Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2016/7501 E. 2018/879 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
miras ortaklığı↗ iştirak halinde mülkiyet↗ zorunlu dava arkadaşlığı↗ aktif dava ehliyeti↗ tazminat davası↗ mirasçılık↗ taraf ehliyeti↗ yetki↗ sulh↗ cy/cy kaydı↗ ibraz↗ temsil↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece iddia, savunma, toplanılan deliller, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, 13.03.2008 tarihli dava dışı Horizon şirketi ile mirasçı ..... arasında akdedildiği iddia olunan devir sözleşmesinin; davalının 13.03.2008 tarihli eser devir sözleşmesi yaptığı iddia olunan mirasçı .....tarafından davalıya yetki veren ve diğer mirasçı ...verildiği iddia olunan vekaletname aslının ibraz edilmediği ayrıca, .... m. 48 hükmü gereği mirasçılardan mali hak devrinde bulunanların eseri aslen iktisap etmiş olup, devir konularına yazılı yapılmadığı
-/-
bir vekaletname ile devir sözleşmesinin imzalanmasının ....’in amir hükümlerine aykırı olması, TMK m. 640 hükümlerine göre 13.3.2008 sonrasına .... tarafından Horizon ile akdolunan sözleşmelerin diğer mirasçı İrfan Karaduman’ın da FSEK kapsamında olması gerekmesine rağmen bunun yerine getirilmediği, 13.3.2008 tarihli sözleşmeye dayanarak davaya konu filmlerin Horizon isimli şirkete usulüne uygun bir hak devir sözleşmesi ile intikal etmemiş olduğu, davacı ile mirasçı ...arasında yapılan 15.6.2008 tarihli devir sözleşmesinin geçerli olduğu, eser yapımcısının mirasçılarından ....arafından Horizon şirketi ile akdolunan Mart 2008 tarihli sözleşmeden alınmış olan ödemeye ilişkin herhangi bir kaydın ibraz edilemediği, davacının FSEK kaynaklı tazminat istemine hak kazandığı, yayın hakkı sahibi yönünden ... logolu TV platform kanallarının işletmecisi ... isimli şirket ile diğer mirasçılardan usulüne uygun devralan davacı arasında seçimlik talebine nazaran, FSEK m. 68 hükmü gereği farazi sözleşme ilişkisi kurulduğu, yayın lisansı içeriğinden tespit edilen mali hak bedelinin mirasçılarının hissesi oranında davacıya ödenmesi gerektiği gerekçesiyle, davanın kabulü ile, 114.583,00 TL 'nin 30/12/2009 tarihinden ticari faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Davacı tarafça, mali haklarının bir kısmına sahip olduğu dava konusu filmlerin davalı tarafından kendisinden izin alınmaksızın yayın hakkı lisans sözleşmesi ile dava dışı şirkete satılmasından elde edilen bedelin hissesine düşen miktarının tahsili istemi ile açılan işbu davada mahkemece yazılı gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
Ancak, dava konusu 5 adet filmin eser sahibinin dava dışı müteveffa...olduğu hususunda taraflar arasında bir uyuşmazlık bulunmamakla birlikte, davacı tarafça eserler üzerindeki mali hakların eser sahibinin mirasçıları olan ...ve İrfan Karaduman'dan, davalı tarafça ise, mirasçı Bülent ....'dan kendi adına asaleten, diğer mirasçı Naciye Meral Meral'e vekaleten devir alındığı iddia ve savunmasında bulunulmuş, veraset ilamları da dosyaya sunulmuştur.
5846 sayılı FSEK'in 63. maddesinde kanunun tanıdığı mali hakların miras yolu ile intikal edeceği belirtilmiştir. Anılan maddeye göre mali hakları veraseten iktisap eden mirasçılar tarafından mali haklarla ilgili taleplerin kullanımı genel hükümlere tabidir. 4721 sayılı TMK'nın 640. maddesinde de ''Birden çok mirasçı bulunması halinde, mirasın geçmesiyle birlikte paylaşmaya kadar, mirasçılar arasında terekedeki bütün hak ve borçları kapsayan bir ortaklık meydana gelir. Mirasçılar terekeye elbirliğiyle sahip olurlar ve sözleşme veya kanundan doğan temsil ya da yönetim yetkisi saklı kalmak üzere, terekeye ait bütün haklar üzerinde birlikte tasarruf ederler. Mirasçılardan birinin istemi üzerine sulh mahkemesi, miras ortaklığına paylaşmaya kadar bir temsilci atayabilir. Mirasçılardan her biri, terekedeki hakların korunmasını isteyebilir. Sağlanan korumadan mirasçıların hepsi yararlanır. Bir mirasçı ödemeden aciz halinde ise, mirasın açılması üzerine diğer mirasçılar, haklarının korunması için gerekli önlemlerin gecikmeksizin alınmasını sulh mahkemesinden isteyebilirler.'' hükmü düzenlenmiştir.
Yukarıda yapılan açıklamalardan sonra somut olaya gelindiğinde ise, eser sahibi müteveffa 1994 yılında ölmüş olup, mirasçılar arasında murisin mal varlığı, hak ve borçları yönünden iştirak halinde mülkiyet hükümleri geçerlidir. Bu nedenle de mali haklara ilişkin talep haklarının ileri sürülmesi açısından mirasçılar arasında zorunlu dava arkadaşlığı mevcut olup, davacının mali haklarını devraldığını iddia ettiği mirasçılar dışında da mirasçıların bulunduğu anlaşılmakla, davacı tarafça tüm mirasçılardan mali haklar devir alınmadığından ve bu itibarla davacının tazminat davası yönünden tek başına aktif dava ehliyeti bulunmadığından mahkemece, davanın aktif dava ehliyeti yokluğundan reddine karar vermek gerekirken, işin esası incelenmek sureti ile yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
-/-
2- Bozma sebep ve şekline göre, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmememiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/3193 E. 2015/4916 K.
Ortak:miras ortaklığı · mirasçılık · taraf ehliyeti · temsil
İncelediğiniz karardaMirasçılardan birinin istemi üzerine «sulh» mahkemesi, «miras ortaklığına» paylaşmaya kadar bir «temsilci» atayabilir.
Bu nedenle de mali haklara ilişkin talep haklarının ileri sürülmesi açısından «mirasçılar» arasında zorunlu dava arkadaşlığı mevcut olup, davacının mali haklarını devraldığını iddia ettiği mirasçılar dışında da mirasçıların bulunduğu anlaşılmakla, davacı tarafça tüm mirasçılardan mali haklar devir alınmadığından ve bu itibarla davacının «tazminat davası» yönünden tek başına aktif dava «ehliyeti» bulunmadığından mahkemece, davanın aktif dava ehliyeti yokluğundan reddine karar vermek gerekirken, işin esası incelenmek sureti ile yazılı şekilde hüküm tesisi do …
Mahkemece iddia, savunma, toplanılan deliller, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, 13.03.2008 tarihli dava dışı Horizon şirketi ile «mirasçı» ..... arasında akdedildiği iddia olunan devir sözleşmesinin; davalının 13.03.2008 tarihli eser devir sözleşmesi yaptığı iddia olunan mirasçı .....tarafından davalıya «yetki» veren ve diğer mirasçı ...verildiği iddia olunan vekaletname aslının «ibraz» edilmediği ayrıca, .... m.
Benzer bu karardaBu itibarla, elbirliği halindeki mülkiyet kuralları gereğince «miras ortaklığının» tümüne ilişkin davaların bütün «mirasçılar» tarafından açılması gerektiğinden, mahkemece diğer mirasçının davaya katılımının sağlanması ve bu doğrultuda «muvafakatının» alınması veya terekeye «temsilci» tayin ettirilmesi için davacılara uygun bir süre verilmesi gerekirken, belirtilen hususlar nazara alınmaksızın davanın esastan incelenmek suretiyle karar verilmesi …
Anılan yasa hükmünde de belirtildiği üzere «mirasçının» birden fazla olması halinde terekenin taksimine kadarki durumuna «miras ortaklığı» denir.
Ancak, davacıların murisinin davacılar dışında... adında bir «mirasçısının» daha bulunduğu dosya içerisinde bulunan veraset ilamından anlaşılmaktadır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:keşif · muvafakat · tüzel kişilik
Benzer bu karardaMahkemece, tüm dosya kapsamı nazara alınarak, davacının talebinin kabulü ile davacıların Murisi 13/07/2012 tarihinde vefat eden...'in «keşif» tarihi ve ölüm tarihi itibariyle davalı bankanın ...
Miras ortaklığının «tüzel kişiliği» ve taraf «ehliyeti» yoktur.
Bu itibarla, elbirliği halindeki mülkiyet kuralları gereğince «miras ortaklığının» tümüne ilişkin davaların bütün «mirasçılar» tarafından açılması gerektiğinden, mahkemece diğer mirasçının davaya katılımının sağlanması ve bu doğrultuda «muvafakatının» alınması veya terekeye «temsilci» tayin ettirilmesi için davacılara uygun bir süre verilmesi gerekirken, belirtilen hususlar nazara alınmaksızın davanın esastan incelenmek suretiyle karar verilmesi …
-
Yöneticinin Sorumluluğu Nedeniyle Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/13887 E. 2018/7312 K.
Ortak:miras ortaklığı · iştirak halinde mülkiyet · mirasçılık · sulh · temsil
İncelediğiniz karardaMirasçılardan birinin istemi üzerine «sulh» mahkemesi, «miras ortaklığına» paylaşmaya kadar bir «temsilci» atayabilir.
Bir «mirasçı» ödemeden aciz halinde ise, mirasın açılması üzerine diğer mirasçılar, haklarının korunması için gerekli önlemlerin gecikmeksizin alınmasını «sulh» mahkemesinden isteyebilirler.'' hükmü düzenlenmiştir.
Yukarıda yapılan açıklamalardan sonra somut olaya gelindiğinde ise, eser sahibi müteveffa 1994 yılında ölmüş olup, «mirasçılar» arasında murisin mal varlığı, hak ve borçları yönünden «iştirak halinde mülkiyet» hükümleri geçerlidir.
Benzer bu karardaMirasçılardan birinin istemi üzerine «sulh» mahkemesi, «miras ortaklığına» paylaşmaya kadar bir «temsilci» atayabilir.
Bir «mirasçı» ödemeden aciz halinde ise, mirasın açılması üzerine diğer mirasçılar, haklarının korunması için gerekli önlemlerin gecikmeksizin alınmasını «sulh» mahkemesinden isteyebilirler.” hükmü düzenlenmiştir.
Buna göre, davalının vefatıyla «mirasçılar» arasında murisin mal varlığı, hak ve borçları yönünden «iştirak halinde mülkiyet» hükümleri geçerli olup, mirasçılar «tereke» üzerinde ancak oybirliği ile tasarruf edebileceklerdir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:tereke · sorumluluk davası · yönetim kurulu kararı · avans faizi
Benzer bu kararda1-Dava, «yönetim kurulu» üyesi hakkındaki «sorumluluk davası» olup, dava dışı ...
… olması nedeni ile) reddine, davacıların davalarının kısmen kabulüne, 30.550,00 TL nin 01/01/2004 tarihinden itibaren işleyecek 3095 sayılı yasanın 2/2 md. uyarınca «avans faizi» ile birlikte davalılar ... «mirasçılarından» müştereken ve müteselsilen tahsiliyle ...
Triko Konfeksiyon Sanayi Fabrika Market A.Ş.nin bir kısım ortakları tarafından şirketin «yönetim kurulu» üyesi ... aleyhine açılmıştır.
Buna göre, davalının vefatıyla «mirasçılar» arasında murisin mal varlığı, hak ve borçları yönünden «iştirak halinde mülkiyet» hükümleri geçerli olup, mirasçılar «tereke» üzerinde ancak oybirliği ile tasarruf edebileceklerdir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/674 E. 2022/4484 K.
Ortak:miras ortaklığı · iştirak halinde mülkiyet · mirasçılık · taraf ehliyeti · sulh · temsil
İncelediğiniz karardaMirasçılardan birinin istemi üzerine «sulh» mahkemesi, «miras ortaklığına» paylaşmaya kadar bir «temsilci» atayabilir.
Bir «mirasçı» ödemeden aciz halinde ise, mirasın açılması üzerine diğer mirasçılar, haklarının korunması için gerekli önlemlerin gecikmeksizin alınmasını «sulh» mahkemesinden isteyebilirler.'' hükmü düzenlenmiştir.
Yukarıda yapılan açıklamalardan sonra somut olaya gelindiğinde ise, eser sahibi müteveffa 1994 yılında ölmüş olup, «mirasçılar» arasında murisin mal varlığı, hak ve borçları yönünden «iştirak halinde mülkiyet» hükümleri geçerlidir.
Benzer bu karardaTMK’nın 640. maddesine göre, «mirasçılar» arasında «iştirak halinde mülkiyet» hükümleri geçerli olup, mirasçılar «tereke» üzerinde ancak oybirliği ile tasarruf edebileceklerinden davanın, diğer mirasçıların «muvafakatlarının» sağlanması veya TMK'nın 640/3 madde ve fıkrası uyarınca yetkili mahkemece terekeye «temsilci» tayin ettirilmesi suretiyle görülmesi gerekir.
Dava dilekçesi ekindeki 17.02.2014 tarihli «mirasçılık» belgesinin incelenmesinde davacının tek başına mirasçı olmadığı anlaşılmakla, 4721 sayılı TMK’nın 640. maddesine göre birden çok mirasçı bulunması hâlinde, mirasın geçmesiyle birlikte paylaşmaya kadar, mirasçılar arasında terekedeki bütün hak ve borçları kapsayan bir ortaklık meydana geleceği, mirasçıların terekeye elbirliğiyle sahip olacakları, sözleşme veya kanundan doğan «temsil» ya da yönetim yetkisi saklı kalmak üzere, terekeye ait bütün haklar üzerinde birlikte tasarruf edecekleri ve TMK’nın 702/1. maddesinde ise «elbirliği mülkiyetinde» ortakların belirlenmiş payları olmayıp her birinin hakkının, ortaklığa giren malların tamamına yaygın olduğu düzenlenmiştir.
Anılan hükümlere göre «miras ortaklığı» mirasın tümü üzerinde söz konusu olduğundan, «tereke» payları ayrılmaksızın ortaklığa «dahil» olan «mirasçılara» aittir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:elbirliği mülkiyeti · ibra sözleşmesi · tereke · sözleşmenin feshi · ibra · ciro · hisse devir sözleşmesi · muvafakat
Benzer bu karardaMahkemece tüm dosya kapsamına göre; «protokole» göre devredilecek taşınmaz ... adına kayıtlı ise de davalı, bu taşınmazın bedeline karşılık gelen 80.000.-TL bedelli senedi ...'a vermiş ve «bonoda» "«hisse devir sözleşmesine» göre devredilecek arsaya karşılık «teminat» olarak verildiğinin ve «ciro» edilemeyeceğinin" belirtilmiş olduğu, ... tarafından noter «ihtarnamesi» ile taşınmaz devredilmediği takdirde bonoyu takibe koyacağını belirtilerek icra takibi başlatıldığı, miras bırakanın tercihini «sözleşmenin feshi» yerine alacağını tahsil yönünde kullandığından protokolün kandırılmak suretiyle imzalatıldığının kabul edilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, k …
Bölge Adliye Mahkemesince; «protokolde» belirtilen taşınmazın müteveffa adına kayıtlı olması nedeniyle devri mümkün olmadığından sözleşme «geçersiz» sayılabilecek ise de, müteveffanın sözleşmede devir bedeli olarak kararlaştırılan 80.000,00 TL'nın «teminatı» olan senedi icraya koymakla iradesini «fesih» yönünde kullanmadığı, davalı da sözleşmede devir bedeli olarak gösterilen tutardaki bonoyu ...'a vermekle sözleşmenin bu hükmüne göre edimi yerine getirmiş olduğundan, müteveffa ...'un aldatıldığı gerekçesiyle sözleşmenin geçersiz olduğundan bahsedilemeyeceği, «sulh» ve «ibra sözleşmesinde» hisse devir bedeline karşılık alınan diğer senetlerin ödenmemesi ise alacak davasının konusu olup protokolün geçersiz sayılmasını gerektirmeyeceği gerekçesiyle dav …
TMK’nın 640. maddesine göre, «mirasçılar» arasında «iştirak halinde mülkiyet» hükümleri geçerli olup, mirasçılar «tereke» üzerinde ancak oybirliği ile tasarruf edebileceklerinden davanın, diğer mirasçıların «muvafakatlarının» sağlanması veya TMK'nın 640/3 madde ve fıkrası uyarınca yetkili mahkemece terekeye «temsilci» tayin ettirilmesi suretiyle görülmesi gerekir.
1- Dava, «geçersiz» «limited şirket» «hisse devir sözleşmesiyle» devredilen hisselerin miras «payı» oranında tescili istemine ilişkindir.
4 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/195 E. 2019/7049 K.
Ortak:miras ortaklığı · iştirak halinde mülkiyet · mirasçılık · taraf ehliyeti · temsil
İncelediğiniz karardaMirasçılardan birinin istemi üzerine «sulh» mahkemesi, «miras ortaklığına» paylaşmaya kadar bir «temsilci» atayabilir.
Yukarıda yapılan açıklamalardan sonra somut olaya gelindiğinde ise, eser sahibi müteveffa 1994 yılında ölmüş olup, «mirasçılar» arasında murisin mal varlığı, hak ve borçları yönünden «iştirak halinde mülkiyet» hükümleri geçerlidir.
Bu nedenle de mali haklara ilişkin talep haklarının ileri sürülmesi açısından «mirasçılar» arasında zorunlu dava arkadaşlığı mevcut olup, davacının mali haklarını devraldığını iddia ettiği mirasçılar dışında da mirasçıların bulunduğu anlaşılmakla, davacı tarafça tüm mirasçılardan mali haklar devir alınmadığından ve bu itibarla davacının «tazminat davası» yönünden tek başına aktif dava «ehliyeti» bulunmadığından mahkemece, davanın aktif dava ehliyeti yokluğundan reddine karar vermek gerekirken, işin esası incelenmek sureti ile yazılı şekilde hüküm tesisi do …
Benzer bu karardaTMK’nın 640. maddesine göre, «mirasçılar» arasında «iştirak halinde mülkiyet» hükümleri geçerli olup, mirasçılar «tereke» üzerinde ancak oybirliği ile tasarruf edebileceklerinden davanın, diğer mirasçıların «muvafakatlarının» sağlanması veya TMK'nın 640/3 madde ve fıkrası uyarınca yetkili mahkemece terekeye «temsilci» tayin ettirilmesi suretiyle görülmesi gerekir.
Davacı, dava dilekçesinde müteveffa babasına ait hisse senetlerinin ve kar paylarının da tespitini talep etmiş olup dava dilekçesi ekindeki 15.10.2012 tarihli «mirasçılık» belgesinin incelenmesinde davacının tek başına mirasçı olmadığı anlaşılmakla, 4721 sayılı TMK’nın 640. maddesine göre birden çok mirasçı bulunması hâlinde, mirasın geçmesiyle birlikte paylaşmaya kadar, mirasçılar arasında terekedeki bütün hak ve borçları kapsayan bir ortaklık meydana geleceği, mirasçıların terekeye elbirliğiyle sahip olacakları, sözleşme veya kanundan doğan «temsil» ya da yönetim yetkisi saklı kalmak üzere, terekeye ait bütün haklar üzerinde birlikte tasarruf edecekleri ve TMK’nın 702/1. maddesinde ise «elbirliği mülkiyetinde» ortakların belirlenmiş payları olmayıp her birinin hakkının, ortaklığa giren malların tamamına yaygın olduğu düzenlenmiştir.
Anılan hükümlere göre «miras ortaklığı» mirasın tümü üzerinde söz konusu olduğundan, «tereke» payları ayrılmaksızın ortaklığa «dahil» olan «mirasçılara» aittir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:elbirliği mülkiyeti · tereke · eda davası · tespit davası · muvafakat · hukuki yarar · dahili dava
Benzer bu kararda… vasıyla yerine getirilmesinin mümkün olduğu, 6100 sayılı HMK’nın 109-(2) fıkrasının 01/4/2015 tarihinde 6644 sayılı Kanunun 4. maddesi ile yürürlükten kaldırıldığı, «eda davası» açılması mümkün olan hallerde «tespit davası» açılmasında «hukuki yarar» bulunmadığı gereçesiyle davanın 6100 sayılı HMK’nın 106/2-3 maddesi uyarınca hukuki yarar yokluğundan reddine karar verilmiştir.
Anılan hükümlere göre «miras ortaklığı» mirasın tümü üzerinde söz konusu olduğundan, «tereke» payları ayrılmaksızın ortaklığa «dahil» olan «mirasçılara» aittir.
TMK’nın 640. maddesine göre, «mirasçılar» arasında «iştirak halinde mülkiyet» hükümleri geçerli olup, mirasçılar «tereke» üzerinde ancak oybirliği ile tasarruf edebileceklerinden davanın, diğer mirasçıların «muvafakatlarının» sağlanması veya TMK'nın 640/3 madde ve fıkrası uyarınca yetkili mahkemece terekeye «temsilci» tayin ettirilmesi suretiyle görülmesi gerekir.
1-) Dava, davacıya ve davacının müteveffa babasına ait hisse senetlerinin ve ödenmemiş kar paylarının tespiti istemine ilişkin olup mahkemece, «hukuki yarar» yokluğundan davanın reddine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/5073 E. 2019/4871 K.
Ortak:mirasçılık
İncelediğiniz karardaMahkemece iddia, savunma, toplanılan deliller, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, 13.03.2008 tarihli dava dışı Horizon şirketi ile «mirasçı» ..... arasında akdedildiği iddia olunan devir sözleşmesinin; davalının 13.03.2008 tarihli eser devir sözleşmesi yaptığı iddia olunan mirasçı .....tarafından davalıya «yetki» veren ve diğer mirasçı ...verildiği iddia olunan vekaletname aslının «ibraz» edilmediği ayrıca, .... m.
48 hükmü gereği «mirasçılardan» mali hak devrinde bulunanların eseri aslen iktisap etmiş olup, devir konularına yazılı yapılmadığı -/- bir vekaletname ile devir sözleşmesinin imzalanmasının ....’in amir hükümlerine aykırı olması, TMK m.
640 hükümlerine göre 13.3.2008 sonrasına .... tarafından Horizon ile akdolunan sözleşmelerin diğer «mirasçı» İrfan Karaduman’ın da FSEK kapsamında olması gerekmesine rağmen bunun yerine getirilmediği, 13.3.2008 tarihli sözleşmeye dayanarak davaya konu filmlerin Horizon isimli şirkete usulüne uygun bir hak devir sözleşmesi ile intikal etmemiş olduğu, davacı ile mirasçı ...arasında yapılan 15.6.2008 tarihli devir sözleşmesinin geçerli olduğu, eser yapımcısının mirasçılarından ....arafından Horizon şirketi ile akdolunan Mart 2008 tarihli sözleşmeden alınmış olan ödemeye ilişkin herhangi bir «kaydın» «ibraz» edilemediği, davacının FSEK kaynaklı tazminat istemine hak kazandığı, yayın hakkı sahibi yönünden ... logolu TV platform kanallarının işletmecisi ... isimli şirket …
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre davanın davalı ... yönünden kabulüne, davalılar ..., ..., ..., ... terekesi ve «mirasçıları» yönünden reddine dair verilen karar davacı vekili, davalı ...
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:vekalet ücreti
Benzer bu karardaYargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere ve davalı müteveffa ... terekesi vekilinin «vekalet ücretine» yönelik karar düzeltme itirazlarının, bozma ilamı sebep ve şekli uyarınca bu aşamada incelenmesine gerek olmamasına göre, davacı vekili ve davalı müteveffa ... terekesi vekilinin HUMK 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/9643 E. 2012/16651 K.
Ortak:tazminat davası · mirasçılık
İncelediğiniz karardaBu nedenle de mali haklara ilişkin talep haklarının ileri sürülmesi açısından «mirasçılar» arasında zorunlu dava arkadaşlığı mevcut olup, davacının mali haklarını devraldığını iddia ettiği mirasçılar dışında da mirasçıların bulunduğu anlaşılmakla, davacı tarafça tüm mirasçılardan mali haklar devir alınmadığından ve bu itibarla davacının «tazminat davası» yönünden tek başına aktif dava «ehliyeti» bulunmadığından mahkemece, davanın aktif dava ehliyeti yokluğundan reddine karar vermek gerekirken, işin esası incelenmek sureti ile yazılı şekilde hüküm tesisi do …
Mahkemece iddia, savunma, toplanılan deliller, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, 13.03.2008 tarihli dava dışı Horizon şirketi ile «mirasçı» ..... arasında akdedildiği iddia olunan devir sözleşmesinin; davalının 13.03.2008 tarihli eser devir sözleşmesi yaptığı iddia olunan mirasçı .....tarafından davalıya «yetki» veren ve diğer mirasçı ...verildiği iddia olunan vekaletname aslının «ibraz» edilmediği ayrıca, .... m.
48 hükmü gereği «mirasçılardan» mali hak devrinde bulunanların eseri aslen iktisap etmiş olup, devir konularına yazılı yapılmadığı -/- bir vekaletname ile devir sözleşmesinin imzalanmasının ....’in amir hükümlerine aykırı olması, TMK m.
Benzer bu kararda… afından izinsiz olarak NOSTALJİ GAZELLERİ adlı albümde kullanıldığı gerekçesi ile FSEK 68/1 maddesi gereğince 1.500 TL telif tazminatının ve takdiren 2500 TL manevi «tazminatın dava» tarihinden itibaren Merkez Bankası kısa vadeli krediler «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline kararın «ilanına», fazla talebin reddine karar verilmiştir.
Dosyada mevcut verasetnameye göre murisin davacı dışında başka «mirasçıları» da bulunmaktadır.
TMK'nun 640/2. maddesi uyarınca murisin vefatı ile birlikte «mirasçılar» terekeye elbirliği ile sahip olduğundan bu maddede yazılı diğer haklar saklı kalmak üzere mirasçılar terekeye ait bütün haklar üzerinde birlikte tasarruf ederler.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ıslah harcı · iş bölümü · muvafakat · kâr payı · yargılama gideri · ıslah · harç · ilan
Benzer bu karardaMahkemece davacı tarafından peşin yatırılan «harç» ile «ıslah harcının» toplamdan düşülerek kalan miktarın davalıdan tahsiline yönelik hüküm kurulmasına ancak davacı tarafından ödenen harca yönelik bir hüküm kurmayarak bunun davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesi doğru bulunmamış hükmün bu nedenle de davacı yararına bozulması gerekmiştir.
2- Kabule göre de, davanın her iki taraf yönünden de kısmen kabulü halinde, mahkeme «harçlar» dışındaki «yargılama giderlerini» haklı çıkma oranına göre taraflar arasında paylaştırır (HUMK m.417/1 c.2).
… afından izinsiz olarak NOSTALJİ GAZELLERİ adlı albümde kullanıldığı gerekçesi ile FSEK 68/1 maddesi gereğince 1.500 TL telif tazminatının ve takdiren 2500 TL manevi «tazminatın dava» tarihinden itibaren Merkez Bankası kısa vadeli krediler «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline kararın «ilanına», fazla talebin reddine karar verilmiştir.
Her ne kadar, aynı maddenin 4. fıkrası uyarınca «mirasçılardan» herbiri terekedeki hakların korunmasını isteyebilir ve sağlanan bu korumadan mirasçılardan hepsi yararlanır ise de, mirasçılardan bir tanesi tarafından açılan davaya devam olunması için diğer mirasçıların da «muvafakatinin» alınması ya da terekeye TMK 640/3 gereğince mümessil tayin edilmesi gerekir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/5676 E. 2015/12889 K.
Ortak:miras ortaklığı · mirasçılık · taraf ehliyeti · temsil
İncelediğiniz karardaMirasçılardan birinin istemi üzerine «sulh» mahkemesi, «miras ortaklığına» paylaşmaya kadar bir «temsilci» atayabilir.
Bu nedenle de mali haklara ilişkin talep haklarının ileri sürülmesi açısından «mirasçılar» arasında zorunlu dava arkadaşlığı mevcut olup, davacının mali haklarını devraldığını iddia ettiği mirasçılar dışında da mirasçıların bulunduğu anlaşılmakla, davacı tarafça tüm mirasçılardan mali haklar devir alınmadığından ve bu itibarla davacının «tazminat davası» yönünden tek başına aktif dava «ehliyeti» bulunmadığından mahkemece, davanın aktif dava ehliyeti yokluğundan reddine karar vermek gerekirken, işin esası incelenmek sureti ile yazılı şekilde hüküm tesisi do …
Mahkemece iddia, savunma, toplanılan deliller, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, 13.03.2008 tarihli dava dışı Horizon şirketi ile «mirasçı» ..... arasında akdedildiği iddia olunan devir sözleşmesinin; davalının 13.03.2008 tarihli eser devir sözleşmesi yaptığı iddia olunan mirasçı .....tarafından davalıya «yetki» veren ve diğer mirasçı ...verildiği iddia olunan vekaletname aslının «ibraz» edilmediği ayrıca, .... m.
Benzer bu karardaBu itibarla, elbirliği halindeki mülkiyet kuralları gereğince «miras ortaklığının» tümüne ilişkin davaların bütün «mirasçılar» tarafından açılması gerektiğinden, mahkemece diğer mirasçıların da davaya katılımının sağlanması ve bu doğrultuda «muvafakatının» alınması veya terekeye «temsilci» tayin ettirilmesi için davacılara uygun bir süre verilmesi gerekirken, belirtilen hususlar resen nazara alınmaksızın davanın esastan incelenmek suretiyle karar ver …
Anılan yasa hükmünde de belirtildiği üzere «mirasçıların» birden fazla olması halinde terekenin taksimine kadarki durumuna «miras ortaklığı» denir.
Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; murisin davaya konu hesabının Pamukbank'ta bulunduğu, müflis bankanın «iflas» etmesi üzerine hesapların davalı bankaya devredildiği, murisin sağlığında davalı bankada bulunan hesaplarından muris dışındaki başkaca kişilerin bazı kurumlara olan borçlarının ödendiği, nakit çekim yapıldığına ilişkin herhangi bir bilgiye ulaşılamadığı, ancak murisin sağlığında uzun yıllar boyunca kendi hesabından yapılan ödemelere ve harcamalara herhangi bir itirazda bulunmadığı, murisin sağlığında kendi hesaplarından yapılan «harcamalara itiraz» etmemişken, «mirasçıları» olan davacıların bu harcamalara itiraz etmelerinin iyi niyet kapsamında değerlendirilemeyeceği, bankalar nezdinde ödeme talimatlarının müşteri hizmetleri ile yapıl …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:harcama itirazı · muvafakat · tüzel kişilik · iflas · taşıyan
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; murisin davaya konu hesabının Pamukbank'ta bulunduğu, müflis bankanın «iflas» etmesi üzerine hesapların davalı bankaya devredildiği, murisin sağlığında davalı bankada bulunan hesaplarından muris dışındaki başkaca kişilerin bazı kurumlara olan borçlarının ödendiği, nakit çekim yapıldığına ilişkin herhangi bir bilgiye ulaşılamadığı, ancak murisin sağlığında uzun yıllar boyunca kendi hesabından yapılan ödemelere ve harcamalara herhangi bir itirazda bulunmadığı, murisin sağlığında kendi hesaplarından yapılan «harcamalara itiraz» etmemişken, «mirasçıları» olan davacıların bu harcamalara itiraz etmelerinin iyi niyet kapsamında değerlendirilemeyeceği, bankalar nezdinde ödeme talimatlarının müşteri hizmetleri ile yapıl …
A..'ı bankalardaki bütün işlemler için yetkilendirdiğinin tespit edildiği, murisin banka hesaplarından lehlerine ödeme yapılan kişiler incelendiğinde bu kişilerin genellikle muris ile aynı soy ismi «taşıyan» kişiler olduğu, bu ödemelerin murisin bilgisi dışında gerçekleştiğini gösterir herhangi bir delilin sunulamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Miras ortaklığının «tüzel kişiliği» ve taraf «ehliyeti» yoktur.
Bu itibarla, elbirliği halindeki mülkiyet kuralları gereğince «miras ortaklığının» tümüne ilişkin davaların bütün «mirasçılar» tarafından açılması gerektiğinden, mahkemece diğer mirasçıların da davaya katılımının sağlanması ve bu doğrultuda «muvafakatının» alınması veya terekeye «temsilci» tayin ettirilmesi için davacılara uygun bir süre verilmesi gerekirken, belirtilen hususlar resen nazara alınmaksızın davanın esastan incelenmek suretiyle karar ver …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2016/7501 E. , 2018/879 K.
"İçtihat Metni"
....
Taraflar arasında görülen davada....Mahkemesi’nce verilen 24/03/2016 tarih ve 2014/32-2016/49 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 06/02/2018 günü hazır bulunan davalı vekil.....ile davacı asil ve vekili Av.....dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin .... filmlerinin hak sahibi olduğunu, filmleri dava dışı müteveffa....mirasçıları ....15/6/2008 ve 28/12/2012 tarihli, diğer varis....’dan ise, 14/6/2008 ve 25/12/2012 tarihli Eser Devir sözleşmeleri ile devraldığını, davalının kendisinden izin almaksızın adı geçen eserleri 12/8/2009 tarihinde...sözleşmesi kapsamında dava dışı .....) tarafından yayın hakkına sahip olunan televizyon kanallarında yayınlanmak üzere bu üçüncü kişiye devrettiğini ve her bir film için 36.666,00 TL aldığını ileri sürerek, bu filmlerden müvekkili hissesine düşen 114.583,00 TL’nin 30/12/2009 tarihinden itibaren ticari faiziyle davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, zamanaşımı def’i ve husumet itirazında bulunmuş, filmlerin hak sahibinin müvekkili olduğunu, davacı tarafından sunulan sözleşmelerin hayatın olağan akışına aykırı olup, müşterek hayat tecrübelerine de uymadığını, müvekkilinin filmleri, dava dışı ....., işbu şirketin de eser sahibinin yasal mirasçısı olan ....ile imzalanan 13.3.2008 tarihli sözleşme ile devraldığını, ... diğer yasal mirasçı...l adına hareket etme yetkisinin de bulunduğu, sözleşmenin dava dışı .....arafından hem asaleten, hem de vekaleten imzalandığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, toplanılan deliller, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, 13.03.2008 tarihli dava dışı Horizon şirketi ile mirasçı ..... arasında akdedildiği iddia olunan devir sözleşmesinin; davalının 13.03.2008 tarihli eser devir sözleşmesi yaptığı iddia olunan mirasçı .....tarafından davalıya yetki veren ve diğer mirasçı ...verildiği iddia olunan vekaletname aslının ibraz edilmediği ayrıca, .... m. 48 hükmü gereği mirasçılardan mali hak devrinde bulunanların eseri aslen iktisap etmiş olup, devir konularına yazılı yapılmadığı
-/-
bir vekaletname ile devir sözleşmesinin imzalanmasının ....’in amir hükümlerine aykırı olması, TMK m. 640 hükümlerine göre 13.3.2008 sonrasına .... tarafından Horizon ile akdolunan sözleşmelerin diğer mirasçı İrfan Karaduman’ın da FSEK kapsamında olması gerekmesine rağmen bunun yerine getirilmediği, 13.3.2008 tarihli sözleşmeye dayanarak davaya konu filmlerin Horizon isimli şirkete usulüne uygun bir hak devir sözleşmesi ile intikal etmemiş olduğu, davacı ile mirasçı ...arasında yapılan 15.6.2008 tarihli devir sözleşmesinin geçerli olduğu, eser yapımcısının mirasçılarından ....arafından Horizon şirketi ile akdolunan Mart 2008 tarihli sözleşmeden alınmış olan ödemeye ilişkin herhangi bir kaydın ibraz edilemediği, davacının FSEK kaynaklı tazminat istemine hak kazandığı, yayın hakkı sahibi yönünden ...
logolu TV platform kanallarının işletmecisi ... isimli şirket ile diğer mirasçılardan usulüne uygun devralan davacı arasında seçimlik talebine nazaran, FSEK m. 68 hükmü gereği farazi sözleşme ilişkisi kurulduğu, yayın lisansı içeriğinden tespit edilen mali hak bedelinin mirasçılarının hissesi oranında davacıya ödenmesi gerektiği gerekçesiyle, davanın kabulü ile, 114.583,00 TL 'nin 30/12/2009 tarihinden ticari faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Davacı tarafça, mali haklarının bir kısmına sahip olduğu dava konusu filmlerin davalı tarafından kendisinden izin alınmaksızın yayın hakkı lisans sözleşmesi ile dava dışı şirkete satılmasından elde edilen bedelin hissesine düşen miktarının tahsili istemi ile açılan işbu davada mahkemece yazılı gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
Ancak, dava konusu 5 adet filmin eser sahibinin dava dışı müteveffa...olduğu hususunda taraflar arasında bir uyuşmazlık bulunmamakla birlikte, davacı tarafça eserler üzerindeki mali hakların eser sahibinin mirasçıları olan ...ve İrfan Karaduman'dan, davalı tarafça ise, mirasçı Bülent ....'dan kendi adına asaleten, diğer mirasçı Naciye Meral Meral'e vekaleten devir alındığı iddia ve savunmasında bulunulmuş, veraset ilamları da dosyaya sunulmuştur.
5846 sayılı FSEK'in 63. maddesinde kanunun tanıdığı mali hakların miras yolu ile intikal edeceği belirtilmiştir. Anılan maddeye göre mali hakları veraseten iktisap eden mirasçılar tarafından mali haklarla ilgili taleplerin kullanımı genel hükümlere tabidir. 4721 sayılı TMK'nın 640. maddesinde de ''Birden çok mirasçı bulunması halinde, mirasın geçmesiyle birlikte paylaşmaya kadar, mirasçılar arasında terekedeki bütün hak ve borçları kapsayan bir ortaklık meydana gelir. Mirasçılar terekeye elbirliğiyle sahip olurlar ve sözleşme veya kanundan doğan temsil ya da yönetim yetkisi saklı kalmak üzere, terekeye ait bütün haklar üzerinde birlikte tasarruf ederler. Mirasçılardan birinin istemi üzerine sulh mahkemesi, miras ortaklığına paylaşmaya kadar bir temsilci atayabilir.
Mirasçılardan her biri, terekedeki hakların korunmasını isteyebilir. Sağlanan korumadan mirasçıların hepsi yararlanır. Bir mirasçı ödemeden aciz halinde ise, mirasın açılması üzerine diğer mirasçılar, haklarının korunması için gerekli önlemlerin gecikmeksizin alınmasını sulh mahkemesinden isteyebilirler.'' hükmü düzenlenmiştir.
Yukarıda yapılan açıklamalardan sonra somut olaya gelindiğinde ise, eser sahibi müteveffa 1994 yılında ölmüş olup, mirasçılar arasında murisin mal varlığı, hak ve borçları yönünden iştirak halinde mülkiyet hükümleri geçerlidir. Bu nedenle de mali haklara ilişkin talep haklarının ileri sürülmesi açısından mirasçılar arasında zorunlu dava arkadaşlığı mevcut olup, davacının mali haklarını devraldığını iddia ettiği mirasçılar dışında da mirasçıların bulunduğu anlaşılmakla, davacı tarafça tüm mirasçılardan mali haklar devir alınmadığından ve bu itibarla davacının tazminat davası yönünden tek başına aktif dava ehliyeti bulunmadığından mahkemece, davanın aktif dava ehliyeti yokluğundan reddine karar vermek gerekirken, işin esası incelenmek sureti ile yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
-/-
2- Bozma sebep ve şekline göre, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmememiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, takdir olunan 1.630,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalıya verilmesine, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, 08/02/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
....
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/406937800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz