Sigorta
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2014/9318 E. 2014/16842 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
kanuni temsilci↗ ağır kusur↗ hırsızlık↗ illiyet bağı↗ hile↗ reeskont faizi↗ taşıyıcı↗ taşıyan↗ kusur↗ hasar↗ teminat↗ temsil↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; dava konusu emtiayı taşıyan araç şöförünün aracın kontak anahtarının üzerinde bırakarak sadece kapısını kilitlenmesi ağır ihmal olmasına rağmen, söz konusu aracın, araç camının kırılarak ve düz kontak yapılarak çalındığı anlaşıldığından, sürücünün ihmali ile aracın çalınma şekli arasında illiyet bağı olmadığı, bu bağlamda meydana gelen hasarın poliçe kapsamında olduğu, poliçe şartları gereği ödenmesi gereken hasarın poliçede yazılı teminat olan 25.000,00 TL olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile anılan miktarın 03.01.2012 tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava,e dayalı tazminat istemine ilişkindir. Dava konusu poliçenin “Özel Koşullar” bölümünde yer alan 12. maddesinde sigortalının bizzat kendisinin ve/veya kanuni temsilcisinin ve/veya istihdam ettiği kişilerin hilesi, kastı veya ağır kusurunun sebep olduğu hasar ve ziyaların teminat harici olduğu düzenlenmiştir. Mahkemece, dava konusu emtiayı taşıyan araç sürücünün, aracı kontak anahtarı üzerinde bırakarak sadece kapılarının kilitlenmesi ağır kusur kabul edilmekle beraber hırsızlık
olayının, aracın kontak anahtarı kullanılmadan, düz kontak yapılmak suretiyle çalıştırılarak gerçekleştiği bu nedenle sürücünün ihmali ile aracın çalınma şekli arasında iliyet bağı olmadığı gerekçesiyle yazılı şekilde karar verilmiştir. Ancak, mahkemece hükme esas alınan 03/11/2011 tarihli polis tutanağında araca dışarıdan bakıldığında, düz kontak yapıldığı belirtilmişse de, araç sahibi.. dava konusu hırsızlık olayı ile iligili Emniyet Müdürlüğü'nde verdiği 02/11/2011 tarihli ifadesinde, aracın 1 sene önce yine aynı güzergahta yüklü şekilde çalındığını belirttiği de gözönüne alındığında aracın, yüklü şekilde gece vakti D-655 kara yolunda kontak anahtarı da üzerinde bırakılarak, park edilmesi basiretli davranması gereken taşıyıcı yönünden ağır kusur teşkil eder. Bu itibarla, mahkemece, dava konusu zararın, poliçenin yukarıda belirtilen 12. maddesi gereğince teminat dışı olduğu nazara alınarak davanın reddine karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/7559 E. 2017/4501 K.
Ortak:taşıyıcı · kusur
İncelediğiniz kararda… cak, mahkemece hükme esas alınan 03/11/2011 tarihli polis tutanağında araca dışarıdan bakıldığında, düz kontak yapıldığı belirtilmişse de, araç sahibi.. dava konusu «hırsızlık» olayı ile iligili Emniyet Müdürlüğü'nde verdiği 02/11/2011 tarihli ifadesinde, aracın 1 sene önce yine aynı güzergahta yüklü şekilde çalındığını belirttiği de gözönüne alındığında aracın, yüklü şekilde gece vakti D-655 kara yolunda kontak anahtarı da üzerinde bırakılarak, park edilmesi basiretli davranması gereken «taşıyıcı» yönünden «ağır kusur» teşkil eder.
Mahkemece, dava konusu emtiayı «taşıyan» araç sürücünün, aracı kontak anahtarı üzerinde bırakarak sadece kapılarının kilitlenmesi «ağır kusur» kabul edilmekle beraber «hırsızlık» olayının, aracın kontak anahtarı kullanılmadan, düz kontak yapılmak suretiyle çalıştırılarak gerçekleştiği bu nedenle sürücünün ihmali ile aracın çalınma şekli arasında iliyet bağı olmadığı gerekçesiyle yazılı şekilde karar verilmiştir.
Benzer bu karardaBu itibarla, mahkemece gerektiğinde aralarında taşıma konusunda uzman bir bilirkişinin de bulunduğu bilirkişi kurulu refakatinde mahallinde «keşif» de yapılmak suretiyle aracın park edildiği yerin güvenli bir yer olup olmadığı, basiretli bir «tacir» olması gereken «taşıyıcı» davacının meydana gelen olayda basiretli davranıp davranmadığı, herhangi bir «kusur» ve sorumluluğunun bulunup bulunmadığı hususlarında değerlendirme yapılarak sonucuna göre bir karar vermek gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bo …
… yan bir otoparka park etmiş olduğu, park yerine gelen kimliği tespit edilemeyen kişilerin aracı düz kontak yaparak kolay bir şekilde çalıştırıp kaçırdıkları, davacı «taşıyıcının» «teslim» etmek üzere aldığı malları teslim aldığı gibi alıcıya teslim etmekle yükümlü olduğundan üzerinde malların yüklü olduğu aracın emniyetli bir şekilde alıcıya teslimi …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:borçlu olunmadığının tespiti · keşif · istirdat · tacir · teslim
Benzer bu kararda1- Dava, taraflar arasında akdedilen sözleşmeye dayalı «borçlu olunmadığının tespiti» ile ödenen bedelin «istirdadı» istemine ilişkindir.
Bu itibarla, mahkemece gerektiğinde aralarında taşıma konusunda uzman bir bilirkişinin de bulunduğu bilirkişi kurulu refakatinde mahallinde «keşif» de yapılmak suretiyle aracın park edildiği yerin güvenli bir yer olup olmadığı, basiretli bir «tacir» olması gereken «taşıyıcı» davacının meydana gelen olayda basiretli davranıp davranmadığı, herhangi bir «kusur» ve sorumluluğunun bulunup bulunmadığı hususlarında değerlendirme yapılarak sonucuna göre bir karar vermek gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bo …
… yan bir otoparka park etmiş olduğu, park yerine gelen kimliği tespit edilemeyen kişilerin aracı düz kontak yaparak kolay bir şekilde çalıştırıp kaçırdıkları, davacı «taşıyıcının» «teslim» etmek üzere aldığı malları teslim aldığı gibi alıcıya teslim etmekle yükümlü olduğundan üzerinde malların yüklü olduğu aracın emniyetli bir şekilde alıcıya teslimi …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/7571 E. 2012/15227 K.
Ortak:ağır kusur · hırsızlık · taşıyıcı · taşıyan · kusur
İncelediğiniz karardaMahkemece, dava konusu emtiayı «taşıyan» araç sürücünün, aracı kontak anahtarı üzerinde bırakarak sadece kapılarının kilitlenmesi «ağır kusur» kabul edilmekle beraber «hırsızlık» olayının, aracın kontak anahtarı kullanılmadan, düz kontak yapılmak suretiyle çalıştırılarak gerçekleştiği bu nedenle sürücünün ihmali ile aracın çalınma şekli arasında iliyet bağı olmadığı gerekçesiyle yazılı şekilde karar verilmiştir.
… cak, mahkemece hükme esas alınan 03/11/2011 tarihli polis tutanağında araca dışarıdan bakıldığında, düz kontak yapıldığı belirtilmişse de, araç sahibi.. dava konusu «hırsızlık» olayı ile iligili Emniyet Müdürlüğü'nde verdiği 02/11/2011 tarihli ifadesinde, aracın 1 sene önce yine aynı güzergahta yüklü şekilde çalındığını belirttiği de gözönüne alındığında aracın, yüklü şekilde gece vakti D-655 kara yolunda kontak anahtarı da üzerinde bırakılarak, park edilmesi basiretli davranması gereken «taşıyıcı» yönünden «ağır kusur» teşkil eder.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; dava konusu emtiayı «taşıyan» araç şöförünün aracın kontak anahtarının üzerinde bırakarak sadece kapısını kilitlenmesi ağır ihmal olmasına rağmen, söz konusu aracın, araç camının kırılarak ve düz kontak yapılarak çalındığı anlaşıldığından, sürücünün ihmali ile aracın çalınma şekli arasında «illiyet bağı» olmadığı, bu bağlamda meydana gelen «hasarın» poliçe kapsamında olduğu, poliçe şartları gereği ödenmesi gereken hasarın poliçede yazılı «teminat» olan 25.000,00 TL olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile anılan miktarın 03.01.2012 tarihinden itibaren işleyecek «reeskont faizi» ile birlikte tahsiline karar verilmiştir.
Benzer bu kararda2- Davacı vekilinin temyiz itirazlarına gelince; mahkeme kararı ve dayanağı bilirkişi raporunda taşınan malların çalınması olayında davalı «taşıyanın» sürücüsünün «ağır kusur» ve kasıt niteliğinde davranışı olmayıp ihmali bulunduğu ve CMR Konvansiyonunun 23. maddesi uyarınca «sorumluluğunun sınırlı» olduğu kabül edilerek sonuca varılmış ise de; olayın oluş biçimi dikkate alındığında İtalya gibi «hırsızlık» ve gasp olaylarının yoğun olduğu riskli bir ülkede otopark niteliğinde olmayan ve hiçbir güvenlik önlemi bulunmayan yol kenarındaki cep şeklindeki bir alana park edip aracın içinde uyuduğu sırada gece vakti araçta hırsızlık yapıldığının ve bunun sürücü tarafından fark edilmesi üzerine şoförün ve aracın kaçırılmak suretiyle gasp edildiği anlaşıldığından; olayın gerçekleşen bu biçimi itibariyle meydana gelen «kaybın» taşımacının sürücüsünün ağır kusurundan kaynaklandığı anlaşılmakla CMR Konvansiyonu 29. maddesindeki koşulların oluştuğu sonucuna varıldığından davalı taşımacının zarardan sınırsız sorumlu olduğu gözetilmeksizin CMR Konvansiyonunun 23. maddesi uyarınca «sınırlı sorumluluğa» hükmedilmesi doğru görülmemiş davacı vekilinin bu yöne ilişkin temyiz isteminin kabülü ile hükmün bozulması gerekmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, sigortalı emtiaların «teslim» adresine ulaştığı ancak «deponun» kapalı olması nedeni ile ertesi sabah yapılacak teslimata kadar gecelemek için araç sürücü tarafından İtalya'daki Chicco mağazasının önüne park edildiği, gece 02.00 sıralarında kimliği belirsiz kişilerce aracın camı kırılarak emtiaların çalındığı, olayda aracını gece boyu korumasız bırakan «taşıyıcının» ihmal derecesinde kusurlu olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabülü ile 77.365.76 TL nin ödeme tarihi olan 30.11.2007 tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:sorumluluk sınırlaması · sınırlı sorumluluk · depo kararı · kâr kaybı · avans faizi · teslim
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, sigortalı emtiaların «teslim» adresine ulaştığı ancak «deponun» kapalı olması nedeni ile ertesi sabah yapılacak teslimata kadar gecelemek için araç sürücü tarafından İtalya'daki Chicco mağazasının önüne park edildiği, gece 02.00 sıralarında kimliği belirsiz kişilerce aracın camı kırılarak emtiaların çalındığı, olayda aracını gece boyu korumasız bırakan «taşıyıcının» ihmal derecesinde kusurlu olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabülü ile 77.365.76 TL nin ödeme tarihi olan 30.11.2007 tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
2- Davacı vekilinin temyiz itirazlarına gelince; mahkeme kararı ve dayanağı bilirkişi raporunda taşınan malların çalınması olayında davalı «taşıyanın» sürücüsünün «ağır kusur» ve kasıt niteliğinde davranışı olmayıp ihmali bulunduğu ve CMR Konvansiyonunun 23. maddesi uyarınca «sorumluluğunun sınırlı» olduğu kabül edilerek sonuca varılmış ise de; olayın oluş biçimi dikkate alındığında İtalya gibi «hırsızlık» ve gasp olaylarının yoğun olduğu riskli bir ülkede otopark niteliğinde olmayan ve hiçbir güvenlik önlemi bulunmayan yol kenarındaki cep şeklindeki bir alana park edip aracın içinde uyuduğu sırada gece vakti araçta hırsızlık yapıldığının ve bunun sürücü tarafından fark edilmesi üzerine şoförün ve aracın kaçırılmak suretiyle gasp edildiği anlaşıldığından; olayın gerçekleşen bu biçimi itibariyle meydana gelen «kaybın» taşımacının sürücüsünün ağır kusurundan kaynaklandığı anlaşılmakla CMR Konvansiyonu 29. maddesindeki koşulların oluştuğu sonucuna varıldığından davalı taşımacının zarardan sınırsız sorumlu olduğu gözetilmeksizin CMR Konvansiyonunun 23. maddesi uyarınca «sınırlı sorumluluğa» hükmedilmesi doğru görülmemiş davacı vekilinin bu yöne ilişkin temyiz isteminin kabülü ile hükmün bozulması gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2014/9318 E. , 2014/16842 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ KDZ.EREĞLİ 3. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ 03/02/2014
NUMARASI 2013/137-2014/69
Taraflar arasında görülen davada 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 03/02/2014 tarih ve 2013/137-2014/69 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı nezdinde nakliyat emtia sigorta poliçesi ile sigortalı bulunan emtianın yurt içi taşınması işinin davacının üstlendiğini, emtianın taşınma sırasında çalındığını, davacının çalınan emtia bedelini dava dışı sigortalıya ödediğini, davalının poliçe kapsamında davacıya, talebe rağmen, herhangi bir ödeme yapmadığını ileri sürerek 25.000 TL sigorta tazminatının tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, dava konusu emtianın yüklü olduğu aracın gerekli dikkat ve özen gösterilmeyerek D-655 karayolu üzerinde güvenli olmayan bir bölgeye park edildiğini, sürücünün kontak anahtarını kontağın üzerinde bırakarak kapı anahtarı ile kapıları kilitledikten sonra mola için aracı terkettiğini, döndüğünde aracın çalınmış olduğunu gördüğünü, bu nedenle davacı taşıyanın ihmal ve ağır kusurunun bulunduğunu, hasarın poliçeye göre teminat dışı olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; dava konusu emtiayı taşıyan araç şöförünün aracın kontak anahtarının üzerinde bırakarak sadece kapısını kilitlenmesi ağır ihmal olmasına rağmen, söz konusu aracın, araç camının kırılarak ve düz kontak yapılarak çalındığı anlaşıldığından, sürücünün ihmali ile aracın çalınma şekli arasında illiyet bağı olmadığı, bu bağlamda meydana gelen hasarın poliçe kapsamında olduğu, poliçe şartları gereği ödenmesi gereken hasarın poliçede yazılı teminat olan 25.000,00 TL olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile anılan miktarın 03.01.2012 tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava,e dayalı tazminat istemine ilişkindir. Dava konusu poliçenin “Özel Koşullar” bölümünde yer alan 12. maddesinde sigortalının bizzat kendisinin ve/veya kanuni temsilcisinin ve/veya istihdam ettiği kişilerin hilesi, kastı veya ağır kusurunun sebep olduğu hasar ve ziyaların teminat harici olduğu düzenlenmiştir. Mahkemece, dava konusu emtiayı taşıyan araç sürücünün, aracı kontak anahtarı üzerinde bırakarak sadece kapılarının kilitlenmesi ağır kusur kabul edilmekle beraber hırsızlık
olayının, aracın kontak anahtarı kullanılmadan, düz kontak yapılmak suretiyle çalıştırılarak gerçekleştiği bu nedenle sürücünün ihmali ile aracın çalınma şekli arasında iliyet bağı olmadığı gerekçesiyle yazılı şekilde karar verilmiştir. Ancak, mahkemece hükme esas alınan 03/11/2011 tarihli polis tutanağında araca dışarıdan bakıldığında, düz kontak yapıldığı belirtilmişse de, araç sahibi.. dava konusu hırsızlık olayı ile iligili Emniyet Müdürlüğü'nde verdiği 02/11/2011 tarihli ifadesinde, aracın 1 sene önce yine aynı güzergahta yüklü şekilde çalındığını belirttiği de gözönüne alındığında aracın, yüklü şekilde gece vakti D-655 kara yolunda kontak anahtarı da üzerinde bırakılarak, park edilmesi basiretli davranması gereken taşıyıcı yönünden ağır kusur teşkil eder.
Bu itibarla, mahkemece, dava konusu zararın, poliçenin yukarıda belirtilen 12. maddesi gereğince teminat dışı olduğu nazara alınarak davanın reddine karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 05/11/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/101956200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz