Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2012/145 E. 2013/575 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
şirket zararı↗ sebepsiz zenginleşme↗ tüzel kişilik↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, Dairemizin bozma ilamına uyularak, tüm dosya kapsamına göre, davacının ...nin eski ortağı ve müdürü olduğu, davalının davacı aleyhine ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 1998/28 E. sayılı dosyasında şirketi zarara uğrattığı gerekçesiyle dava açtığı, bu davanın sonucunda verilen karar ile icra takibine geçtiği, davacının icra tehdidi altında davalı şirketin o tarihteki avukatıyla 09.01.2001 tarihinde yapılan sözleşmeye istinaden 8.200 TL ödediği, kararın bozulması üzerine yeniden yapılan yargılama sonunda 2001/50 E., 2006/23 K. sayılı hükme göre 132,32 TL'nin 21.12.1998 tarihinden, 997,15 TL'nin ise 26.08.1998 tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte tahsiline karar verildiği, bu bedellerin ödeme yapılan tarihteki toplamının 2.563,70 TL olduğu, böylece davacının 5.636,30 TL fazla ödeme yapmış olduğu, 09.01.2001 tarihli sözleşmede fazla yapılan ödemenin iade edileceği hususunun da kararlaştırıldığı gerekçesiyle 5.636,30 TL'nin 21/05/2001 tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Kararı ... temyiz etmiştir.
Dava, sebepsiz zenginleşme nedeniyle alacak istemine ilişkindir.
Dava ... aleyhine açılmıştır. Ancak Dairemiz bozma kararından sonra kurulan hükmün karar başlığında davalı olarak temyiz eden ... gösterilmiş ve davanın kabulü ile 5.636,30 TL’nin davalıdan tahsiline karar verilmiştir. Bu kararın ...’a tebliği üzerine adı geçen şirket tüzel kişiliği aleyhine açılan davada taraf olmadığı halde kendisi aleyhine karar verilmesinin mümkün olmadığını belirterek hükmü temyiz etmiştir. Bu durumda hakkında dava açılmayan temyiz eden ... aleyhine hüküm verilmesi mümkün olmadığından, temyiz eden ...’ın temyiz isteminin kabulü ile kararın bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/10034 E. 2011/2706 K.
Ortak:şirket zararı · sebepsiz zenginleşme · Alacak
İncelediğiniz karardaAsliye Hukuk Mahkemesi'nin 1998/28 E. sayılı dosyasında «şirketi zarara» uğrattığı gerekçesiyle dava açtığı, bu davanın sonucunda verilen karar ile icra takibine geçtiği, davacının icra tehdidi altında davalı şirketin o tarihteki avukat …
Dava, «sebepsiz zenginleşme» nedeniyle alacak istemine ilişkindir.
Benzer bu karardaŞti.nin eski ortağı ve müdürü olduğu, davalının davacı aleyhine Yusufeli Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 1998/28 E. sayılı dosyasında «şirketi zarara» uğrattığı gerekçesiyle dava açtığı, bu davanın sonucunda verilen karar ile icra takibine geçtiği, davacının icra tehdidi altında davalı şirketin o tarihteki avukatıyla 09.01.2001 tarihinde yapılan sözleşmeye istinaden 8.200,00 TL ödediği, kararın bozulması üzerine yeniden yapılan yargılama sonunda 2001/50 E., 2006/23 K. sayılı hükme göre 132.32 TL'nin 21.12.1998 tarihinden, 997.15 TL'nin ise 26.08.1998 tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte tahsiline karar verildiği, bu bedellerin ödeme yapılan tarihteki toplamının 2.563.70 TL olduğu, böylece davacının 5.636,30 TL fazla ödeme yapmış olduğu, 09.01.2001 tarihli sözleşmede fazla yapılan ödemenin iade edileceği hususunun da kararlaştırıldığı gerekçesiyle davanın kabulüne, 5.636,30 TL'nin dava tarihinden itibaren «yasal faizi» ile tahsiline karar verilmiştir.
2- Dava, «sebepsiz zenginleşmeye» dayalı alacak istemine ilişkindir.
Davacı vekili, «sebepsiz zenginleşmeye» konu alacağın davalıya ödenme tarihlerinden itibaren «ticari faizi» ile tahsilini talep etmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ticari faiz · yasal faiz
Benzer bu karardaDavalı tarafından tahsil edilen para, mahkeme kararının bozulması nedeniyle «sebepsiz zenginleşme» teşkil ettiği ve sebepsiz zenginleşme tarihinden itibaren «ticari faize» hükmedilmesi gerektiği halde, dava tarihinden itibaren «yasal faize» hükmedilmesi doğru görülmemiş ve kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Şti.nin eski ortağı ve müdürü olduğu, davalının davacı aleyhine Yusufeli Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 1998/28 E. sayılı dosyasında «şirketi zarara» uğrattığı gerekçesiyle dava açtığı, bu davanın sonucunda verilen karar ile icra takibine geçtiği, davacının icra tehdidi altında davalı şirketin o tarihteki avukatıyla 09.01.2001 tarihinde yapılan sözleşmeye istinaden 8.200,00 TL ödediği, kararın bozulması üzerine yeniden yapılan yargılama sonunda 2001/50 E., 2006/23 K. sayılı hükme göre 132.32 TL'nin 21.12.1998 tarihinden, 997.15 TL'nin ise 26.08.1998 tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte tahsiline karar verildiği, bu bedellerin ödeme yapılan tarihteki toplamının 2.563.70 TL olduğu, böylece davacının 5.636,30 TL fazla ödeme yapmış olduğu, 09.01.2001 tarihli sözleşmede fazla yapılan ödemenin iade edileceği hususunun da kararlaştırıldığı gerekçesiyle davanın kabulüne, 5.636,30 TL'nin dava tarihinden itibaren «yasal faizi» ile tahsiline karar verilmiştir.
Davacı vekili, «sebepsiz zenginleşmeye» konu alacağın davalıya ödenme tarihlerinden itibaren «ticari faizi» ile tahsilini talep etmiştir.
-
Haklı nedenle limited şirketin fesih ve tasfiyesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/9649 E. 2016/4853 K.
Ortak:tüzel kişilik
İncelediğiniz karardaBu kararın ...’a tebliği üzerine adı geçen şirket «tüzel kişiliği» aleyhine açılan davada taraf olmadığı halde kendisi aleyhine karar verilmesinin mümkün olmadığını belirterek hükmü temyiz etmiştir.
Benzer bu karardaAncak, haklı nedenle «limited şirketin» «fesih» ve tasfiyesine ilişkin davanın ortaklık «tüzel kişiliğine» karşı açılması gerekli ve yeterli olup, ortağa «husumet» yöneltilmesi doğru değildir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:şirketin tasfiyesi · tasfiye memuru · fesih · limited şirket · ek tasfiye · husumet
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davanın kabulüne; ... .'nin TTK'nın 636/3. maddesi uyarınca feshine ve «şirketin tasfiyesine», şirkete «tasfiye memuru» olarak .... 'nun atanmasına karar verilmiştir.
Ancak, haklı nedenle «limited şirketin» «fesih» ve tasfiyesine ilişkin davanın ortaklık «tüzel kişiliğine» karşı açılması gerekli ve yeterli olup, ortağa «husumet» yöneltilmesi doğru değildir.
1- Dava, haklı nedenle «limited şirketin» «fesih» ve tasfiyesi istemine ilişkindir.
Bu durum karşısında, davalı ortak ... . hakkındaki davanın «husumet» nedeniyle ret edilmesi gerekirken, yazılı şekilde bu davalı hakkında da davanın kabulü yönünde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/18022 E. 2015/3494 K.
Ortak:tüzel kişilik
İncelediğiniz karardaBu kararın ...’a tebliği üzerine adı geçen şirket «tüzel kişiliği» aleyhine açılan davada taraf olmadığı halde kendisi aleyhine karar verilmesinin mümkün olmadığını belirterek hükmü temyiz etmiştir.
Benzer bu karardaDava, «limited şirketin» «fesih» ve tasfiyesi istemine ilişkin olup, davanın feshi istenilen şirket «tüzel kişiliğine» yöneltilmesi gerekli ve yeterlidir.
Bununla birlikte, ilgili şirketin tüm ortaklarının taraf olduğu davalarda ayrıca «tüzel kişiliğin» de hasım gösterilmemesi sonuca etkili bulunmamaktadır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:limited şirketin feshi · limited şirket ortaklığı · şirketin feshi · tasfiye memuru atanması · tasfiye memuru · fesih · limited şirket · kâr payı
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasındaki şirket ortaklığının çekilmez bir hal aldığı, güven ortamının yok olduğu, «şirketin feshi» için haklı nedenlerin bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, «limited şirketin» «fesih» ve tasfiyesine, şirkete «tasfiye memuru atanmasına» karar verilmiştir.
Ancak, dava tarihinde yürürlükte bulunan 6102 Türk Ticaret Kanunu'nun 636/3. maddesine göre haklı sebeple «limited şirketin feshi» istenildiğinde, mahkemece istem yerine, davacı ortağın «payının» gerçek değerinin ödenmesine ve davacı ortağın şirketten çıkarılmasına veya duruma uygun düşen ve kabul edilebilir diğer bir çözüme hükmedebilir.
Dava, «limited şirketin» «fesih» ve tasfiyesi istemine ilişkin olup, davanın feshi istenilen şirket «tüzel kişiliğine» yöneltilmesi gerekli ve yeterlidir.
Özellikle, somut uyuşmazlıkta olduğu gibi iki ortaklı «limited şirketlerde ortakların» davada taraf olması halinde, davanın şirkete karşı açıldığının ve davada şirketin de «temsil» edildiğinin kabulü gerekir.
2 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/9858 E. 2018/1801 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:itiraz süresi
Benzer bu kararda… n çıkartılmasına, davalı karşı davacının diğer taleplerinin reddine dair verilen kararın taraf vekillerince temyizi üzerine davalı-karşı davacı ... vekilinin temyiz «itirazlarının süre» yönünden reddine karar verilmiş, asıl davaya yönelik karar Dairemizce davacı şirket yararına bozulmuştur.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/13588 E. 2014/19926 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:şirketin feshi · ara karar · ihtar · temsil
Benzer bu kararda… ete, şirketin durumunun yasaya uygun hale getirilmesi bakımından 3 aylık süre verilmesine, bu süre içinde şirketin durumunun yasaya uygun hale getirilmemesi halinde «şirketin feshine» karar verilebileceğinin «ihtarına» karar verilmiştir.
2- Davalı şirket «temsilcisinin» temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; dava 6102 sayılı TTK'nın 636. maddesi gereğince «şirketin feshi» ve tasfiyesine ilişkin olup, mahkemece aynı yasanın 636/2. maddesi gereğince karar verilerek yargılama bitirilip davadan el çekilmiştir.
Bu durumda, mahkemece TTK'nın 636/2. maddesi gereğince, şirketin durumunun kanuna uygun hale getirilmesi için süre verilmesine dair «ara» karar oluşturulup sonucuna göre bir karar vermek gerekirken yazılı şekilde davadan el çekilmesi doğru olmayıp nihai karar biçiminde yapılan «ihtarın» ve verilen sürenin sonuç doğurmayacağının kabulü ile usul ve yasaya uygun olmayan kararın davalı şirket yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Ancak, 6102 sayılı TTK'nın 636/2. maddesinde, uzun süreden beri şirketin kanunen gerekli organlarından biri mevcut değilse veya genel kurul toplanamıyorsa mahkemece, durumun kanuna uygun hâle getirilmesi için bir süre verileceği, buna rağmen durum düzeltilmezse, «şirketin feshine» karar verileceği düzenlenmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2012/145 E. , 2013/575 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... Asliye Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 09.09.2011 tarih ve 2011/76-2011/127 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı ... tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 1999/28 Esas sayılı dosyasında verilen karar gereğince takibe geçen davalı şirkete müvekkili tarafından toplam 8.200 TL ödendiğini, dosyanın Yargıtay tarafından bozulması üzerine yapılan ödemelerin sebepsiz yere ödendiğinin ortaya çıktığını, bu ödemelerin icra tehdidi altında yapıldığını ileri sürerek, bozma kararından sonra 2001/50 Esas numarasını alan dosyada davanın tamamen veya kısmen ret edilmesi halinde 8.200 TL'nin veya kabul edilen dışındaki kısmın ödeme tarihi olan 09.01.2001 - 03.04.2001 tarihlerinden itibaren işleyecek ticari faiziyle tahsiline karar verilmesi talep etmiş, 2001/50 Esas sayılı dosyasının kesinleşmesinden sonra 5.636,30 TL'nin ticari faiziyle tahsilini istemiştir.
Davalı davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, Dairemizin bozma ilamına uyularak, tüm dosya kapsamına göre, davacının ...nin eski ortağı ve müdürü olduğu, davalının davacı aleyhine ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 1998/28 E. sayılı dosyasında şirketi zarara uğrattığı gerekçesiyle dava açtığı, bu davanın sonucunda verilen karar ile icra takibine geçtiği, davacının icra tehdidi altında davalı şirketin o tarihteki avukatıyla 09.01.2001 tarihinde yapılan sözleşmeye istinaden 8.200 TL ödediği, kararın bozulması üzerine yeniden yapılan yargılama sonunda 2001/50 E., 2006/23 K. sayılı hükme göre 132,32 TL'nin 21.12.1998 tarihinden, 997,15 TL'nin ise 26.08.1998 tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte tahsiline karar verildiği, bu bedellerin ödeme yapılan tarihteki toplamının 2.563,70 TL olduğu, böylece davacının 5.636,30 TL fazla ödeme yapmış olduğu, 09.01.2001 tarihli sözleşmede fazla yapılan ödemenin iade edileceği hususunun da kararlaştırıldığı gerekçesiyle 5.636,30 TL'nin 21/05/2001 tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Kararı ... temyiz etmiştir.
Dava, sebepsiz zenginleşme nedeniyle alacak istemine ilişkindir.
Dava ... aleyhine açılmıştır. Ancak Dairemiz bozma kararından sonra kurulan hükmün karar başlığında davalı olarak temyiz eden ... gösterilmiş ve davanın kabulü ile 5.636,30 TL’nin davalıdan tahsiline karar verilmiştir. Bu kararın ...’a tebliği üzerine adı geçen şirket tüzel kişiliği aleyhine açılan davada taraf olmadığı halde kendisi aleyhine karar verilmesinin mümkün olmadığını belirterek hükmü temyiz etmiştir. Bu durumda hakkında dava açılmayan temyiz eden ... aleyhine hüküm verilmesi mümkün olmadığından, temyiz eden ...’ın temyiz isteminin kabulü ile kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz eden ...'ın temyiz isteminin kabulü ile hükmün BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 14.01.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/251805100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz