6102TTK Türk Ticaret Kanunu

2006/1 sayılı tebliğ

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2016/12436 E. 2018/4133 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi: Banka / kredi / finans

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
2006/1 sayılı tebliğ emsal banka uygulaması gayri nakdi kredi genel işlem şartı ticari kredi 818 sayılı borçlar kanunu istirdat kredi sözleşmesi eksik inceleme

Atıf yapılan mevzuat: Bankacılık K. — Bankacılık K. 144 · TBK · BK

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda, davaya konu kredilerin ticari kredi olması nedeniyle, davacının tüketici olarak kabul edilemeyeceği, 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun hükümlerinin, ve yine 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 20 vd. maddelerinde düzenlenen genel işlem şartlarının somut olaya uygulanmasının mümkün olmadığı, davalı bankanın; taraflar arasında düzenlenen genel nakdi ve gayri nakdi kredi sözleşmeleri gereğince davacıdan kredi istihbarat bedeli tahsil ettiği ve tahsil edilen miktarın her bir kredi açısından haklı ve makul olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

Dava, davacının davalı bankadan değişik tarihlerde kullandığı ticari krediler sebebiyle kredi istihbarat ücreti adı altında yapılan haksız kesintilerin istirdadı istemine ilişkin olup, mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir. Bahsi geçen sözleşmeleri 818 sayılı Borçlar Kanunu’nun yürürlükte bulunduğu dönemde imzalanan sözleşmelerdir. Bu bakımdan öncelikle dava konusu meblağın hangi kalemlerden oluştuğu belirlenip davalı tarafından belgelendirildikten sonra, sözleşmede belirlenmiş bir ücretin olması durumunda belirlenen ücretin, olmaması durumunda ise emsal banka uygulamaları araştırılıp, diğer bankalarca hangi oranda ücret tahakkuk ettirildiği ve buna göre davalı banka uygulamasının yerinde olup olmadığı, davacıya iadesi gereken miktar bulunup bulunmadığı ve 5411 sayılı Bankacılık Kanunu' nun 144. maddesi kapsamında, Bakanlar Kurulunun 16/10/2006 tarih ve 2006/11188 sayılı kararına istinaden Merkez Bankasının 2006/1 sayılı Tebliği' nin 4. maddesi de göz önünde bulundurulmak suretiyle değerlendirme yapılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme sonucu yazılı şekilde hüküm tesisi isabetli değildir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • 2006/1 sayılı tebliğ

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/13799 E. 2018/4505 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • 2006/1 sayılı tebliğ

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/11293 E. 2018/4388 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • 2006/1 sayılı tebliğ

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/14225 E. 2018/5150 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

4 benzer karar daha
  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/13079 E. 2018/400 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/7082 E. 2010/11376 K.

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

  • 2006/1 sayılı tebliğ

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/11273 E. 2018/1357 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Hesap işletim ücreti

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/13802 E. 2018/4732 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2016/12436 E.  ,  2018/4133 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

(TİCARET MAHKEMESİ SIFATIYLA)

Taraflar arasında görülen davada ... Asliye Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 12/01/2016 tarih ve 2015/580-2016/18 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkilinin davalı bankadan birkaç kez kredi kullandığını, bu kredilere istinaden kendisinden dosya masrafı adı altında haksız olarak para tahsil edildiğini ileri sürerek haksız ve hukuka aykırı olarak alınan miktarın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tarafına iadesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, davacının kendi onay ve iradesi ile ödeme yaptığını, iade talebinin haksız ve iyiniyet kurallarına aykırı olduğunu savunarak davanın reddini talep etmiştir.

Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda, davaya konu kredilerin ticari kredi olması nedeniyle, davacının tüketici olarak kabul edilemeyeceği, 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun hükümlerinin, ve yine 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 20 vd. maddelerinde düzenlenen genel işlem şartlarının somut olaya uygulanmasının mümkün olmadığı, davalı bankanın; taraflar arasında düzenlenen genel nakdi ve gayri nakdi kredi sözleşmeleri gereğince davacıdan kredi istihbarat bedeli tahsil ettiği ve tahsil edilen miktarın her bir kredi açısından haklı ve makul olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

Dava, davacının davalı bankadan değişik tarihlerde kullandığı ticari krediler sebebiyle kredi istihbarat ücreti adı altında yapılan haksız kesintilerin istirdadı istemine ilişkin olup, mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir. Bahsi geçen sözleşmeleri 818 sayılı Borçlar Kanunu’nun yürürlükte bulunduğu dönemde imzalanan sözleşmelerdir. Bu bakımdan öncelikle dava konusu meblağın hangi kalemlerden oluştuğu belirlenip davalı tarafından belgelendirildikten sonra, sözleşmede belirlenmiş bir ücretin olması durumunda belirlenen ücretin, olmaması durumunda ise emsal banka uygulamaları araştırılıp, diğer bankalarca hangi oranda ücret tahakkuk ettirildiği ve buna göre davalı banka uygulamasının yerinde olup olmadığı, davacıya iadesi gereken miktar bulunup bulunmadığı ve 5411 sayılı Bankacılık Kanunu' nun 144.

maddesi kapsamında, Bakanlar Kurulunun 16/10/2006 tarih ve 2006/11188 sayılı kararına istinaden Merkez Bankasının 2006/1 sayılı Tebliği' nin 4. maddesi de göz önünde bulundurulmak suretiyle değerlendirme yapılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme sonucu yazılı şekilde hüküm tesisi isabetli değildir.

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, 30/05/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/426057300 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.