Vergi ziyaı cezası tahsili | Ceza tahsili
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2016/6154 E. 2017/6477 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
amme alacağı↗ sınırlı sorumluluk↗ ziya↗ limited şirket↗ kâr payı↗ ıslah↗ taahhütname↗ zamanaşımı↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece uyulan bozma ilamı doğrultusunda, ... Vergi Dairesi Başkanlığı ... Vergi Dairesi Müdürlüğüne müzekkere yazıldığı, davacı şirkete kesilen vergi cezasına ilişkin tüm evrakların, uzlaşma tutanağına istinaden düzenlenen tahakkuk fişlerinin ve tahsilat dokümanlarının getirtildiği, bozma ilamı öncesi toplanan tüm deliller ile bozma ilamı kapsamında dosya içine alınan müzekkere cevabı birlikte değerlendirildiğinde dava tarihi ve ıslah tarihi itibarı ile 818 sayılı BK m 126/5' de düzenlenen zaman aşımı süresinin dolmadığı gerekçesi ile davanın kabulüne, 83.012,83 TL'nin 05/05/2009 tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalılardan miras payları oranında tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalılar vekili temyiz etmiştir
1-Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalılar vekilinin zamanaşımına ilişkin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Dava, davacı şirketin ortağı olan davalıların murisinin almış olduğu borçtan kaynaklanan vergi ziyaı cezasının tahsili istemine ilişkin olup, davacı şirket, alınan borç nedeniyle tahakkuk eden faizin KDV'sinin ödenmemesi sebebiyle 2007 ve 2008 yıllarında cezaların ödendiğini bildirerek bu cezanın tahsilini talep etmiştir.
Türk Hukuku'nda ortaklar, limited şirketin borçlarından şahsen sorumlu değildirler. Ancak, sınırlı sorumluluk ilkesinin, dava tarihinde yürürlükte bulunan 6762 sayılı TTK'nın 532. maddesinde düzenlenen açığı kapama yükümlülüğü, 531. maddesinde hüküm altına alınan selef sıfatıyla sorumluluk gibi istisnaları da mevcuttur. Bu istisnalardan biri de kamu borçlarından dolayı sorumluluk halidir. 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsili Usulü Hakkındaki Kanun’un 35. maddesinde, limited şirket ortaklarının, şirketten tahsil imkanı bulunmayan amme alacağından sermaye hisseleri oranında doğrudan doğruya sorumlu olacağı ve bu kanunun hükmüne göre takibe tabi tutulacağı hükme bağlanmıştır. Ortağın anılan bu borcu, onun limited şirkete karşı taahhüt ettiği veya ödediği sermaye borcundan ayrı, bağımsız bir borçtur. Sorumluluk, sermaye payı oranıyla sınırlıdır.
Somut uyuşmazlıkta, kamu borcunun muhatabı olan davacı şirketin bizzat kendisi tarafından ödenen vergi cezası sebebiyle davalıların murisinin ne sebeple bu kamu borcundan sorumlu tutulduğuna ilişkin herhangi bir tartışma ve değerlendirme yapılmaksızın davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmamış, hükmün temyiz eden davalılar yararına bozulması gerekmiştir.
3-Bozma sebep ve şekline göre davalılar vekilinin sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/9619 E. 2016/4560 K.
Ortak:amme alacağı · sınırlı sorumluluk · limited şirket · kâr payı · taahhütname
İncelediğiniz kararda6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsili Usulü Hakkındaki Kanun’un 35. maddesinde, «limited şirket» ortaklarının, şirketten tahsil imkanı bulunmayan «amme alacağından» sermaye hisseleri oranında doğrudan doğruya sorumlu olacağı ve bu kanunun hükmüne göre takibe tabi tutulacağı hükme bağlanmıştır.
Ortağın anılan bu borcu, onun «limited şirkete» karşı «taahhüt» ettiği veya ödediği sermaye borcundan ayrı, bağımsız bir borçtur.
Türk Hukuku'nda ortaklar, «limited şirketin» borçlarından şahsen sorumlu değildirler.
Benzer bu kararda2- Davacı vekilinin kamusal borç (... ve vergi borcu) ödemeleri yönünden temyiz itirazlarına gelince; dava, «limited şirketin» borcunu ödeyen ortağın payına düşen kısmı aşan miktarın diğer ortaktan «payı» oranında tahsili istemine ilişkin olup, bir sermaye şirketi türü olan limited şirketlerde ortaklar açısından «sınırlı sorumluluk ilkesi» geçerlidir.
6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsili Usulü Hakkındaki Kanun’un 35. maddesinde, «limited şirket» ortaklarının, şirketten tahsil imkanı bulunmayan «amme alacağından» sermaye hisseleri oranında doğrudan doğruya sorumlu olacağı ve bu kanunun hükmüne göre takibe tabi tutulacağı hükme bağlanmıştır.
Ortağın anılan bu borcu, onun «limited şirkete» karşı «taahhüt» ettiği veya ödediği sermaye borcundan ayrı, bağımsız bir borçtur.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:sınırlı sorumluluk ilkesi · şahsi sorumluluk · kayyım · kötü niyet tazminatı · pasif husumet · tüzel kişilik · kötü niyet · kötüniyet
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; şirket adına ödeme yapan davacı ortağın alacağını ancak şirket «tüzel kişiliğinden» talep edebileceği, davalı ortağın «şahsi sorumluluğu» bulunmadığı bu nedenle davalıya «pasif husumet» düşmeyeceği, davacının ortak sıfatı ile T.T.K.'nın 553 ve 555 maddesine göre tahsil edilecek paranın şirkete verilmesi yönünde dava açmadığı, bu yönde bir iddianın olmadığı, davanın reddi karşısında davacının «icra inkar tazminatı» talebinin ve davacının takibi yapmakta «kötüniyeti» ispatlanamadığından davalının «kötü niyet tazminatı» talebinin reddine karar verilmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin kamusal olmayan (maaş ve tazminat, muhasebe, ve şirket «masrafları» ile «kayyım» ücreti ve ticaret odası harcı adı altındaki) borç ödemelerine yönelik temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Davacı vekilinin kamusal borç (... ve vergi borcu) ödemeleri yönünden temyiz itirazlarına gelince; dava, «limited şirketin» borcunu ödeyen ortağın payına düşen kısmı aşan miktarın diğer ortaktan «payı» oranında tahsili istemine ilişkin olup, bir sermaye şirketi türü olan limited şirketlerde ortaklar açısından «sınırlı sorumluluk ilkesi» geçerlidir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/1186 E. 2015/238 K.
Ortak:amme alacağı · sınırlı sorumluluk · limited şirket · kâr payı · taahhütname
İncelediğiniz kararda6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsili Usulü Hakkındaki Kanun’un 35. maddesinde, «limited şirket» ortaklarının, şirketten tahsil imkanı bulunmayan «amme alacağından» sermaye hisseleri oranında doğrudan doğruya sorumlu olacağı ve bu kanunun hükmüne göre takibe tabi tutulacağı hükme bağlanmıştır.
Ortağın anılan bu borcu, onun «limited şirkete» karşı «taahhüt» ettiği veya ödediği sermaye borcundan ayrı, bağımsız bir borçtur.
Türk Hukuku'nda ortaklar, «limited şirketin» borçlarından şahsen sorumlu değildirler.
Benzer bu karardaBir sermaye şirketi türü olan «limited şirketlerde» ortaklar açısından «sınırlı sorumluluk ilkesi» geçerli olup, ortağın asıl borcu, «taahhüt» ettiği sermayeyi ödemektir.
6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsili Usulü Hakkındaki Kanun’un 35. maddesi, «limited şirket» ortaklarının, şirketten tahsil imkanı bulunmayan «amme alacağından» sermaye hisseleri oranında doğrudan doğruya sorumlu olacağını ve bu kanunun hükmüne göre takibe tabi tutulacağını hükme bağlamıştır.
Ortağın anılan bu borcu, onun «limited şirkete» karşı «taahhüt» ettiği veya ödediği sermaye borcundan ayrı, bağımsız bir borçtur.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:sınırlı sorumluluk ilkesi · kamu alacağı · vade · dosya masrafı · eksik inceleme
Benzer bu karardaBir sermaye şirketi türü olan «limited şirketlerde» ortaklar açısından «sınırlı sorumluluk ilkesi» geçerli olup, ortağın asıl borcu, «taahhüt» ettiği sermayeyi ödemektir.
Uyuşmazlık konusu olayda davacı, davalılarla ortak bulunduğu «limited şirketin» vergi ve SSK borçlarını ödediğini iddia etmiş, mahkemece «kamu alacağının» tahsili yönünde tarafların ortağı olduğu şirket hakkında her hangi bir takip işlemi yapılmadığı ve alacağın şirketten tahsil edilememe durumunun mevcut olmadığı ka …
Şirket hakkında takip yapılması ve bu takibin semeresiz kalması sonucu ortağın bu borcu ödemesi faiz ve diğer «masraflar» bakımından ortakların yükümlülüklerini artırmaktadır.
Ayrıca, dönem dönem idare tarafından vergi ve SSK borçlarına ilişkin yapılandırmalar için süre verilmekte ve bu süre içinde de faiz ve «vade» yönünden mükelleflere avantajlar sağlanmaktadır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2008/14085 E. 2010/7336 K.
Ortak:amme alacağı · sınırlı sorumluluk · limited şirket · kâr payı · taahhütname
İncelediğiniz kararda6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsili Usulü Hakkındaki Kanun’un 35. maddesinde, «limited şirket» ortaklarının, şirketten tahsil imkanı bulunmayan «amme alacağından» sermaye hisseleri oranında doğrudan doğruya sorumlu olacağı ve bu kanunun hükmüne göre takibe tabi tutulacağı hükme bağlanmıştır.
Ortağın anılan bu borcu, onun «limited şirkete» karşı «taahhüt» ettiği veya ödediği sermaye borcundan ayrı, bağımsız bir borçtur.
Türk Hukuku'nda ortaklar, «limited şirketin» borçlarından şahsen sorumlu değildirler.
Benzer bu karardaBir sermaye şirketi türü olan «limited şirketlerde» ortaklar açısından «sınırlı sorumluluk ilkesi» geçerlidir.
Amme Alacaklarının Tahsili Usulü Hakkındaki Kanun’un 4369 sayılı Yasa ile değişik 35.maddesi, «limited şirket» ortaklarının, şirketten tahsil imkanı bulunmayan «amme alacağından» sermaye hisseleri oranında doğrudan doğruya sorumlu olacağını ve bu Kanun hükmüne göre takibe tabi tutulacağını hükme bağlamıştır.
Ortağın anılan bu borcu, onun «limited şirkete» karşı «taahhüt» ettiği veya ödediği sermaye borcundan ayrı, bağımsız bir borçtur.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:sınırlı sorumluluk ilkesi · esas sermaye payı · malvarlığına ilişkin dava · şirket müdürü · hisse devir sözleşmesi · rücu · uyuşmazlık konusu
Benzer bu kararda… u, belli koşulların varlığında sermaye miktarı ile değil, sermaye payları oranında olup, davacı ortağın ödediğini iddia ettiği bu kalemlere ilişkin borcun tamamının «amme alacağı» olup olmadığı, borcun kaynakları, ödemeler anındaki «limited şirketin» mali durumu, aktif ve pasifleri, «uyuşmazlık konusu» borçların ödendikleri tarihlerde borçların asıl muhatabı şirketten tahsil imkanı olup olmadığı, davacının bu borçları hangi koşullarda ödediği, limited şirketteki payını devreden davalı ortağın ortak olduğu döneme ilişkin vergi borcundan dolayı vergi dairesine karşı sorumlu tutulmasına dair Danıştay kararlarının, «hisse devir sözleşmesi» ile payını devreden ortağa karşı açılacak «rücu» davasında da aynen uygulanıp uygulanamayacağının tartışılması gerekirken, bu konularda bir araştırma yapılmadan yazılı şekilde davanın kısmen kabulü doğru görülmem …
Şti..'nin % 74 oranında hisse ile ortağı olan davalının 21.07.2003 tarihinde hissesini devrederek ortaklıktan ayrıldığı, ortaklık süresince davalının adı geçen «şirketin müdürü» olarak görev yaptığı, müdür olarak görev yaptığı dönem içerisinde davalı tarafından ödenmeyen bir kısım vergilerin davacı tarafından ödendiği, «limited şirket» hissesini devretse de ayrıldığı tahihe kadar olan vergi borcu ile cezalarından davalının sorumlu olduğu sonucuna varılarak, 11.100 YTL' nin 28.02.2007 tarihinden i …
Bir sermaye şirketi türü olan «limited şirketlerde» ortaklar açısından «sınırlı sorumluluk ilkesi» geçerlidir.
Başka bir ifade ile «limited şirket», iki veya daha fazla gerçek ve tüzel kişi tarafından bir ticaret ünvanı altında kurulup, iktisadi konularda faaliyet gösteren, ortaklık borçlarından sadece ortaklığın «malvarlığı» ile sınırlı olarak sorumlu bulunduğu, esas sermayesi muayyen ve bu sermaye ortakların sermaye paylarının toplamına eşit olan ortaklıktır.
3 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/7083 E. 2014/14814 K.
Ortak:amme alacağı · sınırlı sorumluluk · limited şirket · kâr payı · taahhütname
İncelediğiniz kararda6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsili Usulü Hakkındaki Kanun’un 35. maddesinde, «limited şirket» ortaklarının, şirketten tahsil imkanı bulunmayan «amme alacağından» sermaye hisseleri oranında doğrudan doğruya sorumlu olacağı ve bu kanunun hükmüne göre takibe tabi tutulacağı hükme bağlanmıştır.
Ortağın anılan bu borcu, onun «limited şirkete» karşı «taahhüt» ettiği veya ödediği sermaye borcundan ayrı, bağımsız bir borçtur.
Türk Hukuku'nda ortaklar, «limited şirketin» borçlarından şahsen sorumlu değildirler.
Benzer bu kararda2- Dava, «limited şirketin» kamu borcunu ödeyen ortağın payına düşen kısmı aşan miktarı diğer ortaktan «payı» oranında tahsili istemine ilişkindir.
Bir sermaye şirketi türü olan «limited şirketlerde» ortaklar açısından «sınırlı sorumluluk ilkesi» geçerlidir.
Amme Alacaklarının Tahsili Usulü Hakkındaki Kanun'un 4369 sayılı Yasa ile değişik 35. maddesi, «limited şirket» ortaklarının, şirketten tahsil imkanı bulunmayan «amme alacağından» sermaye hisseleri oranında doğrudan doğruya sorumlu olacağını ve bu kanunun hükmüne göre takibe tabi tutulacağını hükme bağlamıştır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:sınırlı sorumluluk ilkesi · borçlunun temerrüdü · münfesihlik · resen terkin · malvarlığına ilişkin dava · şirket müdürü · muacceliyet · tüzel kişilik
Benzer bu karardaŞti.'nin mükellefiyetinin sona erdiği, bu nedenle borcun tahsil edildiği 2005 yılı itibariyle şirket ve «malvarlığından» bahsedilemeyeceği, bahsi geçen şirketinin 18.11.1993 tarihinde kurulduğu 10 yıllık süresinin bitmesi nedeniyle «münfesih» olduğu, bu durumun 29.07.2013 tarihli Ticaret Sicil Gazetesi'nde «ilan» edilerek şirket «kaydının» «resen terkin» edildiği davacının hissesini davalıya devrettiği, davacının ödediği bedelin rucüen tahsilini isteyebileceği gerekçesiyle 15.699,01 TL'nin 7.11.2005 tarihinden itib …
Uyuşmazlık konusu olayda, tarafların ortak olduğu «limited şirketin» 10 yıllık süresi sonunda «münfesih» olup 31.12.2001 tarihi itibariyle mükellefiyetinin sona ermesi nedeniyle borcun tahsili için şirket «tüzel kişiliğine» gidilemediği, bu nedenle «şirket müdürü» olan davacıdan 1996-1997-1998 yıllarına ait vergi borcuna binaen 15.699,01 TL'nin tahsil edildiği, davalının dava dışı limited şirketde 24.06.1999-12.07.1999 tarih …
Bir alacağa «temerrüt faizi» yürütülebilmesi için o alacağın «muaccel» hale gelmesi yeterli olmayıp, aynı zamanda «borçlunun temerrüde» düşürülmesi de gereklidir.
Bir sermaye şirketi türü olan «limited şirketlerde» ortaklar açısından «sınırlı sorumluluk ilkesi» geçerlidir.
-
İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/4740 E. 2017/6593 K.
Ortak:amme alacağı · sınırlı sorumluluk · limited şirket · kâr payı · taahhütname
İncelediğiniz kararda6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsili Usulü Hakkındaki Kanun’un 35. maddesinde, «limited şirket» ortaklarının, şirketten tahsil imkanı bulunmayan «amme alacağından» sermaye hisseleri oranında doğrudan doğruya sorumlu olacağı ve bu kanunun hükmüne göre takibe tabi tutulacağı hükme bağlanmıştır.
Ortağın anılan bu borcu, onun «limited şirkete» karşı «taahhüt» ettiği veya ödediği sermaye borcundan ayrı, bağımsız bir borçtur.
Türk Hukuku'nda ortaklar, «limited şirketin» borçlarından şahsen sorumlu değildirler.
Benzer bu kararda2- Davacı vekilinin kamusal borç ödemeleri yönünden temyiz itirazlarına gelince; dava, «limited şirketin» borcunu ödeyen ortağın payına düşen kısmı aşan miktarın diğer ortaktan «payı» oranında tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkin olup, bir sermaye şirketi türü olan limited şirketlerde ortaklar açısından «sınırlı sorumluluk ilkesi» geçerlidir.
6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsili Usulü Hakkındaki Kanun’un 35. maddesinde, «limited şirket» ortaklarının, şirketten tahsil imkanı bulunmayan «amme alacağından» sermaye hisseleri oranında doğrudan doğruya sorumlu olacağı ve bu kanunun hükmüne göre takibe tabi tutulacağı hükme bağlanmıştır.
Ortağın anılan bu borcu, onun «limited şirkete» karşı «taahhüt» ettiği veya ödediği sermaye borcundan ayrı, bağımsız bir borçtur.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:sınırlı sorumluluk ilkesi · kayyım · eksik inceleme
Benzer bu kararda… itibarla, mahkemece, davacı tarafından ödendiği iddia edilen kamusal borçların kamu kurumuna bizzat davacı tarafından mı ödendiği, yoksa davacının bu ödemeleri önce «kayyıma» yapıp, kamu kurumuna kayyım tarafından mı ödendiği hususunun tespiti, kamusal borçların bizzat davacı tarafından kamu kurumuna ödendiğinin anlaşılması halinde, bu ödemelerin yapıldığı tarihte şirketin ödeme gücü olup olmadığının belirlenerek, sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, «eksik incelemeyle» yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
2- Davacı vekilinin kamusal borç ödemeleri yönünden temyiz itirazlarına gelince; dava, «limited şirketin» borcunu ödeyen ortağın payına düşen kısmı aşan miktarın diğer ortaktan «payı» oranında tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkin olup, bir sermaye şirketi türü olan limited şirketlerde ortaklar açısından «sınırlı sorumluluk ilkesi» geçerlidir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/8402 E. 2012/141 K.
Ortak:amme alacağı · limited şirket · kâr payı
İncelediğiniz kararda6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsili Usulü Hakkındaki Kanun’un 35. maddesinde, «limited şirket» ortaklarının, şirketten tahsil imkanı bulunmayan «amme alacağından» sermaye hisseleri oranında doğrudan doğruya sorumlu olacağı ve bu kanunun hükmüne göre takibe tabi tutulacağı hükme bağlanmıştır.
Türk Hukuku'nda ortaklar, «limited şirketin» borçlarından şahsen sorumlu değildirler.
Ortağın anılan bu borcu, onun «limited şirkete» karşı «taahhüt» ettiği veya ödediği sermaye borcundan ayrı, bağımsız bir borçtur.
Benzer bu karardaDava, ortağı olduğu «limited şirketin» vergi borcunu ödediğini iddia eden davacının borcun sermaye «payı» oranında tahsili için davalı diğer ortak aleyhine giriştiği icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
Oysa ki 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun’un 35. maddesinde belirtilen koşullar oluştuğu takdirde, «limited şirket ortakları» şirketten tamamen veya kısmen tahsil edilemeyen veya tahsil edilemeyeceği anlaşılan «amme alacağından» sermaye hisseleri oranında doğrudan doğruya sorumlu olacağından, davacı şirket ortaklarına «rücu» edebilecektir.
Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre, tarafların 5 ortaklı «limited şirketin ortağı» oldukları, davacının vergi borcunu ödediği şirketin İzmir 5.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:iflasın açılması · limited şirket ortağı · limited şirket ortaklığı · iflas idaresi · tasfiye memuru · rücu · ek tasfiye · iflas
Benzer bu karardaAsliye Ticaret Mahkemesi'nin 12/11/2009 tarihli kararıyla «iflasının açılmasına» karar verildiği, TTK’nun 532. maddesi gereğince şirket borcundan dolayı ortağa başvurulamayacağı ve şirketin iflası halinde alacağın «tasfiye memuru» veya «iflas idaresi» tarafından tespit ve talep edilebileceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkemece, TTK’nun 532. maddesi gereğince şirket borcundan dolayı ortağa başvurulamayacağı ve «iflas» kararı verilen şirket borcunun «tasfiye memuru» veya iflas idaresinden talep edilebileceği gerekçesiyle dava reddedilmiştir.
Oysa ki 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun’un 35. maddesinde belirtilen koşullar oluştuğu takdirde, «limited şirket ortakları» şirketten tamamen veya kısmen tahsil edilemeyen veya tahsil edilemeyeceği anlaşılan «amme alacağından» sermaye hisseleri oranında doğrudan doğruya sorumlu olacağından, davacı şirket ortaklarına «rücu» edebilecektir.
Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre, tarafların 5 ortaklı «limited şirketin ortağı» oldukları, davacının vergi borcunu ödediği şirketin İzmir 5.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2016/6154 E. , 2017/6477 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ...
9. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 18/06/2015 tarih ve 2014/240-2015/399 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davalılarlar vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 21/11/2017 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davalılar vekili Av. ... ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalıların murisi olan ...'in davacı şirketin ortağı olduğunu, davalılar murisinin davacı şirkete olan borcu nedeniyle bir kısım gayrimenkullerinin mülkiyetinin davacı şirkete devredildiğini, kalan bakiye borcu için mirasçılarına ihtarname gönderildiğini, ihtarname sonrasında mirasçılardan ...'in hissesine düşen borcu ödediğini ancak davalıların borcu ödemeyi kabul etmediklerini, davacı şirket hakkında yapılan vergi incelemesi sonucu 2007 yılı 10. ayı itibariyle ortakların aldığı borç paraların fatura edilmesi ve KDV ödenmesi gerektiğinin belirlendiğini, şirketin vergi cezasına çarptırıldığını, kesilen vergi cezasının ortakların hisseleri oranında ödemesi hususunda ortaklara ihtarname çıkarıldığını, davalıların bu sorumluluklarını da yerine getirmeyerek borçlarını ödemediklerini ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla davalılardan 5.000,00'er TL olmak üzere toplam 10.000,00 TL'nin temerrüt faizi ile birlikte tahsilini talep ve dava etmiş, ıslah dilekçesiyle talebini 83.012,83 TL'ye yükseltmiştir.
Davalılar vekili, zaman aşımı definde bulunmuş, davacı şirkete borçlarının bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece uyulan bozma ilamı doğrultusunda, ... Vergi Dairesi Başkanlığı ... Vergi Dairesi Müdürlüğüne müzekkere yazıldığı, davacı şirkete kesilen vergi cezasına ilişkin tüm evrakların, uzlaşma tutanağına istinaden düzenlenen tahakkuk fişlerinin ve tahsilat dokümanlarının getirtildiği, bozma ilamı öncesi toplanan tüm deliller ile bozma ilamı kapsamında dosya içine alınan müzekkere cevabı birlikte değerlendirildiğinde dava tarihi ve ıslah tarihi itibarı ile 818 sayılı BK m 126/5' de düzenlenen zaman aşımı süresinin dolmadığı gerekçesi ile davanın kabulüne, 83.012,83 TL'nin 05/05/2009 tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalılardan miras payları oranında tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalılar vekili temyiz etmiştir
1-Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalılar vekilinin zamanaşımına ilişkin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Dava, davacı şirketin ortağı olan davalıların murisinin almış olduğu borçtan kaynaklanan vergi ziyaı cezasının tahsili istemine ilişkin olup, davacı şirket, alınan borç nedeniyle tahakkuk eden faizin KDV'sinin ödenmemesi sebebiyle 2007 ve 2008 yıllarında cezaların ödendiğini bildirerek bu cezanın tahsilini talep etmiştir.
Türk Hukuku'nda ortaklar, limited şirketin borçlarından şahsen sorumlu değildirler. Ancak, sınırlı sorumluluk ilkesinin, dava tarihinde yürürlükte bulunan 6762 sayılı TTK'nın 532. maddesinde düzenlenen açığı kapama yükümlülüğü, 531. maddesinde hüküm altına alınan selef sıfatıyla sorumluluk gibi istisnaları da mevcuttur. Bu istisnalardan biri de kamu borçlarından dolayı sorumluluk halidir. 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsili Usulü Hakkındaki Kanun’un 35. maddesinde, limited şirket ortaklarının, şirketten tahsil imkanı bulunmayan amme alacağından sermaye hisseleri oranında doğrudan doğruya sorumlu olacağı ve bu kanunun hükmüne göre takibe tabi tutulacağı hükme bağlanmıştır. Ortağın anılan bu borcu, onun limited şirkete karşı taahhüt ettiği veya ödediği sermaye borcundan ayrı, bağımsız bir borçtur.
Sorumluluk, sermaye payı oranıyla sınırlıdır.
Somut uyuşmazlıkta, kamu borcunun muhatabı olan davacı şirketin bizzat kendisi tarafından ödenen vergi cezası sebebiyle davalıların murisinin ne sebeple bu kamu borcundan sorumlu tutulduğuna ilişkin herhangi bir tartışma ve değerlendirme yapılmaksızın davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmamış, hükmün temyiz eden davalılar yararına bozulması gerekmiştir.
3-Bozma sebep ve şekline göre davalılar vekilinin sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalılar vekilinin zamanaşımına ilişkin tüm temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalılar yararına BOZULMASINA, (3) Bozma sebep ve şekline göre davalılar vekilinin sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, takdir olunan 1.480 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalılara verilmesine, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, 23/11/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/384080300 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz