Zayi olan çek
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2016/5454 E. 2017/3919 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
zayi olan çek↗ ttk 702/2↗ ttk 792↗ iktisapta ağır kusur↗ ciro ve teslim↗ son hamil↗ kötüniyetli iktisap↗ faktoring sözleşmesi↗ faktoring↗ ağır kusur↗ yetkili hamil↗ ciranta↗ sahtecilik↗ mükerrerlik↗ müteselsil kefil↗ basiretli tacir↗ kambiyo senedi↗ eş rızası↗ ciro↗ zayi↗ dolandırıcılık↗ ispat yükü↗ hamil↗ keşideci↗ temlik↗ kefil↗ istirdat↗ ticari defter↗ haciz↗ fatura↗ çek↗ kötüniyet↗ tacir↗ kusur↗ temsil↗ teslim↗ e-defter↗ i̇i̇k 72/son↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece iddia, savunma, toplanılan deliller, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, ... ve ...’nin, ... Elektrik Ltd. Şti’nin yetkilileri olduğu ve faktoring sözleşmesini de kefil sıfatıyla imzaladıkları, ... Elektrik’in yetkilileri ... ve ...’nin, yetkilisi oldukları şirketin ciro ettiği bir çeki daha sonra kendi adlarına birlikte ciro ettiklerinin kabulünün hayatın olağan akışına aykırı olacağı, ... ve ...’nin amaçlarının çeki ciro etmek değil, kefil olmak olduğu, faktoring sözleşmesine müteselsil kefil olmalarından mütevellit, bu sözleşme çerçevesinde davalı şirkete ciro edilen çek kapsamında da kefil olduklarını belirtmek amacıyla çek arkasında isim ve soy isimlerini yazıp, imzaladıkları ve çekin davalı şirket tarafından ... Elektrik’den faktoring sözleşmesi kapsamında teslim alındığının kabulü gerektiği, faktoring mevzuatı uyarınca davalı şirketin üzerine düşen yükümlülüklerini yerine getirdiği, ciranta ... Elektrik tarafından ... adına düzenlenen faturanın görülmesi üzerine faktoring işleminin gerçekleştirildiği, bu fatura bedeli ve içeriği ile davalı ... şirketi tarafından ... Elektrik’den teslim alınan çek bedellerinin birbirleri ile örtüştüğü, davalı tarafından gerçekleştirilen faktoring işlemi uyarınca, faktoring sözleşmesi ve ilgili belgelerin tamamının düzenlendiği ve tüm kayıtların davalı ticari defterlerine işlendiği hususu sabit olup, davalı ... şirketinin kötü niyetli olduğunun karşı tarafça maddi deliller ile ispatı gerektiği, davacı tarafça dosyaya bu hususa ilişkin herhangi bir delil sunulmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, TTK’nın 792. maddesi (6762 sayılı TTK m.704) uyarınca açılan çek bedelinin istirdadı istemine ilişkindir. Mahkemece yukarıda açıklandığı şekilde davanın reddine karar verilmiştir.
Ancak, 6102 sayılı TTK’nın 792. maddesinde "Çek, herhangi bir suretle hamilin elinden çıkmış bulunursa, ister hamile yazılı, ister ciro yoluyla devredilebilen bir çek söz konusu olup da hamil hakkını 790'ıncı maddeye göre ispat etsin, çek eline geçmiş bulunan yeni hamil ancak çeki kötüniyetle iktisap etmiş olduğu veya iktisapta ağır bir kusuru bulunduğu takdirde o çeki geri vermekle yükümlüdür.'' hükmü düzenlenmiştir. Zayi olan çek bedelinin istirdadı talebiyle açılan işbu davada ispat yükü davacıda olup, davacının öncelikle çekin yedinde iken rızası hilafına elinden çıktığını ardından da çeki elinde bulunduran hamilin kötüniyetli veya iktisabında ağır kusurlu olduğunu ispat etmesi gerekir.
Yukarıda yapılan açıklamalardan sonra somut olaya gelindiğinde, davacı tarafça çekin yedinde iken çalındığı, bunun üzerine keşidecinin çek bedelini ödemesine rağmen davalı tarafından başlatılan icra takibi ve haciz işlemleri nedeniyle haciz baskısı altında yeniden ödeme yapmak zorunda kaldığı, mükerrer olarak ödenen ve keşideciye iade edilen bedelin davalıdan tahsili gerektiği iddiası ile açılan işbu davada, davalı tarafça çekin faktoring işlemi kapsamında alındığı hususunda bir adet fatura sunularak faturaya dayalı alacak karşılığında fatura borçlusundan müşterisine ve ondan da faktoring sözleşmesi doğrultusunda kendisine ciro edildiği savunulmuştur.
Davalı ... şirketi ile ciranta ... Elektrik Ltd. Şti. arasında 08/08/2011 tarihli faktoring sözleşmesinin imzalandığı, ... ve ...'nin de anılan sözleşmeye müteselsil kefil oldukları öte yandan, davacının dava konusu çekin arkasında ciro imzası bulunan ... isimli şahısla aralarında bir ticari ilişki bulunmadığı, çekteki ciro imzasının sahte olup, bunun tetkik mercii kararı ile de tespit edildiği ve keza bu kişinin sahtecilik ve dolandırıcılık suçlarından yargılanarak mahkum olduğunu iddia ettiği, davalı vekilinin 02/01/2014 tarihli dilekçesi ile; ''...müvekkilinin çeki dava dışı borçlu ... ile yapmış oldukları faktoring sözleşmesine binaen ve basiretli bir tacir gibi davranarak taraflar arasındaki ticari ilişki nedeniyle düzenlenen faturayı gördükten sonra teslim aldığı, çekte ... ve ...'den sonra gelen 6. ciranta olup, çeki elinde bulunduran yasal yetkili hamil olduğu, faktoring mevzuatı uyarınca üzerine düşen yükümlülüklerin tamamını yerine getirdiği, ciranta ... Elektrik Ltd. Şti. tarafından ... adına düzenlenen faturanın görülmesi üzerine faktoring işleminin gerçekleştirildiğini...'' belirttiği, 20/05/2015 tarihli bilirkişi raporuna beyan dilekçesinde ise; ''... ... Elektrik Ltd. Şti.'nin yetkilileri ... ve ...’nin, yetkili oldukları şirketin ciro ettiği bir çeki daha sonra kendi adlarına birlikte ciro ettiklerinin kabulünün hayatın olağan akışına aykırı olduğu, ... ve ...’nin amaçlarının çeki ciro etmek değil, kefil olmak olduğu, faktoring sözleşmesine müteselsil kefil olmalarından mütevellit, bu sözleşme çerçevesinde müvekkili şirkete ciro edilen çek kapsamında da kefil olduklarını belirtmek amacıyla ve ayrıca şirket kaşesi üzerindeki imzaları belirgin olmadığından çek arkasında isim ve soy isimlerini yazıp imzalamışlardır...'' şeklinde beyanda bulunduğu anlaşılmıştır.
Mahkemece yapılan yargılama sırasında alınan bilirkişi raporunda da, davalı şirkete çeki ... Elektrik Ltd. Şti.'nin değil, ... ve ... isimli kişilerin en son ciro ettikleri, işbu kişilerin bir üstteki ciranta şirketin yetkili temsilcisi olmalarının sonucu değiştirmeyeceği, dolayısıyla davalıya ciro ve teslimin en son ... ve ... tarafından yapıldığının kabulünün zorunlu olduğu, anılan kişiler ile davalı arasında faktoring ilişkisi bulunduğunun iddia ve ispat edilemediği, davalı ile çeki kendisine ciro eden şahıslar arasında geçerli bir faktoring sözleşmesi bulunmadığı, fatura borçlusu ... ile faktoring sözleşmesinin müşteri tarafı olan ... Elektrik Ltd. Şti'nin ilişkisinin kuşkulu görüldüğü yönünde görüş bildirilmesi karşısında, dosya kapsamı ve ilgili Yönetmelik ile ...'nın 08/07/2010 tarihli Genelgesi uyarınca sahih ve belge ile tevsik olunan nitelikte bir alacağın varlığı söz konusu olmadıkça bu alacağın faktoring şirketi tarafından temlik alınması mümkün olmadığı gibi, bu nitelikteki bir alacağın ayrıca kambiyo senedine bağlanmış olmasının bu durumu değiştirmeyeceği, mezkur mevzuat hükmünün, TTK'nın kambiyo senetlerine ilişkin genel hükümlerine nazaran ve faktoring işlemleri bakımından özel nitelikte bir hüküm niteliğinde olup, uyuşmazlığın çözümünde öncelikle uygulanması gerektiği, son ciranta olan gerçek kişilerin davalı ile faktoring sözleşmesi akdeden şirketin yetkilisi olmasının 6762 sayılı TTK'nın 702. maddesi gözetildiğinde, bu tespitin aksine bir durumun varlığını gösterir nitelikte bulunmadığı, bu durumda, davalının kendisiyle faktoring sözleşmesi imzalayan şirketin son hamili olmadığı bir çeki, bu sözleşmeye dayalı olarak iktisap etmiş göründüğünden anılan Yönetmelik ve ... Genelgesi hükümlerine aykırı biçimde gerçekleşen çeki iktisabında ağır kusurlu olduğu nazara alınarak sonucuna göre bir karar vermek gerekirken, yanılgılı değerlendirmeye dayalı, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/2775 E. 2017/4963 K.
Ortak:kötüniyetli iktisap · faktoring · eş rızası · ciro · ispat yükü · hamil · keşideci · istirdat
İncelediğiniz karardaZayi olan «çek» bedelinin «istirdadı» talebiyle açılan işbu davada «ispat yükü» davacıda olup, davacının öncelikle çekin yedinde iken «rızası» hilafına elinden çıktığını ardından da çeki elinde bulunduran «hamilin» «kötüniyetli» veya iktisabında ağır kusurlu olduğunu ispat etmesi gerekir.
Ancak, 6102 sayılı TTK’nın 792. maddesinde "Çek, herhangi bir suretle «hamilin» elinden çıkmış bulunursa, ister hamile yazılı, ister «ciro» yoluyla devredilebilen bir «çek» söz konusu olup da hamil hakkını 790'ıncı maddeye göre ispat etsin, çek eline geçmiş bulunan yeni hamil ancak çeki «kötüniyetle iktisap» etmiş olduğu veya iktisapta ağır bir «kusuru» bulunduğu takdirde o çeki geri vermekle yükümlüdür.'' hükmü düzenlenmiştir.
Yukarıda yapılan açıklamalardan sonra somut olaya gelindiğinde, davacı tarafça çekin yedinde iken çalındığı, bunun üzerine «keşidecinin» «çek» bedelini ödemesine rağmen davalı tarafından başlatılan icra takibi ve «haciz» işlemleri nedeniyle haciz baskısı altında yeniden ödeme yapmak zorunda kaldığı, «mükerrer» olarak ödenen ve keşideciye iade edilen bedelin davalıdan tahsili gerektiği iddiası ile açılan işbu davada, davalı tarafça çekin «faktoring» işlemi kapsamında alındığı hususunda bir adet «fatura» sunularak faturaya dayalı alacak karşılığında fatura borçlusundan müşterisine ve ondan da «faktoring sözleşmesi» doğrultusunda kendisine «ciro» edildiği savunulmuştur.
Benzer bu karardaZayi olan «çekin istirdadı» talebiyle açılan işbu davada «ispat yükü» davacıda olup, davacının öncelikle çekin yedinde iken «rızası» hilafına elinden çıktığını ardından da çeki elinde bulunduran «hamilin» «kötüniyetli» veya iktisabında ağır kusurlu olduğunu ispat etmesi gerekir.
Mahkemece iddia, savunma, toplanılan deliller, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının dava konusu çeki «keşideci» olan müşterisinden ticari ilişki kapsamında aldığı ve «ciro silsilesinde» davacıdan sonra yer alan davalının factoring işleminde çeki «teslim» aldığı firma ve bu firmanın faturasını sunduğu şirketle davacının herhangi bir ticari ilişkisinin bulunmadığı, davacının davalı factoring şirketinden bu kapsamda «çekin istirdatını» talep edebileceği gerekçesiyle, davanın kabulü ile, dava konusu ...
Ancak, 6102 sayılı TTK’nin 792. maddesinde "Çek, herhangi bir suretle «hamilin» elinden çıkmış bulunursa, ister hamile yazılı, ister «ciro» yoluyla devredilebilen bir «çek» söz konusu olup da hamil hakkını 790'ıncı maddeye göre ispat etsin, çek eline geçmiş bulunan yeni hamil ancak çeki «kötüniyetle iktisap» etmiş olduğu veya iktisapta ağır bir «kusuru» bulunduğu takdirde o çeki geri vermekle yükümlüdür.'' hükmü düzenlenmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:çekin istirdadı · çek istirdadı · ciro silsilesi · keşide tarihi · eksik inceleme
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma, toplanılan deliller, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının dava konusu çeki «keşideci» olan müşterisinden ticari ilişki kapsamında aldığı ve «ciro silsilesinde» davacıdan sonra yer alan davalının factoring işleminde çeki «teslim» aldığı firma ve bu firmanın faturasını sunduğu şirketle davacının herhangi bir ticari ilişkisinin bulunmadığı, davacının davalı factoring şirketinden bu kapsamda «çekin istirdatını» talep edebileceği gerekçesiyle, davanın kabulü ile, dava konusu ...
… uyuşmazlığın çözümünde uygulanması gereken yukarıda açıklanan mevzuat hükümleri çerçevesinde bir değerlendirme yapılıp, davalının çeki iktisabında ağır kusurlu veya «kötüniyetli» olup olmadığı, «çekin istirdadının» gerekip gerekmediğinin tespiti ile sonucuna göre bir karar vermek gerekirken salt davacı ile «faktoring» işlemine konu alacağın borçlusu arasında bir ticari ilişki bulunmadığından bahisle «eksik incelemeye» dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Dava, TTK’nin 792. maddesi (6762 sayılı TTK m.704) uyarınca açılan «çek istirdadı» istemine ilişkindir.
Zayi olan «çekin istirdadı» talebiyle açılan işbu davada «ispat yükü» davacıda olup, davacının öncelikle çekin yedinde iken «rızası» hilafına elinden çıktığını ardından da çeki elinde bulunduran «hamilin» «kötüniyetli» veya iktisabında ağır kusurlu olduğunu ispat etmesi gerekir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/2945 E. 2017/5190 K.
Ortak:kötüniyetli iktisap · faktoring sözleşmesi · faktoring · yetkili hamil · eş rızası · ciro · ispat yükü · hamil
İncelediğiniz karardaŞti. arasında 08/08/2011 tarihli «faktoring sözleşmesinin» imzalandığı, ... ve ...'nin de anılan sözleşmeye «müteselsil kefil» oldukları öte yandan, davacının dava konusu çekin arkasında «ciro» imzası bulunan ... isimli şahısla aralarında bir ticari ilişki bulunmadığı, çekteki ciro imzasının sahte olup, bunun tetkik mercii kararı ile de tespit edildiği ve keza bu kişinin «sahtecilik» ve «dolandırıcılık» suçlarından yargılanarak mahkum olduğunu iddia ettiği, davalı vekilinin 02/01/2014 tarihli dilekçesi ile; ''...müvekkilinin çeki dava dışı borçlu ... ile yapmış oldukları faktoring sözleşmesine binaen ve basiretli bir «tacir» gibi davranarak taraflar arasındaki ticari ilişki nedeniyle düzenlenen faturayı gördükten sonra «teslim» aldığı, çekte ... ve ...'den sonra gelen 6. «ciranta» olup, çeki elinde bulunduran yasal «yetkili hamil» olduğu, faktoring mevzuatı uyarınca üzerine düşen yükümlülüklerin tamamını yerine getirdiği, ciranta ...
Elektrik’in yetkilileri ... ve ...’nin, yetkilisi oldukları şirketin «ciro» ettiği bir çeki daha sonra kendi adlarına birlikte ciro ettiklerinin kabulünün hayatın olağan akışına aykırı olacağı, ... ve ...’nin amaçlarının çeki ciro etmek değil, «kefil» olmak olduğu, «faktoring sözleşmesine» «müteselsil kefil» olmalarından mütevellit, bu sözleşme çerçevesinde davalı şirkete ciro edilen «çek» kapsamında da kefil olduklarını belirtmek amacıyla çek arkasında isim ve soy isimlerini yazıp, imzaladıkları ve çekin davalı şirket tarafından ...
Ancak, 6102 sayılı TTK’nın 792. maddesinde "Çek, herhangi bir suretle «hamilin» elinden çıkmış bulunursa, ister hamile yazılı, ister «ciro» yoluyla devredilebilen bir «çek» söz konusu olup da hamil hakkını 790'ıncı maddeye göre ispat etsin, çek eline geçmiş bulunan yeni hamil ancak çeki «kötüniyetle iktisap» etmiş olduğu veya iktisapta ağır bir «kusuru» bulunduğu takdirde o çeki geri vermekle yükümlüdür.'' hükmü düzenlenmiştir.
Benzer bu karardaAncak, 6102 sayılı TTK’nın 792. (6762 sayılı TTK m.704) maddesine göre, "Çek, herhangi bir suretle «hamilin» elinden çıkmış bulunursa, ister hamile yazılı, ister «ciro» yoluyla devredilebilen bir «çek» söz konusu olup da hamil hakkını 790'ıncı maddeye göre ispat etsin, çek eline geçmiş bulunan yeni hamil ancak çeki «kötüniyetle iktisap» etmiş olduğu veya iktisapta ağır bir «kusuru» bulunduğu takdirde o çeki geri vermekle yükümlüdür.'' Zayi olan çek bedelinin «istirdadı» talebiyle açılan işbu davada «ispat yükü» davacıda olup, davacının öncelikle çekin yedinde iken «rızası» hilafına elinden çıktığını ardından da çeki elinde bulunduran hamilin kötüniyetli veya iktisabında ağır kusurlu olduğunu ispat etmesi gerekir.
Davalı tarafça da, çekin «faktoring» işlemi kapsamında alındığı hususunda «fatura» sunularak faturaya dayalı alacak karşılığında fatura borçlusundan müşterisine ve ondan da «faktoring sözleşmesi» doğrultusunda kendisine «ciro» edildiği, çeki elinde bulunduranın yasal «yetkili hamil» olduğunu, faktoring mevzuatı uyarınca üzerine düşen yükümlülüklerin tamamının yerine getirildiği savunulmuştur.
Davacı, çekin yedinde iken çalındığı, davalının «sahte imza» ve cirolarla kendisine gelen çeki tahsil ettiği oysa, bir «faktoring» firmasının kendisine «ibraz» edilen çeklerin gerçek bir alışveriş için keşide edilip edilmediğini, hangi ticari işlemler sonucu kendisine «ciro» edildiğini, ciro eden kişi ya da şirketin gerçek «hamil» olup olmadığını araştırmak zorunda olmasına rağmen davalının çalıntı olduğunu bilerek çeki aldığı iddia etmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:sahte imza · borcun üstlenilmesi · ibraz
Benzer bu karardaDavacı, çekin yedinde iken çalındığı, davalının «sahte imza» ve cirolarla kendisine gelen çeki tahsil ettiği oysa, bir «faktoring» firmasının kendisine «ibraz» edilen çeklerin gerçek bir alışveriş için keşide edilip edilmediğini, hangi ticari işlemler sonucu kendisine «ciro» edildiğini, ciro eden kişi ya da şirketin gerçek «hamil» olup olmadığını araştırmak zorunda olmasına rağmen davalının çalıntı olduğunu bilerek çeki aldığı iddia etmiştir.
… ece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, dava konusu çeke ilişkin davalı tarafça 24/11/2009 tarih, 36.441,00 TL’lik «fatura» sunulduğu, bu faturaya istinaden alacak yönünden çekin davalı tarafa geçtiği ve davacı tarafça ödenmek zorunda kalındığı, davalı tarafın faturaya dayalı bir alacak yönünden «borcu üstlenemeyeceği», bunun 6361 sayılı Yasa’ya aykırılık teşkil ettiği gerekçesiyle, davanın kabulü ile, 3.129 TL «çek» bedelinin dava tarihinden itibaren faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2016/5454 E. , 2017/3919 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ...
14. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 24/06/2015 tarih ve 2014/982-2015/477 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı şirketin ... Bankası ... Şubesi'ne ait, 11.02.2012 keşide tarihli, 0015805 seri numaralı, 4.400,00 TL bedelli çek için 36. İcra Dairesi'nin 2012/3831 sayılı dosyası ile icra takibi yaptığını, keşideci ... A.Ş’nin haciz baskısı ile 4.580,00 TL ve hacizleri kaldırmak için dosyada hesaplanan bakiye 1.591,00 TL'ni de icra dosyasına ödediğini ve çek aslını aldığını ancak çekin müvekkili elinde iken çalınması nedeniyle başlatılan işlemler sonrasında davalı tarafından takibe konulduğunu, borca ve imzaya itiraz edildiğini, çekin çalındığı bilgisi keşideciye bildirildiğinde keşideci tarafından ödeme gününde ödenmiş iken haciz baskısı ile icra dosyasına ödemek zorunda kaldığı 6.171,00 TL'nin mükerrer ödeme olması nedeniyle müvekkili tarafından keşideciye ödendiğini, davalının sebepsiz zenginleştiğini ileri sürerek, 6.171 TL'nin davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, dava konusu çeke ilişkin yapılan tahsilatın müvekkili şirketin hukuken doğan alacağına ilişkin olup, sebepsiz zenginleşme teşkil etmediğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, toplanılan deliller, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, ... ve ...’nin, ... Elektrik Ltd. Şti’nin yetkilileri olduğu ve faktoring sözleşmesini de kefil sıfatıyla imzaladıkları, ... Elektrik’in yetkilileri ... ve ...’nin, yetkilisi oldukları şirketin ciro ettiği bir çeki daha sonra kendi adlarına birlikte ciro ettiklerinin kabulünün hayatın olağan akışına aykırı olacağı, ... ve ...’nin amaçlarının çeki ciro etmek değil, kefil olmak olduğu, faktoring sözleşmesine müteselsil kefil olmalarından mütevellit, bu sözleşme çerçevesinde davalı şirkete ciro edilen çek kapsamında da kefil olduklarını belirtmek amacıyla çek arkasında isim ve soy isimlerini yazıp, imzaladıkları ve çekin davalı şirket tarafından ...
Elektrik’den faktoring sözleşmesi kapsamında teslim alındığının kabulü gerektiği, faktoring mevzuatı uyarınca davalı şirketin üzerine düşen yükümlülüklerini yerine getirdiği, ciranta ... Elektrik tarafından ... adına düzenlenen faturanın görülmesi üzerine faktoring işleminin gerçekleştirildiği, bu fatura bedeli ve içeriği ile davalı ... şirketi tarafından ... Elektrik’den teslim alınan çek bedellerinin birbirleri ile örtüştüğü, davalı tarafından gerçekleştirilen faktoring işlemi uyarınca, faktoring sözleşmesi ve ilgili belgelerin tamamının düzenlendiği ve tüm kayıtların davalı ticari defterlerine işlendiği hususu sabit olup, davalı ... şirketinin kötü niyetli olduğunun karşı tarafça maddi deliller ile ispatı gerektiği, davacı tarafça dosyaya bu hususa ilişkin herhangi bir delil sunulmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, TTK’nın 792. maddesi (6762 sayılı TTK m.704) uyarınca açılan çek bedelinin istirdadı istemine ilişkindir. Mahkemece yukarıda açıklandığı şekilde davanın reddine karar verilmiştir.
Ancak, 6102 sayılı TTK’nın 792. maddesinde "Çek, herhangi bir suretle hamilin elinden çıkmış bulunursa, ister hamile yazılı, ister ciro yoluyla devredilebilen bir çek söz konusu olup da hamil hakkını 790'ıncı maddeye göre ispat etsin, çek eline geçmiş bulunan yeni hamil ancak çeki kötüniyetle iktisap etmiş olduğu veya iktisapta ağır bir kusuru bulunduğu takdirde o çeki geri vermekle yükümlüdür.'' hükmü düzenlenmiştir. Zayi olan çek bedelinin istirdadı talebiyle açılan işbu davada ispat yükü davacıda olup, davacının öncelikle çekin yedinde iken rızası hilafına elinden çıktığını ardından da çeki elinde bulunduran hamilin kötüniyetli veya iktisabında ağır kusurlu olduğunu ispat etmesi gerekir.
Yukarıda yapılan açıklamalardan sonra somut olaya gelindiğinde, davacı tarafça çekin yedinde iken çalındığı, bunun üzerine keşidecinin çek bedelini ödemesine rağmen davalı tarafından başlatılan icra takibi ve haciz işlemleri nedeniyle haciz baskısı altında yeniden ödeme yapmak zorunda kaldığı, mükerrer olarak ödenen ve keşideciye iade edilen bedelin davalıdan tahsili gerektiği iddiası ile açılan işbu davada, davalı tarafça çekin faktoring işlemi kapsamında alındığı hususunda bir adet fatura sunularak faturaya dayalı alacak karşılığında fatura borçlusundan müşterisine ve ondan da faktoring sözleşmesi doğrultusunda kendisine ciro edildiği savunulmuştur.
Davalı ... şirketi ile ciranta ... Elektrik Ltd. Şti. arasında 08/08/2011 tarihli faktoring sözleşmesinin imzalandığı, ... ve ...'nin de anılan sözleşmeye müteselsil kefil oldukları öte yandan, davacının dava konusu çekin arkasında ciro imzası bulunan ... isimli şahısla aralarında bir ticari ilişki bulunmadığı, çekteki ciro imzasının sahte olup, bunun tetkik mercii kararı ile de tespit edildiği ve keza bu kişinin sahtecilik ve dolandırıcılık suçlarından yargılanarak mahkum olduğunu iddia ettiği, davalı vekilinin 02/01/2014 tarihli dilekçesi ile; ''...müvekkilinin çeki dava dışı borçlu ... ile yapmış oldukları faktoring sözleşmesine binaen ve basiretli bir tacir gibi davranarak taraflar arasındaki ticari ilişki nedeniyle düzenlenen faturayı gördükten sonra teslim aldığı, çekte ...
ve ...'den sonra gelen 6. ciranta olup, çeki elinde bulunduran yasal yetkili hamil olduğu, faktoring mevzuatı uyarınca üzerine düşen yükümlülüklerin tamamını yerine getirdiği, ciranta ... Elektrik Ltd. Şti. tarafından ... adına düzenlenen faturanın görülmesi üzerine faktoring işleminin gerçekleştirildiğini...'' belirttiği, 20/05/2015 tarihli bilirkişi raporuna beyan dilekçesinde ise; ''... ... Elektrik Ltd. Şti.'nin yetkilileri ... ve ...’nin, yetkili oldukları şirketin ciro ettiği bir çeki daha sonra kendi adlarına birlikte ciro ettiklerinin kabulünün hayatın olağan akışına aykırı olduğu, ... ve ...’nin amaçlarının çeki ciro etmek değil, kefil olmak olduğu, faktoring sözleşmesine müteselsil kefil olmalarından mütevellit, bu sözleşme çerçevesinde müvekkili şirkete ciro edilen çek kapsamında da kefil olduklarını belirtmek amacıyla ve ayrıca şirket kaşesi üzerindeki imzaları belirgin olmadığından çek arkasında isim ve soy isimlerini yazıp imzalamışlardır...'' şeklinde beyanda bulunduğu anlaşılmıştır.
Mahkemece yapılan yargılama sırasında alınan bilirkişi raporunda da, davalı şirkete çeki ... Elektrik Ltd. Şti.'nin değil, ... ve ... isimli kişilerin en son ciro ettikleri, işbu kişilerin bir üstteki ciranta şirketin yetkili temsilcisi olmalarının sonucu değiştirmeyeceği, dolayısıyla davalıya ciro ve teslimin en son ... ve ... tarafından yapıldığının kabulünün zorunlu olduğu, anılan kişiler ile davalı arasında faktoring ilişkisi bulunduğunun iddia ve ispat edilemediği, davalı ile çeki kendisine ciro eden şahıslar arasında geçerli bir faktoring sözleşmesi bulunmadığı, fatura borçlusu ... ile faktoring sözleşmesinin müşteri tarafı olan ... Elektrik Ltd. Şti'nin ilişkisinin kuşkulu görüldüğü yönünde görüş bildirilmesi karşısında, dosya kapsamı ve ilgili Yönetmelik ile ...'nın 08/07/2010 tarihli Genelgesi uyarınca sahih ve belge ile tevsik olunan nitelikte bir alacağın varlığı söz konusu olmadıkça bu alacağın faktoring şirketi tarafından temlik alınması mümkün olmadığı gibi, bu nitelikteki bir alacağın ayrıca kambiyo senedine bağlanmış olmasının bu durumu değiştirmeyeceği, mezkur mevzuat hükmünün, TTK'nın kambiyo senetlerine ilişkin genel hükümlerine nazaran ve faktoring işlemleri bakımından özel nitelikte bir hüküm niteliğinde olup, uyuşmazlığın çözümünde öncelikle uygulanması gerektiği, son ciranta olan gerçek kişilerin davalı ile faktoring sözleşmesi akdeden şirketin yetkilisi olmasının 6762 sayılı TTK'nın 702.
maddesi gözetildiğinde, bu tespitin aksine bir durumun varlığını gösterir nitelikte bulunmadığı, bu durumda, davalının kendisiyle faktoring sözleşmesi imzalayan şirketin son hamili olmadığı bir çeki, bu sözleşmeye dayalı olarak iktisap etmiş göründüğünden anılan Yönetmelik ve ... Genelgesi hükümlerine aykırı biçimde gerçekleşen çeki iktisabında ağır kusurlu olduğu nazara alınarak sonucuna göre bir karar vermek gerekirken, yanılgılı değerlendirmeye dayalı, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, 20/06/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/354611100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz