Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2015/8526 E. 2016/4085 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
emsal banka uygulaması↗ genel işlem koşulu↗ teamül↗ bsmv↗ komisyon↗ uyuşmazlık konusu↗ ek tasfiye↗ kredi sözleşmesi↗ dosya masrafı↗ eksik inceleme↗ temerrüt↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davalı bankanın sunmuş olduğu hizmetlere karşılık ücret talep etme ve talep ettiği ücretlerin miktarını serbestçe belirleme yetkisi bulunduğu, ancak davalı bankanın sunacağı hizmetler karşılığında ne miktarda veya ne oranda ücret talep edeceği hususunda davacıya hiçbir açıklama veya bilgilendirme işleminde bulunmadığı, davacı tarafından imzalanan sözleşmede bu ücret miktarları ne olursa olsun itiraz etme hakkının kullanılmayacağı yönünde hakkın doğumundan önce feregat işlemi uygulandığı bu durumun hukuken mümkün bulunmadığı; davalı bankanın yapmış olduğu kesintilerin hangi hizmet veya hizmetler karşılığında yaptığını izah ve ispat edemediği, bu nedenle davalı banka tarafından komisyon adı altında yapılan toplamda 7.099,92 TL kesintinin hiçbir hukuki dayanağı bulunmadığı için davacıya iadesinin gerektiği, sigorta, BSMV ve faiz kesintilerinin ise yasal dayanakları bulunduğundan iadesinin gerekmediği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, davalı banka tarafından davacıya kullandırılan krediler nedeniyle masraf adı altında tahsil edilen ücretin iadesi istemine ilişkin olup, mahkemece yazılı gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Taraflar arasında imzalanan 26/08/2010 tarihli kredi sözleşmesi 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun yürürlüğe girmesinden önce imzalanmış olup, anılan Kanun'un genel işlem koşullarına ilişkin hükümleri bu sözleşmede nazara alınmayacaktır. Zira, 6101 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 1. maddesinde ''Türk Borçlar Kanunu'nun yürürlüğe girdiği tarihten önceki fiil ve işlemlere, bunların hukuken bağlayıcı olup olmadıklarına ve sonuçlarına, bu fiil ve işlemler hangi kanun yürürlükte iken gerçekleşmişse, kural olarak o kanun hükümleri uygulanır. Ancak, Türk Borçlar Kanunu'nun yürürlüğe girmesinden sonra bu fiil ve işlemlere ilişkin olarak gerçekleşecek temerrüt, sona erme ve tasfiye, Türk Borçlar Kanunu hükümlerine tabidir.'' hükmü düzenlenmiştir. Bu durumda, mahkemece söz konusu kredi sözleşmesi ve tüm eklerinin getirtilerek sözleşme hükümlerinin ele alınması, davalı bankadan davacıdan komisyon ve diğer masraflar adı altında tahsil edilen tutarın neleri kapsadığına ilişkin açıklama istenmesi, bankanın açıklamasından sonra Dairemizin yerleşmiş içtihatlarında da vurgulandığı üzere bu hususta emsal banka uygulamaları da araştırılıp uyuşmazlık konusu bedelin kredi müşterilerinden tahsiline dair teamül bulunup bulunmadığı ve varsa diğer bankalarca hangi oranda tahakkuk ettirildiği ve buna göre davalı banka uygulamasının yerinde olup olmadığı hususunda bankacılık konusunda uzman bilirkişi veya bilirkişi heyetinden rapor alınarak oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken eksik incelemeye dayalı hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulmasına karar verilmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/6174 E. 2016/8375 K.
Ortak:emsal banka uygulaması · genel işlem koşulu · teamül · komisyon · uyuşmazlık konusu · ek tasfiye · kredi sözleşmesi · dosya masrafı
İncelediğiniz karardaBu durumda, mahkemece söz konusu «kredi sözleşmesi» ve tüm eklerinin getirtilerek sözleşme hükümlerinin ele alınması, davalı bankadan davacıdan «komisyon» ve diğer «masraflar» adı altında tahsil edilen tutarın neleri kapsadığına ilişkin açıklama istenmesi, bankanın açıklamasından sonra Dairemizin yerleşmiş içtihatlarında da vurgulandığı üzere bu hususta «emsal banka uygulamaları» da araştırılıp «uyuşmazlık konusu» bedelin kredi müşterilerinden tahsiline dair «teamül» bulunup bulunmadığı ve varsa diğer bankalarca hangi oranda tahakkuk ettirildiği ve buna göre davalı banka uygulamasının yerinde olup olmadığı hususunda bankacılık konusunda uzman bilirkişi veya bilirkişi heyetinden rapor alınarak oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken «eksik incelemeye» dayalı hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulmasına karar verilmiştir.
Taraflar arasında imzalanan 26/08/2010 tarihli «kredi sözleşmesi» 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun yürürlüğe girmesinden önce imzalanmış olup, anılan Kanun'un «genel işlem koşullarına» ilişkin hükümleri bu sözleşmede nazara alınmayacaktır.
… lunmadığı; davalı bankanın yapmış olduğu kesintilerin hangi hizmet veya hizmetler karşılığında yaptığını izah ve ispat edemediği, bu nedenle davalı banka tarafından «komisyon» adı altında yapılan toplamda 7.099,92 TL kesintinin hiçbir hukuki dayanağı bulunmadığı için davacıya iadesinin gerektiği, sigorta, BSMV ve faiz kesintilerinin ise …
Benzer bu karardaBu durumda, mahkemece söz konusu «kredi sözleşmeleri» ve tüm eklerinin getirtilerek sözleşme hükümlerinin ele alınması, davalı bankadan davacıdan «komisyon» ve diğer «masraflar» adı altında tahsil edilen tutarın neleri kapsadığına ilişkin açıklama istenmesi, bankanın açıklamasından sonra Dairemizin yerleşmiş içtihatlarında da vurgulandığı üzere, bu hususta «emsal banka uygulamaları» da araştırılıp «uyuşmazlık konusu» bedelin kredi müşterilerinden tahsiline dair «teamül» bulunup bulunmadığı ve varsa diğer bankalarca hangi oranda tahakkuk ettirildiği ve buna göre davalı banka uygulamasının yerinde olup olmadığı hususunda bankacılık konusunda uzman bilirkişi veya bilirkişi heyetinden rapor alınarak oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken «eksik incelemeye» dayalı hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulmasına karar verilmiştir.
Ancak, taraflar arasında imzalanan 31.10.2007, 28.04.2010, 27.04.2011 ve 09.05.2012 tarihli «kredi sözleşmeleri» 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun yürürlüğe girmesinden önce imzalanmış olup, anılan Kanun'un «genel işlem koşullarına» ilişkin hükümleri bu sözleşmede nazara alınmayacaktır.
… ığı ve davacının bu sözleşmeleri okuyup kullanılan kredi bedeli dışında ayrıca bir borç altına girdiğini tespit edebilme imkanının olmadığı ve bu haliyle sözleşmede «masraf» alınmasına ilişkin yer alan düzenlemenin «genel işlem şartı» olarak değerlendirilmesi ve yazılmamış sayılması gerektiği gerekçesiyle davanın kabulü ile 2.380,00 TL'nin «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:genel işlem şartı · avans faizi
Benzer bu kararda… ığı ve davacının bu sözleşmeleri okuyup kullanılan kredi bedeli dışında ayrıca bir borç altına girdiğini tespit edebilme imkanının olmadığı ve bu haliyle sözleşmede «masraf» alınmasına ilişkin yer alan düzenlemenin «genel işlem şartı» olarak değerlendirilmesi ve yazılmamış sayılması gerektiği gerekçesiyle davanın kabulü ile 2.380,00 TL'nin «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
2- Dava, davalı banka tarafından davacıya kullandırılan krediler nedeniyle «masraf» adı altında tahsil edilen ücretin iadesi istemine ilişkin olup, mahkemece, yazılı şekilde sözleşmelerde masraf alınmasına ilişkin yer alan düzenlemenin «genel işlem şartı» olarak değerlendirilmesi ve yazılmamış sayılması gerektiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/12678 E. 2017/7238 K.
Ortak:emsal banka uygulaması · komisyon · ek tasfiye · kredi sözleşmesi · dosya masrafı · eksik inceleme · temerrüt
İncelediğiniz karardaBu durumda, mahkemece söz konusu «kredi sözleşmesi» ve tüm eklerinin getirtilerek sözleşme hükümlerinin ele alınması, davalı bankadan davacıdan «komisyon» ve diğer «masraflar» adı altında tahsil edilen tutarın neleri kapsadığına ilişkin açıklama istenmesi, bankanın açıklamasından sonra Dairemizin yerleşmiş içtihatlarında da vurgulandığı üzere bu hususta «emsal banka uygulamaları» da araştırılıp «uyuşmazlık konusu» bedelin kredi müşterilerinden tahsiline dair «teamül» bulunup bulunmadığı ve varsa diğer bankalarca hangi oranda tahakkuk ettirildiği ve buna göre davalı banka uygulamasının yerinde olup olmadığı hususunda bankacılık konusunda uzman bilirkişi veya bilirkişi heyetinden rapor alınarak oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken «eksik incelemeye» dayalı hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulmasına karar verilmiştir.
Ancak, Türk Borçlar Kanunu'nun yürürlüğe girmesinden sonra bu fiil ve işlemlere ilişkin olarak gerçekleşecek «temerrüt», sona erme ve «tasfiye», Türk Borçlar Kanunu hükümlerine tabidir.'' hükmü düzenlenmiştir.
… lunmadığı; davalı bankanın yapmış olduğu kesintilerin hangi hizmet veya hizmetler karşılığında yaptığını izah ve ispat edemediği, bu nedenle davalı banka tarafından «komisyon» adı altında yapılan toplamda 7.099,92 TL kesintinin hiçbir hukuki dayanağı bulunmadığı için davacıya iadesinin gerektiği, sigorta, BSMV ve faiz kesintilerinin ise …
Benzer bu karardaDava, taraflar arasında akdedilen «ticari kredi sözleşmesi» nedeniyle «komisyon» ve «masraf» adı altında tahsil edilen ücretlerin iadesi istemine ilişkin olup, yukarıda özetlenen gerekçe ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Ancak, Türk Borçlar Kanunu'nun yürürlüğe girmesinden sonra bu fiil ve işlemlere ilişkin olarak gerçekleşecek «temerrüt», sona erme ve «tasfiye», Türk Borçlar Kanunu hükümlerine tabidir.'' Bu bakımdan, somut uyuşmazlığa sözleşme tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 818 sayılı BK'nın ilgili hükümlerinin uygulanması gerekirken anılan husus nazara alınmaksızın, sözleşmede «masraf» alınmasına ilişkin düzenlemenin «genel işlem şartı» olarak değerlendirilmesi ve yazılmamış sayılması gerektiğinden bahisle yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamıştır.
Bu durum karşısında, davalı taraftan kesintiye ilişkin tüm evraklar temin edildikten ve bu sözleşmeler uyarınca kredi kullanılıp, «masraf» ödemesi yapılıp yapılmadığı belirlendikten sonra, Dairemizin yerleşmiş içtihatlarında da vurgulandığı üzere, sözleşmede belirlenmiş bir ücretin olması durumunda bu ücret, olmaması durumunda, «emsal banka uygulamaları» da araştırılıp, diğer bankalarca hangi oranda ücret tahakkuk ettirildiği ve buna göre davalı banka uygulamasının yerinde olup olmadığı, davacıya iadesi gereken miktar bulunup bulunmadığı hususlarında değerlendirme yapılarak sonucuna göre bir karar vermek gerekirken, «eksik inceleme» ve yanılgılı değerlendirmeye dayalı, yazılı şekilde hüküm tesisi de isabetli değildir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:genel işlem şartı · ticari kredi sözleşmesi · ticari kredi
Benzer bu karardaDava, taraflar arasında akdedilen «ticari kredi sözleşmesi» nedeniyle «komisyon» ve «masraf» adı altında tahsil edilen ücretlerin iadesi istemine ilişkin olup, yukarıda özetlenen gerekçe ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Ancak, Türk Borçlar Kanunu'nun yürürlüğe girmesinden sonra bu fiil ve işlemlere ilişkin olarak gerçekleşecek «temerrüt», sona erme ve «tasfiye», Türk Borçlar Kanunu hükümlerine tabidir.'' Bu bakımdan, somut uyuşmazlığa sözleşme tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 818 sayılı BK'nın ilgili hükümlerinin uygulanması gerekirken anılan husus nazara alınmaksızın, sözleşmede «masraf» alınmasına ilişkin düzenlemenin «genel işlem şartı» olarak değerlendirilmesi ve yazılmamış sayılması gerektiğinden bahisle yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamıştır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/13077 E. 2016/9331 K.
Ortak:emsal banka uygulaması · genel işlem koşulu · teamül · uyuşmazlık konusu · kredi sözleşmesi · eksik inceleme
İncelediğiniz karardaBu durumda, mahkemece söz konusu «kredi sözleşmesi» ve tüm eklerinin getirtilerek sözleşme hükümlerinin ele alınması, davalı bankadan davacıdan «komisyon» ve diğer «masraflar» adı altında tahsil edilen tutarın neleri kapsadığına ilişkin açıklama istenmesi, bankanın açıklamasından sonra Dairemizin yerleşmiş içtihatlarında da vurgulandığı üzere bu hususta «emsal banka uygulamaları» da araştırılıp «uyuşmazlık konusu» bedelin kredi müşterilerinden tahsiline dair «teamül» bulunup bulunmadığı ve varsa diğer bankalarca hangi oranda tahakkuk ettirildiği ve buna göre davalı banka uygulamasının yerinde olup olmadığı hususunda bankacılık konusunda uzman bilirkişi veya bilirkişi heyetinden rapor alınarak oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken «eksik incelemeye» dayalı hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulmasına karar verilmiştir.
Taraflar arasında imzalanan 26/08/2010 tarihli «kredi sözleşmesi» 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun yürürlüğe girmesinden önce imzalanmış olup, anılan Kanun'un «genel işlem koşullarına» ilişkin hükümleri bu sözleşmede nazara alınmayacaktır.
Benzer bu karardaBu durumda, sözleşme tarihi itibariyle somut olaya uygulanacak 818 sayılı BK hükümleri çerçevesinde ve ayrıca davaya konu kredi yönünden «emsal banka uygulamaları» araştırılıp «uyuşmazlık konusu» bedelin kredi müşterilerinden tahsiline dair «teamül» bulunup bulunmadığı ve varsa diğer bankalarca hangi oranda tahakkuk ettirildiği ve buna göre davalı Banka uygulamasının yerinde olup olmadığı hususunda bankacılık konusunda uzman bilirkişi veya bilirkişi heyetinden rapor alınarak oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken «eksik incelemeye» dayalı hüküm tesisi doğru olmamış, kararın davalı yararına bozulmasına karar verilmiştir.
Ancak, taraflar arasında 06.06.2008 tarihinde imzalanan «genel kredi sözleşmesi» 6098 sayılı TBK'nın yürürlüğe girmesinden önce imzalanmış olup, anılan Kanun'un «genel işlem koşullarına» ilişkin hükümleri bu sözleşmede nazara alınmayacaktır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:genel kredi sözleşmesi
Benzer bu karardaAncak, taraflar arasında 06.06.2008 tarihinde imzalanan «genel kredi sözleşmesi» 6098 sayılı TBK'nın yürürlüğe girmesinden önce imzalanmış olup, anılan Kanun'un «genel işlem koşullarına» ilişkin hükümleri bu sözleşmede nazara alınmayacaktır.
5 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/12702 E. 2017/6946 K.
Ortak:emsal banka uygulaması · genel işlem koşulu · teamül · komisyon · uyuşmazlık konusu · kredi sözleşmesi · dosya masrafı · eksik inceleme
İncelediğiniz karardaBu durumda, mahkemece söz konusu «kredi sözleşmesi» ve tüm eklerinin getirtilerek sözleşme hükümlerinin ele alınması, davalı bankadan davacıdan «komisyon» ve diğer «masraflar» adı altında tahsil edilen tutarın neleri kapsadığına ilişkin açıklama istenmesi, bankanın açıklamasından sonra Dairemizin yerleşmiş içtihatlarında da vurgulandığı üzere bu hususta «emsal banka uygulamaları» da araştırılıp «uyuşmazlık konusu» bedelin kredi müşterilerinden tahsiline dair «teamül» bulunup bulunmadığı ve varsa diğer bankalarca hangi oranda tahakkuk ettirildiği ve buna göre davalı banka uygulamasının yerinde olup olmadığı hususunda bankacılık konusunda uzman bilirkişi veya bilirkişi heyetinden rapor alınarak oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken «eksik incelemeye» dayalı hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulmasına karar verilmiştir.
Taraflar arasında imzalanan 26/08/2010 tarihli «kredi sözleşmesi» 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun yürürlüğe girmesinden önce imzalanmış olup, anılan Kanun'un «genel işlem koşullarına» ilişkin hükümleri bu sözleşmede nazara alınmayacaktır.
… lunmadığı; davalı bankanın yapmış olduğu kesintilerin hangi hizmet veya hizmetler karşılığında yaptığını izah ve ispat edemediği, bu nedenle davalı banka tarafından «komisyon» adı altında yapılan toplamda 7.099,92 TL kesintinin hiçbir hukuki dayanağı bulunmadığı için davacıya iadesinin gerektiği, sigorta, BSMV ve faiz kesintilerinin ise …
Benzer bu karardaBu durumda, mahkemece bütün «kredi sözleşmesi» ve tüm eklerinin getirtilerek sözleşme tarihleri itibariyle uygulanacak yasal hükümler belirlernerek, 6098 sayılı TBK'nun yürürlüğünden önceki sözleşmeye göre her bir kredi yönünden «genel işlem koşullarının» değerlendirilmesi, davalı bankadan, davacıdan «komisyon» ve diğer «masraflar» adı altında tahsil edilen tutarın neleri kapsadığına ilişkin açıklama istenmesi, bankanın açıklamasından sonra Dairemizin yerleşik içtihatlarında da vurgulandığı üzere bu hususta «emsal banka uygulamaları» da araştırılıp «uyuşmazlık konusu» bedelin kredi müşterilerinden tahsiline dair «teamül» bulunup bulunmadığı ve varsa diğer bankalarca hangi oranda tahakkuk ettirildiği ve buna göre davalı banka uygulamasının yerinde olup olmadığı hususunda bankacılık konusunda uzman bilirkişi veya bilirkişi heyetinden rapor alınarak oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken «eksik incelemeye» dayalı hüküm tesisi doğru olmamış, kararın davacı yararına bozulmasına karar verilmiştir.
Dava, davalı banka tarafından davacıya kullandırılan krediler nedeniyle dosya «masrafı» vs. adı altında tahsil edilen ücretlerin iadesi istemine ilişkin olup, mahkemece, davacının davalı bankada kullanmış olduğu kredilerin «ticari kredi» olduğu, şartların karşılıklı müzakere edildiği, 6502 sayılı yasa hükümleri uygulanamayacağı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Taraflar arasında 2005 yılından itibaren muhtelif tarihlerde «kredi sözleşmesi» imzalanmıştır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ticari kredi · tacir
Benzer bu karardaMahkemece, aldırılan bilirkişi raporuna göre davacının davalı bankada kullandığı kredinin «ticari kredi» olduğu, 6502 sayılı Yasa'nın somut olayda uygulanamayacağı, kullanılan kredi ticari kredi olduğundan şartların karşılıklı olarak müzakere edildiği, davacının basiretli bir «tacir» gibi hareket etmesi gerektiği, ticari kredi ile ilgili uyuşmazlıklarda Tüketici Kanununa ilişkin hükümlerin uygulanamayacağı gerekçesiyle açılan davanın reddine ka …
Dava, davalı banka tarafından davacıya kullandırılan krediler nedeniyle dosya «masrafı» vs. adı altında tahsil edilen ücretlerin iadesi istemine ilişkin olup, mahkemece, davacının davalı bankada kullanmış olduğu kredilerin «ticari kredi» olduğu, şartların karşılıklı müzakere edildiği, 6502 sayılı yasa hükümleri uygulanamayacağı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
-
Haksız tahsil edilen ücretin iadesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/13196 E. 2016/1436 K.
Ortak:emsal banka uygulaması · genel işlem koşulu · teamül · komisyon · uyuşmazlık konusu · kredi sözleşmesi · dosya masrafı · eksik inceleme
İncelediğiniz karardaBu durumda, mahkemece söz konusu «kredi sözleşmesi» ve tüm eklerinin getirtilerek sözleşme hükümlerinin ele alınması, davalı bankadan davacıdan «komisyon» ve diğer «masraflar» adı altında tahsil edilen tutarın neleri kapsadığına ilişkin açıklama istenmesi, bankanın açıklamasından sonra Dairemizin yerleşmiş içtihatlarında da vurgulandığı üzere bu hususta «emsal banka uygulamaları» da araştırılıp «uyuşmazlık konusu» bedelin kredi müşterilerinden tahsiline dair «teamül» bulunup bulunmadığı ve varsa diğer bankalarca hangi oranda tahakkuk ettirildiği ve buna göre davalı banka uygulamasının yerinde olup olmadığı hususunda bankacılık konusunda uzman bilirkişi veya bilirkişi heyetinden rapor alınarak oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken «eksik incelemeye» dayalı hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulmasına karar verilmiştir.
Taraflar arasında imzalanan 26/08/2010 tarihli «kredi sözleşmesi» 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun yürürlüğe girmesinden önce imzalanmış olup, anılan Kanun'un «genel işlem koşullarına» ilişkin hükümleri bu sözleşmede nazara alınmayacaktır.
… lunmadığı; davalı bankanın yapmış olduğu kesintilerin hangi hizmet veya hizmetler karşılığında yaptığını izah ve ispat edemediği, bu nedenle davalı banka tarafından «komisyon» adı altında yapılan toplamda 7.099,92 TL kesintinin hiçbir hukuki dayanağı bulunmadığı için davacıya iadesinin gerektiği, sigorta, BSMV ve faiz kesintilerinin ise …
Benzer bu karardaBu durumda, mahkemece her iki «kredi sözleşmesi» ve tüm eklerinin getirtilerek sözleşme hükümlerinin ele alınması, sözleşme tarihleri itibariyle uygulanacak yasal hükümlere göre her bir kredi yönünden «genel işlem koşullarının» değerlendirilmesi, davalı bankadan davacıdan «komisyon» ve diğer «masraflar» adı altında tahsil edilen tutarın neleri kapsadığına ilişkin açıklama istenmesi, bankanın açıklamasından sonra Dairemizin yerleşmiş içtihatlarında da vurgulandığı üzere bu hususta «emsal banka uygulamaları» da araştırılıp «uyuşmazlık konusu» bedelin kredi müşterilerinden tahsiline dair «teamül» bulunup bulunmadığı ve varsa diğer bankalarca hangi oranda tahakkuk ettirildiği ve buna göre davalı banka uygulamasının yerinde olup olmadığı hususunda bankacılık konusunda uzman bilirkişi veya bilirkişi heyetinden rapor alınarak oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken «eksik incelemeye» dayalı hüküm tesisi doğru olmamış, kararın davalı yararına bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; davacının davalı bankadan kullandığı kredilerin «ticari kredi» niteliğinde olduğu, «kredi sözleşmelerinde» bulunan «komisyon» alınacağına dair maddelerin «genel işlem şartı» nedeniyle «geçersiz» olduğu, maktuen hazırlanmış sözleşmeye davacının müdahale imkanı bulunmadığı ve bu nedenle alınan komisyonun haksız olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile 2.604,00 …
Dava, davalı banka tarafından davacıya kullandırılan kredi nedeniyle «komisyon» adı altında tahsil edilen ücretin iadesi istemine ilişkin olup, mahkemece, taraflar arasındaki «kredi sözleşmelerinde» bulunan komisyon alınacağına dair maddelerin «genel işlem şartı» nedeniyle «geçersiz» olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:genel işlem şartı · ticari kredi · genel kredi sözleşmesi · geçersizlik
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; davacının davalı bankadan kullandığı kredilerin «ticari kredi» niteliğinde olduğu, «kredi sözleşmelerinde» bulunan «komisyon» alınacağına dair maddelerin «genel işlem şartı» nedeniyle «geçersiz» olduğu, maktuen hazırlanmış sözleşmeye davacının müdahale imkanı bulunmadığı ve bu nedenle alınan komisyonun haksız olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile 2.604,00 …
Dava, davalı banka tarafından davacıya kullandırılan kredi nedeniyle «komisyon» adı altında tahsil edilen ücretin iadesi istemine ilişkin olup, mahkemece, taraflar arasındaki «kredi sözleşmelerinde» bulunan komisyon alınacağına dair maddelerin «genel işlem şartı» nedeniyle «geçersiz» olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Taraflar arasında biri 29.08.2008 tarihli diğeri ise 03.08.2012 tarihli iki «genel kredi sözleşmesi» imzalanmış ve davacı bu sözleşmeler gereğince yedi adet kredi kullanmıştır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/7482 E. 2018/1176 K.
Ortak:emsal banka uygulaması · komisyon · ek tasfiye · kredi sözleşmesi · dosya masrafı · eksik inceleme · temerrüt
İncelediğiniz karardaBu durumda, mahkemece söz konusu «kredi sözleşmesi» ve tüm eklerinin getirtilerek sözleşme hükümlerinin ele alınması, davalı bankadan davacıdan «komisyon» ve diğer «masraflar» adı altında tahsil edilen tutarın neleri kapsadığına ilişkin açıklama istenmesi, bankanın açıklamasından sonra Dairemizin yerleşmiş içtihatlarında da vurgulandığı üzere bu hususta «emsal banka uygulamaları» da araştırılıp «uyuşmazlık konusu» bedelin kredi müşterilerinden tahsiline dair «teamül» bulunup bulunmadığı ve varsa diğer bankalarca hangi oranda tahakkuk ettirildiği ve buna göre davalı banka uygulamasının yerinde olup olmadığı hususunda bankacılık konusunda uzman bilirkişi veya bilirkişi heyetinden rapor alınarak oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken «eksik incelemeye» dayalı hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulmasına karar verilmiştir.
Ancak, Türk Borçlar Kanunu'nun yürürlüğe girmesinden sonra bu fiil ve işlemlere ilişkin olarak gerçekleşecek «temerrüt», sona erme ve «tasfiye», Türk Borçlar Kanunu hükümlerine tabidir.'' hükmü düzenlenmiştir.
… lunmadığı; davalı bankanın yapmış olduğu kesintilerin hangi hizmet veya hizmetler karşılığında yaptığını izah ve ispat edemediği, bu nedenle davalı banka tarafından «komisyon» adı altında yapılan toplamda 7.099,92 TL kesintinin hiçbir hukuki dayanağı bulunmadığı için davacıya iadesinin gerektiği, sigorta, BSMV ve faiz kesintilerinin ise …
Benzer bu karardaAncak, Türk Borçlar Kanunu'nun yürürlüğe girmesinden sonra bu fiil ve işlemlere ilişkin olarak gerçekleşecek «temerrüt», sona erme ve «tasfiye», Türk Borçlar Kanunu hükümlerine tabidir.'' Bu bakımdan, somut uyuşmazlığa sözleşme tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 818 sayılı BK'nın ilgili hükümlerinin uygulanması gerekirken anılan husus nazara alınmaksızın, sözleşmenin tip sözleşme -/- niteliği taşıdığı, davacı aleyhine konan kayıtların yazılmamış sayılması, bu kalemlerin «genel işlem şartlarına» aykırı kabul edilmesi gerektiğinden bahisle yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamıştır.
Bu durum karşısında, Dairemizin yerleşmiş içtihatlarında da vurgulandığı üzere, sözleşmede belirlenmiş bir ücretin olması durumunda bu ücret, olmaması durumunda, «emsal banka uygulamaları» da araştırılıp, diğer bankalarca hangi oranda ücret tahakkuk ettirildiği ve buna göre davalı banka uygulamasının yerinde olup olmadığı, davacıya iadesi gereken miktar bulunup bulunmadığı hususlarında değerlendirme yapılarak sonucuna göre bir karar vermek gerekirken, «eksik inceleme» ve yanılgılı değerlendirmeye dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi de isabetli değildir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasındaki sözleşmenin tip sözleşme olarak kabul edildiği, davacı aleyhine konan «masraf» kayıtlarının yazılmamış sayılacağı, bu masrafların davalı tarafından tahsilinin «genel işlem şartlarına» aykırılık taşıdığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:genel işlem şartı · komisyon bedeli · ticari kredi · istirdat
Benzer bu karardaDava, «ticari kredi» kullandırılması esnasında kesilen «komisyon bedelinin» «istirdadı» istemine ilişkindir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasındaki sözleşmenin tip sözleşme olarak kabul edildiği, davacı aleyhine konan «masraf» kayıtlarının yazılmamış sayılacağı, bu masrafların davalı tarafından tahsilinin «genel işlem şartlarına» aykırılık taşıdığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Ancak, Türk Borçlar Kanunu'nun yürürlüğe girmesinden sonra bu fiil ve işlemlere ilişkin olarak gerçekleşecek «temerrüt», sona erme ve «tasfiye», Türk Borçlar Kanunu hükümlerine tabidir.'' Bu bakımdan, somut uyuşmazlığa sözleşme tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 818 sayılı BK'nın ilgili hükümlerinin uygulanması gerekirken anılan husus nazara alınmaksızın, sözleşmenin tip sözleşme -/- niteliği taşıdığı, davacı aleyhine konan kayıtların yazılmamış sayılması, bu kalemlerin «genel işlem şartlarına» aykırı kabul edilmesi gerektiğinden bahisle yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamıştır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/13789 E. 2017/1864 K.
Ortak:emsal banka uygulaması · genel işlem koşulu · teamül · komisyon · uyuşmazlık konusu · kredi sözleşmesi · dosya masrafı · eksik inceleme
İncelediğiniz karardaBu durumda, mahkemece söz konusu «kredi sözleşmesi» ve tüm eklerinin getirtilerek sözleşme hükümlerinin ele alınması, davalı bankadan davacıdan «komisyon» ve diğer «masraflar» adı altında tahsil edilen tutarın neleri kapsadığına ilişkin açıklama istenmesi, bankanın açıklamasından sonra Dairemizin yerleşmiş içtihatlarında da vurgulandığı üzere bu hususta «emsal banka uygulamaları» da araştırılıp «uyuşmazlık konusu» bedelin kredi müşterilerinden tahsiline dair «teamül» bulunup bulunmadığı ve varsa diğer bankalarca hangi oranda tahakkuk ettirildiği ve buna göre davalı banka uygulamasının yerinde olup olmadığı hususunda bankacılık konusunda uzman bilirkişi veya bilirkişi heyetinden rapor alınarak oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken «eksik incelemeye» dayalı hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulmasına karar verilmiştir.
Taraflar arasında imzalanan 26/08/2010 tarihli «kredi sözleşmesi» 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun yürürlüğe girmesinden önce imzalanmış olup, anılan Kanun'un «genel işlem koşullarına» ilişkin hükümleri bu sözleşmede nazara alınmayacaktır.
… lunmadığı; davalı bankanın yapmış olduğu kesintilerin hangi hizmet veya hizmetler karşılığında yaptığını izah ve ispat edemediği, bu nedenle davalı banka tarafından «komisyon» adı altında yapılan toplamda 7.099,92 TL kesintinin hiçbir hukuki dayanağı bulunmadığı için davacıya iadesinin gerektiği, sigorta, BSMV ve faiz kesintilerinin ise …
Benzer bu karardaBu durumda, mahkemece her iki «kredi sözleşmesi» ve tüm eklerinin getirtilerek sözleşme hükümlerinin ele alınması, sözleşme tarihleri itibariyle uygulanacak yasal hükümlere göre her bir kredi yönünden «genel işlem koşullarının» değerlendirilmesi, davalı bankadan, davacıdan «komisyon» ve diğer «masraflar» adı altında tahsil edilen tutarın neleri kapsadığına ilişkin açıklama istenmesi, bankanın açıklamasından sonra Dairemizin yerleşik içtihatlarında da vurgulandığı üzere bu hususta «emsal banka uygulamaları» da araştırılıp «uyuşmazlık konusu» bedelin kredi müşterilerinden tahsiline dair «teamül» bulunup bulunmadığı ve varsa diğer bankalarca hangi oranda tahakkuk ettirildiği ve buna göre davalı banka uygulamasının yerinde olup olmadığı hususunda bankacılık konusunda uzman bilirkişi veya bilirkişi heyetinden rapor alınarak oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken «eksik incelemeye» dayalı hüküm tesisi doğru olmamış, kararın davalı yararına bozulmasına karar verilmiştir.
Dava, davalı banka tarafından davacıya kullandırılan kredi nedeniyle dosya «masrafı» adı altında tahsil edilen ücretin iadesi istemine ilişkin olup, mahkemece, taraflar arasındaki «kredi sözleşmelerinde» bulunan «komisyon» alınacağına dair maddelerin «genel işlem şartı» nedeniyle «geçersiz» olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Taraflar arasında biri 23.12.2009 tarihli diğeri ise 27.12.2012 tarihli olmak üzere iki «genel kredi sözleşmesi» imzalanmıştır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:tüketici sıfatı · genel işlem şartı · ticari kredi · ipotek · genel kredi sözleşmesi · geçersizlik · teminat
Benzer bu karardaMahkemece, taraflar arasında 23/12/2009 ve 27/12/2012 tarihli genel kredi ve «teminat» sözleşmeleri imzalandığı, davacının söz konusu sözleşmelerin düzenlenmesi ve imzalanması sırasında bu sözleşmelere müdahale etmesi olanaklı olmadığı, davacının kullanmış olduğu kredinin niteliği dikkate alındığında, bu kredinin «ticari kredi» olduğu, davacının «tüketici sıfatının» bulunmadığı, davacının kredilerin kullanımı sırasında kendisinden kesildiği belirlenen ücretlerin, davacı tarafından ödenmeyeceğinin davalı bankaya beyan edildiğinde, davalı bankanın söz konusu kesintileri yapılmaksızın davacıya kredi kullandırması söz konusu olmayacağı, işletmesinin hayatiyetini sürdürmesi ve ticari alanda faaliyetine devam etmesi için gerekli olan bu kredilerin kullanımının zorunluluğu dikkate alındığında, basiretli iş adamından beklenmeyecek bir işlem yapmasının mümkün olmadığı, bu nedenle bilirkişi raporunda belirlenen toplam 6.525,51 TL kredi tahsis ve değerleme ücreti, kredi açılış ücreti, avukatlık ücreti, kredi onay ücreti, istihbarat ücreti, «ipotek» tesis ve fek ücretinin davacıya iadesine karar vermek gerektiğinin vicdani kanısına varılarak davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dava, davalı banka tarafından davacıya kullandırılan kredi nedeniyle dosya «masrafı» adı altında tahsil edilen ücretin iadesi istemine ilişkin olup, mahkemece, taraflar arasındaki «kredi sözleşmelerinde» bulunan «komisyon» alınacağına dair maddelerin «genel işlem şartı» nedeniyle «geçersiz» olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Taraflar arasında biri 23.12.2009 tarihli diğeri ise 27.12.2012 tarihli olmak üzere iki «genel kredi sözleşmesi» imzalanmıştır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/11273 E. 2018/1357 K.
Ortak:emsal banka uygulaması · komisyon · ek tasfiye · kredi sözleşmesi · eksik inceleme · temerrüt
İncelediğiniz karardaBu durumda, mahkemece söz konusu «kredi sözleşmesi» ve tüm eklerinin getirtilerek sözleşme hükümlerinin ele alınması, davalı bankadan davacıdan «komisyon» ve diğer «masraflar» adı altında tahsil edilen tutarın neleri kapsadığına ilişkin açıklama istenmesi, bankanın açıklamasından sonra Dairemizin yerleşmiş içtihatlarında da vurgulandığı üzere bu hususta «emsal banka uygulamaları» da araştırılıp «uyuşmazlık konusu» bedelin kredi müşterilerinden tahsiline dair «teamül» bulunup bulunmadığı ve varsa diğer bankalarca hangi oranda tahakkuk ettirildiği ve buna göre davalı banka uygulamasının yerinde olup olmadığı hususunda bankacılık konusunda uzman bilirkişi veya bilirkişi heyetinden rapor alınarak oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken «eksik incelemeye» dayalı hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulmasına karar verilmiştir.
Ancak, Türk Borçlar Kanunu'nun yürürlüğe girmesinden sonra bu fiil ve işlemlere ilişkin olarak gerçekleşecek «temerrüt», sona erme ve «tasfiye», Türk Borçlar Kanunu hükümlerine tabidir.'' hükmü düzenlenmiştir.
… lunmadığı; davalı bankanın yapmış olduğu kesintilerin hangi hizmet veya hizmetler karşılığında yaptığını izah ve ispat edemediği, bu nedenle davalı banka tarafından «komisyon» adı altında yapılan toplamda 7.099,92 TL kesintinin hiçbir hukuki dayanağı bulunmadığı için davacıya iadesinin gerektiği, sigorta, BSMV ve faiz kesintilerinin ise …
Benzer bu karardaDava, «ticari kredi» kullandırılması esnasında kesilen proje kullandırma «komisyonu bedelinin» «istirdadı» istemine ilişkindir. -/- Genel «kredi sözleşmesi» 2012 yılında imzalanmış, davalı banka tarafından dava konusu 3990,00TL kredi tutarından kesinti yapılmak suretiyle tahsil edilmiştir.
Ancak, Türk Borçlar Kanunu'nun yürürlüğe girmesinden sonra bu fiil ve işlemlere ilişkin olarak gerçekleşecek «temerrüt», sona erme ve «tasfiye», Türk Borçlar Kanunu hükümlerine tabidir.'' Bu bakımdan, somut uyuşmazlığa sözleşme tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 818 sayılı BK'nin ilgili hükümlerinin uygulanması gerekirken anılan husus nazara alınmaksızın, sözleşmenin tip sözleşme niteliği taşıdığı, davacı aleyhine konan kayıtların yazılmamış sayılması, bu kalemlerin «genel işlem şartlarına» aykırı kabul edilmesi gerektiğinden bahisle yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamıştır.
… andığı üzere, öncelikle dava konusu meblağın hangi kalemlerden oluştuğu belirlenip sözleşmede belirlenmiş bir ücretin olması durumunda bu ücret, olmaması durumunda, «emsal banka uygulamaları» da araştırılıp, diğer bankalarca hangi oranda ücret tahakkuk ettirildiği ve buna göre davalı banka uygulamasının yerinde olup olmadığı, davacıya iadesi gereken miktar bulunup bulunmadığı ve 5411 sayılı Bankacılık Kanunu'nun 144. maddesi kapsamında, Bakanlar Kurulu'nun 16.10.2006 tarih ve 2006/11188 sayılı kararına istinaden Merkez Bankası'nın 2006/1 sayılı Tebliği'nin 4. maddesi de göz önünde bulundurulmak suretiyle değerlendirme yapılarak sonucuna göre bir karar vermek gerekirken, «eksik inceleme» sonucu yazılı şekilde hüküm tesisi de isabetli değildir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:genel işlem koşulları · genel işlem şartı · komisyon bedeli · ticari avans faizi · ticari kredi · istirdat · avans faizi
Benzer bu karardaMahkemece tüm dosya kapsamına göre, davalı bankanın kullandırdığı kredi sebebiyle yapmış olduğu kesintilerin nelere ilişkin olduğunu ispat edemediği, davacının açıkça bilgilendirilmemesi nedeniyle sözleşme hükümlerinin «genel işlem koşulları» oluşturduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 3.800,00 TL'nin dava tarihi itibariyle işleyecek «ticari avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Dava, «ticari kredi» kullandırılması esnasında kesilen proje kullandırma «komisyonu bedelinin» «istirdadı» istemine ilişkindir. -/- Genel «kredi sözleşmesi» 2012 yılında imzalanmış, davalı banka tarafından dava konusu 3990,00TL kredi tutarından kesinti yapılmak suretiyle tahsil edilmiştir.
Ancak, Türk Borçlar Kanunu'nun yürürlüğe girmesinden sonra bu fiil ve işlemlere ilişkin olarak gerçekleşecek «temerrüt», sona erme ve «tasfiye», Türk Borçlar Kanunu hükümlerine tabidir.'' Bu bakımdan, somut uyuşmazlığa sözleşme tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 818 sayılı BK'nin ilgili hükümlerinin uygulanması gerekirken anılan husus nazara alınmaksızın, sözleşmenin tip sözleşme niteliği taşıdığı, davacı aleyhine konan kayıtların yazılmamış sayılması, bu kalemlerin «genel işlem şartlarına» aykırı kabul edilmesi gerektiğinden bahisle yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamıştır.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2015/8526 E. , 2016/4085 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 16/10/2014 tarih ve 2014/423-2014/890 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin çeşitli tarihlerde kredi kullandığını ve yeniden yapılandırma yaptığını, bu kredi ve yapılandırmalar esasında kesintiler yapıldığını, bu kesintiler ilişkin olarak müvekkilinin bilgilendirilmediğini, 30.05.2008 tarihinde kullandığı 50.000,00 TL'lik kredi için masraf adı altında 1.438,44 TL, 01.06.2009 tarihinde kullanılan 50.000,00 TL'lik kredi için masraf adı altında 1.050,00 TL, 03.09.2010 tarihinde kullanılan 150.000,00 TL'lik kredi için masraf adı altında 3.538,42 TL, 06.09.2011 tarihinde kullanılan kredi taksidi için masraf adı altında 856,50 TL, 16.10.2012 tarihinde kredi öteleme masrafı adı altında 944,92 TL, 17.04.2013 tarihinde kredi öteleme için masraf adı altında 1.260,00 TL kesintier olmak üzere toplam 9.088,28 TL kesinti yapıldığını,bu kesintilerin 4077 sayılı Yasa'nın 10 ve 6.
maddelerine aykırılık teşkil ettiği belirterek şimdilik 600,00 TL'nin davalı bankadan alınarak müvekkiline iadesine karar verilmesine talep ve dava etmiş olup, yargılama sırasında davasını 7.099,00 TL olarak ıslah etmiştir.
Davalı vekili, davacının tüketici sıfatına sahip olmadığını, söz konusu kesintilerin sözleşme gereği yapıldığını ve iadesinin gerekmediğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davalı bankanın sunmuş olduğu hizmetlere karşılık ücret talep etme ve talep ettiği ücretlerin miktarını serbestçe belirleme yetkisi bulunduğu, ancak davalı bankanın sunacağı hizmetler karşılığında ne miktarda veya ne oranda ücret talep edeceği hususunda davacıya hiçbir açıklama veya bilgilendirme işleminde bulunmadığı, davacı tarafından imzalanan sözleşmede bu ücret miktarları ne olursa olsun itiraz etme hakkının kullanılmayacağı yönünde hakkın doğumundan önce feregat işlemi uygulandığı bu durumun hukuken mümkün bulunmadığı; davalı bankanın yapmış olduğu kesintilerin hangi hizmet veya hizmetler karşılığında yaptığını izah ve ispat edemediği, bu nedenle davalı banka tarafından komisyon adı altında yapılan toplamda 7.099,92 TL kesintinin hiçbir hukuki dayanağı bulunmadığı için davacıya iadesinin gerektiği, sigorta, BSMV ve faiz kesintilerinin ise yasal dayanakları bulunduğundan iadesinin gerekmediği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, davalı banka tarafından davacıya kullandırılan krediler nedeniyle masraf adı altında tahsil edilen ücretin iadesi istemine ilişkin olup, mahkemece yazılı gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Taraflar arasında imzalanan 26/08/2010 tarihli kredi sözleşmesi 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun yürürlüğe girmesinden önce imzalanmış olup, anılan Kanun'un genel işlem koşullarına ilişkin hükümleri bu sözleşmede nazara alınmayacaktır. Zira, 6101 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 1. maddesinde ''Türk Borçlar Kanunu'nun yürürlüğe girdiği tarihten önceki fiil ve işlemlere, bunların hukuken bağlayıcı olup olmadıklarına ve sonuçlarına, bu fiil ve işlemler hangi kanun yürürlükte iken gerçekleşmişse, kural olarak o kanun hükümleri uygulanır.
Ancak, Türk Borçlar Kanunu'nun yürürlüğe girmesinden sonra bu fiil ve işlemlere ilişkin olarak gerçekleşecek temerrüt, sona erme ve tasfiye, Türk Borçlar Kanunu hükümlerine tabidir.'' hükmü düzenlenmiştir. Bu durumda, mahkemece söz konusu kredi sözleşmesi ve tüm eklerinin getirtilerek sözleşme hükümlerinin ele alınması, davalı bankadan davacıdan komisyon ve diğer masraflar adı altında tahsil edilen tutarın neleri kapsadığına ilişkin açıklama istenmesi, bankanın açıklamasından sonra Dairemizin yerleşmiş içtihatlarında da vurgulandığı üzere bu hususta emsal banka uygulamaları da araştırılıp uyuşmazlık konusu bedelin kredi müşterilerinden tahsiline dair teamül bulunup bulunmadığı ve varsa diğer bankalarca hangi oranda tahakkuk ettirildiği ve buna göre davalı banka uygulamasının yerinde olup olmadığı hususunda bankacılık konusunda uzman bilirkişi veya bilirkişi heyetinden rapor alınarak oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken eksik incelemeye dayalı hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulmasına karar verilmiştir.
SONUÇ
Yukarıdaki bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 13/04/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/219995100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz