlemler nazara alındığında makul olduğu, davalının eylemleri nedeniyle davacının imajının bozulduğu ve manevi zarara uğradığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile, davalının davacıyı, davacıya ait ürünlerini, mallarını faaliyetlerini veya ticari işlerini yanlış, yanıltıcı ve gereksiz yere incitici açıklamalarla, kötülemek ve «üçüncü kişiler» üzerinde sözleşmeleri sona erdirmeye yönelik eylemlerde bulunmak suretiyle, haksız rekabette bulunduğunun tespiti ile men’ine, 5.000,00 TL maddi tazminat ile 5.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren avans faiziyle davalıdan tahsiline ve hükmün «ilanına» karar verilmiştir.
6102 sayılı TTK'nin 55. maddesinde «haksız rekabet» teşkil eden haller sayılmış olup, 55/1.a.1. maddesinde ''Başkalarını veya onların mallarını, iş ürünlerini, fiyatlarını, faaliyetlerini veya ticari işlerini yanlış, yanıltıcı veya «gereksiz yere incitici açıklamalarla» «kötülemek»'', 55/1.b.1 maddesinde de ''Müşterilerle kendisinin bizzat sözleşme yapabilmesi için, onları başkalarıyla yapmış oldukları sözleşmelere aykırı davranmaya yöneltmek …
Davacı tarafça, davalının kendisini, hakim durumu yıllardır kötüye kullanarak ilgili hukuk ve yasa normlarını çiğnediği gibi gerçeğe aykırı ifadelerle «kötülediği», müşterilerini yanıltmaya çalıştığı, sigorta şirketlerini akdedilen sözleşmeleri sona erdirerek kendisi ile sözleşme yapmaya zorladığı, çeşitli kurumlara «şikayetlerde» bulunduğu, sektörde faaliyette bulunan tüm sigorta şirketlerine yazılar göndererek kendisi ve sigorta şirketlerinin rekabete aykırı hareket ettikleri ve bunun yargı kararıyla sabit olduğu yönünde gerçeğe aykırı beyanlarda bulunduğu, tazminat davaları açılacağına dair tehditkar ifadeler kullandığı iddiası ile açılan işbu davada, mahkemece benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda, davalının hem davacı şirkete hem de sigorta şirketlerine benzer mahiyette «ihtarnameler» çektiği, bu suretle davacıya ait malları ve iş ürünlerini kötülediği, üçüncü şahıslarla davacı arasındaki sözleşmeleri sona erdirerek kendisinin üçüncü şahıslarla sözleşme imzalamaya çalıştığı, davalının işbu eylemlerinin «haksız rekabet» teşkil ettiği kabul edilerek hüküm tesisi cihetine gidilmiş ise de, şikayet ve başvuru haklarını kullanan davalının iddia edilen beyan ve eylemleri, TTK'nin 55.1.a …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:gereksiz yere incitici açıklama · şikayet · üçüncü kişi · ihtarname · maddi tazminat · ilan · ibraz
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma, toplanılan deliller, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalının hem davacı hem de sigorta şirketlerine benzer mahiyette «ihtarnameler» çektiği, davacıya ait malları ve iş ürünlerini, faaliyetlerini veya ticari işlemlerini yanlış, yanıltıcı veya «gereksiz yere incitici açıklamalarla» «kötülediği», bu suretle üçüncü şahıslarla davacı arasında olan sözleşmeleri sona erdirmeye ve kendisi sözleşme imzalamaya çalıştığı, davalının bu eylemlerinin «haksız rekabet» oluşturduğu, maddi zararın miktarı tespit edilemediğinden ve davacı tarafça talep edilen «maddi tazminat» olayın oluş şekli, zarar görenin zararı gidermek için yapabileceği ve alabileceği önlemler nazara alındığında makul olduğu, davalının eylemleri nedeniyle davacının imajının bozulduğu ve manevi zarara uğradığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile, davalının davacıyı, davacıya ait ürünlerini, mallarını faaliyetlerini veya ticari işlerini yanlış, yanıltıcı ve gereksiz yere incitici açıklamalarla, kötülemek ve «üçüncü kişiler» üzerinde sözleşmeleri sona erdirmeye yönelik eylemlerde bulunmak suretiyle, haksız rekabette bulunduğunun tespiti ile men’ine, 5.000,00 TL maddi tazminat ile 5.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren avans faiziyle davalıdan tahsiline ve hükmün «ilanına» karar verilmiştir.
Davacı tarafça, davalının kendisini, hakim durumu yıllardır kötüye kullanarak ilgili hukuk ve yasa normlarını çiğnediği gibi gerçeğe aykırı ifadelerle «kötülediği», müşterilerini yanıltmaya çalıştığı, sigorta şirketlerini akdedilen sözleşmeleri sona erdirerek kendisi ile sözleşme yapmaya zorladığı, çeşitli kurumlara «şikayetlerde» bulunduğu, sektörde faaliyette bulunan tüm sigorta şirketlerine yazılar göndererek kendisi ve sigorta şirketlerinin rekabete aykırı hareket ettikleri ve bunun yargı kararıyla sabit olduğu yönünde gerçeğe aykırı beyanlarda bulunduğu, tazminat davaları açılacağına dair tehditkar ifadeler kullandığı iddiası ile açılan işbu davada, mahkemece benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda, davalının hem davacı şirkete hem de sigorta şirketlerine benzer mahiyette «ihtarnameler» çektiği, bu suretle davacıya ait malları ve iş ürünlerini kötülediği, üçüncü şahıslarla davacı arasındaki sözleşmeleri sona erdirerek kendisinin üçüncü şahıslarla sözleşme imzalamaya çalıştığı, davalının işbu eylemlerinin «haksız rekabet» teşkil ettiği kabul edilerek hüküm tesisi cihetine gidilmiş ise de, şikayet ve başvuru haklarını kullanan davalının iddia edilen beyan ve eylemleri, TTK'nin 55.1.a …
1- Davalı vekilinin temyiz dilekçesinin davacı vekiline 18/04/2016 tarihinde tebliğ edildiği, davacı vekili tarafından 29.4.2016 tarihli katılma yoluyla temyiz dilekçesi «ibraz» edildiği, temyiz harcının da aynı tarihte yatırıldığı anlaşılmıştır.
6102 sayılı TTK'nin 55. maddesinde «haksız rekabet» teşkil eden haller sayılmış olup, 55/1.a.1. maddesinde ''Başkalarını veya onların mallarını, iş ürünlerini, fiyatlarını, faaliyetlerini veya ticari işlerini yanlış, yanıltıcı veya «gereksiz yere incitici açıklamalarla» «kötülemek»'', 55/1.b.1 maddesinde de ''Müşterilerle kendisinin bizzat sözleşme yapabilmesi için, onları başkalarıyla yapmış oldukları sözleşmelere aykırı davranmaya yöneltmek …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2013/16510 E. , 2014/10314 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 22/01/2013 tarih ve 2007/398-2013/30 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin Japonya'dan ithal edip sattığı .... marka dikiş makinelerinin Çin malı ve dayanıksız olduğunu piyasaya yayan davalı eyleminin haksız rekabet oluşturduğunu, davalının beyanları ile müvekkili mallarını kötülediğini ve satışları olumsuz etkilediğini ileri sürerek haksız rekabetin tespitine, durdurulmasına, önlenmesine ve 5.000,00 TL maddi ve 5.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, karşı davanın reddini savunmuştur.
Davalı vekili, müvekkilinin davacı dikiş makinalarını kötülemediğini savunarak davanın reddini istemiş, karşı dava olarak davacının .... ibareli dikiş makinası satmadığı halde üretici firma ismindeki .... ibaresini ön plana çıkarmak ve markasal bir kullanım yaratmak suretiyle sanki .... markalı dikiş makinesi satıyor algısı oluşturduğunu, bu durumun da müvekkilinin tescilli .... markası dikiş makinalarının satışını olumsuz etkilediğini ileri sürerek mahrum kalınan kar karşılığı olarak 6.000,00 TL maddi ve 6.000,00 TL manevi tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamı uyarınca esas dava bakımından davalı-karşı davacının aldatıcı ve kötüleyici hareketlerle davacı-karşı davalı satışlarını etkilediğine ve haksız rekabet yarattığına dair yeterli delil bulunmadığı, karşılık dava bakımından ise davacı-karşı davalının "...." değil ".... " markalı dikiş makinasını ithal edip sattığı, davalı-karşı davacının marka hakkı sahibi olmadığı, bu suretle davayı açmaya yetkili bulunmadığı gerekçesiyle her iki davanın da reddine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı-karşı davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Asıl dava, haksız rekabetin tespiti, sonuçlarının ortadan kaldırılması ile maddi ve manevi tazminat talebine ilişkindir. Davacı-karşı davalının iddiasını ileri sürüş biçimi, davalının söz ve eylemleri ile ürünleri hakkında gereksiz yere incitici beyanlarla kötülediği yönünde olup, dosya kapsamında yaptırılan bilirkişi incelemelerinde de haksız rekabet unsurunun oluştuğu mütalaa edilmesine rağmen mahkemece bu hususa neden itibar edilmediği açıklanmadığı gibi, esas davanın reddi gerekçesi dahi anlaşılamamaktadır. Bu itibarla mahkemece eksik inceleme ile hüküm tesisi doğru olmamış, davacı-karşı davalının temyiz itirazlarının kabulü ile esas dava yönünden hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı-karşı davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan karşı davanın ONANMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı-karşı davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile esas dava kararının BOZULMASINA, aşağıda yazılı bakiye 0,90 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalı-karşı davacıdan alınmasına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davacı-karşı davalıya iadesine, 02.06.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/345891600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz