Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2016/2945 E. 2017/5190 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
zayi olan çek↗ ttk 792↗ iktisapta ağır kusur↗ kötüniyetli iktisap↗ faktoring sözleşmesi↗ sahte imza↗ faktoring↗ ağır kusur↗ finansal kiralama↗ yetkili hamil↗ borcun üstlenilmesi↗ eş rızası↗ ciro↗ zayi↗ ispat yükü↗ hamil↗ istirdat↗ fatura↗ çek↗ kötüniyet↗ kusur↗ ibraz↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, dava konusu çeke ilişkin davalı tarafça 24/11/2009 tarih, 36.441,00 TL’lik fatura sunulduğu, bu faturaya istinaden alacak yönünden çekin davalı tarafa geçtiği ve davacı tarafça ödenmek zorunda kalındığı, davalı tarafın faturaya dayalı bir alacak yönünden borcu üstlenemeyeceği, bunun 6361 sayılı Yasa’ya aykırılık teşkil ettiği gerekçesiyle, davanın kabulü ile, 3.129 TL çek bedelinin dava tarihinden itibaren faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, rıza hilafına elden çıktığı iddia olunan ve ödenen çek bedelinin tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece, bozma ilamına uyulduktan sonra yapılan yargılama sonucunda yazılı olduğu şekilde davanın kabulüne karar verilmiştir.
Ancak, 6102 sayılı TTK’nın 792. (6762 sayılı TTK m.704) maddesine göre, "Çek, herhangi bir suretle hamilin elinden çıkmış bulunursa, ister hamile yazılı, ister ciro yoluyla devredilebilen bir çek söz konusu olup da hamil hakkını 790'ıncı maddeye göre ispat etsin, çek eline geçmiş bulunan yeni hamil ancak çeki kötüniyetle iktisap etmiş olduğu veya iktisapta ağır bir kusuru bulunduğu takdirde o çeki geri vermekle yükümlüdür.'' Zayi olan çek bedelinin istirdadı talebiyle açılan işbu davada ispat yükü davacıda olup, davacının öncelikle çekin yedinde iken rızası hilafına elinden çıktığını ardından da çeki elinde bulunduran hamilin kötüniyetli veya iktisabında ağır kusurlu olduğunu ispat etmesi gerekir.
Davacı, çekin yedinde iken çalındığı, davalının sahte imza ve cirolarla kendisine gelen çeki tahsil ettiği oysa, bir faktoring firmasının kendisine ibraz edilen çeklerin gerçek bir alışveriş için keşide edilip edilmediğini, hangi ticari işlemler sonucu kendisine ciro edildiğini, ciro eden kişi ya da şirketin gerçek hamil olup olmadığını araştırmak zorunda olmasına rağmen davalının çalıntı olduğunu bilerek çeki aldığı iddia etmiştir. Davalı tarafça da, çekin faktoring işlemi kapsamında alındığı hususunda fatura sunularak faturaya dayalı alacak karşılığında fatura borçlusundan müşterisine ve ondan da faktoring sözleşmesi doğrultusunda kendisine ciro edildiği, çeki elinde bulunduranın yasal yetkili hamil olduğunu, faktoring mevzuatı uyarınca üzerine düşen yükümlülüklerin tamamının yerine getirildiği savunulmuştur.
Bu itibarla, mahkemece uyulmasına karar verilen Dairemiz bozma ilamında da belirtildiği üzere TTK'nın kambiyo senetlerine ilişkin genel hükümlerine nazaran faktoring işlemleri bakımından özel bir hüküm niteliğinde olan ve uyuşmazlığın çözümünde öncelikle uygulanması gereken gerek 6361 sayılı Finansal Kiralama, Faktoring ve Finansman Şirketleri Kanunu ve buna ilişkin Yönetmelik ile BDDK Genelgeleri çerçevesinde bir değerlendirme yapılıp, davalının çeki iktisabında ağır kusurlu veya kötüniyetli olup olmadığı, çek bedelinin istirdadının gerekip gerekmediğinin tespiti ile sonucuna göre bir karar verilmesi gerekir. Bu bakımdan, davalı tarafça dosyaya sunulan faktoring sözleşmesi, fatura ve belgelerle faktoring mevzuatı uyarınca üzerine düşen yükümlülüklerin yerine getirildiğinin tevsik edildiğinin kabulü ile davanın reddine karar vermek gerekirken, uyulan bozma ilamının gereği de yerine getirilmeksizin, yanılgılı değerlendirmeye dayalı, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/72 E. 2019/829 K.
Ortak:kötüniyetli iktisap · faktoring sözleşmesi · sahte imza · faktoring · eş rızası · ciro · ispat yükü · hamil
İncelediğiniz karardaAncak, 6102 sayılı TTK’nın 792. (6762 sayılı TTK m.704) maddesine göre, "Çek, herhangi bir suretle «hamilin» elinden çıkmış bulunursa, ister hamile yazılı, ister «ciro» yoluyla devredilebilen bir «çek» söz konusu olup da hamil hakkını 790'ıncı maddeye göre ispat etsin, çek eline geçmiş bulunan yeni hamil ancak çeki «kötüniyetle iktisap» etmiş olduğu veya iktisapta ağır bir «kusuru» bulunduğu takdirde o çeki geri vermekle yükümlüdür.'' Zayi olan çek bedelinin «istirdadı» talebiyle açılan işbu davada «ispat yükü» davacıda olup, davacının öncelikle çekin yedinde iken «rızası» hilafına elinden çıktığını ardından da çeki elinde bulunduran hamilin kötüniyetli veya iktisabında ağır kusurlu olduğunu ispat etmesi gerekir.
Davacı, çekin yedinde iken çalındığı, davalının «sahte imza» ve cirolarla kendisine gelen çeki tahsil ettiği oysa, bir «faktoring» firmasının kendisine «ibraz» edilen çeklerin gerçek bir alışveriş için keşide edilip edilmediğini, hangi ticari işlemler sonucu kendisine «ciro» edildiğini, ciro eden kişi ya da şirketin gerçek «hamil» olup olmadığını araştırmak zorunda olmasına rağmen davalının çalıntı olduğunu bilerek çeki aldığı iddia etmiştir.
Davalı tarafça da, çekin «faktoring» işlemi kapsamında alındığı hususunda «fatura» sunularak faturaya dayalı alacak karşılığında fatura borçlusundan müşterisine ve ondan da «faktoring sözleşmesi» doğrultusunda kendisine «ciro» edildiği, çeki elinde bulunduranın yasal «yetkili hamil» olduğunu, faktoring mevzuatı uyarınca üzerine düşen yükümlülüklerin tamamının yerine getirildiği savunulmuştur.
Benzer bu karardaDavacı, «lehtarı» olduğu çekin yedinde iken çalındığını, «ödemeden men» kararına rağmen davalının «sahte imza» ve cirolarla kendisine gelen çeki «ciro» yoluyla devraldığını, bir «faktoring» firması olarak davalının ilgili banka şubesinden dava konusu çeki sordurmuş olsaydı çekin çalıntı olduğunu ve ödemeden men kararı bulunduğunu öğrenecek durumda olduğunu, davalının ya ödemeden men kararına rağmen çeki aldığını ya da hiç araştırma yapmadığını, bu suretle davalının basiretli bir «tacir» gibi davranmadığını ve «iyiniyetli hamil» olmadığını iddia etmiştir.
Ancak, 6102 sayılı ...’nin 792. maddesinde "Çek, herhangi bir suretle «hamilin» elinden çıkmış bulunursa, ister hamile yazılı, ister «ciro» yoluyla devredilebilen bir «çek» söz konusu olup da hamil hakkını 790'ıncı maddeye göre ispat etsin, çek eline geçmiş bulunan yeni hamil ancak çeki «kötüniyetle iktisap» etmiş olduğu veya iktisapta ağır bir «kusuru» bulunduğu takdirde o çeki geri vermekle yükümlüdür.'' hükmü düzenlenmiştir.
Zayi olan «çekin istirdadı» talebiyle açılan işbu davada «ispat yükü» davacıda olup, davacının öncelikle çekin yedinde iken «rızası» hilafına elinden çıktığını ardından da çeki elinde bulunduran «hamilin» «kötüniyetli» veya iktisabında ağır olduğunu ispat etmesi gerekir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:iyiniyetli hamil · çekin istirdadı · ödemeden men kararı · çek istirdadı · ciro silsilesi · lehtar · iyiniyet · tacir
Benzer bu karardaDavacı, «lehtarı» olduğu çekin yedinde iken çalındığını, «ödemeden men» kararına rağmen davalının «sahte imza» ve cirolarla kendisine gelen çeki «ciro» yoluyla devraldığını, bir «faktoring» firması olarak davalının ilgili banka şubesinden dava konusu çeki sordurmuş olsaydı çekin çalıntı olduğunu ve ödemeden men kararı bulunduğunu öğrenecek durumda olduğunu, davalının ya ödemeden men kararına rağmen çeki aldığını ya da hiç araştırma yapmadığını, bu suretle davalının basiretli bir «tacir» gibi davranmadığını ve «iyiniyetli hamil» olmadığını iddia etmiştir.
Ticaret Mahkemesinin 2014/208 Esas sayılı dosyasında ....05.2014 tarihinde «ödemeden men» kararı verilmesine rağmen davalı ...Ş.'nin yeterli araştırma yapmadan çeki «ciro» yoluyla devraldığı, bu itibarla basiretli bir «tacir» gibi davranmadığından davalının iyi niyetli «hamil» kabul edilemeyeceği gerekçesiyle davanın kabulü ile kabulü ile davalı ...elinde olan ....
Dava, «çek istirdadı» istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda yazılı gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
Zayi olan «çekin istirdadı» talebiyle açılan işbu davada «ispat yükü» davacıda olup, davacının öncelikle çekin yedinde iken «rızası» hilafına elinden çıktığını ardından da çeki elinde bulunduran «hamilin» «kötüniyetli» veya iktisabında ağır olduğunu ispat etmesi gerekir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/8337 E. 2018/1630 K.
Ortak:kötüniyetli iktisap · faktoring sözleşmesi · sahte imza · faktoring · yetkili hamil · eş rızası · ciro · zayi
İncelediğiniz karardaDavalı tarafça da, çekin «faktoring» işlemi kapsamında alındığı hususunda «fatura» sunularak faturaya dayalı alacak karşılığında fatura borçlusundan müşterisine ve ondan da «faktoring sözleşmesi» doğrultusunda kendisine «ciro» edildiği, çeki elinde bulunduranın yasal «yetkili hamil» olduğunu, faktoring mevzuatı uyarınca üzerine düşen yükümlülüklerin tamamının yerine getirildiği savunulmuştur.
Ancak, 6102 sayılı TTK’nın 792. (6762 sayılı TTK m.704) maddesine göre, "Çek, herhangi bir suretle «hamilin» elinden çıkmış bulunursa, ister hamile yazılı, ister «ciro» yoluyla devredilebilen bir «çek» söz konusu olup da hamil hakkını 790'ıncı maddeye göre ispat etsin, çek eline geçmiş bulunan yeni hamil ancak çeki «kötüniyetle iktisap» etmiş olduğu veya iktisapta ağır bir «kusuru» bulunduğu takdirde o çeki geri vermekle yükümlüdür.'' Zayi olan çek bedelinin «istirdadı» talebiyle açılan işbu davada «ispat yükü» davacıda olup, davacının öncelikle çekin yedinde iken «rızası» hilafına elinden çıktığını ardından da çeki elinde bulunduran hamilin kötüniyetli veya iktisabında ağır kusurlu olduğunu ispat etmesi gerekir.
Davacı, çekin yedinde iken çalındığı, davalının «sahte imza» ve cirolarla kendisine gelen çeki tahsil ettiği oysa, bir «faktoring» firmasının kendisine «ibraz» edilen çeklerin gerçek bir alışveriş için keşide edilip edilmediğini, hangi ticari işlemler sonucu kendisine «ciro» edildiğini, ciro eden kişi ya da şirketin gerçek «hamil» olup olmadığını araştırmak zorunda olmasına rağmen davalının çalıntı olduğunu bilerek çeki aldığı iddia etmiştir.
Benzer bu karardaDavacı-karşı davalı taraf da, çekin «faktoring» işlemi kapsamında alındığı hususunda «fatura» sunularak faturaya dayalı alacak karşılığında fatura borçlusundan müşterisine ve ondan da «faktoring sözleşmesi» doğrultusunda kendisine «ciro» edildiğini, çeki elinde bulunduranın yasal «yetkili hamil» olduğunu, faktoring mevzuatı uyarınca üzerine düşen yükümlülüklerin tamamının yerine getirildiğini savunmuştur.
Ancak, 6102 sayılı TTK’nın 792. (6762 sayılı TTK m.704) maddesine göre, "Çek, herhangi bir suretle «hamilin» elinden çıkmış bulunursa, ister hamile yazılı, ister «ciro» yoluyla devredilebilen bir «çek» söz konusu olup da, hamil hakkını 790'ıncı maddeye göre ispat etsin, çek eline geçmiş bulunan yeni hamil ancak çeki «kötüniyetle iktisap» etmiş olduğu veya iktisapta ağır bir «kusuru» bulunduğu takdirde o çeki geri vermekle yükümlüdür.'' Zayi olan çekin bedelinin «istirdadı» talebiyle açılan işbu karşı davada «ispat yükü» davalı-karşı davacıda olup, davalı-karşı davacının öncelikle çekin yedinde iken «rızası» hilafına elinden çıktığını ardından da çeki elinde bulunduran hamilin kötüniyetli veya iktisabında ağır kusurlu olduğunu ispat etmesi gerekir.
Davalı-karşı davacı, çekin yedinde iken çalındığını, davacı-karşı davalının «sahte imza» ve cirolarla kendisine gelen çeki tahsil ettiğini, oysa bir «faktoring» şirketinin kendisine «ibraz» edilen çeklerin gerçek bir alışveriş için keşide edilip edilmediğini, hangi ticari işlemler sonucu kendisine «ciro» edildiğini, ciro eden kişinin gerçek «hamil» olup olmadığını araştırmak zorunda olmasına rağmen karşı davalının araştırma yapmayarak «çek» iktisabında ağır kusurlu olduğunu iddia etmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:fatura alacağı · zayi nedeniyle iptal · çek iptali · hırsızlık · eksik inceleme · teslim · kesin hüküm
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre; ticari senetlerin «zayi nedeniyle iptaline» dair verilen kararın davacı-karşı davalı açısından «kesin» hüküm sonuçlarını doğurmayacağı, davacı-karşı davalının davaya konu çeki elinde bulundurduğu, ayrıca davacı-karşı davalı ... şirketinin dava konusu çeki iktisap ed …
Şti. adına düzenlenmiş 25/06/2013 tarihli 80.028,00 TL tutarlı «fatura alacağının» 62.378,00 TL’lik kısmının davacı-karşı davalı ... şirketine «teslim» edilip, 01/07/2013 tarihli «çek» çıkış bordrosu ile «faktoring» şirketine verildiği, bu çeklerin en erken keşide tarihli olanının 09/08/2013 tarihli olduğu anlaşılmaktadır.
1- Asıl dava, «zayi» nedeniyle verilen «çek iptali» kararının iptali istemine, karşı dava ise, «rıza» hilafına elden çıktığı iddia olunan ve ödenen çek bedelinin tahsili istemine ilişkin olup, mahkemece, yazılı şekilde, davacı-karşı davalı ... şirketinin çeki iktisap ederken kötü niyetli ve ağır kusurlu olduğunun ispat edilemediği gerekçesiyle asıl davanın kabulüne ve karşı davanın ise reddine karar verilmiştir.
Şti. arasında imzalanan 01/7/2013 tarihli «faktoring sözleşmesi» kapsamında «teslim» alındığı, ...
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/2775 E. 2017/4963 K.
Ortak:kötüniyetli iktisap · faktoring · eş rızası · ciro · ispat yükü · hamil · istirdat · çek
İncelediğiniz karardaAncak, 6102 sayılı TTK’nın 792. (6762 sayılı TTK m.704) maddesine göre, "Çek, herhangi bir suretle «hamilin» elinden çıkmış bulunursa, ister hamile yazılı, ister «ciro» yoluyla devredilebilen bir «çek» söz konusu olup da hamil hakkını 790'ıncı maddeye göre ispat etsin, çek eline geçmiş bulunan yeni hamil ancak çeki «kötüniyetle iktisap» etmiş olduğu veya iktisapta ağır bir «kusuru» bulunduğu takdirde o çeki geri vermekle yükümlüdür.'' Zayi olan çek bedelinin «istirdadı» talebiyle açılan işbu davada «ispat yükü» davacıda olup, davacının öncelikle çekin yedinde iken «rızası» hilafına elinden çıktığını ardından da çeki elinde bulunduran hamilin kötüniyetli veya iktisabında ağır kusurlu olduğunu ispat etmesi gerekir.
Davacı, çekin yedinde iken çalındığı, davalının «sahte imza» ve cirolarla kendisine gelen çeki tahsil ettiği oysa, bir «faktoring» firmasının kendisine «ibraz» edilen çeklerin gerçek bir alışveriş için keşide edilip edilmediğini, hangi ticari işlemler sonucu kendisine «ciro» edildiğini, ciro eden kişi ya da şirketin gerçek «hamil» olup olmadığını araştırmak zorunda olmasına rağmen davalının çalıntı olduğunu bilerek çeki aldığı iddia etmiştir.
Davalı tarafça da, çekin «faktoring» işlemi kapsamında alındığı hususunda «fatura» sunularak faturaya dayalı alacak karşılığında fatura borçlusundan müşterisine ve ondan da «faktoring sözleşmesi» doğrultusunda kendisine «ciro» edildiği, çeki elinde bulunduranın yasal «yetkili hamil» olduğunu, faktoring mevzuatı uyarınca üzerine düşen yükümlülüklerin tamamının yerine getirildiği savunulmuştur.
Benzer bu karardaAncak, 6102 sayılı TTK’nin 792. maddesinde "Çek, herhangi bir suretle «hamilin» elinden çıkmış bulunursa, ister hamile yazılı, ister «ciro» yoluyla devredilebilen bir «çek» söz konusu olup da hamil hakkını 790'ıncı maddeye göre ispat etsin, çek eline geçmiş bulunan yeni hamil ancak çeki «kötüniyetle iktisap» etmiş olduğu veya iktisapta ağır bir «kusuru» bulunduğu takdirde o çeki geri vermekle yükümlüdür.'' hükmü düzenlenmiştir.
Zayi olan «çekin istirdadı» talebiyle açılan işbu davada «ispat yükü» davacıda olup, davacının öncelikle çekin yedinde iken «rızası» hilafına elinden çıktığını ardından da çeki elinde bulunduran «hamilin» «kötüniyetli» veya iktisabında ağır kusurlu olduğunu ispat etmesi gerekir.
Mahkemece iddia, savunma, toplanılan deliller, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının dava konusu çeki «keşideci» olan müşterisinden ticari ilişki kapsamında aldığı ve «ciro silsilesinde» davacıdan sonra yer alan davalının factoring işleminde çeki «teslim» aldığı firma ve bu firmanın faturasını sunduğu şirketle davacının herhangi bir ticari ilişkisinin bulunmadığı, davacının davalı factoring şirketinden bu kapsamda «çekin istirdatını» talep edebileceği gerekçesiyle, davanın kabulü ile, dava konusu ...
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:çekin istirdadı · çek istirdadı · ciro silsilesi · keşide tarihi · keşideci · eksik inceleme · teslim
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma, toplanılan deliller, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının dava konusu çeki «keşideci» olan müşterisinden ticari ilişki kapsamında aldığı ve «ciro silsilesinde» davacıdan sonra yer alan davalının factoring işleminde çeki «teslim» aldığı firma ve bu firmanın faturasını sunduğu şirketle davacının herhangi bir ticari ilişkisinin bulunmadığı, davacının davalı factoring şirketinden bu kapsamda «çekin istirdatını» talep edebileceği gerekçesiyle, davanın kabulü ile, dava konusu ...
… uyuşmazlığın çözümünde uygulanması gereken yukarıda açıklanan mevzuat hükümleri çerçevesinde bir değerlendirme yapılıp, davalının çeki iktisabında ağır kusurlu veya «kötüniyetli» olup olmadığı, «çekin istirdadının» gerekip gerekmediğinin tespiti ile sonucuna göre bir karar vermek gerekirken salt davacı ile «faktoring» işlemine konu alacağın borçlusu arasında bir ticari ilişki bulunmadığından bahisle «eksik incelemeye» dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Şubesine ait, «keşidecisi» ... olan, 92803650 hesap, 5679243 «çek» no’lu, 30/04/2014 keşide tarihli, 2.500, 00 TL bedelli çekin davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Dava, TTK’nin 792. maddesi (6762 sayılı TTK m.704) uyarınca açılan «çek istirdadı» istemine ilişkindir.
4 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/5454 E. 2017/3919 K.
Ortak:kötüniyetli iktisap · faktoring sözleşmesi · faktoring · yetkili hamil · eş rızası · ciro · ispat yükü · hamil
İncelediğiniz karardaAncak, 6102 sayılı TTK’nın 792. (6762 sayılı TTK m.704) maddesine göre, "Çek, herhangi bir suretle «hamilin» elinden çıkmış bulunursa, ister hamile yazılı, ister «ciro» yoluyla devredilebilen bir «çek» söz konusu olup da hamil hakkını 790'ıncı maddeye göre ispat etsin, çek eline geçmiş bulunan yeni hamil ancak çeki «kötüniyetle iktisap» etmiş olduğu veya iktisapta ağır bir «kusuru» bulunduğu takdirde o çeki geri vermekle yükümlüdür.'' Zayi olan çek bedelinin «istirdadı» talebiyle açılan işbu davada «ispat yükü» davacıda olup, davacının öncelikle çekin yedinde iken «rızası» hilafına elinden çıktığını ardından da çeki elinde bulunduran hamilin kötüniyetli veya iktisabında ağır kusurlu olduğunu ispat etmesi gerekir.
Davalı tarafça da, çekin «faktoring» işlemi kapsamında alındığı hususunda «fatura» sunularak faturaya dayalı alacak karşılığında fatura borçlusundan müşterisine ve ondan da «faktoring sözleşmesi» doğrultusunda kendisine «ciro» edildiği, çeki elinde bulunduranın yasal «yetkili hamil» olduğunu, faktoring mevzuatı uyarınca üzerine düşen yükümlülüklerin tamamının yerine getirildiği savunulmuştur.
Davacı, çekin yedinde iken çalındığı, davalının «sahte imza» ve cirolarla kendisine gelen çeki tahsil ettiği oysa, bir «faktoring» firmasının kendisine «ibraz» edilen çeklerin gerçek bir alışveriş için keşide edilip edilmediğini, hangi ticari işlemler sonucu kendisine «ciro» edildiğini, ciro eden kişi ya da şirketin gerçek «hamil» olup olmadığını araştırmak zorunda olmasına rağmen davalının çalıntı olduğunu bilerek çeki aldığı iddia etmiştir.
Benzer bu karardaŞti. arasında 08/08/2011 tarihli «faktoring sözleşmesinin» imzalandığı, ... ve ...'nin de anılan sözleşmeye «müteselsil kefil» oldukları öte yandan, davacının dava konusu çekin arkasında «ciro» imzası bulunan ... isimli şahısla aralarında bir ticari ilişki bulunmadığı, çekteki ciro imzasının sahte olup, bunun tetkik mercii kararı ile de tespit edildiği ve keza bu kişinin «sahtecilik» ve «dolandırıcılık» suçlarından yargılanarak mahkum olduğunu iddia ettiği, davalı vekilinin 02/01/2014 tarihli dilekçesi ile; ''...müvekkilinin çeki dava dışı borçlu ... ile yapmış oldukları faktoring sözleşmesine binaen ve basiretli bir «tacir» gibi davranarak taraflar arasındaki ticari ilişki nedeniyle düzenlenen faturayı gördükten sonra «teslim» aldığı, çekte ... ve ...'den sonra gelen 6. «ciranta» olup, çeki elinde bulunduran yasal «yetkili hamil» olduğu, faktoring mevzuatı uyarınca üzerine düşen yükümlülüklerin tamamını yerine getirdiği, ciranta ...
Elektrik’in yetkilileri ... ve ...’nin, yetkilisi oldukları şirketin «ciro» ettiği bir çeki daha sonra kendi adlarına birlikte ciro ettiklerinin kabulünün hayatın olağan akışına aykırı olacağı, ... ve ...’nin amaçlarının çeki ciro etmek değil, «kefil» olmak olduğu, «faktoring sözleşmesine» «müteselsil kefil» olmalarından mütevellit, bu sözleşme çerçevesinde davalı şirkete ciro edilen «çek» kapsamında da kefil olduklarını belirtmek amacıyla çek arkasında isim ve soy isimlerini yazıp, imzaladıkları ve çekin davalı şirket tarafından ...
Ancak, 6102 sayılı TTK’nın 792. maddesinde "Çek, herhangi bir suretle «hamilin» elinden çıkmış bulunursa, ister hamile yazılı, ister «ciro» yoluyla devredilebilen bir «çek» söz konusu olup da hamil hakkını 790'ıncı maddeye göre ispat etsin, çek eline geçmiş bulunan yeni hamil ancak çeki «kötüniyetle iktisap» etmiş olduğu veya iktisapta ağır bir «kusuru» bulunduğu takdirde o çeki geri vermekle yükümlüdür.'' hükmü düzenlenmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:son hamil · ciranta · sahtecilik · mükerrerlik · müteselsil kefil · kambiyo senedi · dolandırıcılık · keşideci
Benzer bu karardaŞti. arasında 08/08/2011 tarihli «faktoring sözleşmesinin» imzalandığı, ... ve ...'nin de anılan sözleşmeye «müteselsil kefil» oldukları öte yandan, davacının dava konusu çekin arkasında «ciro» imzası bulunan ... isimli şahısla aralarında bir ticari ilişki bulunmadığı, çekteki ciro imzasının sahte olup, bunun tetkik mercii kararı ile de tespit edildiği ve keza bu kişinin «sahtecilik» ve «dolandırıcılık» suçlarından yargılanarak mahkum olduğunu iddia ettiği, davalı vekilinin 02/01/2014 tarihli dilekçesi ile; ''...müvekkilinin çeki dava dışı borçlu ... ile yapmış oldukları faktoring sözleşmesine binaen ve basiretli bir «tacir» gibi davranarak taraflar arasındaki ticari ilişki nedeniyle düzenlenen faturayı gördükten sonra «teslim» aldığı, çekte ... ve ...'den sonra gelen 6. «ciranta» olup, çeki elinde bulunduran yasal «yetkili hamil» olduğu, faktoring mevzuatı uyarınca üzerine düşen yükümlülüklerin tamamını yerine getirdiği, ciranta ...
… ilgili Yönetmelik ile ...'nın 08/07/2010 tarihli Genelgesi uyarınca sahih ve belge ile tevsik olunan nitelikte bir alacağın varlığı söz konusu olmadıkça bu alacağın «faktoring» şirketi tarafından «temlik» alınması mümkün olmadığı gibi, bu nitelikteki bir alacağın ayrıca «kambiyo senedine» bağlanmış olmasının bu durumu değiştirmeyeceği, mezkur mevzuat hükmünün, TTK'nın kambiyo senetlerine ilişkin genel hükümlerine nazaran ve faktoring işlemleri bakımından özel nitelikte bir hüküm niteliğinde olup, uyuşmazlığın çözümünde öncelikle uygulanması gerektiği, «son» «ciranta» olan gerçek kişilerin davalı ile «faktoring sözleşmesi» akdeden şirketin yetkilisi olmasının 6762 sayılı TTK'nın 702. maddesi gözetildiğinde, bu tespitin aksine bir durumun varlığını gösterir nitelikte bulunmadığı, bu durumda, davalının kendisiyle faktoring sözleşmesi imzalayan şirketin «son hamili» olmadığı bir çeki, bu sözleşmeye dayalı olarak iktisap etmiş göründüğünden anılan Yönetmelik ve ...
Yukarıda yapılan açıklamalardan sonra somut olaya gelindiğinde, davacı tarafça çekin yedinde iken çalındığı, bunun üzerine «keşidecinin» «çek» bedelini ödemesine rağmen davalı tarafından başlatılan icra takibi ve «haciz» işlemleri nedeniyle haciz baskısı altında yeniden ödeme yapmak zorunda kaldığı, «mükerrer» olarak ödenen ve keşideciye iade edilen bedelin davalıdan tahsili gerektiği iddiası ile açılan işbu davada, davalı tarafça çekin «faktoring» işlemi kapsamında alındığı hususunda bir adet «fatura» sunularak faturaya dayalı alacak karşılığında fatura borçlusundan müşterisine ve ondan da «faktoring sözleşmesi» doğrultusunda kendisine «ciro» edildiği savunulmuştur.
Elektrik’in yetkilileri ... ve ...’nin, yetkilisi oldukları şirketin «ciro» ettiği bir çeki daha sonra kendi adlarına birlikte ciro ettiklerinin kabulünün hayatın olağan akışına aykırı olacağı, ... ve ...’nin amaçlarının çeki ciro etmek değil, «kefil» olmak olduğu, «faktoring sözleşmesine» «müteselsil kefil» olmalarından mütevellit, bu sözleşme çerçevesinde davalı şirkete ciro edilen «çek» kapsamında da kefil olduklarını belirtmek amacıyla çek arkasında isim ve soy isimlerini yazıp, imzaladıkları ve çekin davalı şirket tarafından ...
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/1464 E. 2019/3080 K.
Ortak:iktisapta ağır kusur · kötüniyetli iktisap · faktoring · ağır kusur · yetkili hamil · eş rızası · ciro · ispat yükü
İncelediğiniz karardaAncak, 6102 sayılı TTK’nın 792. (6762 sayılı TTK m.704) maddesine göre, "Çek, herhangi bir suretle «hamilin» elinden çıkmış bulunursa, ister hamile yazılı, ister «ciro» yoluyla devredilebilen bir «çek» söz konusu olup da hamil hakkını 790'ıncı maddeye göre ispat etsin, çek eline geçmiş bulunan yeni hamil ancak çeki «kötüniyetle iktisap» etmiş olduğu veya iktisapta ağır bir «kusuru» bulunduğu takdirde o çeki geri vermekle yükümlüdür.'' Zayi olan çek bedelinin «istirdadı» talebiyle açılan işbu davada «ispat yükü» davacıda olup, davacının öncelikle çekin yedinde iken «rızası» hilafına elinden çıktığını ardından da çeki elinde bulunduran hamilin kötüniyetli veya iktisabında ağır kusurlu olduğunu ispat etmesi gerekir.
Davalı tarafça da, çekin «faktoring» işlemi kapsamında alındığı hususunda «fatura» sunularak faturaya dayalı alacak karşılığında fatura borçlusundan müşterisine ve ondan da «faktoring sözleşmesi» doğrultusunda kendisine «ciro» edildiği, çeki elinde bulunduranın yasal «yetkili hamil» olduğunu, faktoring mevzuatı uyarınca üzerine düşen yükümlülüklerin tamamının yerine getirildiği savunulmuştur.
Davacı, çekin yedinde iken çalındığı, davalının «sahte imza» ve cirolarla kendisine gelen çeki tahsil ettiği oysa, bir «faktoring» firmasının kendisine «ibraz» edilen çeklerin gerçek bir alışveriş için keşide edilip edilmediğini, hangi ticari işlemler sonucu kendisine «ciro» edildiğini, ciro eden kişi ya da şirketin gerçek «hamil» olup olmadığını araştırmak zorunda olmasına rağmen davalının çalıntı olduğunu bilerek çeki aldığı iddia etmiştir.
Benzer bu karardaBu düzenleme uyarınca «rıza» hilafına elden çıktığı ileri sürülen «çekin istirdatına» karar verilebilmesi için davacının dava konusu yaptığı çekin «yetkili hamili» olduğunu kanıtlaması yanında, çeki elinde bulunduran yeni hamilin çeki «kötü niyetle iktisap» ettiğini ya da «iktisapta ağır kusuru» bulunduğunu ispat etmesi gereklidir.
Mahkemece tüm dosya kapsamına göre, dava dilekçesinde her ne kadar çekin iptali talep edilmiş ise de dilekçe bütün olarak değerlendirildiğinde davanın «menfi tespit» istemine ilişkin olduğu, çekin davacı tarafın «rızası» dışında elinden çıktığı, bu durumda 6361 sayılı Finansal Kiralama, Faktoring ve Finansman Şirketleri Kanunu'na tabi olan davalı «faktoring» şirketinin nizalı çekin «meşru hamili» olduğunu kendisinin ispat etmesi gerektiği, bu hususun da ispat edilemediği gerekçesi ile davanın kabulüne, Türkiye İş Bankası Gaziantep şubesinde ihraç edilen 3154262 «çek» nolu 15/02/2015 keşide tarihli, 4.250 TL bedelli çek nedeni ile davacının davalı şirkete borçlu olmadığının tespitine karar verilmiştir.
6102 sayılı TTK'nın 792. maddesinde "Çek, herhangi bir suretle «hamilin» elinden çıkmış bulunursa, ister hamile yazılı, ister «ciro» yoluyla devredilebilen bir «çek» söz konusu olup da hamil hakkını 790'ıncı maddeye göre ispat etsin, çek eline geçmiş bulunan yeni hamil ancak çeki «kötüniyetle iktisap» etmiş olduğu veya iktisapta ağır bir «kusuru» bulunduğu takdirde o çeki geri vermekle yükümlüdür." şeklinde bir düzenlemeye yer verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:çekin istirdadı · kötü niyetli iktisap · meşru hamil · mücerretlik · kıymetli evrak · temlik · menfi tespit
Benzer bu karardaBu durum karşısında davada «ispat yükü» «çekin istirdatına» karar verilmesini talep eden davacıya ait olup aksinin kabulü «kıymetli evrakın» «mücerretlik» ilkesini ortadan kaldırır.
Mahkemece tüm dosya kapsamına göre, dava dilekçesinde her ne kadar çekin iptali talep edilmiş ise de dilekçe bütün olarak değerlendirildiğinde davanın «menfi tespit» istemine ilişkin olduğu, çekin davacı tarafın «rızası» dışında elinden çıktığı, bu durumda 6361 sayılı Finansal Kiralama, Faktoring ve Finansman Şirketleri Kanunu'na tabi olan davalı «faktoring» şirketinin nizalı çekin «meşru hamili» olduğunu kendisinin ispat etmesi gerektiği, bu hususun da ispat edilemediği gerekçesi ile davanın kabulüne, Türkiye İş Bankası Gaziantep şubesinde ihraç edilen 3154262 «çek» nolu 15/02/2015 keşide tarihli, 4.250 TL bedelli çek nedeni ile davacının davalı şirkete borçlu olmadığının tespitine karar verilmiştir.
Mahkemece, yanılgılı şekilde davanın «menfi tespit» istemine ilişkin olduğuna dair yapılan tespit ile dava konusunu «temlik» eden davalı ...
Bu düzenleme uyarınca «rıza» hilafına elden çıktığı ileri sürülen «çekin istirdatına» karar verilebilmesi için davacının dava konusu yaptığı çekin «yetkili hamili» olduğunu kanıtlaması yanında, çeki elinde bulunduran yeni hamilin çeki «kötü niyetle iktisap» ettiğini ya da «iktisapta ağır kusuru» bulunduğunu ispat etmesi gereklidir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/9415 E. 2015/10520 K.
Ortak:kötüniyetli iktisap · eş rızası · ciro · ispat yükü · hamil · istirdat · çek · kötüniyet
İncelediğiniz karardaAncak, 6102 sayılı TTK’nın 792. (6762 sayılı TTK m.704) maddesine göre, "Çek, herhangi bir suretle «hamilin» elinden çıkmış bulunursa, ister hamile yazılı, ister «ciro» yoluyla devredilebilen bir «çek» söz konusu olup da hamil hakkını 790'ıncı maddeye göre ispat etsin, çek eline geçmiş bulunan yeni hamil ancak çeki «kötüniyetle iktisap» etmiş olduğu veya iktisapta ağır bir «kusuru» bulunduğu takdirde o çeki geri vermekle yükümlüdür.'' Zayi olan çek bedelinin «istirdadı» talebiyle açılan işbu davada «ispat yükü» davacıda olup, davacının öncelikle çekin yedinde iken «rızası» hilafına elinden çıktığını ardından da çeki elinde bulunduran hamilin kötüniyetli veya iktisabında ağır kusurlu olduğunu ispat etmesi gerekir.
Bu itibarla, mahkemece uyulmasına karar verilen Dairemiz bozma ilamında da belirtildiği üzere TTK'nın kambiyo senetlerine ilişkin genel hükümlerine nazaran «faktoring» işlemleri bakımından özel bir hüküm niteliğinde olan ve uyuşmazlığın çözümünde öncelikle uygulanması gereken gerek 6361 sayılı Finansal Kiralama, Faktoring ve Finansman Şirketleri Kanunu ve buna ilişkin Yönetmelik ile BDDK Genelgeleri çerçevesinde bir değerlendirme yapılıp, davalının çeki iktisabında ağır kusurlu veya «kötüniyetli» olup olmadığı, «çek» bedelinin «istirdadının» gerekip gerekmediğinin tespiti ile sonucuna göre bir karar verilmesi gerekir.
Dava, «rıza» hilafına elden çıktığı iddia olunan ve ödenen «çek» bedelinin tahsili istemine ilişkindir.
Benzer bu karardaAncak, 6102 sayılı TTK’nın 792. maddesinde "Çek, herhangi bir suretle «hamilin» elinden çıkmış bulunursa, ister hamile yazılı, ister «ciro» yoluyla devredilebilen bir «çek» söz konusu olup da hamil hakkını 790'ıncı maddeye göre ispat etsin, çek eline geçmiş bulunan yeni hamil ancak çeki «kötüniyetle iktisap» etmiş olduğu veya iktisapta ağır bir «kusuru» bulunduğu takdirde o çeki geri vermekle yükümlüdür.'' hükmü düzenlenmiştir.
Zayi olan «çekin istirdadı» talebiyle açılan işbu davada «ispat yükü» davacıda olup, davacının senedin «rızası» hilafına elinden çıktığını ve senedi elinde bulunduran şahsın «kötüniyetli» veya iktisabında ağır kusurlu olduğunu ispat etmesi gerekir.
Bu itibarla, mahkemece anılan yasal düzenleme karşısında «ispat yükü» üzerinde bulunan davacının, senedin «rızası» hilafına elinden çıktığını ve senedi elinde bulunduran şahsın «kötüniyetli» veya iktisabında ağır kusurlu olduğunu ispat etmesi gerektiği nazara alınmaksızın yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:çekin istirdadı · çek istirdadı · e-defter
Benzer bu karardaDava, TTK’nın 792. maddesi (6762 sayılı TTK m.704) uyarınca açılan «çek istirdadı» istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıdaki özetten de anlaşılacağı üzere, benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda, dava konusu çeklerden birinin davacının yevmiye «defterinde», diğer 2 adet çekin ise, kambiyo senet defterinde kayıtlı olduğu ve davacı tarafça iddialarının ispatlandığı gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
… ılan deliller, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, dava konusu 3 adet çekten 5.000,00 TL bedelli olanın davacının usulüne uygun tutulan yevmiye «defterlerinde», 6.000,00 TL ve 10.000,00 TL bedelli diğer iki çekin ise kambiyo senet defterinde kayıtlı olduğu, davacının dosyaya sunduğu belge ve delillerle iddialarını ispatla …
Zayi olan «çekin istirdadı» talebiyle açılan işbu davada «ispat yükü» davacıda olup, davacının senedin «rızası» hilafına elinden çıktığını ve senedi elinde bulunduran şahsın «kötüniyetli» veya iktisabında ağır kusurlu olduğunu ispat etmesi gerekir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/5218 E. 2019/6547 K.
Ortak:faktoring sözleşmesi · faktoring · eş rızası · istirdat · fatura · çek · kötüniyet · ibraz
İncelediğiniz karardaAncak, 6102 sayılı TTK’nın 792. (6762 sayılı TTK m.704) maddesine göre, "Çek, herhangi bir suretle «hamilin» elinden çıkmış bulunursa, ister hamile yazılı, ister «ciro» yoluyla devredilebilen bir «çek» söz konusu olup da hamil hakkını 790'ıncı maddeye göre ispat etsin, çek eline geçmiş bulunan yeni hamil ancak çeki «kötüniyetle iktisap» etmiş olduğu veya iktisapta ağır bir «kusuru» bulunduğu takdirde o çeki geri vermekle yükümlüdür.'' Zayi olan çek bedelinin «istirdadı» talebiyle açılan işbu davada «ispat yükü» davacıda olup, davacının öncelikle çekin yedinde iken «rızası» hilafına elinden çıktığını ardından da çeki elinde bulunduran hamilin kötüniyetli veya iktisabında ağır kusurlu olduğunu ispat etmesi gerekir.
Bu itibarla, mahkemece uyulmasına karar verilen Dairemiz bozma ilamında da belirtildiği üzere TTK'nın kambiyo senetlerine ilişkin genel hükümlerine nazaran «faktoring» işlemleri bakımından özel bir hüküm niteliğinde olan ve uyuşmazlığın çözümünde öncelikle uygulanması gereken gerek 6361 sayılı Finansal Kiralama, Faktoring ve Finansman Şirketleri Kanunu ve buna ilişkin Yönetmelik ile BDDK Genelgeleri çerçevesinde bir değerlendirme yapılıp, davalının çeki iktisabında ağır kusurlu veya «kötüniyetli» olup olmadığı, «çek» bedelinin «istirdadının» gerekip gerekmediğinin tespiti ile sonucuna göre bir karar verilmesi gerekir.
Davalı tarafça da, çekin «faktoring» işlemi kapsamında alındığı hususunda «fatura» sunularak faturaya dayalı alacak karşılığında fatura borçlusundan müşterisine ve ondan da «faktoring sözleşmesi» doğrultusunda kendisine «ciro» edildiği, çeki elinde bulunduranın yasal «yetkili hamil» olduğunu, faktoring mevzuatı uyarınca üzerine düşen yükümlülüklerin tamamının yerine getirildiği savunulmuştur.
Benzer bu karardaMahkemece, tüm dosya kapsamına göre, davalının davaya konu çeki dava dışı şirketle 22.03.2011 tarihinde imzaladığı «faktoring sözleşmesine» istinaden ön ödemeli faktoring işlemi ile aldığı, bu işlem sırasında davalıya «fatura» «ibraz» edildiği, davalı ... şirketinin «kötüniyetli» ve bilerek davacının zararına hareket ettiğine dair dosyada bir delil bulunmadığı, işlemin yasa ve yönetmeliklere uygun olarak yapıldığı, bu nedenle davacının davaya konu «çek» ile ilgili olarak borçlu olmadığının tespitine karar vermek gerektiği gerekçesiyle davanın kabulüne, davacının Türkiye Ekonomi Bankası ...Şubesi, 6981272 çek nolu, …
1- Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkilinin «rızası» hilafına elinden çıkan ve davalı tarafından «kötüniyetli» veya en azından ağır kusurlu olarak iktisap edildiğini ileri sürdüğü «çekin istirdatını» talep etmiştir.
Mahkemece, davalının çeki iktisabında «kötüniyetli» ya da ağır kusurlu olmadığı yönündeki gerekçeye rağmen davanın kabulüne ve taleple alakalı olmayan şekilde davacının davaya konu «çek» nedeniyle davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmiş olup, mülga 1086 sayılı HUMK 74. ve 6100 sayılı HMK'nın 26. maddesine aykırı biçimde talepten başkasına hükmedilmesi doğru görülmediğinden kararın re'sen bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:çekin istirdadı
Benzer bu kararda1- Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkilinin «rızası» hilafına elinden çıkan ve davalı tarafından «kötüniyetli» veya en azından ağır kusurlu olarak iktisap edildiğini ileri sürdüğü «çekin istirdatını» talep etmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2016/2945 E. , 2017/5190 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ SULH HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ...
2. Sulh Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 17/11/2015 tarih ve 2015/673-2015/1214 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirkete ait 21 adet muhtelif müşteri çekinin çalındığını, çek iptali davaları açılarak ödeme yasağı kararı alındığını ancak dava konusu çekte ödeme yasağının sehven farklı bir çek numarasına konulduğunu ve çekin banka tarafından ödendiğini, çek arkasındaki cirolardan sahteliğin anlaşıldığını ileri sürmüş ve çek bedelinin davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili, dava konusu çekin müvekkili şirkete faktoring sözleşmesine istinaden geçtiğini, faktoring işleminin usulüne uygun bir şekilde yapıldığını ve faktoring müşterisinden alınması gereken ve alacağın dayanağı olan faturanın da işlem sırasında alındığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, dava konusu çeke ilişkin davalı tarafça 24/11/2009 tarih, 36.441,00 TL’lik fatura sunulduğu, bu faturaya istinaden alacak yönünden çekin davalı tarafa geçtiği ve davacı tarafça ödenmek zorunda kalındığı, davalı tarafın faturaya dayalı bir alacak yönünden borcu üstlenemeyeceği, bunun 6361 sayılı Yasa’ya aykırılık teşkil ettiği gerekçesiyle, davanın kabulü ile, 3.129 TL çek bedelinin dava tarihinden itibaren faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, rıza hilafına elden çıktığı iddia olunan ve ödenen çek bedelinin tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece, bozma ilamına uyulduktan sonra yapılan yargılama sonucunda yazılı olduğu şekilde davanın kabulüne karar verilmiştir.
Ancak, 6102 sayılı TTK’nın 792. (6762 sayılı TTK m.704) maddesine göre, "Çek, herhangi bir suretle hamilin elinden çıkmış bulunursa, ister hamile yazılı, ister ciro yoluyla devredilebilen bir çek söz konusu olup da hamil hakkını 790'ıncı maddeye göre ispat etsin, çek eline geçmiş bulunan yeni hamil ancak çeki kötüniyetle iktisap etmiş olduğu veya iktisapta ağır bir kusuru bulunduğu takdirde o çeki geri vermekle yükümlüdür.'' Zayi olan çek bedelinin istirdadı talebiyle açılan işbu davada ispat yükü davacıda olup, davacının öncelikle çekin yedinde iken rızası hilafına elinden çıktığını ardından da çeki elinde bulunduran hamilin kötüniyetli veya iktisabında ağır kusurlu olduğunu ispat etmesi gerekir.
Davacı, çekin yedinde iken çalındığı, davalının sahte imza ve cirolarla kendisine gelen çeki tahsil ettiği oysa, bir faktoring firmasının kendisine ibraz edilen çeklerin gerçek bir alışveriş için keşide edilip edilmediğini, hangi ticari işlemler sonucu kendisine ciro edildiğini, ciro eden kişi ya da şirketin gerçek hamil olup olmadığını araştırmak zorunda olmasına rağmen davalının çalıntı olduğunu bilerek çeki aldığı iddia etmiştir. Davalı tarafça da, çekin faktoring işlemi kapsamında alındığı hususunda fatura sunularak faturaya dayalı alacak karşılığında fatura borçlusundan müşterisine ve ondan da faktoring sözleşmesi doğrultusunda kendisine ciro edildiği, çeki elinde bulunduranın yasal yetkili hamil olduğunu, faktoring mevzuatı uyarınca üzerine düşen yükümlülüklerin tamamının yerine getirildiği savunulmuştur.
Bu itibarla, mahkemece uyulmasına karar verilen Dairemiz bozma ilamında da belirtildiği üzere TTK'nın kambiyo senetlerine ilişkin genel hükümlerine nazaran faktoring işlemleri bakımından özel bir hüküm niteliğinde olan ve uyuşmazlığın çözümünde öncelikle uygulanması gereken gerek 6361 sayılı Finansal Kiralama, Faktoring ve Finansman Şirketleri Kanunu ve buna ilişkin Yönetmelik ile BDDK Genelgeleri çerçevesinde bir değerlendirme yapılıp, davalının çeki iktisabında ağır kusurlu veya kötüniyetli olup olmadığı, çek bedelinin istirdadının gerekip gerekmediğinin tespiti ile sonucuna göre bir karar verilmesi gerekir. Bu bakımdan, davalı tarafça dosyaya sunulan faktoring sözleşmesi, fatura ve belgelerle faktoring mevzuatı uyarınca üzerine düşen yükümlülüklerin yerine getirildiğinin tevsik edildiğinin kabulü ile davanın reddine karar vermek gerekirken, uyulan bozma ilamının gereği de yerine getirilmeksizin, yanılgılı değerlendirmeye dayalı, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, 10/10/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/386961400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz