İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2016/4740 E. 2017/6593 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
sınırlı sorumluluk ilkesi↗ amme alacağı↗ sınırlı sorumluluk↗ kayyım↗ limited şirket↗ kâr payı↗ taahhütname↗ eksik inceleme↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, 6102 sayılı TTK'nin 573/2. maddesinde ortakların, şirket borçlarından sorumlu olmayıp, sadece taahhüt ettikleri esas sermaye paylarını ödemekle ve şirket sözleşmesinde öngörülen ek ödeme ve yan edim yükümlülüklerini yerine getirmekle yükümlü olduklarının düzenlendiği, bu maddede ortakların şirket borçlarından sorumlu olmadıklarının açıkça ifade edildiği, davaya konu alacağın ise şirket borcuna ilişkin olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin kamusal olmayan borç ödemelerine yönelik temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Davacı vekilinin kamusal borç ödemeleri yönünden temyiz itirazlarına gelince; dava, limited şirketin borcunu ödeyen ortağın payına düşen kısmı aşan miktarın diğer ortaktan payı oranında tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkin olup, bir sermaye şirketi türü olan limited şirketlerde ortaklar açısından sınırlı sorumluluk ilkesi geçerlidir. Bu ilkenin bir sonucu olarak ortağın asıl borcu, taahhüt ettiği sermayeyi ödemektir. Sermaye borcunu tam olarak yerine getiren ortağın sorumluluğu sona ermektedir.
Türk Hukukunda ortaklar, limited şirketin borçlarından şahsen sorumlu değildirler. Ancak, sınırlı sorumluluk ilkesinin istisnaları da mevcuttur. Bu istisnalardan biri de kamu borçlarından dolayı sorumluluk halidir. 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsili Usulü Hakkındaki Kanun’un 35. maddesinde, limited şirket ortaklarının, şirketten tahsil imkanı bulunmayan amme alacağından sermaye hisseleri oranında doğrudan doğruya sorumlu olacağı ve bu kanunun hükmüne göre takibe tabi tutulacağı hükme bağlanmıştır. Ortağın anılan bu borcu, onun limited şirkete karşı taahhüt ettiği veya ödediği sermaye borcundan ayrı, bağımsız bir borçtur. Sorumluluk, sermaye payı oranıyla sınırlıdır.
Bu itibarla, mahkemece, davacı tarafından ödendiği iddia edilen kamusal borçların kamu kurumuna bizzat davacı tarafından mı ödendiği, yoksa davacının bu ödemeleri önce kayyıma yapıp, kamu kurumuna kayyım tarafından mı ödendiği hususunun tespiti, kamusal borçların bizzat davacı tarafından kamu kurumuna ödendiğinin anlaşılması halinde, bu ödemelerin yapıldığı tarihte şirketin ödeme gücü olup olmadığının belirlenerek, sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/9619 E. 2016/4560 K.
Ortak:sınırlı sorumluluk ilkesi · amme alacağı · sınırlı sorumluluk · kayyım · limited şirket · kâr payı · taahhütname · eksik inceleme · İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
İncelediğiniz kararda2- Davacı vekilinin kamusal borç ödemeleri yönünden temyiz itirazlarına gelince; dava, «limited şirketin» borcunu ödeyen ortağın payına düşen kısmı aşan miktarın diğer ortaktan «payı» oranında tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkin olup, bir sermaye şirketi türü olan limited şirketlerde ortaklar açısından «sınırlı sorumluluk ilkesi» geçerlidir.
6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsili Usulü Hakkındaki Kanun’un 35. maddesinde, «limited şirket» ortaklarının, şirketten tahsil imkanı bulunmayan «amme alacağından» sermaye hisseleri oranında doğrudan doğruya sorumlu olacağı ve bu kanunun hükmüne göre takibe tabi tutulacağı hükme bağlanmıştır.
Ortağın anılan bu borcu, onun «limited şirkete» karşı «taahhüt» ettiği veya ödediği sermaye borcundan ayrı, bağımsız bir borçtur.
Benzer bu kararda2- Davacı vekilinin kamusal borç (... ve vergi borcu) ödemeleri yönünden temyiz itirazlarına gelince; dava, «limited şirketin» borcunu ödeyen ortağın payına düşen kısmı aşan miktarın diğer ortaktan «payı» oranında tahsili istemine ilişkin olup, bir sermaye şirketi türü olan limited şirketlerde ortaklar açısından «sınırlı sorumluluk ilkesi» geçerlidir.
6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsili Usulü Hakkındaki Kanun’un 35. maddesinde, «limited şirket» ortaklarının, şirketten tahsil imkanı bulunmayan «amme alacağından» sermaye hisseleri oranında doğrudan doğruya sorumlu olacağı ve bu kanunun hükmüne göre takibe tabi tutulacağı hükme bağlanmıştır.
Ortağın anılan bu borcu, onun «limited şirkete» karşı «taahhüt» ettiği veya ödediği sermaye borcundan ayrı, bağımsız bir borçtur.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:şahsi sorumluluk · kötü niyet tazminatı · pasif husumet · tüzel kişilik · kötü niyet · kötüniyet · icra inkar tazminatı · inkar tazminatı
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; şirket adına ödeme yapan davacı ortağın alacağını ancak şirket «tüzel kişiliğinden» talep edebileceği, davalı ortağın «şahsi sorumluluğu» bulunmadığı bu nedenle davalıya «pasif husumet» düşmeyeceği, davacının ortak sıfatı ile T.T.K.'nın 553 ve 555 maddesine göre tahsil edilecek paranın şirkete verilmesi yönünde dava açmadığı, bu yönde bir iddianın olmadığı, davanın reddi karşısında davacının «icra inkar tazminatı» talebinin ve davacının takibi yapmakta «kötüniyeti» ispatlanamadığından davalının «kötü niyet tazminatı» talebinin reddine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/1186 E. 2015/238 K.
Ortak:sınırlı sorumluluk ilkesi · amme alacağı · sınırlı sorumluluk · limited şirket · kâr payı · taahhütname · eksik inceleme
İncelediğiniz kararda2- Davacı vekilinin kamusal borç ödemeleri yönünden temyiz itirazlarına gelince; dava, «limited şirketin» borcunu ödeyen ortağın payına düşen kısmı aşan miktarın diğer ortaktan «payı» oranında tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkin olup, bir sermaye şirketi türü olan limited şirketlerde ortaklar açısından «sınırlı sorumluluk ilkesi» geçerlidir.
6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsili Usulü Hakkındaki Kanun’un 35. maddesinde, «limited şirket» ortaklarının, şirketten tahsil imkanı bulunmayan «amme alacağından» sermaye hisseleri oranında doğrudan doğruya sorumlu olacağı ve bu kanunun hükmüne göre takibe tabi tutulacağı hükme bağlanmıştır.
Ortağın anılan bu borcu, onun «limited şirkete» karşı «taahhüt» ettiği veya ödediği sermaye borcundan ayrı, bağımsız bir borçtur.
Benzer bu karardaBir sermaye şirketi türü olan «limited şirketlerde» ortaklar açısından «sınırlı sorumluluk ilkesi» geçerli olup, ortağın asıl borcu, «taahhüt» ettiği sermayeyi ödemektir.
6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsili Usulü Hakkındaki Kanun’un 35. maddesi, «limited şirket» ortaklarının, şirketten tahsil imkanı bulunmayan «amme alacağından» sermaye hisseleri oranında doğrudan doğruya sorumlu olacağını ve bu kanunun hükmüne göre takibe tabi tutulacağını hükme bağlamıştır.
Ortağın anılan bu borcu, onun «limited şirkete» karşı «taahhüt» ettiği veya ödediği sermaye borcundan ayrı, bağımsız bir borçtur.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kamu alacağı · vade · dosya masrafı
Benzer bu karardaUyuşmazlık konusu olayda davacı, davalılarla ortak bulunduğu «limited şirketin» vergi ve SSK borçlarını ödediğini iddia etmiş, mahkemece «kamu alacağının» tahsili yönünde tarafların ortağı olduğu şirket hakkında her hangi bir takip işlemi yapılmadığı ve alacağın şirketten tahsil edilememe durumunun mevcut olmadığı ka …
Şirket hakkında takip yapılması ve bu takibin semeresiz kalması sonucu ortağın bu borcu ödemesi faiz ve diğer «masraflar» bakımından ortakların yükümlülüklerini artırmaktadır.
Ayrıca, dönem dönem idare tarafından vergi ve SSK borçlarına ilişkin yapılandırmalar için süre verilmekte ve bu süre içinde de faiz ve «vade» yönünden mükelleflere avantajlar sağlanmaktadır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/7083 E. 2014/14814 K.
Ortak:sınırlı sorumluluk ilkesi · amme alacağı · sınırlı sorumluluk · limited şirket · kâr payı · taahhütname
İncelediğiniz kararda2- Davacı vekilinin kamusal borç ödemeleri yönünden temyiz itirazlarına gelince; dava, «limited şirketin» borcunu ödeyen ortağın payına düşen kısmı aşan miktarın diğer ortaktan «payı» oranında tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkin olup, bir sermaye şirketi türü olan limited şirketlerde ortaklar açısından «sınırlı sorumluluk ilkesi» geçerlidir.
6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsili Usulü Hakkındaki Kanun’un 35. maddesinde, «limited şirket» ortaklarının, şirketten tahsil imkanı bulunmayan «amme alacağından» sermaye hisseleri oranında doğrudan doğruya sorumlu olacağı ve bu kanunun hükmüne göre takibe tabi tutulacağı hükme bağlanmıştır.
Ortağın anılan bu borcu, onun «limited şirkete» karşı «taahhüt» ettiği veya ödediği sermaye borcundan ayrı, bağımsız bir borçtur.
Benzer bu karardaBir sermaye şirketi türü olan «limited şirketlerde» ortaklar açısından «sınırlı sorumluluk ilkesi» geçerlidir.
2- Dava, «limited şirketin» kamu borcunu ödeyen ortağın payına düşen kısmı aşan miktarı diğer ortaktan «payı» oranında tahsili istemine ilişkindir.
Amme Alacaklarının Tahsili Usulü Hakkındaki Kanun'un 4369 sayılı Yasa ile değişik 35. maddesi, «limited şirket» ortaklarının, şirketten tahsil imkanı bulunmayan «amme alacağından» sermaye hisseleri oranında doğrudan doğruya sorumlu olacağını ve bu kanunun hükmüne göre takibe tabi tutulacağını hükme bağlamıştır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:borçlunun temerrüdü · münfesihlik · resen terkin · malvarlığına ilişkin dava · şirket müdürü · muacceliyet · tüzel kişilik · vade
Benzer bu karardaŞti.'nin mükellefiyetinin sona erdiği, bu nedenle borcun tahsil edildiği 2005 yılı itibariyle şirket ve «malvarlığından» bahsedilemeyeceği, bahsi geçen şirketinin 18.11.1993 tarihinde kurulduğu 10 yıllık süresinin bitmesi nedeniyle «münfesih» olduğu, bu durumun 29.07.2013 tarihli Ticaret Sicil Gazetesi'nde «ilan» edilerek şirket «kaydının» «resen terkin» edildiği davacının hissesini davalıya devrettiği, davacının ödediği bedelin rucüen tahsilini isteyebileceği gerekçesiyle 15.699,01 TL'nin 7.11.2005 tarihinden itib …
Uyuşmazlık konusu olayda, tarafların ortak olduğu «limited şirketin» 10 yıllık süresi sonunda «münfesih» olup 31.12.2001 tarihi itibariyle mükellefiyetinin sona ermesi nedeniyle borcun tahsili için şirket «tüzel kişiliğine» gidilemediği, bu nedenle «şirket müdürü» olan davacıdan 1996-1997-1998 yıllarına ait vergi borcuna binaen 15.699,01 TL'nin tahsil edildiği, davalının dava dışı limited şirketde 24.06.1999-12.07.1999 tarih …
Bir alacağa «temerrüt faizi» yürütülebilmesi için o alacağın «muaccel» hale gelmesi yeterli olmayıp, aynı zamanda «borçlunun temerrüde» düşürülmesi de gereklidir.
3- BK'nın 101. maddesi uyarınca «muaccel» bir borcun borçlusu, alacaklının ihtariyle, mütemerrit olur.
2 benzer karar daha
-
Vergi ziyaı cezası tahsili | Ceza tahsili
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/6154 E. 2017/6477 K.
Ortak:amme alacağı · sınırlı sorumluluk · limited şirket · kâr payı · taahhütname
İncelediğiniz kararda2- Davacı vekilinin kamusal borç ödemeleri yönünden temyiz itirazlarına gelince; dava, «limited şirketin» borcunu ödeyen ortağın payına düşen kısmı aşan miktarın diğer ortaktan «payı» oranında tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkin olup, bir sermaye şirketi türü olan limited şirketlerde ortaklar açısından «sınırlı sorumluluk ilkesi» geçerlidir.
6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsili Usulü Hakkındaki Kanun’un 35. maddesinde, «limited şirket» ortaklarının, şirketten tahsil imkanı bulunmayan «amme alacağından» sermaye hisseleri oranında doğrudan doğruya sorumlu olacağı ve bu kanunun hükmüne göre takibe tabi tutulacağı hükme bağlanmıştır.
Ortağın anılan bu borcu, onun «limited şirkete» karşı «taahhüt» ettiği veya ödediği sermaye borcundan ayrı, bağımsız bir borçtur.
Benzer bu kararda6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsili Usulü Hakkındaki Kanun’un 35. maddesinde, «limited şirket» ortaklarının, şirketten tahsil imkanı bulunmayan «amme alacağından» sermaye hisseleri oranında doğrudan doğruya sorumlu olacağı ve bu kanunun hükmüne göre takibe tabi tutulacağı hükme bağlanmıştır.
Ortağın anılan bu borcu, onun «limited şirkete» karşı «taahhüt» ettiği veya ödediği sermaye borcundan ayrı, bağımsız bir borçtur.
Türk Hukuku'nda ortaklar, «limited şirketin» borçlarından şahsen sorumlu değildirler.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ziya · ıslah · zamanaşımı
Benzer bu kararda… n getirtildiği, bozma ilamı öncesi toplanan tüm deliller ile bozma ilamı kapsamında dosya içine alınan müzekkere cevabı birlikte değerlendirildiğinde dava tarihi ve «ıslah» tarihi itibarı ile 818 sayılı BK m 126/5' de düzenlenen zaman aşımı süresinin dolmadığı gerekçesi ile davanın kabulüne, 83.012,83 TL'nin 05/05/2009 tarihinden itib …
Kararı, davalılar vekili temyiz etmiştir 1-Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalılar vekilinin «zamanaşımına» ilişkin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Dava, davacı şirketin ortağı olan davalıların murisinin almış olduğu borçtan kaynaklanan vergi «ziyaı» cezasının tahsili istemine ilişkin olup, davacı şirket, alınan borç nedeniyle tahakkuk eden faizin KDV'sinin ödenmemesi sebebiyle 2007 ve 2008 yıllarında cezaların ödendiğini bildirerek bu cezanın tahsilini talep etmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2008/14085 E. 2010/7336 K.
Ortak:sınırlı sorumluluk ilkesi · amme alacağı · sınırlı sorumluluk · limited şirket · kâr payı · taahhütname
İncelediğiniz kararda2- Davacı vekilinin kamusal borç ödemeleri yönünden temyiz itirazlarına gelince; dava, «limited şirketin» borcunu ödeyen ortağın payına düşen kısmı aşan miktarın diğer ortaktan «payı» oranında tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkin olup, bir sermaye şirketi türü olan limited şirketlerde ortaklar açısından «sınırlı sorumluluk ilkesi» geçerlidir.
6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsili Usulü Hakkındaki Kanun’un 35. maddesinde, «limited şirket» ortaklarının, şirketten tahsil imkanı bulunmayan «amme alacağından» sermaye hisseleri oranında doğrudan doğruya sorumlu olacağı ve bu kanunun hükmüne göre takibe tabi tutulacağı hükme bağlanmıştır.
Ortağın anılan bu borcu, onun «limited şirkete» karşı «taahhüt» ettiği veya ödediği sermaye borcundan ayrı, bağımsız bir borçtur.
Benzer bu karardaBir sermaye şirketi türü olan «limited şirketlerde» ortaklar açısından «sınırlı sorumluluk ilkesi» geçerlidir.
Amme Alacaklarının Tahsili Usulü Hakkındaki Kanun’un 4369 sayılı Yasa ile değişik 35.maddesi, «limited şirket» ortaklarının, şirketten tahsil imkanı bulunmayan «amme alacağından» sermaye hisseleri oranında doğrudan doğruya sorumlu olacağını ve bu Kanun hükmüne göre takibe tabi tutulacağını hükme bağlamıştır.
Ortağın anılan bu borcu, onun «limited şirkete» karşı «taahhüt» ettiği veya ödediği sermaye borcundan ayrı, bağımsız bir borçtur.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:esas sermaye payı · malvarlığına ilişkin dava · şirket müdürü · hisse devir sözleşmesi · rücu · uyuşmazlık konusu
Benzer bu kararda… u, belli koşulların varlığında sermaye miktarı ile değil, sermaye payları oranında olup, davacı ortağın ödediğini iddia ettiği bu kalemlere ilişkin borcun tamamının «amme alacağı» olup olmadığı, borcun kaynakları, ödemeler anındaki «limited şirketin» mali durumu, aktif ve pasifleri, «uyuşmazlık konusu» borçların ödendikleri tarihlerde borçların asıl muhatabı şirketten tahsil imkanı olup olmadığı, davacının bu borçları hangi koşullarda ödediği, limited şirketteki payını devreden davalı ortağın ortak olduğu döneme ilişkin vergi borcundan dolayı vergi dairesine karşı sorumlu tutulmasına dair Danıştay kararlarının, «hisse devir sözleşmesi» ile payını devreden ortağa karşı açılacak «rücu» davasında da aynen uygulanıp uygulanamayacağının tartışılması gerekirken, bu konularda bir araştırma yapılmadan yazılı şekilde davanın kısmen kabulü doğru görülmem …
Şti..'nin % 74 oranında hisse ile ortağı olan davalının 21.07.2003 tarihinde hissesini devrederek ortaklıktan ayrıldığı, ortaklık süresince davalının adı geçen «şirketin müdürü» olarak görev yaptığı, müdür olarak görev yaptığı dönem içerisinde davalı tarafından ödenmeyen bir kısım vergilerin davacı tarafından ödendiği, «limited şirket» hissesini devretse de ayrıldığı tahihe kadar olan vergi borcu ile cezalarından davalının sorumlu olduğu sonucuna varılarak, 11.100 YTL' nin 28.02.2007 tarihinden i …
Başka bir ifade ile «limited şirket», iki veya daha fazla gerçek ve tüzel kişi tarafından bir ticaret ünvanı altında kurulup, iktisadi konularda faaliyet gösteren, ortaklık borçlarından sadece ortaklığın «malvarlığı» ile sınırlı olarak sorumlu bulunduğu, esas sermayesi muayyen ve bu sermaye ortakların sermaye paylarının toplamına eşit olan ortaklıktır.
Ortakların sorumluluğu sadece ortaklığa karşıdır ve «esas sermaye payı» ile sınırlıdır.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2016/4740 E. , 2017/6593 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 03/02/2016 tarih ve 2015/...-2016/... sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava konusu meblağ 22.420,00 TL'nin altında bulunduğundan 6100 sayılı Kanun'un geçici 3/2. maddesi delaletiyle uygulanması gereken HUMK 3156 sayılı Kanunla değişik 438. maddesi gereğince duruşma isteğinin reddiyle incelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, dava dışı ... San ve Tic. Ltd. Şti'nde müvekkilinin ve davalının %25 oranında hissesinin bulunduğunu, mahkeme kanalıyla şirkete atanan kayyımın şirketin iş ve işlemlerini mahkemeye bildirdiğini, müvekkilinin de bu işlemlere ilişkin masrafları ödediğini, davalının hissesi nispetinde katılması gereken masraflar için bir ödeme yapmadığı gibi bu masrafların davalıya düşen kısmı olan 18.003,63 TL'nin tahsili için aleyhine başlatılan icra takibine de itiraz ettiğini ileri sürerek itirazın iptalini ve icra inkar tazminatının tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, TTK'nin 573. maddesi uyarınca şirket ortaklarının şirket borçlarından şahsi sorumluluklarının bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, 6102 sayılı TTK'nin 573/2. maddesinde ortakların, şirket borçlarından sorumlu olmayıp, sadece taahhüt ettikleri esas sermaye paylarını ödemekle ve şirket sözleşmesinde öngörülen ek ödeme ve yan edim yükümlülüklerini yerine getirmekle yükümlü olduklarının düzenlendiği, bu maddede ortakların şirket borçlarından sorumlu olmadıklarının açıkça ifade edildiği, davaya konu alacağın ise şirket borcuna ilişkin olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin kamusal olmayan borç ödemelerine yönelik temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Davacı vekilinin kamusal borç ödemeleri yönünden temyiz itirazlarına gelince; dava, limited şirketin borcunu ödeyen ortağın payına düşen kısmı aşan miktarın diğer ortaktan payı oranında tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkin olup, bir sermaye şirketi türü olan limited şirketlerde ortaklar açısından sınırlı sorumluluk ilkesi geçerlidir. Bu ilkenin bir sonucu olarak ortağın asıl borcu, taahhüt ettiği sermayeyi ödemektir. Sermaye borcunu tam olarak yerine getiren ortağın sorumluluğu sona ermektedir.
Türk Hukukunda ortaklar, limited şirketin borçlarından şahsen sorumlu değildirler. Ancak, sınırlı sorumluluk ilkesinin istisnaları da mevcuttur. Bu istisnalardan biri de kamu borçlarından dolayı sorumluluk halidir. 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsili Usulü Hakkındaki Kanun’un 35. maddesinde, limited şirket ortaklarının, şirketten tahsil imkanı bulunmayan amme alacağından sermaye hisseleri oranında doğrudan doğruya sorumlu olacağı ve bu kanunun hükmüne göre takibe tabi tutulacağı hükme bağlanmıştır. Ortağın anılan bu borcu, onun limited şirkete karşı taahhüt ettiği veya ödediği sermaye borcundan ayrı, bağımsız bir borçtur. Sorumluluk, sermaye payı oranıyla sınırlıdır.
Bu itibarla, mahkemece, davacı tarafından ödendiği iddia edilen kamusal borçların kamu kurumuna bizzat davacı tarafından mı ödendiği, yoksa davacının bu ödemeleri önce kayyıma yapıp, kamu kurumuna kayyım tarafından mı ödendiği hususunun tespiti, kamusal borçların bizzat davacı tarafından kamu kurumuna ödendiğinin anlaşılması halinde, bu ödemelerin yapıldığı tarihte şirketin ödeme gücü olup olmadığının belirlenerek, sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, 27/11/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/385095900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz