Sınırlı sorumluluk ilkesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2014/7083 E. 2014/14814 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
sınırlı sorumluluk ilkesi↗ ttk 531↗ amme alacağı↗ borçlunun temerrüdü↗ münfesihlik↗ resen terkin↗ sınırlı sorumluluk↗ malvarlığına ilişkin dava↗ şirket müdürü↗ muacceliyet↗ tüzel kişilik↗ uyuşmazlık konusu↗ vade↗ temerrüt faizi↗ ihtar↗ limited şirket↗ kâr payı↗ ticaret sicili↗ taahhütname↗ terkin↗ ihtarname↗ ilan↗ cy/cy kaydı↗ temerrüt↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, uyulan bozma ilamı ve dosya kapsamına göre; Antalya Vergi Dairesi Başkanlığı Kalekapı Vergi Dairesi Müdürlüğü'nce yazılan cevabi yazıda, 31.12.2001 tarihinde S. Sigorta Aracılık Hiz. Ltd. Şti.'nin mükellefiyetinin sona erdiği, bu nedenle borcun tahsil edildiği 2005 yılı itibariyle şirket ve malvarlığından bahsedilemeyeceği, bahsi geçen şirketinin 18.11.1993 tarihinde kurulduğu 10 yıllık süresinin bitmesi nedeniyle münfesih olduğu, bu durumun 29.07.2013 tarihli Ticaret Sicil Gazetesi'nde ilan edilerek şirket kaydının resen terkin edildiği davacının hissesini davalıya devrettiği, davacının ödediği bedelin rucüen tahsilini isteyebileceği gerekçesiyle 15.699,01 TL'nin 7.11.2005 tarihinden itibaren avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Dava, limited şirketin kamu borcunu ödeyen ortağın payına düşen kısmı aşan miktarı diğer ortaktan payı oranında tahsili istemine ilişkindir.
Bir sermaye şirketi türü olan limited şirketlerde ortaklar açısından sınırlı sorumluluk ilkesi geçerlidir. Ortağın asıl borcu, taahhüt ettiği sermayeyi ödemektir. Sermaye borcunu tam olarak yerine getiren ortağın sorumluluğu sona ermektedir. Türk Hukukunda ortaklar, limited şirketin borçlarından şahsen sorumlu değildirler.
Ancak, sınırlı sorumluluk ilkesinin, TTK'nın 532. maddesinde düzenlenen açığı kapama yükümlülüğü, TTK'nın 531. maddesinde hüküm altına alınan selef sıfatıyla sorumluluk gibi istisnaları da mevcuttur. Bu istisnalardan biri de kamu borçlarından dolayı sorumluluk halidir. Amme Alacaklarının Tahsili Usulü Hakkındaki Kanun'un 4369 sayılı Yasa ile değişik 35. maddesi, limited şirket ortaklarının, şirketten tahsil imkanı bulunmayan amme alacağından sermaye hisseleri oranında doğrudan doğruya sorumlu olacağını ve bu kanunun hükmüne göre takibe tabi tutulacağını hükme bağlamıştır. Ortağın anılan bu borcu, onun limited şirkete karşı taahhüt ettiği veya ödediği sermaye borcundan ayrı, bağımsız bir borçtur. Sorumluluk, sermaye payı oranıyla sınırlıdır. Fakat, bahse konu borcun doğabilmesinin ön koşulu, amme borcunun limited şirketten tahsil imkanının bulunmamasıdır. Başka bir anlatımla, amme borcunun muhatabı şirketten tahsili yoluna gidilmesine rağmen, bunun tahsilinin mümkün olmaması halinde ortakların sorumluluğu söz konusu olur.
Uyuşmazlık konusu olayda, tarafların ortak olduğu limited şirketin 10 yıllık süresi sonunda münfesih olup 31.12.2001 tarihi itibariyle mükellefiyetinin sona ermesi nedeniyle borcun tahsili için şirket tüzel kişiliğine gidilemediği, bu nedenle şirket müdürü olan davacıdan 1996-1997-1998 yıllarına ait vergi borcuna binaen 15.699,01 TL'nin tahsil edildiği, davalının dava dışı limited şirketde 24.06.1999-12.07.1999 tarihleri arasında 34 hissesinin bulunduğu, davalının ortaklığı devralırken tüm borç ve alacaklarıyla devraldığı sabit olmakla birlikte, yukarıda yapılan açıklamalar uyarınca yapılan ödeme nedeniyle davalıya ancak hissesi oranında rucü edilebileceği gözetilmeksizin yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
3- BK'nın 101. maddesi uyarınca muaccel bir borcun borçlusu, alacaklının ihtariyle, mütemerrit olur. Bir alacağa temerrüt faizi yürütülebilmesi için o alacağın muaccel hale gelmesi yeterli olmayıp, aynı zamanda borçlunun temerrüde düşürülmesi de gereklidir. Temerrüt, müttefikan tayin edilmiş açık ve belli bir vade yoksa alacaklının yöntemine uygun ihtarnamesi ile gerçekleşir. İhtarda alacak miktarı açıkça gösterilmeli ve borcun ödenmesi de talep edilmelidir. Somut olayda davalı aleyhine başlatılan icra takibi öncesinde davalının temerrüde düşürüldüğüne ilişkin bir belge bulunmamasına karşın davacı yararına hükmedilen miktar yönünden icra takip tarihi yerine ödeme tarihinden itibaren temerrüt faizine hükmedilmesi de isabetsiz olup, kararın bu nedenle de bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/1186 E. 2015/238 K.
Ortak:sınırlı sorumluluk ilkesi · amme alacağı · sınırlı sorumluluk · vade · limited şirket · kâr payı · taahhütname
İncelediğiniz karardaBir sermaye şirketi türü olan «limited şirketlerde» ortaklar açısından «sınırlı sorumluluk ilkesi» geçerlidir.
2- Dava, «limited şirketin» kamu borcunu ödeyen ortağın payına düşen kısmı aşan miktarı diğer ortaktan «payı» oranında tahsili istemine ilişkindir.
Amme Alacaklarının Tahsili Usulü Hakkındaki Kanun'un 4369 sayılı Yasa ile değişik 35. maddesi, «limited şirket» ortaklarının, şirketten tahsil imkanı bulunmayan «amme alacağından» sermaye hisseleri oranında doğrudan doğruya sorumlu olacağını ve bu kanunun hükmüne göre takibe tabi tutulacağını hükme bağlamıştır.
Benzer bu karardaBir sermaye şirketi türü olan «limited şirketlerde» ortaklar açısından «sınırlı sorumluluk ilkesi» geçerli olup, ortağın asıl borcu, «taahhüt» ettiği sermayeyi ödemektir.
6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsili Usulü Hakkındaki Kanun’un 35. maddesi, «limited şirket» ortaklarının, şirketten tahsil imkanı bulunmayan «amme alacağından» sermaye hisseleri oranında doğrudan doğruya sorumlu olacağını ve bu kanunun hükmüne göre takibe tabi tutulacağını hükme bağlamıştır.
Ortağın anılan bu borcu, onun «limited şirkete» karşı «taahhüt» ettiği veya ödediği sermaye borcundan ayrı, bağımsız bir borçtur.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kamu alacağı · dosya masrafı · eksik inceleme
Benzer bu karardaUyuşmazlık konusu olayda davacı, davalılarla ortak bulunduğu «limited şirketin» vergi ve SSK borçlarını ödediğini iddia etmiş, mahkemece «kamu alacağının» tahsili yönünde tarafların ortağı olduğu şirket hakkında her hangi bir takip işlemi yapılmadığı ve alacağın şirketten tahsil edilememe durumunun mevcut olmadığı ka …
Şirket hakkında takip yapılması ve bu takibin semeresiz kalması sonucu ortağın bu borcu ödemesi faiz ve diğer «masraflar» bakımından ortakların yükümlülüklerini artırmaktadır.
Bu itibarla, mahkemece, davacılar tarafından ödendiği kabul edilen vergi ve SSK borçlarının ödeme yapıldığı tarihte şirketin ödeme gücü olup olmadığının belirlenerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, «eksik incelemeye» dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
-
İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/9619 E. 2016/4560 K.
Ortak:sınırlı sorumluluk ilkesi · amme alacağı · sınırlı sorumluluk · tüzel kişilik · limited şirket · kâr payı · taahhütname
İncelediğiniz karardaBir sermaye şirketi türü olan «limited şirketlerde» ortaklar açısından «sınırlı sorumluluk ilkesi» geçerlidir.
2- Dava, «limited şirketin» kamu borcunu ödeyen ortağın payına düşen kısmı aşan miktarı diğer ortaktan «payı» oranında tahsili istemine ilişkindir.
Amme Alacaklarının Tahsili Usulü Hakkındaki Kanun'un 4369 sayılı Yasa ile değişik 35. maddesi, «limited şirket» ortaklarının, şirketten tahsil imkanı bulunmayan «amme alacağından» sermaye hisseleri oranında doğrudan doğruya sorumlu olacağını ve bu kanunun hükmüne göre takibe tabi tutulacağını hükme bağlamıştır.
Benzer bu kararda2- Davacı vekilinin kamusal borç (... ve vergi borcu) ödemeleri yönünden temyiz itirazlarına gelince; dava, «limited şirketin» borcunu ödeyen ortağın payına düşen kısmı aşan miktarın diğer ortaktan «payı» oranında tahsili istemine ilişkin olup, bir sermaye şirketi türü olan limited şirketlerde ortaklar açısından «sınırlı sorumluluk ilkesi» geçerlidir.
6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsili Usulü Hakkındaki Kanun’un 35. maddesinde, «limited şirket» ortaklarının, şirketten tahsil imkanı bulunmayan «amme alacağından» sermaye hisseleri oranında doğrudan doğruya sorumlu olacağı ve bu kanunun hükmüne göre takibe tabi tutulacağı hükme bağlanmıştır.
Ortağın anılan bu borcu, onun «limited şirkete» karşı «taahhüt» ettiği veya ödediği sermaye borcundan ayrı, bağımsız bir borçtur.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:şahsi sorumluluk · kayyım · kötü niyet tazminatı · pasif husumet · kötü niyet · kötüniyet · icra inkar tazminatı · inkar tazminatı
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; şirket adına ödeme yapan davacı ortağın alacağını ancak şirket «tüzel kişiliğinden» talep edebileceği, davalı ortağın «şahsi sorumluluğu» bulunmadığı bu nedenle davalıya «pasif husumet» düşmeyeceği, davacının ortak sıfatı ile T.T.K.'nın 553 ve 555 maddesine göre tahsil edilecek paranın şirkete verilmesi yönünde dava açmadığı, bu yönde bir iddianın olmadığı, davanın reddi karşısında davacının «icra inkar tazminatı» talebinin ve davacının takibi yapmakta «kötüniyeti» ispatlanamadığından davalının «kötü niyet tazminatı» talebinin reddine karar verilmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin kamusal olmayan (maaş ve tazminat, muhasebe, ve şirket «masrafları» ile «kayyım» ücreti ve ticaret odası harcı adı altındaki) borç ödemelerine yönelik temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2008/14085 E. 2010/7336 K.
Ortak:sınırlı sorumluluk ilkesi · amme alacağı · sınırlı sorumluluk · malvarlığına ilişkin dava · şirket müdürü · uyuşmazlık konusu · limited şirket · kâr payı
İncelediğiniz karardaBir sermaye şirketi türü olan «limited şirketlerde» ortaklar açısından «sınırlı sorumluluk ilkesi» geçerlidir.
2- Dava, «limited şirketin» kamu borcunu ödeyen ortağın payına düşen kısmı aşan miktarı diğer ortaktan «payı» oranında tahsili istemine ilişkindir.
Amme Alacaklarının Tahsili Usulü Hakkındaki Kanun'un 4369 sayılı Yasa ile değişik 35. maddesi, «limited şirket» ortaklarının, şirketten tahsil imkanı bulunmayan «amme alacağından» sermaye hisseleri oranında doğrudan doğruya sorumlu olacağını ve bu kanunun hükmüne göre takibe tabi tutulacağını hükme bağlamıştır.
Benzer bu karardaBir sermaye şirketi türü olan «limited şirketlerde» ortaklar açısından «sınırlı sorumluluk ilkesi» geçerlidir.
… u, belli koşulların varlığında sermaye miktarı ile değil, sermaye payları oranında olup, davacı ortağın ödediğini iddia ettiği bu kalemlere ilişkin borcun tamamının «amme alacağı» olup olmadığı, borcun kaynakları, ödemeler anındaki «limited şirketin» mali durumu, aktif ve pasifleri, «uyuşmazlık konusu» borçların ödendikleri tarihlerde borçların asıl muhatabı şirketten tahsil imkanı olup olmadığı, davacının bu borçları hangi koşullarda ödediği, limited şirketteki payını devreden davalı ortağın ortak olduğu döneme ilişkin vergi borcundan dolayı vergi dairesine karşı sorumlu tutulmasına dair Danıştay kararlarının, «hisse devir sözleşmesi» ile payını devreden ortağa karşı açılacak «rücu» davasında da aynen uygulanıp uygulanamayacağının tartışılması gerekirken, bu konularda bir araştırma yapılmadan yazılı şekilde davanın kısmen kabulü doğru görülmem …
Şti..'nin % 74 oranında hisse ile ortağı olan davalının 21.07.2003 tarihinde hissesini devrederek ortaklıktan ayrıldığı, ortaklık süresince davalının adı geçen «şirketin müdürü» olarak görev yaptığı, müdür olarak görev yaptığı dönem içerisinde davalı tarafından ödenmeyen bir kısım vergilerin davacı tarafından ödendiği, «limited şirket» hissesini devretse de ayrıldığı tahihe kadar olan vergi borcu ile cezalarından davalının sorumlu olduğu sonucuna varılarak, 11.100 YTL' nin 28.02.2007 tarihinden i …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:esas sermaye payı · hisse devir sözleşmesi · rücu
Benzer bu kararda… u, belli koşulların varlığında sermaye miktarı ile değil, sermaye payları oranında olup, davacı ortağın ödediğini iddia ettiği bu kalemlere ilişkin borcun tamamının «amme alacağı» olup olmadığı, borcun kaynakları, ödemeler anındaki «limited şirketin» mali durumu, aktif ve pasifleri, «uyuşmazlık konusu» borçların ödendikleri tarihlerde borçların asıl muhatabı şirketten tahsil imkanı olup olmadığı, davacının bu borçları hangi koşullarda ödediği, limited şirketteki payını devreden davalı ortağın ortak olduğu döneme ilişkin vergi borcundan dolayı vergi dairesine karşı sorumlu tutulmasına dair Danıştay kararlarının, «hisse devir sözleşmesi» ile payını devreden ortağa karşı açılacak «rücu» davasında da aynen uygulanıp uygulanamayacağının tartışılması gerekirken, bu konularda bir araştırma yapılmadan yazılı şekilde davanın kısmen kabulü doğru görülmem …
Ortakların sorumluluğu sadece ortaklığa karşıdır ve «esas sermaye payı» ile sınırlıdır.
3 benzer karar daha
-
Vergi ziyaı cezası tahsili | Ceza tahsili
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/6154 E. 2017/6477 K.
Ortak:amme alacağı · sınırlı sorumluluk · limited şirket · kâr payı · taahhütname
İncelediğiniz kararda2- Dava, «limited şirketin» kamu borcunu ödeyen ortağın payına düşen kısmı aşan miktarı diğer ortaktan «payı» oranında tahsili istemine ilişkindir.
Bir sermaye şirketi türü olan «limited şirketlerde» ortaklar açısından «sınırlı sorumluluk ilkesi» geçerlidir.
Amme Alacaklarının Tahsili Usulü Hakkındaki Kanun'un 4369 sayılı Yasa ile değişik 35. maddesi, «limited şirket» ortaklarının, şirketten tahsil imkanı bulunmayan «amme alacağından» sermaye hisseleri oranında doğrudan doğruya sorumlu olacağını ve bu kanunun hükmüne göre takibe tabi tutulacağını hükme bağlamıştır.
Benzer bu kararda6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsili Usulü Hakkındaki Kanun’un 35. maddesinde, «limited şirket» ortaklarının, şirketten tahsil imkanı bulunmayan «amme alacağından» sermaye hisseleri oranında doğrudan doğruya sorumlu olacağı ve bu kanunun hükmüne göre takibe tabi tutulacağı hükme bağlanmıştır.
Ortağın anılan bu borcu, onun «limited şirkete» karşı «taahhüt» ettiği veya ödediği sermaye borcundan ayrı, bağımsız bir borçtur.
Türk Hukuku'nda ortaklar, «limited şirketin» borçlarından şahsen sorumlu değildirler.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ziya · ıslah · zamanaşımı
Benzer bu kararda… n getirtildiği, bozma ilamı öncesi toplanan tüm deliller ile bozma ilamı kapsamında dosya içine alınan müzekkere cevabı birlikte değerlendirildiğinde dava tarihi ve «ıslah» tarihi itibarı ile 818 sayılı BK m 126/5' de düzenlenen zaman aşımı süresinin dolmadığı gerekçesi ile davanın kabulüne, 83.012,83 TL'nin 05/05/2009 tarihinden itib …
Kararı, davalılar vekili temyiz etmiştir 1-Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalılar vekilinin «zamanaşımına» ilişkin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Dava, davacı şirketin ortağı olan davalıların murisinin almış olduğu borçtan kaynaklanan vergi «ziyaı» cezasının tahsili istemine ilişkin olup, davacı şirket, alınan borç nedeniyle tahakkuk eden faizin KDV'sinin ödenmemesi sebebiyle 2007 ve 2008 yıllarında cezaların ödendiğini bildirerek bu cezanın tahsilini talep etmiştir.
-
İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/4740 E. 2017/6593 K.
Ortak:sınırlı sorumluluk ilkesi · amme alacağı · sınırlı sorumluluk · limited şirket · kâr payı · taahhütname
İncelediğiniz karardaBir sermaye şirketi türü olan «limited şirketlerde» ortaklar açısından «sınırlı sorumluluk ilkesi» geçerlidir.
2- Dava, «limited şirketin» kamu borcunu ödeyen ortağın payına düşen kısmı aşan miktarı diğer ortaktan «payı» oranında tahsili istemine ilişkindir.
Amme Alacaklarının Tahsili Usulü Hakkındaki Kanun'un 4369 sayılı Yasa ile değişik 35. maddesi, «limited şirket» ortaklarının, şirketten tahsil imkanı bulunmayan «amme alacağından» sermaye hisseleri oranında doğrudan doğruya sorumlu olacağını ve bu kanunun hükmüne göre takibe tabi tutulacağını hükme bağlamıştır.
Benzer bu kararda2- Davacı vekilinin kamusal borç ödemeleri yönünden temyiz itirazlarına gelince; dava, «limited şirketin» borcunu ödeyen ortağın payına düşen kısmı aşan miktarın diğer ortaktan «payı» oranında tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkin olup, bir sermaye şirketi türü olan limited şirketlerde ortaklar açısından «sınırlı sorumluluk ilkesi» geçerlidir.
6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsili Usulü Hakkındaki Kanun’un 35. maddesinde, «limited şirket» ortaklarının, şirketten tahsil imkanı bulunmayan «amme alacağından» sermaye hisseleri oranında doğrudan doğruya sorumlu olacağı ve bu kanunun hükmüne göre takibe tabi tutulacağı hükme bağlanmıştır.
Ortağın anılan bu borcu, onun «limited şirkete» karşı «taahhüt» ettiği veya ödediği sermaye borcundan ayrı, bağımsız bir borçtur.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kayyım · eksik inceleme
Benzer bu kararda… itibarla, mahkemece, davacı tarafından ödendiği iddia edilen kamusal borçların kamu kurumuna bizzat davacı tarafından mı ödendiği, yoksa davacının bu ödemeleri önce «kayyıma» yapıp, kamu kurumuna kayyım tarafından mı ödendiği hususunun tespiti, kamusal borçların bizzat davacı tarafından kamu kurumuna ödendiğinin anlaşılması halinde, bu ödemelerin yapıldığı tarihte şirketin ödeme gücü olup olmadığının belirlenerek, sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, «eksik incelemeyle» yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/535 E. 2018/6161 K.
Ortak:şirket müdürü
İncelediğiniz karardaUyuşmazlık konusu olayda, tarafların ortak olduğu «limited şirketin» 10 yıllık süresi sonunda «münfesih» olup 31.12.2001 tarihi itibariyle mükellefiyetinin sona ermesi nedeniyle borcun tahsili için şirket «tüzel kişiliğine» gidilemediği, bu nedenle «şirket müdürü» olan davacıdan 1996-1997-1998 yıllarına ait vergi borcuna binaen 15.699,01 TL'nin tahsil edildiği, davalının dava dışı limited şirketde 24.06.1999-12.07.1999 tarih …
Benzer bu karardaMahkemece, «rücua» konu kamu borçlarının davacı «şirket müdürü» ve ortağı tarafından ödendiğinin ve ödeme tarihi itibariyle amme borçlarının muhatap şirketten tahsili imkanı olmadığının usulen kanıtlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:rücu
Benzer bu karardaMahkemece, «rücua» konu kamu borçlarının davacı «şirket müdürü» ve ortağı tarafından ödendiğinin ve ödeme tarihi itibariyle amme borçlarının muhatap şirketten tahsili imkanı olmadığının usulen kanıtlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2014/7083 E. , 2014/14814 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ANTALYA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 25/02/2014
NUMARASI 2013/249-2014/74
Taraflar arasında görülen davada Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 25/02/2014 tarih ve 2013/249-2014/74 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava konusu meblağ 19.292 TL'nin altında bulunduğundan 6100 sayılı Kanun'un geçici 3/2. maddesi delaletiyle uygulanması gereken HUMK'nın 3156 sayılı Kanun'la değişik 438. maddesi gereğince duruşma isteğinin reddiyle incelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili ile davalının S. Sigorta Aracılık Hizmetleri Ltd. Şti'nin ortakları olduğunu, şirketin vergi borcundan dolayı davalının ödemesi gereken 15.699,01 TL'yi müvekkilinin ödemek zorunda kaldığını ileri sürerek 15.699,01 TL alacağın 07.11.2005 tarihinden itibaren ticari avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, yetki, iş bölümü ve zaman aşımı itirazında bulunarak, müvekkilinin dava konusu şirketteki hissesinin tümünü 12.11.1999 tarihinde tüm hak ve borçları ile birlikte E. U.'a devrettiğini, müvekkilinin şirketin ortağı olduğu dönemde şirketin herhangi bir vergi borcu bulunmadığını, vergi borcundan dolayı sorumluluğun tüzel kişiliğe ait olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, uyulan bozma ilamı ve dosya kapsamına göre; Antalya Vergi Dairesi Başkanlığı Kalekapı Vergi Dairesi Müdürlüğü'nce yazılan cevabi yazıda, 31.12.2001 tarihinde S. Sigorta Aracılık Hiz. Ltd. Şti.'nin mükellefiyetinin sona erdiği, bu nedenle borcun tahsil edildiği 2005 yılı itibariyle şirket ve malvarlığından bahsedilemeyeceği, bahsi geçen şirketinin 18.11.1993 tarihinde kurulduğu 10 yıllık süresinin bitmesi nedeniyle münfesih olduğu, bu durumun 29.07.2013 tarihli Ticaret Sicil Gazetesi'nde ilan edilerek şirket kaydının resen terkin edildiği davacının hissesini davalıya devrettiği, davacının ödediği bedelin rucüen tahsilini isteyebileceği gerekçesiyle 15.699,01 TL'nin 7.11.2005 tarihinden itibaren avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Dava, limited şirketin kamu borcunu ödeyen ortağın payına düşen kısmı aşan miktarı diğer ortaktan payı oranında tahsili istemine ilişkindir.
Bir sermaye şirketi türü olan limited şirketlerde ortaklar açısından sınırlı sorumluluk ilkesi geçerlidir. Ortağın asıl borcu, taahhüt ettiği sermayeyi ödemektir. Sermaye borcunu tam olarak yerine getiren ortağın sorumluluğu sona ermektedir. Türk Hukukunda ortaklar, limited şirketin borçlarından şahsen sorumlu değildirler.
Ancak, sınırlı sorumluluk ilkesinin, TTK'nın 532. maddesinde düzenlenen açığı kapama yükümlülüğü, TTK'nın 531. maddesinde hüküm altına alınan selef sıfatıyla sorumluluk gibi istisnaları da mevcuttur. Bu istisnalardan biri de kamu borçlarından dolayı sorumluluk halidir. Amme Alacaklarının Tahsili Usulü Hakkındaki Kanun'un 4369 sayılı Yasa ile değişik 35. maddesi, limited şirket ortaklarının, şirketten tahsil imkanı bulunmayan amme alacağından sermaye hisseleri oranında doğrudan doğruya sorumlu olacağını ve bu kanunun hükmüne göre takibe tabi tutulacağını hükme bağlamıştır. Ortağın anılan bu borcu, onun limited şirkete karşı taahhüt ettiği veya ödediği sermaye borcundan ayrı, bağımsız bir borçtur.
Sorumluluk, sermaye payı oranıyla sınırlıdır. Fakat, bahse konu borcun doğabilmesinin ön koşulu, amme borcunun limited şirketten tahsil imkanının bulunmamasıdır. Başka bir anlatımla, amme borcunun muhatabı şirketten tahsili yoluna gidilmesine rağmen, bunun tahsilinin mümkün olmaması halinde ortakların sorumluluğu söz konusu olur.
Uyuşmazlık konusu olayda, tarafların ortak olduğu limited şirketin 10 yıllık süresi sonunda münfesih olup 31.12.2001 tarihi itibariyle mükellefiyetinin sona ermesi nedeniyle borcun tahsili için şirket tüzel kişiliğine gidilemediği, bu nedenle şirket müdürü olan davacıdan 1996-1997-1998 yıllarına ait vergi borcuna binaen 15.699,01 TL'nin tahsil edildiği, davalının dava dışı limited şirketde 24.06.1999-12.07.1999 tarihleri arasında 34 hissesinin bulunduğu, davalının ortaklığı devralırken tüm borç ve alacaklarıyla devraldığı sabit olmakla birlikte, yukarıda yapılan açıklamalar uyarınca yapılan ödeme nedeniyle davalıya ancak hissesi oranında rucü edilebileceği gözetilmeksizin yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
3- BK'nın 101. maddesi uyarınca muaccel bir borcun borçlusu, alacaklının ihtariyle, mütemerrit olur. Bir alacağa temerrüt faizi yürütülebilmesi için o alacağın muaccel hale gelmesi yeterli olmayıp, aynı zamanda borçlunun temerrüde düşürülmesi de gereklidir. Temerrüt, müttefikan tayin edilmiş açık ve belli bir vade yoksa alacaklının yöntemine uygun ihtarnamesi ile gerçekleşir. İhtarda alacak miktarı açıkça gösterilmeli ve borcun ödenmesi de talep edilmelidir. Somut olayda davalı aleyhine başlatılan icra takibi öncesinde davalının temerrüde düşürüldüğüne ilişkin bir belge bulunmamasına karşın davacı yararına hükmedilen miktar yönünden icra takip tarihi yerine ödeme tarihinden itibaren temerrüt faizine hükmedilmesi de isabetsiz olup, kararın bu nedenle de bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle temyiz eden davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) ve (3) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle temyiz eden davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın temyiz eden davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, 29/09/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/102193100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz