Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2016/12745 E. 2017/4954 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
sigorta acentelik sözleşmesi↗ önemli menfaat↗ ttk 122↗ sigorta acenteliği↗ portföy tazminatı↗ komisyon alacağı↗ acentelik sözleşmesi↗ ticari faiz↗ acentelik↗ hakkaniyet↗ fesih↗ komisyon↗ kâr kaybı↗ ihbar↗ iflas↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, davacı acentenin acentelik sözleşmesinin haksız olarak feshi nedeniyle tazminat talep etme hakkının doğduğu, tazminat miktarının davalı ... şirketinin acentenin portföyü sayesinde elde ettiği menfaat miktarı olması gerektiği, acentelik sözleşmesi feshedilmeseydi davacının acenteliğinin 2 yıl daha devam edebileceği, davalının birinci yıl 642.392,04 TL, ikinci yıl 481.794,03 TL menfaat elde edebileceği, TTK 122/2. maddesine göre davacı acentenin talep edebileceği tazminat miktarının üst sınırının 241.076,30 TL olduğu gerekçesiyle, davanın kabulü ile 241.076,00 TL tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, taraflar arasında düzenlenen sigorta acenteliği sözleşmesinin haksız feshedildiği iddiasına dayalı, portföy tazminatının tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece, bilirkişi raporuna itibar edilerek yazılı şekilde davacı lehine portföy tazminatına hükmedilmiştir. Ancak, hükme temel alınan bilirkişi raporu bozma ilamına uygun olmayıp karar vermeye de elverişli değildir.
Genel olarak portföy tazminatı, acentelik sözleşmesi sona erdikten sonra, bu ilişki devamı boyunca acentenin kişisel gayretiyle yarattığı müşteri çevresinden akidinin halen yararlanması, acentenin ise yararlanmaması nedeniyle uğradığı kaybın karşılığıdır. Somut olaydan sonra yargılama sırasında yürürlüğe giren 6102 sayılı TTK'nın 122. maddesinde açıkça "denkleştirme istemi" olarak tanımlanan, doktrinde de "müşteri tazminatı", "portföy tazminatı", "portföy akçesi" olarak da ifade edilen bu tür tazminat, mülga 6762 sayılı TTK'nın sigorta hükümlerinde açıkça düzenlenmemiştir. Ancak, anılan Kanun'un 134. maddesinde muhik bir sebep olmadan ve üç aylık ihbar müddetine riayet etmeksizin akdi fesheden tarafın, başlanmış işlerin tamamlanmaması yüzünden diğer tarafın uğradığı zararı tazmine mecbur olduğu, müvekkilin veya acentenin iflas veya ölümü yahut hacir altına alınması sebebiyle acentelik mukavelesi sona ererse, işlerin tamamen görülmesi halinde acenteye verilmesi gereken ücret miktarına nispetle tayin olunacak münasip bir tazminatın acenteye yahut yukarıdaki hallere göre onun yerine geçenlere verileceği hükme bağlanmıştır. Fesihten sonraki tazminat alacağı bu şekilde belirlenmiştir. Ayrıca, fesih tarihi itibariyle yürürlükte bulunan ve uyuşmazlığa uygulanması gereken 5684 sayılı Sigorta Kanunu'nun 23/16. maddesi uyarınca sözleşme ilişkisinin sona ermesinden sonra sigorta şirketi sigorta acentesinin portföyü sayesinde önemli menfaatler elde ediyor ve hakkaniyet gerektiriyorsa, sigorta acentesi, sigorta şirketinden tazminat talep edebilecektir.
Somut olayda hesaplama yapılırken, davacı acentenin, davalı adına ne tür poliçeler düzenlediği, bu poliçelerin süreleri, davalının acentenin portföyünden ne gibi önemli menfaatler elde edeceği ve hakkaniyet ilkesi gereği portföy tazminatı verilmesinin gerekip gerekmediği hususları tartışılmamıştır. Bu durum karşısında, taraf delilleri de nazara alınarak portföy tazminatı isteminin açıklanan şekilde değerlendirilmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde fesihten sonraki üç aylık dönem baz alınarak iki yıl için davalı ... şirketinin elde edilebileceği komisyon alacağına göre hesap yapan bilirkişi raporuna dayalı hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/12570 E. 2018/6010 K.
Ortak:önemli menfaat · sigorta acentelik sözleşmesi · sigorta acenteliği · portföy tazminatı · komisyon alacağı · acentelik sözleşmesi · acentelik · hakkaniyet
İncelediğiniz karardaDava, taraflar arasında düzenlenen «sigorta acenteliği sözleşmesinin» haksız feshedildiği iddiasına dayalı, «portföy tazminatının» tahsili istemine ilişkindir.
Ayrıca, «fesih» tarihi itibariyle yürürlükte bulunan ve uyuşmazlığa uygulanması gereken 5684 sayılı Sigorta Kanunu'nun 23/16. maddesi uyarınca sözleşme ilişkisinin sona ermesinden sonra sigorta şirketi «sigorta acentesinin» portföyü sayesinde «önemli menfaatler» elde ediyor ve «hakkaniyet» gerektiriyorsa, sigorta acentesi, sigorta şirketinden tazminat talep edebilecektir.
Somut olayda hesaplama yapılırken, davacı «acentenin», davalı adına ne tür poliçeler düzenlediği, bu poliçelerin süreleri, davalının acentenin portföyünden ne gibi «önemli menfaatler» elde edeceği ve «hakkaniyet» ilkesi gereği «portföy tazminatı» verilmesinin gerekip gerekmediği hususları tartışılmamıştır.
Benzer bu kararda2-Dava, taraflar arasında düzenlenen «sigorta acenteliği sözleşmesinin» haksız feshedildiği iddiasına dayalı, ödenmeyen kampanya «komisyonu» ve «portföy tazminatı» ile manevi tazminatın tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; taraflar arasında 20/03/2008 tarihinde «acentelik sözleşmesinin» düzenlendiği, «fesih» tarihi olan 24/12/2011 tarihine kadar davacının acentelik sözleşmesi kapsamında faaliyetini sürdürdüğü, davalının aralarındaki acentelik sözleşmesini haksız olarak feshettiği, davacının sözleşme kapsamında davalıdan talep edebileceği «komisyon alacağının» bulunmadığı, davacının haksız gerçekleşen fesih «sebebi» ile «portföy tazminatı» talep edebileceği, manevi tazminat şartlarının gerçekleşmediği gerekçesiyle, davacının ödenmeyen kampanya komisyonu isteminin reddine, davacının «haksız fesih» nedeni ile «maddi tazminat» isteminin kısmen kabulüne, 24.647,27 TL nin 24/12/2012 tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline, bakiye istemin reddine karar verilmiştir.
Ayrıca, «fesih» tarihi itibariyle yürürlükte bulunan ve uyuşmazlığa uygulanması gereken 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 23/16. maddesi uyarınca sözleşme ilişkisinin sona ermesinden sonra sigorta şirketi «sigorta acentesinin» portföyü sayesinde «önemli menfaatler» elde ediyor ve «hakkaniyet» gerektiriyorsa, sigorta acentesi, sigorta şirketinden tazminat talep edebilecektir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:haksız fesih · başvurma harcı · yargılama gideri · harç · maddi tazminat · dava sebebi · vekalet ücreti · avans faizi
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; taraflar arasında 20/03/2008 tarihinde «acentelik sözleşmesinin» düzenlendiği, «fesih» tarihi olan 24/12/2011 tarihine kadar davacının acentelik sözleşmesi kapsamında faaliyetini sürdürdüğü, davalının aralarındaki acentelik sözleşmesini haksız olarak feshettiği, davacının sözleşme kapsamında davalıdan talep edebileceği «komisyon alacağının» bulunmadığı, davacının haksız gerçekleşen fesih «sebebi» ile «portföy tazminatı» talep edebileceği, manevi tazminat şartlarının gerçekleşmediği gerekçesiyle, davacının ödenmeyen kampanya komisyonu isteminin reddine, davacının «haksız fesih» nedeni ile «maddi tazminat» isteminin kısmen kabulüne, 24.647,27 TL nin 24/12/2012 tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline, bakiye istemin reddine karar verilmiştir.
… arcının peşin alınan harçtan mahsubu ile fazla harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine karar verilmişse de peşin harçtan düşülen 1.683,66 TL «harç» ile «başvuru harcının» davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmesi gerekirken bu yönde hüküm kurulmayarak harçtan sorumluluğun davacı üzerinde bırakılması doğru olmamış, ka …
4-Bozma sebep ve şekline göre, davacı vekilinin «vekalet ücreti» ve «yargılama giderlerine» ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesine bu aşamada gerek görülmemiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/16850 E. 2015/3124 K.
Ortak:önemli menfaat · sigorta acentelik sözleşmesi · sigorta acenteliği · portföy tazminatı · komisyon alacağı · acentelik sözleşmesi · acentelik · hakkaniyet
İncelediğiniz karardaDava, taraflar arasında düzenlenen «sigorta acenteliği sözleşmesinin» haksız feshedildiği iddiasına dayalı, «portföy tazminatının» tahsili istemine ilişkindir.
Ayrıca, «fesih» tarihi itibariyle yürürlükte bulunan ve uyuşmazlığa uygulanması gereken 5684 sayılı Sigorta Kanunu'nun 23/16. maddesi uyarınca sözleşme ilişkisinin sona ermesinden sonra sigorta şirketi «sigorta acentesinin» portföyü sayesinde «önemli menfaatler» elde ediyor ve «hakkaniyet» gerektiriyorsa, sigorta acentesi, sigorta şirketinden tazminat talep edebilecektir.
Somut olayda hesaplama yapılırken, davacı «acentenin», davalı adına ne tür poliçeler düzenlediği, bu poliçelerin süreleri, davalının acentenin portföyünden ne gibi «önemli menfaatler» elde edeceği ve «hakkaniyet» ilkesi gereği «portföy tazminatı» verilmesinin gerekip gerekmediği hususları tartışılmamıştır.
Benzer bu kararda2- Dava, taraflar arasında düzenlenen «sigorta acenteliği sözleşmesinin» haksız feshedildiği iddiasına dayalı, «portföy tazminatının» tahsili istemine ilişkindir.
Ayrıca, «fesih» tarihi itibariyle yürürlükte bulunan ve uyuşmazlığa uygulanması gereken 5684 sayılı Sigorta Kanunu'nun 23/16. maddesi uyarınca sözleşme ilişkisinin sona ermesinden sonra sigorta şirketi «sigorta acentesinin» portföyü sayesinde «önemli menfaatler» elde ediyor ve «hakkaniyet» gerektiriyorsa, sigorta acentesi, sigorta şirketinden tazminat talep edebilecektir.
Somut olayda hesaplama yapılırken, davacı «acentenin», davalı adına ne tür poliçeler düzenlediği, bu poliçelerin süreleri, davalının ne gibi «önemli menfaatler» elde edeceği ve «hakkaniyet» ilkesi gereği «portföy tazminatı» verilmesinin gerekip gerekmediği hususları tartışılmamıştır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:haksız fesih · uyuşmazlık konusu · ıslah · ihtarname · avans faizi
Benzer bu karardaMahkemece, Dairemizin bozma ilamına uyularak, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davalı tarafça yapılan feshin «haksız fesih» olduğu, davacının bu fesih nedeniyle «portföy tazminatına» hak kazandığı, bu miktarın da 64.451 TL olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile 64.450 TL'nin (bu miktarın 15.000 TL'sine dava tarihinden, 49.450 TL'sine «ıslah» tarihi olan 15.11.2011 tarihinden itibaren uygulanacak) değişen oranda «avans faizi» ile birlikte davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine karar verilmiştir.
… isindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, gerek «uyuşmazlık konusu» «acentelik sözleşmesinin» yapıldığı tarih, gerekse dava tarihi esas alındığında somut olaya 6762 sayılı TTK'nın uygulanmasının gerekmesine göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dı …
Taraflar arasında 19.08.2003 tarihinde «acentelik sözleşmesi» imzalandığı, 06.07.2007 tarihli «ihtarname» ile davalının sebep göstermeden akdi feshettiğini karşı tarafa bildirdiği hususlarında uyuşmazlık bulunmamaktadır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/16672 E. 2014/17367 K.
Ortak:önemli menfaat · sigorta acentelik sözleşmesi · sigorta acenteliği · portföy tazminatı · komisyon alacağı · acentelik sözleşmesi · acentelik · hakkaniyet
İncelediğiniz karardaDava, taraflar arasında düzenlenen «sigorta acenteliği sözleşmesinin» haksız feshedildiği iddiasına dayalı, «portföy tazminatının» tahsili istemine ilişkindir.
Ayrıca, «fesih» tarihi itibariyle yürürlükte bulunan ve uyuşmazlığa uygulanması gereken 5684 sayılı Sigorta Kanunu'nun 23/16. maddesi uyarınca sözleşme ilişkisinin sona ermesinden sonra sigorta şirketi «sigorta acentesinin» portföyü sayesinde «önemli menfaatler» elde ediyor ve «hakkaniyet» gerektiriyorsa, sigorta acentesi, sigorta şirketinden tazminat talep edebilecektir.
Somut olayda hesaplama yapılırken, davacı «acentenin», davalı adına ne tür poliçeler düzenlediği, bu poliçelerin süreleri, davalının acentenin portföyünden ne gibi «önemli menfaatler» elde edeceği ve «hakkaniyet» ilkesi gereği «portföy tazminatı» verilmesinin gerekip gerekmediği hususları tartışılmamıştır.
Benzer bu kararda2- Asıl dava, taraflar arasında düzenlenen «sigorta acenteliği sözleşmesinin» haksız feshedildiği iddiasına dayalı, tahakkuk eden «komisyon alacağı» ile komisyon alacağının geç ödenmesi nedeniyle uğranılan zararın, kâr «kaybının» ve «portföy tazminatının», birleşen dava ise, ödenmeyen «prim alacağının» tahsili istemlerine ilişkindir.
Mahkemece, iddialar, savunmalar, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, taraflar arasında «sigorta acenteliği sözleşmesi» imzalandığı, davalı-birleşen davanın davacısının bu sözleşmeyi gerekçe göstermeden feshettiği, cevap dilekçesinde «fesih» sebepleri arasında davacı-birleşen davanın davalısının başka sigorta şirketleriyle sözleşme imzalaması olarak gösterildiği, oysa davalı-birleşen davanın davacısının Ankara Bölgü Müdürlüğü'nün bu yönde 17.03.2009 tarihli «açık muvafakat» verdiği, sözleşmelerin bu tarihten sonra imzalandığı, esasen anılan sözleşmelerin Ticaret Sicil Gazetesinde yayınlandığı, davalı-birleşen davanın davacısının buna karşı koymadığı, bir uyarısının bulunmadığı, ayrıca sözleşme döneminde porföyün geliştirilmediği gerekçesinin de yerinde olmadığı, bilirkişi raporuyla aksi durumun belirlendiği, «sözleşmenin feshinin» haklı olmadığı, sözleşmenin 07.07.2008 tarihinde imzalandığı ve 05.08.2010 tarihinde sona erdiği, bir yıllık «portföy tazminatına» hak kazandığı, birleşen davanın kabul edildiği, davacı-birleşen davalının diğer istemlerinin ispatlanmadığı gerekçesiyle asıl davanın kısmen kabulüne, 672.252.42 T …
Ayrıca, dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan ve uyuşmazlığa uygulanması gereken 5684 sayılı Sigorta Kanunu'n 23/16. maddesi uyarınca sözleşme ilişkisinin sona ermesinden sonra sigorta şirketi «sigorta acentesinin» portföyü sayesinde «önemli menfaatler» elde ediyor ve «hakkaniyet» gerektiriyorsa, sigorta acentesi, sigorta şirketinden tazminat talep edebilecektir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:açık muvafakat · müspet zarar · prim alacağı · haksız fesih · zararın ispatı · kâr mahrumiyeti · temerrüt tarihi · sözleşmenin feshi
Benzer bu karardaMahkemece, iddialar, savunmalar, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, taraflar arasında «sigorta acenteliği sözleşmesi» imzalandığı, davalı-birleşen davanın davacısının bu sözleşmeyi gerekçe göstermeden feshettiği, cevap dilekçesinde «fesih» sebepleri arasında davacı-birleşen davanın davalısının başka sigorta şirketleriyle sözleşme imzalaması olarak gösterildiği, oysa davalı-birleşen davanın davacısının Ankara Bölgü Müdürlüğü'nün bu yönde 17.03.2009 tarihli «açık muvafakat» verdiği, sözleşmelerin bu tarihten sonra imzalandığı, esasen anılan sözleşmelerin Ticaret Sicil Gazetesinde yayınlandığı, davalı-birleşen davanın davacısının buna karşı koymadığı, bir uyarısının bulunmadığı, ayrıca sözleşme döneminde porföyün geliştirilmediği gerekçesinin de yerinde olmadığı, bilirkişi raporuyla aksi durumun belirlendiği, «sözleşmenin feshinin» haklı olmadığı, sözleşmenin 07.07.2008 tarihinde imzalandığı ve 05.08.2010 tarihinde sona erdiği, bir yıllık «portföy tazminatına» hak kazandığı, birleşen davanın kabul edildiği, davacı-birleşen davalının diğer istemlerinin ispatlanmadığı gerekçesiyle asıl davanın kısmen kabulüne, 672.252.42 T …
3- Davacı-birleşen davanın davalısı vekili, sözleşmenin haksız feshi nedeniyle ayrıca gelir «kaybına» uğradığını, bu kalem zararının da tahsiline karar verilmesini istemiş, mahkemece, «haksız fesih» halinde «portföy tazminatı» istenebileceği, bunun dışında «zararın ispat» edilemediği gerekçesiyle bu kalem istemin reddine karar verilmiştir.
2- Asıl dava, taraflar arasında düzenlenen «sigorta acenteliği sözleşmesinin» haksız feshedildiği iddiasına dayalı, tahakkuk eden «komisyon alacağı» ile komisyon alacağının geç ödenmesi nedeniyle uğranılan zararın, kâr «kaybının» ve «portföy tazminatının», birleşen dava ise, ödenmeyen «prim alacağının» tahsili istemlerine ilişkindir.
Zira, 2 numaralı bozma bendinde açıklandığı üzere, «portföy tazminatı» ile sözleşmenin süresinden önce haksız feshedildiği iddiasına dayalı ve «müspet zarar» kapsamındaki gelir «kaybı» zararı birbirlerinden tamamen farklı tazminat türleridir.
3 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/2791 E. 2017/6770 K.
Ortak:sigorta acentelik sözleşmesi · önemli menfaat · sigorta acenteliği · acentelik sözleşmesi · acentelik · hakkaniyet · fesih · kâr kaybı
İncelediğiniz karardaAyrıca, «fesih» tarihi itibariyle yürürlükte bulunan ve uyuşmazlığa uygulanması gereken 5684 sayılı Sigorta Kanunu'nun 23/16. maddesi uyarınca sözleşme ilişkisinin sona ermesinden sonra sigorta şirketi «sigorta acentesinin» portföyü sayesinde «önemli menfaatler» elde ediyor ve «hakkaniyet» gerektiriyorsa, sigorta acentesi, sigorta şirketinden tazminat talep edebilecektir.
Dava, taraflar arasında düzenlenen «sigorta acenteliği sözleşmesinin» haksız feshedildiği iddiasına dayalı, «portföy tazminatının» tahsili istemine ilişkindir.
Genel olarak «portföy tazminatı», «acentelik sözleşmesi» sona erdikten sonra, bu ilişki devamı boyunca acentenin kişisel gayretiyle yarattığı müşteri çevresinden akidinin halen yararlanması, acentenin ise yararlanmaması nedeniyle uğradığı «kaybın» karşılığıdır.
Benzer bu karardaAyrıca, «fesih» tarihi itibariyle yürürlükte bulunan ve uyuşmazlığa uygulanması gereken 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 23/16. maddesi uyarınca sözleşme ilişkisinin sona ermesinden sonra sigorta şirketi «sigorta acentesinin» ...ü sayesinde «önemli menfaatler» elde ediyor ve «hakkaniyet» gerektiriyorsa, sigorta acentesi, sigorta şirketinden tazminat talep edebilecektir.
2- Dava, taraflar arasında düzenlenen «sigorta acenteliği sözleşmesinin» haksız feshedildiği iddiasına dayalı, «yoksun kalınan» kâr ve ... tazminatı ile manevi tazminatın tahsili istemine ilişkindir.
Genel olarak ... tazminatı, «acentelik sözleşmesi» sona erdikten sonra, bu ilişkinin devamı boyunca acentenin kişisel gayretiyle yarattığı müşteri çevresinden akidinin halen yararlanması, acentenin ise yararlanmaması nedeniyle uğradığı «kaybın» karşılığıdır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:yoksun kalınan kâr · maddi tazminat · avans faizi
Benzer bu karardaMahkemece, davanın kısmen kabulüne, 26.510,50 TL «maddi tazminatın» dava tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline, koşulları oluşmayan manevi tazminat isteminin reddine dair verilen kararın davalı vekilince temyizi üzerine karar Dairemizce onanmıştır.
2- Dava, taraflar arasında düzenlenen «sigorta acenteliği sözleşmesinin» haksız feshedildiği iddiasına dayalı, «yoksun kalınan» kâr ve ... tazminatı ile manevi tazminatın tahsili istemine ilişkindir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/14565 E. 2014/16277 K.
Ortak:önemli menfaat · sigorta acenteliği · portföy tazminatı · acentelik sözleşmesi · ticari faiz · acentelik · hakkaniyet · fesih
İncelediğiniz karardaAyrıca, «fesih» tarihi itibariyle yürürlükte bulunan ve uyuşmazlığa uygulanması gereken 5684 sayılı Sigorta Kanunu'nun 23/16. maddesi uyarınca sözleşme ilişkisinin sona ermesinden sonra sigorta şirketi «sigorta acentesinin» portföyü sayesinde «önemli menfaatler» elde ediyor ve «hakkaniyet» gerektiriyorsa, sigorta acentesi, sigorta şirketinden tazminat talep edebilecektir.
Dava, taraflar arasında düzenlenen «sigorta acenteliği sözleşmesinin» haksız feshedildiği iddiasına dayalı, «portföy tazminatının» tahsili istemine ilişkindir.
Somut olayda hesaplama yapılırken, davacı «acentenin», davalı adına ne tür poliçeler düzenlediği, bu poliçelerin süreleri, davalının acentenin portföyünden ne gibi «önemli menfaatler» elde edeceği ve «hakkaniyet» ilkesi gereği «portföy tazminatı» verilmesinin gerekip gerekmediği hususları tartışılmamıştır.
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre davacı «acentenin sözleşmesinin» feshinde haklı bir nedeninin tespit edilemediği, dosyada yer alan ve acentelik sözleşmesinin «fesih» tarihinden sonra akdedilmiş «sigorta sözleşmelerine» ait çok sayıda «sigorta poliçesinden» davalı şirketin acentelik sözleşmesinin feshinden sonra da davacı acentenin oluşturduğu «müşteri çevresi» sayesinde menfaat elde ettiği, buna karşılık davacı acentenın ise akdedilen bu sözleşmeler dolayısıyla acentelik sözleşmesi devam etmiş olsaydı elde edeceği «komisyon» isteme hakkını kaybettiği için somut olayda «portföy tazminatının» ödenmesi gerektiği, acentelik sözleşmesinin 24. maddesinde düzenlenen acentenin «sözleşmenin feshi» halinde davalıdan herhangi bir hak ve tazminat talep edemeyeceği düzenlemesi ise «haksız şart» niteliğinde olduğundan mahkemece gözönüne alınmadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile 241.076 TL tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek «ticari faizi» ile davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Oysa 5684 sayılı yasanın 23/16 maddesi aynen “sözleşme ilişkisinin sona ermesinden sonra sigorta şirketi «sigorta acentesinin» portföyü sayesinde «önemli menfaatler» elde ediyor ve «hakkaniyet» gerektiriyorsa, sigorta acentesi, sigorta şirketinden tazminat talep edebilir.
Ancak, «sigorta acentesinin» haklı bir nedene dayanmaksızın sözleşmeyi feshetmesi ya da kendi kusuruyla «sözleşmenin feshine» neden olması halinde tazminat hakkı düşer.” hükmünü havi olup, hüküm altına alınacak tazminat miktarı, sigorta şirketinin acentenin portföyü sayesinde elde ettiği menfaat miktarı olması gerekirken yazılı şekilde «acentenin sözleşme» devamınca yaptığı faaliyet sırasında elde ettiği kazancın faaliyet süresine bölünmesi ile bulunan miktara hükmedilmesi doğru görülmemiş kararın davalı yararına boz …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:müşteri çevresi · haksız şart · sözleşmenin feshi · sigorta sözleşmesi · sigorta poliçesi
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre davacı «acentenin sözleşmesinin» feshinde haklı bir nedeninin tespit edilemediği, dosyada yer alan ve acentelik sözleşmesinin «fesih» tarihinden sonra akdedilmiş «sigorta sözleşmelerine» ait çok sayıda «sigorta poliçesinden» davalı şirketin acentelik sözleşmesinin feshinden sonra da davacı acentenin oluşturduğu «müşteri çevresi» sayesinde menfaat elde ettiği, buna karşılık davacı acentenın ise akdedilen bu sözleşmeler dolayısıyla acentelik sözleşmesi devam etmiş olsaydı elde edeceği «komisyon» isteme hakkını kaybettiği için somut olayda «portföy tazminatının» ödenmesi gerektiği, acentelik sözleşmesinin 24. maddesinde düzenlenen acentenin «sözleşmenin feshi» halinde davalıdan herhangi bir hak ve tazminat talep edemeyeceği düzenlemesi ise «haksız şart» niteliğinde olduğundan mahkemece gözönüne alınmadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile 241.076 TL tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek «ticari faizi» ile davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Ancak, «sigorta acentesinin» haklı bir nedene dayanmaksızın sözleşmeyi feshetmesi ya da kendi kusuruyla «sözleşmenin feshine» neden olması halinde tazminat hakkı düşer.” hükmünü havi olup, hüküm altına alınacak tazminat miktarı, sigorta şirketinin acentenin portföyü sayesinde elde ettiği menfaat miktarı olması gerekirken yazılı şekilde «acentenin sözleşme» devamınca yaptığı faaliyet sırasında elde ettiği kazancın faaliyet süresine bölünmesi ile bulunan miktara hükmedilmesi doğru görülmemiş kararın davalı yararına boz …
-
Alacak | Teminat mektubu iadesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/4466 E. 2015/11816 K.
Ortak:önemli menfaat · portföy tazminatı · acentelik sözleşmesi · acentelik · hakkaniyet · komisyon
İncelediğiniz karardaSomut olayda hesaplama yapılırken, davacı «acentenin», davalı adına ne tür poliçeler düzenlediği, bu poliçelerin süreleri, davalının acentenin portföyünden ne gibi «önemli menfaatler» elde edeceği ve «hakkaniyet» ilkesi gereği «portföy tazminatı» verilmesinin gerekip gerekmediği hususları tartışılmamıştır.
Dava, taraflar arasında düzenlenen «sigorta acenteliği sözleşmesinin» haksız feshedildiği iddiasına dayalı, «portföy tazminatının» tahsili istemine ilişkindir.
Genel olarak «portföy tazminatı», «acentelik sözleşmesi» sona erdikten sonra, bu ilişki devamı boyunca acentenin kişisel gayretiyle yarattığı müşteri çevresinden akidinin halen yararlanması, acentenin ise yararlanmaması nedeniyle uğradığı «kaybın» karşılığıdır.
Benzer bu karardaBu durumda, mahkemece taraflardan «portföy tazminatı» konusunda delillerini sunması istenerek, «acentenin» davalı adına ne tür poliçeler düzenlediği, bu poliçelerin süreleri, davalının ne gibi «önemli menfaatler» elde edeceği ve «hakkaniyet» ilkesi gereğince portföy tazminatı gerekip gerekmediği belirlenerek, gerektiğinde 818 sayılı BK'nın 42. maddesine göre tazminat miktarı takdir edilerek neticesine …
Dava, «acentelik sözleşmesinin» feshinden kaynaklanan «portföy tazminatının» tahsili istemine ilişkindir.
5684 Sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 23/16. maddesi uyarınca, sözleşme ilişkisinin sona ermesinden sonra sigorta şirketi, «acentesinin» portföyü sayesinde «önemli menfaatler» elde ediyor ve «hakkaniyet» gerektiriyorsa, sigorta şirketinden tazminat talep edebilir, yani bir başka deyişle hüküm altına alınacak tazminat miktarı, sigorta şirketinin acentenin portföyü sayesinde elde ettiği menfaat miktarı kadardır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:i̇i̇k 72/son
Benzer bu karardaSomut olayda, mahkemece benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda davacının «son» üç yıllık «komisyon» ücreti üzerinden oranlama yapılarak 37.125 TL «portföy tazminatının» davalıdan tahsiline karar verilmiş olup, belirlenen tazminat miktarı sigorta şirketinin «acentenin» portföyü sayesinde elde ettiği menfaati yansıtmamaktadır.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2016/12745 E. , 2017/4954 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ...
3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 10/02/2016 tarih ve 2015/94-2016/273 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 03/10/2017 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili ile davalı şirket arasında 26.11.2008 tarihli acentelik sözleşmesi akdedildiğini, davalı şirket tarafından 06.06.2011 tarihli yazı ile 2011 Nisan ayı itibari ile yapılan kontrollerde oto sorumluluk branşındaki hasar prim oranının %105 gibi yüksek bir seviyeye ulaştığı, oto sorumluluk branşında şu anda %17 olan acente komisyonunun 07.06.2011 gününden başlayarak %5 olarak değiştirileceğinin bildirilerek komisyon oranının haksız olarak düşürüldüğünü, müvekkili şirket tarafından poliçesi düzenlenen araçların kaza yapmasında kusurunun bulunmadığını, davalı şirketin bu şekilde hareket etmesinin yerinde olmadığını, müvekkili şirketin komisyon oranının %70 düşürülmesine rağmen faaliyetlerine devam ettiğini, daha sonra davalı şirket tarafından ...
5. Noterliğinin 14 Aralık 2011 tarihli ihtarı ile fesihname ve azilname düzenlendiğini, hiçbir gerekçe gösterilmeden acentelik sözleşmesinin feshedildiğini, 5684 sayılı Sigortacılık Kanununun 23/16 maddesi gereğince denkleştirme işleminin sağlanması ve müvekkili şirketin mağduriyetinin giderilmesi gerektiğini ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere davalı şirketlerin müvekkili şirkete 50.000 TL denkleştirme tazminatı ödemesine karar verilmesini talep ve dava etmiş, 30.01.2013 tarihli dilekçesi ile toplam 241.076 TL tazminatın faizi ile tahsilini istemiştir.
Davalı vekili, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, davacı acentenin acentelik sözleşmesinin haksız olarak feshi nedeniyle tazminat talep etme hakkının doğduğu, tazminat miktarının davalı ... şirketinin acentenin portföyü sayesinde elde ettiği menfaat miktarı olması gerektiği, acentelik sözleşmesi feshedilmeseydi davacının acenteliğinin 2 yıl daha devam edebileceği, davalının birinci yıl 642.392,04 TL, ikinci yıl 481.794,03 TL menfaat elde edebileceği, TTK 122/2. maddesine göre davacı acentenin talep edebileceği tazminat miktarının üst sınırının 241.076,30 TL olduğu gerekçesiyle, davanın kabulü ile 241.076,00 TL tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, taraflar arasında düzenlenen sigorta acenteliği sözleşmesinin haksız feshedildiği iddiasına dayalı, portföy tazminatının tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece, bilirkişi raporuna itibar edilerek yazılı şekilde davacı lehine portföy tazminatına hükmedilmiştir. Ancak, hükme temel alınan bilirkişi raporu bozma ilamına uygun olmayıp karar vermeye de elverişli değildir.
Genel olarak portföy tazminatı, acentelik sözleşmesi sona erdikten sonra, bu ilişki devamı boyunca acentenin kişisel gayretiyle yarattığı müşteri çevresinden akidinin halen yararlanması, acentenin ise yararlanmaması nedeniyle uğradığı kaybın karşılığıdır. Somut olaydan sonra yargılama sırasında yürürlüğe giren 6102 sayılı TTK'nın 122. maddesinde açıkça "denkleştirme istemi" olarak tanımlanan, doktrinde de "müşteri tazminatı", "portföy tazminatı", "portföy akçesi" olarak da ifade edilen bu tür tazminat, mülga 6762 sayılı TTK'nın sigorta hükümlerinde açıkça düzenlenmemiştir. Ancak, anılan Kanun'un 134. maddesinde muhik bir sebep olmadan ve üç aylık ihbar müddetine riayet etmeksizin akdi fesheden tarafın, başlanmış işlerin tamamlanmaması yüzünden diğer tarafın uğradığı zararı tazmine mecbur olduğu, müvekkilin veya acentenin iflas veya ölümü yahut hacir altına alınması sebebiyle acentelik mukavelesi sona ererse, işlerin tamamen görülmesi halinde acenteye verilmesi gereken ücret miktarına nispetle tayin olunacak münasip bir tazminatın acenteye yahut yukarıdaki hallere göre onun yerine geçenlere verileceği hükme bağlanmıştır.
Fesihten sonraki tazminat alacağı bu şekilde belirlenmiştir. Ayrıca, fesih tarihi itibariyle yürürlükte bulunan ve uyuşmazlığa uygulanması gereken 5684 sayılı Sigorta Kanunu'nun 23/16. maddesi uyarınca sözleşme ilişkisinin sona ermesinden sonra sigorta şirketi sigorta acentesinin portföyü sayesinde önemli menfaatler elde ediyor ve hakkaniyet gerektiriyorsa, sigorta acentesi, sigorta şirketinden tazminat talep edebilecektir.
Somut olayda hesaplama yapılırken, davacı acentenin, davalı adına ne tür poliçeler düzenlediği, bu poliçelerin süreleri, davalının acentenin portföyünden ne gibi önemli menfaatler elde edeceği ve hakkaniyet ilkesi gereği portföy tazminatı verilmesinin gerekip gerekmediği hususları tartışılmamıştır. Bu durum karşısında, taraf delilleri de nazara alınarak portföy tazminatı isteminin açıklanan şekilde değerlendirilmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde fesihten sonraki üç aylık dönem baz alınarak iki yıl için davalı ... şirketinin elde edilebileceği komisyon alacağına göre hesap yapan bilirkişi raporuna dayalı hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın davalı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, 03/10/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/371890200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz