6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Deniz yolu taşımasında icra takibinin yetkisizliği nedeniyle usulden ret

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2024/286 E. 2024/1101 K. · · İlk derece: İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

İtirazın iptaliistinaf başvurusunun esastan reddiKesinlik belirsiz

★ EmsalGörev ve yetkiDava şartı (hukuki yarar / ehliyet / kesin hüküm)

rücu (taşıma temelli)

Gerekçe özeti

Deniz yolu ile taşınması üstlenilen eşyanın taşıma sırasında hasarlanması nedeniyle taşıyıcılara karşı açılacak icra takibinde/davada, taşıma sözleşmesinden doğan yetkinin HMK 10(1) çerçevesinde belirlenmesi gerekir; taşıyıcının edimi eşyayı varma yerinde alıcıya teslim etmek olduğundan, sözleşmenin ifa yeri (ve buna bağlı yetkili mahkeme/icra dairesi) alıcıya teslim yeridir, yükleme limanı değildir. Yükleme limanı mahkemesini yetkili kılan uluslararası deniz taşıma sözleşmelerine (Hamburg Kuralları, ilgili BM Konvansiyonu) Türkiye tarafından onaylanmadıkları için dayanılamaz; TTK 1063'teki yetki kuralı uygulanabilir değilse, taşıyıcılar aleyhine ancak genel yetkili mahkemede veya ifa yeri (teslim yeri) mahkemesinde takip başlatılabilir.

Ele alınan sorunlar

İcra takibinin başlatıldığı yerin yetkili olup olmadığı (dava şartı - yetki) → ret

İddia: Davacı vekili, davalı taşıyıcıların taşıma konusu konteyneri Körfez Limanı'nda teslim aldığını, yükleme konişmentosunun burada düzenlendiğini, taşıyıcıların ifa borcunun temadi eden bir borç olduğunu, konteyneri Körfez Limanı'nda teslim alıp muhafaza etmenin ve gemiye yüklemenin de ifa borcu sayılması gerektiğini; deniz yolu taşımasına ilişkin uluslararası sözleşmelerde (Hamburg Kuralları, BM Konvansiyonu) yükleme limanının bağlı olduğu yer mahkemesinin de yetkili kılındığını, TTK 890/1 hükmünün de benzer düzenleme içerdiğini, dolayısıyla icra takibinin başlatıldığı Körfez İcra Dairesinin ortak yetkili icra dairesi olduğunu ileri sürmüştür.

Gerekçe: HMK 10(1) uyarınca sözleşmeden doğan davalar sözleşmenin ifa edileceği yer mahkemesinde de açılabilir; ifa yeri, davacının sözleşmeye dayanarak talep ettiği şeye göre belirlenir ve her iki tarafa borç yükleyen sözleşmelerde davalının borcunu yerine getireceği yere göre tespit edilmelidir; ifa yeri ve buna bağlı yetkili mahkeme her münferit borç bakımından ayrıca belirlenmelidir. TTK 850(2) uyarınca taşıyıcı, eşyayı varma yerine götürüp orada gönderilene teslim etmeyi borçlanır. Eldeki davada davalı taşıyıcıların üstlendiği edim emtianın teslim yerinde alıcıya tesliminden ibaret olduğundan, taşıyıcılar bakımından akdin ifa yerinin alıcıya teslim yeri olduğunun kabulünde isabetsizlik bulunmamıştır. Davacının dayandığı, deniz yolu taşımasına ilişkin sözleşmelerde yükleme limanı mahkemesini yetkili kılan uluslararası sözleşmeler (Hamburg Kuralları ve ilgili BM Konvansiyonu) ülkemizce onaylanmadığından bu yetki kurallarına dayanılamaz. TTK 1063'teki yetki kuralının uygulanması da söz konusu olmadığından, davalı taşıyıcılar bakımından ancak genel yetkili mahkemelerde ve akdin ifa yeri mahkemesinde icra takibi başlatılabilir. İcra takibinin başlatıldığı Körfez İcra Dairesini yetkili kılan bir yetki kuralı bulunmadığından, davacının yükleme limanının bulunduğu icra dairesinin yetkili olacağına ilişkin istinaf nedeni yerinde görülmemiştir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

Deniz yolu taşıma sözleşmelerinden doğan davalarda/icra takiplerinde ifa yeri yetkisinin, taşıyıcının teslim edimine göre (alıcıya teslim yeri) belirlenmesi gerektiği ve onaylanmamış uluslararası konvansiyonlardaki yükleme limanı yetki kurallarına dayanılamayacağı yönündeki tespit, benzer deniz taşıması kaynaklı yetki uyuşmazlıklarında bölgesel ikna edici emsal niteliği taşımaktadır.

Usul tespitleri

Yetkili mahkeme
Taşıma sözleşmesinden doğan davalarda/takiplerde, taşıyıcının edimi eşyanın varma yerinde alıcıya tesliminden ibaretse, sözleşmenin ifa yeri (ve dolayısıyla yetkili mahkeme/icra dairesi) alıcıya teslim yeridir; yükleme limanının bağlı olduğu yer, onaylanmamış uluslararası sözleşmelere dayanılarak yetkili kılınamaz.
Dava şartı
yetki (icra dairesinin yetkisi)

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
yetkisizlik (dava şartı) taşıma sözleşmesinin ifa yeri genel yetki kuralı TTK 850 onaylanmamış uluslararası sözleşmeye dayanamama icra dairesinin yetkisi

Atıf yapılan mevzuat: 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) — HMK 10(1)HMK 353(1)b-1HMK 361/1 · 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK) — TTK 850(2)TTK 890/1TTK 1063TTK 921TTK 1191TTK 1472TTK 1185

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2024/286

KARAR NO 2024/1101

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 07/12/2023

NUMARASI 2023/402 Esas - 2023/504 Karar

DAVA

İtirazın İptali (Gemi Ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan)

İSTİNAF KARAR TARİHİ 12/07/2024

İcra Dairesinin yetkisizlik dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine ilişkin kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili, davacı müvekkilinin sigortalısı ....A.Ş.'nin mal mukabili esasıyla Amerika'ya ihraç ettiği şekerleme cinsi eşyaları nakliyat rizikolarına karşı Nakliyat Emtia Sigorta Poliçesi ile sigortaladığını, ... numaralı konteyner içine 4598 karton kolide brüt 14.380-kg, net 11.255,90 kg olarak yerleştirilen emtianın ... numaralı konşimentoya kayıtlı olarak ... Kocaeli Körfez Limanı'nda ... gemisine yüklendiğini, taşımanın free in/liner out esasıyla gerçekleştirildiğini, taşıma yapan geminin New York Limanı'nda konteyner sahasına 29.12.2021 tarihinde tahliye ettiğini, konteynerin noel tatili bitiminde gümrük işlemleri ve akabinde alıcının deposuna karayolu ile sevk edilmek üzere ... antreposuna karayolu ile sevk edildiğini, antrepo yetkililerinin emtiayı teslim alacakları sırada kapakları açılan konteyner içindeki eşyaların ıslandığının 05.01.2022 tarihinde tespit edildiğini ve rezervli teslim belgesi düzenlendiğini, alıcının hasar bildirimi üzerine yaptırılan ekspertiz sonucu eşyaların yerleştirildiği konteynerin yıprandığını, yan panellerinin ve kapısının paslı olduğunu, farklı bir alana istiflenerek karantinaya alınan eşyaların deniz suyundan ıslandığının yapılan gümüş nitrat testi ile belirlendiğini, eşyanın tamamının yoğun küf koktuğunu, gıda ürünü olan emtianın tüketiminin mümkün olmadığının tespit edildiğini,alıcının konu eşyaları ...

atık tesislerine sevk ederek emtianın burada imha edildiğini, 2 numaralı davalı ....Ltd. Şti.'nin taşımayı üstlendiğini ve 10.12.2021 tarihli navlun faturasını düzenlediğini,fiili taşımanın 1 numaralı davalı .....A.Ş tarafından gerçekleştirildiğini, davalıların TTKnın 921 ve 1191 maddeleri gereğince oluşan zarardan müteselsilen sorumlu olduklarını, yükün durumunun fiili taşıyanın sigorta eksperi tarafından da incelenmesi ... A.Ş.'ye ihbar edildiğini ancak ...'un sorumluluk sigortacısının kimliğini ve yapıldı ise eksper raporunun paylaşmadığını, sigorta ekspertiz çalışmaları sonucunda sigortalı zararı 38.963,98-USD olarak tespit edildiğini, sigortalının sefer bildirim listesindeki kur (1 USD= 13,680-TL) esas alınarak sigortalıya 16.06.2022 tarihinde 533.031,15-TL tazminat ödendiğini, davacının TTK nın 1472 madde gereğince kanuni halef olduğu gibi ayrıca ibraname/temlikname de almak suretiyle akdi halef de olduğunu, davalıların aleyhlerine başlatılan icra takibine itiraz ettiklerini, davalıların Körfez İcra Dairesinin ...

Esas sayılı icra takibine vaki itirazlarının iptaline karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP

1- Davalı ....AŞ vekili; halefiyet şartlarının gerçekleşmediği, davacının aktif husumeti bulunmadığını, CIF Incoterms şartlarının yerine getirilmediğini, emtianın bozulması nedeniyle hasar tazmininin nakliyat emtia sigortası teminatı kapsamında olmadığını, satışının CIF satış şekliyle yapılması nedeniyle sigortanın alıcı lehine yapıldığını, zarar ve menfaatlerin alıcıya ait olduğunu, ... ödeme olduğunu, davacı tarafından hasar ile ilgili olarak müvekkiline TTKnın 1185 madde gereğince süresinde hasar bildirimi yapılmadığını, her iki tarafın katıldığı bir tespit/sörvey bulunmadığını, ... tarafından sadece deniz taşıma işinin yapıldığını,deniz taşıması öncesi ve sonrasında karayolu ile taşındığını ileri sürerek davanın usulden, aksi halde esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.

2- Davalı ....Şti. vekili; davacının davayı yetkili mahkemede açmadığını, hak düşürücü süre sebebiyle reddi gerektiğini, alacağın zaman aşımına uğradığını, zararın muhatabının ... olduğunu,sigortalının usulüne uygun süresinde ihbarı bulunmadığını, müvekkilinin taşıyan sıfatı bulunmadığını, konteynerlerin alımında ve seçiminde müvekkilinin sıfatı bulunmadığını, müvekkilinin taşıma işleri komisyoncusu sıfatı ile sınırlı olarak sorumlu olduğunu, zarar hesabında sınırlı sorumluluk ilkesine uygun şekilde hesap yapılması gerektiğini belirterek davanın ön koşul olan usule uygun icra takibi başlatılmamış olması sebebiyle reddine, hak düşürücü süre, husumet yokluğu nedeniyle aksi halde esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEME KARARI

Mahkemece, Körfez İcra Dairesinin ... Esasa sayılı icra takip dosyasında;davalı borçluların borca itiraz dilekçesi ile icra dairesinin yetkisine itiraz ettikleri ,yükün davacı sigortalısı tarafından taşıtılması ve gemiden tahliyesi bir sözleşmeye dayalı olarak yapıldığından icra dairesinin yetkisi, sözleşmeye ilişkin yetki hükümlerine göre belirlenmesi gerektiğini ,HMK'nın 10. maddesinde "sözleşmeden doğan davaların sözleşmenin ifa edileceği yer mahkemesinde açılabileceği,taşıma ...-Kocaeli- Körfez Türkiye’den New York APM Limanı'na taşındığından, taşıma sözleşmesinin ifa yeri, tarafların edim yükümlülüklerinin tamamlandığı yer itibarı ile, dava konusu uyuşmazlık bakımından New York olduğu, (Yargıtay 11 HD nin 13/06/2022 tarih 2021/591 Esas ve 2022/4805 Karar numaralı ilamı gereği).

Öte yandan, HMK'nın 6.maddesindeki genel yetki kuralına göre de davalıların yerleşim yeri adresleri de yetkili ise de davalı Turkon firmasının adresinin Anadolu İcra, Transalba'nın ise Bakırköy İcra Daireleri olduğundan yetkili icra dairesinde takip başlatılmadığından icra dairesinin yetkisizliği nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı vekili, somut olayda her iki davalı bakımından dava sebebi taşıma yükümlülüğünün ihlali olduğunu; davalı taşıyıcıların taşıma konusu konteyneri Körfez Limanı'nda teslim aldığı, burada yükleme konişmentosu düzenlendiğini, davalıların ifa borcunun temadi eden bir borç olduğunu, konteyneri Körfez Limanı'nda teslim alıp muhafaza etmek,gemiye yüklemenin de ifa borcu olduğunu, HMK'nın 10. maddesinde yetkili mahkemenin ''ifanın sona ereceği yer mahkemesi olacağına dair'' hüküm olmadığını, "Kısmen veya Tamamen Deniz Yoluyla Uluslararası Yük Taşınmasına İlişkin Sözleşmeler Hakkında Birleşmiş Milletler Konvansiyonu'nun "Taşıyan Aleyhine Davalar" başlıklı 66. Maddesinde de,Keza Hamburg Kuralları olarak anılan Deniz Yolu ile Eşya taşınmasına ilişkin Birleşmiş Milletler Konvansiyonu'nun "Yetki" başlıklı 21.

Maddesinde taşıyana karşı açılacak davalar bakımından TTK nın 890/1 hükmü ile benzer şekilde,yükleme limanının bağlı olduğu yer mahkemesinin de yetkili olacağı düzenlendiğini, Taşımaya tahsis edilen gemi yükleme limanından ayrıldıktan hemen sonra veya Türkiye karasularından çıkışta uluslararası sularda seferi tamamlayamayacak hale gelseydi yük zararı için gene de ortak yetkili mahkeme Amerika mı olacağının cevaplanması gerektiğini, icra takibi ortak yetkili icra dairesi olan Körfez İcra Dairesinde açıldığını belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

GEREKÇE

HMK nın 10 (1)maddesine göre " Sözleşmeden doğan davalar, sözleşmenin ifa edileceği yer mahkemesinde de açılabilir."Sözleşmenin ifa edileceği yer mahkemesi davacının sözleşmeye dayanarak talep ettiği şeye göre belirlenir. Sözleşmede her iki tarafa ait edimler mevcutsa davacının ifasını istediği şeye göre yetkili mahkeme tespit edilmelidir. Her iki tarafa borç yükleyen sözleşmelerden doğan davalarda, yetkili mahkeme davalının borcunu yerine getireceği yere göre belirlenmelidir. Bu sebeple sözleşmenin ifa yeri ifadesinden uyuşmazlık konusu yükümlülüğün yerine getirileceği yerin anlaşılması gerekir. Bu durumda yapılacak olan, uyuşmazlık konusu ifayı tespit etmektir. Bu bağlamda ifa yeri buna bağlı olarak yetkili mahkeme her münferit borç ve alacak bakımından müstakilen tespit edilmesi gereken bir husustur.TTK nın 850 (2) maddesi " Taşıyıcı, taşıma sözleşmesiyle eşyayı varma yerine götürmeyi ve orada gönderilene teslim etmeyi veya yolcuyu varma yerine ulaştırmayı;

buna karşılık, eşya taşımada gönderen ve yolcu taşımada yolcu, taşıyıcıya, taşıma ücretini ödemeyi borçlanır."hükmünü haizdir .Eldeki dava; denizyolu ile taşınması üstlenilen emtianın teslim yerinde taşıma sırasında hasarlandığından imhası nedeniyle davalı taşıyıcılardan emtia bedelinin tahsiline ilişkindir.Davalı taşıyıcıların üstlendiği edim ;emtianın teslim yerinde alıcıya teslimi olduğu düşünüldüğünde ,taşıyanlar bakımından akdin ifa yerinin alıcıya teslim yeri olduğunun kabulünde isabetsizlik bulunmamıştır. Davacı vekili deniz yolu ile taşımaya ilişkin sözleşmelerde bulunan yetki kurallarında yükleme limanı yeri mahkemelerinin de yetkili olduğunu ileri sürmüş ise de anılan sözleşmeler ülkemizce onaylanmadığından anılan yetki kurallarına dayanılamaz.

TTK nın 1063 maddedeki yetki kuralının uygulanması da sözkonusu olmadığına göre ,davalı taşıyıcılar bakımından genel yetkili mahkemelerde ve akdin ifa yeri mahkemesinde icra takibi başlatmak mümkündür.İcra takibinin başlatıldığı Körfez İcra Dairesini yetkili kılan bir yetki kuralı bulunmadığından ,davacı vekilinin yükleme limanının bulunduğu İcra Dairesinin yetkili olacağına ilişkin istinaf nedeni yerinde bulunmamıştır. Açıklanan nedenlerle, ilk derece mahkemesi kararında isabetsizlik bulunmadığından, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,Alınması gereken 427,60-TL istinaf karar harcının yatırılan 855,20-TL peşin harçtan mahsubu ile fazla alınan 427,60-TL harcın davacıya iadesine, Davacı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, Gerekçeli kararın bir örneğinin taraf vekillerine tebliğine, HMK 'nun 361/1. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi. 12/07/2024

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/40580 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi temyiz incelemesi

Bu istinaf kararı Yargıtay 11. Hukuk Dairesince temyiz incelemesinden geçmiştir.

Onandı

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2024/5481 E. 2025/3414 K. · Onandı

Taşımada ifa yeri, eşyanın alıcıya teslim edildiği yerdir

Gerekçe özeti

Taşıma sözleşmesine dayalı alacak için başlatılan icra takibinde icra dairesinin yetkisi sözleşmelere ilişkin yetki hükümlerine göre belirlenir: HMK 10 uyarınca ifa yeri — taşımada tarafların edimlerinin tamamlandığı, yani eşyanın alıcıya teslim edildiği varma yeri — ile HMK 6 uyarınca davalının yerleşim yeri yetkilidir. Bunların dışındaki bir yerde (örneğin yükleme limanında) yapılan takip yetkisizdir ve itirazın iptali davası usulden reddedilir.

Emsal değeri

Deniz taşımasından doğan alacaklarda ifa yerinin varma (teslim) yeri olduğu ve yükleme limanının yetkili yer sayılamayacağı yönündeki tespit, Yargıtay'ca onanmakla bağlayıcı emsal değeri taşır.

Kavramlar: icra dairesinin yetkisi ifa yeri taşıma sözleşmesi genel yetkili mahkeme itirazın iptali sigortacının halefiyeti

Yargıtay 11. HD kararının tam metni

11. Hukuk Dairesi         2024/5481 E.  ,  2025/3414 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi

SAYISI 2024/286 Esas, 2024/1101 Karar

HÜKÜM

Esastan ret

İLK DERECE MAHKEMESİ İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi

(Denizcilik İhtisas Mahkemesi Sıfatıyla)

SAYISI 2023/402 E., 2023/504 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı Yargıtayca duruşma istemli olarak davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne, dava konusu meblağ 567.540,00 TL'nin altında bulunduğundan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 369/2 hükmü gereğince duruşma isteğinin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

KARAR

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; sigortalısı ... Şekerleme San. ve Tic. A.Ş.'nin mal mukabili esasıyla Amerika'ya ihraç ettiği şekerleme cinsi eşyaların, nakliyat rizikolarına karşı nakliyat emtia sigorta poliçesi ile sigorta teminatı altına alındığını, Türkiye-Körfez limanından Amerika Birleşik Devletleri Newyork limanına taşınan emtianın taşıma esnasında hasarlandığının teslim sırasında tespit edildiğini, alıcının hasar bildirimi üzerine yaptırılan ekspertiz sonucu eşyaların yerleştirildiği konteynerin yıprandığı, yan panellerinin ve kapısının paslı olduğu, eşyaların deniz suyundan ıslandığının yapılan gümüş nitrat testi ile belirlendiğini, eşyanın tamamının yoğun küf koktuğunu, gıda ürünü olan eşyaların tüketiminin insan sağlığı ve hijyen açısından mümkün olmadığının tespit edilmesi üzerine imha edildiğini, davalı Transalba Uluslararası Nak.

ve Dış. Tic. Ltd. Şti.'nin eşyaların taşınmasını üstlendiğini ve 10.12.2021 tarihli TRA 2021 00000 2001 sayılı navlun faturasını düzenlediğini, eşyaların fiili taşınmasının davalı ... Konteyner Taşımacılık ve Denizcilik A.Ş. tarafından gerçekleştirildiğini, davalıların 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı TTK) 921 ve 1191. maddeleri hükmü gereğince oluşan zarardan müteselsilen sorumlu olduklarını, sigorta ekspertiz çalışmaları sonucunda sigortalı zararının 38.963,98 USD olarak tespit edildiğini, sigortalının sefer bildirim listesindeki kur (1 USD= 13,680 TL) esas alınarak sigortalıya 16.06.2022 tarihinde 533.031,15 TL tazminat ödendiğini, davacı 6102 sayılı TTK'nın 1472. maddesi hükmü gereğince kanuni halef olduğu gibi ayrıca ibraname/temlikname de almak suretiyle akdi halef olduğunu, davalıların aleyhlerine başlatılan icra takibine haksız şekilde itiraz ettiklerini ileri sürerek takibe yapılan itirazın iptaline ve davalılar aleyhine icra inkâr tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

1.Davalı ....A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; sigorta şirketinin halefiyet şartlarının gerçekleşmediğini, davacının aktif husumeti bulunmadığını, CIF Incoterms şartlarının yerine getirilmediğini, emtianın bozulması nedeniyle hasar tazmininin nakliyat emtia sigortasının teminatı kapsamında olmadığını, emtia satışının CIF satış şekliyle yapılması nedeniyle sigorta alıcı lehine yapıldığını, emtiaya ilişkin zarar ve menfaatlerin alıcıya ait olduğunu, davacı ... şirketinin satıcıya yaptığı ödeme Ex Gratia ödeme olup halefiyet şartlarının gerçekleşmediğini, davacı tarafından dava konusu hasar ile ilgili olarak müvekkiline TTK'nın 1185. maddesi hükmü gereğince süresinde yapılmış bir hasar bildirimi bulunmadığını, her iki tarafın da ortak katıldığı bir tespit/sörvey bulunmadığını, müvekkili tarafından sadece denizyolu taşıma işinin gerçekleştirildiğini, dava konusu emtiaların deniz taşıması öncesi ve sonrasında karayolu ile taşındığını savunarak davanın reddini istemiştir.

2.Davalı ...Ltd. Şti. vekili cevap dilekçesinde; davanın hak düşürücü süre içerisinde açılmadığını, talebin zamanaşımına uğradığını, müvekkiline atfı kabil bir kusur bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı borçluların borca itiraz dilekçesi ile icra dairesinin yetkisine itiraz ettikleri, yükün davacı sigortalısı tarafından taşıtılması ve gemiden tahliyesi bir sözleşmeye dayalı olarak yapıldığından icra dairesinin yetkisinin sözleşmeye ilişkin yetki hükümlerine göre belirlenmesi gerektiği, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 10. maddesi hükmü uyarınca; "sözleşmeden ... davaların sözleşmenin ifa edileceği yer mahkemesinde açılabileceği, emtia Evyap-Kocaeli- Körfez Türkiye’den New York APM Limanı'na taşındığından, somut olayda, taşıma sözleşmesinin ifa yerinin tarafların edim yükümlülüklerinin tamamlandığı yer olan New York olduğu, (Yargıtay 11.

HD'nin 13.06.2022 tarih 2021/591 E. ve 2022/4805 K. numaralı ilamı gereği), öte yandan HMK'nın 6. maddesindeki genel yetki kuralına uyarınca davalıların yerleşim yeri adreslerinin de yetkili olduğu ancak davalı Turkon firmasının adresinin Anadolu İcra Daireleri, davalı Transalba'nın ise Bakırköy İcra Daireleri olduğundan yetkili icra dairesinde takip başlatılmadığı gerekçesiyle icra dairesinin yetkisizliği sebebiyle davanın usulden reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince istinaf edilmiştir.

IV. İSTİNAF

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı taşıyıcıların üstlendiği edim emtianın teslim yerinde alıcıya teslimi olduğundan, taşıyanlar bakımından akdin ifa yerinin emtianın alıcıya teslim edildiği yer olduğunun kabulünde isabetsizlik bulunmadığı, davacı vekilince, deniz yolu ile taşımaya ilişkin sözleşmelerde bulunan yetki kurallarına göre yükleme limanı yeri mahkemelerinin de yetkili olduğu ileri sürülmüşse de, anılan sözleşmeler ülkemizce onaylanmadığından bu sözleşmelerdeki yetki kurallarına dayanılamayacağı, 6102 sayılı TTK'nın 1063. maddesi hükmündeki yetki kuralının uygulanması da sözkonusu olmadığından, davalı taşıyıcılar bakımından genel yetkili mahkemelerde ve akdin ifa yeri mahkemesinde icra takibi başlatılmasının mümkün olduğu, icra takibinin başlatıldığı Körfez İcra Dairesini yetkili kılan bir yetki kuralı da bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Dava ve Hukuki Nitelendirme

Dava, davacının sigortalısına ait emtiaların, davalıların sorumluluğunda deniz taşıması esnasında hasarlandığı iddiası ile sigortalıya ödenen hasar tazminatının rücuen davalılardan tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.

VI. SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 15.05.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.