Alacak | Teminat mektubu iadesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2015/4466 E. 2015/11816 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
önemli menfaat↗ portföy tazminatı↗ acentelik sözleşmesi↗ acentelik↗ hakkaniyet↗ komisyon↗ i̇i̇k 72/son↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, davanın kabulüne dair verilen karar davalı vekilinin temyizi üzerine Dairemizce onanmıştır.
Davalı vekili, bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Dava, acentelik sözleşmesinin feshinden kaynaklanan portföy tazminatının tahsili istemine ilişkindir. 5684 Sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 23/16. maddesi uyarınca, sözleşme ilişkisinin sona ermesinden sonra sigorta şirketi, acentesinin portföyü sayesinde önemli menfaatler elde ediyor ve hakkaniyet gerektiriyorsa, sigorta şirketinden tazminat talep edebilir, yani bir başka deyişle hüküm altına alınacak tazminat miktarı, sigorta şirketinin acentenin portföyü sayesinde elde ettiği menfaat miktarı kadardır.
Somut olayda, mahkemece benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda davacının son üç yıllık komisyon ücreti üzerinden oranlama yapılarak 37.125 TL portföy tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiş olup, belirlenen tazminat miktarı sigorta şirketinin acentenin portföyü sayesinde elde ettiği menfaati yansıtmamaktadır. Bu durumda, mahkemece taraflardan portföy tazminatı konusunda delillerini sunması istenerek, acentenin
davalı adına ne tür poliçeler düzenlediği, bu poliçelerin süreleri, davalının ne gibi önemli menfaatler elde edeceği ve hakkaniyet ilkesi gereğince portföy tazminatı gerekip gerekmediği belirlenerek, gerektiğinde 818 sayılı BK'nın 42. maddesine göre tazminat miktarı takdir edilerek neticesine göre bir karar vermek gerekirken, yanılgılı değerlendirmelerle yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamıştır.
Bu itibarla, davalı vekilinin karar düzeltme itirazının kabulüyle Dairemizin 22.12.2014 gün 2014/11240-20206 E. K. sayılı onama ilamının kaldırılarak, yukarıda açıklanan gerekçeyle hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/14565 E. 2014/16277 K.
Ortak:önemli menfaat · portföy tazminatı · acentelik sözleşmesi · acentelik · hakkaniyet · komisyon
İncelediğiniz karardaBu durumda, mahkemece taraflardan «portföy tazminatı» konusunda delillerini sunması istenerek, «acentenin» davalı adına ne tür poliçeler düzenlediği, bu poliçelerin süreleri, davalının ne gibi «önemli menfaatler» elde edeceği ve «hakkaniyet» ilkesi gereğince portföy tazminatı gerekip gerekmediği belirlenerek, gerektiğinde 818 sayılı BK'nın 42. maddesine göre tazminat miktarı takdir edilerek neticesine …
Dava, «acentelik sözleşmesinin» feshinden kaynaklanan «portföy tazminatının» tahsili istemine ilişkindir.
5684 Sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 23/16. maddesi uyarınca, sözleşme ilişkisinin sona ermesinden sonra sigorta şirketi, «acentesinin» portföyü sayesinde «önemli menfaatler» elde ediyor ve «hakkaniyet» gerektiriyorsa, sigorta şirketinden tazminat talep edebilir, yani bir başka deyişle hüküm altına alınacak tazminat miktarı, sigorta şirketinin acentenin portföyü sayesinde elde ettiği menfaat miktarı kadardır.
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre davacı «acentenin sözleşmesinin» feshinde haklı bir nedeninin tespit edilemediği, dosyada yer alan ve acentelik sözleşmesinin «fesih» tarihinden sonra akdedilmiş «sigorta sözleşmelerine» ait çok sayıda «sigorta poliçesinden» davalı şirketin acentelik sözleşmesinin feshinden sonra da davacı acentenin oluşturduğu «müşteri çevresi» sayesinde menfaat elde ettiği, buna karşılık davacı acentenın ise akdedilen bu sözleşmeler dolayısıyla acentelik sözleşmesi devam etmiş olsaydı elde edeceği «komisyon» isteme hakkını kaybettiği için somut olayda «portföy tazminatının» ödenmesi gerektiği, acentelik sözleşmesinin 24. maddesinde düzenlenen acentenin «sözleşmenin feshi» halinde davalıdan herhangi bir hak ve tazminat talep edemeyeceği düzenlemesi ise «haksız şart» niteliğinde olduğundan mahkemece gözönüne alınmadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile 241.076 TL tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek «ticari faizi» ile davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Oysa 5684 sayılı yasanın 23/16 maddesi aynen “sözleşme ilişkisinin sona ermesinden sonra sigorta şirketi «sigorta acentesinin» portföyü sayesinde «önemli menfaatler» elde ediyor ve «hakkaniyet» gerektiriyorsa, sigorta acentesi, sigorta şirketinden tazminat talep edebilir.
2- Dava, «acentelik sözleşmesinin» haksız feshi nedeniyle 5684 Sayılı Sigortacılık Kanununun 23/16 maddesi gereğince denkleştirme tazminatının tahsili istemine ilişkindir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:müşteri çevresi · sigorta acenteliği · haksız şart · sözleşmenin feshi · ticari faiz · sigorta sözleşmesi · fesih · sigorta poliçesi
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre davacı «acentenin sözleşmesinin» feshinde haklı bir nedeninin tespit edilemediği, dosyada yer alan ve acentelik sözleşmesinin «fesih» tarihinden sonra akdedilmiş «sigorta sözleşmelerine» ait çok sayıda «sigorta poliçesinden» davalı şirketin acentelik sözleşmesinin feshinden sonra da davacı acentenin oluşturduğu «müşteri çevresi» sayesinde menfaat elde ettiği, buna karşılık davacı acentenın ise akdedilen bu sözleşmeler dolayısıyla acentelik sözleşmesi devam etmiş olsaydı elde edeceği «komisyon» isteme hakkını kaybettiği için somut olayda «portföy tazminatının» ödenmesi gerektiği, acentelik sözleşmesinin 24. maddesinde düzenlenen acentenin «sözleşmenin feshi» halinde davalıdan herhangi bir hak ve tazminat talep edemeyeceği düzenlemesi ise «haksız şart» niteliğinde olduğundan mahkemece gözönüne alınmadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile 241.076 TL tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek «ticari faizi» ile davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Ancak, «sigorta acentesinin» haklı bir nedene dayanmaksızın sözleşmeyi feshetmesi ya da kendi kusuruyla «sözleşmenin feshine» neden olması halinde tazminat hakkı düşer.” hükmünü havi olup, hüküm altına alınacak tazminat miktarı, sigorta şirketinin acentenin portföyü sayesinde elde ettiği menfaat miktarı olması gerekirken yazılı şekilde «acentenin sözleşme» devamınca yaptığı faaliyet sırasında elde ettiği kazancın faaliyet süresine bölünmesi ile bulunan miktara hükmedilmesi doğru görülmemiş kararın davalı yararına boz …
Oysa 5684 sayılı yasanın 23/16 maddesi aynen “sözleşme ilişkisinin sona ermesinden sonra sigorta şirketi «sigorta acentesinin» portföyü sayesinde «önemli menfaatler» elde ediyor ve «hakkaniyet» gerektiriyorsa, sigorta acentesi, sigorta şirketinden tazminat talep edebilir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/14370 E. 2014/17136 K.
Ortak:önemli menfaat · portföy tazminatı · acentelik sözleşmesi · acentelik · hakkaniyet · komisyon · i̇i̇k 72/son
İncelediğiniz karardaSomut olayda, mahkemece benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda davacının «son» üç yıllık «komisyon» ücreti üzerinden oranlama yapılarak 37.125 TL «portföy tazminatının» davalıdan tahsiline karar verilmiş olup, belirlenen tazminat miktarı sigorta şirketinin «acentenin» portföyü sayesinde elde ettiği menfaati yansıtmamaktadır.
Bu durumda, mahkemece taraflardan «portföy tazminatı» konusunda delillerini sunması istenerek, «acentenin» davalı adına ne tür poliçeler düzenlediği, bu poliçelerin süreleri, davalının ne gibi «önemli menfaatler» elde edeceği ve «hakkaniyet» ilkesi gereğince portföy tazminatı gerekip gerekmediği belirlenerek, gerektiğinde 818 sayılı BK'nın 42. maddesine göre tazminat miktarı takdir edilerek neticesine …
Dava, «acentelik sözleşmesinin» feshinden kaynaklanan «portföy tazminatının» tahsili istemine ilişkindir.
Benzer bu kararda3-Ayrıca, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 23/15. maddesinde, “Sigorta «acentesi», «acentelik sözleşmesinin» sona ermesi halinde, «sigorta ettirenlerle» yaptığı veya kısa bir süre içinde yapacağı işlerle ilgili sözleşme ilişkisi devam etmiş olsaydı elde edeceği «komisyona» hak kazanır. “ düzenlemesine yer verildikten sonra 16. fıkrası ise “Sözleşme ilişkisinin sona ermesinden sonra sigorta şirketi «sigorta acentesinin» portföyü sayesinde «önemli menfaatler» elde ediyor ve «hakkaniyet» gerektiriyorsa, sigorta acentesi, sigorta şirketinden tazminat talep edebilir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında belirsiz süreli «acentelik sözleşmesinin» bulunduğu, bu sözleşmenin davalı tarafından haksız biçimde feshedildiği, «haksız fesih» nedeniyle davacının «komisyon alacağı» ve «portföy tazminatı» talep hakkının bulunduğu, ayrıca komisyon oranlarının davalı tarafından tek taraflı olarak düşürülerek davacıya eksik komisyon ödemesi yapıldığı, dolayısıyla bu mi …
2-Dava, taraflar arasındaki «acentelik sözleşmesinin» davalı tarafından haksız olarak feshedildiği iddiasına dayalı «komisyon alacağı» ve «portföy tazminatı» ile birlikte manevi tazminatın davalıdan tahsili istemine ilişkin olup mahkemece, taraflar arasındaki acentelik sözleşmesinin davalı tarafından haksız olarak feshedildiği, «haksız fesih» nedeniyle davacının komisyon alacağı ve portföy tazminatı talep hakkının doğduğu, ayrıca komisyon oranlarının da davalı tarafça tek taraflı olarak düşürülerek dava …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:sigorta acenteliği · haksız fesih · komisyon alacağı · sigorta ettiren · takas · acente · sözleşmenin feshi · olumsuz oy
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında belirsiz süreli «acentelik sözleşmesinin» bulunduğu, bu sözleşmenin davalı tarafından haksız biçimde feshedildiği, «haksız fesih» nedeniyle davacının «komisyon alacağı» ve «portföy tazminatı» talep hakkının bulunduğu, ayrıca komisyon oranlarının davalı tarafından tek taraflı olarak düşürülerek davacıya eksik komisyon ödemesi yapıldığı, dolayısıyla bu mi …
2-Dava, taraflar arasındaki «acentelik sözleşmesinin» davalı tarafından haksız olarak feshedildiği iddiasına dayalı «komisyon alacağı» ve «portföy tazminatı» ile birlikte manevi tazminatın davalıdan tahsili istemine ilişkin olup mahkemece, taraflar arasındaki acentelik sözleşmesinin davalı tarafından haksız olarak feshedildiği, «haksız fesih» nedeniyle davacının komisyon alacağı ve portföy tazminatı talep hakkının doğduğu, ayrıca komisyon oranlarının da davalı tarafça tek taraflı olarak düşürülerek dava …
Ancak, taraflar arasında düzenlenen «acentelik sözleşmesinde», «acente» için sabit bir «komisyon» oranı benimsenmemiş, yasada belirtilen oranlara atıf yapılmış olduğu gibi ayrıca davacı tarafça, davalı tarafından yapılan komisyon ödemelerindeki oranlara uzun süre itiraz edilmeden benimsendiğinden artık birikmiş «komisyon alacağının» tahsilinin istenilmesi mümkün değildir.
3-Ayrıca, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 23/15. maddesinde, “Sigorta «acentesi», «acentelik sözleşmesinin» sona ermesi halinde, «sigorta ettirenlerle» yaptığı veya kısa bir süre içinde yapacağı işlerle ilgili sözleşme ilişkisi devam etmiş olsaydı elde edeceği «komisyona» hak kazanır. “ düzenlemesine yer verildikten sonra 16. fıkrası ise “Sözleşme ilişkisinin sona ermesinden sonra sigorta şirketi «sigorta acentesinin» portföyü sayesinde «önemli menfaatler» elde ediyor ve «hakkaniyet» gerektiriyorsa, sigorta acentesi, sigorta şirketinden tazminat talep edebilir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/12570 E. 2018/6010 K.
Ortak:önemli menfaat · portföy tazminatı · acentelik sözleşmesi · acentelik · hakkaniyet · komisyon
İncelediğiniz karardaBu durumda, mahkemece taraflardan «portföy tazminatı» konusunda delillerini sunması istenerek, «acentenin» davalı adına ne tür poliçeler düzenlediği, bu poliçelerin süreleri, davalının ne gibi «önemli menfaatler» elde edeceği ve «hakkaniyet» ilkesi gereğince portföy tazminatı gerekip gerekmediği belirlenerek, gerektiğinde 818 sayılı BK'nın 42. maddesine göre tazminat miktarı takdir edilerek neticesine …
Dava, «acentelik sözleşmesinin» feshinden kaynaklanan «portföy tazminatının» tahsili istemine ilişkindir.
5684 Sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 23/16. maddesi uyarınca, sözleşme ilişkisinin sona ermesinden sonra sigorta şirketi, «acentesinin» portföyü sayesinde «önemli menfaatler» elde ediyor ve «hakkaniyet» gerektiriyorsa, sigorta şirketinden tazminat talep edebilir, yani bir başka deyişle hüküm altına alınacak tazminat miktarı, sigorta şirketinin acentenin portföyü sayesinde elde ettiği menfaat miktarı kadardır.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; taraflar arasında 20/03/2008 tarihinde «acentelik sözleşmesinin» düzenlendiği, «fesih» tarihi olan 24/12/2011 tarihine kadar davacının acentelik sözleşmesi kapsamında faaliyetini sürdürdüğü, davalının aralarındaki acentelik sözleşmesini haksız olarak feshettiği, davacının sözleşme kapsamında davalıdan talep edebileceği «komisyon alacağının» bulunmadığı, davacının haksız gerçekleşen fesih «sebebi» ile «portföy tazminatı» talep edebileceği, manevi tazminat şartlarının gerçekleşmediği gerekçesiyle, davacının ödenmeyen kampanya komisyonu isteminin reddine, davacının «haksız fesih» nedeni ile «maddi tazminat» isteminin kısmen kabulüne, 24.647,27 TL nin 24/12/2012 tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline, bakiye istemin reddine karar verilmiştir.
2-Dava, taraflar arasında düzenlenen «sigorta acenteliği sözleşmesinin» haksız feshedildiği iddiasına dayalı, ödenmeyen kampanya «komisyonu» ve «portföy tazminatı» ile manevi tazminatın tahsili istemine ilişkindir.
Somut olayda hesaplama yapılırken, davacı «acentenin», davalı adına ne tür poliçeler düzenlediği, bu poliçelerin süreleri, davalının acentenin portföyünden ne gibi «önemli menfaatler» elde edeceği ve «hakkaniyet» ilkesi gereği «portföy tazminatı» verilmesinin gerekip gerekmediği hususları tartışılmamıştır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:sigorta acentelik sözleşmesi · sigorta acenteliği · komisyon alacağı · haksız fesih · başvurma harcı · fesih · kâr kaybı · ihbar
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; taraflar arasında 20/03/2008 tarihinde «acentelik sözleşmesinin» düzenlendiği, «fesih» tarihi olan 24/12/2011 tarihine kadar davacının acentelik sözleşmesi kapsamında faaliyetini sürdürdüğü, davalının aralarındaki acentelik sözleşmesini haksız olarak feshettiği, davacının sözleşme kapsamında davalıdan talep edebileceği «komisyon alacağının» bulunmadığı, davacının haksız gerçekleşen fesih «sebebi» ile «portföy tazminatı» talep edebileceği, manevi tazminat şartlarının gerçekleşmediği gerekçesiyle, davacının ödenmeyen kampanya komisyonu isteminin reddine, davacının «haksız fesih» nedeni ile «maddi tazminat» isteminin kısmen kabulüne, 24.647,27 TL nin 24/12/2012 tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline, bakiye istemin reddine karar verilmiştir.
2-Dava, taraflar arasında düzenlenen «sigorta acenteliği sözleşmesinin» haksız feshedildiği iddiasına dayalı, ödenmeyen kampanya «komisyonu» ve «portföy tazminatı» ile manevi tazminatın tahsili istemine ilişkindir.
Ayrıca, «fesih» tarihi itibariyle yürürlükte bulunan ve uyuşmazlığa uygulanması gereken 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 23/16. maddesi uyarınca sözleşme ilişkisinin sona ermesinden sonra sigorta şirketi «sigorta acentesinin» portföyü sayesinde «önemli menfaatler» elde ediyor ve «hakkaniyet» gerektiriyorsa, sigorta acentesi, sigorta şirketinden tazminat talep edebilecektir.
Genel olarak «portföy tazminatı», «acentelik sözleşmesi» sona erdikten sonra, bu ilişkinin devamı boyunca acentenin kişisel gayretiyle yarattığı müşteri çevresinden akidinin halen yararlanması, acentenin ise yararlanmaması nedeniyle uğradığı «kaybın» karşılığıdır.
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/12426 E. 2011/7188 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:müşteri portföyü · ticari işletme
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalının yaptığı işin devir ettiği işletmenin iştigal konusu ile aynı olmadığı, aynı olsa bile devredilen «ticari işletmenin» «müşteri portföyünü» etkileyecek nitelikte olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2015/4466 E. , 2015/11816 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İSTANBUL(KAPATILAN) ANADOLU 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 10/12/2013
NUMARASI 2013/115-2013/518
Taraflar arasında görülen davada İstanbul(Kapatılan) Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 10/12/2013 gün ve 2013/115-2013/518 sayılı kararı onayan Daire’nin 22/12/2014 gün ve 2014/11240-2014/20206 sayılı kararı aleyhinde davalı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili ile davalı şirket arasında 23/11/2007 tarihinde acentelik sözleşmesi imzalandığını, üretim ve satışlarının yıldan yıla artmasına rağmen davalının keşide ettiği 21/10/2010 tarihli ihtarname ile acentelik sözleşmesini 3 ay sonra feshedileceğini bildirdiğini, davalının 12/04/2011 tarihli ihtarnamesi ile yükümlülülere ve taahhütlere aykırılık gerekçe olarak gösterilmesine rağmen bu hususların neler olduğu açıklanmadan sözleşmenin feshedildiğini, müvekkilinin sözleşmenin feshinde kusurlu olmadığını, davalının sözleşmeyi feshettikten sonra müşterilerine davacı ile olan ilişkilerini sona erdirdiklerine dair mektup gönderdiğini, sözleşmenin feshiyle birlikte tüm müşteri portföyünün davalının eline geçtiğini, müvekkilinin acentelik sözleşmesi uyarınca davalıya verdiği teminat mektubunun paraya çevrilmesiyle tehdit edildiğini ileri sürerek teminat mektubunun iadesini, 12000 TL portföy tazminatının fesih tarihinden itibaren ticari avans faizi ile birlikte tahsilini talep ve dava etmiş;
29/11/2013 tarihli dilekçesi ile harcını ödeyerek dava değerini 37125,00 TL olarak ıslah etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davanın kabulüne dair verilen karar davalı vekilinin temyizi üzerine Dairemizce onanmıştır.
Davalı vekili, bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Dava, acentelik sözleşmesinin feshinden kaynaklanan portföy tazminatının tahsili istemine ilişkindir. 5684 Sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 23/16. maddesi uyarınca, sözleşme ilişkisinin sona ermesinden sonra sigorta şirketi, acentesinin portföyü sayesinde önemli menfaatler elde ediyor ve hakkaniyet gerektiriyorsa, sigorta şirketinden tazminat talep edebilir, yani bir başka deyişle hüküm altına alınacak tazminat miktarı, sigorta şirketinin acentenin portföyü sayesinde elde ettiği menfaat miktarı kadardır.
Somut olayda, mahkemece benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda davacının son üç yıllık komisyon ücreti üzerinden oranlama yapılarak 37.125 TL portföy tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiş olup, belirlenen tazminat miktarı sigorta şirketinin acentenin portföyü sayesinde elde ettiği menfaati yansıtmamaktadır. Bu durumda, mahkemece taraflardan portföy tazminatı konusunda delillerini sunması istenerek, acentenin
davalı adına ne tür poliçeler düzenlediği, bu poliçelerin süreleri, davalının ne gibi önemli menfaatler elde edeceği ve hakkaniyet ilkesi gereğince portföy tazminatı gerekip gerekmediği belirlenerek, gerektiğinde 818 sayılı BK'nın 42. maddesine göre tazminat miktarı takdir edilerek neticesine göre bir karar vermek gerekirken, yanılgılı değerlendirmelerle yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamıştır.
Bu itibarla, davalı vekilinin karar düzeltme itirazının kabulüyle Dairemizin 22.12.2014 gün 2014/11240-20206 E. K. sayılı onama ilamının kaldırılarak, yukarıda açıklanan gerekçeyle hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin 22.12.2014 gün 2014/11240-20206 E. K. sayılı onama ilamının kaldırılarak, yerel mahkeme hükmünün davalı yararına BOZULMASINA, ödedikleri temyiz peşin temyiz ilam ve karar düzeltme harçlarının isteği halinde karar düzeltme isteyene iadesine, 10/11/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/124316200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz