Maddi ve Manevi Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2011/9643 E. 2012/16651 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ıslah harcı↗ tazminat davası↗ mirasçılık↗ iş bölümü↗ muvafakat↗ kâr payı↗ yargılama gideri↗ ıslah↗ harç↗ ilan↗ yükleten (shipper)↗ avans faizi↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, FSEK'in 3. maddesi anlamında bir musiki eseri olan ve anonim olmayan davacının miras yoluyla mali hak sahibi olduğu EY SİYAH GÖZLÜ KADIN adlı gazelin davalı tarafından izinsiz olarak NOSTALJİ GAZELLERİ adlı albümde kullanıldığı gerekçesi ile FSEK 68/1 maddesi gereğince 1.500 TL telif tazminatının ve takdiren 2500 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren Merkez Bankası kısa vadeli krediler avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline kararın ilanına, fazla talebin reddine karar verilmiştir.
Kararı taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1- Davacının murisi Abdullah Mamaç 1973 tarihinde vefat etmiş olup, terekesi TMK'nun 640. maddesi uyarınca elbirliği halinde mülkiyet hükümlerine tabidir. Dosyada mevcut verasetnameye göre murisin davacı dışında başka mirasçıları da bulunmaktadır. TMK'nun 640/2. maddesi uyarınca murisin vefatı ile birlikte mirasçılar terekeye elbirliği ile sahip olduğundan bu maddede yazılı diğer haklar saklı kalmak üzere mirasçılar terekeye ait bütün haklar üzerinde birlikte tasarruf ederler. Her ne kadar, aynı maddenin 4. fıkrası uyarınca mirasçılardan herbiri terekedeki hakların korunmasını isteyebilir ve sağlanan bu korumadan mirasçılardan hepsi yararlanır ise de, mirasçılardan bir tanesi tarafından açılan davaya devam olunması için diğer mirasçıların da muvafakatinin alınması ya da terekeye TMK 640/3 gereğince mümessil tayin edilmesi gerekir. Somut uyuşmazlıkta yukarıda açıklanan dava koşulu yerine getirilmeksizin davanın sonuçlandırılıp FSEK 68 uyarınca davacının miras payı oranında tazminata karar verilmesi doğru görülmemiştir. ...
Ayrıca, 5846 sayılı FSEK 70'e dayalı manevi tazminata ilişkin davada da mirasçı olan davacı bakımından aynı kanunun 19. maddesindeki koşulların tartışılmaması dahi isabetsiz olup kararın davalı yararına bozulması gerekmiştir.
2- Kabule göre de, davanın her iki taraf yönünden de kısmen kabulü halinde, mahkeme harçlar dışındaki yargılama giderlerini haklı çıkma oranına göre taraflar arasında paylaştırır (HUMK m.417/1 c.2). İki tarafın da kısmen haklı çıkması halinde yargılama giderlerinin taraflar arasında paylaştırılacağına ilişkin HUMK m.417/1-c.2 hükmü, yargılama harçları için uygulanmaz. Çünkü davanın reddi hariç, harç daima davalıya yükletilir. Harca zaten haksız çıkılan oranda hükmedileceği için, diğer giderler gibi kazanılan ve kaybedilen miktara göre tekrar bölüştürülemez ve reddedilen dava bölümü için ayrıca ret harcı verilemez (Baki Kuru , Hukuk Usulü Muhakemeleri, C.5, İstanbul 2001, s. 5334 ). Mahkemece davacı tarafından peşin yatırılan harç ile ıslah harcının toplamdan düşülerek kalan miktarın davalıdan tahsiline yönelik hüküm kurulmasına ancak davacı tarafından ödenen harca yönelik bir hüküm kurmayarak bunun davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesi doğru bulunmamış hükmün bu nedenle de davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Öte yandan, davacının talebinde ihlal tarihinden itibaren faiz istediğini belirtmesine rağmen mahkemece faize dava tarihinden itibaren hükmedilmesi doğru görülmemiş hükmün bu nedenle de kabule göre davacı yararına bozulması gerekmiştir.
3- Bozma sebep ve şekline göre taraf vekillerinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/3193 E. 2015/4916 K.
Ortak:mirasçılık · muvafakat
İncelediğiniz karardaHer ne kadar, aynı maddenin 4. fıkrası uyarınca «mirasçılardan» herbiri terekedeki hakların korunmasını isteyebilir ve sağlanan bu korumadan mirasçılardan hepsi yararlanır ise de, mirasçılardan bir tanesi tarafından açılan davaya devam olunması için diğer mirasçıların da «muvafakatinin» alınması ya da terekeye TMK 640/3 gereğince mümessil tayin edilmesi gerekir.
Dosyada mevcut verasetnameye göre murisin davacı dışında başka «mirasçıları» da bulunmaktadır.
TMK'nun 640/2. maddesi uyarınca murisin vefatı ile birlikte «mirasçılar» terekeye elbirliği ile sahip olduğundan bu maddede yazılı diğer haklar saklı kalmak üzere mirasçılar terekeye ait bütün haklar üzerinde birlikte tasarruf ederler.
Benzer bu karardaBu itibarla, elbirliği halindeki mülkiyet kuralları gereğince «miras ortaklığının» tümüne ilişkin davaların bütün «mirasçılar» tarafından açılması gerektiğinden, mahkemece diğer mirasçının davaya katılımının sağlanması ve bu doğrultuda «muvafakatının» alınması veya terekeye «temsilci» tayin ettirilmesi için davacılara uygun bir süre verilmesi gerekirken, belirtilen hususlar nazara alınmaksızın davanın esastan incelenmek suretiyle karar verilmesi …
Ancak, davacıların murisinin davacılar dışında... adında bir «mirasçısının» daha bulunduğu dosya içerisinde bulunan veraset ilamından anlaşılmaktadır.
4721 sayılı TMK'nın 640. maddesi uyarınca birden çok «mirasçı» bulunması halinde, mirasın geçmesiyle birlikte paylaşmaya kadar, mirasçılar arasında terekedeki bütün hak ve borçları kapsayan bir ortaklık meydana gelir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:miras ortaklığı · keşif · tüzel kişilik · taraf ehliyeti · temsil
Benzer bu karardaMiras ortaklığının «tüzel kişiliği» ve taraf «ehliyeti» yoktur.
Bu itibarla, elbirliği halindeki mülkiyet kuralları gereğince «miras ortaklığının» tümüne ilişkin davaların bütün «mirasçılar» tarafından açılması gerektiğinden, mahkemece diğer mirasçının davaya katılımının sağlanması ve bu doğrultuda «muvafakatının» alınması veya terekeye «temsilci» tayin ettirilmesi için davacılara uygun bir süre verilmesi gerekirken, belirtilen hususlar nazara alınmaksızın davanın esastan incelenmek suretiyle karar verilmesi …
Mahkemece, tüm dosya kapsamı nazara alınarak, davacının talebinin kabulü ile davacıların Murisi 13/07/2012 tarihinde vefat eden...'in «keşif» tarihi ve ölüm tarihi itibariyle davalı bankanın ...
Mirasçılar terekeye elbirliğiyle sahip olurlar ve sözleşme veya kanundan doğan «temsil» ya da yönetim yetkisi saklı kalmak üzere, terekeye ait bütün haklar üzerinde birlikte tasarruf ederler.
-
Yöneticinin Sorumluluğu Nedeniyle Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/13887 E. 2018/7312 K.
Ortak:mirasçılık · avans faizi
İncelediğiniz kararda… afından izinsiz olarak NOSTALJİ GAZELLERİ adlı albümde kullanıldığı gerekçesi ile FSEK 68/1 maddesi gereğince 1.500 TL telif tazminatının ve takdiren 2500 TL manevi «tazminatın dava» tarihinden itibaren Merkez Bankası kısa vadeli krediler «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline kararın «ilanına», fazla talebin reddine karar verilmiştir.
Dosyada mevcut verasetnameye göre murisin davacı dışında başka «mirasçıları» da bulunmaktadır.
TMK'nun 640/2. maddesi uyarınca murisin vefatı ile birlikte «mirasçılar» terekeye elbirliği ile sahip olduğundan bu maddede yazılı diğer haklar saklı kalmak üzere mirasçılar terekeye ait bütün haklar üzerinde birlikte tasarruf ederler.
Benzer bu kararda… olması nedeni ile) reddine, davacıların davalarının kısmen kabulüne, 30.550,00 TL nin 01/01/2004 tarihinden itibaren işleyecek 3095 sayılı yasanın 2/2 md. uyarınca «avans faizi» ile birlikte davalılar ... «mirasçılarından» müştereken ve müteselsilen tahsiliyle ...
Yargılama sırasında davalı ...’nın 29/06/2014 tarihinde vefat ettiği, veraset ilamından «mirasçılarının» eşi ... ile çocukları ..., ..., ... ve ... olduğu anlaşılmaktadır.
4721 sayılı TMK'nın 640. maddesinde “Birden çok «mirasçı» bulunması halinde, mirasın geçmesiyle birlikte paylaşmaya kadar, mirasçılar arasında terekedeki bütün hak ve borçları kapsayan bir ortaklık meydana gelir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:miras ortaklığı · iştirak halinde mülkiyet · tereke · sorumluluk davası · sulh · yönetim kurulu kararı · temsil
Benzer bu karardaMirasçılardan birinin istemi üzerine «sulh» mahkemesi, «miras ortaklığına» paylaşmaya kadar bir «temsilci» atayabilir.
1-Dava, «yönetim kurulu» üyesi hakkındaki «sorumluluk davası» olup, dava dışı ...
Buna göre, davalının vefatıyla «mirasçılar» arasında murisin mal varlığı, hak ve borçları yönünden «iştirak halinde mülkiyet» hükümleri geçerli olup, mirasçılar «tereke» üzerinde ancak oybirliği ile tasarruf edebileceklerdir.
Triko Konfeksiyon Sanayi Fabrika Market A.Ş.nin bir kısım ortakları tarafından şirketin «yönetim kurulu» üyesi ... aleyhine açılmıştır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/674 E. 2022/4484 K.
Ortak:mirasçılık · muvafakat · kâr payı
İncelediğiniz karardaHer ne kadar, aynı maddenin 4. fıkrası uyarınca «mirasçılardan» herbiri terekedeki hakların korunmasını isteyebilir ve sağlanan bu korumadan mirasçılardan hepsi yararlanır ise de, mirasçılardan bir tanesi tarafından açılan davaya devam olunması için diğer mirasçıların da «muvafakatinin» alınması ya da terekeye TMK 640/3 gereğince mümessil tayin edilmesi gerekir.
Dosyada mevcut verasetnameye göre murisin davacı dışında başka «mirasçıları» da bulunmaktadır.
TMK'nun 640/2. maddesi uyarınca murisin vefatı ile birlikte «mirasçılar» terekeye elbirliği ile sahip olduğundan bu maddede yazılı diğer haklar saklı kalmak üzere mirasçılar terekeye ait bütün haklar üzerinde birlikte tasarruf ederler.
Benzer bu karardaTMK’nın 640. maddesine göre, «mirasçılar» arasında «iştirak halinde mülkiyet» hükümleri geçerli olup, mirasçılar «tereke» üzerinde ancak oybirliği ile tasarruf edebileceklerinden davanın, diğer mirasçıların «muvafakatlarının» sağlanması veya TMK'nın 640/3 madde ve fıkrası uyarınca yetkili mahkemece terekeye «temsilci» tayin ettirilmesi suretiyle görülmesi gerekir.
1- Dava, «geçersiz» «limited şirket» «hisse devir sözleşmesiyle» devredilen hisselerin miras «payı» oranında tescili istemine ilişkindir.
Davacı vekili, davalı ile davacının babası arasında yapılan «hisse devir sözleşmesinin» batıl olduğunu, davacının babasının sözleşmenin ifasından sonra vefat ettiğini, sözleşmenin «geçersizliği» nedeniyle iptali ile murisin davalıya devrettiği «limited şirket» hisselerinin miras «payı» oranında davacı adına tescilini talep etmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:elbirliği mülkiyeti · miras ortaklığı · ibra sözleşmesi · iştirak halinde mülkiyet · tereke · sözleşmenin feshi · ibra · ciro
Benzer bu karardaMahkemece tüm dosya kapsamına göre; «protokole» göre devredilecek taşınmaz ... adına kayıtlı ise de davalı, bu taşınmazın bedeline karşılık gelen 80.000.-TL bedelli senedi ...'a vermiş ve «bonoda» "«hisse devir sözleşmesine» göre devredilecek arsaya karşılık «teminat» olarak verildiğinin ve «ciro» edilemeyeceğinin" belirtilmiş olduğu, ... tarafından noter «ihtarnamesi» ile taşınmaz devredilmediği takdirde bonoyu takibe koyacağını belirtilerek icra takibi başlatıldığı, miras bırakanın tercihini «sözleşmenin feshi» yerine alacağını tahsil yönünde kullandığından protokolün kandırılmak suretiyle imzalatıldığının kabul edilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, k …
Bölge Adliye Mahkemesince; «protokolde» belirtilen taşınmazın müteveffa adına kayıtlı olması nedeniyle devri mümkün olmadığından sözleşme «geçersiz» sayılabilecek ise de, müteveffanın sözleşmede devir bedeli olarak kararlaştırılan 80.000,00 TL'nın «teminatı» olan senedi icraya koymakla iradesini «fesih» yönünde kullanmadığı, davalı da sözleşmede devir bedeli olarak gösterilen tutardaki bonoyu ...'a vermekle sözleşmenin bu hükmüne göre edimi yerine getirmiş olduğundan, müteveffa ...'un aldatıldığı gerekçesiyle sözleşmenin geçersiz olduğundan bahsedilemeyeceği, «sulh» ve «ibra sözleşmesinde» hisse devir bedeline karşılık alınan diğer senetlerin ödenmemesi ise alacak davasının konusu olup protokolün geçersiz sayılmasını gerektirmeyeceği gerekçesiyle dav …
Anılan hükümlere göre «miras ortaklığı» mirasın tümü üzerinde söz konusu olduğundan, «tereke» payları ayrılmaksızın ortaklığa «dahil» olan «mirasçılara» aittir.
TMK’nın 640. maddesine göre, «mirasçılar» arasında «iştirak halinde mülkiyet» hükümleri geçerli olup, mirasçılar «tereke» üzerinde ancak oybirliği ile tasarruf edebileceklerinden davanın, diğer mirasçıların «muvafakatlarının» sağlanması veya TMK'nın 640/3 madde ve fıkrası uyarınca yetkili mahkemece terekeye «temsilci» tayin ettirilmesi suretiyle görülmesi gerekir.
3 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/195 E. 2019/7049 K.
Ortak:mirasçılık · muvafakat
İncelediğiniz karardaHer ne kadar, aynı maddenin 4. fıkrası uyarınca «mirasçılardan» herbiri terekedeki hakların korunmasını isteyebilir ve sağlanan bu korumadan mirasçılardan hepsi yararlanır ise de, mirasçılardan bir tanesi tarafından açılan davaya devam olunması için diğer mirasçıların da «muvafakatinin» alınması ya da terekeye TMK 640/3 gereğince mümessil tayin edilmesi gerekir.
Dosyada mevcut verasetnameye göre murisin davacı dışında başka «mirasçıları» da bulunmaktadır.
TMK'nun 640/2. maddesi uyarınca murisin vefatı ile birlikte «mirasçılar» terekeye elbirliği ile sahip olduğundan bu maddede yazılı diğer haklar saklı kalmak üzere mirasçılar terekeye ait bütün haklar üzerinde birlikte tasarruf ederler.
Benzer bu karardaTMK’nın 640. maddesine göre, «mirasçılar» arasında «iştirak halinde mülkiyet» hükümleri geçerli olup, mirasçılar «tereke» üzerinde ancak oybirliği ile tasarruf edebileceklerinden davanın, diğer mirasçıların «muvafakatlarının» sağlanması veya TMK'nın 640/3 madde ve fıkrası uyarınca yetkili mahkemece terekeye «temsilci» tayin ettirilmesi suretiyle görülmesi gerekir.
Davacı, dava dilekçesinde müteveffa babasına ait hisse senetlerinin ve kar paylarının da tespitini talep etmiş olup dava dilekçesi ekindeki 15.10.2012 tarihli «mirasçılık» belgesinin incelenmesinde davacının tek başına mirasçı olmadığı anlaşılmakla, 4721 sayılı TMK’nın 640. maddesine göre birden çok mirasçı bulunması hâlinde, mirasın geçmesiyle birlikte paylaşmaya kadar, mirasçılar arasında terekedeki bütün hak ve borçları kapsayan bir ortaklık meydana geleceği, mirasçıların terekeye elbirliğiyle sahip olacakları, sözleşme veya kanundan doğan «temsil» ya da yönetim yetkisi saklı kalmak üzere, terekeye ait bütün haklar üzerinde birlikte tasarruf edecekleri ve TMK’nın 702/1. maddesinde ise «elbirliği mülkiyetinde» ortakların belirlenmiş payları olmayıp her birinin hakkının, ortaklığa giren malların tamamına yaygın olduğu düzenlenmiştir.
Anılan hükümlere göre «miras ortaklığı» mirasın tümü üzerinde söz konusu olduğundan, «tereke» payları ayrılmaksızın ortaklığa «dahil» olan «mirasçılara» aittir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:elbirliği mülkiyeti · miras ortaklığı · iştirak halinde mülkiyet · tereke · eda davası · tespit davası · taraf ehliyeti · hukuki yarar
Benzer bu kararda… vasıyla yerine getirilmesinin mümkün olduğu, 6100 sayılı HMK’nın 109-(2) fıkrasının 01/4/2015 tarihinde 6644 sayılı Kanunun 4. maddesi ile yürürlükten kaldırıldığı, «eda davası» açılması mümkün olan hallerde «tespit davası» açılmasında «hukuki yarar» bulunmadığı gereçesiyle davanın 6100 sayılı HMK’nın 106/2-3 maddesi uyarınca hukuki yarar yokluğundan reddine karar verilmiştir.
Anılan hükümlere göre «miras ortaklığı» mirasın tümü üzerinde söz konusu olduğundan, «tereke» payları ayrılmaksızın ortaklığa «dahil» olan «mirasçılara» aittir.
TMK’nın 640. maddesine göre, «mirasçılar» arasında «iştirak halinde mülkiyet» hükümleri geçerli olup, mirasçılar «tereke» üzerinde ancak oybirliği ile tasarruf edebileceklerinden davanın, diğer mirasçıların «muvafakatlarının» sağlanması veya TMK'nın 640/3 madde ve fıkrası uyarınca yetkili mahkemece terekeye «temsilci» tayin ettirilmesi suretiyle görülmesi gerekir.
1-) Dava, davacıya ve davacının müteveffa babasına ait hisse senetlerinin ve ödenmemiş kar paylarının tespiti istemine ilişkin olup mahkemece, «hukuki yarar» yokluğundan davanın reddine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/5676 E. 2015/12889 K.
Ortak:mirasçılık · muvafakat
İncelediğiniz karardaHer ne kadar, aynı maddenin 4. fıkrası uyarınca «mirasçılardan» herbiri terekedeki hakların korunmasını isteyebilir ve sağlanan bu korumadan mirasçılardan hepsi yararlanır ise de, mirasçılardan bir tanesi tarafından açılan davaya devam olunması için diğer mirasçıların da «muvafakatinin» alınması ya da terekeye TMK 640/3 gereğince mümessil tayin edilmesi gerekir.
Dosyada mevcut verasetnameye göre murisin davacı dışında başka «mirasçıları» da bulunmaktadır.
TMK'nun 640/2. maddesi uyarınca murisin vefatı ile birlikte «mirasçılar» terekeye elbirliği ile sahip olduğundan bu maddede yazılı diğer haklar saklı kalmak üzere mirasçılar terekeye ait bütün haklar üzerinde birlikte tasarruf ederler.
Benzer bu karardaBu itibarla, elbirliği halindeki mülkiyet kuralları gereğince «miras ortaklığının» tümüne ilişkin davaların bütün «mirasçılar» tarafından açılması gerektiğinden, mahkemece diğer mirasçıların da davaya katılımının sağlanması ve bu doğrultuda «muvafakatının» alınması veya terekeye «temsilci» tayin ettirilmesi için davacılara uygun bir süre verilmesi gerekirken, belirtilen hususlar resen nazara alınmaksızın davanın esastan incelenmek suretiyle karar ver …
Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; murisin davaya konu hesabının Pamukbank'ta bulunduğu, müflis bankanın «iflas» etmesi üzerine hesapların davalı bankaya devredildiği, murisin sağlığında davalı bankada bulunan hesaplarından muris dışındaki başkaca kişilerin bazı kurumlara olan borçlarının ödendiği, nakit çekim yapıldığına ilişkin herhangi bir bilgiye ulaşılamadığı, ancak murisin sağlığında uzun yıllar boyunca kendi hesabından yapılan ödemelere ve harcamalara herhangi bir itirazda bulunmadığı, murisin sağlığında kendi hesaplarından yapılan «harcamalara itiraz» etmemişken, «mirasçıları» olan davacıların bu harcamalara itiraz etmelerinin iyi niyet kapsamında değerlendirilemeyeceği, bankalar nezdinde ödeme talimatlarının müşteri hizmetleri ile yapıl …
Ancak, davacıların murisinin davacılar dışında beş «mirasçısının» daha bulunduğu dosya içerisinde bulunan 28.03.2013 tarihli veraset ilamından anlaşılmaktadır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:harcama itirazı · miras ortaklığı · tüzel kişilik · taraf ehliyeti · iflas · taşıyan · temsil
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; murisin davaya konu hesabının Pamukbank'ta bulunduğu, müflis bankanın «iflas» etmesi üzerine hesapların davalı bankaya devredildiği, murisin sağlığında davalı bankada bulunan hesaplarından muris dışındaki başkaca kişilerin bazı kurumlara olan borçlarının ödendiği, nakit çekim yapıldığına ilişkin herhangi bir bilgiye ulaşılamadığı, ancak murisin sağlığında uzun yıllar boyunca kendi hesabından yapılan ödemelere ve harcamalara herhangi bir itirazda bulunmadığı, murisin sağlığında kendi hesaplarından yapılan «harcamalara itiraz» etmemişken, «mirasçıları» olan davacıların bu harcamalara itiraz etmelerinin iyi niyet kapsamında değerlendirilemeyeceği, bankalar nezdinde ödeme talimatlarının müşteri hizmetleri ile yapıl …
Miras ortaklığının «tüzel kişiliği» ve taraf «ehliyeti» yoktur.
Bu itibarla, elbirliği halindeki mülkiyet kuralları gereğince «miras ortaklığının» tümüne ilişkin davaların bütün «mirasçılar» tarafından açılması gerektiğinden, mahkemece diğer mirasçıların da davaya katılımının sağlanması ve bu doğrultuda «muvafakatının» alınması veya terekeye «temsilci» tayin ettirilmesi için davacılara uygun bir süre verilmesi gerekirken, belirtilen hususlar resen nazara alınmaksızın davanın esastan incelenmek suretiyle karar ver …
A..'ı bankalardaki bütün işlemler için yetkilendirdiğinin tespit edildiği, murisin banka hesaplarından lehlerine ödeme yapılan kişiler incelendiğinde bu kişilerin genellikle muris ile aynı soy ismi «taşıyan» kişiler olduğu, bu ödemelerin murisin bilgisi dışında gerçekleştiğini gösterir herhangi bir delilin sunulamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/1574 E. 2017/781 K.
Ortak:mirasçılık · muvafakat
İncelediğiniz karardaHer ne kadar, aynı maddenin 4. fıkrası uyarınca «mirasçılardan» herbiri terekedeki hakların korunmasını isteyebilir ve sağlanan bu korumadan mirasçılardan hepsi yararlanır ise de, mirasçılardan bir tanesi tarafından açılan davaya devam olunması için diğer mirasçıların da «muvafakatinin» alınması ya da terekeye TMK 640/3 gereğince mümessil tayin edilmesi gerekir.
Dosyada mevcut verasetnameye göre murisin davacı dışında başka «mirasçıları» da bulunmaktadır.
TMK'nun 640/2. maddesi uyarınca murisin vefatı ile birlikte «mirasçılar» terekeye elbirliği ile sahip olduğundan bu maddede yazılı diğer haklar saklı kalmak üzere mirasçılar terekeye ait bütün haklar üzerinde birlikte tasarruf ederler.
Benzer bu karardaMiras ortaklığının «tüzel kişiliği» ve taraf «ehliyeti» yoktur.Bu itibarla, elbirliği halindeki mülkiyet kuralları gereğince «miras ortaklığının» tümüne ilişkin davaların bütün «mirasçılar» tarafından açılması gerektiğinden, mahkemece diğer mirasçıların da davaya katılımının sağlanması ve bu doğrultuda «muvafakatının» alınması veya terekeye «temsilci» tayin ettirilmesi için davacılara uygun bir süre verilmesi gerekirken, yazılı şekilde davanın esastan incelenmek suretiyle karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmay …
Mahkemece, muris...'in «mirasçısı» olan davacıların TMK 640 maddesi gereğince terekenin korunmasına ilişkin olarak işbu davayı açabilecekleri kabul edilerek yukarıda yazılı grekçelerle davanın esastan reddine karar verilmiş ise de; davacıların talebi sadece terekenin korunmasına ilişkin olmayıp mülkiyetin kapsamını etkileyecek nitelikte olduğundan tüm mirasçıların birlikte dava açması gerekmektedir.
Davacıların murisinin, davacılar dışında beş «mirasçısının» daha bulunduğu dosya içerisinde bulunan 11.12.2012 tarihli veraset ilamından anlaşılmaktadır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:miras ortaklığı · ek mehil · muvazaa · hamil · tüzel kişilik · anonim şirket · taraf ehliyeti · geçersizlik
Benzer bu kararda… ilamı ile muris ...'e ait hisselerin sermaye arttırımı dışında bırakılması nedeniyle anılı genel kurulda alınan sermaye arttırımı kararının ve buna bağlı işlemlerin «geçersizliğinin» tespiti istemi ile davacılar tarafından açılan davanın reddine dair kararın Yargıtay denetiminden geçerek kesinleşmesi karşısında, davacıların bu yöndeki iddialarına itibar edilemeyeceği, ayrıca davacıların murisleri...'in hisselerinin müteakip yıllarda ve diğer genel kurullarda «muvazalı» ve hileli işlemler ile azaltıldığı yönündeki iddialarını somutlaştırıp ispat edemedikleri, davalı şirketin ana sözleşmesinin 6 .maddesine göre davalı şirket hisselerinin «hamiline» yazılı olduğu, bu suretle muris... tarafından hisselerinin her zaman devredilme ihtimalinin bulunduğu; birleşen davada ise, 05/09/1986 tarihli genel kurulda sermay …
Miras ortaklığının «tüzel kişiliği» ve taraf «ehliyeti» yoktur.Bu itibarla, elbirliği halindeki mülkiyet kuralları gereğince «miras ortaklığının» tümüne ilişkin davaların bütün «mirasçılar» tarafından açılması gerektiğinden, mahkemece diğer mirasçıların da davaya katılımının sağlanması ve bu doğrultuda «muvafakatının» alınması veya terekeye «temsilci» tayin ettirilmesi için davacılara uygun bir süre verilmesi gerekirken, yazılı şekilde davanın esastan incelenmek suretiyle karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmay …
1- Asıl dava, davacıların murisi...'in davalı «anonim şirketteki» hisselerinin hukuka aykırı ve «muvazalı» işlemlerle azaltıldığı iddiasıyla murisin davalı anonim şirketteki hisse oranının tespiti istemine ilişkindir.
2-Asıl ve birleşen dava, «muvazalı» ve hileli işlemlerle hisselerin azaltıldığı iddiasına dayalı olarak asıl davada davacıların murisinin ve birleşen davada davacının, «anonim şirketteki» hisselerinin tespiti istemine ilişkindir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2011/9643 E. , 2012/16651 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İSTANBUL 4.FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 4.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 15/04/2011 tarih ve 2009/150-2011/64 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin 1973 yılında vefat eden merhum ...'in kızı ve yasal mirasçılarından biri olduğunu, ...'in bir çok eserin bestecisi ve söz yazarı olup ünlü bir gazelhan olduğunu, ölümü ile haklarının mirasçılarından biri olan ...'a intikal ettiğini, davalının ise NOSTALJİ GAZELLER adlı Cd' de müvekkilinin miras bırakanının bizzat seslendirdiği EY SİYAH GÖZLÜ KADIN adlı eserine yer verdiğini ancak müvekkilinden izin alınmadığını ileri sürerek FSEK 68. maddesi gereğince 500 TL telif tazminatının ve 10.000 TL manevi tazminatın ihlal tarihinden itibaren reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsilini, verilecek kararın gazetede ilanını talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, dava konusu anonim olduğunu, seslendirilen eserin müvekkiline devredildiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, FSEK'in 3. maddesi anlamında bir musiki eseri olan ve anonim olmayan davacının miras yoluyla mali hak sahibi olduğu EY SİYAH GÖZLÜ KADIN adlı gazelin davalı tarafından izinsiz olarak NOSTALJİ GAZELLERİ adlı albümde kullanıldığı gerekçesi ile FSEK 68/1 maddesi gereğince 1.500 TL telif tazminatının ve takdiren 2500 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren Merkez Bankası kısa vadeli krediler avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline kararın ilanına, fazla talebin reddine karar verilmiştir.
Kararı taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1- Davacının murisi Abdullah Mamaç 1973 tarihinde vefat etmiş olup, terekesi TMK'nun 640. maddesi uyarınca elbirliği halinde mülkiyet hükümlerine tabidir. Dosyada mevcut verasetnameye göre murisin davacı dışında başka mirasçıları da bulunmaktadır. TMK'nun 640/2. maddesi uyarınca murisin vefatı ile birlikte mirasçılar terekeye elbirliği ile sahip olduğundan bu maddede yazılı diğer haklar saklı kalmak üzere mirasçılar terekeye ait bütün haklar üzerinde birlikte tasarruf ederler. Her ne kadar, aynı maddenin 4. fıkrası uyarınca mirasçılardan herbiri terekedeki hakların korunmasını isteyebilir ve sağlanan bu korumadan mirasçılardan hepsi yararlanır ise de, mirasçılardan bir tanesi tarafından açılan davaya devam olunması için diğer mirasçıların da muvafakatinin alınması ya da terekeye TMK 640/3 gereğince mümessil tayin edilmesi gerekir.
Somut uyuşmazlıkta yukarıda açıklanan dava koşulu yerine getirilmeksizin davanın sonuçlandırılıp FSEK 68 uyarınca davacının miras payı oranında tazminata karar verilmesi doğru görülmemiştir. ...
Ayrıca, 5846 sayılı FSEK 70'e dayalı manevi tazminata ilişkin davada da mirasçı olan davacı bakımından aynı kanunun 19. maddesindeki koşulların tartışılmaması dahi isabetsiz olup kararın davalı yararına bozulması gerekmiştir.
2- Kabule göre de, davanın her iki taraf yönünden de kısmen kabulü halinde, mahkeme harçlar dışındaki yargılama giderlerini haklı çıkma oranına göre taraflar arasında paylaştırır (HUMK m.417/1 c.2). İki tarafın da kısmen haklı çıkması halinde yargılama giderlerinin taraflar arasında paylaştırılacağına ilişkin HUMK m.417/1-c.2 hükmü, yargılama harçları için uygulanmaz. Çünkü davanın reddi hariç, harç daima davalıya yükletilir. Harca zaten haksız çıkılan oranda hükmedileceği için, diğer giderler gibi kazanılan ve kaybedilen miktara göre tekrar bölüştürülemez ve reddedilen dava bölümü için ayrıca ret harcı verilemez (Baki Kuru , Hukuk Usulü Muhakemeleri, C.5, İstanbul 2001, s. 5334 ). Mahkemece davacı tarafından peşin yatırılan harç ile ıslah harcının toplamdan düşülerek kalan miktarın davalıdan tahsiline yönelik hüküm kurulmasına ancak davacı tarafından ödenen harca yönelik bir hüküm kurmayarak bunun davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesi doğru bulunmamış hükmün bu nedenle de davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Öte yandan, davacının talebinde ihlal tarihinden itibaren faiz istediğini belirtmesine rağmen mahkemece faize dava tarihinden itibaren hükmedilmesi doğru görülmemiş hükmün bu nedenle de kabule göre davacı yararına bozulması gerekmiştir.
3- Bozma sebep ve şekline göre taraf vekillerinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, (2) nolu bentte açıklanan nedenle davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün yukarıda yazılı nedenlerle kabule göre davacı yararına BOZULMASINA, (3) nolu bentte açıklanan nedenle bozma sebep ve şekline göre taraf vekillerinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, ödedikleri temyiz peşin harcın istekleri halinde temyiz edenlere iadesine, 19/10/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1063679600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz