İtirazın iptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2013/15791 E. 2014/4592 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Zamanaşımı
- ['6102/87']
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
cari hesap sözleşmesi↗ zamanaşımı defi↗ cari hesap↗ zamanaşımı def'i↗ rücu↗ fesih↗ def'i↗ ihbar↗ havale↗ taahhütname↗ tacir↗ temerrüt↗ zamanaşımı↗ e-defter↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, asıl dava yönünden davacı yanın davalıdan 28.281,36 Euro alacaklı olduğu, birleşen dava yönünden, davacı konumunda olan ve asıl davada davalı olan şirketin defter sunmadığı ve ayrıca dava dışı Galata şirketinin defterlerinin incelenmesinin mümkün olmadığı, birleşen davada davacının davası kanıtlanamadığı gerekçesiyle, asıl davanın kabulüne, birleşen davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı-birleşen davada davacı vekili temyiz etmiştir.
1-Asıl davada, davalı zamanaşımı def'inde bulunmuş olup, taraflar arasında da 6762 sayılı TTK'nın 87. maddesi anlamında geçerli bir cari hesap sözleşmesinin varlığı kanıtlanamamıştır. Bu durumda mahkemece, davalının zamanaşımı def'inin ilgili taşıma mevzuatı hükümleri nazara alınarak değerlendirme yapılması gerekirken yazılı gerekçe ile zamanaşımı definin reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
2-Bozma sebep ve şekline göre, davalı-birleşen davada davacı vekilinin asıl davaya ilişkin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
3-Birleşen davada davacı, birleşen dava davalısının sözleşmeyi haksız olarak feshedip dava dışı başka bir firma ile sözleşme ilişkisi içerisine girdiğini iddia ederek haksız feshe dayalı tazminat talebinde bulunmuştur. Mülga 6762 sayılı TTK'nın 20/3 maddesinde, tacirler arasında diğer tarafı temerrüde düşürmek veya mukaveleyi fesih yahut ondan rücu maksadıyla yapılacak ihbar veya ihtarların muteber olması için noter marifetiyle veya iadeli taahhütlü bir mektupla yahut telgrafla yapılmasının şart olduğu belirtilmişse de, birleşen davada davalı vekili, birleşen dosyaya yönelik 22.04.2011 havale tarihli cevap dilekçesinde, taraflar arasındaki sözleşmenin haklı nedenle feshedildiğini savunarak feshe karşı çıkmadığına göre, somut uyuşmazlıkta feshin haklı olup olmadığı değerlendirilip birleşen davadaki taleplerin buna göre karara bağlanması gerekirken, birleşen davanın feshin ispatlanamadığından reddi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/2214 E. 2014/9725 K.
Ortak:rücu · fesih · ihbar · taahhütname · tacir · temerrüt
İncelediğiniz karardaMülga 6762 sayılı TTK'nın 20/3 maddesinde, «tacirler» arasında diğer tarafı «temerrüde» düşürmek veya mukaveleyi «fesih» yahut ondan «rücu» maksadıyla yapılacak «ihbar» veya ihtarların muteber olması için noter marifetiyle veya iadeli «taahhütlü» bir mektupla yahut telgrafla yapılmasının şart olduğu belirtilmişse de, birleşen davada davalı vekili, birleşen dosyaya yönelik 22.04.2011 «havale» tarihli cevap dilekçesinde, taraflar arasındaki sözleşmenin haklı nedenle feshedildiğini savunarak feshe karşı çıkmadığına göre, somut uyuşmazlıkta feshin haklı ol …
Benzer bu kararda2-6762 sayılı ...'nın 20. maddesi uyarınca, «tacirler» arasında, diğer tarafı «temerrüde» düşürmek veya mukaveleyi «fesih» yahut ondan «rücu» maksadiyle yapılacak «ihbar» veya ihtarların muteber olması için noter marifetiyle veya iadeli «taahhütlü» bir mektupla yahut telgrafla yapılması şarttır.
… hesaplanması gerektiği, bilirkişilerce bu doğrultuda verilen raporda belirtilen verilerin açıklanıp ayrıntılarının ortaya konduğu, bozma ilamında belirtildiği üzere «denetime elverişli» olması nedeni ile bilirkişi raporunun hükme esas alınmasının gerektiği, bilirkişi raporlarının elektrik piyasası müşteri hizmetleri yönetmeliğine uygun olarak düzenlendiği gerekçesiyle davalı ... yönünden verilen karar kesinleştiğinden bu konuda yeniden hüküm kurulmasına yer olmadığına, davalı ... yönünden açılan davanın kısmen kabulüne, KDV «dahil» 1.862,98 TL'nin «temerrüt tarihi» olarak kabul edilen 04.09.2008 tarihinden geçerli olmak üzere işleyecek «reeskont faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin talebin ve «faizin başlangıç tarihine» yönelik taleplerin reddine karar verilmiştir.
Bir alacağa «temerrüt faizi» yürütülebilmesi için o alacağın «muaccel» hale gelmesi yeterli olmayıp, aynı zamanda «borçlunun temerrüde» düşürülmesi de gereklidir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:borçlunun temerrüdü · faiz başlangıç tarihi · temerrüt tarihi · muacceliyet · denetime elverişlilik · reeskont faizi · vade · temerrüt faizi
Benzer bu kararda… hesaplanması gerektiği, bilirkişilerce bu doğrultuda verilen raporda belirtilen verilerin açıklanıp ayrıntılarının ortaya konduğu, bozma ilamında belirtildiği üzere «denetime elverişli» olması nedeni ile bilirkişi raporunun hükme esas alınmasının gerektiği, bilirkişi raporlarının elektrik piyasası müşteri hizmetleri yönetmeliğine uygun olarak düzenlendiği gerekçesiyle davalı ... yönünden verilen karar kesinleştiğinden bu konuda yeniden hüküm kurulmasına yer olmadığına, davalı ... yönünden açılan davanın kısmen kabulüne, KDV «dahil» 1.862,98 TL'nin «temerrüt tarihi» olarak kabul edilen 04.09.2008 tarihinden geçerli olmak üzere işleyecek «reeskont faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin talebin ve «faizin başlangıç tarihine» yönelik taleplerin reddine karar verilmiştir.
Bir alacağa «temerrüt faizi» yürütülebilmesi için o alacağın «muaccel» hale gelmesi yeterli olmayıp, aynı zamanda «borçlunun temerrüde» düşürülmesi de gereklidir.
BK'nın 101. maddesi uyarınca da «muaccel» bir borcun borçlusu, alacaklının ihtariyle, mütemerrit olur.
Temerrüt, müttefikan tayin edilmiş açık ve belli bir «vade» yoksa alacaklının yöntemine uygun «ihtarnamesi» ile gerçekleşir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/2554 E. 2014/9724 K.
Ortak:rücu · fesih · ihbar · taahhütname · tacir · temerrüt
İncelediğiniz karardaMülga 6762 sayılı TTK'nın 20/3 maddesinde, «tacirler» arasında diğer tarafı «temerrüde» düşürmek veya mukaveleyi «fesih» yahut ondan «rücu» maksadıyla yapılacak «ihbar» veya ihtarların muteber olması için noter marifetiyle veya iadeli «taahhütlü» bir mektupla yahut telgrafla yapılmasının şart olduğu belirtilmişse de, birleşen davada davalı vekili, birleşen dosyaya yönelik 22.04.2011 «havale» tarihli cevap dilekçesinde, taraflar arasındaki sözleşmenin haklı nedenle feshedildiğini savunarak feshe karşı çıkmadığına göre, somut uyuşmazlıkta feshin haklı ol …
Benzer bu kararda2-6762 sayılı ...'nın 20. maddesi uyarınca, «tacirler» arasında, diğer tarafı «temerrüde» düşürmek veya mukaveleyi «fesih» yahut ondan «rücu» maksadiyle yapılacak «ihbar» veya ihtarların muteber olması için noter marifetiyle veya iadeli «taahhütlü» bir mektupla yahut telgrafla yapılması şarttır.
… belirlenmesi gerektiği, bilirkişilerce bu doğrultuda verilen raporda belirtilen verilerin açıklanıp ayrıntılarının ortaya konduğu, bozma ilamında belirtildiği üzere «denetime elverişli» olması nedeni ile bilirkişi raporunun hükme esas alınmasının gerektiği, bilirkişi raporlarının elektrik piyasası müşteri hizmetleri yönetmeliğine uygun olarak düzenlendiği gerekçesiyle davalı RADYO 29 yönünden verilen karar kesinleştiğinden bu konuda yeniden hüküm kurulmasına yer olmadığına, davalı ... yönünden açılan davanın kısmen kabulüne, KDV «dahil» 3.139,51 TL'nin «temerrüt tarihi» olarak kabul edilen 04.09.2008 tarihinden geçerli olmak üzere işleyecek «reeskont faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin talebin ve «faizin başlangıç tarihine» yönelik taleplerin reddine karar verilmiştir.
Bir alacağa «temerrüt faizi» yürütülebilmesi için o alacağın «muaccel» hale gelmesi yeterli olmayıp, aynı zamanda «borçlunun temerrüde» düşürülmesi de gereklidir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:borçlunun temerrüdü · faiz başlangıç tarihi · temerrüt tarihi · muacceliyet · denetime elverişlilik · reeskont faizi · vade · temerrüt faizi
Benzer bu kararda… belirlenmesi gerektiği, bilirkişilerce bu doğrultuda verilen raporda belirtilen verilerin açıklanıp ayrıntılarının ortaya konduğu, bozma ilamında belirtildiği üzere «denetime elverişli» olması nedeni ile bilirkişi raporunun hükme esas alınmasının gerektiği, bilirkişi raporlarının elektrik piyasası müşteri hizmetleri yönetmeliğine uygun olarak düzenlendiği gerekçesiyle davalı RADYO 29 yönünden verilen karar kesinleştiğinden bu konuda yeniden hüküm kurulmasına yer olmadığına, davalı ... yönünden açılan davanın kısmen kabulüne, KDV «dahil» 3.139,51 TL'nin «temerrüt tarihi» olarak kabul edilen 04.09.2008 tarihinden geçerli olmak üzere işleyecek «reeskont faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin talebin ve «faizin başlangıç tarihine» yönelik taleplerin reddine karar verilmiştir.
Bir alacağa «temerrüt faizi» yürütülebilmesi için o alacağın «muaccel» hale gelmesi yeterli olmayıp, aynı zamanda «borçlunun temerrüde» düşürülmesi de gereklidir.
BK'nın 101. maddesi uyarınca da «muaccel» bir borcun borçlusu, alacaklının ihtariyle, mütemerrit olur.
Temerrüt, müttefikan tayin edilmiş açık ve belli bir «vade» yoksa alacaklının yöntemine uygun «ihtarnamesi» ile gerçekleşir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/11322 E. 2013/15280 K.
Ortak:rücu · fesih · ihbar · taahhütname · tacir · temerrüt
İncelediğiniz karardaMülga 6762 sayılı TTK'nın 20/3 maddesinde, «tacirler» arasında diğer tarafı «temerrüde» düşürmek veya mukaveleyi «fesih» yahut ondan «rücu» maksadıyla yapılacak «ihbar» veya ihtarların muteber olması için noter marifetiyle veya iadeli «taahhütlü» bir mektupla yahut telgrafla yapılmasının şart olduğu belirtilmişse de, birleşen davada davalı vekili, birleşen dosyaya yönelik 22.04.2011 «havale» tarihli cevap dilekçesinde, taraflar arasındaki sözleşmenin haklı nedenle feshedildiğini savunarak feshe karşı çıkmadığına göre, somut uyuşmazlıkta feshin haklı ol …
Benzer bu karardaSözleşme tarihinde yürürlükte bulunan 6762 sayılı TTK'nın 20'inci maddesine göre, "Tacirler arasında, diğer tarafı «temerrüde» düşürmek veya mukaveleyi «fesih» yahut ondan «rücu» maksadiyle yapılacak «ihbar» veya ihtarların muteber olması için noter marifetiyle veya iadeli «taahhütlü» bir mektupla yahut telgrafla yapılması şarttır." Yine taraflarca imzalanan sözleşmenin «delil sözleşmesi» niteliğinde olan 2'inci maddesi "Sözleşmenin bitim tarihinden bir ay önce tarafların sözleşmeyi feshettiklerini noterden yazılı olarak bildirmedikleri takdirde söz …
Sözleşmede belirtilen süre ve şekilde «fesih» «ihbarı» yapılmadığına göre feshin haksız olduğunun kabulü gerekir.
Bununla birlikte 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 325. maddesi “İş sahibi işi kabulde «temerrüt» ederse, işçi «taahhüt» ettiği işi yapmağa mecbur olmaksızın mukaveledeki ücreti istiyebilir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:delil sözleşmesi · tanık beyanı · istifa · kâr mahrumiyeti · hakkaniyet · hizmet sözleşmesi · mahsup · feragat
Benzer bu karardaŞu kadar ki, işi yapmadığından dolayı tasarruf ettiği yahut diğer bir iş ile kazandığı ve kazanmaktan kasten «feragat» eylediği şeyi «mahsup» ettirmeğe mecburdur.” hükmünü haiz olup, BK'nın 98. maddesi delaletiyle BK'nın 44. maddesi gereğince de davacı taraf zararının artmasını önlemek için gerekli tüm önlemleri almalıdır.
… e süresinin sonunda, davalı tarafından verilen teklifin davacı tarafından kabul edilmemesi nedeniyle anlaşma sağlanamadığından sözleşmenin uzatılmadığı ve davalının «fesih» iradesinin davacıya ulaştığı, sözleşmenin uzatılmadığının her iki tarafında bilgisi dahilinde olduğu, bu durumda artık noterden yazılı olarak sözleşmenin feshedildiğinin bildirilmesinin bir anlam taşımayacağı, sözleşmenin 2. maddesine dayanarak tazminat talep edilmesinin «hakkaniyete» uygun olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dava, taraflar arasında imzalanan «hizmet sözleşmesinin» usulsüz feshi sebebiyle uğranıldığı iddia olunan zararın tazmini istemine ilişkindir.
Sözleşme tarihinde yürürlükte bulunan 6762 sayılı TTK'nın 20'inci maddesine göre, "Tacirler arasında, diğer tarafı «temerrüde» düşürmek veya mukaveleyi «fesih» yahut ondan «rücu» maksadiyle yapılacak «ihbar» veya ihtarların muteber olması için noter marifetiyle veya iadeli «taahhütlü» bir mektupla yahut telgrafla yapılması şarttır." Yine taraflarca imzalanan sözleşmenin «delil sözleşmesi» niteliğinde olan 2'inci maddesi "Sözleşmenin bitim tarihinden bir ay önce tarafların sözleşmeyi feshettiklerini noterden yazılı olarak bildirmedikleri takdirde söz …
2 benzer karar daha
-
İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/12006 E. 2014/18492 K.
Ortak:e-defter
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, asıl dava yönünden davacı yanın davalıdan 28.281,36 Euro alacaklı olduğu, birleşen dava yönünden, davacı konumunda olan ve asıl davada davalı olan şirketin «defter» sunmadığı ve ayrıca dava dışı Galata şirketinin defterlerinin incelenmesinin mümkün olmadığı, birleşen davada davacının davası kanıtlanamadığı gerekçesiyle, asıl davanın kabulüne, birleşen davanın reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, asıl dava yönünden davacı yanın davalıdan 28.281,36 Euro alacaklı olduğu, birleşen dava yönünden ise davacı konumunda olan ve asıl davada davalı olan şirketin «defter» sunmadığı ve ayrıca dava dışı Galata şirketinin defterlerinin incelenmesinin mümkün olmadığı, birleşen davanın kanıtlanamadığı gerekçesiyle asıl davanın kabulüne; birleşen davanın reddine dair verilen kararın asıl dava davalısı-birleşen dava davacısı ...
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/2116 E. 2014/9032 K.
Ortak:rücu · fesih · ihbar · taahhütname · tacir · temerrüt
İncelediğiniz karardaMülga 6762 sayılı TTK'nın 20/3 maddesinde, «tacirler» arasında diğer tarafı «temerrüde» düşürmek veya mukaveleyi «fesih» yahut ondan «rücu» maksadıyla yapılacak «ihbar» veya ihtarların muteber olması için noter marifetiyle veya iadeli «taahhütlü» bir mektupla yahut telgrafla yapılmasının şart olduğu belirtilmişse de, birleşen davada davalı vekili, birleşen dosyaya yönelik 22.04.2011 «havale» tarihli cevap dilekçesinde, taraflar arasındaki sözleşmenin haklı nedenle feshedildiğini savunarak feshe karşı çıkmadığına göre, somut uyuşmazlıkta feshin haklı ol …
Benzer bu kararda2-6762 sayılı ...'nın 20. maddesi uyarınca, «tacirler» arasında, diğer tarafı «temerrüde» düşürmek veya mukaveleyi «fesih» yahut ondan «rücu» maksadiyle yapılacak «ihbar» veya ihtarların muteber olması için noter marifetiyle veya iadeli «taahhütlü» bir mektupla yahut telgrafla yapılması şarttır.
… n belirlenmesi gerektiği, davacının KDV hariç 3.420,00 TL talep ettiği, KDV oranı olan % 18 eklendiğinde talebin 4.035,60 TL olduğu, bilirkişilerce her ne kadar KDV «dahil» 4.116,84 TL alacak hesap edilmiş ise de taleple bağlı kalınarak 4.035,60 TL'ye hükmedilmesi gerektiği, «temerrüt tarihi» olarak davacı kurumun davalıya gönderdiği «ihtar» yazısına eklenen 30 günlük süre dikkate alınarak 04/09/2008 tarihinin kabul edildiği gerekçesiyle KDV dahil 4035.60 TL'nin temerrüt tarihi olarak kabul edilen 4.9. …
Bir alacağa «temerrüt faizi» yürütülebilmesi için o alacağın «muaccel» hale gelmesi yeterli olmayıp, aynı zamanda «borçlunun temerrüde» düşürülmesi de gereklidir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:borçlunun temerrüdü · temerrüt tarihi · muacceliyet · vade · temerrüt faizi · ihtar · ihtarname · dosya masrafı
Benzer bu karardaBir alacağa «temerrüt faizi» yürütülebilmesi için o alacağın «muaccel» hale gelmesi yeterli olmayıp, aynı zamanda «borçlunun temerrüde» düşürülmesi de gereklidir.
… n belirlenmesi gerektiği, davacının KDV hariç 3.420,00 TL talep ettiği, KDV oranı olan % 18 eklendiğinde talebin 4.035,60 TL olduğu, bilirkişilerce her ne kadar KDV «dahil» 4.116,84 TL alacak hesap edilmiş ise de taleple bağlı kalınarak 4.035,60 TL'ye hükmedilmesi gerektiği, «temerrüt tarihi» olarak davacı kurumun davalıya gönderdiği «ihtar» yazısına eklenen 30 günlük süre dikkate alınarak 04/09/2008 tarihinin kabul edildiği gerekçesiyle KDV dahil 4035.60 TL'nin temerrüt tarihi olarak kabul edilen 4.9. …
Temerrüt, müttefikan tayin edilmiş açık ve belli bir «vade» yoksa alacaklının yöntemine uygun «ihtarnamesi» ile gerçekleşir.
1-Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve her ne kadar mahkemece davacı tarafından talep edilen bakım ve işletme «masrafları» hakkında hüküm kurulmamış ise de mahkemece benimsenen bilirkişi raporu itibariyle davacının talep ettiği bakım ve işletme masraflarına ilişkin bir alacağının bulun …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2013/15791 E. , 2014/4592 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İSTANBUL 28. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 26/03/2013
NUMARASI 2011/154-2013/75
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 28. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen tarih ve 2011/154-2013/75 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi asıl davada davalı ve birleşen davada davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, uluslararası taşımacılık ve lojistik hizmetleri ile iştigal eden müvekkil şirket ile davalı şirket arasında akdedilen sözleşme uyarınca müvekkil şirketin davalı şirket için Türkiye- Portekiz arasında nakliyat işlemlerini gerçekleştirdiğini, bunun üzerine düzenlenen faturalar ve buna ilişkin cari hesaba ait borcun ödenmediğini, alacağın tahsili için yapılan takibe davalının itiraz ettiğini ileri sürerek, itirazın iptali ile takibin devamına ve %40'dan az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının yabancı şirket olması nedeniyle teminat yatırmak zorunda bulunduğunu, taşımadan kaynaklanan taleplerin 1 yılda zaman aşımına uğradığını, müvekkilin temerrüte düşmediğini, davacı şirketin öncelikle verdiği hizmeti kanıtlaması gerektiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Birleşen davada davacı vekili, taraflar arasında düzenlenen sözleşmenin davalı tarafından haksız olarak feshedildiğini, bu nedenle müvekkilinin zarar uğradığını ve portföy tazminatına hak kazandığını belirterek, şimdilik 75.000,00 TL maddi, 50.000,00 TL portföy tazminatının davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, asıl dava yönünden davacı yanın davalıdan 28.281,36 Euro alacaklı olduğu, birleşen dava yönünden, davacı konumunda olan ve asıl davada davalı olan şirketin defter sunmadığı ve ayrıca dava dışı Galata şirketinin defterlerinin incelenmesinin mümkün olmadığı, birleşen davada davacının davası kanıtlanamadığı gerekçesiyle, asıl davanın kabulüne, birleşen davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı-birleşen davada davacı vekili temyiz etmiştir.
1-Asıl davada, davalı zamanaşımı def'inde bulunmuş olup, taraflar arasında da 6762 sayılı TTK'nın 87. maddesi anlamında geçerli bir cari hesap sözleşmesinin varlığı kanıtlanamamıştır. Bu durumda mahkemece, davalının zamanaşımı def'inin ilgili taşıma mevzuatı hükümleri nazara alınarak değerlendirme yapılması gerekirken yazılı gerekçe ile zamanaşımı definin reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
2-Bozma sebep ve şekline göre, davalı-birleşen davada davacı vekilinin asıl davaya ilişkin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
3-Birleşen davada davacı, birleşen dava davalısının sözleşmeyi haksız olarak feshedip dava dışı başka bir firma ile sözleşme ilişkisi içerisine girdiğini iddia ederek haksız feshe dayalı tazminat talebinde bulunmuştur. Mülga 6762 sayılı TTK'nın 20/3 maddesinde, tacirler arasında diğer tarafı temerrüde düşürmek veya mukaveleyi fesih yahut ondan rücu maksadıyla yapılacak ihbar veya ihtarların muteber olması için noter marifetiyle veya iadeli taahhütlü bir mektupla yahut telgrafla yapılmasının şart olduğu belirtilmişse de, birleşen davada davalı vekili, birleşen dosyaya yönelik 22.04.2011 havale tarihli cevap dilekçesinde, taraflar arasındaki sözleşmenin haklı nedenle feshedildiğini savunarak feshe karşı çıkmadığına göre, somut uyuşmazlıkta feshin haklı olup olmadığı değerlendirilip birleşen davadaki taleplerin buna göre karara bağlanması gerekirken, birleşen davanın feshin ispatlanamadığından reddi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, hükmün davalı-birleşen davada davacı yararına BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı-birleşen davada davacı vekilinin asıl davaya yönelik sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, (3) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı – birleşen davada davacı vekilinin birleşen davaya yönelik temyiz itirazlarının kabulüyle, hükmün BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 10/03/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/101751000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz