İstirdat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2016/8793 E. 2018/13 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
genel işlem şartları↗ genel işlem koşulları↗ genel işlem şartı↗ ticari işletme↗ ticari dava niteliği↗ 818 sayılı borçlar kanunu↗ dürüstlük kuralı↗ genel kredi sözleşmesi↗ kâr kaybı↗ geçersizlik↗ kredi sözleşmesi↗ tacir↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; taraflar arasında imzalanan sözleşme gereğince % 23,67 oranındaki erken ödeme cezası oranının belirlendiği, ancak diğer bankalarca uygulanan oranlar ile karşılaştırılması suretiyle uygulanan ortalama oranın üzerinde kalan erken ödeme cezasının genel işlem koşullarında içerik denetimine ilişkin dürüstlük kuralına aykırı olması nedeniyle geçersiz sayılabileceği, böylece diğer banka ortalamalarına göre 13.802,87 TL fazla erken ödeme cezası tahsil ettiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 13.802,87 TL’nin avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, erken ödeme cezası adı altında tahsil edilen tutarın iadesi istemine ilişkin olup, mahkemece, yazılı şekilde kredi sözleşmesinin genel işlem şartları içerdiği gerekçesiyle diğer bankaların benzer krediler için uyguladığı emsal oranlar gözetilerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Ancak, taraflar arasında imzalanan genel kredi sözleşmesi 18.06.2012 tarihli olduğu için sözleşmenin 818 sayılı Borçlar Kanunu hükümlerine göre değerlendirilmesi gerekmektedir. Bu durumda, mahkemece, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun yürürlük tarihinin 01.07.2012 olduğu ve 18.06.2012 tarihli genel kredi sözleşmesinin imza tarihi itibariyle henüz yürürlüğe girmemiş olan 6098 sayılı Kanun'un genel işlem şartlarına ilişkin hükümlerinin somut olaya uygulanma kabiliyeti bulunmadığı gözetilmeksizin karar verilmesi doğru olmamıştır.
Ayrıca, ...'nın 22. (6102 Sayılı ...'nın 20.) maddesi uyarınca tacir olan veya olmayan bir kimseye, ticari işletmesiyle ilgili bir iş veya hizmet görmüş olan tacir, münasip bir ücret isteyebilir. Davalı banka tacir olup, dava konusu kredi davalının ticari işletmesiyle ilgili işlemlerindendir. Dava konusu uyuşmazlık taraflar arasında akdedilen ticari nitelikli Genel Kredi Sözleşmesi’nden kaynaklı olup, tarafların serbest iradeleriyle kararlaştırmış oldukları ve sözleşmede açıkça belirtilen erken ödeme cezası oranının kredinin erken kapatılması nedeniyle davalı bankanın maliyet kaybını gidermeye yönelik olduğu, bu oranın sonradan doldurulduğu yönünde dosyada mevcut bir delilin de olmadığı gözetildiğinde sözleşmede öngörülen %23,67 oranının taraflar için bağlayıcı olduğunun kabulü gerekmektedir. Bu durumda, mahkemece, taraflar arasında düzenlenen 18.06.2012 tarihli Genel Kredi Sözleşmesi’nde erken ödeme cezasının %23,67 olarak kararlaştırıldığı, davacının bu krediyi kullandığı ve kredinin erken ödenmesi üzerine davalı bankanın davacıdan %14,67 oranında erken ödeme cezası tahsil ettiği gözetilerek davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmesi doğru olmamış, kararın davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/12707 E. 2017/7056 K.
Ortak:ticari işletme · ticari dava niteliği · genel kredi sözleşmesi · kâr kaybı · kredi sözleşmesi · tacir · İstirdat
İncelediğiniz karardaAncak, taraflar arasında imzalanan «genel kredi sözleşmesi» 18.06.2012 tarihli olduğu için sözleşmenin 818 sayılı Borçlar Kanunu hükümlerine göre değerlendirilmesi gerekmektedir.
Bu durumda, mahkemece, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun yürürlük tarihinin 01.07.2012 olduğu ve 18.06.2012 tarihli «genel kredi sözleşmesinin» imza tarihi itibariyle henüz yürürlüğe girmemiş olan 6098 sayılı Kanun'un «genel işlem şartlarına» ilişkin hükümlerinin somut olaya uygulanma kabiliyeti bulunmadığı gözetilmeksizin karar verilmesi doğru olmamıştır.
Ayrıca, ...'nın 22. (6102 Sayılı ...'nın 20.) maddesi uyarınca «tacir» olan veya olmayan bir kimseye, «ticari işletmesiyle» ilgili bir iş veya hizmet görmüş olan tacir, münasip bir ücret isteyebilir.
Benzer bu karardaDava konusu uyuşmazlık taraflar arasında akdedilen «ticari nitelikli» Genel Kredi Sözleşmesi'nden kaynaklı olup, davacının da «tacir» oluşu göz önüne alındığında basiretli bir tacire uygun davranış sergilemesi gerektiği, bu durumda tarafların serbest iradeleriyle kararlaştırılmış oldukları ve sözleşmede açıkça belirtilen erken ödeme cezası oranının kredinin erken kapatılması nedeniyle davalı bankanın maliyet «kaybını» gidermeye yönelik olduğu, bu oranın sonradan doldurulduğu yönünde dosyada mevcut bir delilin de olmadığı gözetildiğinde sözleşmede öngörülen %9 oranının taraflar i …
TTK'nın 22. (6102 Sayılı TTK'nın 20.) maddesi uyarınca «tacir» olan veya olmayan bir kimseye, «ticari işletmesiyle» ilgili bir iş veya hizmet görmüş olan tacir, münasip bir ücret isteyebilir.
Davalı banka «tacir» olup dava konusu kredi davalının «ticari işletmesiyle» ilgili işlemlerindendir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ticari kredi · hakkaniyet · reeskont faizi
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davacı tarafından kullanılan 31.01.2008 tarihli kredinin «ticari kredi» niteliğinde olduğu, ticari kredinin erken kapatılması sebebiyle davalı bankaca alınan erken ödeme cezası oranının emsal bankaların kapatma tarihindeki oranları ve MK’nın 2. maddesi dikkate alındığında %4 oranında «hakkaniyete» uygun olacağı, buna göre davacıdan 17.281,10 TL’nin fazladan tahsil edildiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 17.281,10 TL’nin 28.04.2011 tarihinden itibaren işleyecek «reeskont faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/12084 E. 2012/3560 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kusur oranı · riziko · rücu · yasal faiz · kusur
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, «kusur oranı» itibariyle davalıya «rücu» edilebilecek tazminat tutarının 33.802 TL olduğu ve bu miktarın ödeme tarihi olan 12.04.2007 tarihinden itibaren talep gibi «yasal faizi» ile davalıdan tahsili gerektiği gerekçeleri ile 33.802 TL nın 12.04.2007 tarihinden itibaren yasal faizi ile davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
2- Ancak, davacı ... şirketinin sigortalısının «rizikonun» meydana gelmesinde herhangi bir «kusuru» bulunmadığı halde davacıya kusur atfeden bilirkişi raporuna göre karar verilmesi doğru görülmemiş hükmün bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2016/8793 E. , 2018/13 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ...
2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 03/12/2015 tarih ve 2014/1688-2015/1171 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili; müvekkilinin davalı bankadan 18.06.2012 tarihli ticari nitelikli kredi kullandığını, kredinin erken kapatılması sırasında müvekkilinden haksız olarak 19.936,36 TL erken ödeme cezası adı altında ücret tahsil edildiğini, müvekkilinden haksız ve mesnetsiz olarak erken ödeme cezası adı altında alınan ücretin hiçbir hukuki dayanağının bulunmadığını, sözleşmede yer alan erken ödeme cezası alınacağına dair maddenin genel işlem şartı niteliğinde olduğunu ileri sürerek en az 19.500,00 TL’nin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; müvekkili ile davacı arasında 18.06.2012 tarihli genel kredi sözleşmesi imzalandığını ve sözleşme gereğince davacının ticari kredi kullandığını, taraflar arasındaki sözleşmenin 36/6. maddesinde borcun tamamının vadeden önce kapatılması halinde davacının erken ödeme cezası ödeyeceğine dair düzenleme yer aldığını, davacıdan alınan erken ödeme cezasının hukuka uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; taraflar arasında imzalanan sözleşme gereğince % 23,67 oranındaki erken ödeme cezası oranının belirlendiği, ancak diğer bankalarca uygulanan oranlar ile karşılaştırılması suretiyle uygulanan ortalama oranın üzerinde kalan erken ödeme cezasının genel işlem koşullarında içerik denetimine ilişkin dürüstlük kuralına aykırı olması nedeniyle geçersiz sayılabileceği, böylece diğer banka ortalamalarına göre 13.802,87 TL fazla erken ödeme cezası tahsil ettiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 13.802,87 TL’nin avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, erken ödeme cezası adı altında tahsil edilen tutarın iadesi istemine ilişkin olup, mahkemece, yazılı şekilde kredi sözleşmesinin genel işlem şartları içerdiği gerekçesiyle diğer bankaların benzer krediler için uyguladığı emsal oranlar gözetilerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Ancak, taraflar arasında imzalanan genel kredi sözleşmesi 18.06.2012 tarihli olduğu için sözleşmenin 818 sayılı Borçlar Kanunu hükümlerine göre değerlendirilmesi gerekmektedir. Bu durumda, mahkemece, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun yürürlük tarihinin 01.07.2012 olduğu ve 18.06.2012 tarihli genel kredi sözleşmesinin imza tarihi itibariyle henüz yürürlüğe girmemiş olan 6098 sayılı Kanun'un genel işlem şartlarına ilişkin hükümlerinin somut olaya uygulanma kabiliyeti bulunmadığı gözetilmeksizin karar verilmesi doğru olmamıştır.
Ayrıca, ...'nın 22. (6102 Sayılı ...'nın 20.) maddesi uyarınca tacir olan veya olmayan bir kimseye, ticari işletmesiyle ilgili bir iş veya hizmet görmüş olan tacir, münasip bir ücret isteyebilir. Davalı banka tacir olup, dava konusu kredi davalının ticari işletmesiyle ilgili işlemlerindendir. Dava konusu uyuşmazlık taraflar arasında akdedilen ticari nitelikli Genel Kredi Sözleşmesi’nden kaynaklı olup, tarafların serbest iradeleriyle kararlaştırmış oldukları ve sözleşmede açıkça belirtilen erken ödeme cezası oranının kredinin erken kapatılması nedeniyle davalı bankanın maliyet kaybını gidermeye yönelik olduğu, bu oranın sonradan doldurulduğu yönünde dosyada mevcut bir delilin de olmadığı gözetildiğinde sözleşmede öngörülen %23,67 oranının taraflar için bağlayıcı olduğunun kabulü gerekmektedir.
Bu durumda, mahkemece, taraflar arasında düzenlenen 18.06.2012 tarihli Genel Kredi Sözleşmesi’nde erken ödeme cezasının %23,67 olarak kararlaştırıldığı, davacının bu krediyi kullandığı ve kredinin erken ödenmesi üzerine davalı bankanın davacıdan %14,67 oranında erken ödeme cezası tahsil ettiği gözetilerek davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmesi doğru olmamış, kararın davalı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, 08/01/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/403191200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz