Menfi Tespit ve İstirdat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2016/7559 E. 2017/4501 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
kusur sorumluluğu↗ borçlu olunmadığının tespiti↗ keşif↗ basiretli tacir↗ taşıyıcı↗ istirdat↗ tacir↗ kusur↗ teslim↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece iddia, savunma, toplanılan deliller, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının üzerinde ticari emtia yüklü aracı güvenli olmayan bir otoparka park etmiş olduğu, park yerine gelen kimliği tespit edilemeyen kişilerin aracı düz kontak yaparak kolay bir şekilde çalıştırıp kaçırdıkları, davacı taşıyıcının teslim etmek üzere aldığı malları teslim aldığı gibi alıcıya teslim etmekle yükümlü olduğundan üzerinde malların yüklü olduğu aracın emniyetli bir şekilde alıcıya teslimi konusunda gerekeni yapması, herhangi bir nedenle aracın park edilmesi gerektiğinde, güvenlikli bir sahada park edilmesine özen göstermesi gerektiği ayrıca, aracın çalınmasına karşılık gerekli teknik donanımının olmaması ve düz kontak gibi kolay yapılabilen bir işlem ile çalınması mümkün olmasına rağmen aracı güvenliksiz bir mahalde park etmiş olması nedeniyle aracın çalınmasında kusurlu olduğu gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava, taraflar arasında akdedilen sözleşmeye dayalı borçlu olunmadığının tespiti ile ödenen bedelin istirdadı istemine ilişkindir. Mahkemece, yukarıda özetlendiği şekilde hükme esas alınan bilirkişi raporu doğrultusunda davanın reddine karar verilmiştir. Ancak, her ne kadar yargılama sırasında otomotiv ana bilim dalı öğretim üyesinden alınan bilirkişi raporunda CD kayıtlarının değerlendirilmesi sonucu, davacının üzerinde ticari emtia yüklü aracı güvenli olmayan bir otoparka park ettiği, aracın düz kontak yapılarak kolay bir şekilde çalıştırılıp kaçırıldığı, kolaylıkla kaçırılması mümkün olan bu aracın güvenliksiz bir mahalde park edilmiş olması nedeniyle davacının aracın çalınması olayında kusurlu olduğu yönünde görüş belirtilmiş ise de, izlenen CD görüntüleri ve dosyada bulunan fotoğraflardan davacının, emtia yüklü aracı etrafı tel örgülerle çevrili, güvenlik kameraları ile izlenen, güvenlik kulübesi bulunan, giriş ve çıkışları kontrollü olan bir otoparka park ettiği görülmüş olup, bu hususların bilirkişi tarafından değerlendirilmediği anlaşılmıştır. Bu itibarla, mahkemece gerektiğinde aralarında taşıma konusunda uzman bir bilirkişinin de bulunduğu bilirkişi kurulu refakatinde mahallinde keşif de yapılmak suretiyle aracın park edildiği yerin güvenli bir yer olup olmadığı, basiretli bir tacir olması gereken taşıyıcı davacının meydana gelen olayda basiretli davranıp davranmadığı, herhangi bir kusur ve sorumluluğunun bulunup bulunmadığı hususlarında değerlendirme yapılarak sonucuna göre bir karar vermek gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
2- Ayrıca, davacı tarafça taraflar arasında akdedilen sözleşme kapsamında davalının taşınan emtiayı sigorta ettirme yükümlülüğü bulunmasına rağmen anılan yükümlülüğün davalı tarafından yerine getirilmemesi nedeniyle sözleşmeye aykırı davranıldığı da ileri sürüldüğünü göre, davacının bu iddiası üzerinde de durularak bir değerlendirme yapılması gerekirken anılan hususta herhangi bir değerlendirme yapılmaması da doğru görülmemiş, kararın bu nedenle de bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/8361 E. 2012/15590 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:denetime elverişlilik · eksik inceleme
Benzer bu kararda… olmadığı, davalının yönetim veya denetiminde bulunup bulunmadığı, bu itibarla mahkemece aracın park edildiği otoparkın davalıya ait olup olmadığının tereddütsüz ve «denetime elverişli» bir şekilde belirlemek, gerektiğinde davalı tarafın esaslı ve sonuca etkili itirazlarını karşılayan başka bir bilirkişi yada kurulundan ek rapor almak ve sonucuna göre bir karar vermek gerekirken «eksik inceleme» ile hüküm tesisinin yerinde olmadığı belirtilerek davacı yararına bozulmuş, mahal mahkemece bozma kararına uyularak yapılan yargılama sonucunda iş yeri sahibinin.. …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/8720 E. 2014/17039 K.
Ortak:kusur sorumluluğu · taşıyıcı · kusur · teslim
İncelediğiniz kararda… yan bir otoparka park etmiş olduğu, park yerine gelen kimliği tespit edilemeyen kişilerin aracı düz kontak yaparak kolay bir şekilde çalıştırıp kaçırdıkları, davacı «taşıyıcının» «teslim» etmek üzere aldığı malları teslim aldığı gibi alıcıya teslim etmekle yükümlü olduğundan üzerinde malların yüklü olduğu aracın emniyetli bir şekilde alıcıya teslimi …
Bu itibarla, mahkemece gerektiğinde aralarında taşıma konusunda uzman bir bilirkişinin de bulunduğu bilirkişi kurulu refakatinde mahallinde «keşif» de yapılmak suretiyle aracın park edildiği yerin güvenli bir yer olup olmadığı, basiretli bir «tacir» olması gereken «taşıyıcı» davacının meydana gelen olayda basiretli davranıp davranmadığı, herhangi bir «kusur» ve sorumluluğunun bulunup bulunmadığı hususlarında değerlendirme yapılarak sonucuna göre bir karar vermek gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bo …
Benzer bu karardaTaşıyıcının sorumluluğu, «ispat külfeti» ters çevrilmiş bir «kusur sorumluluğudur».
Taşıyıcı, eşyanın kendisine «teslim» edildiği tarihten gönderilene teslim edildiği tarihe kadar geçen sürede uğradığı «ziya» ve hasardan sorumlu olup, bu mesuliyetten ancak kendisinin «kusuru» olmadığını ispatladığı taktirde kurtulabilir.
Mahkemece, tüm dosya kapsamına, toplanan delillere ve düzenlenen bilirkişi raporuna göre, «taşıyıcının» aracını güvenilir bir otoparka bırakmış olması halinde aracın çalınmasından sorumlu tutulamayacağı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:sorumluluktan kurtulma · taşıyıcının sorumluluğu · hırsızlık · ispat külfeti · ziya
Benzer bu karardaHer ne kadar «taşıyıcının» kusurunun bulunmadığı durumlarda «hırsızlık» eyleminin varlığı «taşıyıcıyı sorumluluktan» kurtarır ise de, somut olayda, davalının yeterli güvenlik önlemleri bulunmayan bir otoparka kamyonu yüklü olarak park etmesi nedeniyle kusurlu olduğu ve «sorumluluktan kurtulmasının» mümkün olmayacağı gözetilmeden, mahkemece davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle, kararın davacı yararına b …
Davalı taraf aracın park yerinde «hırsızlık» eylemine maruz kaldığını ileri sürmüştür.
Taşıyıcının sorumluluğu, «ispat külfeti» ters çevrilmiş bir «kusur sorumluluğudur».
Taşıyıcı, eşyanın kendisine «teslim» edildiği tarihten gönderilene teslim edildiği tarihe kadar geçen sürede uğradığı «ziya» ve hasardan sorumlu olup, bu mesuliyetten ancak kendisinin «kusuru» olmadığını ispatladığı taktirde kurtulabilir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/13763 E. 2016/9613 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
2 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/9318 E. 2014/16842 K.
Ortak:taşıyıcı · kusur
İncelediğiniz karardaBu itibarla, mahkemece gerektiğinde aralarında taşıma konusunda uzman bir bilirkişinin de bulunduğu bilirkişi kurulu refakatinde mahallinde «keşif» de yapılmak suretiyle aracın park edildiği yerin güvenli bir yer olup olmadığı, basiretli bir «tacir» olması gereken «taşıyıcı» davacının meydana gelen olayda basiretli davranıp davranmadığı, herhangi bir «kusur» ve sorumluluğunun bulunup bulunmadığı hususlarında değerlendirme yapılarak sonucuna göre bir karar vermek gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bo …
… yan bir otoparka park etmiş olduğu, park yerine gelen kimliği tespit edilemeyen kişilerin aracı düz kontak yaparak kolay bir şekilde çalıştırıp kaçırdıkları, davacı «taşıyıcının» «teslim» etmek üzere aldığı malları teslim aldığı gibi alıcıya teslim etmekle yükümlü olduğundan üzerinde malların yüklü olduğu aracın emniyetli bir şekilde alıcıya teslimi …
Benzer bu kararda… cak, mahkemece hükme esas alınan 03/11/2011 tarihli polis tutanağında araca dışarıdan bakıldığında, düz kontak yapıldığı belirtilmişse de, araç sahibi.. dava konusu «hırsızlık» olayı ile iligili Emniyet Müdürlüğü'nde verdiği 02/11/2011 tarihli ifadesinde, aracın 1 sene önce yine aynı güzergahta yüklü şekilde çalındığını belirttiği de gözönüne alındığında aracın, yüklü şekilde gece vakti D-655 kara yolunda kontak anahtarı da üzerinde bırakılarak, park edilmesi basiretli davranması gereken «taşıyıcı» yönünden «ağır kusur» teşkil eder.
Mahkemece, dava konusu emtiayı «taşıyan» araç sürücünün, aracı kontak anahtarı üzerinde bırakarak sadece kapılarının kilitlenmesi «ağır kusur» kabul edilmekle beraber «hırsızlık» olayının, aracın kontak anahtarı kullanılmadan, düz kontak yapılmak suretiyle çalıştırılarak gerçekleştiği bu nedenle sürücünün ihmali ile aracın çalınma şekli arasında iliyet bağı olmadığı gerekçesiyle yazılı şekilde karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kanuni temsilci · ağır kusur · hırsızlık · illiyet bağı · hile · reeskont faizi · taşıyan · hasar
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; dava konusu emtiayı «taşıyan» araç şöförünün aracın kontak anahtarının üzerinde bırakarak sadece kapısını kilitlenmesi ağır ihmal olmasına rağmen, söz konusu aracın, araç camının kırılarak ve düz kontak yapılarak çalındığı anlaşıldığından, sürücünün ihmali ile aracın çalınma şekli arasında «illiyet bağı» olmadığı, bu bağlamda meydana gelen «hasarın» poliçe kapsamında olduğu, poliçe şartları gereği ödenmesi gereken hasarın poliçede yazılı «teminat» olan 25.000,00 TL olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile anılan miktarın 03.01.2012 tarihinden itibaren işleyecek «reeskont faizi» ile birlikte tahsiline karar verilmiştir.
Dava konusu poliçenin “Özel Koşullar” bölümünde yer alan 12. maddesinde sigortalının bizzat kendisinin ve/veya «kanuni temsilcisinin» ve/veya istihdam ettiği kişilerin «hilesi», kastı veya ağır kusurunun sebep olduğu «hasar» ve ziyaların «teminat» harici olduğu düzenlenmiştir.
Mahkemece, dava konusu emtiayı «taşıyan» araç sürücünün, aracı kontak anahtarı üzerinde bırakarak sadece kapılarının kilitlenmesi «ağır kusur» kabul edilmekle beraber «hırsızlık» olayının, aracın kontak anahtarı kullanılmadan, düz kontak yapılmak suretiyle çalıştırılarak gerçekleştiği bu nedenle sürücünün ihmali ile aracın çalınma şekli arasında iliyet bağı olmadığı gerekçesiyle yazılı şekilde karar verilmiştir.
… cak, mahkemece hükme esas alınan 03/11/2011 tarihli polis tutanağında araca dışarıdan bakıldığında, düz kontak yapıldığı belirtilmişse de, araç sahibi.. dava konusu «hırsızlık» olayı ile iligili Emniyet Müdürlüğü'nde verdiği 02/11/2011 tarihli ifadesinde, aracın 1 sene önce yine aynı güzergahta yüklü şekilde çalındığını belirttiği de gözönüne alındığında aracın, yüklü şekilde gece vakti D-655 kara yolunda kontak anahtarı da üzerinde bırakılarak, park edilmesi basiretli davranması gereken «taşıyıcı» yönünden «ağır kusur» teşkil eder.
-
İtirazın iptali | İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/8115 E. 2013/7208 K.
Ortak:taşıyıcı · teslim
İncelediğiniz kararda… yan bir otoparka park etmiş olduğu, park yerine gelen kimliği tespit edilemeyen kişilerin aracı düz kontak yaparak kolay bir şekilde çalıştırıp kaçırdıkları, davacı «taşıyıcının» «teslim» etmek üzere aldığı malları teslim aldığı gibi alıcıya teslim etmekle yükümlü olduğundan üzerinde malların yüklü olduğu aracın emniyetli bir şekilde alıcıya teslimi …
Bu itibarla, mahkemece gerektiğinde aralarında taşıma konusunda uzman bir bilirkişinin de bulunduğu bilirkişi kurulu refakatinde mahallinde «keşif» de yapılmak suretiyle aracın park edildiği yerin güvenli bir yer olup olmadığı, basiretli bir «tacir» olması gereken «taşıyıcı» davacının meydana gelen olayda basiretli davranıp davranmadığı, herhangi bir «kusur» ve sorumluluğunun bulunup bulunmadığı hususlarında değerlendirme yapılarak sonucuna göre bir karar vermek gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bo …
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, ... 'nun 781 ve devamı maddelerindeki «taşıyıcının sorumluluğu» esaslarına göre ...'nun 1301. maddesindeki yasal koşullar oluştuğundan davacının davalı aleyhine başlattığı takipte haklı olduğu gerekçesiyle, davanın kabulü ile davalıların icra takibine yaptıkları itirazın iptali ile takibin devamına, şartları oluşmadığından «icra inkar tazminatı» talebinin reddine karar verilmiştir.
Karar tarihinde yürürlükte bulunan 6762 sayılı ...'nun 781. maddesi uyarınca "Taşıyıcı eşyanın kendisine «teslim» edildiği tarihten gönderilene teslim olunduğu tarihe kadar geçen müddet içinde; uğradığı «zıya» ve hasardan mesuldür." Taşıyıcı ancak anılan maddenin .... fıkrasında sayılan hallerin varlığı halinde «sorumluluktan kurtulabilir».
Somut uyuşmazlıkta, davalı tarafça emtia yüklü aracın bırakıldığı otoparkın ... saat köpek ve bekçi korumalı, etrafı duvar ve tel örgülerle çevrili bir otopark olduğu savunulduğuna göre, aracın park edildiği otoparkın özellikleri belirlenip davalı tarafın savunmasında belirttiği gibi güvenli bir otopark olup olmadığının değerlendirilmemesi doğru olmadığı gibi öte yandan «üst taşıyıcı» durumunda olan dava dışı sigortalı ...
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:zıya · üst taşıyıcı · nakliyat sigortası · sorumluluktan kurtulma · taşıyıcının sorumluluğu · hırsızlık · rücuen tahsil · icra inkar tazminatı
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, ... 'nun 781 ve devamı maddelerindeki «taşıyıcının sorumluluğu» esaslarına göre ...'nun 1301. maddesindeki yasal koşullar oluştuğundan davacının davalı aleyhine başlattığı takipte haklı olduğu gerekçesiyle, davanın kabulü ile davalıların icra takibine yaptıkları itirazın iptali ile takibin devamına, şartları oluşmadığından «icra inkar tazminatı» talebinin reddine karar verilmiştir.
Dava, «nakliyat sigorta poliçesi» uyarınca ödenen bedelin «rücuen tahsili» için başlatılan takibe yapılan itirazın iptali istemine ilişkin olup mahkemece, yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmiştir.
Karar tarihinde yürürlükte bulunan 6762 sayılı ...'nun 781. maddesi uyarınca "Taşıyıcı eşyanın kendisine «teslim» edildiği tarihten gönderilene teslim olunduğu tarihe kadar geçen müddet içinde; uğradığı «zıya» ve hasardan mesuldür." Taşıyıcı ancak anılan maddenin .... fıkrasında sayılan hallerin varlığı halinde «sorumluluktan kurtulabilir».
Somut uyuşmazlıkta, davalı tarafça emtia yüklü aracın bırakıldığı otoparkın ... saat köpek ve bekçi korumalı, etrafı duvar ve tel örgülerle çevrili bir otopark olduğu savunulduğuna göre, aracın park edildiği otoparkın özellikleri belirlenip davalı tarafın savunmasında belirttiği gibi güvenli bir otopark olup olmadığının değerlendirilmemesi doğru olmadığı gibi öte yandan «üst taşıyıcı» durumunda olan dava dışı sigortalı ...
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2016/7559 E. , 2017/4501 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ...
13. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 30/09/2015 tarih ve 2014/667-2015/660 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirketin Efes Paz. ve Dağ. Tic. A.Ş'ye yaptığı lojistik işleminde yük taşımaya başladığını, 20/09/2013 tarihinde anılan şirketten aldığı yükü, kamyonuna yüklediğini ve davalı şirket personelinin talimatı ile Efes Paz. A.Ş'nin fabrika binasına ait otoparka park ettiğini, ertesi gün sabah malı taşımak ve teslim noktasına götürmek için otoparka gittiğinde kamyonunun yerinde olmadığını fark ettiğini, kamera kayıtları incelendiğinde iki şahısın kamyonu düz kontak yaparak çalıştırıp içindeki yük ile birlikte kaçırdığının görüldüğünü, müvekkilinin suç duyurusunda bulunması sonrasında aracın mallar çalınmış ve boş bir şekilde bulunduğunu, davalı şirketin bu olay nedeniyle kendisine 56.933,18 TL’lik bir fatura gönderdiğini, müvekkilinin faturayı iade ettiğini, meydana gelen olayda herhangi bir kusurunun bulunmadığını, mala ilişkin sigortayı yaptırma yükümlülüğünün davalıya ait olduğunu, buna rağmen davalı tarafından müvekkilinin hak edişlerinden kesinti yapıldığını ileri sürerek, şimdilik ödediği 3.665,00 TL'nin istidadına, kalan 53.268,18 TL’lik kısım için böyle bir borcun bulunmadığının tespitini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, malların davacı uhdesinde iken çalındığını, müvekkilinin söz konusu mallara ilişkin olarak Efes Pazarlama ve Dağıtım Tic. A.Ş'ye 56.933,18 TL ödemek durumunda kaldığını, daha sonra bu bedeli davacıdan talep ettiğini ancak, davacının itiraz ederek faturayı iade ettiğini, kusur ve sorumluluğun davacıda olduğunu, müvekkilinin taşıma sorumluluk sigortası da yaptırdığını, meydana gelen zararın sigorta muafiyeti altında kalması nedeniyle zararını sigortadan da karşılayamadığını, müvekkilinin uğradığı zararı davacının hak edişlerinden kesme hakkının bulunduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, toplanılan deliller, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının üzerinde ticari emtia yüklü aracı güvenli olmayan bir otoparka park etmiş olduğu, park yerine gelen kimliği tespit edilemeyen kişilerin aracı düz kontak yaparak kolay bir şekilde çalıştırıp kaçırdıkları, davacı taşıyıcının teslim etmek üzere aldığı malları teslim aldığı gibi alıcıya teslim etmekle yükümlü olduğundan üzerinde malların yüklü olduğu aracın emniyetli bir şekilde alıcıya teslimi konusunda gerekeni yapması, herhangi bir nedenle aracın park edilmesi gerektiğinde, güvenlikli bir sahada park edilmesine özen göstermesi gerektiği ayrıca, aracın çalınmasına karşılık gerekli teknik donanımının olmaması ve düz kontak gibi kolay yapılabilen bir işlem ile çalınması mümkün olmasına rağmen aracı güvenliksiz bir mahalde park etmiş olması nedeniyle aracın çalınmasında kusurlu olduğu gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava, taraflar arasında akdedilen sözleşmeye dayalı borçlu olunmadığının tespiti ile ödenen bedelin istirdadı istemine ilişkindir. Mahkemece, yukarıda özetlendiği şekilde hükme esas alınan bilirkişi raporu doğrultusunda davanın reddine karar verilmiştir. Ancak, her ne kadar yargılama sırasında otomotiv ana bilim dalı öğretim üyesinden alınan bilirkişi raporunda CD kayıtlarının değerlendirilmesi sonucu, davacının üzerinde ticari emtia yüklü aracı güvenli olmayan bir otoparka park ettiği, aracın düz kontak yapılarak kolay bir şekilde çalıştırılıp kaçırıldığı, kolaylıkla kaçırılması mümkün olan bu aracın güvenliksiz bir mahalde park edilmiş olması nedeniyle davacının aracın çalınması olayında kusurlu olduğu yönünde görüş belirtilmiş ise de, izlenen CD görüntüleri ve dosyada bulunan fotoğraflardan davacının, emtia yüklü aracı etrafı tel örgülerle çevrili, güvenlik kameraları ile izlenen, güvenlik kulübesi bulunan, giriş ve çıkışları kontrollü olan bir otoparka park ettiği görülmüş olup, bu hususların bilirkişi tarafından değerlendirilmediği anlaşılmıştır.
Bu itibarla, mahkemece gerektiğinde aralarında taşıma konusunda uzman bir bilirkişinin de bulunduğu bilirkişi kurulu refakatinde mahallinde keşif de yapılmak suretiyle aracın park edildiği yerin güvenli bir yer olup olmadığı, basiretli bir tacir olması gereken taşıyıcı davacının meydana gelen olayda basiretli davranıp davranmadığı, herhangi bir kusur ve sorumluluğunun bulunup bulunmadığı hususlarında değerlendirme yapılarak sonucuna göre bir karar vermek gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
2- Ayrıca, davacı tarafça taraflar arasında akdedilen sözleşme kapsamında davalının taşınan emtiayı sigorta ettirme yükümlülüğü bulunmasına rağmen anılan yükümlülüğün davalı tarafından yerine getirilmemesi nedeniyle sözleşmeye aykırı davranıldığı da ileri sürüldüğünü göre, davacının bu iddiası üzerinde de durularak bir değerlendirme yapılması gerekirken anılan hususta herhangi bir değerlendirme yapılmaması da doğru görülmemiş, kararın bu nedenle de bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) ve (2) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, 19/09/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/372680100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz