6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Limited şirket müdürünün sorumluluğu

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2015/521 E. 2015/5538 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi: Ticari şirketler

Usul tespitleri

Dava şartı
dava şartı

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
limited şirket müdürünün sorumluluğu şirket müdürünün sorumluluğu kesin mehil şirket yöneticisinin sorumluluğu yönetici sorumluluğu ek mehil sorumluluk davası ticari defter ve kayıtlar ortaklar kurulu kararı anonim şirket limited şirket ticari defter cy/cy kaydı ibraz teslim kesin hüküm e-defter i̇i̇k 72/son

Atıf yapılan mevzuat: TTK — TTK 556

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacı şirkete ait ticari defter ve kayıtlarda davaya konu çeklerin davacıya ait olduğuna ilişkin herhangi bir kayda yer verilmediği, anılan çeklerin davalıya teslim edildiğine ve davacının davalıdan alacaklı olduğuna dair bir kaydın da bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

1-Dava, limited şirket müdürünün sorumluluğuna ilişkindir. Dava tarihinde yürürlükte bulunan mülga 6762 sayılı TTK'nın 556. maddesinde şirket yöneticilerinin sorumlulukları hakkında anonim şirketin bu hususlara ilişkin hükümlerinin uygulanacağı öngörülmüş olup, bu yollama ile uyuşmazlığa aynı Yasa'nın 341. maddesinin uygulanması gerekmektedir. Bu maddeye göre sorumluluk davasının açılabilmesi için, bu yönde alınmış bir ortaklar kurulu kararı bulunması gerekmekte olup bu husus dava şartıdır. Karar tarihinde yürürlükte bulunan 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu uygulaması da aynı yöndedir. (m. 618/son) Dava konusu olayda sorumluluk davası açılması için alınmış bir ortaklar kurulu kararı dosyaya ibraz edilmediğinden dava açma koşulu oluşmamış ise de bu husus yargılama sırasında tamamlanabilir. Bu durumda, mahkemece davacı şirket ortaklar kurulu tarafından bu yönde bir karar alınması için davacı tarafa mehil ve gerektiğinde kesin mehil verildikten sonra sonucuna göre bir hüküm tesisi gerekirken bu eksiklik giderilmeden davanın esası hakkında karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın re'sen bozulması gerekmiştir.

2-Bozma sebep ve şekline göre davacı vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/5212 E. 2017/7552 K.

    Ortak: · dava şartı

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Limited şirket müdürünün sorumluluğu

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/5757 E. 2015/12454 K.

    Ortak: · dava şartı

    Sonuç: 🔶 iki emsal

  • Limited şirket müdürü

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/10657 E. 2017/4388 K.

    Ortak: · dava şartı

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

3 benzer karar daha
  • Yöneticinin Sorumluluğu Nedeniyle Tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/13974 E. 2018/5713 K.

    Ortak: · dava şartı

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/14101 E. 2018/7479 K.

    Ortak: · dava şartı

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Menfi Tespit

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/15233 E. 2012/6178 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2015/521 E.  ,  2015/5538 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada ...

1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 11/11/2014 tarih ve 2010/74-2014/549 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, davalının müvekkili şirketin yetkili temsilcisi iken davacı şirket adına verilen çekleri kendi hesabına tahsil edip bu çek bedellerini iade etmediği gibi 13.07.2009 tarihinde davalıya verilen yetki kaldırıldığı halde elinde bulundurduğu ve davacı şirkete iade etmesi gereken çekleri de geri vermeyip kendi adına tahsilatını sağladığını, bu hususları ceza soruşturmasında ikrar ettiğini ileri sürerek toplam 98.000 TL çek bedelinin tahsilini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, ileri sürülen hususlarla ilgili şikayetin takipsizlikle sonuçlandığını, müvekkilinin halen şirketten 180.000 TL alacağının bulunduğunu, davanın bu borcun ödenmemesi amacıyla açıldığını, dayanak çeklerin davacı şirket ile hiç bir ilgisinin olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacı şirkete ait ticari defter ve kayıtlarda davaya konu çeklerin davacıya ait olduğuna ilişkin herhangi bir kayda yer verilmediği, anılan çeklerin davalıya teslim edildiğine ve davacının davalıdan alacaklı olduğuna dair bir kaydın da bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

1-Dava, limited şirket müdürünün sorumluluğuna ilişkindir. Dava tarihinde yürürlükte bulunan mülga 6762 sayılı TTK'nın 556. maddesinde şirket yöneticilerinin sorumlulukları hakkında anonim şirketin bu hususlara ilişkin hükümlerinin uygulanacağı öngörülmüş olup, bu yollama ile uyuşmazlığa aynı Yasa'nın 341. maddesinin uygulanması gerekmektedir. Bu maddeye göre sorumluluk davasının açılabilmesi için, bu yönde alınmış bir ortaklar kurulu kararı bulunması gerekmekte olup bu husus dava şartıdır. Karar tarihinde yürürlükte bulunan 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu uygulaması da aynı yöndedir. (m. 618/son) Dava konusu olayda sorumluluk davası açılması için alınmış bir ortaklar kurulu kararı dosyaya ibraz edilmediğinden dava açma koşulu oluşmamış ise de bu husus yargılama sırasında tamamlanabilir.

Bu durumda, mahkemece davacı şirket ortaklar kurulu tarafından bu yönde bir karar alınması için davacı tarafa mehil ve gerektiğinde kesin mehil verildikten sonra sonucuna göre bir hüküm tesisi gerekirken bu eksiklik giderilmeden davanın esası hakkında karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın re'sen bozulması gerekmiştir.

2-Bozma sebep ve şekline göre davacı vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.

SONUÇ

Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle kararın re'sen BOZULMASINA, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 20/04/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/398005500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.