2006/1 sayılı tebliğ
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2016/12436 E. 2018/4133 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
2006/1 sayılı tebliğ↗ emsal banka uygulaması↗ gayri nakdi kredi↗ genel işlem şartı↗ ticari kredi↗ 818 sayılı borçlar kanunu↗ istirdat↗ kredi sözleşmesi↗ eksik inceleme↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda, davaya konu kredilerin ticari kredi olması nedeniyle, davacının tüketici olarak kabul edilemeyeceği, 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun hükümlerinin, ve yine 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 20 vd. maddelerinde düzenlenen genel işlem şartlarının somut olaya uygulanmasının mümkün olmadığı, davalı bankanın; taraflar arasında düzenlenen genel nakdi ve gayri nakdi kredi sözleşmeleri gereğince davacıdan kredi istihbarat bedeli tahsil ettiği ve tahsil edilen miktarın her bir kredi açısından haklı ve makul olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, davacının davalı bankadan değişik tarihlerde kullandığı ticari krediler sebebiyle kredi istihbarat ücreti adı altında yapılan haksız kesintilerin istirdadı istemine ilişkin olup, mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir. Bahsi geçen sözleşmeleri 818 sayılı Borçlar Kanunu’nun yürürlükte bulunduğu dönemde imzalanan sözleşmelerdir. Bu bakımdan öncelikle dava konusu meblağın hangi kalemlerden oluştuğu belirlenip davalı tarafından belgelendirildikten sonra, sözleşmede belirlenmiş bir ücretin olması durumunda belirlenen ücretin, olmaması durumunda ise emsal banka uygulamaları araştırılıp, diğer bankalarca hangi oranda ücret tahakkuk ettirildiği ve buna göre davalı banka uygulamasının yerinde olup olmadığı, davacıya iadesi gereken miktar bulunup bulunmadığı ve 5411 sayılı Bankacılık Kanunu' nun 144. maddesi kapsamında, Bakanlar Kurulunun 16/10/2006 tarih ve 2006/11188 sayılı kararına istinaden Merkez Bankasının 2006/1 sayılı Tebliği' nin 4. maddesi de göz önünde bulundurulmak suretiyle değerlendirme yapılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme sonucu yazılı şekilde hüküm tesisi isabetli değildir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/13799 E. 2018/4505 K.
Ortak:emsal banka uygulaması · ticari kredi · istirdat · kredi sözleşmesi · eksik inceleme
İncelediğiniz karardaMahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda, davaya konu kredilerin «ticari kredi» olması nedeniyle, davacının tüketici olarak kabul edilemeyeceği, 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun hükümlerinin, ve yine 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 20 vd. maddelerinde düzenlenen «genel işlem şartlarının» somut olaya uygulanmasının mümkün olmadığı, davalı bankanın; taraflar arasında düzenlenen genel nakdi ve «gayri nakdi kredi sözleşmeleri» gereğince davacıdan kredi istihbarat bedeli tahsil ettiği ve tahsil edilen miktarın her bir kredi açısından haklı ve makul olduğu gerekçesiyle davanın reddine kara …
… rden oluştuğu belirlenip davalı tarafından belgelendirildikten sonra, sözleşmede belirlenmiş bir ücretin olması durumunda belirlenen ücretin, olmaması durumunda ise «emsal banka uygulamaları» araştırılıp, diğer bankalarca hangi oranda ücret tahakkuk ettirildiği ve buna göre davalı banka uygulamasının yerinde olup olmadığı, davacıya iadesi gereken miktar bulunup bulunmadığı ve 5411 sayılı Bankacılık Kanunu' nun 144. maddesi kapsamında, Bakanlar Kurulunun 16/10/2006 tarih ve 2006/11188 sayılı kararına istinaden Merkez Bankasının 2006/1 sayılı Tebliği' nin 4. maddesi de göz önünde bulundurulmak suretiyle değerlendirme yapılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken «eksik inceleme» sonucu yazılı şekilde hüküm tesisi isabetli değildir.
Dava, davacının davalı bankadan değişik tarihlerde kullandığı ticari krediler sebebiyle kredi istihbarat ücreti adı altında yapılan haksız kesintilerin «istirdadı» istemine ilişkin olup, mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaDava konusu «ticari kredi sözleşmelerinin» 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun yürürlükte bulunduğu dönemde imzalandığı anlaşılmaktadır.
… nip dava konusu meblağın hangi kalemlerden oluştuğu dikkate alınarak, sözleşmede belirlenmiş bir ücretin olması durumunda belirlenen ücretin, olmaması durumunda ise «emsal banka uygulamaları» araştırılıp, diğer bankalarca hangi oranda ücret tahakkuk ettirildiği ve buna göre davalı banka uygulamasının yerinde olup olmadığı, davacıya iadesi gereken miktar bulunup bulunmadığı ve 5411 sayılı Bankacılık Kanunu'nun 144. maddesi kapsamında, Bakanlar Kurulunun 16/10/2006 tarih ve 2006/11188 sayılı kararına istinaden Merkez Bankasının 2006/1 sayılı Tebliği'nin 4. maddesi de göz önünde bulundurulmak suretiyle değerlendirme yapılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken «eksik inceleme» sonucu yazılı şekilde hüküm tesisi isabetli görülmeyip bozmayı gerektirmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasındaki «kredi sözleşmelerinin» 2007, 2008 ve 2010 tarihli olduğu, 6098 sayılı TBK’nın yürürlük tarihi dikkate alındığında bu sözleşmelere genel işlem koşulunun uygulanmasının mümkün olmadığı, sözleşme kapsamında alınan «masrafların» iadesinin istenemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ticari kredi sözleşmesi · erken kapama komisyonu · komisyon · dosya masrafı
Benzer bu karardaDava, davacının davalı bankadan değişik tarihlerde kullandığı ticari krediler sebebiyle kredi istihbarat ücreti, kredi tahsis ve değerleme ücreti, kredi açılış «masrafı» ve «erken kapama komisyonu» adı altında yapılan kesintilerin «istirdadı» istemine ilişkin olup, mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasındaki «kredi sözleşmelerinin» 2007, 2008 ve 2010 tarihli olduğu, 6098 sayılı TBK’nın yürürlük tarihi dikkate alındığında bu sözleşmelere genel işlem koşulunun uygulanmasının mümkün olmadığı, sözleşme kapsamında alınan «masrafların» iadesinin istenemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dava konusu «ticari kredi sözleşmelerinin» 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun yürürlükte bulunduğu dönemde imzalandığı anlaşılmaktadır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/11293 E. 2018/4388 K.
Ortak:emsal banka uygulaması · ticari kredi · kredi sözleşmesi · eksik inceleme
İncelediğiniz karardaMahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda, davaya konu kredilerin «ticari kredi» olması nedeniyle, davacının tüketici olarak kabul edilemeyeceği, 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun hükümlerinin, ve yine 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 20 vd. maddelerinde düzenlenen «genel işlem şartlarının» somut olaya uygulanmasının mümkün olmadığı, davalı bankanın; taraflar arasında düzenlenen genel nakdi ve «gayri nakdi kredi sözleşmeleri» gereğince davacıdan kredi istihbarat bedeli tahsil ettiği ve tahsil edilen miktarın her bir kredi açısından haklı ve makul olduğu gerekçesiyle davanın reddine kara …
… rden oluştuğu belirlenip davalı tarafından belgelendirildikten sonra, sözleşmede belirlenmiş bir ücretin olması durumunda belirlenen ücretin, olmaması durumunda ise «emsal banka uygulamaları» araştırılıp, diğer bankalarca hangi oranda ücret tahakkuk ettirildiği ve buna göre davalı banka uygulamasının yerinde olup olmadığı, davacıya iadesi gereken miktar bulunup bulunmadığı ve 5411 sayılı Bankacılık Kanunu' nun 144. maddesi kapsamında, Bakanlar Kurulunun 16/10/2006 tarih ve 2006/11188 sayılı kararına istinaden Merkez Bankasının 2006/1 sayılı Tebliği' nin 4. maddesi de göz önünde bulundurulmak suretiyle değerlendirme yapılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken «eksik inceleme» sonucu yazılı şekilde hüküm tesisi isabetli değildir.
Benzer bu kararda… n hangi kalemlerden oluştuğu belirlenip davalı tarafından belgelendirildikten sonra sözleşmede belirlenmiş bir ücretin olması durumunda bu ücret, olmaması durumunda «emsal banka uygulamaları» da araştırılıp, diğer bankalarca hangi oranda ücret tahakkuk ettirildiği ve buna göre davalı banka uygulamasının yerinde olup olmadığı, davacıya iadesi gereken miktar bulunup bulunmadığı ve 5411 sayılı Bankacılık Kanunu'nun 144. maddesi kapsamında, Bakanlar Kurulu' nun 16/10/2006 tarih ve 2006/11188 sayılı kararına istinaden Merkez Bankası'nın 2006/1 sayılı Tebliği'nin 4.maddesi de göz önünde bulundurulmak suretiyle değerlendirme yapılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken «eksik inceleme» sonucu yazılı şekilde hüküm tesisi isabetli değildir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan deliller, ve tüm dosya kapsamına göre; davacının «genel kredi sözleşmesi» gereğince ticari bir kredi kullandığı, davalı bankadan tüm belgeler istenmiş olmasına rağmen davacıdan yapılan kesintilerin zorunlu «masraf» olduğuna dair belge sunulmamış olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:genel kredi sözleşmesi · komisyon · dosya masrafı
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, toplanan deliller, ve tüm dosya kapsamına göre; davacının «genel kredi sözleşmesi» gereğince ticari bir kredi kullandığı, davalı bankadan tüm belgeler istenmiş olmasına rağmen davacıdan yapılan kesintilerin zorunlu «masraf» olduğuna dair belge sunulmamış olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dava, davacının davalı bankadan değişik tarihlerde kullanmış olduğu ticari krediler nedeniyle «komisyon» vb. ad altında yapılan kesintilerin iadesi istemine ilişkin olup mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/14225 E. 2018/5150 K.
Ortak:emsal banka uygulaması · kredi sözleşmesi
İncelediğiniz karardaMahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda, davaya konu kredilerin «ticari kredi» olması nedeniyle, davacının tüketici olarak kabul edilemeyeceği, 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun hükümlerinin, ve yine 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 20 vd. maddelerinde düzenlenen «genel işlem şartlarının» somut olaya uygulanmasının mümkün olmadığı, davalı bankanın; taraflar arasında düzenlenen genel nakdi ve «gayri nakdi kredi sözleşmeleri» gereğince davacıdan kredi istihbarat bedeli tahsil ettiği ve tahsil edilen miktarın her bir kredi açısından haklı ve makul olduğu gerekçesiyle davanın reddine kara …
… rden oluştuğu belirlenip davalı tarafından belgelendirildikten sonra, sözleşmede belirlenmiş bir ücretin olması durumunda belirlenen ücretin, olmaması durumunda ise «emsal banka uygulamaları» araştırılıp, diğer bankalarca hangi oranda ücret tahakkuk ettirildiği ve buna göre davalı banka uygulamasının yerinde olup olmadığı, davacıya iadesi gereken miktar bulunup bulunmadığı ve 5411 sayılı Bankacılık Kanunu' nun 144. maddesi kapsamında, Bakanlar Kurulunun 16/10/2006 tarih ve 2006/11188 sayılı kararına istinaden Merkez Bankasının 2006/1 sayılı Tebliği' nin 4. maddesi de göz önünde bulundurulmak suretiyle değerlendirme yapılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken «eksik inceleme» sonucu yazılı şekilde hüküm tesisi isabetli değildir.
Benzer bu kararda… ilen kararda bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı ...Ş. vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir. ...-Ancak, mahkemece, «erken kapama komisyonu» yönünden sözleşmede bir hüküm bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmişse de; taraflar arasındaki 20.05.2010 tarihli «genel kredi sözleşmesinin» ödenecek komisyonlar başlıklı 28.1.1. maddesinde ödenmesi gereken tüm komisyonların müşteriye ait olduğunun düzenlendiği ve 28.1..... maddesinde ise komisyon oranl …
… ve 2006/11188 sayılı kararına istinaden Merkez Bankası'nın 2006/1 sayılı Tebliği'nin 4. maddesi uyarınca, bankaların faiz dışında sağlayacakları diğer menfaatleri, «masrafların» nitelikleri ve sınırlarını serbestçe belirleyeceklerine ilişkin düzenlemelerin de dikkate alınıp, davalı bankanın Merkez Bankası’na yapacağı kesinti oran ve miktarlarını bildirip bildirmediği hususları gözetilerek, bildirim yapılmamış olması durumunda «emsal banka uygulamalarının» araştırılması, alınan «komisyon bedelinin» emsal banka uygulamalarına göre orantılı olup olmadığı değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:erken ödeme komisyonu · komisyon bedeli · erken kapama komisyonu · genel kredi sözleşmesi · komisyon · dosya masrafı
Benzer bu kararda… lirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalı bankanın işlem veya hizmet karşılığı yapmadan tahsil ettiği 1.954,70 TL istihbarat ücretinin iadesinin gerektiği, «erken ödeme komisyonu» adı altında komisyon alındığı, dava konusu sözleşmede kredinin erken ödenmesi halinde komisyon tahsil edileceğine dair bir düzenleme bulunmadığı ve 942,54 TL «erken kapama komisyonunun» da iadesi gerektiği gerekçesiyle davanın kabulüne, 1.954,70 TL'nin en yüksek mevduat faizini geçmeyecek şekilde dava tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle, …
… ilen kararda bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı ...Ş. vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir. ...-Ancak, mahkemece, «erken kapama komisyonu» yönünden sözleşmede bir hüküm bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmişse de; taraflar arasındaki 20.05.2010 tarihli «genel kredi sözleşmesinin» ödenecek komisyonlar başlıklı 28.1.1. maddesinde ödenmesi gereken tüm komisyonların müşteriye ait olduğunun düzenlendiği ve 28.1..... maddesinde ise komisyon oranl …
… ve 2006/11188 sayılı kararına istinaden Merkez Bankası'nın 2006/1 sayılı Tebliği'nin 4. maddesi uyarınca, bankaların faiz dışında sağlayacakları diğer menfaatleri, «masrafların» nitelikleri ve sınırlarını serbestçe belirleyeceklerine ilişkin düzenlemelerin de dikkate alınıp, davalı bankanın Merkez Bankası’na yapacağı kesinti oran ve miktarlarını bildirip bildirmediği hususları gözetilerek, bildirim yapılmamış olması durumunda «emsal banka uygulamalarının» araştırılması, alınan «komisyon bedelinin» emsal banka uygulamalarına göre orantılı olup olmadığı değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, …
4 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/13079 E. 2018/400 K.
Ortak:emsal banka uygulaması · ticari kredi · kredi sözleşmesi · eksik inceleme
İncelediğiniz karardaMahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda, davaya konu kredilerin «ticari kredi» olması nedeniyle, davacının tüketici olarak kabul edilemeyeceği, 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun hükümlerinin, ve yine 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 20 vd. maddelerinde düzenlenen «genel işlem şartlarının» somut olaya uygulanmasının mümkün olmadığı, davalı bankanın; taraflar arasında düzenlenen genel nakdi ve «gayri nakdi kredi sözleşmeleri» gereğince davacıdan kredi istihbarat bedeli tahsil ettiği ve tahsil edilen miktarın her bir kredi açısından haklı ve makul olduğu gerekçesiyle davanın reddine kara …
… rden oluştuğu belirlenip davalı tarafından belgelendirildikten sonra, sözleşmede belirlenmiş bir ücretin olması durumunda belirlenen ücretin, olmaması durumunda ise «emsal banka uygulamaları» araştırılıp, diğer bankalarca hangi oranda ücret tahakkuk ettirildiği ve buna göre davalı banka uygulamasının yerinde olup olmadığı, davacıya iadesi gereken miktar bulunup bulunmadığı ve 5411 sayılı Bankacılık Kanunu' nun 144. maddesi kapsamında, Bakanlar Kurulunun 16/10/2006 tarih ve 2006/11188 sayılı kararına istinaden Merkez Bankasının 2006/1 sayılı Tebliği' nin 4. maddesi de göz önünde bulundurulmak suretiyle değerlendirme yapılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken «eksik inceleme» sonucu yazılı şekilde hüküm tesisi isabetli değildir.
Benzer bu karardaSomut olayda davacı, davalı bankadan çeşitli tarihlerde birden fazla «ticari kredi» kullandığını belirtmiş olup, dava dilekçesinde tarihleri belirtilen «kredi sözleşmelerinin» TBK'nın yürürlüğe girdiği 01/07/2012 tarihinden önce ve sonra akdedildiği anlaşılmaktadır.
20 vd. düzenlenen «genel işlem koşulları» bakımından inceleme yapılması ve 818 sayılı Borçlar Kanunu’nun yürürlükte bulunduğu dönemde imzalanan sözleşmeler yönünden «masraf» oranı hakkında sözleşmelerde hüküm bulunup bulunmadığının incelenmesi ve herhangi bir oran belirtilmemiş olması durumunda «emsal banka uygulamaları» araştırılıp, «uyuşmazlık konusu» bedelin kredi müşterilerinden tahsiline dair «teamül» bulunup bulunmadığı, varsa diğer bankalarca hangi oranda tahakkuk ettirildiği ve buna göre davalı banka uygulamasının yerinde olup olmadığının değerlendirilmesi gerekirken «eksik inceleme» ile karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre, davacının davalı bankadan birden fazla «ticari kredi» kullandığı, banka tarafından «masraf» adı altında kesinti yapıldığı, Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarında tüketici kredilerinde dosya masrafı adı altında yapılan kesintilerin iadesinin gerektiğinin belirtildiği, tarafların «tacir», çekilen kredilerin ticari kredi olduğu, bankanın masraf «komisyon» veya istihbarat ücreti alamayacağı yönünde bir delilin dosyaya «ibraz» edilmediği, bankanın ticari kredi kullandırırken tacir olması nedeniyle kullandırdığı krediye ilişkin masraflarını isteyebileceği, kesinti yapılmasında hukuka aykı …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:genel işlem koşulları · teamül · komisyon · uyuşmazlık konusu · tacir · dosya masrafı · ibraz
Benzer bu karardaMahkemece, tüm dosya kapsamına göre, davacının davalı bankadan birden fazla «ticari kredi» kullandığı, banka tarafından «masraf» adı altında kesinti yapıldığı, Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarında tüketici kredilerinde dosya masrafı adı altında yapılan kesintilerin iadesinin gerektiğinin belirtildiği, tarafların «tacir», çekilen kredilerin ticari kredi olduğu, bankanın masraf «komisyon» veya istihbarat ücreti alamayacağı yönünde bir delilin dosyaya «ibraz» edilmediği, bankanın ticari kredi kullandırırken tacir olması nedeniyle kullandırdığı krediye ilişkin masraflarını isteyebileceği, kesinti yapılmasında hukuka aykı …
20 vd. düzenlenen «genel işlem koşulları» bakımından inceleme yapılması ve 818 sayılı Borçlar Kanunu’nun yürürlükte bulunduğu dönemde imzalanan sözleşmeler yönünden «masraf» oranı hakkında sözleşmelerde hüküm bulunup bulunmadığının incelenmesi ve herhangi bir oran belirtilmemiş olması durumunda «emsal banka uygulamaları» araştırılıp, «uyuşmazlık konusu» bedelin kredi müşterilerinden tahsiline dair «teamül» bulunup bulunmadığı, varsa diğer bankalarca hangi oranda tahakkuk ettirildiği ve buna göre davalı banka uygulamasının yerinde olup olmadığının değerlendirilmesi gerekirken «eksik inceleme» ile karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Mahkemece, taraflar arasındaki kredinin «ticari kredi» olduğu, davalı bankanın «tacir» olması nedeniyle «masraf» talep edebileceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dava, davalı banka tarafından davacıya kullandırılan krediler nedeniyle dosya «masrafı» adı altında tahsil edilen ücretin iadesi istemine ilişkindir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/7082 E. 2010/11376 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:olumsuz oy · görevsizlik kararı · taşıyan · teminat
Benzer bu karardaMahkemece verilen «görevsizlik» kararın Dairemizce bozulması sonrasında, bozma kararına uyan yerel mahkemece yeniden yapılan yargılamada, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, kredi kullandırılan dava dışı firma için «olumsuz» istihbarat bilgisi verilmediği, kredi miktarının üzerinde «teminat» alındığı, bankacılığın risk «taşıyan» işlemler olduğu, bankacılık mevzuatı ve uygulamalarına aykırı işlemleri bulunmadığından davalıların sorumluluklarını gerektiren bir durumun olmadığı gerekçesiyle d …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/11273 E. 2018/1357 K.
Ortak:emsal banka uygulaması · genel işlem şartı · ticari kredi · istirdat · kredi sözleşmesi · eksik inceleme
İncelediğiniz karardaMahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda, davaya konu kredilerin «ticari kredi» olması nedeniyle, davacının tüketici olarak kabul edilemeyeceği, 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun hükümlerinin, ve yine 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 20 vd. maddelerinde düzenlenen «genel işlem şartlarının» somut olaya uygulanmasının mümkün olmadığı, davalı bankanın; taraflar arasında düzenlenen genel nakdi ve «gayri nakdi kredi sözleşmeleri» gereğince davacıdan kredi istihbarat bedeli tahsil ettiği ve tahsil edilen miktarın her bir kredi açısından haklı ve makul olduğu gerekçesiyle davanın reddine kara …
… rden oluştuğu belirlenip davalı tarafından belgelendirildikten sonra, sözleşmede belirlenmiş bir ücretin olması durumunda belirlenen ücretin, olmaması durumunda ise «emsal banka uygulamaları» araştırılıp, diğer bankalarca hangi oranda ücret tahakkuk ettirildiği ve buna göre davalı banka uygulamasının yerinde olup olmadığı, davacıya iadesi gereken miktar bulunup bulunmadığı ve 5411 sayılı Bankacılık Kanunu' nun 144. maddesi kapsamında, Bakanlar Kurulunun 16/10/2006 tarih ve 2006/11188 sayılı kararına istinaden Merkez Bankasının 2006/1 sayılı Tebliği' nin 4. maddesi de göz önünde bulundurulmak suretiyle değerlendirme yapılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken «eksik inceleme» sonucu yazılı şekilde hüküm tesisi isabetli değildir.
Dava, davacının davalı bankadan değişik tarihlerde kullandığı ticari krediler sebebiyle kredi istihbarat ücreti adı altında yapılan haksız kesintilerin «istirdadı» istemine ilişkin olup, mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaDava, «ticari kredi» kullandırılması esnasında kesilen proje kullandırma «komisyonu bedelinin» «istirdadı» istemine ilişkindir. -/- Genel «kredi sözleşmesi» 2012 yılında imzalanmış, davalı banka tarafından dava konusu 3990,00TL kredi tutarından kesinti yapılmak suretiyle tahsil edilmiştir.
… andığı üzere, öncelikle dava konusu meblağın hangi kalemlerden oluştuğu belirlenip sözleşmede belirlenmiş bir ücretin olması durumunda bu ücret, olmaması durumunda, «emsal banka uygulamaları» da araştırılıp, diğer bankalarca hangi oranda ücret tahakkuk ettirildiği ve buna göre davalı banka uygulamasının yerinde olup olmadığı, davacıya iadesi gereken miktar bulunup bulunmadığı ve 5411 sayılı Bankacılık Kanunu'nun 144. maddesi kapsamında, Bakanlar Kurulu'nun 16.10.2006 tarih ve 2006/11188 sayılı kararına istinaden Merkez Bankası'nın 2006/1 sayılı Tebliği'nin 4. maddesi de göz önünde bulundurulmak suretiyle değerlendirme yapılarak sonucuna göre bir karar vermek gerekirken, «eksik inceleme» sonucu yazılı şekilde hüküm tesisi de isabetli değildir.
Taraflar arasında imzalanan «kredi sözleşmesi» 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun yürürlüğe girmesinden önce imzalanmış olup 6101 sayılı Türk Borçlar Kanununun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 1. …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:genel işlem koşulları · komisyon bedeli · ticari avans faizi · komisyon · ek tasfiye · avans faizi · temerrüt
Benzer bu karardaMahkemece tüm dosya kapsamına göre, davalı bankanın kullandırdığı kredi sebebiyle yapmış olduğu kesintilerin nelere ilişkin olduğunu ispat edemediği, davacının açıkça bilgilendirilmemesi nedeniyle sözleşme hükümlerinin «genel işlem koşulları» oluşturduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 3.800,00 TL'nin dava tarihi itibariyle işleyecek «ticari avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Dava, «ticari kredi» kullandırılması esnasında kesilen proje kullandırma «komisyonu bedelinin» «istirdadı» istemine ilişkindir. -/- Genel «kredi sözleşmesi» 2012 yılında imzalanmış, davalı banka tarafından dava konusu 3990,00TL kredi tutarından kesinti yapılmak suretiyle tahsil edilmiştir.
Ancak, Türk Borçlar Kanunu'nun yürürlüğe girmesinden sonra bu fiil ve işlemlere ilişkin olarak gerçekleşecek «temerrüt», sona erme ve «tasfiye», Türk Borçlar Kanunu hükümlerine tabidir.'' Bu bakımdan, somut uyuşmazlığa sözleşme tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 818 sayılı BK'nin ilgili hükümlerinin uygulanması gerekirken anılan husus nazara alınmaksızın, sözleşmenin tip sözleşme niteliği taşıdığı, davacı aleyhine konan kayıtların yazılmamış sayılması, bu kalemlerin «genel işlem şartlarına» aykırı kabul edilmesi gerektiğinden bahisle yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamıştır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/13802 E. 2018/4732 K.
Ortak:kredi sözleşmesi · eksik inceleme
İncelediğiniz karardaMahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda, davaya konu kredilerin «ticari kredi» olması nedeniyle, davacının tüketici olarak kabul edilemeyeceği, 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun hükümlerinin, ve yine 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 20 vd. maddelerinde düzenlenen «genel işlem şartlarının» somut olaya uygulanmasının mümkün olmadığı, davalı bankanın; taraflar arasında düzenlenen genel nakdi ve «gayri nakdi kredi sözleşmeleri» gereğince davacıdan kredi istihbarat bedeli tahsil ettiği ve tahsil edilen miktarın her bir kredi açısından haklı ve makul olduğu gerekçesiyle davanın reddine kara …
… rden oluştuğu belirlenip davalı tarafından belgelendirildikten sonra, sözleşmede belirlenmiş bir ücretin olması durumunda belirlenen ücretin, olmaması durumunda ise «emsal banka uygulamaları» araştırılıp, diğer bankalarca hangi oranda ücret tahakkuk ettirildiği ve buna göre davalı banka uygulamasının yerinde olup olmadığı, davacıya iadesi gereken miktar bulunup bulunmadığı ve 5411 sayılı Bankacılık Kanunu' nun 144. maddesi kapsamında, Bakanlar Kurulunun 16/10/2006 tarih ve 2006/11188 sayılı kararına istinaden Merkez Bankasının 2006/1 sayılı Tebliği' nin 4. maddesi de göz önünde bulundurulmak suretiyle değerlendirme yapılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken «eksik inceleme» sonucu yazılı şekilde hüküm tesisi isabetli değildir.
Benzer bu karardaAncak, dosya kapsamından, davacının davalı bankadan «ticari nitelikli» «genel kredi sözleşmelerine» istinaden ticari krediler kullandığı, bu kredilerin kullanımı sırasında davacıdan kredi tahsis ve değerlendirme ücreti, «ekspertiz ücreti» ve «hesap işletim ücreti» adı altında ücret tahsil edildiği, ayrıca genel kredi sözleşmelerinin bir kısmının 6098 sayılı TBK’nın yürürlüğe girmesinden sonra imzalandığı ve bu sözleşmelerin Kanun’un «genel işlem koşullarına» ilişkin hükümlerine tabi olduğu anlaşılmaktadır.
Bu durumda, tüm «kredi sözleşmeleri» getirtilip, sözleşmelerin tarihleri de gözetilerek, 01.07.2012 tarihinden sonra olan sözleşmeler yönünden 6098 sayılı TBK'nın 20-25 maddelerinde düzenlenen «genel işlem koşulları» denetimine tabi tutulması gerekmektedir.
… ve 2006/11188 sayılı kararına istinaden Merkez Bankası'nın 2006/1 sayılı Tebliği'nin 4. maddesi uyarınca, bankaların faiz dışında sağlayacakları diğer menfaatleri, «masrafların» nitelikleri ve sınırlarını serbestçe belirleyeceklerine ilişkin düzenlemelerin de dikkate alınıp, davalı banka tarafından yapılan kesintilere ilişkin olarak önceden bilgilendirme yapılıp yapılmadığı sözleşmenin imzalanması aşamasında miktar ve oranları sözleşmede yer alıp almadığı, davalı bankanın Merkez Bankası’na yapacağı kesinti oran ve miktarlarını bildirip bildirmediği hususları gözetilerek, hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken «eksik incelemeye» dayalı olarak yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, kararın davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:hesap işletim ücreti · ekspertiz ücreti · genel işlem koşulları · genel işlem koşulu · ticari dava niteliği · genel kredi sözleşmesi · yetki · tacir
Benzer bu karardaAncak, dosya kapsamından, davacının davalı bankadan «ticari nitelikli» «genel kredi sözleşmelerine» istinaden ticari krediler kullandığı, bu kredilerin kullanımı sırasında davacıdan kredi tahsis ve değerlendirme ücreti, «ekspertiz ücreti» ve «hesap işletim ücreti» adı altında ücret tahsil edildiği, ayrıca genel kredi sözleşmelerinin bir kısmının 6098 sayılı TBK’nın yürürlüğe girmesinden sonra imzalandığı ve bu sözleşmelerin Kanun’un «genel işlem koşullarına» ilişkin hükümlerine tabi olduğu anlaşılmaktadır.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; tarafların «tacir» olduğu ve taraflar arasında «ticari nitelikli» “genel kredi ve «teminat» sözleşmeleri” imzalandığı, davalı tarafından tahsil edilen ücretlerin 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun 144. maddesinin ve Bakanlar Kurulu’nun 16/10/2006 tarih ve 2006/11118 sayılı kararının verdiği «yetki» çerçevesinde Merkez Bankası tarafından çıkarılan 2006/1 sayılı tebliğ gereğince alındığı, bu nedenle davalı bankanın kesinti yoluyla aldığı ücretlerin mevzuata ve …
Bu durumda, tüm «kredi sözleşmeleri» getirtilip, sözleşmelerin tarihleri de gözetilerek, 01.07.2012 tarihinden sonra olan sözleşmeler yönünden 6098 sayılı TBK'nın 20-25 maddelerinde düzenlenen «genel işlem koşulları» denetimine tabi tutulması gerekmektedir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2016/12436 E. , 2018/4133 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
(TİCARET MAHKEMESİ SIFATIYLA)
Taraflar arasında görülen davada ... Asliye Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 12/01/2016 tarih ve 2015/580-2016/18 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı bankadan birkaç kez kredi kullandığını, bu kredilere istinaden kendisinden dosya masrafı adı altında haksız olarak para tahsil edildiğini ileri sürerek haksız ve hukuka aykırı olarak alınan miktarın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tarafına iadesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının kendi onay ve iradesi ile ödeme yaptığını, iade talebinin haksız ve iyiniyet kurallarına aykırı olduğunu savunarak davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda, davaya konu kredilerin ticari kredi olması nedeniyle, davacının tüketici olarak kabul edilemeyeceği, 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun hükümlerinin, ve yine 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 20 vd. maddelerinde düzenlenen genel işlem şartlarının somut olaya uygulanmasının mümkün olmadığı, davalı bankanın; taraflar arasında düzenlenen genel nakdi ve gayri nakdi kredi sözleşmeleri gereğince davacıdan kredi istihbarat bedeli tahsil ettiği ve tahsil edilen miktarın her bir kredi açısından haklı ve makul olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, davacının davalı bankadan değişik tarihlerde kullandığı ticari krediler sebebiyle kredi istihbarat ücreti adı altında yapılan haksız kesintilerin istirdadı istemine ilişkin olup, mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir. Bahsi geçen sözleşmeleri 818 sayılı Borçlar Kanunu’nun yürürlükte bulunduğu dönemde imzalanan sözleşmelerdir. Bu bakımdan öncelikle dava konusu meblağın hangi kalemlerden oluştuğu belirlenip davalı tarafından belgelendirildikten sonra, sözleşmede belirlenmiş bir ücretin olması durumunda belirlenen ücretin, olmaması durumunda ise emsal banka uygulamaları araştırılıp, diğer bankalarca hangi oranda ücret tahakkuk ettirildiği ve buna göre davalı banka uygulamasının yerinde olup olmadığı, davacıya iadesi gereken miktar bulunup bulunmadığı ve 5411 sayılı Bankacılık Kanunu' nun 144.
maddesi kapsamında, Bakanlar Kurulunun 16/10/2006 tarih ve 2006/11188 sayılı kararına istinaden Merkez Bankasının 2006/1 sayılı Tebliği' nin 4. maddesi de göz önünde bulundurulmak suretiyle değerlendirme yapılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme sonucu yazılı şekilde hüküm tesisi isabetli değildir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, 30/05/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/426057300 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz