Limited şirket müdürünün sorumluluğu
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2015/521 E. 2015/5538 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
limited şirket müdürünün sorumluluğu↗ şirket müdürünün sorumluluğu↗ kesin mehil↗ şirket yöneticisinin sorumluluğu↗ yönetici sorumluluğu↗ ek mehil↗ sorumluluk davası↗ ticari defter ve kayıtlar↗ ortaklar kurulu kararı↗ anonim şirket↗ limited şirket↗ ticari defter↗ cy/cy kaydı↗ ibraz↗ teslim↗ kesin hüküm↗ e-defter↗ i̇i̇k 72/son↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacı şirkete ait ticari defter ve kayıtlarda davaya konu çeklerin davacıya ait olduğuna ilişkin herhangi bir kayda yer verilmediği, anılan çeklerin davalıya teslim edildiğine ve davacının davalıdan alacaklı olduğuna dair bir kaydın da bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava, limited şirket müdürünün sorumluluğuna ilişkindir. Dava tarihinde yürürlükte bulunan mülga 6762 sayılı TTK'nın 556. maddesinde şirket yöneticilerinin sorumlulukları hakkında anonim şirketin bu hususlara ilişkin hükümlerinin uygulanacağı öngörülmüş olup, bu yollama ile uyuşmazlığa aynı Yasa'nın 341. maddesinin uygulanması gerekmektedir. Bu maddeye göre sorumluluk davasının açılabilmesi için, bu yönde alınmış bir ortaklar kurulu kararı bulunması gerekmekte olup bu husus dava şartıdır. Karar tarihinde yürürlükte bulunan 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu uygulaması da aynı yöndedir. (m. 618/son) Dava konusu olayda sorumluluk davası açılması için alınmış bir ortaklar kurulu kararı dosyaya ibraz edilmediğinden dava açma koşulu oluşmamış ise de bu husus yargılama sırasında tamamlanabilir. Bu durumda, mahkemece davacı şirket ortaklar kurulu tarafından bu yönde bir karar alınması için davacı tarafa mehil ve gerektiğinde kesin mehil verildikten sonra sonucuna göre bir hüküm tesisi gerekirken bu eksiklik giderilmeden davanın esası hakkında karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın re'sen bozulması gerekmiştir.
2-Bozma sebep ve şekline göre davacı vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/5212 E. 2017/7552 K.
Ortak:limited şirket müdürünün sorumluluğu · şirket müdürünün sorumluluğu · kesin mehil · şirket yöneticisinin sorumluluğu · yönetici sorumluluğu · ek mehil · sorumluluk davası · ortaklar kurulu kararı · dava şartı
İncelediğiniz karardaBu durumda, mahkemece davacı şirket «ortaklar kurulu» tarafından bu yönde bir karar alınması için davacı tarafa «mehil» ve gerektiğinde «kesin mehil» verildikten sonra sonucuna göre bir hüküm tesisi gerekirken bu eksiklik giderilmeden davanın esası hakkında karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın re'sen bozulması gerekmiştir.
1-Dava, «limited şirket müdürünün sorumluluğuna» ilişkindir.
Dava tarihinde yürürlükte bulunan mülga 6762 sayılı TTK'nın 556. maddesinde «şirket yöneticilerinin sorumlulukları» hakkında «anonim şirketin» bu hususlara ilişkin hükümlerinin uygulanacağı öngörülmüş olup, bu yollama ile uyuşmazlığa aynı Yasa'nın 341. maddesinin uygulanması gerekmektedir.
Benzer bu karardaLimited «şirket müdürünün sorumluluğuna» ilişkin işbu davada, Mülga 6762 sayılı TTK'nin 556. maddesinde «şirket yöneticilerinin sorumlulukları» hakkında «anonim şirketin» bu hususlara ilişkin hükümlerinin uygulanacağı öngörülmüş olup, bu yollama ile uyuşmazlığa aynı Yasa'nın 341. maddesi uygulanacaktır.
Bu nedenle, dava konusu olayda «sorumluluk davası» açılması için alınmış bir genel kurulu kararı bulunup bulunmadığı hususunun araştırılması, bulunmaması halinde bu hususun yargılama sırasında tamamlanabileceği gözetilerek, genel kurul tarafından bu yönde bir karar alınması için davacı tarafa «mehil» ve gerektiğinde «kesin mehil» verildikten sonra sonucuna göre bir hüküm tesisi gerekirken bu eksiklik giderilmeden davanın esası hakkında karar verilmesi doğru görülmemiş, Dairemizin 17.11.2015 …
1-Dava, «limited şirket müdürünün sorumluluğuna» dayalı «rücuen tazminat» istemine ilişkindir Davacı şirket vekili, davalının müdür olarak görev yaptığı dönemde açılan işçi alacaklarına dair davalar sonucu hükmedilen miktarların, davalın …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:rücuen tazminat
Benzer bu kararda1-Dava, «limited şirket müdürünün sorumluluğuna» dayalı «rücuen tazminat» istemine ilişkindir Davacı şirket vekili, davalının müdür olarak görev yaptığı dönemde açılan işçi alacaklarına dair davalar sonucu hükmedilen miktarların, davalın …
-
Limited şirket müdürünün sorumluluğu
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/5757 E. 2015/12454 K.
Ortak:limited şirket müdürünün sorumluluğu · şirket müdürünün sorumluluğu · kesin mehil · şirket yöneticisinin sorumluluğu · yönetici sorumluluğu · ek mehil · sorumluluk davası · ortaklar kurulu kararı · dava şartı
İncelediğiniz karardaBu durumda, mahkemece davacı şirket «ortaklar kurulu» tarafından bu yönde bir karar alınması için davacı tarafa «mehil» ve gerektiğinde «kesin mehil» verildikten sonra sonucuna göre bir hüküm tesisi gerekirken bu eksiklik giderilmeden davanın esası hakkında karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın re'sen bozulması gerekmiştir.
1-Dava, «limited şirket müdürünün sorumluluğuna» ilişkindir.
Dava tarihinde yürürlükte bulunan mülga 6762 sayılı TTK'nın 556. maddesinde «şirket yöneticilerinin sorumlulukları» hakkında «anonim şirketin» bu hususlara ilişkin hükümlerinin uygulanacağı öngörülmüş olup, bu yollama ile uyuşmazlığa aynı Yasa'nın 341. maddesinin uygulanması gerekmektedir.
Benzer bu karardaBu durumda, dava şartlarının bulunup bulunmadığının yargılamanın her aşamasında res'en gözetilmesi gerektiği hususu da gözönünde bulundurularak mahkemece «ortaklar kurulu» tarafından bu yönde bir karar alınması için davacı tarafa «mehil» ve gerektiğinde «kesin mehil» verilmesi, dava şartının oluşması halinde 818 sayılı BK'nın 53. ve 6098 sayılı BK'nın 74. maddesi uyarınca ceza mahkemesince tespit edilecek maddi olgularla hukuk …
Dava, «limited şirket müdürünün sorumluluğuna» ilişkindir.
Dava konusu eylemlerin gerçekleştiği tarihte yürürlükte bulunan 6762 sayılı TTK'nın 556. maddesinde «şirket yöneticilerinin sorumlulukları» hakkında «anonim şirketin» bu hususlara ilişkin hükümlerinin uygulanacağı öngörüldüğünden uyuşmazlığa aynı Yasa'nın 341. maddesi uygulanacaktır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/10657 E. 2017/4388 K.
Ortak:kesin mehil · şirket yöneticisinin sorumluluğu · yönetici sorumluluğu · ek mehil · sorumluluk davası · ortaklar kurulu kararı · anonim şirket · limited şirket · dava şartı
İncelediğiniz karardaDava tarihinde yürürlükte bulunan mülga 6762 sayılı TTK'nın 556. maddesinde «şirket yöneticilerinin sorumlulukları» hakkında «anonim şirketin» bu hususlara ilişkin hükümlerinin uygulanacağı öngörülmüş olup, bu yollama ile uyuşmazlığa aynı Yasa'nın 341. maddesinin uygulanması gerekmektedir.
Bu durumda, mahkemece davacı şirket «ortaklar kurulu» tarafından bu yönde bir karar alınması için davacı tarafa «mehil» ve gerektiğinde «kesin mehil» verildikten sonra sonucuna göre bir hüküm tesisi gerekirken bu eksiklik giderilmeden davanın esası hakkında karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın re'sen bozulması gerekmiştir.
618/«son») Dava konusu olayda «sorumluluk davası» açılması için alınmış bir «ortaklar kurulu» kararı dosyaya «ibraz» edilmediğinden dava açma koşulu oluşmamış ise de bu husus yargılama sırasında tamamlanabilir.
Benzer bu karardaMülga 6762 sayılı TTK'nın 556. maddesinde «şirket yöneticilerinin sorumlulukları» hakkında «anonim şirketin» bu hususlara ilişkin hükümlerinin uygulanacağı öngörülmüş olup, bu yollama ile uyuşmazlığa aynı Yasa'nın 341. maddesi uygulanacaktır.
Bu durumda mahkemece genel kurul tarafından bu yönde bir karar alınması için davacı tarafa «mehil» ve gerektiğinde «kesin mehil» verildikten sonra sonucuna göre bir hüküm tesisi gerekirken bu eksiklik giderilmeden davanın esası hakkında karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın re'sen bozulması gerekmiştir.
1- Dava, «limited şirket müdürü» olarak görev yapan davalı ...'nun, hiçbir hukuki sebep olmaksızın diğer davalı ...'e şirket hesabından para transferi yapmak sureti ile «şirketi zarara» uğrattığı iddiasına dayalı olup, mahkemece yazılı gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:limited şirket müdürü · şirket müdürü · şirket zararı · temsil
Benzer bu kararda1- Dava, «limited şirket müdürü» olarak görev yapan davalı ...'nun, hiçbir hukuki sebep olmaksızın diğer davalı ...'e şirket hesabından para transferi yapmak sureti ile «şirketi zarara» uğrattığı iddiasına dayalı olup, mahkemece yazılı gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
Mahkemece, davalı ...'ın davacı şirketi «temsile» yetkili müdür olarak görev yaptığı dönemde diğer davalı ...'a herhangi bir ticari gereklilik olmadan ve bir hizmet alımına da dayanmadan 27.897,50 TL ödemek suretiyle davacı «şirketi zarara» uğrattığı gerekçesi ile davanın kabulüne, 27.897,50 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davacı yararına davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.
3 benzer karar daha
-
Yöneticinin Sorumluluğu Nedeniyle Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/13974 E. 2018/5713 K.
Ortak:kesin mehil · şirket yöneticisinin sorumluluğu · yönetici sorumluluğu · ek mehil · sorumluluk davası · ortaklar kurulu kararı · anonim şirket · limited şirket · dava şartı
İncelediğiniz karardaDava tarihinde yürürlükte bulunan mülga 6762 sayılı TTK'nın 556. maddesinde «şirket yöneticilerinin sorumlulukları» hakkında «anonim şirketin» bu hususlara ilişkin hükümlerinin uygulanacağı öngörülmüş olup, bu yollama ile uyuşmazlığa aynı Yasa'nın 341. maddesinin uygulanması gerekmektedir.
Bu durumda, mahkemece davacı şirket «ortaklar kurulu» tarafından bu yönde bir karar alınması için davacı tarafa «mehil» ve gerektiğinde «kesin mehil» verildikten sonra sonucuna göre bir hüküm tesisi gerekirken bu eksiklik giderilmeden davanın esası hakkında karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın re'sen bozulması gerekmiştir.
618/«son») Dava konusu olayda «sorumluluk davası» açılması için alınmış bir «ortaklar kurulu» kararı dosyaya «ibraz» edilmediğinden dava açma koşulu oluşmamış ise de bu husus yargılama sırasında tamamlanabilir.
Benzer bu karardaAncak, mülga 6762 sayılı ...'nın 556. maddesinde «şirket yöneticilerinin sorumlulukları» hakkında «anonim şirketin» bu hususlara ilişkin hükümlerinin uygulanacağı öngörülmüş olup, bu yollama ile aynı Yasa'nın 341. maddesi uygulama alanı bulmaktadır.
Dava, «limited şirket müdürü» olarak görev yapan davalının görev yaptığı süreçte «şirketi zarara» uğrattığı iddiasına dayalı olarak açılmış bulunan «sorumluluk davası» niteliğinde olup, mahkemece yazılı gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dava konusu olayda «sorumluluk davası» açılması için alınmış bir «ortaklar kurulu» kararı bulunmadığından dava açma koşulu oluşmamış ise de bu husus yargılama sırasında tamamlanabilir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:limited şirket müdürü · gecikme faizi · esas sözleşme · şirket müdürü · müteselsil sorumluluk · şirket zararı · görevli mahkeme
Benzer bu kararda… 2009 yılında kayıt ve beyanlara intikal ettirilen sahte faturalar ile haksız olarak indirim konusu yapılan vergi ve cezalar nedeniyle 45.000,00 TL KDV, 30.442,50 TL «gecikme faizi», 6.000,00 TL özel usulsüzlük cezası olmak üzere toplam 81.442,50 TL'nin şirket tarafından ödendiği, «şirket müdürlerinin» kanunen tutulması gereken «defterlerin» intizamsız bir surette tutulması nedeniyle kanunun ve «esas sözleşmenin» ./.. kendilerine yüklediği «görevlerin» kasten veya ihmal sonucu olarak yapılmaması nedeniyle «şirketi zarara» uğrattıkları, oluşan zarardan «müteselsilen sorumlu» bulundukları gerekçesiyle davanın kabulü ile 40.721,...
Dava, «limited şirket müdürü» olarak görev yapan davalının görev yaptığı süreçte «şirketi zarara» uğrattığı iddiasına dayalı olarak açılmış bulunan «sorumluluk davası» niteliğinde olup, mahkemece yazılı gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/14101 E. 2018/7479 K.
Ortak:limited şirket müdürünün sorumluluğu · şirket müdürünün sorumluluğu · kesin mehil · şirket yöneticisinin sorumluluğu · yönetici sorumluluğu · ek mehil · sorumluluk davası · ortaklar kurulu kararı · dava şartı
İncelediğiniz karardaBu durumda, mahkemece davacı şirket «ortaklar kurulu» tarafından bu yönde bir karar alınması için davacı tarafa «mehil» ve gerektiğinde «kesin mehil» verildikten sonra sonucuna göre bir hüküm tesisi gerekirken bu eksiklik giderilmeden davanın esası hakkında karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın re'sen bozulması gerekmiştir.
1-Dava, «limited şirket müdürünün sorumluluğuna» ilişkindir.
Dava tarihinde yürürlükte bulunan mülga 6762 sayılı TTK'nın 556. maddesinde «şirket yöneticilerinin sorumlulukları» hakkında «anonim şirketin» bu hususlara ilişkin hükümlerinin uygulanacağı öngörülmüş olup, bu yollama ile uyuşmazlığa aynı Yasa'nın 341. maddesinin uygulanması gerekmektedir.
Benzer bu kararda1-Dava, «limited şirket müdürünün sorumluluğuna» ilişkindir.
Mülga 6762 sayılı ...'nın 556. maddesinde «şirket yöneticilerinin sorumlulukları» hakkında «anonim şirketin» bu hususlara ilişkin hükümlerinin uygulanacağı öngörülmüş olup, bu yollama ile uyuşmazlığa aynı Yasa'nın 341. maddesi uygulanacaktır.
Bu durumda mahkemece genel kurul tarafından bu yönde bir karar alınması için davacı tarafa «mehil» ve gerektiğinde «kesin mehil» verildikten sonra sonucuna göre bir hüküm tesisi gerekirken bu eksiklik giderilmeden davanın esası hakkında karar verilmesi doğru görülmemiş, asıl kararın re'sen bozulması gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ihtiyati tedbirin kaldırılması · teminatın iadesi · tedbirin kaldırılması · cari hesap alacağı · hükmün kesinleşmesi · adli yardım · cari hesap · şirket müdürü
Benzer bu karardaDavacı vekilinin talebi üzerine 18/05/2016 tarihli ek karar ile yargılama sırasında taşınmazlar üzerine koyulan «ihtiyati tedbirin kaldırılmasına», HMK'nın 392/2. maddesindeki «teminatın iadesi» koşullarının oluşmadığı anlaşılmakla davacı vekilinin «teminat mektubunun» iadesine ilişkin talebinin reddine karar verilmiştir.
… HMK’nın 392. maddesinde “İhtiyati tedbir talep edenin, haksız çıktığı takdirde karşı tarafın ve üçüncü kişilerin bu yüzden uğrayacakları muhtemel zararlara karşılık «teminat» göstermek zorunda olduğu, talep, resmî belgeye, başkaca «kesin» bir delile dayanıyor yahut durum ve koşullar gerektiriyorsa, mahkemenin gerekçesini açıkça belirtmek şartıyla teminat alınmamasına da karar verebileceği, «adli yardımdan» yararlanan kimsenin teminat göstermesinin gerekmediği, asıl davaya ilişkin «hükmün kesinleşmesinden» veya «ihtiyati tedbir» kararının kalkmasından itibaren bir ay içinde tazminat davasının açılmaması üzerine «teminatın iade» edileceği” belirtilmiş; Bölge Adliye Ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri İle Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin “Teminatların iadesi” başlıklı 217. maddesinde de “İhtiyati tedbir veya «ihtiyati haciz» taleplerinde teminat olarak yatırılan para, banka mektubu, tahvil ya da benzeri evrakın iadesinin istenmesi halinde yazı işleri müdürü teminatın iadesi için kanuni …
Şirketinden olan alacağına karşılık düzenlenen toplam bedeli 432.000,00 TL olan beş adet çeki «teslim» aldığı, çeklerin ya da tahsil edilen bedellerinin şirket kayıtlarına aktarılması gerekirken, davalının «cari hesap alacağı» bulunduğunu ileri sürüp çeklerin bir bölümünü kendisinin aldığını, «çek» bedellerinin bir bölümünün ise ...'a aktardığını ileri sürmüş ise de, şirket kayıtları üzerinde yapılan inceleme sonucu düzenlenen bilirkişi raporlarına göre bu kişilerin davacı şirketten alacaklı olduklarına ilişkin kayıt olmadığı gibi, her ikisinin davacı şirkete borçlarının bulunduğu, şirketin ortaklarından borç para alması için «ortaklar kurulu» kararı gerekli olup, böyle bir karar alındığının ileri sürülmediği ve çek bedellerinin şirket işlerinde kullanıldığının usulüne uygun deliller ile kanıtlanamadığı gerekçesiyle, davanın kabulüne, 432.000,00 TL'nin 25/10/2011 tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Davacı vekilinin üç adet taşınmazın üçüncü kişilere devir ve «temlikinin» önlenmesi yönünde verilen «ihtiyati tedbirin» «ihtiyati haciz» olarak düzeltilmesi, tedbirin «teminatsız» devamı, talepleri kabul edilmezse «tedbirin kaldırılarak» «teminat mektubunun» iadesi talebi üzerine mahkemece dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu 10/11/2016 tarihli ek karar ile taşınmazlar üzerine konulan «ihtiyati tedbirlerin kaldırılmasına», teminat mektubunun iadesine ilişkin talebin reddine karar verilmiş olup, açıklanan hükümlerde yer alan usule ilişkin uygulama yapılmaksızın karar verilmesi doğru …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/15233 E. 2012/6178 K.
Ortak:ek mehil · sorumluluk davası · anonim şirket
İncelediğiniz karardaDava tarihinde yürürlükte bulunan mülga 6762 sayılı TTK'nın 556. maddesinde «şirket yöneticilerinin sorumlulukları» hakkında «anonim şirketin» bu hususlara ilişkin hükümlerinin uygulanacağı öngörülmüş olup, bu yollama ile uyuşmazlığa aynı Yasa'nın 341. maddesinin uygulanması gerekmektedir.
618/«son») Dava konusu olayda «sorumluluk davası» açılması için alınmış bir «ortaklar kurulu» kararı dosyaya «ibraz» edilmediğinden dava açma koşulu oluşmamış ise de bu husus yargılama sırasında tamamlanabilir.
Bu durumda, mahkemece davacı şirket «ortaklar kurulu» tarafından bu yönde bir karar alınması için davacı tarafa «mehil» ve gerektiğinde «kesin mehil» verildikten sonra sonucuna göre bir hüküm tesisi gerekirken bu eksiklik giderilmeden davanın esası hakkında karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın re'sen bozulması gerekmiştir.
Benzer bu kararda39 ve 40 maddeleri gereğince bu eksikliğin giderilmesi için uygun bir «mehil» verildiği, verilen bu mehile rağmen davacının eksiklikleri gidermediği, usule uygun alınmış bir «anonim şirket» genel kurul kararı bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddini karar verilmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm kanıtlara göre davacı «anonim şirket yönetim kurulu» üyesi olan davalı hakkında TTK.
341'inci maddesi uyarınca «sorumluluk davası» açılabilmesi için ortaklar kurulunun bu hususta karar alması ve davanın denetçiler tarafından açılması gerekir ise de, iş bu dava TTK.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:anonim şirket yönetim kurulu · yönetim kurulu kararı · menfi tespit
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm kanıtlara göre davacı «anonim şirket yönetim kurulu» üyesi olan davalı hakkında TTK.
Dava, İİK.'nın 72'inci maddesi uyarınca açılmış bulunan «menfi tespit» davasıdır.
72'inci maddesi uyarınca açılmış bulunan «menfi tespit» davasıdır.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2015/521 E. , 2015/5538 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ...
1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 11/11/2014 tarih ve 2010/74-2014/549 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalının müvekkili şirketin yetkili temsilcisi iken davacı şirket adına verilen çekleri kendi hesabına tahsil edip bu çek bedellerini iade etmediği gibi 13.07.2009 tarihinde davalıya verilen yetki kaldırıldığı halde elinde bulundurduğu ve davacı şirkete iade etmesi gereken çekleri de geri vermeyip kendi adına tahsilatını sağladığını, bu hususları ceza soruşturmasında ikrar ettiğini ileri sürerek toplam 98.000 TL çek bedelinin tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, ileri sürülen hususlarla ilgili şikayetin takipsizlikle sonuçlandığını, müvekkilinin halen şirketten 180.000 TL alacağının bulunduğunu, davanın bu borcun ödenmemesi amacıyla açıldığını, dayanak çeklerin davacı şirket ile hiç bir ilgisinin olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacı şirkete ait ticari defter ve kayıtlarda davaya konu çeklerin davacıya ait olduğuna ilişkin herhangi bir kayda yer verilmediği, anılan çeklerin davalıya teslim edildiğine ve davacının davalıdan alacaklı olduğuna dair bir kaydın da bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava, limited şirket müdürünün sorumluluğuna ilişkindir. Dava tarihinde yürürlükte bulunan mülga 6762 sayılı TTK'nın 556. maddesinde şirket yöneticilerinin sorumlulukları hakkında anonim şirketin bu hususlara ilişkin hükümlerinin uygulanacağı öngörülmüş olup, bu yollama ile uyuşmazlığa aynı Yasa'nın 341. maddesinin uygulanması gerekmektedir. Bu maddeye göre sorumluluk davasının açılabilmesi için, bu yönde alınmış bir ortaklar kurulu kararı bulunması gerekmekte olup bu husus dava şartıdır. Karar tarihinde yürürlükte bulunan 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu uygulaması da aynı yöndedir. (m. 618/son) Dava konusu olayda sorumluluk davası açılması için alınmış bir ortaklar kurulu kararı dosyaya ibraz edilmediğinden dava açma koşulu oluşmamış ise de bu husus yargılama sırasında tamamlanabilir.
Bu durumda, mahkemece davacı şirket ortaklar kurulu tarafından bu yönde bir karar alınması için davacı tarafa mehil ve gerektiğinde kesin mehil verildikten sonra sonucuna göre bir hüküm tesisi gerekirken bu eksiklik giderilmeden davanın esası hakkında karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın re'sen bozulması gerekmiştir.
2-Bozma sebep ve şekline göre davacı vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle kararın re'sen BOZULMASINA, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 20/04/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/398005500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz