Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2016/5212 E. 2017/7552 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
limited şirket müdürünün sorumluluğu↗ şirket müdürünün sorumluluğu↗ kesin mehil↗ şirket yöneticisinin sorumluluğu↗ yönetici sorumluluğu↗ ek mehil↗ sorumluluk davası↗ ortaklar kurulu kararı↗ rücuen tazminat↗ alacak davası↗ anonim şirket↗ limited şirket↗ kesin hüküm↗ i̇i̇k 72/son↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen karar davalı vekilinin temyizi üzerine Dairemizce bozulmuştur.
Bu kez davacı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
1-Dava, limited şirket müdürünün sorumluluğuna dayalı rücuen tazminat istemine ilişkindir Davacı şirket vekili, davalının müdür olarak görev yaptığı dönemde açılan işçi alacaklarına dair davalar sonucu hükmedilen miktarların, davalının ortaklıktan ayrılmasından sonra müvekkili tarafından ödendiğini, bu borçları devir tarihinde mali tablolarda gösterilmemesi ve davalının basiretsiz yönetimi sebepleriyle bu borçlardan davalının sorumlu olduğunu ileri sürmüştür.
Limited şirket müdürünün sorumluluğuna ilişkin işbu davada, Mülga 6762 sayılı TTK'nin 556. maddesinde şirket yöneticilerinin sorumlulukları hakkında anonim şirketin bu hususlara ilişkin hükümlerinin uygulanacağı öngörülmüş olup, bu yollama ile uyuşmazlığa aynı Yasa'nın 341. maddesi uygulanacaktır. Bu maddeye göre, sorumluluk davasının açılabilmesi için, bu yönde alınmış bir ortaklar kurulu kararı bulunması gerekmekte ve bu husus dava şartıdır. Dava tarihinde yürürlükte bulunan 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu 618/son madde hükmü de aynı yöndedir. Bu nedenle, dava konusu olayda sorumluluk davası açılması için alınmış bir genel kurulu kararı bulunup bulunmadığı hususunun araştırılması, bulunmaması halinde bu hususun yargılama sırasında tamamlanabileceği gözetilerek, genel kurul tarafından bu yönde bir karar alınması için davacı tarafa mehil ve gerektiğinde kesin mehil verildikten sonra sonucuna göre bir hüküm tesisi gerekirken bu eksiklik giderilmeden davanın esası hakkında karar verilmesi doğru görülmemiş, Dairemizin 17.11.2015 tarih 2014/17261 Esas 2015/12141 Karar sayılı bozma ilamının kaldırılarak mahkeme kararının açıklanan değişik bu gerekçe ile re'sen bozulması gerekmiştir.
2-Bozma sebep ve şekline göre davacının esasa yönelik temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Limited şirket müdürünün sorumluluğu
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/521 E. 2015/5538 K.
Ortak:limited şirket müdürünün sorumluluğu · şirket müdürünün sorumluluğu · kesin mehil · şirket yöneticisinin sorumluluğu · yönetici sorumluluğu · ek mehil · sorumluluk davası · ortaklar kurulu kararı · dava şartı
İncelediğiniz karardaLimited «şirket müdürünün sorumluluğuna» ilişkin işbu davada, Mülga 6762 sayılı TTK'nin 556. maddesinde «şirket yöneticilerinin sorumlulukları» hakkında «anonim şirketin» bu hususlara ilişkin hükümlerinin uygulanacağı öngörülmüş olup, bu yollama ile uyuşmazlığa aynı Yasa'nın 341. maddesi uygulanacaktır.
Bu nedenle, dava konusu olayda «sorumluluk davası» açılması için alınmış bir genel kurulu kararı bulunup bulunmadığı hususunun araştırılması, bulunmaması halinde bu hususun yargılama sırasında tamamlanabileceği gözetilerek, genel kurul tarafından bu yönde bir karar alınması için davacı tarafa «mehil» ve gerektiğinde «kesin mehil» verildikten sonra sonucuna göre bir hüküm tesisi gerekirken bu eksiklik giderilmeden davanın esası hakkında karar verilmesi doğru görülmemiş, Dairemizin 17.11.2015 …
1-Dava, «limited şirket müdürünün sorumluluğuna» dayalı «rücuen tazminat» istemine ilişkindir Davacı şirket vekili, davalının müdür olarak görev yaptığı dönemde açılan işçi alacaklarına dair davalar sonucu hükmedilen miktarların, davalın …
Benzer bu karardaBu durumda, mahkemece davacı şirket «ortaklar kurulu» tarafından bu yönde bir karar alınması için davacı tarafa «mehil» ve gerektiğinde «kesin mehil» verildikten sonra sonucuna göre bir hüküm tesisi gerekirken bu eksiklik giderilmeden davanın esası hakkında karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın re'sen bozulması gerekmiştir.
1-Dava, «limited şirket müdürünün sorumluluğuna» ilişkindir.
Dava tarihinde yürürlükte bulunan mülga 6762 sayılı TTK'nın 556. maddesinde «şirket yöneticilerinin sorumlulukları» hakkında «anonim şirketin» bu hususlara ilişkin hükümlerinin uygulanacağı öngörülmüş olup, bu yollama ile uyuşmazlığa aynı Yasa'nın 341. maddesinin uygulanması gerekmektedir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ticari defter · cy/cy kaydı · ibraz · teslim · e-defter
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacı şirkete ait «ticari defter» ve kayıtlarda davaya konu çeklerin davacıya ait olduğuna ilişkin herhangi bir «kayda» yer verilmediği, anılan çeklerin davalıya «teslim» edildiğine ve davacının davalıdan alacaklı olduğuna dair bir kaydın da bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
618/«son») Dava konusu olayda «sorumluluk davası» açılması için alınmış bir «ortaklar kurulu» kararı dosyaya «ibraz» edilmediğinden dava açma koşulu oluşmamış ise de bu husus yargılama sırasında tamamlanabilir.
-
Limited şirket müdürünün sorumluluğu
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/5757 E. 2015/12454 K.
Ortak:limited şirket müdürünün sorumluluğu · şirket müdürünün sorumluluğu · kesin mehil · şirket yöneticisinin sorumluluğu · yönetici sorumluluğu · ek mehil · sorumluluk davası · ortaklar kurulu kararı · dava şartı
İncelediğiniz karardaLimited «şirket müdürünün sorumluluğuna» ilişkin işbu davada, Mülga 6762 sayılı TTK'nin 556. maddesinde «şirket yöneticilerinin sorumlulukları» hakkında «anonim şirketin» bu hususlara ilişkin hükümlerinin uygulanacağı öngörülmüş olup, bu yollama ile uyuşmazlığa aynı Yasa'nın 341. maddesi uygulanacaktır.
Bu nedenle, dava konusu olayda «sorumluluk davası» açılması için alınmış bir genel kurulu kararı bulunup bulunmadığı hususunun araştırılması, bulunmaması halinde bu hususun yargılama sırasında tamamlanabileceği gözetilerek, genel kurul tarafından bu yönde bir karar alınması için davacı tarafa «mehil» ve gerektiğinde «kesin mehil» verildikten sonra sonucuna göre bir hüküm tesisi gerekirken bu eksiklik giderilmeden davanın esası hakkında karar verilmesi doğru görülmemiş, Dairemizin 17.11.2015 …
1-Dava, «limited şirket müdürünün sorumluluğuna» dayalı «rücuen tazminat» istemine ilişkindir Davacı şirket vekili, davalının müdür olarak görev yaptığı dönemde açılan işçi alacaklarına dair davalar sonucu hükmedilen miktarların, davalın …
Benzer bu karardaBu durumda, dava şartlarının bulunup bulunmadığının yargılamanın her aşamasında res'en gözetilmesi gerektiği hususu da gözönünde bulundurularak mahkemece «ortaklar kurulu» tarafından bu yönde bir karar alınması için davacı tarafa «mehil» ve gerektiğinde «kesin mehil» verilmesi, dava şartının oluşması halinde 818 sayılı BK'nın 53. ve 6098 sayılı BK'nın 74. maddesi uyarınca ceza mahkemesince tespit edilecek maddi olgularla hukuk …
Dava, «limited şirket müdürünün sorumluluğuna» ilişkindir.
Dava konusu eylemlerin gerçekleştiği tarihte yürürlükte bulunan 6762 sayılı TTK'nın 556. maddesinde «şirket yöneticilerinin sorumlulukları» hakkında «anonim şirketin» bu hususlara ilişkin hükümlerinin uygulanacağı öngörüldüğünden uyuşmazlığa aynı Yasa'nın 341. maddesi uygulanacaktır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/10657 E. 2017/4388 K.
Ortak:kesin mehil · şirket yöneticisinin sorumluluğu · yönetici sorumluluğu · ek mehil · sorumluluk davası · ortaklar kurulu kararı · anonim şirket · limited şirket · dava şartı
İncelediğiniz karardaLimited «şirket müdürünün sorumluluğuna» ilişkin işbu davada, Mülga 6762 sayılı TTK'nin 556. maddesinde «şirket yöneticilerinin sorumlulukları» hakkında «anonim şirketin» bu hususlara ilişkin hükümlerinin uygulanacağı öngörülmüş olup, bu yollama ile uyuşmazlığa aynı Yasa'nın 341. maddesi uygulanacaktır.
Bu nedenle, dava konusu olayda «sorumluluk davası» açılması için alınmış bir genel kurulu kararı bulunup bulunmadığı hususunun araştırılması, bulunmaması halinde bu hususun yargılama sırasında tamamlanabileceği gözetilerek, genel kurul tarafından bu yönde bir karar alınması için davacı tarafa «mehil» ve gerektiğinde «kesin mehil» verildikten sonra sonucuna göre bir hüküm tesisi gerekirken bu eksiklik giderilmeden davanın esası hakkında karar verilmesi doğru görülmemiş, Dairemizin 17.11.2015 …
1-Dava, «limited şirket müdürünün sorumluluğuna» dayalı «rücuen tazminat» istemine ilişkindir Davacı şirket vekili, davalının müdür olarak görev yaptığı dönemde açılan işçi alacaklarına dair davalar sonucu hükmedilen miktarların, davalın …
Benzer bu karardaMülga 6762 sayılı TTK'nın 556. maddesinde «şirket yöneticilerinin sorumlulukları» hakkında «anonim şirketin» bu hususlara ilişkin hükümlerinin uygulanacağı öngörülmüş olup, bu yollama ile uyuşmazlığa aynı Yasa'nın 341. maddesi uygulanacaktır.
Bu durumda mahkemece genel kurul tarafından bu yönde bir karar alınması için davacı tarafa «mehil» ve gerektiğinde «kesin mehil» verildikten sonra sonucuna göre bir hüküm tesisi gerekirken bu eksiklik giderilmeden davanın esası hakkında karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın re'sen bozulması gerekmiştir.
1- Dava, «limited şirket müdürü» olarak görev yapan davalı ...'nun, hiçbir hukuki sebep olmaksızın diğer davalı ...'e şirket hesabından para transferi yapmak sureti ile «şirketi zarara» uğrattığı iddiasına dayalı olup, mahkemece yazılı gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:limited şirket müdürü · şirket müdürü · şirket zararı · temsil
Benzer bu kararda1- Dava, «limited şirket müdürü» olarak görev yapan davalı ...'nun, hiçbir hukuki sebep olmaksızın diğer davalı ...'e şirket hesabından para transferi yapmak sureti ile «şirketi zarara» uğrattığı iddiasına dayalı olup, mahkemece yazılı gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
Mahkemece, davalı ...'ın davacı şirketi «temsile» yetkili müdür olarak görev yaptığı dönemde diğer davalı ...'a herhangi bir ticari gereklilik olmadan ve bir hizmet alımına da dayanmadan 27.897,50 TL ödemek suretiyle davacı «şirketi zarara» uğrattığı gerekçesi ile davanın kabulüne, 27.897,50 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davacı yararına davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.
3 benzer karar daha
-
Yöneticinin Sorumluluğu Nedeniyle Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/13974 E. 2018/5713 K.
Ortak:kesin mehil · şirket yöneticisinin sorumluluğu · yönetici sorumluluğu · ek mehil · sorumluluk davası · ortaklar kurulu kararı · anonim şirket · limited şirket · dava şartı
İncelediğiniz karardaLimited «şirket müdürünün sorumluluğuna» ilişkin işbu davada, Mülga 6762 sayılı TTK'nin 556. maddesinde «şirket yöneticilerinin sorumlulukları» hakkında «anonim şirketin» bu hususlara ilişkin hükümlerinin uygulanacağı öngörülmüş olup, bu yollama ile uyuşmazlığa aynı Yasa'nın 341. maddesi uygulanacaktır.
Bu nedenle, dava konusu olayda «sorumluluk davası» açılması için alınmış bir genel kurulu kararı bulunup bulunmadığı hususunun araştırılması, bulunmaması halinde bu hususun yargılama sırasında tamamlanabileceği gözetilerek, genel kurul tarafından bu yönde bir karar alınması için davacı tarafa «mehil» ve gerektiğinde «kesin mehil» verildikten sonra sonucuna göre bir hüküm tesisi gerekirken bu eksiklik giderilmeden davanın esası hakkında karar verilmesi doğru görülmemiş, Dairemizin 17.11.2015 …
1-Dava, «limited şirket müdürünün sorumluluğuna» dayalı «rücuen tazminat» istemine ilişkindir Davacı şirket vekili, davalının müdür olarak görev yaptığı dönemde açılan işçi alacaklarına dair davalar sonucu hükmedilen miktarların, davalın …
Benzer bu karardaAncak, mülga 6762 sayılı ...'nın 556. maddesinde «şirket yöneticilerinin sorumlulukları» hakkında «anonim şirketin» bu hususlara ilişkin hükümlerinin uygulanacağı öngörülmüş olup, bu yollama ile aynı Yasa'nın 341. maddesi uygulama alanı bulmaktadır.
Dava, «limited şirket müdürü» olarak görev yapan davalının görev yaptığı süreçte «şirketi zarara» uğrattığı iddiasına dayalı olarak açılmış bulunan «sorumluluk davası» niteliğinde olup, mahkemece yazılı gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dava konusu olayda «sorumluluk davası» açılması için alınmış bir «ortaklar kurulu» kararı bulunmadığından dava açma koşulu oluşmamış ise de bu husus yargılama sırasında tamamlanabilir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:limited şirket müdürü · gecikme faizi · esas sözleşme · şirket müdürü · müteselsil sorumluluk · şirket zararı · e-defter · görevli mahkeme
Benzer bu kararda… 2009 yılında kayıt ve beyanlara intikal ettirilen sahte faturalar ile haksız olarak indirim konusu yapılan vergi ve cezalar nedeniyle 45.000,00 TL KDV, 30.442,50 TL «gecikme faizi», 6.000,00 TL özel usulsüzlük cezası olmak üzere toplam 81.442,50 TL'nin şirket tarafından ödendiği, «şirket müdürlerinin» kanunen tutulması gereken «defterlerin» intizamsız bir surette tutulması nedeniyle kanunun ve «esas sözleşmenin» ./.. kendilerine yüklediği «görevlerin» kasten veya ihmal sonucu olarak yapılmaması nedeniyle «şirketi zarara» uğrattıkları, oluşan zarardan «müteselsilen sorumlu» bulundukları gerekçesiyle davanın kabulü ile 40.721,...
Dava, «limited şirket müdürü» olarak görev yapan davalının görev yaptığı süreçte «şirketi zarara» uğrattığı iddiasına dayalı olarak açılmış bulunan «sorumluluk davası» niteliğinde olup, mahkemece yazılı gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/14101 E. 2018/7479 K.
Ortak:limited şirket müdürünün sorumluluğu · şirket müdürünün sorumluluğu · kesin mehil · şirket yöneticisinin sorumluluğu · yönetici sorumluluğu · ek mehil · sorumluluk davası · ortaklar kurulu kararı · dava şartı
İncelediğiniz karardaLimited «şirket müdürünün sorumluluğuna» ilişkin işbu davada, Mülga 6762 sayılı TTK'nin 556. maddesinde «şirket yöneticilerinin sorumlulukları» hakkında «anonim şirketin» bu hususlara ilişkin hükümlerinin uygulanacağı öngörülmüş olup, bu yollama ile uyuşmazlığa aynı Yasa'nın 341. maddesi uygulanacaktır.
Bu nedenle, dava konusu olayda «sorumluluk davası» açılması için alınmış bir genel kurulu kararı bulunup bulunmadığı hususunun araştırılması, bulunmaması halinde bu hususun yargılama sırasında tamamlanabileceği gözetilerek, genel kurul tarafından bu yönde bir karar alınması için davacı tarafa «mehil» ve gerektiğinde «kesin mehil» verildikten sonra sonucuna göre bir hüküm tesisi gerekirken bu eksiklik giderilmeden davanın esası hakkında karar verilmesi doğru görülmemiş, Dairemizin 17.11.2015 …
1-Dava, «limited şirket müdürünün sorumluluğuna» dayalı «rücuen tazminat» istemine ilişkindir Davacı şirket vekili, davalının müdür olarak görev yaptığı dönemde açılan işçi alacaklarına dair davalar sonucu hükmedilen miktarların, davalın …
Benzer bu kararda1-Dava, «limited şirket müdürünün sorumluluğuna» ilişkindir.
Mülga 6762 sayılı ...'nın 556. maddesinde «şirket yöneticilerinin sorumlulukları» hakkında «anonim şirketin» bu hususlara ilişkin hükümlerinin uygulanacağı öngörülmüş olup, bu yollama ile uyuşmazlığa aynı Yasa'nın 341. maddesi uygulanacaktır.
Bu durumda mahkemece genel kurul tarafından bu yönde bir karar alınması için davacı tarafa «mehil» ve gerektiğinde «kesin mehil» verildikten sonra sonucuna göre bir hüküm tesisi gerekirken bu eksiklik giderilmeden davanın esası hakkında karar verilmesi doğru görülmemiş, asıl kararın re'sen bozulması gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ihtiyati tedbirin kaldırılması · teminatın iadesi · tedbirin kaldırılması · cari hesap alacağı · hükmün kesinleşmesi · adli yardım · cari hesap · şirket müdürü
Benzer bu karardaDavacı vekilinin talebi üzerine 18/05/2016 tarihli ek karar ile yargılama sırasında taşınmazlar üzerine koyulan «ihtiyati tedbirin kaldırılmasına», HMK'nın 392/2. maddesindeki «teminatın iadesi» koşullarının oluşmadığı anlaşılmakla davacı vekilinin «teminat mektubunun» iadesine ilişkin talebinin reddine karar verilmiştir.
… HMK’nın 392. maddesinde “İhtiyati tedbir talep edenin, haksız çıktığı takdirde karşı tarafın ve üçüncü kişilerin bu yüzden uğrayacakları muhtemel zararlara karşılık «teminat» göstermek zorunda olduğu, talep, resmî belgeye, başkaca «kesin» bir delile dayanıyor yahut durum ve koşullar gerektiriyorsa, mahkemenin gerekçesini açıkça belirtmek şartıyla teminat alınmamasına da karar verebileceği, «adli yardımdan» yararlanan kimsenin teminat göstermesinin gerekmediği, asıl davaya ilişkin «hükmün kesinleşmesinden» veya «ihtiyati tedbir» kararının kalkmasından itibaren bir ay içinde tazminat davasının açılmaması üzerine «teminatın iade» edileceği” belirtilmiş; Bölge Adliye Ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri İle Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin “Teminatların iadesi” başlıklı 217. maddesinde de “İhtiyati tedbir veya «ihtiyati haciz» taleplerinde teminat olarak yatırılan para, banka mektubu, tahvil ya da benzeri evrakın iadesinin istenmesi halinde yazı işleri müdürü teminatın iadesi için kanuni …
Şirketinden olan alacağına karşılık düzenlenen toplam bedeli 432.000,00 TL olan beş adet çeki «teslim» aldığı, çeklerin ya da tahsil edilen bedellerinin şirket kayıtlarına aktarılması gerekirken, davalının «cari hesap alacağı» bulunduğunu ileri sürüp çeklerin bir bölümünü kendisinin aldığını, «çek» bedellerinin bir bölümünün ise ...'a aktardığını ileri sürmüş ise de, şirket kayıtları üzerinde yapılan inceleme sonucu düzenlenen bilirkişi raporlarına göre bu kişilerin davacı şirketten alacaklı olduklarına ilişkin kayıt olmadığı gibi, her ikisinin davacı şirkete borçlarının bulunduğu, şirketin ortaklarından borç para alması için «ortaklar kurulu» kararı gerekli olup, böyle bir karar alındığının ileri sürülmediği ve çek bedellerinin şirket işlerinde kullanıldığının usulüne uygun deliller ile kanıtlanamadığı gerekçesiyle, davanın kabulüne, 432.000,00 TL'nin 25/10/2011 tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Davacı vekilinin üç adet taşınmazın üçüncü kişilere devir ve «temlikinin» önlenmesi yönünde verilen «ihtiyati tedbirin» «ihtiyati haciz» olarak düzeltilmesi, tedbirin «teminatsız» devamı, talepleri kabul edilmezse «tedbirin kaldırılarak» «teminat mektubunun» iadesi talebi üzerine mahkemece dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu 10/11/2016 tarihli ek karar ile taşınmazlar üzerine konulan «ihtiyati tedbirlerin kaldırılmasına», teminat mektubunun iadesine ilişkin talebin reddine karar verilmiş olup, açıklanan hükümlerde yer alan usule ilişkin uygulama yapılmaksızın karar verilmesi doğru …
-
Esasın incelenmeden kaldırılması
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/5335 E. 2020/3250 K.
Ortak:limited şirket müdürünün sorumluluğu · şirket müdürünün sorumluluğu · kesin mehil · şirket yöneticisinin sorumluluğu · yönetici sorumluluğu · ek mehil · sorumluluk davası · ortaklar kurulu kararı · dava şartı
İncelediğiniz karardaLimited «şirket müdürünün sorumluluğuna» ilişkin işbu davada, Mülga 6762 sayılı TTK'nin 556. maddesinde «şirket yöneticilerinin sorumlulukları» hakkında «anonim şirketin» bu hususlara ilişkin hükümlerinin uygulanacağı öngörülmüş olup, bu yollama ile uyuşmazlığa aynı Yasa'nın 341. maddesi uygulanacaktır.
Bu nedenle, dava konusu olayda «sorumluluk davası» açılması için alınmış bir genel kurulu kararı bulunup bulunmadığı hususunun araştırılması, bulunmaması halinde bu hususun yargılama sırasında tamamlanabileceği gözetilerek, genel kurul tarafından bu yönde bir karar alınması için davacı tarafa «mehil» ve gerektiğinde «kesin mehil» verildikten sonra sonucuna göre bir hüküm tesisi gerekirken bu eksiklik giderilmeden davanın esası hakkında karar verilmesi doğru görülmemiş, Dairemizin 17.11.2015 …
1-Dava, «limited şirket müdürünün sorumluluğuna» dayalı «rücuen tazminat» istemine ilişkindir Davacı şirket vekili, davalının müdür olarak görev yaptığı dönemde açılan işçi alacaklarına dair davalar sonucu hükmedilen miktarların, davalın …
Benzer bu karardaİstinaf mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, işbu davanın «limited şirket müdürünün sorumluluğuna» ilişkin olduğu, Mülga 6762 sayılı TTK'nın 556. maddesinde «şirket yöneticilerinin sorumlulukları» hakkında «anonim şirketin» bu hususlara ilişkin hükümlerinin uygulanacağı öngörülmüş olup, bu yollama ile uyuşmazlığa aynı Yasa'nın 341. maddesinin uygulanması gerekeceği, anılan Yasa hükmüne göre, müdürün «sorumluluğu davası» açılabilmesi için bu yönde alınmış bir «ortaklar kurulu» kararı bulunması gerekmekte olup bu hususun bir dava şartı niteliğinde olduğu, somut olayda bu yönde alınmış bir karar bulunmadığı, ilk derece mahkemesince anılan gerekçeyle davanın «usulden reddine» karar verilmesi gerekirken işin esasına girilmek suretiyle hüküm tesis edilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, esas hakkında yeniden hüküm tesis edilmesi suretiyle, davanın dava «şartı yokluğu» nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir.
Dava, «limited şirket müdürünün sorumluluğuna» ilişkin olup, bölge adliye mahkemesince, yazılı gerekçeyle, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve esas hakkında yeniden hüküm tesis edilmek suretiyle davanın dava «şartı yokluğu» nedeniyle «usulden reddine» karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin, «limited şirket» müdürüne karşı «sorumluluk davası» açılabilmesi için bu yönde alınmış bir «ortaklar kurulu» kararı bulunmasının dava şartı olduğuna ilişkin gerekçesinde bir isabetsizlik bulunmamakla birlikte, Dairemiz içtihatlarında da belirtildiği üzere bu husus HMK’nın 115/2 maddesine göre tamamlanabilir dava şartı niteliğindedir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:dava şartı yokluğu · usulden reddi · dahili dava
Benzer bu karardaİstinaf mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, işbu davanın «limited şirket müdürünün sorumluluğuna» ilişkin olduğu, Mülga 6762 sayılı TTK'nın 556. maddesinde «şirket yöneticilerinin sorumlulukları» hakkında «anonim şirketin» bu hususlara ilişkin hükümlerinin uygulanacağı öngörülmüş olup, bu yollama ile uyuşmazlığa aynı Yasa'nın 341. maddesinin uygulanması gerekeceği, anılan Yasa hükmüne göre, müdürün «sorumluluğu davası» açılabilmesi için bu yönde alınmış bir «ortaklar kurulu» kararı bulunması gerekmekte olup bu hususun bir dava şartı niteliğinde olduğu, somut olayda bu yönde alınmış bir karar bulunmadığı, ilk derece mahkemesince anılan gerekçeyle davanın «usulden reddine» karar verilmesi gerekirken işin esasına girilmek suretiyle hüküm tesis edilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, esas hakkında yeniden hüküm tesis edilmesi suretiyle, davanın dava «şartı yokluğu» nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir.
Dava, «limited şirket müdürünün sorumluluğuna» ilişkin olup, bölge adliye mahkemesince, yazılı gerekçeyle, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve esas hakkında yeniden hüküm tesis edilmek suretiyle davanın dava «şartı yokluğu» nedeniyle «usulden reddine» karar verilmiştir.
… nın sorumlu müdür olarak görev yaptığı dönem içerisinde ihale yoluyla belediyeden alınan gayrimenkulleri para karşılığında devrettikten sonra parayı şirket aktifine «dahil» etmediği belirtilmiş ise de; davalının, şirket yetkilisi olduğu ve taşınmazların satışını gerçekleştirdiği tarihte, davacı şirket yetkilisi ...'ın nam ve hesabına …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2016/5212 E. , 2017/7552 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ...
25. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 14/07/2014 gün ve 2012/19-2014/457 sayılı kararı bozan Daire’nin 17/11/2015 gün ve 2014/17261-2015/12141 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, 23.10.2008 tarihinde davalı ile dava dışı takip borçlusu... 'nin müvekkili şirketteki hisselerini devretmek suretiyle ortaklıktan ayrılarak halihazırdaki şirket müdürü... ve ... 'a devrettiğini, devirden sonra müvekkili şirket aleyhine hisselerini devreden davalı ve dava dışı devredenlerin döneminde çalıştırılan işçiler tarafından iş mahkemelerine alacak davalarının ikame olunduğu ve yapılan yargılama neticesinde müvekkili şirketin tazminata mahkum edildiğini, bilahare yapılan icra takipleri ile dava konusu alacakların müvekkilinden tahsilinin talep edildiğini, borç bedellerinin ödenmek zorunda kalındığını, oysa takibe konu alacak miktarını devir tarihinde mali tablolarda göstermemesi nedeniyle davalının bu eyleminden ötürü sorumlu bulunduğunu, yapılan ödemelerin tahsili için yapılan icra takibine haksız olarak itiraz edildiğini ileri sürerek vaki itirazın iptali ile takibin devamına ve % 40'dan az olmamak kaydı ile icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı ... vekili, iş mahkemesi kararına göre borç işçi alacağına dair bir borç olup, muhatabının hükmi şahıs olan davacı şirket olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen karar davalı vekilinin temyizi üzerine Dairemizce bozulmuştur.
Bu kez davacı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
1-Dava, limited şirket müdürünün sorumluluğuna dayalı rücuen tazminat istemine ilişkindir Davacı şirket vekili, davalının müdür olarak görev yaptığı dönemde açılan işçi alacaklarına dair davalar sonucu hükmedilen miktarların, davalının ortaklıktan ayrılmasından sonra müvekkili tarafından ödendiğini, bu borçları devir tarihinde mali tablolarda gösterilmemesi ve davalının basiretsiz yönetimi sebepleriyle bu borçlardan davalının sorumlu olduğunu ileri sürmüştür.
Limited şirket müdürünün sorumluluğuna ilişkin işbu davada, Mülga 6762 sayılı TTK'nin 556. maddesinde şirket yöneticilerinin sorumlulukları hakkında anonim şirketin bu hususlara ilişkin hükümlerinin uygulanacağı öngörülmüş olup, bu yollama ile uyuşmazlığa aynı Yasa'nın 341. maddesi uygulanacaktır. Bu maddeye göre, sorumluluk davasının açılabilmesi için, bu yönde alınmış bir ortaklar kurulu kararı bulunması gerekmekte ve bu husus dava şartıdır. Dava tarihinde yürürlükte bulunan 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu 618/son madde hükmü de aynı yöndedir. Bu nedenle, dava konusu olayda sorumluluk davası açılması için alınmış bir genel kurulu kararı bulunup bulunmadığı hususunun araştırılması, bulunmaması halinde bu hususun yargılama sırasında tamamlanabileceği gözetilerek, genel kurul tarafından bu yönde bir karar alınması için davacı tarafa mehil ve gerektiğinde kesin mehil verildikten sonra sonucuna göre bir hüküm tesisi gerekirken bu eksiklik giderilmeden davanın esası hakkında karar verilmesi doğru görülmemiş, Dairemizin 17.11.2015 tarih 2014/17261 Esas 2015/12141 Karar sayılı bozma ilamının kaldırılarak mahkeme kararının açıklanan değişik bu gerekçe ile re'sen bozulması gerekmiştir.
2-Bozma sebep ve şekline göre davacının esasa yönelik temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle Dairemizin 17.11.2015 tarih 2014/17261 Esas 2015/12141 Karar sayılı bozma ilamının kaldırılarak mahkeme kararının açıklanan değişik bu gerekçe ile re'sen BOZULMASINA, (2) Bozma sebep ve şekline göre davacının esasa yönelik temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, ödediği karar düzeltme harcının isteği halinde karar düzeltme isteyene iadesine, 21/12/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/388596200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz