Önemli menfaat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2016/12570 E. 2018/6010 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
önemli menfaat↗ sigorta acentelik sözleşmesi↗ sigorta acenteliği↗ portföy tazminatı↗ komisyon alacağı↗ haksız fesih↗ ön inceleme aşaması↗ acentelik sözleşmesi↗ başvurma harcı↗ acentelik↗ hakkaniyet↗ fesih↗ komisyon↗ kâr kaybı↗ ihbar↗ yargılama gideri↗ iflas↗ harç↗ maddi tazminat↗ dava sebebi↗ vekalet ücreti↗ avans faizi↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; taraflar arasında 20/03/2008 tarihinde acentelik sözleşmesinin düzenlendiği, fesih tarihi olan 24/12/2011 tarihine kadar davacının acentelik sözleşmesi kapsamında faaliyetini sürdürdüğü, davalının aralarındaki acentelik sözleşmesini haksız olarak feshettiği, davacının sözleşme
kapsamında davalıdan talep edebileceği komisyon alacağının bulunmadığı, davacının haksız gerçekleşen fesih sebebi ile portföy tazminatı talep edebileceği, manevi tazminat şartlarının gerçekleşmediği gerekçesiyle, davacının ödenmeyen kampanya komisyonu isteminin reddine, davacının haksız fesih nedeni ile maddi tazminat isteminin kısmen kabulüne, 24.647,27 TL nin 24/12/2012 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, bakiye istemin reddine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre taraf vekillerinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Dava, taraflar arasında düzenlenen sigorta acenteliği sözleşmesinin haksız feshedildiği iddiasına dayalı, ödenmeyen kampanya komisyonu ve portföy tazminatı ile manevi tazminatın tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece, bilirkişi raporuna itibar edilerek portföy tazminatına hükmedilmiş, sair talepler reddedilmiştir. Ancak, hükme temel alınan bilirkişi raporu karar vermeye elverişli değildir.
Genel olarak portföy tazminatı, acentelik sözleşmesi sona erdikten sonra, bu ilişkinin devamı boyunca acentenin kişisel gayretiyle yarattığı müşteri çevresinden akidinin halen yararlanması, acentenin ise yararlanmaması nedeniyle uğradığı kaybın karşılığıdır. Somut olayda sözleşmenin feshinden sonra yürürlüğe giren 6102 sayılı ...'nın 122. maddesinde açıkça "denkleştirme istemi" olarak tanımlanan, doktrinde de "müşteri tazminatı", "portföy tazminatı", "portföy akçesi" olarak da ifade edilen bu tür tazminat, mülga 6762 sayılı ...'nın sigorta hükümlerinde açıkça düzenlenmemiştir. Ancak, anılan Kanun'un 134. maddesinde muhik bir sebep olmadan ve üç aylık ihbar müddetine riayet etmeksizin akdi fesheden tarafın, başlanmış işlerin tamamlanmaması yüzünden diğer tarafın uğradığı zararı tazmine mecbur olduğu, müvekkilin veya acentenin iflas veya ölümü yahut hacir altına alınması sebebiyle acentelik mukavelesi sona ererse, işlerin tamamen görülmesi halinde acenteye verilmesi gereken ücret miktarına nispetle tayin olunacak münasip bir tazminatın acenteye yahut yukarıdaki hallere göre onun yerine geçenlere verileceği hükme bağlanmıştır. Fesihten sonraki tazminat alacağı bu şekilde belirlenmiştir. Ayrıca, fesih tarihi itibariyle yürürlükte bulunan ve uyuşmazlığa uygulanması gereken 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 23/16. maddesi uyarınca sözleşme ilişkisinin sona ermesinden sonra sigorta şirketi sigorta acentesinin portföyü sayesinde önemli menfaatler elde ediyor ve hakkaniyet gerektiriyorsa, sigorta acentesi, sigorta şirketinden tazminat talep edebilecektir.
Somut olayda hesaplama yapılırken, davacı acentenin, davalı adına ne tür poliçeler düzenlediği, bu poliçelerin süreleri, davalının acentenin portföyünden ne gibi önemli menfaatler elde edeceği ve hakkaniyet ilkesi gereği portföy tazminatı verilmesinin gerekip gerekmediği hususları tartışılmamıştır. Bu durum karşısında, taraf delilleri de nazara alınarak portföy tazminatı isteminin açıklanan şekilde değerlendirilmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş ve kararın bu nedenle taraflar yararına bozulması gerekmiştir.
3-Ayrıca, kabule göre de, davada kabul edilen kısım üzerinden hesaplanan karar ve ilam harcından davalı sorumlu olup, belirlenen karar harcının peşin alınan harçtan mahsubu ile fazla harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine karar verilmişse de peşin harçtan düşülen 1.683,66 TL harç ile başvuru harcının davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmesi gerekirken bu yönde hüküm kurulmayarak harçtan sorumluluğun davacı üzerinde bırakılması doğru olmamış, kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.
4-Bozma sebep ve şekline göre, davacı vekilinin vekalet ücreti ve yargılama giderlerine ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesine bu aşamada gerek görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/16850 E. 2015/3124 K.
Ortak:önemli menfaat · sigorta acentelik sözleşmesi · sigorta acenteliği · portföy tazminatı · komisyon alacağı · haksız fesih · acentelik sözleşmesi · acentelik
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; taraflar arasında 20/03/2008 tarihinde «acentelik sözleşmesinin» düzenlendiği, «fesih» tarihi olan 24/12/2011 tarihine kadar davacının acentelik sözleşmesi kapsamında faaliyetini sürdürdüğü, davalının aralarındaki acentelik sözleşmesini haksız olarak feshettiği, davacının sözleşme kapsamında davalıdan talep edebileceği «komisyon alacağının» bulunmadığı, davacının haksız gerçekleşen fesih «sebebi» ile «portföy tazminatı» talep edebileceği, manevi tazminat şartlarının gerçekleşmediği gerekçesiyle, davacının ödenmeyen kampanya komisyonu isteminin reddine, davacının «haksız fesih» nedeni ile «maddi tazminat» isteminin kısmen kabulüne, 24.647,27 TL nin 24/12/2012 tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline, bakiye istemin reddine karar verilmiştir.
2-Dava, taraflar arasında düzenlenen «sigorta acenteliği sözleşmesinin» haksız feshedildiği iddiasına dayalı, ödenmeyen kampanya «komisyonu» ve «portföy tazminatı» ile manevi tazminatın tahsili istemine ilişkindir.
Genel olarak «portföy tazminatı», «acentelik sözleşmesi» sona erdikten sonra, bu ilişkinin devamı boyunca acentenin kişisel gayretiyle yarattığı müşteri çevresinden akidinin halen yararlanması, acentenin ise yararlanmaması nedeniyle uğradığı «kaybın» karşılığıdır.
Benzer bu kararda2- Dava, taraflar arasında düzenlenen «sigorta acenteliği sözleşmesinin» haksız feshedildiği iddiasına dayalı, «portföy tazminatının» tahsili istemine ilişkindir.
Genel olarak «portföy tazminatı», «acentelik sözleşmesi» sona erdikten sonra, bu ilişki devamı boyunca acentenin kişisel gayretiyle yarattığı müşteri çevresinden akidinin halen yararlanması, acentenin ise yararlanmaması nedeniyle uğradığı «kaybın» karşılığıdır.
Ayrıca, «fesih» tarihi itibariyle yürürlükte bulunan ve uyuşmazlığa uygulanması gereken 5684 sayılı Sigorta Kanunu'nun 23/16. maddesi uyarınca sözleşme ilişkisinin sona ermesinden sonra sigorta şirketi «sigorta acentesinin» portföyü sayesinde «önemli menfaatler» elde ediyor ve «hakkaniyet» gerektiriyorsa, sigorta acentesi, sigorta şirketinden tazminat talep edebilecektir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:uyuşmazlık konusu · ıslah · ihtarname
Benzer bu karardaMahkemece, Dairemizin bozma ilamına uyularak, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davalı tarafça yapılan feshin «haksız fesih» olduğu, davacının bu fesih nedeniyle «portföy tazminatına» hak kazandığı, bu miktarın da 64.451 TL olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile 64.450 TL'nin (bu miktarın 15.000 TL'sine dava tarihinden, 49.450 TL'sine «ıslah» tarihi olan 15.11.2011 tarihinden itibaren uygulanacak) değişen oranda «avans faizi» ile birlikte davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine karar verilmiştir.
… isindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, gerek «uyuşmazlık konusu» «acentelik sözleşmesinin» yapıldığı tarih, gerekse dava tarihi esas alındığında somut olaya 6762 sayılı TTK'nın uygulanmasının gerekmesine göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dı …
Taraflar arasında 19.08.2003 tarihinde «acentelik sözleşmesi» imzalandığı, 06.07.2007 tarihli «ihtarname» ile davalının sebep göstermeden akdi feshettiğini karşı tarafa bildirdiği hususlarında uyuşmazlık bulunmamaktadır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/12745 E. 2017/4954 K.
Ortak:sigorta acentelik sözleşmesi · önemli menfaat · sigorta acenteliği · portföy tazminatı · komisyon alacağı · acentelik sözleşmesi · acentelik · hakkaniyet
İncelediğiniz kararda2-Dava, taraflar arasında düzenlenen «sigorta acenteliği sözleşmesinin» haksız feshedildiği iddiasına dayalı, ödenmeyen kampanya «komisyonu» ve «portföy tazminatı» ile manevi tazminatın tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; taraflar arasında 20/03/2008 tarihinde «acentelik sözleşmesinin» düzenlendiği, «fesih» tarihi olan 24/12/2011 tarihine kadar davacının acentelik sözleşmesi kapsamında faaliyetini sürdürdüğü, davalının aralarındaki acentelik sözleşmesini haksız olarak feshettiği, davacının sözleşme kapsamında davalıdan talep edebileceği «komisyon alacağının» bulunmadığı, davacının haksız gerçekleşen fesih «sebebi» ile «portföy tazminatı» talep edebileceği, manevi tazminat şartlarının gerçekleşmediği gerekçesiyle, davacının ödenmeyen kampanya komisyonu isteminin reddine, davacının «haksız fesih» nedeni ile «maddi tazminat» isteminin kısmen kabulüne, 24.647,27 TL nin 24/12/2012 tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline, bakiye istemin reddine karar verilmiştir.
Ayrıca, «fesih» tarihi itibariyle yürürlükte bulunan ve uyuşmazlığa uygulanması gereken 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 23/16. maddesi uyarınca sözleşme ilişkisinin sona ermesinden sonra sigorta şirketi «sigorta acentesinin» portföyü sayesinde «önemli menfaatler» elde ediyor ve «hakkaniyet» gerektiriyorsa, sigorta acentesi, sigorta şirketinden tazminat talep edebilecektir.
Benzer bu karardaDava, taraflar arasında düzenlenen «sigorta acenteliği sözleşmesinin» haksız feshedildiği iddiasına dayalı, «portföy tazminatının» tahsili istemine ilişkindir.
Ayrıca, «fesih» tarihi itibariyle yürürlükte bulunan ve uyuşmazlığa uygulanması gereken 5684 sayılı Sigorta Kanunu'nun 23/16. maddesi uyarınca sözleşme ilişkisinin sona ermesinden sonra sigorta şirketi «sigorta acentesinin» portföyü sayesinde «önemli menfaatler» elde ediyor ve «hakkaniyet» gerektiriyorsa, sigorta acentesi, sigorta şirketinden tazminat talep edebilecektir.
Somut olayda hesaplama yapılırken, davacı «acentenin», davalı adına ne tür poliçeler düzenlediği, bu poliçelerin süreleri, davalının acentenin portföyünden ne gibi «önemli menfaatler» elde edeceği ve «hakkaniyet» ilkesi gereği «portföy tazminatı» verilmesinin gerekip gerekmediği hususları tartışılmamıştır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ticari faiz
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, davacı «acentenin» «acentelik sözleşmesinin» haksız olarak feshi nedeniyle tazminat talep etme hakkının doğduğu, tazminat miktarının davalı ... şirketinin acentenin portföyü sayesinde elde ettiği menfaat miktarı olması gerektiği, acentelik sözleşmesi feshedilmeseydi davacının acenteliğinin 2 yıl daha devam edebileceği, davalının birinci yıl 642.392,04 TL, ikinci yıl 481.794,03 TL menfaat elde edebileceği, TTK 122/2. maddesine göre davacı acentenin talep edebileceği tazminat miktarının üst sınırının 241.076,30 TL olduğu gerekçesiyle, davanın kabulü ile 241.076,00 TL tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek «ticari faizi» ile davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/16672 E. 2014/17367 K.
Ortak:önemli menfaat · sigorta acentelik sözleşmesi · sigorta acenteliği · portföy tazminatı · komisyon alacağı · haksız fesih · acentelik sözleşmesi · acentelik
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; taraflar arasında 20/03/2008 tarihinde «acentelik sözleşmesinin» düzenlendiği, «fesih» tarihi olan 24/12/2011 tarihine kadar davacının acentelik sözleşmesi kapsamında faaliyetini sürdürdüğü, davalının aralarındaki acentelik sözleşmesini haksız olarak feshettiği, davacının sözleşme kapsamında davalıdan talep edebileceği «komisyon alacağının» bulunmadığı, davacının haksız gerçekleşen fesih «sebebi» ile «portföy tazminatı» talep edebileceği, manevi tazminat şartlarının gerçekleşmediği gerekçesiyle, davacının ödenmeyen kampanya komisyonu isteminin reddine, davacının «haksız fesih» nedeni ile «maddi tazminat» isteminin kısmen kabulüne, 24.647,27 TL nin 24/12/2012 tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline, bakiye istemin reddine karar verilmiştir.
2-Dava, taraflar arasında düzenlenen «sigorta acenteliği sözleşmesinin» haksız feshedildiği iddiasına dayalı, ödenmeyen kampanya «komisyonu» ve «portföy tazminatı» ile manevi tazminatın tahsili istemine ilişkindir.
Genel olarak «portföy tazminatı», «acentelik sözleşmesi» sona erdikten sonra, bu ilişkinin devamı boyunca acentenin kişisel gayretiyle yarattığı müşteri çevresinden akidinin halen yararlanması, acentenin ise yararlanmaması nedeniyle uğradığı «kaybın» karşılığıdır.
Benzer bu kararda2- Asıl dava, taraflar arasında düzenlenen «sigorta acenteliği sözleşmesinin» haksız feshedildiği iddiasına dayalı, tahakkuk eden «komisyon alacağı» ile komisyon alacağının geç ödenmesi nedeniyle uğranılan zararın, kâr «kaybının» ve «portföy tazminatının», birleşen dava ise, ödenmeyen «prim alacağının» tahsili istemlerine ilişkindir.
Mahkemece, iddialar, savunmalar, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, taraflar arasında «sigorta acenteliği sözleşmesi» imzalandığı, davalı-birleşen davanın davacısının bu sözleşmeyi gerekçe göstermeden feshettiği, cevap dilekçesinde «fesih» sebepleri arasında davacı-birleşen davanın davalısının başka sigorta şirketleriyle sözleşme imzalaması olarak gösterildiği, oysa davalı-birleşen davanın davacısının Ankara Bölgü Müdürlüğü'nün bu yönde 17.03.2009 tarihli «açık muvafakat» verdiği, sözleşmelerin bu tarihten sonra imzalandığı, esasen anılan sözleşmelerin Ticaret Sicil Gazetesinde yayınlandığı, davalı-birleşen davanın davacısının buna karşı koymadığı, bir uyarısının bulunmadığı, ayrıca sözleşme döneminde porföyün geliştirilmediği gerekçesinin de yerinde olmadığı, bilirkişi raporuyla aksi durumun belirlendiği, «sözleşmenin feshinin» haklı olmadığı, sözleşmenin 07.07.2008 tarihinde imzalandığı ve 05.08.2010 tarihinde sona erdiği, bir yıllık «portföy tazminatına» hak kazandığı, birleşen davanın kabul edildiği, davacı-birleşen davalının diğer istemlerinin ispatlanmadığı gerekçesiyle asıl davanın kısmen kabulüne, 672.252.42 T …
Genel olarak «portföy tazminatı», «acentelik sözleşmesi» sona erdikten sonra, bu ilişki devamı boyunca acentenin kişisel gayretiyle yarattığı müşteri çevresinden akidinin halen yararlanması, acentenin ise yararlanmaması nedeniyle uğradığı «kaybın» karşılığıdır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:açık muvafakat · müspet zarar · prim alacağı · zararın ispatı · kâr mahrumiyeti · temerrüt tarihi · sözleşmenin feshi · ek prim
Benzer bu karardaMahkemece, iddialar, savunmalar, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, taraflar arasında «sigorta acenteliği sözleşmesi» imzalandığı, davalı-birleşen davanın davacısının bu sözleşmeyi gerekçe göstermeden feshettiği, cevap dilekçesinde «fesih» sebepleri arasında davacı-birleşen davanın davalısının başka sigorta şirketleriyle sözleşme imzalaması olarak gösterildiği, oysa davalı-birleşen davanın davacısının Ankara Bölgü Müdürlüğü'nün bu yönde 17.03.2009 tarihli «açık muvafakat» verdiği, sözleşmelerin bu tarihten sonra imzalandığı, esasen anılan sözleşmelerin Ticaret Sicil Gazetesinde yayınlandığı, davalı-birleşen davanın davacısının buna karşı koymadığı, bir uyarısının bulunmadığı, ayrıca sözleşme döneminde porföyün geliştirilmediği gerekçesinin de yerinde olmadığı, bilirkişi raporuyla aksi durumun belirlendiği, «sözleşmenin feshinin» haklı olmadığı, sözleşmenin 07.07.2008 tarihinde imzalandığı ve 05.08.2010 tarihinde sona erdiği, bir yıllık «portföy tazminatına» hak kazandığı, birleşen davanın kabul edildiği, davacı-birleşen davalının diğer istemlerinin ispatlanmadığı gerekçesiyle asıl davanın kısmen kabulüne, 672.252.42 T …
2- Asıl dava, taraflar arasında düzenlenen «sigorta acenteliği sözleşmesinin» haksız feshedildiği iddiasına dayalı, tahakkuk eden «komisyon alacağı» ile komisyon alacağının geç ödenmesi nedeniyle uğranılan zararın, kâr «kaybının» ve «portföy tazminatının», birleşen dava ise, ödenmeyen «prim alacağının» tahsili istemlerine ilişkindir.
3- Davacı-birleşen davanın davalısı vekili, sözleşmenin haksız feshi nedeniyle ayrıca gelir «kaybına» uğradığını, bu kalem zararının da tahsiline karar verilmesini istemiş, mahkemece, «haksız fesih» halinde «portföy tazminatı» istenebileceği, bunun dışında «zararın ispat» edilemediği gerekçesiyle bu kalem istemin reddine karar verilmiştir.
Zira, 2 numaralı bozma bendinde açıklandığı üzere, «portföy tazminatı» ile sözleşmenin süresinden önce haksız feshedildiği iddiasına dayalı ve «müspet zarar» kapsamındaki gelir «kaybı» zararı birbirlerinden tamamen farklı tazminat türleridir.
2 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/2791 E. 2017/6770 K.
Ortak:sigorta acentelik sözleşmesi · önemli menfaat · sigorta acenteliği · acentelik sözleşmesi · acentelik · hakkaniyet · fesih · kâr kaybı
İncelediğiniz karardaAyrıca, «fesih» tarihi itibariyle yürürlükte bulunan ve uyuşmazlığa uygulanması gereken 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 23/16. maddesi uyarınca sözleşme ilişkisinin sona ermesinden sonra sigorta şirketi «sigorta acentesinin» portföyü sayesinde «önemli menfaatler» elde ediyor ve «hakkaniyet» gerektiriyorsa, sigorta acentesi, sigorta şirketinden tazminat talep edebilecektir.
2-Dava, taraflar arasında düzenlenen «sigorta acenteliği sözleşmesinin» haksız feshedildiği iddiasına dayalı, ödenmeyen kampanya «komisyonu» ve «portföy tazminatı» ile manevi tazminatın tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; taraflar arasında 20/03/2008 tarihinde «acentelik sözleşmesinin» düzenlendiği, «fesih» tarihi olan 24/12/2011 tarihine kadar davacının acentelik sözleşmesi kapsamında faaliyetini sürdürdüğü, davalının aralarındaki acentelik sözleşmesini haksız olarak feshettiği, davacının sözleşme kapsamında davalıdan talep edebileceği «komisyon alacağının» bulunmadığı, davacının haksız gerçekleşen fesih «sebebi» ile «portföy tazminatı» talep edebileceği, manevi tazminat şartlarının gerçekleşmediği gerekçesiyle, davacının ödenmeyen kampanya komisyonu isteminin reddine, davacının «haksız fesih» nedeni ile «maddi tazminat» isteminin kısmen kabulüne, 24.647,27 TL nin 24/12/2012 tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline, bakiye istemin reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaAyrıca, «fesih» tarihi itibariyle yürürlükte bulunan ve uyuşmazlığa uygulanması gereken 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 23/16. maddesi uyarınca sözleşme ilişkisinin sona ermesinden sonra sigorta şirketi «sigorta acentesinin» ...ü sayesinde «önemli menfaatler» elde ediyor ve «hakkaniyet» gerektiriyorsa, sigorta acentesi, sigorta şirketinden tazminat talep edebilecektir.
2- Dava, taraflar arasında düzenlenen «sigorta acenteliği sözleşmesinin» haksız feshedildiği iddiasına dayalı, «yoksun kalınan» kâr ve ... tazminatı ile manevi tazminatın tahsili istemine ilişkindir.
Genel olarak ... tazminatı, «acentelik sözleşmesi» sona erdikten sonra, bu ilişkinin devamı boyunca acentenin kişisel gayretiyle yarattığı müşteri çevresinden akidinin halen yararlanması, acentenin ise yararlanmaması nedeniyle uğradığı «kaybın» karşılığıdır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:yoksun kalınan kâr
Benzer bu kararda2- Dava, taraflar arasında düzenlenen «sigorta acenteliği sözleşmesinin» haksız feshedildiği iddiasına dayalı, «yoksun kalınan» kâr ve ... tazminatı ile manevi tazminatın tahsili istemine ilişkindir.
-
Alacak | Teminat mektubu iadesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/4466 E. 2015/11816 K.
Ortak:önemli menfaat · portföy tazminatı · acentelik sözleşmesi · acentelik · hakkaniyet · komisyon
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; taraflar arasında 20/03/2008 tarihinde «acentelik sözleşmesinin» düzenlendiği, «fesih» tarihi olan 24/12/2011 tarihine kadar davacının acentelik sözleşmesi kapsamında faaliyetini sürdürdüğü, davalının aralarındaki acentelik sözleşmesini haksız olarak feshettiği, davacının sözleşme kapsamında davalıdan talep edebileceği «komisyon alacağının» bulunmadığı, davacının haksız gerçekleşen fesih «sebebi» ile «portföy tazminatı» talep edebileceği, manevi tazminat şartlarının gerçekleşmediği gerekçesiyle, davacının ödenmeyen kampanya komisyonu isteminin reddine, davacının «haksız fesih» nedeni ile «maddi tazminat» isteminin kısmen kabulüne, 24.647,27 TL nin 24/12/2012 tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline, bakiye istemin reddine karar verilmiştir.
2-Dava, taraflar arasında düzenlenen «sigorta acenteliği sözleşmesinin» haksız feshedildiği iddiasına dayalı, ödenmeyen kampanya «komisyonu» ve «portföy tazminatı» ile manevi tazminatın tahsili istemine ilişkindir.
Somut olayda hesaplama yapılırken, davacı «acentenin», davalı adına ne tür poliçeler düzenlediği, bu poliçelerin süreleri, davalının acentenin portföyünden ne gibi «önemli menfaatler» elde edeceği ve «hakkaniyet» ilkesi gereği «portföy tazminatı» verilmesinin gerekip gerekmediği hususları tartışılmamıştır.
Benzer bu karardaBu durumda, mahkemece taraflardan «portföy tazminatı» konusunda delillerini sunması istenerek, «acentenin» davalı adına ne tür poliçeler düzenlediği, bu poliçelerin süreleri, davalının ne gibi «önemli menfaatler» elde edeceği ve «hakkaniyet» ilkesi gereğince portföy tazminatı gerekip gerekmediği belirlenerek, gerektiğinde 818 sayılı BK'nın 42. maddesine göre tazminat miktarı takdir edilerek neticesine …
Dava, «acentelik sözleşmesinin» feshinden kaynaklanan «portföy tazminatının» tahsili istemine ilişkindir.
5684 Sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 23/16. maddesi uyarınca, sözleşme ilişkisinin sona ermesinden sonra sigorta şirketi, «acentesinin» portföyü sayesinde «önemli menfaatler» elde ediyor ve «hakkaniyet» gerektiriyorsa, sigorta şirketinden tazminat talep edebilir, yani bir başka deyişle hüküm altına alınacak tazminat miktarı, sigorta şirketinin acentenin portföyü sayesinde elde ettiği menfaat miktarı kadardır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:i̇i̇k 72/son
Benzer bu karardaSomut olayda, mahkemece benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda davacının «son» üç yıllık «komisyon» ücreti üzerinden oranlama yapılarak 37.125 TL «portföy tazminatının» davalıdan tahsiline karar verilmiş olup, belirlenen tazminat miktarı sigorta şirketinin «acentenin» portföyü sayesinde elde ettiği menfaati yansıtmamaktadır.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2016/12570 E. , 2018/6010 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
Taraflar arasında görülen davada ... . Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 24/05/2016 tarih ve 2014/796-2016/481 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş olduğu anlaşılmakla, duruşma için belirlenen 02/10/2018 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, taraflar arasında 20/03/2008 tarihli acentelik sözleşmesinin akdedildiğini, davalının 24/11/2011 tarihli mail ve 24/12/2011 tarihli noter tasdikli ihtarı ile sözleşmeyi feshettiğini bildirdiğini, davalının feshinin haksız olduğunu, davacının haksız fesih nedeni ile poliçe komisyon ve müşteri portföy kazancından mahrum kaldığını ileri sürerek, fazlaya dair haklar saklı kalmak kaydı ile 100.000,00 TL maddi tazminatın 24/12/2012 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte tahsilini, davacının acenteliğinin iptali ile iş yapamaz duruma gelmesi, ticari itibarının zedenlenmesi nedeniyle 30.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte tahsilini, ödenmeyen kampanya komisyonlarından 10.000,00 TL'nin komisyon ödemelerinin yapılması gereken tarihten itibaren işletilecek ticari faizi ile birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının sözleşmede belirtilen şartlara ve talimatlara uymadığını, sözleşmenin haklı olarak feshedildiğini, davacının son iki yıldır kendisine verilen hedefleri gerçekleştiremediğini, bu nedenle de müvekkilinin zararına sebebiyet verdiğini, haklı fesih nedeniyle de davacının portföy tazminatı ve komisyon taleplerinin dayanağının olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; taraflar arasında 20/03/2008 tarihinde acentelik sözleşmesinin düzenlendiği, fesih tarihi olan 24/12/2011 tarihine kadar davacının acentelik sözleşmesi kapsamında faaliyetini sürdürdüğü, davalının aralarındaki acentelik sözleşmesini haksız olarak feshettiği, davacının sözleşme
kapsamında davalıdan talep edebileceği komisyon alacağının bulunmadığı, davacının haksız gerçekleşen fesih sebebi ile portföy tazminatı talep edebileceği, manevi tazminat şartlarının gerçekleşmediği gerekçesiyle, davacının ödenmeyen kampanya komisyonu isteminin reddine, davacının haksız fesih nedeni ile maddi tazminat isteminin kısmen kabulüne, 24.647,27 TL nin 24/12/2012 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, bakiye istemin reddine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre taraf vekillerinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Dava, taraflar arasında düzenlenen sigorta acenteliği sözleşmesinin haksız feshedildiği iddiasına dayalı, ödenmeyen kampanya komisyonu ve portföy tazminatı ile manevi tazminatın tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece, bilirkişi raporuna itibar edilerek portföy tazminatına hükmedilmiş, sair talepler reddedilmiştir. Ancak, hükme temel alınan bilirkişi raporu karar vermeye elverişli değildir.
Genel olarak portföy tazminatı, acentelik sözleşmesi sona erdikten sonra, bu ilişkinin devamı boyunca acentenin kişisel gayretiyle yarattığı müşteri çevresinden akidinin halen yararlanması, acentenin ise yararlanmaması nedeniyle uğradığı kaybın karşılığıdır. Somut olayda sözleşmenin feshinden sonra yürürlüğe giren 6102 sayılı ...'nın 122. maddesinde açıkça "denkleştirme istemi" olarak tanımlanan, doktrinde de "müşteri tazminatı", "portföy tazminatı", "portföy akçesi" olarak da ifade edilen bu tür tazminat, mülga 6762 sayılı ...'nın sigorta hükümlerinde açıkça düzenlenmemiştir. Ancak, anılan Kanun'un 134. maddesinde muhik bir sebep olmadan ve üç aylık ihbar müddetine riayet etmeksizin akdi fesheden tarafın, başlanmış işlerin tamamlanmaması yüzünden diğer tarafın uğradığı zararı tazmine mecbur olduğu, müvekkilin veya acentenin iflas veya ölümü yahut hacir altına alınması sebebiyle acentelik mukavelesi sona ererse, işlerin tamamen görülmesi halinde acenteye verilmesi gereken ücret miktarına nispetle tayin olunacak münasip bir tazminatın acenteye yahut yukarıdaki hallere göre onun yerine geçenlere verileceği hükme bağlanmıştır.
Fesihten sonraki tazminat alacağı bu şekilde belirlenmiştir. Ayrıca, fesih tarihi itibariyle yürürlükte bulunan ve uyuşmazlığa uygulanması gereken 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 23/16. maddesi uyarınca sözleşme ilişkisinin sona ermesinden sonra sigorta şirketi sigorta acentesinin portföyü sayesinde önemli menfaatler elde ediyor ve hakkaniyet gerektiriyorsa, sigorta acentesi, sigorta şirketinden tazminat talep edebilecektir.
Somut olayda hesaplama yapılırken, davacı acentenin, davalı adına ne tür poliçeler düzenlediği, bu poliçelerin süreleri, davalının acentenin portföyünden ne gibi önemli menfaatler elde edeceği ve hakkaniyet ilkesi gereği portföy tazminatı verilmesinin gerekip gerekmediği hususları tartışılmamıştır. Bu durum karşısında, taraf delilleri de nazara alınarak portföy tazminatı isteminin açıklanan şekilde değerlendirilmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş ve kararın bu nedenle taraflar yararına bozulması gerekmiştir.
3-Ayrıca, kabule göre de, davada kabul edilen kısım üzerinden hesaplanan karar ve ilam harcından davalı sorumlu olup, belirlenen karar harcının peşin alınan harçtan mahsubu ile fazla harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine karar verilmişse de peşin harçtan düşülen 1.683,66 TL harç ile başvuru harcının davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmesi gerekirken bu yönde hüküm kurulmayarak harçtan sorumluluğun davacı üzerinde bırakılması doğru olmamış, kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.
4-Bozma sebep ve şekline göre, davacı vekilinin vekalet ücreti ve yargılama giderlerine ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesine bu aşamada gerek görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle taraf vekillerinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle taraf vekillerinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın taraflar yararına, (3) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, (4) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin vekalet ücreti ve yargılama giderlerine ilişkin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, takdir olunan 1.630,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, ödedikleri peşin temyiz harcının istekleri halinde temyiz edenlere iadesine, 04/10/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/444809900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz