Ara nakliyede yükleme hatasından taşıyıcının müterafik kusuru
İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2020/793 E. 2023/388 K. ·
İtirazın iptaliistinaf başvurusunun esastan reddiKesin
★ Emsal
Davacının nitelemesi: Taşıma Hukukundan Kaynaklanan Rücuen Tazminat mahkemenin nitelemesiyle örtüşüyor
rücu (taşıma temelli)
Gerekçe özeti
Uluslararası deniz yolu taşımasından ayrı olarak, gümrük işlemleri tamamlanmış eşyanın Türkiye içinde kara yolu ile ara nakliyesi karma taşıma sayılmaz ve bu taşımaya CMR değil TTK'nın taşıma hükümleri uygulanır. Yükleme, istifleme ve sabitleme sorumluluğu kural olarak göndericiye aittir; ancak taşıyıcı, sözleşme ile veya TTK 858/2 paralelinde yüklemeye nezaret etmekle yükümlüyse ve basit bir değerlendirmeyle öngörülebilecek bir yükleme hatasına çekince koymadan eşyayı teslim almışsa, bu nezaret yükümlülüğünün ihlali nedeniyle müterafik kusurlu sayılır ve zarardan kısmen sorumlu tutulur.
Ele alınan sorunlar
Taşımaya uygulanacak hukuk: CMR mi TTK mı? → ret
İddia: Davacı vekili, davalının emtiayı CMR senedine çekince koymadan teslim aldığını, bu durumun taşıyıcının CMR m.8 ve m.17 uyarınca tam sorumlu olduğunu gösterdiğini ileri sürmüştür.
Gerekçe: Emtia, Hong Kong'tan Gebze/Yılport limanına tek bir konteynerde parsiyel yük olarak deniz yolu ile taşındıktan sonra sigortalıya ait kısım konteynerden tahliye edilip gümrük işlemleri tamamlanmış ve ayrı bir taşıma sözleşmesi kapsamında kara yolu ile ara nakliyeye tabi tutulmuştur. Bu taşıma, uluslararası deniz yolu taşımasının devamı niteliğinde bir karma taşıma işi olmayıp kara yolu taşıması tamamen ayrı gerçekleştirildiğinden, CMR hükümleri değil TTK'nın taşıma işlerine özgü hükümleri uygulanır.
Gerekçe kaynağı: özgün
Yükleme/istifleme hatasından kaynaklanan hasarda taşıyıcının sorumluluğu ve müterafik kusuru → ret
İddia: Davalı vekili, müvekkilinin yükleme veya boşaltmada herhangi bir görev üstlenmediğini, malı limandan çekincesiz almasının özen yükümlülüğü ihlali sayılamayacağını, bu hususun sözleşmede de açıkça belirtildiğini ileri sürerek davanın reddini talep etmiştir.
Gerekçe: TTK 862 ve 863/1 uyarınca eşyayı taşıma güvenliğine uygun biçimde istifleme, bağlama ve sabitleme yükümlülüğü kural olarak göndericiye aittir; TTK 858/2 uyarınca taşıma senedi, eşyanın taşıyıcı tarafından teslim alındığı sırada iyi durumda bulunduğuna karine oluşturur, meğerki taşıyıcı çekince koymuş olsun. TTK 875 taşıyıcının eşyanın teslim alınmasından tesliminde geçen süredeki ziya/hasardan sorumlu olduğunu, TTK 878/1-b ve c bentleri gönderen tarafından yapılan yetersiz ambalajlama veya eşyanın gönderen/gönderilen tarafından yüklenmesi/boşaltılmasından kaynaklanan zararlarda taşıyıcının sorumluluktan kurtulacağını düzenler. Davalı taşıyıcı ile akdi taşıyıcı arasındaki sözleşmenin eki teknik şartnamenin 4.8. maddesi, yükleme güvenliği ve sorumluluğunun yükletene ait olduğunu, ancak taşıyıcının sürücüsünün yükleme/boşaltma esnasında aracın başında bulunmakla ve hasar/hatayı evraka işlemekle yükümlü olduğunu düzenlemekte olup, bu düzenleme TTK 858/2 ile paralel biçimde taşıyıcıya yüklemeye nezaret görevi yüklemektedir. Yasal mevzuat gereği istifleme ve sabitleme kaynaklı tertipleme hatasından davalı taşıyıcı esasen sorumlu değilse de, paletler arasında boşluk bırakılıp üst sıra palet ayaklarının alttaki palete tam oturmaması gibi basit bir değerlendirmeyle öngörülebilecek bir yükleme hatasına araç sürücüsünün çekince koymamış olması, nezaret sorumluluğunun yerine getirilmediğini göstermektedir. Bu nedenle asıl yükleme sorumluluğu göndericide olmak kaydıyla, davalı taşıyıcının müterafik kusuru nedeniyle %40 oranında sorumlu tutulması yerindedir.
Gerekçe kaynağı: özgün
Yemin deliline dayanmanın hatırlatılmaması iddiası → ret
İddia: Davacı vekili, dava dilekçesinde yemin deliline dayanılmasına rağmen bu hususun mahkemece kendisine hatırlatılmadığını ileri sürmüştür.
Gerekçe: HMK 225 uyarınca yeminin konusu, davanın çözümü bakımından önem taşıyan, çekişmeli olan ve kişinin kendisinden kaynaklanan vakalardır. Somut olayda davanın kısmen reddinin gerekçesi davacıya atfedilen kusur nedeniyle gerçekleşmiş olup, yemin deliline başvuruyu gerektirecek bir konu bulunmamaktadır.
Gerekçe kaynağı: özgün
Emsal değeri
Uluslararası deniz yolu taşımasının ardından Türkiye içinde ayrı bir sözleşmeyle gerçekleştirilen kara yolu ara nakliyesinin karma taşıma sayılmayacağı ve bu taşımaya CMR değil TTK hükümlerinin uygulanacağı yönündeki tespit ile, yükleme sorumluluğu göndericide olsa da taşıyıcının sözleşmesel/nezaret yükümlülüğü nedeniyle çekincesiz teslim almasının müterafik kusur oluşturacağı yönündeki değerlendirme, benzer ara nakliye ve yükleme hatası davalarında emsal niteliğindedir.
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
müterafik kusur↗ nezaret yükümlülüğü↗ halefiyet↗ rücuen tazminat↗ itirazın iptali↗ karma taşıma↗ CMR↗ taşıma senedi karinesi↗ sovtaj↗
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
(
6102 S. K. m. 858, 862, 863, 875, 878, 879, 888, 1472) (6100 S. K. m. 225, 353, 362)
Davanın kısmen kabulüne ilişkin verilen kararın davacı ve davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA
Davacı vekili, davacı sigorta şirketinin düzenlediği ... sayılı Nakliyat Abonman Blok Poliçesi ile sigortalanan dava dışı sigortalı ... A.Ş.'nin Hong Kong da yerleşik ... limited firmasından satın aldığı muhtelif türde 14 kaba istiflenmiş 14560 adet fan motoru cinsi emtiaların gemi ile taşınıp Türkiye'ye gelmesini müteakip davalı şirketin sorumluluğunda sigortalı alıcıya teslim edilmek üzere ... plakalı araç ile taşınırken hasarlandığını ve fan motorlarının sigortalıya alıcıya 2304 adedinin hasarlı olarak teslim edilebildiğini, olayın davacıya ihbar edilmesi üzerine görevlendirilen eksperin düzenlediği raporun sonucuna göre davacının davalının sorumlu olduğu hasar için sigortalısına 06/03/2018 tarihinde 5.456,15-Euro tazminat ödediğini sigortalısının halefi temlik alacaklısı olarak davacının tazmin ettiği bedelin %10'luk kısmı tenzil edilmek suretiyle kalan 4.960,14-Euro'yu davalıdan rücuen tahsili amacıyla İstanbul Anadolu ...
İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyası ile takip başlatıldığını, davalının takibe itiraz ettiğini davalının yaptığı itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili, davalı şirketin bir yük taşıma kooperatifi olduğunu, üyelerine âit araçlar ile gelen talepler üzerine malların karayolu ile yükleme noktasından teslim noktasına götürülmesi görevini aldığını, somut olayda davalının dava dışı ... A.Ş.'nin Çin'deki ... Ltd.'den ithal ettiği ürünlerin Türkiye'ye varış yerinden teslim alarak davacının sigortacı olan alıcıya götürülmesi görevini üstlendiğini ve ... plakalı araç ile konteynerin teslimat noktasına kara nakliyesini gerçekleştirdiğini, davalı şirketin teslimatı gerçekleştirecek olan malın araca yüklenmesi yahut boşaltılmasında herhangi bir personelin görev üstlenmediğini, davalının dava dışı üst taşıyıcı ... ile arasında münakit sözleşmeye göre mesuliyeti ve sorumluluğunun sınırlarının belirlendiğinin, bu kapsamda davacı tarafın hasar ödemesini dayandırdığı eksper raporunda paletlerin arasına boşluk bırakıldığına, paletlerin hareket edip fan motoru türü ürünün hasar görmesine sebep olduğuna dair tespit yapıldığını, davalının kapalı olarak teslim aldığı konteynerin sadece ara nakliyesini üstlendiğini, kilitli ve mühürlü olan konteynere istiflemeyi davalı yapmadığı gibi konteynerin kamyona yüklenmesinde görev de almadığını, buna rağmen davacı şirketin ...
AŞ.'ne yaptığı ödemeyi; zarar sorumlusu olmadığı, kusuru da bulunmadığı halde davalıdan tahsil etmek için icra takibi başlattığını, davalı rücu talebinin muhatabı olmamakla birlikte davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEME KARARI
Mahkemece, konteynerin değil, davalının sorumluluğu altında 14 kap yükün Gebze'den ...'in Çayırova-Kocaeli deposuna taşındığı, davalı taşıyıcının yükü, ambalajına, istif ve sabitleme şekline herhangi bir çekince koymadan Limandan teslim aldığı ve ara nakliyesini üstlendiği yükü alıcısına teslim aldığı haliyle teslim edemediği, 01/08/2017 tarihli elektronik posta ile dava dışı ... tarafından davalı tarafa malzemelerin hasarlı teslim alındığının bildirildiğinin anlaşıldığını, davalı taraf 20'lik konteynerin bir bütün olarak ara nakliyesini değil, 40'lik konteynerdeki muhtelif alıcılara ait parsiyel yükün işlemleri tamamlanan 14 paletin taşıma sorumluluğunu üstlendiğini, bu nedenle davalının emsal olarak sunduğu karardaki yükün taşıma biçimi ile farklı olduğu, mahkemece hükme esas alınan raporun 4.
sayfasındaki rücu durumu yönünden yapılan değerlendirme ile 5. sayfasında taşıyıcının mesuliyeti yönünden yapılan değerlendirmenin TTK 878. maddesi ve konteyner dahili taşıma sözleşmesinin 4.8 maddesi ile örtüştüğünden itibar edildiğini, somut olayda davalı taşıyıcının; dava konusu yüke herhangi bir çekince koymadan yükü teslim almasına, yüke ambalajına yada istif ve sabitleme şekline teslim aldığı eşyayı alıcısına çekincesiz teslim edememiş olması karşısında davalının kusuru ''özen yükümlülüğün ihlali'' olmakla; taşıyıcı davalının kendi kusuru olarak kabul edildiğini, kusurun %60'lık ağırlıklı bölümü gönderen-yükleyicinin üzerinde bırakılmış; davalı yükü çekincesiz teslim alanın kusuru ise %40 olarak tespit edilmesi denetime esas olmakla hükme esas alındığını, davalı taşıyıcının yüklemeye nezarete ilişkin görevini ihmalden, yüke olan özen yükümlülüğünü ihlalden kaynaklanan müterafik kusur oranını %40 olarak kabul edilmekle;
davacının derdest davanın dayandığı icra takibine 4.960,14-Euro üzerinden konu ettiği rücuen tazminat alacağını kusura göre davalıdan 1.893,48-Euro olarak talep edebileceği gerekçesiyle itirazın 1.893,48-Euro için iptaline, fazla talebin davalının %60 oranında kusurlu olmaması gözetilerek reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
1-Davacı vekili, dava dilekçesinde açıkça yemin deliline dayanmalarına rağmen bu hususun mahkeme tarafından hatırlatılmadığını, davalı ile sigortalı arasında yapılan sözleşmedeki teknik şartnamenin 4.8. maddesi uyarınca, oluşan hasar sebebiyle davalının kusurunun tam olduğunu, emtiayı CMR senedine çekince koymadan teslim aldığını, bu durumun, söz konusu emtiaların taşıyıcıya hasarsız olarak teslim edildiğinin ispatı niteliğinde olduğunu, taşıyıcı sigortalının emtianın hasar görmesinden dolayı CMR. m.8 ve m.17 uyarınca da sorumlu olduğunu belirterek kararın kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
2- Davalı vekili, söz konusu hasarda müvekkilin hiçbir kusur yahut sorumluluğu bulunmadığını, müvekkilin taşıma konusu edilen malı Limandan bir çekinde koymadan aldığı ve bu nedenle özen yükümlülüğüne aykırı davrandığı gerekçesi ile müvekkilin özen yükümlülüğünü ihlal ettiği düşünülemeyeceğini, müvekkilin teslimatı gerçekleştirilecek olan malın araca yüklenmesi yahut boşaltılmasında herhangi bir görev üstlenmediğini, bu hususun akdedilen sözleşmede de açıkça belirtildiğini, gerek davalı olarak taraflarınca, gerekse davacı tarafından itiraza uğramasına rağmen, bu itirazlar giderilmeden raporun hükme esas alınmasının hukuka aykırılık teşkil ettiğini belirterek kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE
Açılan dava, uluslararası taşıma sırasında Türkiye'deki ara nakliyesi kısmında emtianın hasarlanması nedeni ile dava dışı sigortalıya yapılan ödemenin rucüen tazmini için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Somut davada, davacı tarafın dava dışı sigortalısı olan ... A.Ş.'nin Hong Kong da yerleşik ... limited firmasından satın aldığı 14 kaba istiflenmiş 14560 adet fan motoru cinsi emtiaların gemi ile taşınıp Türkiye'ye Gebze/ Yılport limanına gelmesinden sonra konteyner içinden tahliye edilerek gümrük işlemlerinin tamamlanmasından sonra ara nakliyesi için taşıma sözleşmesi ile davalı şirketin sorumluluğunda sigortalı alıcının Kocaeli/Çayırova tesisine teslim edilmek üzere ...
plakalı araca yüklenen emtiaların davacı tarafından Nakliyat Abonman Blok Sigorta Poliçesi ile sigortalandığı, fan motorlarından sigortalı alıcıya 2304 adedinin hasarlı olarak teslim edilmesi nedeni ile davacı sigortacının sigortalısına 06/03/2018 tarihinde 5.456,15-euro tazminat ödediği, TTK 1472. maddesine göre sigortalısının haklarına halef olan davacının davaya konu icra takibinde ise sovtaj bedelini düşerek 4.960,14-Euro'yu işlemiş faizi ile birlikte talep etmekte olduğu hususlarında ihtilaf yoktur. Uyuşmazlık, taşıma sözleşmesine göre davalı taşıyıcının yükleme ve boşaltma faaliyetlerinden sorumlu olup olmadığı, hasarın istifleme ve sabitleme hatasından kaynaklandığı sabit olmasına göre taşıyıcının kusur ve sorumluluğunun bulunup bulunmadığı ve nezaret etme yükümlülüğünden kaynaklanan müterafik kusuru olup olmadığı hususlarında toplanmaktadır.
Davaya konu emtia, Hong Kong'tan Gebze/ Yılport limanına tek bir konteynerin içinde 7 farklı alıcıya ait yani parsiyel yük olarak deniz yolu ile taşındıktan sonra sigortalıya ait emtianın bu konteynerden tahliye edilerek ayrıldığı ve gümrük işlemlerinin tamamlanmasından sonra kara yolu ile yapılacak ara nakliyesi için taşıma sözleşmesi kapsamında ... plakalı araca yüklenerek davalı taşıyıcıya teslim edildiği, dava dışı sigortalının Kocaeli/Çayırova tesislerine gelindiğinde 14.560 adet ürünün ahşap paletler üzerinde taşınırken paletler arasına darbe emici destek malzemesi konmadan istiflenmesi ve paletlerin konteynera sabitlenmemesi nedenleri ile emtiadan 2304 adedinin ezilerek hasarlandığı, bu açıklamalar doğrultusunda taşımanın uluslararası deniz yolu taşımasının devamı niteliğinde karma taşıma işi olmayıp kara yolu taşımasının tamamen ayrı gerçekleştirilmesi edeni ile CMR hükümlerinin değil TTK'nın taşıma işlerine özgü hükümlerinin uygulanacağı ve hasarın istifleme ve sabitlemeden kaynaklandığı ,sorumluluk ve kusurun buna göre belirleneceği anlaşılmaktadır.
TTK’nın 862. maddesi “Eşyanın niteliği, kararlaştırılan taşıma dikkate alındığında, ambalaj yapılmasını gerektiriyorsa, gönderen, eşyayı ziya ve hasardan koruyacak ve taşıyıcıya zarar vermeyecek şekilde ambalajlamak zorundadır” şeklinde, 863/1. maddesi” sözleşmeden, durumun gereğinden veya ticari teamülden aksi anlaşılmadıkça; gönderen, eşyayı, taşıma güvenliğine uygun biçimde araca koyarak, istifleyerek, bağlayarak, sabitleyerek yüklemek ve aynı şekilde boşaltmak zorundadır. Taşıyıcı, ayrıca yüklemenin işletme güvenliğine uygun olmasını sağlamakla yükümlüdür.” hükmünü, 858/2. maddesi ise “iki tarafça imzalanan taşıma senedi, eşyanın ve ambalajının, eşyanın taşıyıcı tarafından teslim alındığı sırada, dış görünüşü bakımından iyi durumda bulunduğuna ve taşınan paketlerin sayısının, işaretleri ile numaralarının, taşıma senedinde yer alan kayıtlara uygun olduğuna karinedir;
meğerki, taşıyıcı taşıma senedine haklı bir sebeple çekince koymuş olsun." hükmünü haizdir. Yine TTK’nın 875. maddesi “(1)Taşıyıcı, eşyanın taşınmak üzere teslim alınmasından teslim edilmesine kadar geçecek süre içinde, eşyanın ziyaından, hasarından veya teslimindeki gecikmeden doğan zararlardan sorumludur. (2)Zararın oluşmasına, gönderenin veya gönderilenin bir davranışı ya da eşyanın özel bir ayıbı sebep olmuşsa, tazminat borcunun doğmasında ve kapsamının belirlenmesinde, bu olguların ne ölçüde etkili olduğu dikkate alınır.” hükmünü, 878. maddesi ise “(1) Zıya, hasar veya teslimdeki gecikme, aşağıdaki hâllerden birine bağlanabiliyorsa taşıyıcı sorumluluktan kurtulur: .... b) Gönderen tarafından yapılan yetersiz ambalajlama.
c) Eşyanın gönderen veya gönderilen tarafından işleme tabi tutulması, yüklenmesi veya boşaltılması. d) Eşyanın; özellikle kırılma, paslanma, bozulma, kuruma, sızma, olağan fire yoluyla kolayca zarar görmesine yol açan doğal niteliği. (2) Herhangi bir zararın hâl ve şartlara göre birinci fıkrada öngörülen bir sebebe bağlanmasının muhtemel bulunduğu durumlarda, o zararın bu sebepten ileri geldiği varsayılır. “ hükmünü haizdir. Yine TTK'nın 879. maddesi "Taşıyıcı; a) Kendi adamlarının, b) Taşımanın yerine getirilmesi için yararlandığı kişilerin, görevlerini yerine getirmeleri sırasındaki fiil ve ihmallerinden, kendi fiil ve ihmali gibi sorumludur." hükmünü ve yine TTK'nın 888/3. maddesi " (3) Asıl taşıyıcı ve fiilî taşıyıcı müteselsilen sorumludurlar." hükmünü içermektedir.
Bu düzenlemeler doğrultusunda somut olaya bakılınca davalı taşıyıcı ile dava dışı akdi taşıyıcı olan ... Tic. A.Ş. arasında imzalanan 01/09/2017 tarihli sözleşme ve eki niteliğindeki teknik şartnamenin 4, 8. maddesi " yükleme güvenliği ve yükleme sorumluluğu yükletene ait olmakla birlikte taşıyanın sürücüsü yahut yetkilisi yükleme ve boşaltma esnasında aracın başında bulunmakla yükümlü olacaktır. Taşıyanın sürücüsü yükleme sırasında belirlemiş olduğu hasarı, yüklemedeki hataları evraka işleyecek ve teslim aldığı/ettiği yükü teslim aldığı/ ettiğine ilişkin bu evrakları imzalamakla yükümlüdür.” şeklinde hüküm altına alınan düzenleme TTK 858/2. maddesi paralelinde düzenlenmiş olup taşıyıcının yüklemeye nezaret görevi bulunmaktadır.
Her ne kadar yasal mevzuat gereği istiflemeden ve sabitlememeden kaynaklı tertipleme hatasında meydana gelen hasardan davalı taşıyıcı sorumlu değilse de yüklemeye nezaret görevi nedeni ile somut olayda müterafik kusuru bulunmaktadır. Somut olayda yükleme hatası, paletlerin arasında boşluk bırakılıp, istifin üst sıralarında bulunan palet ayaklarının alttaki palet üzerine tam olarak oturmaması olup paletlerin aracın mutat salınımlarından etkilenip hareket ederek karton koli muhteviyatını zedeleyebileceğini araç sürücüsünün " basit bir değerlendirmeyle” öngörmesi mümkün iken çekince koymaması nedeni ile yüklemeye nezaret sorumluluğunun yerine getirilmemiş olduğu, asıl yükleme sorumluluğunun gerek kanun gerekse sözleşme kapsamında göndericide olmak kaydı ile davalı taşıyıcının müterafik kusuru nedeni ile %40 oranında sorumlu olduğu yönündeki ilk derece mahkemesinin tesbitinde isabetsizlik görülmemiştir.Ayrıca HMK 225.maddeye göre yeminin konusu, davanın çözümü bakımından önem taşıyan, çekişmeli olan ve kişinin kendisinden kaynaklanan vakalar olup Davacı taraf, dava dilekçesi ile birlikte yemin deliline dayanıldığını ve mahkeme tarafından bunun kendisine hatırlatılmadığını ileri sürmüş ise de somut olayda davanın kısmen reddinin gerekçesi davacıya atfedilen kusuru sebebiyle gerçekleşmiş olup ,yemin deliline başvuruyu gerektirecek bir konu bulunmamaktadır.
Davacı vekilinin yemin teklif hakkının hatırlatılmadığına yönelik istinaf sebebi yerinde görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle,taraf vekillerinin istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM
Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı ve davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Alınması gereken 179,90-TL istinaf karar harcının davacı tarafından peşin yatırılan 225,38-TL harçtan mahsubu ile fazla alınan 45,80-TL harcın davacıya iadesine, Alınması gereken 901,52-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 226-TL harcın mahsubu ile bakiye 675,52 -TL harcın davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, Taraflarca yapılan istinaf yargı giderlerinin üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 16/03/2023 (¤¤)
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/358727 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi