İstirdat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2016/12707 E. 2017/7056 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ticari kredi↗ ticari işletme↗ ticari dava niteliği↗ basiretli tacir↗ hakkaniyet↗ reeskont faizi↗ genel kredi sözleşmesi↗ kâr kaybı↗ kredi sözleşmesi↗ tacir↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davacı tarafından kullanılan 31.01.2008 tarihli kredinin ticari kredi niteliğinde olduğu, ticari kredinin erken kapatılması sebebiyle davalı bankaca alınan erken ödeme cezası oranının emsal bankaların kapatma tarihindeki oranları ve MK’nın 2. maddesi dikkate alındığında %4 oranında hakkaniyete uygun olacağı, buna göre davacıdan 17.281,10 TL’nin fazladan tahsil edildiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 17.281,10 TL’nin 28.04.2011 tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Davalı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; dava, erken ödeme cezası adı altında tahsil edilen tutarın iadesi istemine ilişkindir. Mahkemece, diğer bankaların benzer krediler için uyguladığı emsal oranlar gözetilerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. TTK'nın 22. (6102 Sayılı TTK'nın 20.) maddesi uyarınca tacir olan veya olmayan bir kimseye, ticari işletmesiyle ilgili bir iş veya hizmet görmüş olan tacir, münasip bir ücret isteyebilir. Davalı banka tacir olup dava konusu kredi davalının ticari işletmesiyle ilgili işlemlerindendir. Dava konusu uyuşmazlık taraflar arasında akdedilen ticari nitelikli Genel Kredi Sözleşmesi'nden kaynaklı olup, davacının da tacir oluşu göz önüne alındığında basiretli bir tacire uygun davranış sergilemesi gerektiği, bu durumda tarafların serbest iradeleriyle kararlaştırılmış oldukları ve sözleşmede açıkça belirtilen erken ödeme cezası oranının kredinin erken kapatılması nedeniyle davalı bankanın maliyet kaybını gidermeye yönelik olduğu, bu oranın sonradan doldurulduğu yönünde dosyada mevcut bir delilin de olmadığı gözetildiğinde sözleşmede öngörülen %9 oranının taraflar için bağlayıcı olduğunun kabulü gerekmektedir. Bu durumda, mahkemece, taraflar arasında düzenlenen 31.01.2008 tarihli Genel Kredi Sözleşmesi’nde erken ödeme cezasının %9 olarak kararlaştırıldığı, davacının ticari işletmesi için bu krediyi kullandığı ve kredinin erken ödenmesi üzerine davalı bankanın davacıdan %7,11 oranında erken ödeme cezası tahsil ettiği gözetilerek davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmesi doğru olmamış, kararın davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/6532 E. 2017/5470 K.
Ortak:ticari işletme · ticari dava niteliği · kâr kaybı · tacir
İncelediğiniz karardaDava konusu uyuşmazlık taraflar arasında akdedilen «ticari nitelikli» Genel Kredi Sözleşmesi'nden kaynaklı olup, davacının da «tacir» oluşu göz önüne alındığında basiretli bir tacire uygun davranış sergilemesi gerektiği, bu durumda tarafların serbest iradeleriyle kararlaştırılmış oldukları ve sözleşmede açıkça belirtilen erken ödeme cezası oranının kredinin erken kapatılması nedeniyle davalı bankanın maliyet «kaybını» gidermeye yönelik olduğu, bu oranın sonradan doldurulduğu yönünde dosyada mevcut bir delilin de olmadığı gözetildiğinde sözleşmede öngörülen %9 oranının taraflar i …
TTK'nın 22. (6102 Sayılı TTK'nın 20.) maddesi uyarınca «tacir» olan veya olmayan bir kimseye, «ticari işletmesiyle» ilgili bir iş veya hizmet görmüş olan tacir, münasip bir ücret isteyebilir.
Davalı banka «tacir» olup dava konusu kredi davalının «ticari işletmesiyle» ilgili işlemlerindendir.
Benzer bu karardaDava konusu uyuşmazlık taraflar arasında akdedilen «ticari nitelikli» Genel Kredi Sözleşmesi'nden kaynaklı olup davacının da «tacir» oluşu göz önüne alındığında basiretli bir tacire uygun davranış sergilemesi gerektiği, bu durumda tarafların serbest iradeleriyle kararlaştırılmış oldukları ve sözleşmede açıkça belirtilen «erken kapama komisyon» oranının kredinin erken kapatılması nedeniyle davalı bankanın maliyet «kaybını» gidermeye yönelik olduğu, bu oranın sonradan doldurulduğu yönünde dosyada mevcut bir delilin de olmadığı gözetildiğinde sözleşmede öngörülen %14 oranının taraflar için bağlayıcı olduğunun kabulü ile değerlendirme yapılarak sonuca varılması gerekirken, birbiriyle çelişkili üç ayrı bilirkişi raporu alınarak ve hatalı tespitler içeren «son» rapora itibar edilerek davanın kısmen kabulüne karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
TTK'nın 22. (6102 Sayılı TTK'nın 20.) maddesi uyarınca «tacir» olan veya olmayan bir kimseye, «ticari işletmesiyle» ilgili bir iş veya hizmet görmüş olan tacir, münasip bir ücret isteyebilir.
Davalı banka «tacir» olup dava konusu kredi davalının «ticari işletmesiyle» ilgili işlemlerindendir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:erken kapama komisyonu · komisyon · yasal faiz · i̇i̇k 72/son
Benzer bu kararda… e tüm dosya kapsamına göre; davacının davalı bankadan Genel Kredi Sözleşmesi kapsamında kullandığı krediyi erken kapatmak istemesi nedeni ile davacıdan 58.140,07 TL «erken kapama komisyonu», 2.907,00 TL BSMV tahsil edildiği, ancak bankanın tahsil edebileceği komisyon miktarının 16.312,91 TL olduğu, buna göre 41.827,16 TL erken kapama komisyon farkı ve 2.091,35 TL BSMV farkı olmak üzere fazla tahsilat yaptığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile toplam 43.918,51 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Dava konusu uyuşmazlık taraflar arasında akdedilen «ticari nitelikli» Genel Kredi Sözleşmesi'nden kaynaklı olup davacının da «tacir» oluşu göz önüne alındığında basiretli bir tacire uygun davranış sergilemesi gerektiği, bu durumda tarafların serbest iradeleriyle kararlaştırılmış oldukları ve sözleşmede açıkça belirtilen «erken kapama komisyon» oranının kredinin erken kapatılması nedeniyle davalı bankanın maliyet «kaybını» gidermeye yönelik olduğu, bu oranın sonradan doldurulduğu yönünde dosyada mevcut bir delilin de olmadığı gözetildiğinde sözleşmede öngörülen %14 oranının taraflar için bağlayıcı olduğunun kabulü ile değerlendirme yapılarak sonuca varılması gerekirken, birbiriyle çelişkili üç ayrı bilirkişi raporu alınarak ve hatalı tespitler içeren «son» rapora itibar edilerek davanın kısmen kabulüne karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Dava, «erken kapama komisyonu» adı altında tahsil edilen tutarın iadesi istemine ilişkindir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/8793 E. 2018/13 K.
Ortak:ticari işletme · ticari dava niteliği · genel kredi sözleşmesi · kâr kaybı · kredi sözleşmesi · tacir · İstirdat
İncelediğiniz karardaDava konusu uyuşmazlık taraflar arasında akdedilen «ticari nitelikli» Genel Kredi Sözleşmesi'nden kaynaklı olup, davacının da «tacir» oluşu göz önüne alındığında basiretli bir tacire uygun davranış sergilemesi gerektiği, bu durumda tarafların serbest iradeleriyle kararlaştırılmış oldukları ve sözleşmede açıkça belirtilen erken ödeme cezası oranının kredinin erken kapatılması nedeniyle davalı bankanın maliyet «kaybını» gidermeye yönelik olduğu, bu oranın sonradan doldurulduğu yönünde dosyada mevcut bir delilin de olmadığı gözetildiğinde sözleşmede öngörülen %9 oranının taraflar i …
TTK'nın 22. (6102 Sayılı TTK'nın 20.) maddesi uyarınca «tacir» olan veya olmayan bir kimseye, «ticari işletmesiyle» ilgili bir iş veya hizmet görmüş olan tacir, münasip bir ücret isteyebilir.
Davalı banka «tacir» olup dava konusu kredi davalının «ticari işletmesiyle» ilgili işlemlerindendir.
Benzer bu karardaAncak, taraflar arasında imzalanan «genel kredi sözleşmesi» 18.06.2012 tarihli olduğu için sözleşmenin 818 sayılı Borçlar Kanunu hükümlerine göre değerlendirilmesi gerekmektedir.
Bu durumda, mahkemece, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun yürürlük tarihinin 01.07.2012 olduğu ve 18.06.2012 tarihli «genel kredi sözleşmesinin» imza tarihi itibariyle henüz yürürlüğe girmemiş olan 6098 sayılı Kanun'un «genel işlem şartlarına» ilişkin hükümlerinin somut olaya uygulanma kabiliyeti bulunmadığı gözetilmeksizin karar verilmesi doğru olmamıştır.
Ayrıca, ...'nın 22. (6102 Sayılı ...'nın 20.) maddesi uyarınca «tacir» olan veya olmayan bir kimseye, «ticari işletmesiyle» ilgili bir iş veya hizmet görmüş olan tacir, münasip bir ücret isteyebilir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:genel işlem şartları · genel işlem koşulları · genel işlem şartı · dürüstlük kuralı · geçersizlik
Benzer bu kararda… ezası oranının belirlendiği, ancak diğer bankalarca uygulanan oranlar ile karşılaştırılması suretiyle uygulanan ortalama oranın üzerinde kalan erken ödeme cezasının «genel işlem koşullarında» içerik denetimine ilişkin «dürüstlük kuralına» aykırı olması nedeniyle «geçersiz» sayılabileceği, böylece diğer banka ortalamalarına göre 13.802,87 TL fazla erken ödeme cezası tahsil ettiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 13.802,87 TL’nin …
Dava, erken ödeme cezası adı altında tahsil edilen tutarın iadesi istemine ilişkin olup, mahkemece, yazılı şekilde «kredi sözleşmesinin» «genel işlem şartları» içerdiği gerekçesiyle diğer bankaların benzer krediler için uyguladığı emsal oranlar gözetilerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Bu durumda, mahkemece, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun yürürlük tarihinin 01.07.2012 olduğu ve 18.06.2012 tarihli «genel kredi sözleşmesinin» imza tarihi itibariyle henüz yürürlüğe girmemiş olan 6098 sayılı Kanun'un «genel işlem şartlarına» ilişkin hükümlerinin somut olaya uygulanma kabiliyeti bulunmadığı gözetilmeksizin karar verilmesi doğru olmamıştır.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2016/12707 E. , 2017/7056 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ...
14. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 30/12/2015 tarih ve 2014/1083-2015/897 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili; müvekkili şirketin davalı Banka’dan kredi kullandığını, kredinin erken kapatılması sırasında müvekkilinden haksız olarak 39.496,44 TL erken ödeme cezası adı altında ücret tahsil edildiğini, müvekkilinden haksız ve mesnetsiz olarak erken ödeme cezası adı altında alınan ücretin hiçbir hukuki dayanağının bulunmadığını ileri sürerek 39.496,44 TL’nin olay tarihinden itibaren işletilecek reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; müvekkili ile davacı arasında 31.01.2008 tarihli genel kredi sözleşmesi imzalandığını ve sözleşme gereğince davacının ticari kredi kullandığını, taraflar arasındaki sözleşmenin 36/6. maddesinde borcun tamamının vadeden önce kapatılması halinde davacının ödeme tarihindeki kalan anaparanın %9’u oranında erken ödeme cezası ödeyeceğine dair düzenleme yer aldığını, davacıdan alınan erken ödeme cezasının hukuka uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davacı tarafından kullanılan 31.01.2008 tarihli kredinin ticari kredi niteliğinde olduğu, ticari kredinin erken kapatılması sebebiyle davalı bankaca alınan erken ödeme cezası oranının emsal bankaların kapatma tarihindeki oranları ve MK’nın 2. maddesi dikkate alındığında %4 oranında hakkaniyete uygun olacağı, buna göre davacıdan 17.281,10 TL’nin fazladan tahsil edildiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 17.281,10 TL’nin 28.04.2011 tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Davalı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; dava, erken ödeme cezası adı altında tahsil edilen tutarın iadesi istemine ilişkindir. Mahkemece, diğer bankaların benzer krediler için uyguladığı emsal oranlar gözetilerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. TTK'nın 22. (6102 Sayılı TTK'nın 20.) maddesi uyarınca tacir olan veya olmayan bir kimseye, ticari işletmesiyle ilgili bir iş veya hizmet görmüş olan tacir, münasip bir ücret isteyebilir. Davalı banka tacir olup dava konusu kredi davalının ticari işletmesiyle ilgili işlemlerindendir. Dava konusu uyuşmazlık taraflar arasında akdedilen ticari nitelikli Genel Kredi Sözleşmesi'nden kaynaklı olup, davacının da tacir oluşu göz önüne alındığında basiretli bir tacire uygun davranış sergilemesi gerektiği, bu durumda tarafların serbest iradeleriyle kararlaştırılmış oldukları ve sözleşmede açıkça belirtilen erken ödeme cezası oranının kredinin erken kapatılması nedeniyle davalı bankanın maliyet kaybını gidermeye yönelik olduğu, bu oranın sonradan doldurulduğu yönünde dosyada mevcut bir delilin de olmadığı gözetildiğinde sözleşmede öngörülen %9 oranının taraflar için bağlayıcı olduğunun kabulü gerekmektedir.
Bu durumda, mahkemece, taraflar arasında düzenlenen 31.01.2008 tarihli Genel Kredi Sözleşmesi’nde erken ödeme cezasının %9 olarak kararlaştırıldığı, davacının ticari işletmesi için bu krediyi kullandığı ve kredinin erken ödenmesi üzerine davalı bankanın davacıdan %7,11 oranında erken ödeme cezası tahsil ettiği gözetilerek davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmesi doğru olmamış, kararın davalı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, aşağıda yazılı bakiye 2,20 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, 11/12/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/387660400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz