Bilirkişi raporları arasında çelişki
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2016/1725 E. 2017/888 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
bilirkişi raporları arasında çelişki↗ taşıyanın sorumluluğu↗ kanuni rehin hakkı↗ rehin hakkı↗ konşimento↗ rehin↗ cy/cy şerhi↗ taşıyan↗ cy/cy kaydı↗ teslim↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, tüm dosya kapsamı ve uyulan bozma ilamına göre, geminin mühürlü olarak yola çıkıp mühür bozulmadan varış limanına geldiği, yükteki azalmanın mühürler bozulmadığına göre fire oranları çerçevesinde değerlendirilmesi gerektiği, gemideki yükün herhangi bir dış etkiye maruz kalmadan varış limanına mühürlü olarak teslim edilmesi sebebiyle davalının bir kusurundan bahsedilmesinin mümkün olmadığı, limanda oluşacak bir eksiklikten de taşıyanın sorumlu tutulmasının düşünülemeyeceği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, deniz taşımasından kaynaklanan noksan mal bedeline ilişkin alacak ve taşımayı yapan gemi üzerinde kanuni rehin hakkı tesisi istemlerine ilişkindir.
Davacı, dava dışı firmadan satın alınan kömürün rası deniz yoluyla taşındığını ve alınan draft survey raporuna göre emtianın 98,127 mt eksik olduğunun tespit edildiğini, bu eksiklikten davalı taşıyanın sorumlu olduğunu iddia etmiştir. Davalı yan ise konşimentonun üzerinde emtia durumunun, kalitesinin vs hususların bilinmediğine dair şerh bulunduğunu, gemideki ambarların mühürlü olduğunu, dökme taşımalarda fire oranının %3 olduğunu ve eksikliğin de bu oran içinde kaldığını savunmuş, bu savunmaya davacı tarafça itiraz edilerek fire oranının maksimum %0,3 olabileceği belirtilmiştir.
Mahkemece, bilirkişi kök raporunda dökme yükteki fire oranının %3, ek raporda % gelen yazıda %3 olduğu, sunulan emsallerde %3 olarak belirtildiği vurgulandıktan sonra, bir an için %0,3'lük fire oranının makul olacağı düşünülse bile geminin yükleme limanında taraflar ve kaptan huzurunda mühürlendiği, bu hususun özel bir kuruluş tarafından sertifikalandığı, sertifikaya herhangi bir itirazın bulunmadığı, geminin varış limanında da tüm tarafların hazır olduğu anda bu özel kuruluş tarafından mührün bozulmadığının anlaşıldığı, bu hali ile geminin mühürlü olarak yola çıkıp mühür bozulmadan varış limanına geldiği, yükteki azalmanın mühürler bozulmadığına göre fire oranları çerçevesinde değerlendirilmesi gerektiği, gemideki yükün herhangi bir dış etkiye maruz kalmadan varış limanına mühürlü olarak teslim edilmesi sebebiyle davalının bir kusurundan bahsedilmesinin mümkün olamayacağı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Uyuşmazlığın çözümü için dökme yükteki firenin hangi oranla makul sayılacağının tespiti gerektiğinden, mahkemece öncelikle taşınan emtianın dökme olarak taşınması halinde makul fire oranının ne olduğunun müzekkere cevabı ve yukarıda değinilen bilirkişi raporları arasındaki çelişki de giderilmek suretiyle, aralarında maden yüksek mühendisi ile taşıma konusunda uzmanlar bulunan bilirkişi kurulundan alınacak raporla belirlenmesi ve böylece eksik yük miktarının fire oranı kapsamında kalıp kalmadığının tespiti; eksikliğin fire miktarı kapsamında kalmadığının anlaşılması halinde ise, konşimentoda yer alan ''..ağırlık ölçü, nitelik, miktar, hal ve şartlar ve değer bilinmemektedir'' şeklindeki kaydın mahiyeti ve temiz konşimento düzenlenmesinin sonuçları da değerlendirilmek suretiyle taşıyanın sorumluluğunun bulunup bulunmadığının irdelenmesi ve oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, hükmün temyiz eden davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/3509 E. 2019/2515 K.
Ortak:taşıyanın sorumluluğu · taşıyan · teslim
İncelediğiniz kararda… ürler bozulmadığına göre fire oranları çerçevesinde değerlendirilmesi gerektiği, gemideki yükün herhangi bir dış etkiye maruz kalmadan varış limanına mühürlü olarak «teslim» edilmesi sebebiyle davalının bir kusurundan bahsedilmesinin mümkün olmadığı, limanda oluşacak bir eksiklikten de «taşıyanın sorumlu» tutulmasının düşünülemeyeceği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Davacı, dava dışı firmadan satın alınan kömürün rası deniz yoluyla taşındığını ve alınan draft survey raporuna göre emtianın 98,127 mt eksik olduğunun tespit edildiğini, bu eksiklikten davalı «taşıyanın sorumlu» olduğunu iddia etmiştir.
… n tespiti gerektiğinden, mahkemece öncelikle taşınan emtianın dökme olarak taşınması halinde makul fire oranının ne olduğunun müzekkere cevabı ve yukarıda değinilen «bilirkişi raporları arasındaki çelişki» de giderilmek suretiyle, aralarında maden yüksek mühendisi ile taşıma konusunda uzmanlar bulunan bilirkişi kurulundan alınacak raporla belirlenmesi ve böylece eksik yük miktarının fire oranı kapsamında kalıp kalmadığının tespiti; eksikliğin fire miktarı kapsamında kalmadığının anlaşılması halinde ise, «konşimentoda» yer alan ''..ağırlık ölçü, nitelik, miktar, hal ve şartlar ve değer bilinmemektedir'' şeklindeki «kaydın» mahiyeti ve temiz konşimento düzenlenmesinin sonuçları da değerlendirilmek suretiyle «taşıyanın sorumluluğunun» bulunup bulunmadığının irdelenmesi ve oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, hükmün temyiz eden davacı yara …
Benzer bu kararda… manın mühürler bozulmadığına göre fire oranları çerçevesinde değerlendirilmesi gerektiği, yükün herhangi bir dış etkiye maruz kalmadan varış limanına mühürlü olarak «teslim» edilmesi sebebiyle davalının bir kusurundan bahsedilmeyeceği, limanda oluşacak bir eksiklikten de «taşıyanın sorumlu» tutulamayacağı gerekçesiyle, davanın reddine dair verilen kararın davacı vekili tarafından temyizi üzerine karar Dairemizce bozulmuştur.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/5680 E. 2014/18451 K.
Ortak:kanuni rehin hakkı · rehin hakkı · konşimento · rehin · teslim
İncelediğiniz karardaDava, deniz taşımasından kaynaklanan noksan mal bedeline ilişkin alacak ve taşımayı yapan gemi üzerinde «kanuni rehin hakkı» tesisi istemlerine ilişkindir.
… ürler bozulmadığına göre fire oranları çerçevesinde değerlendirilmesi gerektiği, gemideki yükün herhangi bir dış etkiye maruz kalmadan varış limanına mühürlü olarak «teslim» edilmesi sebebiyle davalının bir kusurundan bahsedilmesinin mümkün olmadığı, limanda oluşacak bir eksiklikten de «taşıyanın sorumlu» tutulmasının düşünülemeyeceği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Davalı yan ise «konşimentonun» üzerinde emtia durumunun, kalitesinin vs hususların bilinmediğine dair «şerh» bulunduğunu, gemideki ambarların mühürlü olduğunu, dökme taşımalarda fire oranının %3 olduğunu ve eksikliğin de bu oran içinde kaldığını savunmuş, bu savunmaya davacı tarafça itiraz edilerek fire oranının maksimum %0,3 olabileceği belirtilmiştir.
Benzer bu kararda2-Dava, deniz yolu ile taşınan emtianın eksik «tesliminden» kaynaklanan tazminat ve «kanuni rehin hakkı» tanınması istemlerine ilişkin olup, davalı tarafça dökme halde taşınan dava konusu emtiadaki fire oranının altında kalan eksik teslimden dolayı sorumluluklarının bulunmadığı savunulmuş ve mahkemece bu savunmanın değerlendirilmesi amacıyla bilirkişi raporu alınarak sonucuna göre karar verilmiştir.
II Gemisi üzerinde «kanuni rehin hakkı» tanınmasına karar verilmiştir.
… emisi tarafından taşınan kömür yükünün tahliye limanı olan Hopa Limanı'nda 118,756 m.ton eksik çıktığı, yükün yüklenen limandan tam ve eksiksiz olarak yüklendiğinin «konşimentodan» anlaşıldığı, tahliye sırasında eksikliğin davalının sorumluluğunda meydana geldiği, bu nedenle eksik mal bedelinin davalı tarafça davacıya ödenmesinin gerektiği, dava konusu edilen ve taşınan yükün dökme kömür yükü niteliğinde olduğu, yükün niteliği göz önüne alındığında gerekçeli ve «denetime elverişli» maden mühendisi tarafından verilen bilirkişi raporunda belirtilen %0,03 oranında fire verebileceği de göz önüne alınarak, zararın 19.155,50 USD tutarında olduğu ve bu zarar miktarının faizi ile birlikte davalıdan tahsili gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile, 19.155,50 USD alacağın dava tarihinden itibaren işleyecek USD cinsinden açılmış bir yıl vadeli mevduata devlet bankalarının uyguladığı en yüksek faizi ile birlikte fiili ödeme tarihindeki TL karşılığının davalıdan tahsiline, fazlaya dair istemin reddine, davaya konu alacağın «gemi alacağı» olduğunun tespitine, hüküm altına alınan 19.155,50 USD üzerinden davaya konu edilen S...
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:gemi alacağı · denetime elverişlilik
Benzer bu kararda… emisi tarafından taşınan kömür yükünün tahliye limanı olan Hopa Limanı'nda 118,756 m.ton eksik çıktığı, yükün yüklenen limandan tam ve eksiksiz olarak yüklendiğinin «konşimentodan» anlaşıldığı, tahliye sırasında eksikliğin davalının sorumluluğunda meydana geldiği, bu nedenle eksik mal bedelinin davalı tarafça davacıya ödenmesinin gerektiği, dava konusu edilen ve taşınan yükün dökme kömür yükü niteliğinde olduğu, yükün niteliği göz önüne alındığında gerekçeli ve «denetime elverişli» maden mühendisi tarafından verilen bilirkişi raporunda belirtilen %0,03 oranında fire verebileceği de göz önüne alınarak, zararın 19.155,50 USD tutarında olduğu ve bu zarar miktarının faizi ile birlikte davalıdan tahsili gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile, 19.155,50 USD alacağın dava tarihinden itibaren işleyecek USD cinsinden açılmış bir yıl vadeli mevduata devlet bankalarının uyguladığı en yüksek faizi ile birlikte fiili ödeme tarihindeki TL karşılığının davalıdan tahsiline, fazlaya dair istemin reddine, davaya konu alacağın «gemi alacağı» olduğunun tespitine, hüküm altına alınan 19.155,50 USD üzerinden davaya konu edilen S...
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/8225 E. 2016/4534 K.
Ortak:kanuni rehin hakkı · rehin hakkı · rehin · teslim
İncelediğiniz karardaDava, deniz taşımasından kaynaklanan noksan mal bedeline ilişkin alacak ve taşımayı yapan gemi üzerinde «kanuni rehin hakkı» tesisi istemlerine ilişkindir.
… ürler bozulmadığına göre fire oranları çerçevesinde değerlendirilmesi gerektiği, gemideki yükün herhangi bir dış etkiye maruz kalmadan varış limanına mühürlü olarak «teslim» edilmesi sebebiyle davalının bir kusurundan bahsedilmesinin mümkün olmadığı, limanda oluşacak bir eksiklikten de «taşıyanın sorumlu» tutulmasının düşünülemeyeceği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
… ürler bozulmadığına göre fire oranları çerçevesinde değerlendirilmesi gerektiği, gemideki yükün herhangi bir dış etkiye maruz kalmadan varış limanına mühürlü olarak «teslim» edilmesi sebebiyle davalının bir kusurundan bahsedilmesinin mümkün olamayacağı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaDava, deniz yolu ile taşınan emtianın eksik «tesliminden» kaynaklanan tazminat ve «kanuni rehin hakkı» tanınması istemlerine ilişkindir.
Gemisi üzerinde «kanuni rehin hakkı» tanınmasına dair verilen kararın davalı vekilince temyizi üzerine karar Dairemizce bozulmuştur.
Davalı tarafça dökme halde taşınan dava konusu emtiadaki fire oranının altında kalan eksik «teslimden» dolayı sorumluluklarının bulunmadığı savunulmuş ve mahkemece bu savunmanın değerlendirilmesi amacıyla bilirkişi raporu alınarak sonucuna göre karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:gemi alacağı · taşıyıcının sorumluluğu · taşıyıcı
Benzer bu kararda… cak raporla belirlenmesi ve böylece eksik olduğu iddia edilen kömür miktarının kantar ölçüm işlemleri de nazara alınarak ortaya çıkacak eksik yük miktarından davalı «taşıyıcının sorumluluğunun» bulunup bulunmadığının tespiti gerekirken, draft sörveydeki hata oranını fire oranı olarak kabul eden bilirkişi raporu benimsenmek suretiyle hüküm tesisi doğru olm …
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne, 19.155,50 USD alacağın dava tarihinden itibaren işleyecek USD cinsinden açılmış bir yıl vadeli mevduata devlet bankalarının uyguladığı en yüksek faizi ile birlikte fiili ödeme tarihindeki TL karşılığının davalıdan tahsiline, fazlaya dair istemin reddine, davaya konu alacağın «gemi alacağı» olduğunun tespitine, hüküm altına alınan 19.155,50 USD üzerinden davaya konu edilen ...
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/5931 E. 2010/12127 K.
Ortak:konşimento · teslim
İncelediğiniz kararda… ürler bozulmadığına göre fire oranları çerçevesinde değerlendirilmesi gerektiği, gemideki yükün herhangi bir dış etkiye maruz kalmadan varış limanına mühürlü olarak «teslim» edilmesi sebebiyle davalının bir kusurundan bahsedilmesinin mümkün olmadığı, limanda oluşacak bir eksiklikten de «taşıyanın sorumlu» tutulmasının düşünülemeyeceği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Davalı yan ise «konşimentonun» üzerinde emtia durumunun, kalitesinin vs hususların bilinmediğine dair «şerh» bulunduğunu, gemideki ambarların mühürlü olduğunu, dökme taşımalarda fire oranının %3 olduğunu ve eksikliğin de bu oran içinde kaldığını savunmuş, bu savunmaya davacı tarafça itiraz edilerek fire oranının maksimum %0,3 olabileceği belirtilmiştir.
… ürler bozulmadığına göre fire oranları çerçevesinde değerlendirilmesi gerektiği, gemideki yükün herhangi bir dış etkiye maruz kalmadan varış limanına mühürlü olarak «teslim» edilmesi sebebiyle davalının bir kusurundan bahsedilmesinin mümkün olamayacağı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaDavalı tarafından dökme yük olarak taşınan buğdayın «konşimentoda» belirtilen tonajından daha az olarak alıcısına «teslim» edildiği iddia edildiğinden, uyuşmazlığın çözümü için dökme yükteki firenin hangi oranla makul sayılacağının tespiti gerekmektedir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:tanık beyanı · taşıyıcının sorumluluğu · taşıyıcı · ihbar
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, «tanık beyanı» ve noter ihtarıyla davaya konu eksikliğin davalıya süresinde «ihbar» edildiğinin kabulünün gerektiği, emtianın tahliyesinde ortaya çıkan eksilmenin içtihatlarla belirlenen fire oranın üstünde olduğundan eksik emtia bedelini davalının tazmin etmesinin gerektiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
… n alınacak raporla eksik olduğu iddia edilen buğday miktarının kantar ölçüm işlemleri de nazara alınarak belirlenmesiyle ortaya çıkacak eksik yük miktarından davalı «taşıyıcının sorumluluğunun» bulunup bulunmadığının tespiti gerekirken, konunun uzmanı olmayan hukukçu bilirkişiden alınan rapora göre hüküm tesisi bozmayı gerektirmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir Dava, dökme yük şeklinde taşınan emtiadaki eksikliğin davalı «taşıyıcıdan» tahsiline ilişkindir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2016/1725 E. , 2017/888 K.
"İçtihat Metni"
Taraflar arasında görülen davada bozmaya uyularak verilen 08/10/2015 tarih ve 2014/78-2015/389 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 14.02.2017 günü hazır bulunan davacı vekili Av.... ile davalı vekili dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, kömür ticareti ile iştigal etmekte olan müvekkilinin dava dışı lı şirketten satın alıp yurda ithal ettiği 5,995,58 mt. menşeli kömür yükünün taşınmak üzere 03/03/2012 tarihli 1 nolu konşimentoya kayıtlı olarak, gemiye dökme olarak yüklendiğini, anılan geminin 06/03/2012 tarihinde vasıl olduğunu ve gemi kaptanın 5,995,568 mt. yükü tahliye etmeye hazır olduğuna dair hazırlık mektubu vermiş olması nedeniyle aynı gün tahliyeye başlanıp 08/03/2012 günü saat 11:45'de tahliyenin tamamlandığını, yük miktarının konşimentoda 5,995,568 mt. olarak kayıtlı olmasına rağmen, tahliye limanında yapılan ölçümünde tahliye edilen yük miktarının konşimentoda yazılı olan miktardan 98,127 mt.
eksiği ile 5,897,441 mt. olarak tahliye ile müvekkiline eksik teslim edildiğinin tespit edildiğini, yükün eksik tahliye ve teslim edildiği hususunun 08/03/2012 günü yazılı olarak ihbar edildiğini, müvekkilinin eksik teslim aldığı 98,127 mt. yük nedeniyle 17.711,92 USD zarara uğradığını, TTK'nın 1061. maddesi gereğince davalının zarardan sorumlu olduğunu, ayrıca bu alacağın TTK md. 1235/7 hükmü gereğince gemi alacağı olduğunu ve TTK'nın 1236. maddesi uyarınca da müvekkilinin taşımayı yapan gemi üzerinde kanundan doğan rehin hakkı ve İİK md. 23/2 dalaletiyle hapis hakkının olduğunu ve isimli geminin debulunduğunu ileri sürerek 17.711,92 USD gemi alacağı mahiyetindeki alacağın dava tarihinden itibaren faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, TTK'nın 1236.
maddesi gereğince isimli gemi üzerine İİK md. 257/4 gereğince ihtiyati haciz kararı oluşturulmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı gemisi donatanı adına gemi kaptanı vekili, konişmentoda atıfta bulunulan 29/02/2012 tarihli bağlama notuna göre taşımadan kaynaklı her türlü uyuşmazlığın İngiltere'de kurulacak hakem heyeti tarafından İngiliz Hukuku'na göre çözümleneceğinin belirlenmiş olduğunu savunarak tahkim itirazlarının kabulü ile dava dilekçesinin reddine karar verilmesini istemiştir.
.../...
Mahkemece, tüm dosya kapsamı ve uyulan bozma ilamına göre, geminin mühürlü olarak yola çıkıp mühür bozulmadan varış limanına geldiği, yükteki azalmanın mühürler bozulmadığına göre fire oranları çerçevesinde değerlendirilmesi gerektiği, gemideki yükün herhangi bir dış etkiye maruz kalmadan varış limanına mühürlü olarak teslim edilmesi sebebiyle davalının bir kusurundan bahsedilmesinin mümkün olmadığı, limanda oluşacak bir eksiklikten de taşıyanın sorumlu tutulmasının düşünülemeyeceği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, deniz taşımasından kaynaklanan noksan mal bedeline ilişkin alacak ve taşımayı yapan gemi üzerinde kanuni rehin hakkı tesisi istemlerine ilişkindir.
Davacı, dava dışı firmadan satın alınan kömürün rası deniz yoluyla taşındığını ve alınan draft survey raporuna göre emtianın 98,127 mt eksik olduğunun tespit edildiğini, bu eksiklikten davalı taşıyanın sorumlu olduğunu iddia etmiştir. Davalı yan ise konşimentonun üzerinde emtia durumunun, kalitesinin vs hususların bilinmediğine dair şerh bulunduğunu, gemideki ambarların mühürlü olduğunu, dökme taşımalarda fire oranının %3 olduğunu ve eksikliğin de bu oran içinde kaldığını savunmuş, bu savunmaya davacı tarafça itiraz edilerek fire oranının maksimum %0,3 olabileceği belirtilmiştir.
Mahkemece, bilirkişi kök raporunda dökme yükteki fire oranının %3, ek raporda % gelen yazıda %3 olduğu, sunulan emsallerde %3 olarak belirtildiği vurgulandıktan sonra, bir an için %0,3'lük fire oranının makul olacağı düşünülse bile geminin yükleme limanında taraflar ve kaptan huzurunda mühürlendiği, bu hususun özel bir kuruluş tarafından sertifikalandığı, sertifikaya herhangi bir itirazın bulunmadığı, geminin varış limanında da tüm tarafların hazır olduğu anda bu özel kuruluş tarafından mührün bozulmadığının anlaşıldığı, bu hali ile geminin mühürlü olarak yola çıkıp mühür bozulmadan varış limanına geldiği, yükteki azalmanın mühürler bozulmadığına göre fire oranları çerçevesinde değerlendirilmesi gerektiği, gemideki yükün herhangi bir dış etkiye maruz kalmadan varış limanına mühürlü olarak teslim edilmesi sebebiyle davalının bir kusurundan bahsedilmesinin mümkün olamayacağı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Uyuşmazlığın çözümü için dökme yükteki firenin hangi oranla makul sayılacağının tespiti gerektiğinden, mahkemece öncelikle taşınan emtianın dökme olarak taşınması halinde makul fire oranının ne olduğunun müzekkere cevabı ve yukarıda değinilen bilirkişi raporları arasındaki çelişki de giderilmek suretiyle, aralarında maden yüksek mühendisi ile taşıma konusunda uzmanlar bulunan bilirkişi kurulundan alınacak raporla belirlenmesi ve böylece eksik yük miktarının fire oranı kapsamında kalıp kalmadığının tespiti; eksikliğin fire miktarı kapsamında kalmadığının anlaşılması halinde ise, konşimentoda yer alan ''..ağırlık ölçü, nitelik, miktar, hal ve şartlar ve değer bilinmemektedir'' şeklindeki kaydın mahiyeti ve temiz konşimento düzenlenmesinin sonuçları da değerlendirilmek suretiyle taşıyanın sorumluluğunun bulunup bulunmadığının irdelenmesi ve oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, hükmün temyiz eden davacı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün temyiz eden davacı yararına BOZULMASINA, takdir olunan 1.480,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, 16.02.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/358595100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz