Tam ziya
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2012/14795 E. 2013/18096 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Zamanaşımı
- iki yıllık
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
tam ziya↗ deniz sigortası↗ sigorta tazminatı↗ sigorta ettiren↗ gerçek zarar↗ ziya↗ riziko↗ muacceliyet↗ ihbar↗ ihtar↗ havale↗ ıslah↗ hasar↗ dahili dava↗ zamanaşımı↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamı uyarınca taraflar arasındaki temel uyuşmazlığın teknenin tam ziya olup olmadığı noktasında toplandığı, sigorta tekniği yönünden yatın hükmi tam ziya olduğu, sigortacının gerçek zararı ödemekle yükümlü bulunduğu, tam ziya için rizikonun gerçekleşme anındaki (Tekne) değerinin esas alınması gerekeceği, tam ziya tazminatın hesaplanmasında teknenin hasar tarihindeki değerinin değil, onarılmış değerinin esas alınması gerektiği, sigorta ettirenin kendisine verilmesi istenmedikçe sigortacı tarafından hurda bedelinin tazminattan düşürülmesinin mümkün olmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne ve hasar fark tazminatı olarak 89.244 Euro alacağın 15.000 Euro'luk kısmının dava tarihinden itibaren işleyecek, 74.244 Euro'nun ise ıslah tarihi olan 28.02.2012 tarihinden itibaren TCMB tarafından Euro cinsi mevduata uygulanacak en yüksek faiz oranı üzerinden hesaplanacak faizi ile beraber davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı vekilinin aşağıdaki (2) ve (3) numaralı bent dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Ancak, TTK 1441. maddesi "Rizikonun gerçekleşmesi sebebiyle sigortacının sigorta akdinden doğan borçları, 1377 nci madde hükmünce rizikoyu ihbar mükellefiyetinin doğduğu tarihte muaccel olur." hükmünü haizdir. TTK 1377. maddesine göre ise "Sigorta ettiren veya sigortadan haberi olmak şartiyle, sigortalı bir kazayı öğrenir öğrenmez bunu sigortacıya bildirmekle mükelleftir.." buna göre, deniz sigortalarında sigorta tazminatını ödeme borcu sigorta ettiren veya sigortalının rizikonun gerçekleştiğini sigortacıya bildirdiği anda değil, ögrendiği anda muaccel olur. Aynı Kanun'un 1268. maddesine göre de sigorta mukavelesinden doğan bütün mutalebeler, iki yılda müruruzamana uğrar. Somut olayda davalı ... şirketine ihtarın 16.10.2009 tarihinde yapıldığı hususunda taraflar arasında ihtilaf bulunmamaktadır. Davacı 02.06.2010 tarihinde açtığı dava ile, iki yıllık zamanaşımı süresi içerisinde fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak 15.000,00 Euro talep etmiştir. Açılan dava ile şimdilik istenmeyen sigorta bedeline ilişkin işleyen zamanaşımı süresi kesintiye uğramayıp devam etmektedir. O halde, davacının 28.02.2012 havale tarihli dilekçe ile talebini ıslah ettiği kısım bakımından TTK 1268. maddesinde öngörülen zamanaşımı süresi gerçekleşmiş olup, bu kısım bakımından davanın reddi gerekirken kabulüne karar verilmesi doğru olmamış, davalı vekilinin bu yöndeki temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı yararına bozulması gerekmiştir.
3- Bununla birlikte, mahkemece alınan bilirkişi kök raporu ve ek raporlarında bakiye 78.542,65 Euro tazminatın davalıdan tahsili yönünde görüş bildirilmiş ve mahkemece kararın gerekçesinde bilirkişi raporunun benimsendiği açıklanmış ise de, kurtarma ücreti, çekek ücreti ve ilk tersane ücreti olarak 10.701 Euro'nun hesaplanan tazminata dahil edilerek toplam 89.244 Euro alacağın davalıdan tahsiline karar verilmiştir. Oysa düzenlenen bilirkişi raporunda söz konusu kalem zararların hesaplamaya dahil edildiği anlaşılmakla, mahkemece yeniden ilavesi doğru olmamış davalı vekilinin bu yöndeki temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/4045 E. 2014/7427 K.
Ortak:tam ziya · sigorta tazminatı · sigorta ettiren · gerçek zarar · ziya · riziko · ıslah · hasar
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamı uyarınca taraflar arasındaki temel uyuşmazlığın teknenin «tam ziya» olup olmadığı noktasında toplandığı, sigorta tekniği yönünden yatın hükmi tam ziya olduğu, sigortacının «gerçek zararı» ödemekle yükümlü bulunduğu, tam ziya için «rizikonun» gerçekleşme anındaki (Tekne) değerinin esas alınması gerekeceği, tam ziya tazminatın hesaplanmasında teknenin «hasar» tarihindeki değerinin değil, onarılmış değerinin esas alınması gerektiği, «sigorta ettirenin» kendisine verilmesi istenmedikçe sigortacı tarafından hurda bedelinin tazminattan düşürülmesinin mümkün olmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne ve hasar fark tazminatı olarak 89.244 Euro alacağın 15.000 Euro'luk kısmının dava tarihinden itibaren işleyecek, 74.244 Euro'nun ise «ıslah» tarihi olan 28.02.2012 tarihinden itibaren TCMB tarafından Euro cinsi mevduata uygulanacak en yüksek faiz oranı üzerinden hesaplanacak faizi ile beraber davalıdan …
TTK 1377. maddesine göre ise "Sigorta ettiren veya sigortadan haberi olmak şartiyle, sigortalı bir kazayı öğrenir öğrenmez bunu sigortacıya bildirmekle mükelleftir.." buna göre, «deniz sigortalarında» «sigorta tazminatını» ödeme borcu «sigorta ettiren» veya sigortalının «rizikonun» gerçekleştiğini sigortacıya bildirdiği anda değil, ögrendiği anda «muaccel» olur.
2- Ancak, TTK 1441. maddesi "Rizikonun gerçekleşmesi sebebiyle sigortacının sigorta akdinden doğan borçları, 1377 nci madde hükmünce «rizikoyu» «ihbar» mükellefiyetinin doğduğu tarihte «muaccel» olur." hükmünü haizdir.
Benzer bu karardaMahkemece, toplanan kanıtlara göre, taraflar arasındaki temel uyuşmazlığın teknenin «tam ziya» olup olmadığı noktasında toplandığı, sigorta tekniği yönünden yatın hükmi tam ziya olduğu, sigortacının «gerçek zararı» ödemekle yükümlü bulunduğu, tam ziya için «rizikonun» gerçekleşme anındaki (Tekne) değerinin esas alınması gerekeceği, tam ziya tazminatın hesaplanmasında teknenin «hasar» tarihindeki değerinin değil, onarılmış değerinin esas alınması gerektiği, «sigorta ettirenin» kendisine verilmesi istenmedikçe sigortacı tarafından hurda bedelinin tazminattan düşürülmesinin mümkün olmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne ve hasar fark tazminatı olarak 89.244 Euro alacağın 15.000 Euro'luk kısmının dava tarihinden itibaren işleyecek, 74.244 Euro'nun ise «ıslah» tarihi olan 28.02.2012 tarihinden itibaren TCMB tarafından Euro cinsi mevduata uygulanacak en yüksek faiz oranı üzerinden hesaplanacak faizi ile beraber davalıdan …
Davacıya ait yatın davalı nezdinde sigorta örtüsüne alındığı, 28.09.2009 tarihinde sigortalı yatın danizde kayalıklara çarpması sonucu tam «zayi» kabul edilecek şekilde «hasara» uğradığı, davalının bir kısım tazminat ile 10.700 Euro çekek ücreti ödemesi yaptığı, işbu davanın bakiye «sigorta tazminatının» tahsili için açıldığı hususları «uyuşmazlık konusu» değildir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:zayi · uyuşmazlık konusu · bilirkişi incelemesi · sigorta poliçesi
Benzer bu karardaDavacıya ait yatın davalı nezdinde sigorta örtüsüne alındığı, 28.09.2009 tarihinde sigortalı yatın danizde kayalıklara çarpması sonucu tam «zayi» kabul edilecek şekilde «hasara» uğradığı, davalının bir kısım tazminat ile 10.700 Euro çekek ücreti ödemesi yaptığı, işbu davanın bakiye «sigorta tazminatının» tahsili için açıldığı hususları «uyuşmazlık konusu» değildir.
2- Dava, tekne-yat «sigorta poliçesi» uyarınca ödenmesi gereken tazminatın bakiyesinin tahsili istemine ilişkindir.
Davacının talep edebileceği tazminatın belirlenmesine ilişkin olarak yaptırılan «bilirkişi incelemesi» sonucunda düzenlenen raporda sigortalı teknenin onarım değeri esas alınmış, davalının ödemelerinin mahsubu yapılarak bakiye alacak tespit edilmiş, mahkemece davalının ... olduğu çekek ücreti «dahil» edilerek hüküm kurulmuştur.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/2544 E. 2023/4905 K.
Ortak:tam ziya · ziya · ihtar · ıslah · hasar · zamanaşımı · zamanaşımı iki yıllık
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamı uyarınca taraflar arasındaki temel uyuşmazlığın teknenin «tam ziya» olup olmadığı noktasında toplandığı, sigorta tekniği yönünden yatın hükmi tam ziya olduğu, sigortacının «gerçek zararı» ödemekle yükümlü bulunduğu, tam ziya için «rizikonun» gerçekleşme anındaki (Tekne) değerinin esas alınması gerekeceği, tam ziya tazminatın hesaplanmasında teknenin «hasar» tarihindeki değerinin değil, onarılmış değerinin esas alınması gerektiği, «sigorta ettirenin» kendisine verilmesi istenmedikçe sigortacı tarafından hurda bedelinin tazminattan düşürülmesinin mümkün olmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne ve hasar fark tazminatı olarak 89.244 Euro alacağın 15.000 Euro'luk kısmının dava tarihinden itibaren işleyecek, 74.244 Euro'nun ise «ıslah» tarihi olan 28.02.2012 tarihinden itibaren TCMB tarafından Euro cinsi mevduata uygulanacak en yüksek faiz oranı üzerinden hesaplanacak faizi ile beraber davalıdan …
O halde, davacının 28.02.2012 «havale» tarihli dilekçe ile talebini «ıslah» ettiği kısım bakımından TTK 1268. maddesinde öngörülen «zamanaşımı» süresi gerçekleşmiş olup, bu kısım bakımından davanın reddi gerekirken kabulüne karar verilmesi doğru olmamış, davalı vekilinin bu yöndeki temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Somut olayda davalı ... şirketine «ihtarın» 16.10.2009 tarihinde yapıldığı hususunda taraflar arasında ihtilaf bulunmamaktadır.
Benzer bu karardaBirinci Bozma Kararı Dairemizin 10.10.2013 tarih, 2012/14795 E. ve 2013/18096 K. sayılı kararıyla 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu (6762 sayılı Kanun) 1268 inci maddesine göre sigorta mukavelesinden doğan bütün mutalebeler, iki yılda müruruzamana uğrayacağından davacının «ıslah» etiği kısım bakımından «zamanaşımı» süresinin dolduğuna işaret edilerek bozulmuştur.
Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve numarası verilen kararı ile «ıslah» tarihi olan 28.02.2012 tarihi itibari ile ıslahla artırılan miktar yönünden davalının usulüne uygun şekilde ileri sürdüğü «zamanaşımı defi» karşısında 6762 sayılı Kanun'un 1268’inci maddesinde öngörülen iki yıllık zamanaşımı süresinin dolduğu gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; 28.02.2012 tarihinde sunulan dilekçesinin «tam ıslah» mahiyetinde olduğunu, davanın açıldığı tarih itibari ile «zamanaşımının» dolmadığını, tekne hurdasının davalıya bırakılmasının doğru olmadığını, mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:tam ıslah · zamanaşımı defi · sigorta poliçesi
Benzer bu karardaMahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve numarası verilen kararı ile «ıslah» tarihi olan 28.02.2012 tarihi itibari ile ıslahla artırılan miktar yönünden davalının usulüne uygun şekilde ileri sürdüğü «zamanaşımı defi» karşısında 6762 sayılı Kanun'un 1268’inci maddesinde öngörülen iki yıllık zamanaşımı süresinin dolduğu gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; 28.02.2012 tarihinde sunulan dilekçesinin «tam ıslah» mahiyetinde olduğunu, davanın açıldığı tarih itibari ile «zamanaşımının» dolmadığını, tekne hurdasının davalıya bırakılmasının doğru olmadığını, mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, tekne-yat «sigorta poliçesi» uyarınca ödenmesi gereken tazminatın bakiyesinin tahsili istemine ilişkindir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/7345 E. 2013/5503 K.
Ortak:riziko · muacceliyet · ihbar · ıslah · dahili dava · zamanaşımı · zamanaşımı iki yıllık
İncelediğiniz kararda2- Ancak, TTK 1441. maddesi "Rizikonun gerçekleşmesi sebebiyle sigortacının sigorta akdinden doğan borçları, 1377 nci madde hükmünce «rizikoyu» «ihbar» mükellefiyetinin doğduğu tarihte «muaccel» olur." hükmünü haizdir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamı uyarınca taraflar arasındaki temel uyuşmazlığın teknenin «tam ziya» olup olmadığı noktasında toplandığı, sigorta tekniği yönünden yatın hükmi tam ziya olduğu, sigortacının «gerçek zararı» ödemekle yükümlü bulunduğu, tam ziya için «rizikonun» gerçekleşme anındaki (Tekne) değerinin esas alınması gerekeceği, tam ziya tazminatın hesaplanmasında teknenin «hasar» tarihindeki değerinin değil, onarılmış değerinin esas alınması gerektiği, «sigorta ettirenin» kendisine verilmesi istenmedikçe sigortacı tarafından hurda bedelinin tazminattan düşürülmesinin mümkün olmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne ve hasar fark tazminatı olarak 89.244 Euro alacağın 15.000 Euro'luk kısmının dava tarihinden itibaren işleyecek, 74.244 Euro'nun ise «ıslah» tarihi olan 28.02.2012 tarihinden itibaren TCMB tarafından Euro cinsi mevduata uygulanacak en yüksek faiz oranı üzerinden hesaplanacak faizi ile beraber davalıdan …
TTK 1377. maddesine göre ise "Sigorta ettiren veya sigortadan haberi olmak şartiyle, sigortalı bir kazayı öğrenir öğrenmez bunu sigortacıya bildirmekle mükelleftir.." buna göre, «deniz sigortalarında» «sigorta tazminatını» ödeme borcu «sigorta ettiren» veya sigortalının «rizikonun» gerçekleştiğini sigortacıya bildirdiği anda değil, ögrendiği anda «muaccel» olur.
Benzer bu kararda6762 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1299/1. maddesi gereğince, sigortacının sigorta bedelini ödeme borcu, karada ve iç sularda taşıma «rizikolarına» ait sigortalar «dahil», bütün «mal sigortalarında», rizikonun gerçekleştiğini sigortacıya «ihbar» borcunun 1292 nci madde hükmünce doğduğu tarihte «muaccel» olur.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre; davacının «ihbar» ve «kıdem tazminatları» ödenerek işten çıkartıldığı, «haklı nedenle fesih» «sebebine» dayanılmadığı, davacının iş akdinin haklı nedenle fesih edildiğine dair hiçbir delilin sunulmadığı, bu itibarla davacının dava dışı Garanti Bankası A.Ş.'den «hamili» olduğu kredi kartları sebebi ile toplam 4.111,11 TL iki kredi kartı harcamaları toplam tutarı kadar tazminat talep hakkının doğduğu, ancak ....000,00 TL üzerinden 07/.../2010 tarihinde fazlaya dair hak saklı tutulmak sureti ile açılan davada 04/01/2012 tarihinde dava «ıslah» olunmuş ise de, 31/.../2009 tarihinde işten çıkarılan davacının ihbar borcunun bu tarihte doğduğu ve ...'nın 1268. maddesi uyarınca «sigorta sözleşmesinden» ... bütün alacakların iki yıllık «zamanaşımına» tabi olduğu, bu suretle ıslah olunan bakiye kısım yönünden 31/.../2011 tarihi itibari ile zamanaşımı süresinin dolduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, ....000,00 TL'nin «temerrüt faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Dava, sigorta bedelinin tahsiline ilişkin olup, mahkemece «ıslah» edilen kısım için «riziko» tarihi ile ıslah tarihi arasında 6762 Sayılı Türk Ticet Kanunu'nun 1268. maddesinde düzenlenen ... yıllık sürenin geçtiğinden bahisle «zamanaşımı» nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:mal sigortası · haklı nedenle fesih · kıdem tazminatı · sigorta sözleşmesi · ek prim · fesih · hamil · temerrüt faizi
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre; davacının «ihbar» ve «kıdem tazminatları» ödenerek işten çıkartıldığı, «haklı nedenle fesih» «sebebine» dayanılmadığı, davacının iş akdinin haklı nedenle fesih edildiğine dair hiçbir delilin sunulmadığı, bu itibarla davacının dava dışı Garanti Bankası A.Ş.'den «hamili» olduğu kredi kartları sebebi ile toplam 4.111,11 TL iki kredi kartı harcamaları toplam tutarı kadar tazminat talep hakkının doğduğu, ancak ....000,00 TL üzerinden 07/.../2010 tarihinde fazlaya dair hak saklı tutulmak sureti ile açılan davada 04/01/2012 tarihinde dava «ıslah» olunmuş ise de, 31/.../2009 tarihinde işten çıkarılan davacının ihbar borcunun bu tarihte doğduğu ve ...'nın 1268. maddesi uyarınca «sigorta sözleşmesinden» ... bütün alacakların iki yıllık «zamanaşımına» tabi olduğu, bu suretle ıslah olunan bakiye kısım yönünden 31/.../2011 tarihi itibari ile zamanaşımı süresinin dolduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, ....000,00 TL'nin «temerrüt faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
6762 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1299/1. maddesi gereğince, sigortacının sigorta bedelini ödeme borcu, karada ve iç sularda taşıma «rizikolarına» ait sigortalar «dahil», bütün «mal sigortalarında», rizikonun gerçekleştiğini sigortacıya «ihbar» borcunun 1292 nci madde hükmünce doğduğu tarihte «muaccel» olur.
Aynı Kanun'un 1268. maddesi hükmü uyarınca da, sebepsiz yere ödenmiş bulunan «primin» veya sigorta bedelinin geri alınması alacakları «dahil» sigorta mukavelesinden ... bütün mutalebeler, iki yılda müruruzamana uğrar.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2012/14795 E. , 2013/18096 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
(KADIKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ)
Taraflar arasında görülen davada İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret (Kadıköy 4. Asliye Ticaret) Mahkemesi’nce verilen 20.03.2012 tarih ve 2010/434-2012/340 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, şirketine ait Dayı Dede isimli yatın davalı ... tarafından sigortalandığını, sigorta bedelinin 300.000 Euro olduğunu, yatın 2009 yılında imal edildiğini ve olay tarihinden iki ay önce denize indirildiğini, söz konusu yatın 28.09.2009 tarihinde sabah 05.30 sularında ... Burnu'nda kayalıklara çarpmak suretiyle kaza geçirdiğini, kaza sonucu yatın tüm kompartımanlarına su dolduğunu, olay yerinden geçen...isimli yat tarafından ... Limanı'na çekildiğini ve burada battığını, daha sonra...Göcek marinasına çekçek alanına çekilerek karaya alındığını, gerekli tüm koruma tedbirlerinin alındığını, kaza neticesinde sigortalanmış olan yatın tam ziya halinin gerçekleştiğini, ancak bu hususta davalı ...
ile anlaşma sağlanamadığını, davalı ... şirketince oluşan zarara karşılık 152.000 Euro gönderildiğini, yatırılan tutarın 15.12.2009 tarihinde çekildiğini, aynı tarihte ihtar ile 148.000 Euro bedelin ödenmesinin talep edildiğini ileri sürerek şimdilik 15.000 Euro ve kara park bedeli olarak ödediği 7.939.58 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, 28.02.2012 tarihli ıslah dilekçesi ile talebini 74.244 Euro daha arttırmıştır.
Davalı vekili, Tekne Yat Sigorta Poliçesi ile 03.07.2009/2010 tarihleri arasında sigortalanmış bulunan Dayı Dede isimli teknenin 28.09.2009 tarihinde seyri esnasında kayalıklara çarparak hasarlandığını, yapılan tespit ve ekspertiz sonucu hasar tutarının 163.711 Euro olduğunun tespit edildiğini ve tutarın ödendiğini, davacının koruma yükümlülüklerini yerine getirmeyerek hasarın artmasına neden olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamı uyarınca taraflar arasındaki temel uyuşmazlığın teknenin tam ziya olup olmadığı noktasında toplandığı, sigorta tekniği yönünden yatın hükmi tam ziya olduğu, sigortacının gerçek zararı ödemekle yükümlü bulunduğu, tam ziya için rizikonun gerçekleşme anındaki (Tekne) değerinin esas alınması gerekeceği, tam ziya tazminatın hesaplanmasında teknenin hasar tarihindeki değerinin değil, onarılmış değerinin esas alınması gerektiği, sigorta ettirenin kendisine verilmesi istenmedikçe sigortacı tarafından hurda bedelinin tazminattan düşürülmesinin mümkün olmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne ve hasar fark tazminatı olarak 89.244 Euro alacağın 15.000 Euro'luk kısmının dava tarihinden itibaren işleyecek, 74.244 Euro'nun ise ıslah tarihi olan 28.02.2012 tarihinden itibaren TCMB tarafından Euro cinsi mevduata uygulanacak en yüksek faiz oranı üzerinden hesaplanacak faizi ile beraber davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı vekilinin aşağıdaki (2) ve (3) numaralı bent dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Ancak, TTK 1441. maddesi "Rizikonun gerçekleşmesi sebebiyle sigortacının sigorta akdinden doğan borçları, 1377 nci madde hükmünce rizikoyu ihbar mükellefiyetinin doğduğu tarihte muaccel olur." hükmünü haizdir. TTK 1377. maddesine göre ise "Sigorta ettiren veya sigortadan haberi olmak şartiyle, sigortalı bir kazayı öğrenir öğrenmez bunu sigortacıya bildirmekle mükelleftir.." buna göre, deniz sigortalarında sigorta tazminatını ödeme borcu sigorta ettiren veya sigortalının rizikonun gerçekleştiğini sigortacıya bildirdiği anda değil, ögrendiği anda muaccel olur. Aynı Kanun'un 1268. maddesine göre de sigorta mukavelesinden doğan bütün mutalebeler, iki yılda müruruzamana uğrar. Somut olayda davalı ...
şirketine ihtarın 16.10.2009 tarihinde yapıldığı hususunda taraflar arasında ihtilaf bulunmamaktadır. Davacı 02.06.2010 tarihinde açtığı dava ile, iki yıllık zamanaşımı süresi içerisinde fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak 15.000,00 Euro talep etmiştir. Açılan dava ile şimdilik istenmeyen sigorta bedeline ilişkin işleyen zamanaşımı süresi kesintiye uğramayıp devam etmektedir. O halde, davacının 28.02.2012 havale tarihli dilekçe ile talebini ıslah ettiği kısım bakımından TTK 1268. maddesinde öngörülen zamanaşımı süresi gerçekleşmiş olup, bu kısım bakımından davanın reddi gerekirken kabulüne karar verilmesi doğru olmamış, davalı vekilinin bu yöndeki temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı yararına bozulması gerekmiştir.
3- Bununla birlikte, mahkemece alınan bilirkişi kök raporu ve ek raporlarında bakiye 78.542,65 Euro tazminatın davalıdan tahsili yönünde görüş bildirilmiş ve mahkemece kararın gerekçesinde bilirkişi raporunun benimsendiği açıklanmış ise de, kurtarma ücreti, çekek ücreti ve ilk tersane ücreti olarak 10.701 Euro'nun hesaplanan tazminata dahil edilerek toplam 89.244 Euro alacağın davalıdan tahsiline karar verilmiştir. Oysa düzenlenen bilirkişi raporunda söz konusu kalem zararların hesaplamaya dahil edildiği anlaşılmakla, mahkemece yeniden ilavesi doğru olmamış davalı vekilinin bu yöndeki temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) ve (3) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 10.10.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
0
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1032666500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz