Sözleşme
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2016/2791 E. 2017/6770 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
sigorta acentelik sözleşmesi↗ önemli menfaat↗ ttk 122↗ sigorta acenteliği↗ yoksun kalınan kâr↗ acentelik sözleşmesi↗ acentelik↗ hakkaniyet↗ fesih↗ kâr kaybı↗ ihbar↗ iflas↗ maddi tazminat↗ avans faizi↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne, 26.510,50 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, koşulları oluşmayan manevi tazminat isteminin reddine dair verilen kararın davalı vekilince temyizi üzerine karar Dairemizce onanmıştır.
Davalı vekili bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
1- Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebepler ile taraflar arasındaki acentelik sözleşmesinin davalı tarafça haksız feshedildiğinin anlaşılmasına göre, davalı vekilinin HUMK 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen aşağıdaki bent dışında kalan sair karar düzeltme isteklerinin reddi gerekir.
2- Dava, taraflar arasında düzenlenen sigorta acenteliği sözleşmesinin haksız feshedildiği iddiasına dayalı, yoksun kalınan kâr ve ... tazminatı ile manevi tazminatın tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece, bilirkişi raporuna itibar edilerek ... tazminatına hükmedilmiş, sair talepler reddedilmiştir. Ancak, hükme temel alınan bilirkişi raporu karar vermeye elverişli değildir.
Genel olarak ... tazminatı, acentelik sözleşmesi sona erdikten sonra, bu ilişkinin devamı boyunca acentenin kişisel gayretiyle yarattığı müşteri çevresinden akidinin halen yararlanması, acentenin ise yararlanmaması nedeniyle uğradığı kaybın karşılığıdır. Somut olayda sözleşmenin feshinden sonra yürürlüğe giren 6102 sayılı TTK'nın 122. maddesinde açıkça "denkleştirme istemi" olarak tanımlanan, doktrinde de "müşteri tazminatı", "... tazminatı", "... akçesi" olarak da ifade edilen bu tür tazminat, mülga 6762 sayılı TTK'nın sigorta hükümlerinde açıkça düzenlenmemiştir. Ancak, anılan Kanun'un 134. maddesinde muhik bir sebep olmadan ve üç aylık ihbar müddetine riayet etmeksizin akdi
fesheden tarafın, başlanmış işlerin tamamlanmaması yüzünden diğer tarafın uğradığı zararı tazmine mecbur olduğu, müvekkilin veya acentenin iflas veya ölümü yahut hacir altına alınması sebebiyle acentelik mukavelesi sona ererse, işlerin tamamen görülmesi halinde acenteye verilmesi gereken ücret miktarına nispetle tayin olunacak münasip bir tazminatın acenteye yahut yukarıdaki hallere göre onun yerine geçenlere verileceği hükme bağlanmıştır. Fesihten sonraki tazminat alacağı bu şekilde belirlenmiştir. Ayrıca, fesih tarihi itibariyle yürürlükte bulunan ve uyuşmazlığa uygulanması gereken 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 23/16. maddesi uyarınca sözleşme ilişkisinin sona ermesinden sonra sigorta şirketi sigorta acentesinin ...ü sayesinde önemli menfaatler elde ediyor ve hakkaniyet gerektiriyorsa, sigorta acentesi, sigorta şirketinden tazminat talep edebilecektir.
Somut olayda hesaplama yapılırken, davacı acentenin, davalı adına ne tür poliçeler düzenlediği, bu poliçelerin süreleri, davalının acentenin ...ünden ne gibi önemli menfaatler elde edeceği ve hakkaniyet ilkesi gereği ... tazminatı verilmesinin gerekip gerekmediği hususları tartışılmamıştır. Bu durum karşısında, taraf delilleri de nazara alınarak ... tazminatı isteminin açıklanan şekilde değerlendirilmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde fesihten geriye doğru iki yıl içinde davacı tarafından elde edilen brüt kâra göre hesap yapan bilirkişi raporuna dayalı hüküm kurulması doğru görülmemiştir. Bu itibarla, yerel mahkeme hükmünün bozulması gerektiğinden davalı vekilinin karar düzeltme itirazlarının kabulüyle Dairemizin 18/11/2015 tarihli 2015/4102 Esas 2015/12210 Karar sayılı onama ilamının kaldırılarak, yukarıda anılan gerekçeyle mahkeme kararının bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/16850 E. 2015/3124 K.
Ortak:önemli menfaat · sigorta acentelik sözleşmesi · sigorta acenteliği · acentelik sözleşmesi · acentelik · hakkaniyet · fesih · kâr kaybı
İncelediğiniz karardaAyrıca, «fesih» tarihi itibariyle yürürlükte bulunan ve uyuşmazlığa uygulanması gereken 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 23/16. maddesi uyarınca sözleşme ilişkisinin sona ermesinden sonra sigorta şirketi «sigorta acentesinin» ...ü sayesinde «önemli menfaatler» elde ediyor ve «hakkaniyet» gerektiriyorsa, sigorta acentesi, sigorta şirketinden tazminat talep edebilecektir.
2- Dava, taraflar arasında düzenlenen «sigorta acenteliği sözleşmesinin» haksız feshedildiği iddiasına dayalı, «yoksun kalınan» kâr ve ... tazminatı ile manevi tazminatın tahsili istemine ilişkindir.
Genel olarak ... tazminatı, «acentelik sözleşmesi» sona erdikten sonra, bu ilişkinin devamı boyunca acentenin kişisel gayretiyle yarattığı müşteri çevresinden akidinin halen yararlanması, acentenin ise yararlanmaması nedeniyle uğradığı «kaybın» karşılığıdır.
Benzer bu karardaAyrıca, «fesih» tarihi itibariyle yürürlükte bulunan ve uyuşmazlığa uygulanması gereken 5684 sayılı Sigorta Kanunu'nun 23/16. maddesi uyarınca sözleşme ilişkisinin sona ermesinden sonra sigorta şirketi «sigorta acentesinin» portföyü sayesinde «önemli menfaatler» elde ediyor ve «hakkaniyet» gerektiriyorsa, sigorta acentesi, sigorta şirketinden tazminat talep edebilecektir.
2- Dava, taraflar arasında düzenlenen «sigorta acenteliği sözleşmesinin» haksız feshedildiği iddiasına dayalı, «portföy tazminatının» tahsili istemine ilişkindir.
Genel olarak «portföy tazminatı», «acentelik sözleşmesi» sona erdikten sonra, bu ilişki devamı boyunca acentenin kişisel gayretiyle yarattığı müşteri çevresinden akidinin halen yararlanması, acentenin ise yararlanmaması nedeniyle uğradığı «kaybın» karşılığıdır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:portföy tazminatı · komisyon alacağı · haksız fesih · komisyon · uyuşmazlık konusu · ıslah · ihtarname
Benzer bu karardaMahkemece, Dairemizin bozma ilamına uyularak, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davalı tarafça yapılan feshin «haksız fesih» olduğu, davacının bu fesih nedeniyle «portföy tazminatına» hak kazandığı, bu miktarın da 64.451 TL olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile 64.450 TL'nin (bu miktarın 15.000 TL'sine dava tarihinden, 49.450 TL'sine «ıslah» tarihi olan 15.11.2011 tarihinden itibaren uygulanacak) değişen oranda «avans faizi» ile birlikte davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine karar verilmiştir.
Bu durum karşısında, davalı vekilinin, rapora yönelik itirazları üzerinde durulup, «portföy tazminatı» isteminin buna göre değerlendirilmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde fesihten bir önceki yılın aynı döneminde elde edilen «komisyon alacağına» göre hesap yapan bilirkişi raporuna dayalı hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın davalı yararına bozulması gerekmiştir.
… isindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, gerek «uyuşmazlık konusu» «acentelik sözleşmesinin» yapıldığı tarih, gerekse dava tarihi esas alındığında somut olaya 6762 sayılı TTK'nın uygulanmasının gerekmesine göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dı …
2- Dava, taraflar arasında düzenlenen «sigorta acenteliği sözleşmesinin» haksız feshedildiği iddiasına dayalı, «portföy tazminatının» tahsili istemine ilişkindir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/12570 E. 2018/6010 K.
Ortak:önemli menfaat · sigorta acentelik sözleşmesi · sigorta acenteliği · acentelik sözleşmesi · acentelik · hakkaniyet · fesih · kâr kaybı
İncelediğiniz karardaAyrıca, «fesih» tarihi itibariyle yürürlükte bulunan ve uyuşmazlığa uygulanması gereken 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 23/16. maddesi uyarınca sözleşme ilişkisinin sona ermesinden sonra sigorta şirketi «sigorta acentesinin» ...ü sayesinde «önemli menfaatler» elde ediyor ve «hakkaniyet» gerektiriyorsa, sigorta acentesi, sigorta şirketinden tazminat talep edebilecektir.
2- Dava, taraflar arasında düzenlenen «sigorta acenteliği sözleşmesinin» haksız feshedildiği iddiasına dayalı, «yoksun kalınan» kâr ve ... tazminatı ile manevi tazminatın tahsili istemine ilişkindir.
Genel olarak ... tazminatı, «acentelik sözleşmesi» sona erdikten sonra, bu ilişkinin devamı boyunca acentenin kişisel gayretiyle yarattığı müşteri çevresinden akidinin halen yararlanması, acentenin ise yararlanmaması nedeniyle uğradığı «kaybın» karşılığıdır.
Benzer bu karardaAyrıca, «fesih» tarihi itibariyle yürürlükte bulunan ve uyuşmazlığa uygulanması gereken 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 23/16. maddesi uyarınca sözleşme ilişkisinin sona ermesinden sonra sigorta şirketi «sigorta acentesinin» portföyü sayesinde «önemli menfaatler» elde ediyor ve «hakkaniyet» gerektiriyorsa, sigorta acentesi, sigorta şirketinden tazminat talep edebilecektir.
2-Dava, taraflar arasında düzenlenen «sigorta acenteliği sözleşmesinin» haksız feshedildiği iddiasına dayalı, ödenmeyen kampanya «komisyonu» ve «portföy tazminatı» ile manevi tazminatın tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; taraflar arasında 20/03/2008 tarihinde «acentelik sözleşmesinin» düzenlendiği, «fesih» tarihi olan 24/12/2011 tarihine kadar davacının acentelik sözleşmesi kapsamında faaliyetini sürdürdüğü, davalının aralarındaki acentelik sözleşmesini haksız olarak feshettiği, davacının sözleşme kapsamında davalıdan talep edebileceği «komisyon alacağının» bulunmadığı, davacının haksız gerçekleşen fesih «sebebi» ile «portföy tazminatı» talep edebileceği, manevi tazminat şartlarının gerçekleşmediği gerekçesiyle, davacının ödenmeyen kampanya komisyonu isteminin reddine, davacının «haksız fesih» nedeni ile «maddi tazminat» isteminin kısmen kabulüne, 24.647,27 TL nin 24/12/2012 tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline, bakiye istemin reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:portföy tazminatı · komisyon alacağı · haksız fesih · başvurma harcı · komisyon · yargılama gideri · harç · dava sebebi
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; taraflar arasında 20/03/2008 tarihinde «acentelik sözleşmesinin» düzenlendiği, «fesih» tarihi olan 24/12/2011 tarihine kadar davacının acentelik sözleşmesi kapsamında faaliyetini sürdürdüğü, davalının aralarındaki acentelik sözleşmesini haksız olarak feshettiği, davacının sözleşme kapsamında davalıdan talep edebileceği «komisyon alacağının» bulunmadığı, davacının haksız gerçekleşen fesih «sebebi» ile «portföy tazminatı» talep edebileceği, manevi tazminat şartlarının gerçekleşmediği gerekçesiyle, davacının ödenmeyen kampanya komisyonu isteminin reddine, davacının «haksız fesih» nedeni ile «maddi tazminat» isteminin kısmen kabulüne, 24.647,27 TL nin 24/12/2012 tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline, bakiye istemin reddine karar verilmiştir.
2-Dava, taraflar arasında düzenlenen «sigorta acenteliği sözleşmesinin» haksız feshedildiği iddiasına dayalı, ödenmeyen kampanya «komisyonu» ve «portföy tazminatı» ile manevi tazminatın tahsili istemine ilişkindir.
… arcının peşin alınan harçtan mahsubu ile fazla harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine karar verilmişse de peşin harçtan düşülen 1.683,66 TL «harç» ile «başvuru harcının» davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmesi gerekirken bu yönde hüküm kurulmayarak harçtan sorumluluğun davacı üzerinde bırakılması doğru olmamış, ka …
Mahkemece, bilirkişi raporuna itibar edilerek «portföy tazminatına» hükmedilmiş, sair talepler reddedilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/12745 E. 2017/4954 K.
Ortak:sigorta acentelik sözleşmesi · önemli menfaat · sigorta acenteliği · acentelik sözleşmesi · acentelik · hakkaniyet · fesih · kâr kaybı
İncelediğiniz karardaAyrıca, «fesih» tarihi itibariyle yürürlükte bulunan ve uyuşmazlığa uygulanması gereken 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 23/16. maddesi uyarınca sözleşme ilişkisinin sona ermesinden sonra sigorta şirketi «sigorta acentesinin» ...ü sayesinde «önemli menfaatler» elde ediyor ve «hakkaniyet» gerektiriyorsa, sigorta acentesi, sigorta şirketinden tazminat talep edebilecektir.
2- Dava, taraflar arasında düzenlenen «sigorta acenteliği sözleşmesinin» haksız feshedildiği iddiasına dayalı, «yoksun kalınan» kâr ve ... tazminatı ile manevi tazminatın tahsili istemine ilişkindir.
Genel olarak ... tazminatı, «acentelik sözleşmesi» sona erdikten sonra, bu ilişkinin devamı boyunca acentenin kişisel gayretiyle yarattığı müşteri çevresinden akidinin halen yararlanması, acentenin ise yararlanmaması nedeniyle uğradığı «kaybın» karşılığıdır.
Benzer bu karardaAyrıca, «fesih» tarihi itibariyle yürürlükte bulunan ve uyuşmazlığa uygulanması gereken 5684 sayılı Sigorta Kanunu'nun 23/16. maddesi uyarınca sözleşme ilişkisinin sona ermesinden sonra sigorta şirketi «sigorta acentesinin» portföyü sayesinde «önemli menfaatler» elde ediyor ve «hakkaniyet» gerektiriyorsa, sigorta acentesi, sigorta şirketinden tazminat talep edebilecektir.
Dava, taraflar arasında düzenlenen «sigorta acenteliği sözleşmesinin» haksız feshedildiği iddiasına dayalı, «portföy tazminatının» tahsili istemine ilişkindir.
Genel olarak «portföy tazminatı», «acentelik sözleşmesi» sona erdikten sonra, bu ilişki devamı boyunca acentenin kişisel gayretiyle yarattığı müşteri çevresinden akidinin halen yararlanması, acentenin ise yararlanmaması nedeniyle uğradığı «kaybın» karşılığıdır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:portföy tazminatı · komisyon alacağı · ticari faiz · komisyon
Benzer bu karardaBu durum karşısında, taraf delilleri de nazara alınarak «portföy tazminatı» isteminin açıklanan şekilde değerlendirilmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde fesihten sonraki üç aylık dönem baz alınarak iki yıl için davalı ... şirketinin elde edilebileceği «komisyon alacağına» göre hesap yapan bilirkişi raporuna dayalı hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, davacı «acentenin» «acentelik sözleşmesinin» haksız olarak feshi nedeniyle tazminat talep etme hakkının doğduğu, tazminat miktarının davalı ... şirketinin acentenin portföyü sayesinde elde ettiği menfaat miktarı olması gerektiği, acentelik sözleşmesi feshedilmeseydi davacının acenteliğinin 2 yıl daha devam edebileceği, davalının birinci yıl 642.392,04 TL, ikinci yıl 481.794,03 TL menfaat elde edebileceği, TTK 122/2. maddesine göre davacı acentenin talep edebileceği tazminat miktarının üst sınırının 241.076,30 TL olduğu gerekçesiyle, davanın kabulü ile 241.076,00 TL tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek «ticari faizi» ile davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Dava, taraflar arasında düzenlenen «sigorta acenteliği sözleşmesinin» haksız feshedildiği iddiasına dayalı, «portföy tazminatının» tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece, bilirkişi raporuna itibar edilerek yazılı şekilde davacı lehine «portföy tazminatına» hükmedilmiştir.
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/16672 E. 2014/17367 K.
Ortak:önemli menfaat · sigorta acentelik sözleşmesi · sigorta acenteliği · acentelik sözleşmesi · acentelik · hakkaniyet · fesih · kâr kaybı
İncelediğiniz karardaAyrıca, «fesih» tarihi itibariyle yürürlükte bulunan ve uyuşmazlığa uygulanması gereken 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 23/16. maddesi uyarınca sözleşme ilişkisinin sona ermesinden sonra sigorta şirketi «sigorta acentesinin» ...ü sayesinde «önemli menfaatler» elde ediyor ve «hakkaniyet» gerektiriyorsa, sigorta acentesi, sigorta şirketinden tazminat talep edebilecektir.
2- Dava, taraflar arasında düzenlenen «sigorta acenteliği sözleşmesinin» haksız feshedildiği iddiasına dayalı, «yoksun kalınan» kâr ve ... tazminatı ile manevi tazminatın tahsili istemine ilişkindir.
Genel olarak ... tazminatı, «acentelik sözleşmesi» sona erdikten sonra, bu ilişkinin devamı boyunca acentenin kişisel gayretiyle yarattığı müşteri çevresinden akidinin halen yararlanması, acentenin ise yararlanmaması nedeniyle uğradığı «kaybın» karşılığıdır.
Benzer bu karardaMahkemece, iddialar, savunmalar, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, taraflar arasında «sigorta acenteliği sözleşmesi» imzalandığı, davalı-birleşen davanın davacısının bu sözleşmeyi gerekçe göstermeden feshettiği, cevap dilekçesinde «fesih» sebepleri arasında davacı-birleşen davanın davalısının başka sigorta şirketleriyle sözleşme imzalaması olarak gösterildiği, oysa davalı-birleşen davanın davacısının Ankara Bölgü Müdürlüğü'nün bu yönde 17.03.2009 tarihli «açık muvafakat» verdiği, sözleşmelerin bu tarihten sonra imzalandığı, esasen anılan sözleşmelerin Ticaret Sicil Gazetesinde yayınlandığı, davalı-birleşen davanın davacısının buna karşı koymadığı, bir uyarısının bulunmadığı, ayrıca sözleşme döneminde porföyün geliştirilmediği gerekçesinin de yerinde olmadığı, bilirkişi raporuyla aksi durumun belirlendiği, «sözleşmenin feshinin» haklı olmadığı, sözleşmenin 07.07.2008 tarihinde imzalandığı ve 05.08.2010 tarihinde sona erdiği, bir yıllık «portföy tazminatına» hak kazandığı, birleşen davanın kabul edildiği, davacı-birleşen davalının diğer istemlerinin ispatlanmadığı gerekçesiyle asıl davanın kısmen kabulüne, 672.252.42 T …
2- Asıl dava, taraflar arasında düzenlenen «sigorta acenteliği sözleşmesinin» haksız feshedildiği iddiasına dayalı, tahakkuk eden «komisyon alacağı» ile komisyon alacağının geç ödenmesi nedeniyle uğranılan zararın, kâr «kaybının» ve «portföy tazminatının», birleşen dava ise, ödenmeyen «prim alacağının» tahsili istemlerine ilişkindir.
Ayrıca, dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan ve uyuşmazlığa uygulanması gereken 5684 sayılı Sigorta Kanunu'n 23/16. maddesi uyarınca sözleşme ilişkisinin sona ermesinden sonra sigorta şirketi «sigorta acentesinin» portföyü sayesinde «önemli menfaatler» elde ediyor ve «hakkaniyet» gerektiriyorsa, sigorta acentesi, sigorta şirketinden tazminat talep edebilecektir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:portföy tazminatı · açık muvafakat · müspet zarar · komisyon alacağı · prim alacağı · haksız fesih · zararın ispatı · kâr mahrumiyeti
Benzer bu kararda2- Asıl dava, taraflar arasında düzenlenen «sigorta acenteliği sözleşmesinin» haksız feshedildiği iddiasına dayalı, tahakkuk eden «komisyon alacağı» ile komisyon alacağının geç ödenmesi nedeniyle uğranılan zararın, kâr «kaybının» ve «portföy tazminatının», birleşen dava ise, ödenmeyen «prim alacağının» tahsili istemlerine ilişkindir.
3- Davacı-birleşen davanın davalısı vekili, sözleşmenin haksız feshi nedeniyle ayrıca gelir «kaybına» uğradığını, bu kalem zararının da tahsiline karar verilmesini istemiş, mahkemece, «haksız fesih» halinde «portföy tazminatı» istenebileceği, bunun dışında «zararın ispat» edilemediği gerekçesiyle bu kalem istemin reddine karar verilmiştir.
Mahkemece, iddialar, savunmalar, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, taraflar arasında «sigorta acenteliği sözleşmesi» imzalandığı, davalı-birleşen davanın davacısının bu sözleşmeyi gerekçe göstermeden feshettiği, cevap dilekçesinde «fesih» sebepleri arasında davacı-birleşen davanın davalısının başka sigorta şirketleriyle sözleşme imzalaması olarak gösterildiği, oysa davalı-birleşen davanın davacısının Ankara Bölgü Müdürlüğü'nün bu yönde 17.03.2009 tarihli «açık muvafakat» verdiği, sözleşmelerin bu tarihten sonra imzalandığı, esasen anılan sözleşmelerin Ticaret Sicil Gazetesinde yayınlandığı, davalı-birleşen davanın davacısının buna karşı koymadığı, bir uyarısının bulunmadığı, ayrıca sözleşme döneminde porföyün geliştirilmediği gerekçesinin de yerinde olmadığı, bilirkişi raporuyla aksi durumun belirlendiği, «sözleşmenin feshinin» haklı olmadığı, sözleşmenin 07.07.2008 tarihinde imzalandığı ve 05.08.2010 tarihinde sona erdiği, bir yıllık «portföy tazminatına» hak kazandığı, birleşen davanın kabul edildiği, davacı-birleşen davalının diğer istemlerinin ispatlanmadığı gerekçesiyle asıl davanın kısmen kabulüne, 672.252.42 T …
Somut olayda hükmedilen «portföy tazminatı», taraflar arasındaki sözleşmenin yürürlükte kaldığı süre itibariyle ortalama günlük net «komisyon alacağı» dikkate alınarak bir yıllık süreye göre tayin edilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2016/2791 E. , 2017/6770 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ...
5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nce verilen 22/10/2014 gün ve 2014/380 - 2014/300 sayılı kararı onayan Daire'nin 18/11/2015 gün ve 2015/4102 - 2015/12210 sayılı kararı aleyhinde davalı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, taraflar arasında 20.08.2009 tarihinde belirsiz süreli bir acentelik sözleşmesi düzenlendiğini, bu sözleşmenin 02.02.2012 tarihinde davalı ... şirketi tarafından herhangi bir gerekçe gösterilmeksizin ve sözleşmede belirtilen ihbar süresine uyulmaksızın feshedildiğini, fesih işlemi sonucunda müvekkilinin ciddi bir ticari itibar ve ... kaybına uğradığını ileri sürerek, yoksun kalınan kâr ve denkleştirme işlemi (... tazminatı) sebebiyle şimdilik 1.000 TL maddi ve 1.000 TL manevi tazminatın fesih tarihinden itibaren işletilecek faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiş, yargılama sırasında maddi tazminat talebini 26.510,50 TL'ye yükseltmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne, 26.510,50 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, koşulları oluşmayan manevi tazminat isteminin reddine dair verilen kararın davalı vekilince temyizi üzerine karar Dairemizce onanmıştır.
Davalı vekili bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
1- Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebepler ile taraflar arasındaki acentelik sözleşmesinin davalı tarafça haksız feshedildiğinin anlaşılmasına göre, davalı vekilinin HUMK 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen aşağıdaki bent dışında kalan sair karar düzeltme isteklerinin reddi gerekir.
2- Dava, taraflar arasında düzenlenen sigorta acenteliği sözleşmesinin haksız feshedildiği iddiasına dayalı, yoksun kalınan kâr ve ... tazminatı ile manevi tazminatın tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece, bilirkişi raporuna itibar edilerek ... tazminatına hükmedilmiş, sair talepler reddedilmiştir. Ancak, hükme temel alınan bilirkişi raporu karar vermeye elverişli değildir.
Genel olarak ... tazminatı, acentelik sözleşmesi sona erdikten sonra, bu ilişkinin devamı boyunca acentenin kişisel gayretiyle yarattığı müşteri çevresinden akidinin halen yararlanması, acentenin ise yararlanmaması nedeniyle uğradığı kaybın karşılığıdır. Somut olayda sözleşmenin feshinden sonra yürürlüğe giren 6102 sayılı TTK'nın 122. maddesinde açıkça "denkleştirme istemi" olarak tanımlanan, doktrinde de "müşteri tazminatı", "... tazminatı", "... akçesi" olarak da ifade edilen bu tür tazminat, mülga 6762 sayılı TTK'nın sigorta hükümlerinde açıkça düzenlenmemiştir. Ancak, anılan Kanun'un 134. maddesinde muhik bir sebep olmadan ve üç aylık ihbar müddetine riayet etmeksizin akdi
fesheden tarafın, başlanmış işlerin tamamlanmaması yüzünden diğer tarafın uğradığı zararı tazmine mecbur olduğu, müvekkilin veya acentenin iflas veya ölümü yahut hacir altına alınması sebebiyle acentelik mukavelesi sona ererse, işlerin tamamen görülmesi halinde acenteye verilmesi gereken ücret miktarına nispetle tayin olunacak münasip bir tazminatın acenteye yahut yukarıdaki hallere göre onun yerine geçenlere verileceği hükme bağlanmıştır. Fesihten sonraki tazminat alacağı bu şekilde belirlenmiştir. Ayrıca, fesih tarihi itibariyle yürürlükte bulunan ve uyuşmazlığa uygulanması gereken 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 23/16. maddesi uyarınca sözleşme ilişkisinin sona ermesinden sonra sigorta şirketi sigorta acentesinin ...ü sayesinde önemli menfaatler elde ediyor ve hakkaniyet gerektiriyorsa, sigorta acentesi, sigorta şirketinden tazminat talep edebilecektir.
Somut olayda hesaplama yapılırken, davacı acentenin, davalı adına ne tür poliçeler düzenlediği, bu poliçelerin süreleri, davalının acentenin ...ünden ne gibi önemli menfaatler elde edeceği ve hakkaniyet ilkesi gereği ... tazminatı verilmesinin gerekip gerekmediği hususları tartışılmamıştır. Bu durum karşısında, taraf delilleri de nazara alınarak ... tazminatı isteminin açıklanan şekilde değerlendirilmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde fesihten geriye doğru iki yıl içinde davacı tarafından elde edilen brüt kâra göre hesap yapan bilirkişi raporuna dayalı hüküm kurulması doğru görülmemiştir. Bu itibarla, yerel mahkeme hükmünün bozulması gerektiğinden davalı vekilinin karar düzeltme itirazlarının kabulüyle Dairemizin 18/11/2015 tarihli 2015/4102 Esas 2015/12210 Karar sayılı onama ilamının kaldırılarak, yukarıda anılan gerekçeyle mahkeme kararının bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin sair karar düzeltme isteklerinin HUMK 442. maddesi gereğince REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin karar düzeltme istemlerinin kabulü ile Dairemizin 18/11/2015 tarihli 2015/4102 Esas - 2015/12210 Karar sayılı onama ilamının kaldırılarak, yerel mahkeme hükmünün BOZULMASINA, ödedikleri temyiz peşin, temyiz ilam ve karar düzeltme harçlarının isteği halinde karar düzeltme isteyene iadesine, 30/11/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/386028200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz