6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Erken kapama komisyonu

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2016/6532 E. 2017/5470 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
erken kapama komisyonu bsmv ticari işletme ticari dava niteliği basiretli tacir genel kredi sözleşmesi komisyon kâr kaybı kredi sözleşmesi tacir yasal faiz i̇i̇k 72/son

Atıf yapılan mevzuat: TTK — TTK 20TTK 22

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davacının davalı bankadan Genel Kredi Sözleşmesi kapsamında kullandığı krediyi erken kapatmak istemesi nedeni ile davacıdan 58.140,07 TL erken kapama komisyonu, 2.907,00 TL BSMV tahsil edildiği, ancak bankanın tahsil edebileceği komisyon miktarının 16.312,91 TL olduğu, buna göre 41.827,16 TL erken kapama komisyon farkı ve 2.091,35 TL BSMV farkı olmak üzere fazla tahsilat yaptığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile toplam 43.918,51 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.

Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.

Dava, erken kapama komisyonu adı altında tahsil edilen tutarın iadesi istemine ilişkindir. Mahkemece, diğer bankaların benzer krediler için uyguladığı emsal oranlar gözetilerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. TTK'nın 22. (6102 Sayılı TTK'nın 20.) maddesi uyarınca tacir olan veya olmayan bir kimseye, ticari işletmesiyle ilgili bir iş veya hizmet görmüş olan tacir, münasip bir ücret isteyebilir. Davalı banka tacir olup dava konusu kredi davalının ticari işletmesiyle ilgili işlemlerindendir. Dava konusu uyuşmazlık taraflar arasında akdedilen ticari nitelikli Genel Kredi Sözleşmesi'nden kaynaklı olup davacının da tacir oluşu göz önüne alındığında basiretli bir tacire uygun davranış sergilemesi gerektiği, bu durumda tarafların serbest iradeleriyle kararlaştırılmış oldukları ve sözleşmede açıkça belirtilen erken kapama komisyon oranının kredinin erken kapatılması nedeniyle davalı bankanın maliyet kaybını gidermeye yönelik olduğu, bu oranın sonradan doldurulduğu yönünde dosyada mevcut bir delilin de olmadığı gözetildiğinde sözleşmede öngörülen %14 oranının taraflar için bağlayıcı olduğunun kabulü ile değerlendirme yapılarak sonuca varılması gerekirken, birbiriyle çelişkili üç ayrı bilirkişi raporu alınarak ve hatalı tespitler içeren son rapora itibar edilerek davanın kısmen kabulüne karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • İstirdat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/12707 E. 2017/7056 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/3837 E. 2017/6508 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2016/6532 E.  ,  2017/5470 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada ...

1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 04/02/2016 tarih ve 2014/449-2016/11 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkilinin davalı bankadan 02/03/2012 tarihinde işyeri edindirme kredisi kullandığını, bu krediye bağlı olarak bankaya taşınmazın ipotek edildiğini, ipotekli taşınmazı satacağından ipoteğin fek edilebilmesi için 11. taksitten sonra krediyi kapatmak istediğinde fahiş oranda erken kapama cezası kesildiğini, 18/02/2013 tarihinde 498.532,07 TL ödeyerek krediyi kapattığını ileri sürerek 54.820,97 TL fahiş alınan erken ödeme kesintisinin ödemenin tahsil edildiği 18/02/2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı bankadan tahsili ile müvekkiline ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, sözleşmede erken kapama cezası olarak %14 oranının kabul edildiğini, fahiş oranlar uygulanmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davacının davalı bankadan Genel Kredi Sözleşmesi kapsamında kullandığı krediyi erken kapatmak istemesi nedeni ile davacıdan 58.140,07 TL erken kapama komisyonu, 2.907,00 TL BSMV tahsil edildiği, ancak bankanın tahsil edebileceği komisyon miktarının 16.312,91 TL olduğu, buna göre 41.827,16 TL erken kapama komisyon farkı ve 2.091,35 TL BSMV farkı olmak üzere fazla tahsilat yaptığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile toplam 43.918,51 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.

Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.

Dava, erken kapama komisyonu adı altında tahsil edilen tutarın iadesi istemine ilişkindir. Mahkemece, diğer bankaların benzer krediler için uyguladığı emsal oranlar gözetilerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. TTK'nın 22. (6102 Sayılı TTK'nın 20.) maddesi uyarınca tacir olan veya olmayan bir kimseye, ticari işletmesiyle ilgili bir iş veya hizmet görmüş olan tacir, münasip bir ücret isteyebilir. Davalı banka tacir olup dava konusu kredi davalının ticari işletmesiyle ilgili işlemlerindendir. Dava konusu uyuşmazlık taraflar arasında akdedilen ticari nitelikli Genel Kredi Sözleşmesi'nden kaynaklı olup davacının da tacir oluşu göz önüne alındığında basiretli bir tacire uygun davranış sergilemesi gerektiği, bu durumda tarafların serbest iradeleriyle kararlaştırılmış oldukları ve sözleşmede açıkça belirtilen erken kapama komisyon oranının kredinin erken kapatılması nedeniyle davalı bankanın maliyet kaybını gidermeye yönelik olduğu, bu oranın sonradan doldurulduğu yönünde dosyada mevcut bir delilin de olmadığı gözetildiğinde sözleşmede öngörülen %14 oranının taraflar için bağlayıcı olduğunun kabulü ile değerlendirme yapılarak sonuca varılması gerekirken, birbiriyle çelişkili üç ayrı bilirkişi raporu alınarak ve hatalı tespitler içeren son rapora itibar edilerek davanın kısmen kabulüne karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, 18/10/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/377152100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.