İtirazın iptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2010/8402 E. 2012/141 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
amme alacağı↗ iflasın açılması↗ limited şirket ortağı↗ limited şirket ortaklığı↗ iflas idaresi↗ tasfiye memuru↗ rücu↗ limited şirket↗ kâr payı↗ ek tasfiye↗ iflas↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre, tarafların 5 ortaklı limited şirketin ortağı oldukları, davacının vergi borcunu ödediği şirketin İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 12/11/2009 tarihli kararıyla iflasının açılmasına karar verildiği, TTK’nun 532. maddesi gereğince şirket borcundan dolayı ortağa başvurulamayacağı ve şirketin iflası halinde alacağın tasfiye memuru veya iflas idaresi tarafından tespit ve talep edilebileceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, ortağı olduğu limited şirketin vergi borcunu ödediğini iddia eden davacının borcun sermaye payı oranında tahsili için davalı diğer ortak aleyhine giriştiği icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
Mahkemece, TTK’nun 532. maddesi gereğince şirket borcundan dolayı ortağa başvurulamayacağı ve iflas kararı verilen şirket borcunun tasfiye memuru veya iflas idaresinden talep edilebileceği gerekçesiyle dava reddedilmiştir. Oysa ki 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun’un 35. maddesinde belirtilen koşullar oluştuğu takdirde, limited şirket ortakları şirketten tamamen veya kısmen tahsil edilemeyen veya tahsil edilemeyeceği anlaşılan amme alacağından sermaye hisseleri oranında doğrudan doğruya sorumlu olacağından, davacı şirket ortaklarına rücu edebilecektir. Somut olayda, vergi dairesi tarafından vergi borcunun tahsili için şirket aleyhine takip başlatılıp başlatılmadığı veya dava açılıp açılmadığı, davacı ortağın şirketin kamu borcunu takip veya davanın sonuçsuz kalması nedeniyle ödeyip ödemediği araştırılıp değerlendirilmeden davanın yazılı gerekçeyle reddi doğru olmamış, hükmün davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/11646 E. 2014/1052 K.
Ortak:amme alacağı · limited şirket ortaklığı · limited şirket · kâr payı · iflas
İncelediğiniz karardaOysa ki 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun’un 35. maddesinde belirtilen koşullar oluştuğu takdirde, «limited şirket ortakları» şirketten tamamen veya kısmen tahsil edilemeyen veya tahsil edilemeyeceği anlaşılan «amme alacağından» sermaye hisseleri oranında doğrudan doğruya sorumlu olacağından, davacı şirket ortaklarına «rücu» edebilecektir.
Dava, ortağı olduğu «limited şirketin» vergi borcunu ödediğini iddia eden davacının borcun sermaye «payı» oranında tahsili için davalı diğer ortak aleyhine giriştiği icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre, tarafların 5 ortaklı «limited şirketin ortağı» oldukları, davacının vergi borcunu ödediği şirketin İzmir 5.
Benzer bu kararda6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un, 22/07/1998 tarihli 4369 sayılı Kanun'un 21. maddesi ve 04/06/2008 tarihli 5766 sayılı Kanun'un 3. maddesi ile değişik 35. maddesi uyarınca, «limited şirket ortakları» şirketten tamamen veya kısmen tahsil edilemeyen veya tahsil edilemeyeceği anlaşılan «amme alacağından» sermaye hisseleri oranında doğrudan doğruya sorumlu olurlar ve bu Kanun hükümleri gereğince takibe tabi tutulurlar.
Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2006/86 esas ve 2009/532 karar sayılı dosyasında yaptırılan «bilirkişi incelemesinde» şirketin borca batık olduğunun tespit edildiği, dosyada mevcut belgelerin tetkikinde 29.«266»,29 TL'nin şirket adına vergi dairesine ödendiği, bu ödemeler nedeni ile davalının hissesine düşen tutarın 5.794,72 TL'den ibaret olması gerekeceği, mahkeme dosyasına «ibraz» edilen belgeler arasında belirtilen ödemelere ait şirkete yapılmış olması gereken ödeme emirlerinin bulunmadığı, ancak davacı ve davalının hissedar olduğu şirketin iflası hakkında 22/02/2006 tarihinde «iflas» davasının açıldığı, şirketin borca batık olduğu, bu durumun tespiti sonu mahkemece şirketin 12/11/2009 tarihli kararında iflasına karar verildiği dikkate alındığın …
Şti'nin 5 ortağından birisi olan davacının, ödediği bu şirkete ait vergi borcundan, kendi «payı» dışında kalan ve davalının payına düşen kısmın tahsili istemine ilişkindir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:borca batıklık · kamu alacağı · i̇i̇k 266 · bilirkişi incelemesi · icra inkar tazminatı · inkar tazminatı · ibraz
Benzer bu karardaAsliye Ticaret Mahkemesi'nin 2006/86 esas ve 2009/532 karar sayılı dosyasında yaptırılan «bilirkişi incelemesinde» şirketin borca batık olduğunun tespit edildiği, dosyada mevcut belgelerin tetkikinde 29.«266»,29 TL'nin şirket adına vergi dairesine ödendiği, bu ödemeler nedeni ile davalının hissesine düşen tutarın 5.794,72 TL'den ibaret olması gerekeceği, mahkeme dosyasına «ibraz» edilen belgeler arasında belirtilen ödemelere ait şirkete yapılmış olması gereken ödeme emirlerinin bulunmadığı, ancak davacı ve davalının hissedar olduğu şirketin iflası hakkında 22/02/2006 tarihinde «iflas» davasının açıldığı, şirketin borca batık olduğu, bu durumun tespiti sonu mahkemece şirketin 12/11/2009 tarihli kararında iflasına karar verildiği dikkate alındığın …
İcra Müdürlüğü'nün 2009/25336 takip sayılı icra dosyasına yaptığı itirazın iptali ile takibin devamına, alacak üzerinden hesaplanan %40 «icra inkar tazminatı» olan 2.317,88 TL'nin davalı borçludan alınıp davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Ancak bunun için «kamu alacağının» şirketten tahsil edilemeyeceğinin anlaşılması gerekmektedir.
Hukuk Dairesi'nin bozma ilamı ile, kamu borcu davacı tarafından ödenen şirketin «iflasına» dair kurulan hüküm «borca batıklığının» usulüne uygun şekilde tespit edilmediği gerekçesiyle bozulmuştur.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2010/8402 E. , 2012/141 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada İzmir 3.Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 23.03.2010 tarih ve 2009/1507 - 2010/300 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin ve davalının ortağı olduğu 5 ortaklı limited şirketin vergi borçlarının müvekkili tarafından ödendiğini, davalı hakkında şirketteki payı oranında alacağın tahsili için başlatılan takibe davalının itiraz ettiğini ileri sürerek, itirazın iptalini talep ve dava etmiştir.
Davalı, usulüne uygun tebligata rağmen davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre, tarafların 5 ortaklı limited şirketin ortağı oldukları, davacının vergi borcunu ödediği şirketin İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 12/11/2009 tarihli kararıyla iflasının açılmasına karar verildiği, TTK’nun 532. maddesi gereğince şirket borcundan dolayı ortağa başvurulamayacağı ve şirketin iflası halinde alacağın tasfiye memuru veya iflas idaresi tarafından tespit ve talep edilebileceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, ortağı olduğu limited şirketin vergi borcunu ödediğini iddia eden davacının borcun sermaye payı oranında tahsili için davalı diğer ortak aleyhine giriştiği icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
Mahkemece, TTK’nun 532. maddesi gereğince şirket borcundan dolayı ortağa başvurulamayacağı ve iflas kararı verilen şirket borcunun tasfiye memuru veya iflas idaresinden talep edilebileceği gerekçesiyle dava reddedilmiştir. Oysa ki 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun’un 35. maddesinde belirtilen koşullar oluştuğu takdirde, limited şirket ortakları şirketten tamamen veya kısmen tahsil edilemeyen veya tahsil edilemeyeceği anlaşılan amme alacağından sermaye hisseleri oranında doğrudan doğruya sorumlu olacağından, davacı şirket ortaklarına rücu edebilecektir. Somut olayda, vergi dairesi tarafından vergi borcunun tahsili için şirket aleyhine takip başlatılıp başlatılmadığı veya dava açılıp açılmadığı, davacı ortağın şirketin kamu borcunu takip veya davanın sonuçsuz kalması nedeniyle ödeyip ödemediği araştırılıp değerlendirilmeden davanın yazılı gerekçeyle reddi doğru olmamış, hükmün davacı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 16.01.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
26.01.2012 - HK
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1008208100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz