İtirazın iptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2016/4600 E. 2017/6619 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
teslim tutanağı↗ sevk irsaliyesi↗ irsaliye↗ navlun↗ ticari defter kayıtları↗ ziya↗ zayi↗ icra takibine itiraz↗ taşıma sözleşmesi↗ ticari defter↗ fatura↗ hasar↗ teslim↗ e-defter↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının ticari defter ve kayıtlarında 26.679,65 TL alacaklı olduğu, davacının davalı yana sağladığı bir hizmet, sattığı bir mal veya bir üretimin söz konusu olmadığı, aksine davacı için hizmet görenin davalı olduğu, davacının taşıma esnasında meydana geldiğini ileri sürdüğü zararın tazmini fatura ile davalıdan talep ediyor olmasının fatura uygulamasına aykırı olduğu, davacının faturayı düzenlemesi ve ticari kayıtlarını usulüne uygun tutmasının davalının taşınan yüke fatura içeriği kadar zarar verdiği şeklinde kabul edilemeyeceği, davacının sahibi olduğu kargolar için davalıdan sürekli ticari ilişki şeklinde hizmet aldığı ve düzenli navlun ödemeleri yaptığı, davacının fatura konusu ederek talep edebileceği sözleşmeye dayalı bir alacağının bulunmadığı, tazminat talebi bakımından taşıma sözleşmesinin ifasında zayi ve hasarın ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, taşıma sözleşmesinden kaynaklı yapılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Mahkemece, yukarda özetlendiği gibi davanın reddine karar verilmiştir. Ancak, dosya kapsamından taraflar arasında 03.05.2012 tarihli taşıma sözleşmesi düzenlendiği ve taraflar arasında ticari ilişki olduğu çekişmesizdir. Davacı taraf, davalının muhtelif tarihlerde yaptığı taşımalar esnasında hasar gören veya ziyaa uğrayan ürünler için kendisinin yaptığı ödemelerden dolayı davalı tarafa fatura kesildiğini, ancak iade edildiğini, bunun üzerine yapılan icra takibine de itiraz edildiğini ileri sürerek işbu davayı açmış, dava dilekçesi ekinde ise bir kısım meydana gelen hasarlarla ilgili davalı firma çalışanlarının imzasının olduğunu ileri sürdüğü teslim tutanakları, kargo tesellüm fişleri, sevk irsaliyeleri ve davacıya yapılan ödeme başvuruları gibi çeşitli belgelere de delil olarak dayanmıştır. Bu durumda, davacı delilleri tartışılıp değerlendirilmeksizin yetersiz bilirkişi raporu hükme esas alınarak yanılgılı değerlendirmeyle yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmeyip davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle kararın bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/992 E. 2023/7739 K.
Ortak:teslim tutanağı · sevk irsaliyesi · irsaliye · navlun · ziya · zayi · taşıma sözleşmesi · ticari defter · İtirazın iptali
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının «ticari defter» ve kayıtlarında 26.679,65 TL alacaklı olduğu, davacının davalı yana sağladığı bir hizmet, sattığı bir mal veya bir üretimin söz konusu olmadığı, aksine davacı için hizmet görenin davalı olduğu, davacının taşıma esnasında meydana geldiğini ileri sürdüğü zararın tazmini «fatura» ile davalıdan talep ediyor olmasının fatura uygulamasına aykırı olduğu, davacının faturayı düzenlemesi ve ticari kayıtlarını usulüne uygun tutmasının davalının taşınan yüke fatura içeriği kadar zarar verdiği şeklinde kabul edilemeyeceği, davacının sahibi olduğu kargolar için davalıdan sürekli ticari ilişki şeklinde hizmet aldığı ve düzenli «navlun» ödemeleri yaptığı, davacının fatura konusu ederek talep edebileceği sözleşmeye dayalı bir alacağının bulunmadığı, tazminat talebi bakımından «taşıma sözleşmesinin» ifasında «zayi» ve «hasarın» ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Davacı taraf, davalının muhtelif tarihlerde yaptığı taşımalar esnasında «hasar» gören veya «ziyaa» uğrayan ürünler için kendisinin yaptığı ödemelerden dolayı davalı tarafa «fatura» kesildiğini, ancak iade edildiğini, bunun üzerine yapılan icra takibine de itiraz edildiğini ileri sürerek işbu davayı açmış, dava dilekçesi ekinde ise bir kısım meydana gelen hasarlarla ilgili davalı firma çalışanlarının imzasının olduğunu ileri sürdüğü «teslim tutanakları», kargo tesellüm fişleri, «sevk irsaliyeleri» ve davacıya yapılan ödeme başvuruları gibi çeşitli belgelere de delil olarak dayanmıştır.
Dava, «taşıma sözleşmesinden» kaynaklı yapılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Benzer bu karardaBozma Kararı Dairemizin 27.11.2017 tarih, 2016/4600 E. ve 2017/6619 K. sayılı kararıyla taraflar arasında 03.05.2012 tarihli «taşıma sözleşmesi» düzenlendiği ve taraflar arasında ticari ilişki olduğunun çekişmesiz olduğu, davacı tarafın, davalının muhtelif tarihlerde yaptığı taşımalar esnasında «hasar» gören veya «ziyaa» uğrayan ürünler için kendisinin yaptığı ödemelerden dolayı davalı tarafa «fatura» kesildiğini, ancak faturaların iade edildiğini, bunun üzerine yapılan icra takibine de itiraz edildiğini ileri sürerek işbu davayı açtığı, dava dilekçesi ekinde ise bir kısım meydana gelen hasarlarla ilgili davalı firma çalışanlarının imzasının olduğunu ileri sürdüğü «teslim tutanakları», kargo tesellüm fişleri, «sevk irsaliyeleri» ve davacıya yapılan ödeme başvuruları gibi çeşitli belgelere de delil olarak dayadığı, davacı delilleri tartışılıp değerlendirilmeksizin yetersiz bilirkişi raporu …
Mahkemece 19.01.2016 tarih, 2013/387 E. ve 2016/44 K. sayılı kararı ile davacının «ticari defter» ve kayıtlarında 26.679,65 TL alacaklı olduğu, davacının davalı yana sağladığı bir hizmet, sattığı bir mal veya bir üretimin söz konusu olmadığı, aksine davacı için hizmet görenin davalı olduğu, davacının taşıma esnasında meydana geldiğini ileri sürdüğü zararın tazmini «fatura» ile davalıdan talep ediyor olmasının fatura uygulamasına aykırı olduğu, davacının faturayı düzenlemesi ve ticari kayıtlarını usulüne uygun tutmasının davalının taşınan yüke fatura içeriği kadar zarar verdiği şeklinde kabul edilemeyeceği, davacının sahibi olduğu kargolar için davalıdan sürekli ticari ilişki şeklinde hizmet aldığı ve düzenli «navlun» ödemeleri yaptığı, davacının fatura konusu ederek talep edebileceği sözleşmeye dayalı bir alacağının bulunmadığı, tazminat talebi bakımından «taşıma sözleşmesinin» ifasında «zayi» ve «hasarın» ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile incelemeye sunulan «defter» ve belgeler, «teslim tutanakları», kargo tesellüm fişleri, «sevk irsaliyeleri» ve davacıya yapılan ödeme başvuruları, faturalar ile tüm dosya kapsamına göre davacının takip ve dava tarihi itibariyle davalıdan 9.192,03 TL alacağının bulunduğu, davalı tarafça, davalı şirketin 17.408,91 TL «asıl alacak» borcunun bulunmadığına dair «yemin» eda edildiği, alacak likit olduğundan davacı yararına tazminata hükmedilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne 9.192,03 TL asıl alacak yönünden davalının itirazın iptaline, fazlaya ilişkin kısmın reddine, takibin kabul edilen asıl alacak miktarı yönünden aynı koşullar ile devamına, asıl alacağın %20 si üzerinden hesap edilecek «icra inkar tazminatının» davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:bilirkişi raporları arasında çelişki · yazılı delil başlangıcı · delil başlangıcı · yazılı delil · yemin · taşıyıcı · ihbar · asıl alacak
Benzer bu karardaDavacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; «bilirkişi raporları arasındaki çelişki» giderilmeden karar verildiğini, müvekkilinin kendisine hasarlı «teslim» edilen ve kaybolduğu belirtilen kargolara ait hizmetlerin yerine getirilmediğini ispat ettiğini, kargo paketlerinin müvekkil şirketin şubelerine eksiksiz ve ... şekilde teslim edildiği hususunun davalı tarafça ispatlanamadığını, dosyaya sunulan kargo fişlerinde davalı şirketin imzasının mevcut olduğunu, bu kargo fişleri ile «hasar» dosyalarının varlığının ispatlandığını, «yazılı delil başlangıcı» kapsamında delillerini sunup ve tanıkların da dinlendiğini, tüm hasar dosyalarının birer örneğinin davalının da elinde bulunduğunu, bu hasar dosyalarının sunulmamasının müvekkil şirket aleyhine yorumlandığını, davaya konu ürünün davalı kargo firmasına teslim edildikten sonra kaybolması veya «zayi» olmasının ... sorunu olduğunu gösterdiğini, taşınan eşyanın alıcıya ulaşmamasının uygun ve kabul edilebilir bir açıklamasını yapamayan davalı «taşıyıcının» ağır kusurlu olduğunun kabulünün gerektiğini, «eksik inceleme» ile karar verildiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile incelemeye sunulan «defter» ve belgeler, «teslim tutanakları», kargo tesellüm fişleri, «sevk irsaliyeleri» ve davacıya yapılan ödeme başvuruları, faturalar ile tüm dosya kapsamına göre davacının takip ve dava tarihi itibariyle davalıdan 9.192,03 TL alacağının bulunduğu, davalı tarafça, davalı şirketin 17.408,91 TL «asıl alacak» borcunun bulunmadığına dair «yemin» eda edildiği, alacak likit olduğundan davacı yararına tazminata hükmedilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne 9.192,03 TL asıl alacak yönünden davalının itirazın iptaline, fazlaya ilişkin kısmın reddine, takibin kabul edilen asıl alacak miktarı yönünden aynı koşullar ile devamına, asıl alacağın %20 si üzerinden hesap edilecek «icra inkar tazminatının» davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
… ürünlerin her birinin kargo taşıması sırasında zarar gördüğünün ispatlanamadığını, tanık ifadelerinin görgüye dayalı olmadığını, davacı tarafın faturalar haricinde «hasara» yahut eksik kargolara dayanak olarak «yazılı delil» «ibraz» etmediğini, salt tanık ifadeleri ile inceleme yapılamayacağını, bilirkişi raporlarında hasar gördüğü iddia edilen ürünlerin fiziken incelenmeden davacı yanın sunmuş olduğu tutanaklar nezdinde inceleme yapıldığını, müvekkiline işbu hasar/eksik kargo «ihbarının» süresinde yapılıp yapılmadığının net olarak belirlenmeden faturalar üzerinden değerlendirme yapılmak suretiyle kargoda oldukları dahi «kesin» olarak davacı tarafından ispatlanamamış ürünlerin bedelinden müvekkilinin sorumlu tutulduğunu, likit olmayan alacak nedeniyle müvekkil şirket aleyhine «icra inkar tazminatına» hükmedilmesinin de hukuka aykırılık teşkil ettiğini, talebin «zamanaşımına» uğradığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/13217 E. 2017/6142 K.
Ortak:sevk irsaliyesi · irsaliye · ticari defter · teslim · e-defter
İncelediğiniz karardaDavacı taraf, davalının muhtelif tarihlerde yaptığı taşımalar esnasında «hasar» gören veya «ziyaa» uğrayan ürünler için kendisinin yaptığı ödemelerden dolayı davalı tarafa «fatura» kesildiğini, ancak iade edildiğini, bunun üzerine yapılan icra takibine de itiraz edildiğini ileri sürerek işbu davayı açmış, dava dilekçesi ekinde ise bir kısım meydana gelen hasarlarla ilgili davalı firma çalışanlarının imzasının olduğunu ileri sürdüğü «teslim tutanakları», kargo tesellüm fişleri, «sevk irsaliyeleri» ve davacıya yapılan ödeme başvuruları gibi çeşitli belgelere de delil olarak dayanmıştır.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının «ticari defter» ve kayıtlarında 26.679,65 TL alacaklı olduğu, davacının davalı yana sağladığı bir hizmet, sattığı bir mal veya bir üretimin söz konusu olmadığı, aksine davacı için hizmet görenin davalı olduğu, davacının taşıma esnasında meydana geldiğini ileri sürdüğü zararın tazmini «fatura» ile davalıdan talep ediyor olmasının fatura uygulamasına aykırı olduğu, davacının faturayı düzenlemesi ve ticari kayıtlarını usulüne uygun tutmasının davalının taşınan yüke fatura içeriği kadar zarar verdiği şeklinde kabul edilemeyeceği, davacının sahibi olduğu kargolar için davalıdan sürekli ticari ilişki şeklinde hizmet aldığı ve düzenli «navlun» ödemeleri yaptığı, davacının fatura konusu ederek talep edebileceği sözleşmeye dayalı bir alacağının bulunmadığı, tazminat talebi bakımından «taşıma sözleşmesinin» ifasında «zayi» ve «hasarın» ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, «temel ilişkinin» ispatı «yazılı delil» veya «yazılı delil başlangıcı» veya tarafların bir birini tutan ve tamamlayan HMK 222'ye göre «ticari defterlerin» sunulması halinde ispat edilebileceği, davacı tarafından düzenlenen faturalar ve «sevk irsaliyeleri» tek taraflı düzenlenmiş olup sevk irsaliyelerin altında imza bulunmadığından bu delillerin HMK 202/2'ye göre yazılı delil başlangıcı kabul edilmesinin mümkün olmadığı, dava konusu faturaları veya faturalara dayanak malları «teslim» aldığına ilişkin borçlunun veya yetkili «temsilcisinin» imzasını içeren belgeler bulunmadığı, davacının davasını ispatlayamadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Dava, ticari satımdan kaynaklanan alacak karşılığında davalı tarafça verilen çekteki «imzaya itiraz» edilmesi nedeniyle temel ilişkiye dayalı alacağın tahsili istemine ilişkin olup, mahkemece davacı tarafın sunduğu dava dayanağı faturaları veya faturalara dayanak malları «teslim» aldığına ilişkin borçlunun veya yetkili «temsilcisinin» imzasını içeren belgeler bulunmadığı, davacının davasını ispatlayamadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Ancak davacı davaya konu malların faturalarıyla birlikte kargo aracılığı ile davalıya «teslim» edildiğini ileri sürmüştür.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:yazılı delil başlangıcı · temel ilişki · delil başlangıcı · imzaya itiraz · yazılı delil · temsil
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, «temel ilişkinin» ispatı «yazılı delil» veya «yazılı delil başlangıcı» veya tarafların bir birini tutan ve tamamlayan HMK 222'ye göre «ticari defterlerin» sunulması halinde ispat edilebileceği, davacı tarafından düzenlenen faturalar ve «sevk irsaliyeleri» tek taraflı düzenlenmiş olup sevk irsaliyelerin altında imza bulunmadığından bu delillerin HMK 202/2'ye göre yazılı delil başlangıcı kabul edilmesinin mümkün olmadığı, dava konusu faturaları veya faturalara dayanak malları «teslim» aldığına ilişkin borçlunun veya yetkili «temsilcisinin» imzasını içeren belgeler bulunmadığı, davacının davasını ispatlayamadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Dava, ticari satımdan kaynaklanan alacak karşılığında davalı tarafça verilen çekteki «imzaya itiraz» edilmesi nedeniyle temel ilişkiye dayalı alacağın tahsili istemine ilişkin olup, mahkemece davacı tarafın sunduğu dava dayanağı faturaları veya faturalara dayanak malları «teslim» aldığına ilişkin borçlunun veya yetkili «temsilcisinin» imzasını içeren belgeler bulunmadığı, davacının davasını ispatlayamadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
-
İtirazın iptali | İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/12150 E. 2014/1044 K.
Ortak:irsaliye · taşıma sözleşmesi · ticari defter · teslim · e-defter
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının «ticari defter» ve kayıtlarında 26.679,65 TL alacaklı olduğu, davacının davalı yana sağladığı bir hizmet, sattığı bir mal veya bir üretimin söz konusu olmadığı, aksine davacı için hizmet görenin davalı olduğu, davacının taşıma esnasında meydana geldiğini ileri sürdüğü zararın tazmini «fatura» ile davalıdan talep ediyor olmasının fatura uygulamasına aykırı olduğu, davacının faturayı düzenlemesi ve ticari kayıtlarını usulüne uygun tutmasının davalının taşınan yüke fatura içeriği kadar zarar verdiği şeklinde kabul edilemeyeceği, davacının sahibi olduğu kargolar için davalıdan sürekli ticari ilişki şeklinde hizmet aldığı ve düzenli «navlun» ödemeleri yaptığı, davacının fatura konusu ederek talep edebileceği sözleşmeye dayalı bir alacağının bulunmadığı, tazminat talebi bakımından «taşıma sözleşmesinin» ifasında «zayi» ve «hasarın» ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Davacı taraf, davalının muhtelif tarihlerde yaptığı taşımalar esnasında «hasar» gören veya «ziyaa» uğrayan ürünler için kendisinin yaptığı ödemelerden dolayı davalı tarafa «fatura» kesildiğini, ancak iade edildiğini, bunun üzerine yapılan icra takibine de itiraz edildiğini ileri sürerek işbu davayı açmış, dava dilekçesi ekinde ise bir kısım meydana gelen hasarlarla ilgili davalı firma çalışanlarının imzasının olduğunu ileri sürdüğü «teslim tutanakları», kargo tesellüm fişleri, «sevk irsaliyeleri» ve davacıya yapılan ödeme başvuruları gibi çeşitli belgelere de delil olarak dayanmıştır.
Dava, «taşıma sözleşmesinden» kaynaklı yapılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Benzer bu karardaAncak, dava dilekçesinde davacı vekili delil olarak, faturalara, «irsaliyelere», «ticari defterlere», «tanık beyanına», «bilirkişi incelemesine» ve «yemin deliline dayanmıştır».
Bu itibarla mahkemece, davacının davanın ispatı yönünden dayandığı tarafların «ticari defterlerinin ibrazının» sağlanması, defterlerin ibrazından sonra bilirkişi vasıtasıyla defterler üzerinde dava konusu uyuşmazlık hakkında inceleme yapılması ve oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, davacının dayandığı bu delillere başvurulmadan, «yemin deliline» başvurularak yazılı gerekçe ile hüküm kurulması doğru olmamıştır.
Dava, «taşıma sözleşmesinden» kaynaklanan alacağa yönelik başlatılan takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda anılan gerekçe ile davanın reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ticari defter ibrazı · yemin deliline dayanma · tanık beyanı · yemin teklifi · yemin delili · yemin · bilirkişi incelemesi · ibraz
Benzer bu karardaAncak, dava dilekçesinde davacı vekili delil olarak, faturalara, «irsaliyelere», «ticari defterlere», «tanık beyanına», «bilirkişi incelemesine» ve «yemin deliline dayanmıştır».
Bu itibarla mahkemece, davacının davanın ispatı yönünden dayandığı tarafların «ticari defterlerinin ibrazının» sağlanması, defterlerin ibrazından sonra bilirkişi vasıtasıyla defterler üzerinde dava konusu uyuşmazlık hakkında inceleme yapılması ve oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, davacının dayandığı bu delillere başvurulmadan, «yemin deliline» başvurularak yazılı gerekçe ile hüküm kurulması doğru olmamıştır.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasındaki akdi ilişki ispatlanamadığından ve davacıya bu hususta «yemin teklif» edilmiş ise de bu hak kullanılmadığından davanın kanıtlanamadığı gerekçesiyle reddine karar verilmiştir.
2 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/1454 E. 2019/6415 K.
Ortak:sevk irsaliyesi · irsaliye · ticari defter kayıtları · ticari defter · fatura · teslim · e-defter
İncelediğiniz karardaDavacı taraf, davalının muhtelif tarihlerde yaptığı taşımalar esnasında «hasar» gören veya «ziyaa» uğrayan ürünler için kendisinin yaptığı ödemelerden dolayı davalı tarafa «fatura» kesildiğini, ancak iade edildiğini, bunun üzerine yapılan icra takibine de itiraz edildiğini ileri sürerek işbu davayı açmış, dava dilekçesi ekinde ise bir kısım meydana gelen hasarlarla ilgili davalı firma çalışanlarının imzasının olduğunu ileri sürdüğü «teslim tutanakları», kargo tesellüm fişleri, «sevk irsaliyeleri» ve davacıya yapılan ödeme başvuruları gibi çeşitli belgelere de delil olarak dayanmıştır.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının «ticari defter» ve kayıtlarında 26.679,65 TL alacaklı olduğu, davacının davalı yana sağladığı bir hizmet, sattığı bir mal veya bir üretimin söz konusu olmadığı, aksine davacı için hizmet görenin davalı olduğu, davacının taşıma esnasında meydana geldiğini ileri sürdüğü zararın tazmini «fatura» ile davalıdan talep ediyor olmasının fatura uygulamasına aykırı olduğu, davacının faturayı düzenlemesi ve ticari kayıtlarını usulüne uygun tutmasının davalının taşınan yüke fatura içeriği kadar zarar verdiği şeklinde kabul edilemeyeceği, davacının sahibi olduğu kargolar için davalıdan sürekli ticari ilişki şeklinde hizmet aldığı ve düzenli «navlun» ödemeleri yaptığı, davacının fatura konusu ederek talep edebileceği sözleşmeye dayalı bir alacağının bulunmadığı, tazminat talebi bakımından «taşıma sözleşmesinin» ifasında «zayi» ve «hasarın» ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaYargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere ve kargo firmasından celp edilen «teslim» belgelerinde davalıya atfen atılan imzaların mevcut olmasına, mahkemece bozmaya uyulduğu taktirde davacı tarafça dayanılan «fatura», «sevk irsaliyesi», kargo teslim belgeleri ile tarafların «ticari defterlerindeki kayıtların» hep birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilecek olmasına göre davalı vekilinin karar düzeltme istemlerinin reddine karar vermek gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/8712 E. 2012/646 K.
Ortak:sevk irsaliyesi · irsaliye · teslim
İncelediğiniz karardaDavacı taraf, davalının muhtelif tarihlerde yaptığı taşımalar esnasında «hasar» gören veya «ziyaa» uğrayan ürünler için kendisinin yaptığı ödemelerden dolayı davalı tarafa «fatura» kesildiğini, ancak iade edildiğini, bunun üzerine yapılan icra takibine de itiraz edildiğini ileri sürerek işbu davayı açmış, dava dilekçesi ekinde ise bir kısım meydana gelen hasarlarla ilgili davalı firma çalışanlarının imzasının olduğunu ileri sürdüğü «teslim tutanakları», kargo tesellüm fişleri, «sevk irsaliyeleri» ve davacıya yapılan ödeme başvuruları gibi çeşitli belgelere de delil olarak dayanmıştır.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, kontörlerin kıymetli eşya niteliği taşıdığı, davacı tarafça taşıma öncesi kıymetli eşya bildiriminde bulunulmadığı gibi «sevk irsaliyesi» de «ibraz» edilmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Ancak, davalı vekilince dosyaya «ibraz» edilen 10.04.2007 «havale» tarihli cevap dilekçesinde, davacı tarafından içeriği kontör olarak beyan edilen 1 adet kargonun «teslim» alındığı belirtilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:havale · ibraz
Benzer bu karardaAncak, davalı vekilince dosyaya «ibraz» edilen 10.04.2007 «havale» tarihli cevap dilekçesinde, davacı tarafından içeriği kontör olarak beyan edilen 1 adet kargonun «teslim» alındığı belirtilmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, kontörlerin kıymetli eşya niteliği taşıdığı, davacı tarafça taşıma öncesi kıymetli eşya bildiriminde bulunulmadığı gibi «sevk irsaliyesi» de «ibraz» edilmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2016/4600 E. , 2017/6619 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ...
7. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 19/01/2016 tarih ve 2013/387-2016/44 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili ile davalı şirket arasında 03/05/2012 tarihli yurtiçi taşıma sözleşmesinden kaynaklanan ticari ilişki mevcut olduğunu, anılan taşıma esnasında hasar gören ürünler için 01/07/2013 tarihinde 369790 ve 369791 numaralı faturalar ile toplam 26.600,94 TL fatura düzenlendiğini, faturanın noter aracılığıyla davalıya gönderildiğini, ancak davalı şirketin eksik ve zarar görmüş ürün teslimi olmadığı gerekçesiyle faturayı iade ettiğini, bunun üzerine davalı şirket aleyhine icra takibi yapıldığını, davalı tarafın itirazı üzerine takibin durduğunu ileri sürerek, itirazın iptali ile takibin devamını talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, zamanaşımı itirazında bulunmuş, kayıp olduğu iddia edilen ürünlerin müvekkili şirkete verilmiş olduğunun belli olmadığını, ürünlerin taşıma esnasında hasara ve kayba uğradığına dair yazılı belge olmadığını, faturanın davacı şirkete iade edildiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının ticari defter ve kayıtlarında 26.679,65 TL alacaklı olduğu, davacının davalı yana sağladığı bir hizmet, sattığı bir mal veya bir üretimin söz konusu olmadığı, aksine davacı için hizmet görenin davalı olduğu, davacının taşıma esnasında meydana geldiğini ileri sürdüğü zararın tazmini fatura ile davalıdan talep ediyor olmasının fatura uygulamasına aykırı olduğu, davacının faturayı düzenlemesi ve ticari kayıtlarını usulüne uygun tutmasının davalının taşınan yüke fatura içeriği kadar zarar verdiği şeklinde kabul edilemeyeceği, davacının sahibi olduğu kargolar için davalıdan sürekli ticari ilişki şeklinde hizmet aldığı ve düzenli navlun ödemeleri yaptığı, davacının fatura konusu ederek talep edebileceği sözleşmeye dayalı bir alacağının bulunmadığı, tazminat talebi bakımından taşıma sözleşmesinin ifasında zayi ve hasarın ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, taşıma sözleşmesinden kaynaklı yapılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Mahkemece, yukarda özetlendiği gibi davanın reddine karar verilmiştir. Ancak, dosya kapsamından taraflar arasında 03.05.2012 tarihli taşıma sözleşmesi düzenlendiği ve taraflar arasında ticari ilişki olduğu çekişmesizdir. Davacı taraf, davalının muhtelif tarihlerde yaptığı taşımalar esnasında hasar gören veya ziyaa uğrayan ürünler için kendisinin yaptığı ödemelerden dolayı davalı tarafa fatura kesildiğini, ancak iade edildiğini, bunun üzerine yapılan icra takibine de itiraz edildiğini ileri sürerek işbu davayı açmış, dava dilekçesi ekinde ise bir kısım meydana gelen hasarlarla ilgili davalı firma çalışanlarının imzasının olduğunu ileri sürdüğü teslim tutanakları, kargo tesellüm fişleri, sevk irsaliyeleri ve davacıya yapılan ödeme başvuruları gibi çeşitli belgelere de delil olarak dayanmıştır.
Bu durumda, davacı delilleri tartışılıp değerlendirilmeksizin yetersiz bilirkişi raporu hükme esas alınarak yanılgılı değerlendirmeyle yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmeyip davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, 27/11/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/385265800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz